EĞİTİM
Eğitim-Bir-Sen’li 1000 sendikacı kadın lider, Türkiye buluşmasında bir araya geldi 29 Mart 2026 Pazar - 17:43:09 Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması; Genel Başkan Ali Yalçın, Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ve Türkiye genelindeki 146 şubeden 1000 sendikacı kadın liderin katılımıyla Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. "Örgütlü kadın, güçlü toplum" temasıyla düzenlenen buluşmada, kadın eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, elde edilen kazanımlar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıda ayrıca kadınların, küresel sistemin dayattığı yozlaşmaya karşı durma kararlılığı, sapkın akımlarla mücadele, dijital dünyanın denetimi, aile ve emeği önceleyen politikalar ile şiddetle mücadele konuları görüşüldü. "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil, huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır" Toplantının açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "34 yıllık sendikal mücadelemizi emeğimizi değerli kılmak, ekmeğimizi büyütmek için sürdürüyoruz. Bunun yanında küresel güç odaklarının dayattığı çarpık ve yozlaşmış anlayışa karşı da net bir tavır alıyoruz" dedi. Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün dünyayı saran kapitalist emperyalist düzen nasıl barış üretmiyorsa, ’kadın hakları ve özgürlükleri’ diye servis ettikleri süslü paketler de insanlığı felakete sürüklüyor. Hiç kimse bu ifsada kayıtsız kalmamızı beklemesin. Ne sessiz kalırız ne de bize reçete diye sunulan zehre uzanırız. Çünkü biz meseleye bambaşka bir yerden bakıyoruz. Bizim anlayışımızda kadın; güç savaşlarının aparatı, kültürel değişimin ajanı değil, toplumun vicdanı, medeniyetin taşıyıcısı, geleceğin kurucusudur. Kadınlar Komisyonumuz da sadece teşkilatımızın, sendikamızın bir parçası değil, inancımızın, kültürümüzün, değerlerimizin müstahkem kalesidir. İşte bu anlayışla kadınıyla erkeğiyle Eğitim-Bir-Sen olarak bizler, küresel sistemin çürümüş düzenine karşı duruyoruz." "Sendikal mücadelemiz, kadınların desteğiyle büyüyüp güçleniyor" Eğitim-Bir-Sen olarak eğitimi yalnızca bir meslek alanı değil, bir medeniyet inşası olarak gördüklerini, bu büyük yürüyüşün en güçlü taşıyıcısı olan kadınların emeğini, iradesini ve dönüştürücü gücünü her zaman merkeze aldıklarını belirten Yalçın, şunları söyledi: "Okullarda ve üniversitelerde geleceği inşa eden, bilgiyi şefkatle yoğuran, emeğiyle topluma yön veren kadın eğitimcilerimizin azmi, yarınlarımızın teminatıdır. Kadınların desteğiyle büyüyüp güçlenen sendikal mücadelemiz, adaletin, hakkın ve insan onurunun daha gür bir sesle savunulmasına vesile olmaktadır. Eğitim-Bir-Sen olarak, kadınların emeğini görünür kılan, sözünü güçlendiren ve karar süreçlerindeki etkisini artıran bir anlayışla yol yürümeye kararlıyız. Kadın komisyonumuzun örgütlenme bilincindeki artış, sendikal mücadelemiz kadar ülkemiz ve geleceğimiz için de önem taşımaktadır. Çünkü biliyoruz ki; kadının emeği güçlendikçe toplum güçlenir, kadınların sesi yükseldikçe gelecek daha sağlam inşa edilir." "Durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz" Ali Yalçın, sendikal mücadeledeki kararlılıklarının altını çizerek, şöyle konuştu: "Bugün, ‘ücrette denge’, ‘gelirde adalet’ çağırımız, temel mücadele hattımızdır. Anamızın ak sütü gibi helal olan refah payı gelmeden, gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeden, birinci dereceye 3600 ek gösterge hayata geçirilmeden, akademik zam gerçekleşmeden, selasını 8. Dönem Toplu Sözleşme’de okuyup ‘bu yasayla buraya kadar’ dediğimiz 4688 sayılı Kanun değişmeden, reform paketiyle kamu personel sistemi değiştirilmeden durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz." "Bin 124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz" Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen teşkilatının bu ülkenin sendikal tarihine, emek mücadelesine, "Yaparsa Eğitim-Bir-Sen yapar" sözünü mühürlediğini vurguladı. Yalçın, konuşmasının devamında şunları kaydetti: "Biz ki bin 124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz. Biz ki üyelerimizin emanet ettiği yetkiyi, masada, sahada, medyada, sosyal diyalog kanallarının tamamında kararlılıkla mücadeleye dönüştüren hareketiz. İşte bunun en son örneğini kadın kamu görevlilerinin analık hakları konusunda, etkili mücadelemiz sonucu doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin kazanımda gördük. Yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulmuş fakat kapsamı dar uygulamada eksiklikler vardı. 