EKONOMİ - 21 Ocak 2026 Çarşamba 10:53

GetirBüyük analizli meyve ve sebzeleri Anadolu’ya taşıdı

A
A
A
GetirBüyük analizli meyve ve sebzeleri Anadolu’ya taşıdı

Dünya genelinde sağlıklı beslenme ve sürdürülebilir tarıma yönelik ilgi artmaya devam ederken, tüketiciler taze, güvenilir ve izlenebilir gıdaya daha kolay erişmek istiyor. Bu doğrultuda Türkiye’nin önde gelen online marketlerinden GetirBüyük, kent tarımı ve onarıcı tarım odaklı modeliyle hayata geçirdiği "Analizli Meyve & Sebze" ve "24 Saatte Tarladan Sofraya" kategorileriyle nüfusun yüzde 60’ından fazlasına erişim sağladığını duyurdu.



Dünya genelinde tüketicilerin sağlıklı beslenme yönündeki tercihleri, son 5 yıldır hızla yükselmeye devam ediyor. Uluslararası pazar araştırması şirketi Nielsen IQ’nun yaptığı bir araştırma, konu taze gıda olduğunda tüketicilerin yüzde 92’sinin, bir markayı seçerken sürdürülebilirliğin önemli bir faktör olduğunu belirttiğini ortaya koyarken, sürdürülebilirlik kavramının da evrim geçirdiğini gösteriyor. Tüketicilerin talepleri, insana ve çevreye zarar vermemenin ötesine geçerek, tarım uygulamalarının iyileştirmeye odaklı olmasına uzanıyor. Toprak sağlığını iyileştiren, karbon tutan ve biyoçeşitliliği artıran tarım yöntemleri daha fazla öne çıkıyor.



Haftalık ve planlı alışveriş yapan kullanıcılar için 5 binden fazla ürün çeşidi sunan GetirBüyük, bu dönüşüme yanıt veren analizli ürün, kent tarımı ve onarıcı tarım odaklı modeliyle tazeliği ve güvenilirliği merkeze aldığını açıkladı. Meyve-sebze kategorisindeki tazelik taahhüdünü "Nereden bu tazelik? GetirBüyük’ten" sloganlı filmiyle duyuran GetirBüyük, "Analizli Meyve & Sebze" ve "24 Saatte Tarladan Sofraya" kategorilerini İstanbul’un ardından Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerine genişletti. Toplam 32 ildeki Getir kullanıcıları, pestisit analizleri yapılmış taze meyve-sebze ürünlerine GetirBüyük üzerinden erişebiliyor.



Marmara, Ege ve İç Anadolu’ya yayıldı


GetirMarket Genel Müdürü Elif Çar, "GetirBüyük’te meyve-sebze kategorisini yalnızca tazelikle değil, güven ve sürdürülebilir üretim ilkeleriyle ele alıyoruz. Pestisit limitlerine uygun ve analizleri yapılmış ürünleri kullanıcılarımızla buluşturmak için üreticiden depoya kadar tüm süreci kapsayan titiz bir operasyon yürütüyoruz. Kullanıcılarımıza sağlıklı ve taze gıda ulaştırma taahhüdümüz çerçevesinde, GetirBüyük’te yer alan meyve ve sebzeler, periyodik olarak bağımsız laboratuvarlar tarafından pestisit analizinden geçiyor. ‘Analizli Meyve & Sebze’ kategorisindeki ürünler için üst standartlarda üretim yapan üreticilerle çalışıyoruz. Kalite ekiplerimizin tüm kategoriler için yaptığı analizlerin yüzde 80’i meyve sebzeye ayrılıyor. İstanbul’da başlattığımız bu modeli kısa sürede Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerine taşıyarak, taze ve güvenilir tarım ürünlerine erişimi 32 ilde mümkün hale getirdik. Uygulama üzerinden özel bir kategori oluşturarak kullanıcılarımızın ‘Analizli Meyve & Sebze’ ve ‘24 Saatte Tarladan Sofraya’ ürünlerine kolayca ulaşmasını sağlıyoruz" dedi.



