EĞİTİM
Eğitim-Bir-Sen’li 1000 sendikacı kadın lider, Türkiye buluşmasında bir araya geldi 29 Mart 2026 Pazar - 17:43:09 Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması; Genel Başkan Ali Yalçın, Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ve Türkiye genelindeki 146 şubeden 1000 sendikacı kadın liderin katılımıyla Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. "Örgütlü kadın, güçlü toplum" temasıyla düzenlenen buluşmada, kadın eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, elde edilen kazanımlar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıda ayrıca kadınların, küresel sistemin dayattığı yozlaşmaya karşı durma kararlılığı, sapkın akımlarla mücadele, dijital dünyanın denetimi, aile ve emeği önceleyen politikalar ile şiddetle mücadele konuları görüşüldü. "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil, huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır" Toplantının açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "34 yıllık sendikal mücadelemizi emeğimizi değerli kılmak, ekmeğimizi büyütmek için sürdürüyoruz. Bunun yanında küresel güç odaklarının dayattığı çarpık ve yozlaşmış anlayışa karşı da net bir tavır alıyoruz" dedi. Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün dünyayı saran kapitalist emperyalist düzen nasıl barış üretmiyorsa, ’kadın hakları ve özgürlükleri’ diye servis ettikleri süslü paketler de insanlığı felakete sürüklüyor. Hiç kimse bu ifsada kayıtsız kalmamızı beklemesin. Ne sessiz kalırız ne de bize reçete diye sunulan zehre uzanırız. Çünkü biz meseleye bambaşka bir yerden bakıyoruz. Bizim anlayışımızda kadın; güç savaşlarının aparatı, kültürel değişimin ajanı değil, toplumun vicdanı, medeniyetin taşıyıcısı, geleceğin kurucusudur. Kadınlar Komisyonumuz da sadece teşkilatımızın, sendikamızın bir parçası değil, inancımızın, kültürümüzün, değerlerimizin müstahkem kalesidir. İşte bu anlayışla kadınıyla erkeğiyle Eğitim-Bir-Sen olarak bizler, küresel sistemin çürümüş düzenine karşı duruyoruz." "Sendikal mücadelemiz, kadınların desteğiyle büyüyüp güçleniyor" Eğitim-Bir-Sen olarak eğitimi yalnızca bir meslek alanı değil, bir medeniyet inşası olarak gördüklerini, bu büyük yürüyüşün en güçlü taşıyıcısı olan kadınların emeğini, iradesini ve dönüştürücü gücünü her zaman merkeze aldıklarını belirten Yalçın, şunları söyledi: "Okullarda ve üniversitelerde geleceği inşa eden, bilgiyi şefkatle yoğuran, emeğiyle topluma yön veren kadın eğitimcilerimizin azmi, yarınlarımızın teminatıdır. Kadınların desteğiyle büyüyüp güçlenen sendikal mücadelemiz, adaletin, hakkın ve insan onurunun daha gür bir sesle savunulmasına vesile olmaktadır. Eğitim-Bir-Sen olarak, kadınların emeğini görünür kılan, sözünü güçlendiren ve karar süreçlerindeki etkisini artıran bir anlayışla yol yürümeye kararlıyız. Kadın komisyonumuzun örgütlenme bilincindeki artış, sendikal mücadelemiz kadar ülkemiz ve geleceğimiz için de önem taşımaktadır. Çünkü biliyoruz ki; kadının emeği güçlendikçe toplum güçlenir, kadınların sesi yükseldikçe gelecek daha sağlam inşa edilir." "Durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz" Ali Yalçın, sendikal mücadeledeki kararlılıklarının altını çizerek, şöyle konuştu: "Bugün, ‘ücrette denge’, ‘gelirde adalet’ çağırımız, temel mücadele hattımızdır. Anamızın ak sütü gibi helal olan refah payı gelmeden, gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeden, birinci dereceye 3600 ek gösterge hayata geçirilmeden, akademik zam gerçekleşmeden, selasını 8. Dönem Toplu Sözleşme’de okuyup ‘bu yasayla buraya kadar’ dediğimiz 4688 sayılı Kanun değişmeden, reform paketiyle kamu personel sistemi değiştirilmeden durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz." "Bin 124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz" Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen teşkilatının bu