9 yıl boyunca toplu sözleşmeden tutun da KPDK’ya, KİK’e, ikili görüşmelere kadar birçok platformda ‘kadınların analık hakları örselenmesin, kamu görevlileri arasına ayrım konmasın’ dedik. Ve nihayetinde bu talebimiz kazanıma dönüştü." "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil, huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır" Yalçın, bu kazanımların kapsamının genişlemesi için ter akıttıklarını ifade ederek, "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır. Tencerede dert değil, aş kaynayacaksa, kadın eğitim çalışanlarının iç huzuru için iş huzuru sağlanacaksa bu ses duyulsun istiyoruz. Tabi şunu da ifade etmeliyim ki bugün bu taleplerimiz birilerine imkânsız gelebilir. Dün süt iznine de 24 hafta ücretli doğum izinlerine de imkânsız deniliyordu ama ne oldu? Dün mümkün değil denilen bugün mümkün oldu, bakın kazanıma dönüşüyor" dedi. Ali Yalçın, birilerinin yaptığı gibi temennileri değil, sahanın taleplerini konuştuklarını, akademik sendikacılık yaptıklarını, taleplerinin altını bilimsel verilerle doldurduklarını belirterek, "Sadece sorunları sıralamıyor, çözümleri geliştiriyoruz. ‘Söyledik, bizden çıktı, işimiz bitti’ demiyor, taleplerimizi takip ediyoruz, kazanıma dönüştürüyoruz" dedi. "Görevi başında vefat eden kamu görevlilerinin şehit sayılması için TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne başvurduk" Ali Yalçın, eğitimciler olarak yaşadıkları en can yakıcı sorunların başında eğitimde şiddet sorununun geldiğine işaret ederek, birkaç yıl önce Eyüpsultan’da görev yapan okul müdürü İbrahim Oktugan’ın öldürüldüğünü, bir süre önce de İstanbul’da Fatma Nur Çelik öğretmenin acısını yaşadıklarını hatırlattı. "O gün meslek hayatımın en zor günlerinden birini yaşadım. Gittik cenazemizi omuzladık, ailemizin yanında olduk. Yüreğimiz yandı, içimiz parçalandı. Fatma Nur öğretmenimizin acısını içimize gömdük ama kimse bu meseleyi kapattığımızı zannetmesin" diyen Yalçın, şöyle konuştu: "Bizim tek bir meslektaşımızı daha şiddete kurban vermeye, ağzı süt kokan tek bir yavrumuzun daha yetimliğine, öksüzlüğüne tahammülümüz yok. Biz eğitimde şiddet konusunda kınama mesajı değil, şiddet yasasının tavizsiz uygulanmasını istiyoruz. Bu konuda da bazı yeni adımlar attık, ‘şiddet nedeniyle görevi başında vefat eden kamu görevlileri şehit sayılmalı ve buna bağlı haklardan yararlandırılmalı’ dedik. Düzenleme yapılması için de talebimizi TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne gönderdik. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum." "Analık hakları için TBMM’ye sunulan düzenleme yetmez ama evet" Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ise konuşmasında aile ve kadın emeğinin korunmasının önemine işaret ederek, "Aile, bir medeniyetin taşıyıcı kolonu, bir milletin hafızasıdır. Aile zayıflarsa toplum ayakta kalamaz. Bu nedenle aileyi merkeze alan sosyal politikaların güçlendirilmesi şarttır. Bizim teklifimiz, kadın kamu çalışanlarının mali ve özlük haklarını koruyan, çocuğun ve toplumun üstün yararını ve değerleri gözeten bir çalışma hayatı" dedi. Sıdıka Aydın, yeni dönemde sendikal mücadele alanlarına ilişin açıklamasında, 81 ilde 15 bin 44 kadın eğitim çalışanıyla analık haklarına ilişkin yaptıkları saha araştırmasının sonuçlarından örnekler vererek şu ifadeleri kullandı: "Çalışma sürelerinin kadın kamu görevlileri lehine yeniden düzenlenerek, haftalık çalışma süresi 32 saate ya da mesai günlerinin 4 güne düşürülmesi, analık izin sürelerinin artırılması ve tam istihdam güvencesiyle yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi üzerine olacaktır. Bizim teklifimiz net, maaş kaybı olmadan, özlük hakları korunarak, insan, aile ve değerleri merkeze alan bir çalışma hayatı. Çalışma hayatındaki kadınların analık hakları için TBMM’ye sunulan düzenleme için yetmez ama evet diyoruz. Doğum izin süresinin 60 aya çıkarılması doğru olandır. Biz bu doğru olanın yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz." Küresel güç odaklarının "özgürlük, modernlik" adı altında toplumlara empoze ettiği kimliği belirsizleştiren ve aileyi zayıflatan anlayışların basite indirgenecek