EKONOMİ - 21 Ocak 2026 Çarşamba 12:31

"2025 yılı turizm sektörün dayanıklılığının kanıtlandığı yıl oldu"

A
A
A
"2025 yılı turizm sektörün dayanıklılığının kanıtlandığı yıl oldu"

Türkiye’nin önemli turizm yatırımcılarının başında gelen Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, Türk turizminin 2025 yılını değerlendirip 2026 yılı hedeflerini açıkladı. 2025 yılını "Turizm sektörünün dayanıklılığının kanıtlandığı yıl oldu" şeklinde değerlendiren Çelik 2026 yılı için de "Küresel ölçekte beklenen yumuşama ve sermaye akımlarındaki normalleşme de Türkiye turizmi için olumlu bir zemin oluşturuyor" dedi.


2025 yılının, küresel ve yerel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalara rağmen turizm sektörünün ne kadar güçlü ve esnek bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyan önemli bir yıl olduğunu kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı, hizmet kalitesi ve çeşitlenen ürün gamı sayesinde beklentilerin büyük ölçüde karşılandığını, hatta bazı alanlarda aşılabildiğini söylemek mümkün. Özellikle nitelikli tesis yatırımları, entegre turizm ve yaşam projeleri ile sürdürülebilirlik odaklı konseptler hem yerli hem de yabancı turist nezdinde ciddi bir karşılık buldu. Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruması, alternatif turizm alanlarında çeşitliliğini arttırması ve yılın geneline yayılan talep yapısı, sektörün sağlıklı bir büyüme zemini oluşturmasına katkı sağladı. Finansman koşullarının zorlayıcı olduğu bir dönemde dahi turizmin yatırımcı ilgisini koruması, sektöre duyulan güvenin somut bir göstergesi oldu. Tüm bu gelişmeler, turizmin yalnızca kısa vadeli bir gelir alanı değil, aynı zamanda uzun vadeli ve stratejik bir yatırım alanı olduğunu bir kez daha ortaya koydu" dedi.



"2026 yeni nesil turizm ve yaşam projelerinin önem kazandığı yıl olacak"


Zorlu geçen bir 2025 sezonunun ardından 2026 sezonuna umutla girdiklerini kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Çelik, "2025’te sergilenen dayanıklılığın daha sağlıklı ve dengeli bir büyümeye evrildiği bir tabloyla karşılayacağımızı öngörüyoruz. Talep tarafında ise nicelikten çok niteliğin öne çıktığı bir döneme girildiğini görüyoruz. Artık ziyaretçiler yalnızca konaklama değil; deneyim, yaşam kalitesi, sürdürülebilirlik ve bütüncül hizmet anlayışı talep ediyor. Bu doğrultuda yeni nesil turizm ve yaşam projeleri, uzun süreli konaklama modelleri ve dört mevsime yayılan konseptler talebi daha dengeli ve kalıcı hale getiriyor" diye konuştu.


Açıklamasında jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomi ve maliyet artışlarının turizm yatırımlarına olan etkisinden de söz eden Çelik, jeopolitik gelişmeler ve küresel ekonomik belirsizliklerin, turizm yatırımlarında daha temkinli, planlı ve seçici bir yaklaşımı zorunlu kıldığıı kaydetti.



"Türkiye yabancı yatırımcı ve turist açısından cazibesini koruyor"


Türkiye’nin cazibe merkezi olduğunu ve çeşitli avantajları ile hem yabancı yatırımcı hem de yabancı turist açısından cazibesini koruduğunu kaydeden Genel Müdür Çelik, "TÜİK’in 2025 yılı üçüncü çeyrek turizm istatistikleri, Türkiye’nin yabancı turistler açısından cazibesini net biçimde koruduğunu ortaya koyuyor. Temmuz-Eylül 2025 döneminde ülkemizde geceleme yapan yabancı ziyaretçilerin gecelik ortalama harcamasının 100 dolar seviyesinde gerçekleşmesi, Türkiye’nin artık yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, oluşturduğu katma değerle de öne çıktığını gösteriyor. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcamasının 64 dolar olması da talep yapısının geniş bir tabana yayıldığını ortaya koyuyor.


Aynı dönemde turizm gelirleri içinde paket tur harcamalarının yüzde 33,6 ile en yüksek payı alması, Türkiye’nin entegre ve organize turizm ürünlerinde güçlü bir konumda olduğunu teyit ediyor. Yeme-içme harcamalarının yüzde 19,9, uluslararası ulaştırma harcamalarının ise yüzde 11,1 paya sahip olması, turizmin yalnızca konaklamayla sınırlı kalmadığını; birçok alt sektörü besleyen güçlü bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu gösteriyor.