ülkenin sendikal tarihine, emek mücadelesine, "Yaparsa Eğitim-Bir-Sen yapar" sözünü mühürlediğini vurguladı. Yalçın, konuşmasının devamında şunları kaydetti: "Biz ki bin 124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz. Biz ki üyelerimizin emanet ettiği yetkiyi, masada, sahada, medyada, sosyal diyalog kanallarının tamamında kararlılıkla mücadeleye dönüştüren hareketiz. İşte bunun en son örneğini kadın kamu görevlilerinin analık hakları konusunda, etkili mücadelemiz sonucu doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin kazanımda gördük. Yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulmuş fakat kapsamı dar uygulamada eksiklikler vardı. 9 yıl boyunca toplu sözleşmeden tutun da KPDK’ya, KİK’e, ikili görüşmelere kadar birçok platformda ‘kadınların analık hakları örselenmesin, kamu görevlileri arasına ayrım konmasın’ dedik. Ve nihayetinde bu talebimiz kazanıma dönüştü." "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil, huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır" Yalçın, bu kazanımların kapsamının genişlemesi için ter akıttıklarını ifade ederek, "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır. Tencerede dert değil, aş kaynayacaksa, kadın eğitim çalışanlarının iç huzuru için iş huzuru sağlanacaksa bu ses duyulsun istiyoruz. Tabi şunu da ifade etmeliyim ki bugün bu taleplerimiz birilerine imkânsız gelebilir. Dün süt iznine de 24 hafta ücretli doğum izinlerine de imkânsız deniliyordu ama ne oldu? Dün mümkün değil denilen bugün mümkün oldu, bakın kazanıma dönüşüyor" dedi. Ali Yalçın, birilerinin yaptığı gibi temennileri değil, sahanın taleplerini konuştuklarını, akademik sendikacılık yaptıklarını, taleplerinin altını bilimsel verilerle doldurduklarını belirterek, "Sadece sorunları sıralamıyor, çözümleri geliştiriyoruz. ‘Söyledik, bizden çıktı, işimiz bitti’ demiyor, taleplerimizi takip ediyoruz, kazanıma dönüştürüyoruz" dedi. "Görevi başında vefat eden kamu görevlilerinin şehit sayılması için TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne başvurduk" Ali Yalçın, eğitimciler olarak yaşadıkları en can yakıcı sorunların başında eğitimde şiddet sorununun geldiğine işaret ederek, birkaç yıl önce Eyüpsultan’da görev yapan okul müdürü İbrahim Oktugan’ın öldürüldüğünü, bir süre önce de İstanbul’da Fatma Nur Çelik öğretmenin acısını yaşadıklarını hatırlattı. "O gün meslek hayatımın en zor günlerinden birini yaşadım. Gittik cenazemizi omuzladık, ailemizin yanında olduk. Yüreğimiz yandı, içimiz parçalandı. Fatma Nur öğretmenimizin acısını içimize gömdük ama kimse bu meseleyi kapattığımızı zannetmesin" diyen Yalçın, şöyle konuştu: "Bizim tek bir meslektaşımızı daha şiddete kurban vermeye, ağzı süt kokan tek bir yavrumuzun daha yetimliğine, öksüzlüğüne tahammülümüz yok. Biz eğitimde şiddet konusunda kınama mesajı değil, şiddet yasasının tavizsiz uygulanmasını istiyoruz. Bu konuda da bazı yeni adımlar attık, ‘şiddet nedeniyle görevi başında vefat eden kamu görevlileri şehit sayılmalı ve buna bağlı haklardan yararlandırılmalı’ dedik. Düzenleme yapılması için de talebimizi TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne gönderdik. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum." "Analık hakları için TBMM’ye sunulan düzenleme yetmez ama evet" Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ise konuşmasında aile ve kadın emeğinin korunmasının önemine işaret ederek, "Aile, bir medeniyetin taşıyıcı kolonu, bir milletin hafızasıdır. Aile zayıflarsa toplum ayakta kalamaz. Bu nedenle aileyi merkeze alan sosyal politikaların güçlendirilmesi şarttır. Bizim teklifimiz, kadın kamu çalışanlarının mali ve özlük haklarını koruyan, çocuğun ve toplumun üstün yararını ve değerleri gözeten bir çalışma hayatı" dedi. Sıdıka Aydın, yeni dönemde sendikal mücadele alanlarına ilişin açıklamasında, 81 ilde 15 bin 44 kadın eğitim