bir mesele olmadığının altını çizen Aydın, "Doğrudan doğruya toplumu ve çocukları hedef alan bir ifsad projesidir. Cinsiyetin belirsizleştiren aile kurumunun kutsallığını ortadan kaldırıp zayıflatan bir zeminden sağlıklı ve geleceğe taşınan bir toplum çıkmaz. Aile kırmızı çizgimizdir! Fıtratı yok sayan, aile kurumunu zayıflatan hiçbir yaklaşım ve çalışmayı kabul etmiyoruz" dedi. Dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine de dikkati çeken Aydın, kontrolsüz dijital içeriklerin çocuklar ve gençler üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı. Aynı evin içinde ama birbirlerinden uzak ebeveyn ve çocuklardan oluşan ailelerin sayısının, dijital dünyanın dayatmasıyla her geçen gün arttığına işaret eden Aydın, şunları kaydetti: "Dijital dünyanın esiri değil, efendisi olmalıyız. Karanlık odakların ürettiği algoritmalara teslim olmayacağız, çocuklarımızı bu algoritmaların mahkumu yapmayacağız. Dijital platformlar, kültürel değerlerimizi koruyacak şekilde denetlenmeli; şiddet, zorbalık ve müstehcen içerikli platformlara karşı etkin, hukuki tedbirler alınmalıdır. Aile dostu dijital içerikler üretilmeli, ahlak dışı gündüz kuşağı yayınları tümden yasaklanmalıdır. Sosyal medya kullanımında getirilen 15 yaş sınırlamasına ilişkin mevzuatın çıkarılmasını önemsiyoruz. Bu düzenlemenin başarıya ulaşması adına atılacak adımlara destek vermeye hazırız."
29 Mart 2026 Pazar - 15:42 Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’na Kuruçay damgası Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde düzenlenen Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’nda Kuruçay Ortaokulu öğrencileri, elde ettikleri derecelerle büyük bir başarıya imza attı. Turnuvada iki birincilik ve bir ikincilik kazanan okul, ilçenin gururu oldu. Tüm Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonu (TAZOF) tarafından Tavşanlı ilçesinde gerçekleştirilen İlçe Turnuvası, öğrencilerin kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Strateji ve analitik düşünme becerilerinin ön plana çıktığı yarışmalarda, Kuruçay Ortaokulu öğrencileri üç farklı kategoride kürsüye çıkmayı başardı. Turnuva sonuçlarına göre; Kuruçay Ortaokulu öğrencilerinden Ali Gültekin "Mangala" kategorisinde tüm rakiplerini geride bırakarak ilçe birincisi oldu. Bir diğer önemli başarı ise "Kulami" kategorisinden geldi. Hasan Hüseyin Berat Yüğrük, sergilediği performansla Kulami branşında ilçe birinciliğini elde etti. "Pentago" kategorisinde yarışan Oğuz Aral Gökçay ise ilçe ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Elde edilen bu başarıların ardından okul yönetimi, başarılı öğrencileri ve danışman öğretmenlerini tebrik etti. İlçe turnuvasında dereceye giren öğrenciler, Kütahya il merkezinde yapılacak olan il finallerinde Tavşanlı ilçesini temsil etmeye hak kazandı. Eğitim camiası ve veliler, Kütahya’daki yarışmalarda ter dökecek olan genç zekâlara başarı dileklerinde bulundu.
29 Mart 2026 Pazar - 15:39 Rektör Gürel, ÜNİDAP 8. dönem toplantısına katıldı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’na katıldı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı Erzurum Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantı, "Kırsal Kalkınmada Yapay Zekâ Kullanımı ve Dijitalleşme" ana temasıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminde kapsamlı bir dönüşüm sürecinin yaşandığını belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. Lisans eğitiminin süresine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirten Özvar, "Bu konu müfredat sadeleştirmesi, kredi yeniden değerlendirmesi ve mevzuat düzenlemeleri gibi birçok boyutu kapsıyor. Artık somut adımlar atabileceğimiz noktaya geldik" dedi. Kontenjan politikalarında ise yalnızca sayısal büyümeye odaklanmadıklarını, ülkenin insan kaynağı planlamasının stratejik bir parçası olarak hareket ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimde uygulamalı eğitimin güçlendirilmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurguladı. Öğrencilerin iş yeri temelli eğitim modelleriyle gerçek üretim süreçlerine dahil olacağını belirten Prof. Dr. Özvar, bu kapsamda 3+1, 2+2 ve 7+1 gibi uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaştırılacağını söyledi. Ayrıca, OSB-MYO modelinin eğitim ile üretim arasındaki bağı güçlendiren başarılı örneklerden biri olduğunu ifade etti.