Tüketicilerin analizli meyve-sebzeye ilgisi artıyor


Proje kapsamında tarım il ve ilçe müdürlükleriyle birlikte üreticilerle sahada çalıştıklarını belirten Elif Çar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu projeyi yalnızca bir ürün genişlemesi olarak görmüyoruz. Üreticilerin daha temiz üretim yapabilmeleri için bilgilendirme ve yönlendirme desteği sağlıyor, yerel üreticilerle doğrudan çalışarak üretim kapasitelerinin artmasını sağlıyoruz. Kısa bir süre içinde iş birliği yaptığımız yerel üreticilerin kapasitelerini yaklaşık 3 katına çıkarmalarına destek olduk, böylece bölge ekonomisinin gelişmesine katkı sağladık. Mayıs 2025’te 5 ürünle başladığımız "Analizli Meyve & Sebze" kategorimiz, mevsimsel olarak değişkenlik gösteren 54 ürüne ulaştı. Aynı dönemde bu kategoriden verilen siparişlerin iki katına çıkması, kullanıcılarımızın temiz, güvenilir ve analizli ürünlere olan talebinin hızla arttığını gösteriyor. GetirBüyük olarak tazeliği ileri taşıyan bu modelle sektöre örnek olmaktan mutluluk duyuyor ve sürdürülebilir şekilde işimizi büyütmeyi hedefliyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Köylülerden meraya yapılması planlanan cezaevine tepki Bursa’nın Keles ilçesinde köy merasına cezaevi yapılmasını istemeyen bir grup vatandaş eylem yaptı. Cezaevi yapılması planlanan 380 dönümlük köyün mera alanında toplanan köylüler, hiçbir şekilde muhatap alınmadıklarını, mera olarak kullanacakları köyün başka bir alanının bulunmadığını söylediler. Hayvancılığın ön planda olduğu ve köyün yarısından fazlasının geçim kaynağının hayvancılık sonrasında tarım olduğunu belirten Kıranışıklar Köy Derneği Başkanı Mesut Arı, "Cezaevi yapılacaksa köy merasına değil başka yere yapılması gerekiyor. Devletimizi ve vatanımızı seviyoruz. Mera alanımızın koruma altına alınmasını istiyoruz. Köyün yaşlıları ve çobanlar da mera alanlarının korunmasını istiyor. Huzurumuzun bozulmasını istemiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Kasım ayı meclis toplantısında kabul edilen ve köydeki 350 dönümlük alanın cezaevi alanı olarak ayrılmasına yönelik plan değişikliğinin bir an önce yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Arı, "Bizler bu plan değişikliğine Kıranışıklar Köyü Derneği olarak 700’ü aşkın ıslak imza ve dernek yönetim kurulu kararı ile itirazda bulunduk. Ancak bu itirazımız 2026 Şubat ayı meclis toplantısında reddedildi. 2026 yılı Mart ayı toplantısında ise bu sefer yaklaşık 400 bin metrekare yapılaşmaya izin verecek şekilde 1/1000’lik plan değişikliği raporu gündeme geldi ve kabul edildi. Plan raporlarından anladığımıza göre cezaevi alanı ile ilgili süreç 2023 yılı Haziran ayında başlamış. Maalesef bizler bu durumu resmi olarak ancak 2025 yılı Kasım ayında öğrenebildik. Aradan geçen 2.5 yılda hiçbir resmi kurum veya makam tarafından ne yazık ki bizlere hiçbir bilgi verilmedi, bilgilendirme yapılmadı. Bu süreçte bizler beklerdik ki bizlerin iradesi, fikri ve duyguları da sorulsun. Bizler 600 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşayan, ataları bu topraklar için bedel ödemiş, bu toprakların her karışına emek vermiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar köyü halkıyız" diye konuştu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler de cezaevinin yapılmamasını isterken, geniş güvenlik önleminin alındığı eylem herhangi bir olay yaşanmadan son buldu.