çalışanıyla analık haklarına ilişkin yaptıkları saha araştırmasının sonuçlarından örnekler vererek şu ifadeleri kullandı: "Çalışma sürelerinin kadın kamu görevlileri lehine yeniden düzenlenerek, haftalık çalışma süresi 32 saate ya da mesai günlerinin 4 güne düşürülmesi, analık izin sürelerinin artırılması ve tam istihdam güvencesiyle yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi üzerine olacaktır. Bizim teklifimiz net, maaş kaybı olmadan, özlük hakları korunarak, insan, aile ve değerleri merkeze alan bir çalışma hayatı. Çalışma hayatındaki kadınların analık hakları için TBMM’ye sunulan düzenleme için yetmez ama evet diyoruz. Doğum izin süresinin 60 aya çıkarılması doğru olandır. Biz bu doğru olanın yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz." Küresel güç odaklarının "özgürlük, modernlik" adı altında toplumlara empoze ettiği kimliği belirsizleştiren ve aileyi zayıflatan anlayışların basite indirgenecek bir mesele olmadığının altını çizen Aydın, "Doğrudan doğruya toplumu ve çocukları hedef alan bir ifsad projesidir. Cinsiyetin belirsizleştiren aile kurumunun kutsallığını ortadan kaldırıp zayıflatan bir zeminden sağlıklı ve geleceğe taşınan bir toplum çıkmaz. Aile kırmızı çizgimizdir! Fıtratı yok sayan, aile kurumunu zayıflatan hiçbir yaklaşım ve çalışmayı kabul etmiyoruz" dedi. Dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine de dikkati çeken Aydın, kontrolsüz dijital içeriklerin çocuklar ve gençler üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı. Aynı evin içinde ama birbirlerinden uzak ebeveyn ve çocuklardan oluşan ailelerin sayısının, dijital dünyanın dayatmasıyla her geçen gün arttığına işaret eden Aydın, şunları kaydetti: "Dijital dünyanın esiri değil, efendisi olmalıyız. Karanlık odakların ürettiği algoritmalara teslim olmayacağız, çocuklarımızı bu algoritmaların mahkumu yapmayacağız. Dijital platformlar, kültürel değerlerimizi koruyacak şekilde denetlenmeli; şiddet, zorbalık ve müstehcen içerikli platformlara karşı etkin, hukuki tedbirler alınmalıdır. Aile dostu dijital içerikler üretilmeli, ahlak dışı gündüz kuşağı yayınları tümden yasaklanmalıdır. Sosyal medya kullanımında getirilen 15 yaş sınırlamasına ilişkin mevzuatın çıkarılmasını önemsiyoruz. Bu düzenlemenin başarıya ulaşması adına atılacak adımlara destek vermeye hazırız."
29 Mart 2026 Pazar - 15:42 Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’na Kuruçay damgası Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde düzenlenen Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’nda Kuruçay Ortaokulu öğrencileri, elde ettikleri derecelerle büyük bir başarıya imza attı. Turnuvada iki birincilik ve bir ikincilik kazanan okul, ilçenin gururu oldu. Tüm Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonu (TAZOF) tarafından Tavşanlı ilçesinde gerçekleştirilen İlçe Turnuvası, öğrencilerin kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Strateji ve analitik düşünme becerilerinin ön plana çıktığı yarışmalarda, Kuruçay Ortaokulu öğrencileri üç farklı kategoride kürsüye çıkmayı başardı. Turnuva sonuçlarına göre; Kuruçay Ortaokulu öğrencilerinden Ali Gültekin "Mangala" kategorisinde tüm rakiplerini geride bırakarak ilçe birincisi oldu. Bir diğer önemli başarı ise "Kulami" kategorisinden geldi. Hasan Hüseyin Berat Yüğrük, sergilediği performansla Kulami branşında ilçe birinciliğini elde etti. "Pentago" kategorisinde yarışan Oğuz Aral Gökçay ise ilçe ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Elde edilen bu başarıların ardından okul yönetimi, başarılı öğrencileri ve danışman öğretmenlerini tebrik etti. İlçe turnuvasında dereceye giren öğrenciler, Kütahya il merkezinde yapılacak olan il finallerinde Tavşanlı ilçesini temsil etmeye hak kazandı. Eğitim camiası ve veliler, Kütahya’daki yarışmalarda ter dökecek olan genç zekâlara başarı dileklerinde bulundu.