Kastamonu Üniversitesi’nin uluslararası coğrafya literatürüne katkı sunacak projesine destek
23 Aralık 2025 Salı - 17:31 Kastamonu Üniversitesi’nin uluslararası coğrafya literatürüne katkı sunacak projesine destek Kastamonu Üniversitesi’nin yürütücülüğünü üstlendiği "Coğrafi Bilgi Üretimindeki Hegemonik İlişkilerin Zamansal ve Mekansal Analizi" projesi, desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Suat Yazan’ın yürütücülüğünü üstlendiği "Coğrafi Bilgi Üretimindeki Hegemonik İlişkilerin Zamansal ve Mekansal Analizi" projesi, TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, coğrafya disiplininde bilginin üretimi ve dolaşımında etkili olan Anglo-Amerikan merkezli yapının zamansal ve mekansal boyutlarını incelemeyi amaçlıyor. Projede, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD ve Birleşik Krallık’ın akademik yayıncılık ve bilimsel standartlar üzerindeki belirleyici rolü, nicel veriler ışığında ele alınıyor. Çalışma kapsamında, 2000-2025 yılları arasında yayımlanan ve alanında prestijli kabul edilen yedi uluslararası genel coğrafya dergisindeki makaleler bibliyometrik yöntemlerle analiz edilecek. Proje, coğrafya disiplininde bilgi üretiminin jeopolitiğini zamansal ve mekansal açıdan bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, alan yazına nesnel ve kapsamlı bir perspektif sunmayı hedefliyor. Elde edilecek verilerin, küresel coğrafi bilgi üretiminin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelere zemin oluşturması bekleniyor. Projede, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden Doç. Dr. Erdem Bekaroğlu ile Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Kurtar Anlı araştırmacı olarak yer alıyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kastamonu Üniversitesi’nde yürütülen bilimsel çalışmaların ulusal ve uluslararası düzeyde karşılık bulmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Rektör Topal, genç akademisyenlerin özgün araştırmalarla alan yazına katkı sunmasının Kastamonu Üniversitesi’nin araştırma vizyonu açısından önemine dikkat çekti.
BEUN’den Finans Merkezine ziyaret
23 Aralık 2025 Salı - 17:00 BEUN’den Finans Merkezine ziyaret Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Finans Topluluğu öğrencileri, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İstanbul Finans Merkezi yerleşkesine akademik bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen ÜNİDES çerçevesinde yürütülen ve BEUN Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Finans ve Bankacılık Bölümü 3. sınıf öğrencisi Muhammed Yetiş tarafından hazırlanan "Para Politikalarına Yakından Bakış: Merkez Bankası Ziyareti ve Uygulamalı Eğitim" başlıklı proje kapsamında 19 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirildi. Programa, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nin yanı sıra Kastamonu Üniversitesi ve Beykent Üniversitesi öğrencileri de katılım sağladı. Yaklaşık 3 saat süren program kapsamında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında görev yapan uzmanlar tarafından çeşitli sunumlar gerçekleştirildi. Bu çerçevede Pelin Şenoğlu tarafından TCMB’nın kurumsal yapısı ve kariyer olanakları, Büşra Nur Güllü Çıraklı tarafından işe alım süreçleri ve aranan nitelikler, Gülnihal Tüzün tarafından para politikası ve merkez bankacılığı uygulamaları, Atakan Eren Ölmez tarafından ise TCMB Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS) hakkında kapsamlı bilgiler sunuldu. Program, öğrencilerin merkez bankacılığı uygulamaları ve kariyer süreçlerine ilişkin merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltebildikleri soru cevap bölümü ile sona erdi.
