EĞİTİM
Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" 03 Mart 2026 Salı - 18:55:20 Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
03 Mart 2026 Salı - 18:54 Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.
03 Mart 2026 Salı - 17:06 Yasav: "Çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin etkisi vardır" Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav, İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, öğretmene yönelik şiddetin toplumsal bir çürüme göstergesi olduğunu belirterek, "Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından katledilmesi eğitim camiasını yasa boğdu. Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan olayın münferit bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artık yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini ifade etti. Başkan Yasav, "Bugün kelimelerin tükendiği bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin, milletine faydalı bir insan yetiştirmek için emek verdiği öğrencisi tarafından katledilmesi acımızı tarif edilemez boyuta taşımıştır. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz. Yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorunu haline dönüştüğünü vurgulayan Yasav, öğretmenlere yönelen saldırıların eğitim hizmetini sekteye uğratacak boyuta ulaştığını kaydetti. Yasav, "Eğitimciye yönelen şiddet bir toplumsal çürüme belirtisidir. Eğitimin can güvenliği kaygısına teslim edilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Şiddetin failinin öğrenci olduğu durumların meselenin vahametini daha da artırdığını belirten Yasav, çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin etkisine dikkat çekti. Yasav, aile içindeki ilgisizlik, sevgisizlik ve değersizliğin topluma suç olarak yansıdığını belirterek, çocuk ve genç eğitiminin yanı sıra aile eğitimine de ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü hatırlatan Yasav, okul güvenliğinin sağlanmasının hukuk devleti olmanın gereği olduğunu vurguladı. Caydırıcı yasal düzenlemelerin ve idari tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Yasav, eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Yasav açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu çağrı öğretmenin itibarını koruma çağrısıdır. Bu çağrı güvenli okul talebidir. Bu çağrı şiddetsiz bir gelecek iradesidir. Fatma Nur öğretmenimizin aziz hatırası önünde söz veriyoruz. Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz."
Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kâğıdı EÜ’de sergileniyor
03 Mart 2026 Salı - 12:36 Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kâğıdı EÜ’de sergileniyor Ege Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin bu alandaki ilk müzesi olan Kâğıt ve Kitap Sanatları Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonuyla ziyaretçilerini tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği müze, kâğıdın serüvenini ve kitabın sanatla buluştuğu noktaları evrensel bir bakış açısıyla sunuyor. Bünyesinde dünyanın en küçük kitabı, en hafif kâğıdı ve 38 ülkenin bitkilerinden üretilen dünya haritasına kadar pek çok nadide eserleri bulunduran müze, kâğıt ve kitap sanatının gelişimini gözler önüne seriyor. Müzenin kuruluş aşamasından itibaren sürecin içerisinde yer alan Ege Üniversitesi Kâğıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, müzedeki eserlerin her birinin ayrı bir hikâyesi olduğunu vurguladı. Müzedeki en dikkat çekici eserlerden birinin "One World" projesi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Müzenin kuruluş aşamasından eserlerin müzeye gelişine dek sürecin içinde olduğum için kâğıt ve kitap eserleri bana hep ilginç gelmiştir. Konusu itibariyle evrensel bir müzeye yakışan ’One World’ projesi başlığı altında hazırlanmış ’sanat sınır tanımaz’ mesajı ile sergilenen ’Dünya Haritası’ ilgimi çeken ilk yapıtlar arasında olmuştur. 38 ülkeden 42 sanatçının katılımıyla her birinin kendi yaşadığı coğrafyadaki bitkilerden yapmış oldukları el yapımı kâğıtlardan üretilmiş, kâğıt sanatçısı Jane Ingram Allen tarafından birleştirilerek gerçekleştirilmiştir. Türkiye’den de kâğıt eserin bulunduğu bu harita en son ABD’nin Boston eyaletinde sergilenmiş, 2012 yılında müzeye sanatçı tarafından bağışlanmıştır" dedi. "Dünyanın en küçük kitabı bu müzede sergileniyor" Müzenin en çok merak edilen ve ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan eseri ise mikroskobik boyutlardaki kitap. Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken ve merakla sordukları bu eser, 2012 yılında bağış yoluyla müzeye kazandırılan dünyanın en mini kitabıdır. 2.4x2.9 mm ölçülerinde, büyüteç yardımıyla görülebilen eser, Joschua Rechert tarafından mikroskop altında çok küçük aletlerle yapılmıştır. Her bir sayfasında alfabenin renkli harflerinin basılı olduğu ve yazının bulunmadığı bu minik kitap, Türkiye’de tek olarak müzemizde sergilenmektedir" diye konuştu. "Söz uçar yazı kalır" Kâğıdın ve yazının insanlık tarihindeki kalıcılığına dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, dijitalleşen dünyada bile yazılı kültürün önemini koruduğunu belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Tarihin her döneminde papirüs, parşömen, deri üzerine insanlar yazı yazmışlar. Kâğıt veya dijital bir sayfa olsun fark etmez, ben hayatımızda kalacak olan şeyin yazı olacağına inanıyorum çünkü ’söz uçar yazı kalır’ " diye konuştu.