29 Mart 2026 Pazar - 15:39 Rektör Gürel, ÜNİDAP 8. dönem toplantısına katıldı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’na katıldı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı Erzurum Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantı, "Kırsal Kalkınmada Yapay Zekâ Kullanımı ve Dijitalleşme" ana temasıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminde kapsamlı bir dönüşüm sürecinin yaşandığını belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. Lisans eğitiminin süresine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirten Özvar, "Bu konu müfredat sadeleştirmesi, kredi yeniden değerlendirmesi ve mevzuat düzenlemeleri gibi birçok boyutu kapsıyor. Artık somut adımlar atabileceğimiz noktaya geldik" dedi. Kontenjan politikalarında ise yalnızca sayısal büyümeye odaklanmadıklarını, ülkenin insan kaynağı planlamasının stratejik bir parçası olarak hareket ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimde uygulamalı eğitimin güçlendirilmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurguladı. Öğrencilerin iş yeri temelli eğitim modelleriyle gerçek üretim süreçlerine dahil olacağını belirten Prof. Dr. Özvar, bu kapsamda 3+1, 2+2 ve 7+1 gibi uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaştırılacağını söyledi. Ayrıca, OSB-MYO modelinin eğitim ile üretim arasındaki bağı güçlendiren başarılı örneklerden biri olduğunu ifade etti.
İletişim Fakültesi öğrencileri için sektör odaklı eğitim masaya yatırıldı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:27 İletişim Fakültesi öğrencileri için sektör odaklı eğitim masaya yatırıldı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen Dış Paydaş Toplantısı, fakülte öğretim elemanları ile Dış Paydaş Danışma Kurulu Üyeleri’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıya İletişim Fakültesi öğretim üyeleri ile sektör temsilcileri katıldı. Toplantının başlangıcında iletişim fakültesinin akademik yapısı, bölümleri ve yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında katılımcılara kısa bir bilgilendirme yapıldı. Ardından söz alan dış paydaş temsilcileri, iletişim alanındaki güncel gelişmeler, sektörde ihtiyaç duyulan nitelikler, fakülte ile yürütülebilecek iş birlikleri ve eğitim planına eklenmesinin faydalı olabileceği dersler konusunda görüş ve önerilerini paylaştı. Radyo, Televizyon ve Sinema, Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık ile Yeni Medya bölümlerinde eğitim gören öğrencileri sektöre daha donanımlı şekilde hazırlanmalarını hedefleyen toplantıda, müfredatın sektörün güncel ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesinin önemi vurgulandı. Öğrencilere yalnızca teorik bilgi değil, aynı zamanda uygulamaya dayalı eğitim sunulması amacıyla planlanan çalışmalar ele alındı. Sektör odaklı ders güncellemeleri üzerine yapılan bilgi alışverişiyle, fakülte mezunlarının iş hayatında ihtiyaç duyacakları teorik ve pratik becerileri henüz öğrencilik döneminde kazanmalarının hedeflendiği ifade edildi.