Öte yandan, bir önceki yılın aynı dönemine göre sağlık harcamalarında yüzde 20,3, konaklama harcamalarında yüzde 17,3 ve yeme-içme harcamalarında yüzde 14,8 oranında artış yaşanması, Türkiye’nin nitelikli turist profiline doğru ilerlediğini ve alternatif turizm alanlarında rekabet gücünü arttırdığını ortaya koyuyor. Bu tablo, yabancı yatırımcılar açısından da Türkiye’nin yüksek potansiyel taşıyan, gelir üretme kabiliyeti güçlü ve sürdürülebilir bir turizm pazarı olmaya devam ettiğini gösteriyor" diyerek Türkiye’nin ciddi bir cazibe merkezi olduğunu kaydetti.



"Sinpaş Tatil Evleri; Yeni nesil bir yaşam modelini temsil ediyor"


Kurumun önemli yatırımları arasında yer alan ve gördüğü yoğun ilgi ile turizm sektörünün dikkatini çeken ‘Sinpaş Tatil Evleri’nden de söz eden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Sinpaş Tatil Evleri, bugün turizm ve gayrimenkulün kesişim noktasında gelişen yeni nesil bir yaşam modelini temsil ediyor. Bu konseptin gördüğü ilginin temelinde, klasik tatil anlayışının ötesine geçen bütüncül bir yaklaşım yatıyor. Artık kullanıcılar yalnızca kısa süreli konaklama değil; yılın geneline yayılan, kendilerini ait hissettikleri ve güven duydukları bir ikinci yaşam alanı talep ediyor. Biz Sinpaş Tatil Evleri projesi ile bunu gerçekleştirdik ve yoğun ilgi gördü" ifadelerine yer verdi.



"Uzun vadeye odaklanın"


Genel Müdür Çelik, açıklamasının sonunda sektör temsilcilerine ve yatırımcılara vermek istediğini mesaj var mı? Sorusuna ise "Turizm ve gayrimenkul sektörlerinde kalıcı başarı, kısa vadeli dalgalanmalara odaklanmaktan ziyade uzun vadeli vizyon, doğru planlama ve nitelikli üretimle mümkün. Bugünün dünyasında yatırımcılar kadar turistler de kaliteyi, sürdürülebilirliği ve güven duygusunu önceliklendiriyor. Bu nedenle sektörün geleceği; çevreyle uyumlu, katma değeri yüksek, deneyim odaklı ve dört mevsime yayılan projelerde şekilleniyor" diye cevap verdi.