Manisa CBÜ en iyi 20 üniversite arasına girdi
23 Aralık 2025 Salı - 16:33 Manisa CBÜ en iyi 20 üniversite arasına girdi Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan 2025 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu’nda elde ettiği göstergelerle dikkat çekici bir başarıya imza atarak ilk 20 üniversite arasında yer aldı. Rapora göre Manisa Celal Bayar Üniversitesi, olumlu sonuçlanan patent oranı en yüksek üniversiteler arasında Türkiye genelinde 3. sırada konumlandı. TEKNOFEST, TÜBİTAK, TÜBA ve benzeri kurumlar tarafından düzenlenen yarışmalara katılımda gösterdiği performansla da öne çıkan Manisa Celal Bayar Üniversitesi, en yüksek takım sayısına ulaşan üniversiteler arasında 11. sırada yer aldı. Erişilebilirlik envanter sayısı açısından öne çıkan üniversiteler arasında da yer alan Manisa Celal Bayar Üniversitesi, bu alanda 16. sıraya yükselerek kapsayıcı ve erişilebilir üniversite hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmaların somut ve ölçülebilir bir karşılığını elde etti. Bu sonuç, erişilebilirlik çalışmalarının yalnızca belirli merkezlerle sınırlı kalmadığını; ülke genelinde yaygınlaşan bir farkındalık ve uygulama alanı bulduğunu ortaya koyarken, üniversitenin bu alandaki yatırımlarının eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirdiğini ve toplumsal kapsayıcılık hedeflerine doğrudan katkı sağladığını gösterdi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, elde edilen başarının üniversitenin ortak emeğinin bir sonucu olduğunu vurgulayarak, "YÖK 2025 İzleme ve Değerlendirme Raporu’nda üç ayrı göstergede ilk 20 üniversite arasında yer almak, Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak doğru bir akademik ve kurumsal strateji izlediğimizin önemli bir göstergesidir. Eğitim-öğretimden araştırma ve projelere, sürdürülebilirlikten öğrenci odaklı çalışmalara kadar geniş bir yelpazede ortaya koyduğumuz bu başarıda, akademik ve idari personelimizin özverili çalışmaları ile öğrencilerimizin dinamizmi büyük rol oynamıştır. Üniversitemizi daha ileriye taşıyacak nitelikli çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Elde edilen bu sonuçlarla Manisa Celal Bayar Üniversitesi, ulusal ölçekteki konumunu güçlendirirken; bilimsel üretim, proje geliştirme ve erişilebilirlik alanlarında hedeflediği vizyonu kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.
Selçuk Üniversitesi 23 kategoride Türkiye’nin İlk 20 Üniversitesi arasında
23 Aralık 2025 Salı - 15:56 Selçuk Üniversitesi 23 kategoride Türkiye’nin İlk 20 Üniversitesi arasında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hazırlanan ve üniversitelerin akademik performanslarını ortaya koyan "2025 Yılı Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu" yayımlandı. Rapora göre Selçuk Üniversitesi 23 kategoride Türkiye’nin İlk 20 Üniversitesi arasında yer aldı. Yüksek Öğretim Kurulu 2025 İzleme ve Değerlendirme Raporu’nda Selçuk Üniversitesi, eğitim öğretim kalitesinden araştırma çıktılarına, uluslararasılaşmadan toplumsal katkıya kadar uzanan geniş bir değerlendirme yelpazesinde üstün bir performans sergiledi. YÖK’ün resmİ verilerine göre Selçuk Üniversitesi tam 23 farklı ölçüt bazında Türkiye’deki tüm üniversiteler arasında ilk 20’de yer alma başarısını gösterdi. Akademik ve stratejik hedeflerle uyum Elde edilen bu veri tabanlı sonuçlar, Selçuk Üniversitesi’nin "Araştırma Üniversitesi" vizyonu doğrultusunda belirlediği stratejik hedeflere sadık kaldığını teyit etti. TEKNOFEST, TÜBİTAK, TÜBA ve benzeri kuruluşlar tarafından organize edilen yarışmalara katılan takım ve öğrenci sayısı, ulusal kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen proje sayısı ile Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamında Türkiye ikincisi olan Selçuk Üniversitesi; sosyal sorumluluk projeleri, sanayi ile ortak yürütülen ulusal Ar-Ge projesi sayısı ve uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen Ar-Ge proje sayısında ise Türkiye üçüncüsü oldu. Ar-Ge ve sanayi ile iş birliğinde dikkat çeken başarı Sanayi ile ortak yürütülen ulusal Ar-Ge projeleri bütçesi, öğrenciler tarafından yürütülen endüstriyel/sektörel projeler ve Ar-Ge’ye ayrılan bütçe oranında Türkiye dördüncüsü olan Selçuk Üniversitesi; öğrenciler tarafından yürütülen sosyal sorumluluk projeleri sayısında Türkiye beşincisi, Teknokent veya Teknoloji Transfer Ofisi projelerine katılan öğrenci sayısı ile dezavantajlı gruplara yönelik düzenlenen faaliyet sayısında ise Türkiye altıncısı oldu. Yurt dışındaki üniversiteler veya kurumlarla ortak yürütülen Ar-Ge proje sayısı ile öğrenci toplulukları sayısında Türkiye sekizincisi olan Selçuk Üniversitesi, Kamu Personel Seçme Sınavlarında (KPSS) ilk yüzde 5’lik dilime giren program sayısında Türkiye on üçüncüsü, uluslararası değişim programları kapsamında gelen ve gönderilen öğretim elemanı sayısı ile iklim eylemi kategorilerinde ise Türkiye on dördüncüsü oldu. Öğrenci toplulukları faaliyet sayısında Türkiye on beşincisi olan Selçuk Üniversitesi; doktora mezun sayısında Türkiye on yedincisi, bilim iletişimi faaliyet sayısında Türkiye on sekizincisi ve Yoksullukla Mücadele İçin Üniversite Etki Sıralaması’nda (THE) ise Türkiye on dokuzuncusu oldu. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, 23 göstergede ilk 20’de yer alan Selçuk Üniversitesi’nin yükseköğretim kalitesindeki gücünü ortaya koyduğunu söyledi. Yılmaz, "Açıklanan rapor; araştırma kapasitemizin, öğrenci faaliyetlerimizin ve toplumsal katkı çalışmalarımızın güçlendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ulusal yarışmalara katılan takım ve öğrenci sayıları ile ulusal destekli projelerde Türkiye ikinciliği; sosyal sorumluluk projeleri, ulusal Ar-Ge iş birlikleri ve uluslararası destekli Ar-Ge projelerinde Türkiye üçüncülüğü üniversitemiz adına önemli bir başarıdır. Ar-Ge bütçesi, sanayi ile iş birlikleri ve teknokent faaliyetlerinde ilk altı içerisinde yer almamız da üniversitemizin çok yönlü ve sürdürülebilir gelişimini göstermektedir. Bu başarılar, öğrencilerimizin yanı sıra akademik ve idari kadromuzun ortak emeğinin bir sonucudur. Selçuk Üniversitesi olarak nitelikli araştırma üretimini, uluslararası iş birliklerini ve toplumsal katkıyı artırma hedefimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
Trafik kazasında hayatını kaybeden öğrencinin adı okulundaki kütüphanede yaşatılacak
23 Aralık 2025 Salı - 15:55 Trafik kazasında hayatını kaybeden öğrencinin adı okulundaki kütüphanede yaşatılacak Kastamonu’da yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarpması neticesinde hayatını kaybeden lise öğrencinin adı, doğum gününde okulunda açılan kütüphanede yaşatılacak. Kastamonu il merkezi Saraçlar Mahallesi Ankara Caddesi’nde 20 Ağustos’ta meydana gelen kazada, yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarptığı 16 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı hayatını kaybetmişti. Ailesini ve arkadaşlarını vefatıyla yasa boğan Yağmur Pehlivanlı için eğitim gördüğü Abdurrahmanpaşa Lisesi’nde kütüphane oluşturuldu. Okul idaresi, öğretmenler, Pehlivanlı’nın ailesi ve öğrenciler tarafından hazırlanan kütüphane, Yağmur Pehlivanlı’nın doğum gününde açıldı. Bin 700’den fazla kitap toplanarak hazırlanan kütüphane, Pehlivanlı’nın ailesi, okul arkadaşları, okul idaresi ile öğretmenlerin katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Abdurrahmanpaşa Lisesi Okul Müdürü Hüseyin Mısırlıoğlu, "Okul deyince aklımıza hep dersler, sınıf geliyor, fizik, kimya, biyoloji, matematik geliyor ama bu yaşanan elim olay vesilesiyle öğrendik ki okul aslında kocaman bir aile demekmiş. Mutlulukların, sevinçlerin, gözyaşlarının yaşandığı kocaman bir aile demekmiş. Yağmur da bizim için öyleydi. İlk geldiği günü hatırlıyorum. Babası Alp beyle birlikte gelmişlerdi. Çok da güzel bir öğrenciydi. Arkadaşları tarafından sevilen, derslerinde başarılı, sporla uğraşan, hayvanları ve insanları seven bir öğrenciydi. Bugün burada böyle bir kütüphanenin açılışını yapıyor olmak bir taraftan hüzün verici bir taraftan da gurur verici. Ben buradan ailesine teşekkür etmek istiyorum" dedi. Kızının çok merhametli olduğunu ifade eden Alp Pehlivanlı ise Yağmur için böyle bir kütüphane oluşturulmasının kendisini gururlandırdığını ifade etti. 140 yıldır eğitim veren bir okulda kızı Yağmur’un adının yaşatılacak olmasından ötürü büyük gurur duyduğunu dile getiren anne Esin Pehlivanlı da, "Yağmur, gerçekten çok merhametli bir çocuktu. Özellikle hayvanlara ve babasına, deprem bölgesine gitmesini söyledi. Babasını da deprem bölgesine gönderdi. Yağmur’un odasının hiçbir eşyası değişmedi. Bırakıp gittiği günkü gibi kaldı. Sadece deprem bölgesine destek olduğu için gelen plaketi yavrumun plaketi olduğu için o eklendi" şeklinde konuştu. Yağmur Pehlivanlı’nın sıra arkadaşı Elifsu Dincar ise, "Onunla çok fazla vakit geçirdim. O zaman aramızdaki samimiyet çok doğal ve içtendi. Şu anki o samimiyet bulamıyorum. Onu çok özlüyorum ve onu çok seviyorum. O his bir daha geri gelir mi bilmiyorum ama bazı bağlar bitmiyor yani benim Yağmur ile aramda olan hiçbir bağ bitmedi" ifadelerini kullandı. Programa katılanlar gözyaşlarına hakim olamadı. Programın ardından Pehlivanlı’nın Daday ilçesi Sarıçam köyündeki mezarı ziyaret edildi.