Mudanya Üniversitesi’den büyük başarı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:02 Mudanya Üniversitesi’den büyük başarı Türkiye’nin en genç, Bursa’nın ilk ve tek vakıf üniversitesi olan Mudanya Üniversitesi, kuruluşunun üzerinden 4 yıl gibi kısa bir süre geçmesine rağmen yükseköğretim sisteminde önemli bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) 208 devlet ve vakıf üniversitesini kapsayan 2025 Üniversite Genel İzleme ve Değerlendirme Raporu’nda Mudanya Üniversitesi’nin elde ettiği başarı da bunu gösteriyor. Rapora göre Mudanya Üniversitesi, Normal Öğrenim Süresi İçinde Eğitimi Tamamlama Oranı sıralamasında 1., Ders İşleyişinden Memnuniyet Yüzdesi sıralamasında 2., Öğretim Üyelerinden Memnuniyet Yüzdesi sıralamasında 6., Üniversite-Sanayi İş Birliği Yüksek Olan Kurumlar sıralamasında da 7. Olarak büyük bir başarıya imza attı. "Doğru bir vizyonla ilerliyoruz" Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Yükseköğretim Kurulu’nun 2025 Üniversite Genel İzleme ve Değerlendirme Raporu’nda elde edilen bu sonuçların, Mudanya Üniversitesi’nin doğru bir vizyonla ve güçlü bir akademik anlayışla ilerlediğinin somut göstergesi olduğunu dile getirerek, "Öğrencilerimizin eğitim sürecini zamanında tamamlaması, ders işleyişi ve öğretim üyelerimizden duyulan yüksek memnuniyet; öğrenci odaklı, nitelikli ve çağdaş eğitim anlayışımızın bir yansımasıdır. Üniversite-sanayi iş birliği alanında üst sıralarda yer almamız ise Mudanya Üniversitesi’nin sadece akademik değil, aynı zamanda üretime ve topluma değer katan bir üniversite olma hedefini kararlılıkla sürdürdüğünü göstermektedir. Bu başarıda emeği geçen tüm akademik ve idari kadromuza, öğrencilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Mudanya Üniversitesi olarak, genç yaşımıza rağmen Türkiye yükseköğretiminde kalıcı ve güçlü bir yer edinme yolunda aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Keçiören Belediyesi’nden stajyer öğrencilere sağlık eğitimi
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:40 Keçiören Belediyesi’nden stajyer öğrencilere sağlık eğitimi Keçiören Belediyesi, stajyer öğrencilere yönelik sağlık eğitimi programlarına devam ediyor. Keçiören Belediyesi, stajyer öğrencilere sağlık eğitimi veriyor. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü ile Keçiören İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen eğitim, Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Sağlıklı bir yaşamın temellerini atmak, daha bilinçli ve sağlıklı bir toplum yapısı oluşturmak hedefiyle hazırlanan eğitim öğrenciler tarafından takip edildi. Uzman doktor, fizyoterapist ve hemşireden oluşan ekip, ‘Sağlıklı beslenme ve obezite, fiziksel aktivite ve egzersizin önemi, bulaşıcı hastalıklardan korunma yöntemleri, cinsel sağlık ve üreme sağlığı’ konularında bilgilendirici sunumlar yaptı. Eğitim boyunca öğrencilerin merak ettikleri sorular yanıtlanırken, günlük yaşamda uygulanabilecek sağlıklı alışkanlıklar üzerinde öneriler paylaşıldı. "Gençlerimizin yaşam kalitesini yükseltecek çalışmalara devam edeceğiz" Gelecek nesillerin eğitimi konusundaki hassasiyetini her fırsatta dile getiren Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, "Düzenlediğimiz bu eğitimlerde alanında uzman isimlerden oluşan ekipler; sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve bulaşıcı hastalıklar gibi hayati önem taşıyan konularda gençlerimize önemli bilgiler aktardı. Amacımız, gençlerimizin bilinçli, kendine ve sağlığına önem gösteren bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamak. Bundan sonra da Keçiören’de gençlerimizin yaşam kalitesini yükseltecek çalışmalara devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