Samsun Çizgiyle anlatılan ‘kadın’ teması sanatseverlerle buluştu Samsun’un Atakum ilçesinde, "Çizgi ve Kadın" temalı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Eski öğretim üyesi Hasbi Aslan’ın 7’nci kişisel sergisi, Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi’nde açıldı. Kurdele kesimiyle açılan sergide, sanatçının çizgi üzerinden kadın imgesini ele aldığı eserler yer aldı. Bugüne kadar çok sayıda ulusal ve uluslararası sergide yer alan Aslan, çalışmalarında çizginin sanatsal ifade gücünü ön plana çıkararak toplumsal bir anlatı kurduğunu belirtti. Çizginin tarih boyunca görsel iletişimin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Aslan, "Çizgi bir ifade ve iletişim aracı olarak tüm zamanlarda yerini korumuştur. Mağara duvarlarından günümüze kadar her çağda görsel anlatımın ilk unsuru olmuştur. Sanatçılar da bu güçlü anlatım aracını eserlerinde ustalıkla kullanmıştır" dedi. Sergide kadın temasını merkeze aldığını ifade eden Aslan, kadını toplumun özü olarak nitelendirerek, bu özü resim sanatının özü olan çizgiyle anlatmaya çalıştığını söyledi. Renklerin görsel bir haz sunduğunu ancak esere ruh kazandıranın çizgi olduğunu dile getiren Aslan, resimde dengeyi ve biçimi oluşturan temel unsurun da çizgi olduğuna dikkat çekti. Sanatseverleri eserlerini görmeye davet eden Aslan, serginin kadına ve annelere verilen değerin önemine dikkat çekmek amacıyla hazırlandığını sözlerine ekledi. Serginin açılışına OMÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç, Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hale Günaydın, Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ ile birlikte akademisyenler ve çok sayıda sanatsever katıldı.
İzmir Bozdağ’da kaybolan dağcıyı arama çalışmaları İzmir’e kaydırıldı Manisa’nın Salihli ilçesinden zirve tırmanışı için Bozdağ’a giden ve kaybolan amatör dağcıyı arama çalışmaları İzmir’in Kiraz ilçesi sınırlarına kaydırıldı. Ekipler, dağcının geceyi geçirdiği kar kuyusu ile kişisel eşyalarına ulaştı. Manisa’nın Salihli ilçesi Burhan Mahallesi’nden cumartesi günü zirve tırmanışı için Bozdağ’a hareket eden Umut Tanrıkulu (53), olumsuz hava şartları nedeniyle yönünü kaybedince 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi. Olumsuz hava şartları sebebiyle akşam saatlerinde sonlandırılan arama çalışmalarına sabah saatlerinde yeniden başlandı. Ekiplerin yaptığı aramalarda Tanrıkulu’nun derin bir çukur kazarak geceyi burada geçirdiği belirlendi. Kar kuyusunun yanında Tanrıkulu’na ait sırt çantası ve kişisel eşyalar bulundu. Ayak izlerinin takip edilmesi sonucu arama faaliyetleri İzmir’in Kiraz ilçesi sınırlarında yoğunlaştırıldı. Ayrıca Tanrıkulu’nun tırmanış esnasında sosyal medya hesabından canlı yayın yaptığı ortaya çıktı. 120 personel sahada Amatör dağcıyı arama çalışmalarına Manisa, İzmir, Uşak ve Balıkesir AFAD ekipleri ile jandarma, UMKE ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan toplam 120 personel katılıyor. Sahada 29 araç ve 5 dron görev yapıyor. Yoğun sis ve zorlu arazi şartlarına rağmen riskli bölgelerdeki tarama faaliyetlerinin aralıksız şekilde sürdürüldüğü kaydedildi.