Uğurelli: "Yiğitbaş Gençlik Merkezi örnek bir çalışma yürütüyor"
23 Aralık 2025 Salı - 15:23 Uğurelli: "Yiğitbaş Gençlik Merkezi örnek bir çalışma yürütüyor" Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, Şehzadeler İlçe Müftülüğüne bağlı Yiğitbaş Kur’an Kursu ve Yiğitbaş Gençlik Merkezi’ni ziyaret etti. Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, Şehzadeler İlçe Müftülüğü’ne bağlı Yiğitbaş Kur’an Kursu ve Yiğitbaş Gençlik Merkezi bünyesinde, Şehzadeler Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde açılan kursları ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Ziyarette, Şehzadeler İlçe Müftüsü İsmail Temur’dan merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarete; Manisa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Kılıç, Şehzadeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Gencay, Şehzadeler İlçe Müftüsü İsmail Temur ile Şehzadeler Halk Eğitimi Merkezi idarecileri de katıldı. Yiğitbaş Kur’an Kursu ve Yiğitbaş Gençlik Merkezi’nde devam eden kursları gezen İl Müdürü Uğurelli, öğretmenler ve kursiyerlerle sohbet etti. Tasavvuf müziği eğitimi alan kursiyerlerle yakından ilgilenen Uğurelli, öğrencilerin icra ettiği eserleri dinledi. "İçimde Sanat Var" ve "Erdem Sanat" projeleri yürütülüyor Merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Şehzadeler İlçe Müftüsü İsmail Temur, Yiğitbaş Kur’an Kursu ve Yiğitbaş Gençlik Merkezi’nin 2019 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini belirterek, iki önemli projenin 18 atölyede sürdürüldüğünü söyledi. Temur, "Birinci projemiz ‘İçimde Sanat Var’. Tamamen üniversite öğrencilerine yönelik olan bu projede, gençlerimizin manevi değerleri, Kur’an-ı Kerim eğitimi, değerler eğitimi ve sanat eğitimi alanlarında önemli faaliyetler yürütülüyor. 18 atölyede farklı programlar icra ediliyor. İkinci projemiz ise ‘Erdem Sanat’. Bu proje çocuklara yönelik olup, Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere 5 branşta değerler eğitimi ve sanat eğitimi veriliyor. 2019’dan bu yana süren projede şu anda 195 öğrenci aktif olarak eğitim alıyor" dedi. Manisa’da ilk ve tek Tasavvuf Musikisi Topluluğu Merkez bünyesinde 7 yıllık bir çalışma sonucunda profesyonel bir Türk Tasavvuf Musikisi topluluğunun oluşturulduğunu da belirten Temur, "Musaffa Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğu, Manisa’da ilk ve tek olma özelliği taşıyor. Yerelde, yurt içinde ve yurt dışında programlarına devam ediyor. Türkiye’ye örnek olabilecek nitelikte bir proje" ifadelerini kullandı. Kurumlar arası iş birliğine teşekkür Projelerin kurumlar arası iş birliğiyle yürütüldüğünü vurgulayan Temur, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitimi Merkezi’ne desteklerinden dolayı teşekkür etti. Projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen kurs yöneticisi ve Gençlik Merkezi sorumlusu Mukaddes Dilbaz’a da özel teşekkürlerini iletti. Öğrencilere kalem hediye etti Ziyaretin sonunda Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli, merkezde eğitim alan öğrencilere birer kalem hediye etti. Uğurelli’nin merkezde yürütülen çalışmaları takdirle karşıladığı ve projeleri övgüyle değerlendirdiği ifade edildi.