İzmir Ekonomi’nin ‘Bilim Ödülü’ gururu
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:14 İzmir Ekonomi’nin ‘Bilim Ödülü’ gururu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Başar, ODTÜ Parlar Vakfı tarafından 2025 yılında sadece bir kişiye verilen ‘Bilim Ödülü’nün sahibi oldu. 53 yıllık akademik hayatında 140’a yakın uluslararası yayına imza atan, araştırmaları ve projeleriyle öncü rol üstlenen Prof. Dr. Başar, Türkiye’nin en saygın akademik ödüllerinden birine ulaşmanın gururunu yaşadı. Prof. Dr. Başar, "Bilim, ömrüm boyunca benim için her şeyden önce geldi. Yarım asrı geçen akademik çalışmalarımın karşılığı olarak verilen bu ödül, beni çok mutlu etti" diye konuştu. ODTÜ Parlar Vakfı Ödülleri, bu yıl ‘Bilim Ödülü’ ve ‘Araştırma Teşvik Ödülü’ olmak üzere iki kategoride verildi. Uluslararası düzeyde özgün, kalıcı ve yüksek etkili çalışmalar gerçekleştiren çok sayıda bilim insanı arasından, ödüle ulaşan isimlerin belirlenmesi için jüri tarafından detaylı incelemeler yapıldı. Akademisyenlerin atıf sayılarının da dikkate alındığı değerlendirmeler sonunda, İEÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Başar, ‘Bilim Ödülü’ne layık görülerek Türkiye’nin en güçlü bilim insanları arasına adını yazdırdı. "Hayatımı bilime adadım" Mesleğini çok sevdiğini ve hayatını bilime adadığını söyleyen Prof. Dr. Başar, "Ödül aldığımı ilk duyduğumda önce şaşırdım, ardından da çok sevindim. Böylesine saygın bir ödüle layık görüldüğüm için gururluyum. 53 senelik akademik hayatımda çok sayıda bilim insanı yetiştirdim. Bazen yorulsam bile, çevremde gülen birilerini görünce kendimi daha iyi hissediyorum. Öğrencilerimi çok seviyorum" dedi. Almanya’daki laboratuvara ismi verildi Bugüne kadar Türkiye’de ve yurt dışında birçok laboratuvarın kurulmasına öncülük ettiğini ifade eden Prof. Dr. Başar, "Mezunu olduğum Hacettepe Üniversitesi’nde, hem dolaşım laboratuvarını kurdum hem de beyin dalgalarının detaylı incelenmesine imkan sağlayan EEG Laboratuvarı’nın kurulmasına destek oldum. 1980 yılından 1990’a kadar Lübeck Tıp Üniversitesi Fizyoloji Bölümü’nde de ilk EEG ve Dolaşım Laboratuvarlarını kurdum. 1992’de doçent olarak Bremen Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ne atandım ve orada da üniversitenin ilk EEG Laboratuvarını hayata geçirdim. Adım, Bremen Üniversitesi’ndeki bu laboratuvara daimi olarak verildi. Bu üniversitede klinik ve deneysel EEG araştırmalarını insan fizyolojisi alanında gerçekleştiren ilk kişi oldum ve araştırmalarım uluslararası bir boyuta ulaştı. Son olarak da İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde aynı laboratuvarı kurdum" ifadelerini kullandı. "Araştırma yapmayı çok seviyorum" Araştırma yapmayı çok sevdiğini ifade eden Prof. Dr. Başar, şimdiye dek başta şizofreni, parkinson ve uyku düzeni olmak üzere birçok hastalık üzerine çalıştığını belirterek, "Şu anda ise laboratuvarda, genç ve ileri yaş grubunda sürdürülebilir dikkat, hafıza, çalışma belleği, uyku (power nap) ve obsesif kompulsif bozuklukla ilgili çalışmalar gerçekleştiriyorum. Bilimsel çalışmaya imkan tanıyan böylesine nitelikli bir üniversitede olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Projelerimiz, önümüzdeki dönemlerde de devam edecek" diye konuştu.