"2025 yılı turizm sektörün dayanıklılığının kanıtlandığı yıl oldu"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Köylülerden meraya yapılması planlanan cezaevine tepki Bursa’nın Keles ilçesinde köy merasına cezaevi yapılmasını istemeyen bir grup vatandaş eylem yaptı. Cezaevi yapılması planlanan 380 dönümlük köyün mera alanında toplanan köylüler, hiçbir şekilde muhatap alınmadıklarını, mera olarak kullanacakları köyün başka bir alanının bulunmadığını söylediler. Hayvancılığın ön planda olduğu ve köyün yarısından fazlasının geçim kaynağının hayvancılık sonrasında tarım olduğunu belirten Kıranışıklar Köy Derneği Başkanı Mesut Arı, "Cezaevi yapılacaksa köy merasına değil başka yere yapılması gerekiyor. Devletimizi ve vatanımızı seviyoruz. Mera alanımızın koruma altına alınmasını istiyoruz. Köyün yaşlıları ve çobanlar da mera alanlarının korunmasını istiyor. Huzurumuzun bozulmasını istemiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Kasım ayı meclis toplantısında kabul edilen ve köydeki 350 dönümlük alanın cezaevi alanı olarak ayrılmasına yönelik plan değişikliğinin bir an önce yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Arı, "Bizler bu plan değişikliğine Kıranışıklar Köyü Derneği olarak 700’ü aşkın ıslak imza ve dernek yönetim kurulu kararı ile itirazda bulunduk. Ancak bu itirazımız 2026 Şubat ayı meclis toplantısında reddedildi. 2026 yılı Mart ayı toplantısında ise bu sefer yaklaşık 400 bin metrekare yapılaşmaya izin verecek şekilde 1/1000’lik plan değişikliği raporu gündeme geldi ve kabul edildi. Plan raporlarından anladığımıza göre cezaevi alanı ile ilgili süreç 2023 yılı Haziran ayında başlamış. Maalesef bizler bu durumu resmi olarak ancak 2025 yılı Kasım ayında öğrenebildik. Aradan geçen 2.5 yılda hiçbir resmi kurum veya makam tarafından ne yazık ki bizlere hiçbir bilgi verilmedi, bilgilendirme yapılmadı. Bu süreçte bizler beklerdik ki bizlerin iradesi, fikri ve duyguları da sorulsun. Bizler 600 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşayan, ataları bu topraklar için bedel ödemiş, bu toprakların her karışına emek vermiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar köyü halkıyız" diye konuştu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler de cezaevinin yapılmamasını isterken, geniş güvenlik önleminin alındığı eylem herhangi bir olay yaşanmadan son buldu.
Samsun Çizgiyle anlatılan ‘kadın’ teması sanatseverlerle buluştu Samsun’un Atakum ilçesinde, "Çizgi ve Kadın" temalı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Eski öğretim üyesi Hasbi Aslan’ın 7’nci kişisel sergisi, Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi’nde açıldı. Kurdele kesimiyle açılan sergide, sanatçının çizgi üzerinden kadın imgesini ele aldığı eserler yer aldı. Bugüne kadar çok sayıda ulusal ve uluslararası sergide yer alan Aslan, çalışmalarında çizginin sanatsal ifade gücünü ön plana çıkararak toplumsal bir anlatı kurduğunu belirtti. Çizginin tarih boyunca görsel iletişimin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Aslan, "Çizgi bir ifade ve iletişim aracı olarak tüm zamanlarda yerini korumuştur. Mağara duvarlarından günümüze kadar her çağda görsel anlatımın ilk unsuru olmuştur. Sanatçılar da bu güçlü anlatım aracını eserlerinde ustalıkla kullanmıştır" dedi. Sergide kadın temasını merkeze aldığını ifade eden Aslan, kadını toplumun özü olarak nitelendirerek, bu özü resim sanatının özü olan çizgiyle anlatmaya çalıştığını söyledi. Renklerin görsel bir haz sunduğunu ancak esere ruh kazandıranın çizgi olduğunu dile getiren Aslan, resimde dengeyi ve biçimi oluşturan temel unsurun da çizgi olduğuna dikkat çekti. Sanatseverleri eserlerini görmeye davet eden Aslan, serginin kadına ve annelere verilen değerin önemine dikkat çekmek amacıyla hazırlandığını sözlerine ekledi. Serginin açılışına OMÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç, Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hale Günaydın, Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ ile birlikte akademisyenler ve çok sayıda sanatsever katıldı.
İzmir Bozdağ’da kaybolan dağcıyı arama çalışmaları İzmir’e kaydırıldı Manisa’nın Salihli ilçesinden zirve tırmanışı için Bozdağ’a giden ve kaybolan amatör dağcıyı arama çalışmaları İzmir’in Kiraz ilçesi sınırlarına kaydırıldı. Ekipler, dağcının geceyi geçirdiği kar kuyusu ile kişisel eşyalarına ulaştı. Manisa’nın Salihli ilçesi Burhan Mahallesi’nden cumartesi günü zirve tırmanışı için Bozdağ’a hareket eden Umut Tanrıkulu (53), olumsuz hava şartları nedeniyle yönünü kaybedince 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi. Olumsuz hava şartları sebebiyle akşam saatlerinde sonlandırılan arama çalışmalarına sabah saatlerinde yeniden başlandı. Ekiplerin yaptığı aramalarda Tanrıkulu’nun derin bir çukur kazarak geceyi burada geçirdiği belirlendi. Kar kuyusunun yanında Tanrıkulu’na ait sırt çantası ve kişisel eşyalar bulundu. Ayak izlerinin takip edilmesi sonucu arama faaliyetleri İzmir’in Kiraz ilçesi sınırlarında yoğunlaştırıldı. Ayrıca Tanrıkulu’nun tırmanış esnasında sosyal medya hesabından canlı yayın yaptığı ortaya çıktı. 120 personel sahada Amatör dağcıyı arama çalışmalarına Manisa, İzmir, Uşak ve Balıkesir AFAD ekipleri ile jandarma, UMKE ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan toplam 120 personel katılıyor. Sahada 29 araç ve 5 dron görev yapıyor. Yoğun sis ve zorlu arazi şartlarına rağmen riskli bölgelerdeki tarama faaliyetlerinin aralıksız şekilde sürdürüldüğü kaydedildi.