Emirdağ Fatih İlkokulu ‘İlkokullar Arası En İyi Cümle / Afiş Yarışması’nda birinci oldu
23 Aralık 2025 Salı - 15:04 Emirdağ Fatih İlkokulu ‘İlkokullar Arası En İyi Cümle / Afiş Yarışması’nda birinci oldu Emirdağ Fatih İlkokulu, akademik ve sosyal başarılarına bir yenisini daha ekledi ve Emirdağ’ın gururu oldu. Milli Eğitim Bakanlığı 2025/2026 Eğitim Öğretim Yılı ‘Dilimizin Zenginlikleri Projesi’ kapsamında Afyonkarahisar İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘İlkokullar Arası En İyi Cümle / Afiş Yarışması’nda, Emirdağ Fatih İlkokulu 4/C sınıfı öğrencisi İdil Mola, Afyonkarahisar İl Birincisi olarak büyük bir başarıya imza attı. Bu önemli başarıyla, Fatih İlkokulu; hem okul hem de ilçe adına adını bir kez daha zirveye yazdırdı. ‘Hiçbir başarı tesadüf değildir’ Fatih İlkokulu Müdürü Ali Kubat, ‘’Öncelikle ‘Güney Doğu Asya Uluslararası Matematik Olimpiyatları’ katılım sınavında derece yaparak altın madalya kazanan ve final yarışmasına davet edilen, öğrencimiz Ömer Kösem’den sonra; ‘Dilimizin Zenginlikleri Projesi En İyi Afiş Yarışması’nda, Afyonkarahisar İl Birincisi olan 4/C sınıfı öğrencimiz İdil Mola’yı canı gönülden tebrik ediyorum. Bu başarıda emeği geçen öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. ‘Hiçbir başarı tesadüf değildir’. Bu başarıların temelinde güçlü bir eğitim anlayışı, özverili öğretmenlerimiz ve destek veren velilerimiz bulunmaktadır’’ dedi. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz ise, ‘’Fatih İlkokulu’nun öğretmenlerini ve öğrencilerinin başarılarını canı gönülden tebrik ederim, kutlarım, teşekkür ederim ve başarılar dilerim. Bu başarı aynı zamanda Emirdağ’ın gururu oldu’’ dedi. Fatih İlkokulu’nu ve Emirdağ’ı gururlandıran bu anlamlı başarı; eğitimde doğru adımların ve emeğin karşılığının en güzel örneklerinden biri oldu. Dereceye giren öğrenci İdil Mola için, 2026 yılı Haziran ayında, Afyonkarahisar İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından ödül töreni düzenleneceği bildirildi.
Minik yürekler dilin ve kültürün izinde
23 Aralık 2025 Salı - 14:36 Minik yürekler dilin ve kültürün izinde Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde bulunan Akşemseddin Ortaokulu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen ’Dilimizin Zenginlikleri’ Projesi kapsamında yazar-çocuk buluşması etkinliği gerçekleştirildi. Akşemseddin Ortaokulu Ana Sınıfı B Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, Şehzadeler ilçesinde Türkçe öğretmeni olarak görev yapan çocuk kitapları yazarı Halil Kuru, ana sınıfı öğrencileriyle bir araya geldi. Minik öğrencilerle samimi bir ortamda buluşan Kuru, yazarlık yolculuğunu anlatarak kitapların ve dilin önemine dikkat çekti. Söyleşi sırasında öğrencilerle keyifli sohbetler gerçekleştirildi. Programda okulun müzik öğretmeni Meltem Koruk da sahne alarak türküler seslendirdi. Canlı müzik eşliğinde eğlenen öğrenciler, geleneksel ezgilerle buluşarak kültürel değerleri yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında Türk kültürünün önemli kahramanları olan Dede Korkut, Nasreddin Hoca, Keloğlan, Karagöz ve Hacivat tanıtıldı. Öğrenciler, bu karakterlerin temsil ettiği değerleri öğrenerek kültürel mirasımıza dair farkındalık kazandı. Türküler ve şarkılarla renklenen programda, minik öğrenciler edebiyat ve kültürle iç içe bir gün geçirdi. Etkinlik sonunda konuşan Halil Kuru, bu tür çalışmaların çocuklarda dil bilincinin gelişmesi ve kültürel farkındalığın artırılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.