Bayburt’ta sıfır atıkla yapılan konferans salonu şiir programıyla hizmete açıldı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:02 Bayburt’ta sıfır atıkla yapılan konferans salonu şiir programıyla hizmete açıldı Bayburt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından düşük maliyetle ve sıfır atık anlayışıyla yapımı tamamlanan konferans salonunun açılışı gerçekleştirildi. Açılış kapsamında Türk edebiyatının önemli isimlerinden Abdurrahim Karakoç anısına şiir programı düzenlendi. Ağırlıklı olarak geri dönüşüm malzemeleri kullanılarak hayata geçirilen 127 kişilik konferans salonu, öğretmen ve öğrencilerin emeği ile hayırseverlerin katkılarıyla oluşturuldu. Çevre bilinci ve sürdürülebilirlik anlayışıyla inşa edilen salon, eğitim ortamlarında geri dönüşümün önemine dikkat çeken örnek bir çalışma olarak öne çıktı. Programda, salonun yapımında emeği geçen öğrenci, öğretmen ve hayırseverlere teşekkür edilerek, plaket takdimi yapıldı. Plaketler, Vali Mustafa Eldivan ve İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Kahraman tarafından verildi. Vali Eldivan, bu tür çalışmaların eğitime ve kültürel yaşama önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Bayburt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Arif Köprücü, yıkımı gerçekleştirilen Bayburt Kültür Merkezi’nden alınan döşeme ve koltukların değerlendirilerek, konferans salonunun oluşturulduğunu söyledi. Köprücü, "Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve personelimizle el ele vererek 127 kişilik konferans salonumuzu okulumuz bünyesine kazandırdık. Ortaya çıkan bu salonun sıfır atık açısından da önemli bir proje olduğunu düşünüyoruz" dedi. Program, Abdurrahim Karakoç’un şiirlerinin öğrenciler tarafından seslendirilmesiyle sona erdi.
Şırnak Üniversitesi ilanları dikkat çekti
23 Aralık 2025 Salı - 22:06 Şırnak Üniversitesi ilanları dikkat çekti Şırnak Üniversitesi’nde 17 Aralık 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan akademik kadrolarla ilgili ilan dikkat çekti. Üniversite tarafından yayımlanan ilanda, Şırnak Meslek Yüksekokulu için, Makine ve Metal Teknolojileri bölümü Makine Programı için açılan Doçent kadrosunda, "Lisans, lisansüstü eğitimlerini ve doçentlik unvanını Makine Mühendisliği bilim alanından almış olup, ‘Titreşim kontrolü ve PID tabanlı kontrol sistemleri’ konularında bilimsel çalışmaları olmak" şartı arandı. İlahiyat Fakültesi için, Felsefe ve Din Bilimleri bölümü Din Felsefesi anabilim dalı Doktor Öğretim Üyesi kadrosu için "İlahiyat Fakültesi lisans mezunu olmak; Din Felsefesi alanında yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlamış olmak 17. ve 19. yüzyıl filozoflarının teoloji, antropoloji ve din eleştirisine ilişkin akademik çalışmalar yapmış olmak" özel şartı arandı. Güzel Sanatlar Fakültesinde, müzik bölümü için açılan Doktor Öğretim Üyesi kadrosu için aranan şartlarda, "Doktorasını müzik eğitimi alanında yapmış olmak; bağlama eğitiminde egzersiz ve uyarlamaların önemi ile ilgili çalışmalar yapmış olmak" ifadeleri yer aldı. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu için, Tıbbi Hizmetler ve Teknikler bölümü, İlk ve Acil Yardım anabilim dalı için açılan Doktor Öğretim Üyesi kadrosunda, "Hemşirelik lisans mezunu olup Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği alanında doktora yapmış olmak ve doğum ve kadın sağlığı alanında çalışmaları olmak" şartı arandı. Silopi Meslek Yüksekokulu için, Finans Bankacılık ve Sigortacılık bölümü, Bankacılık ve Sigortacılık anabilim dalı için açılan Doktor Öğretim Üyesi kadrosu için "Katılım bankacılığı alanında çalışmalar yapmış olmak" şartı arandı. Şırnak Meslek Yüksekokulu için, Mülkiyeti Koruma ve Güvenlik bölümü için duyurusu yapılan Doktor Öğretim Üyesi kadrosunda da "Çatışma çözme becerileri üzerine çalışmalar yapmış olmak" şartı arandı. Konuya ilişkin Şırnak Üniversitesi yönetiminden herhangi bir açıklama yapılmadı.