Pazarlar’da maarif sofrası bereketi
03 Mart 2026 Salı - 12:13 Pazarlar’da maarif sofrası bereketi Kütanya’nın Pazarlar İlçesinde eğitim faaliyeti gösteren Pazarlar Spor Lisesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Ramazan Ayı Etkinlikleri" ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" vizyonu kapsamında örnek bir projeye imza attı. "İftarda Konuşalım" başlığıyla düzenlenen programda, "Karma Sofra" modeliyle devletin tecrübesi ve gençliğin enerjisi aynı sofrada buluştu. İftar vaktinin gelmesiyle birlikte İlçe Müftüsü Faruk Kartal, Ramazan’ın birleştirici gücü üzerine yaptığı sohbetin ardından iftar duasını yaptırdı. İmam Hatip Muhammed Ayyıldız’ın huşu içinde okuduğu akşam ezanıyla birlikte, protokol üyeleri ve öğrenciler aynı sofrada dualarla oruçlarını açtı. Gecenin moderatörlüğünü de üstlenen Pazarlar Spor Lisesi Müdürü Muammer Gökalp, açılış konuşmasında okulun akademik ve sportif yükselişine dair stratejik bir ufuk çizdi. Gökalp, "Son bir yılda hem akademik hem de sportif alanda yakaladığımız ivmeyi, önümüzdeki yıl Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ruhuna uygun, yenilikçi projelerle taçlandıracağız. Sadece sporcu değil, karakteriyle ve başarılarıyla örnek gösterilen ‘rol model’ bireyler yetiştiren bir okul olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz," dedi. Pazarlar İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Çalışkan, Maarif Modeli’nin önemine değinerek, "Yeni modelimizle sadece zihni değil, kalbi de besleyen bir nesil hedefliyoruz; sizler bu medeniyetin yarınları, eğitim ordumuzun en dinamik neferlerisiniz" ifadelerini kullandı. İlçe Jandarma Komutanı İsmail Yalçın ise sporcu gençlere, "Sahadaki disiplininiz vatan sevgisinin, karakteriniz ise bayrak aşkının bir tezahürüdür; disiplinden taviz vermeyen bir sporcu, vatanına en büyük hizmeti yapan bireydir" diye konuştu. Pazarlar Belediye Başkanı Bilal Demirci, şehir kültürü ve dayanışmanın önemini anlattığı konuşmasında sporculara müjdeler verdi. Başkan Demirci, "Madalya ve şampiyonlukların son bir yılda arttığını görüyoruz ve daha da artacağına inanıyoruz. Şehrimizin ve Kütahya’nın gururu olmaya devam edin; bizim desteğimiz sürekli sizin yanınızda," diyerek; Floor Curling Karma takımında Kütahya birincisi olan Sude Naz Yüksel ve Behlül Çağlar ile Taekwondo branşında Kütahya şampiyonu olan Arda Yıldırım ve Beyzanur Sütçü’ye "Başarı Bursu" belgelerini takdim etti. Pazarlar Kaymakamı Alper Açıkgöz ise, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu üzerine yaptığı konuşmada, "Türkiye Yüzyılı, hayallerini devletiyle omuz omuza gerçekleştiren gençlerin omuzlarında yükselecektir. Sizler bu ülkenin sadece sporcuları değil, vizyoner lider adaylarısınız," dedi. Kaymakam Açıkgöz, konuşmasının ardından Kütahya birincilikleriyle ilçeyi gururlandıran Sude Naz Yüksel, Behlül Çağlar, Arda Yıldırım ve Beyzanur Sütçü’ye özel hediyelerini takdim ederek başarılarını kutladı Geleceğin şampiyonlarının mülki ve yerel idarenin temsilcileriyle aynı sofrada buluştuğu bu müstesna gece, çekilen hatıra fotoğraflarıyla yarınlara bir "erdem nişanesi" olarak kaydedildi. İftar programına Pazarlar Kaymakamı Alper Açıkgöz, Belediye Başkanı Bilal Demirci, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Çalışkan, İlçe Müftüsü Faruk Kartal, İlçe Jandarma Komutanı İsmail Yalçın okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Sporcu gençler Ramazan’ın manevi ikliminde buluştu
03 Mart 2026 Salı - 11:23 Sporcu gençler Ramazan’ın manevi ikliminde buluştu Kütahya’nın Pazarlar ilçesinde, ÇEDES projesi kapsamında düzenlenen Ramazan etkinliklerinde Pazarlar Spor Lisesi öğrencileri cami kültürü ve Ramazan ayının manevi değerleriyle bir araya geldi. Okulun Değerler Kulübü tarafından organize edilen program, Pazarlar Üniversitesi Camii’nde gerçekleştirildi. Genç sporcuların milli ve manevi değerlerini güçlendirmeyi amaçlayan etkinliğe ilçe protokolü, okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Programda Faruk Kartal, caminin mimari bölümleri hakkında öğrencilere bilgi verdi. Mihrap, minber ve kürsü gibi alanların işlevlerini anlatan Kartal, Ramazan ayı dolayısıyla oruç, mahya ve mukabele kavramları üzerine de sohbet gerçekleştirdi. Kartal, Ramazan’ın birleştirici ve paylaşımcı ruhuna dikkat çekti. Etkinlik kapsamında E-Sportif Dergisi ekibi de öğrencilerle bir araya gelerek söyleşi yaptı. Söyleşide spor disiplini ile manevi değerlerin birlikte yürütülmesinin önemi vurgulanırken, sporun ahlaki boyutu ve Ramazan ayının nefis terbiyesine katkıları ele alındı. Programa Okul Müdürü Muammer Gökalp ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri İlknur Ünal ve Muhammed Yıldız de katıldı. Öğrencilerin cami adabına ilişkin soruları programda yanıt buldu. Okul yönetimi, bu tür etkinliklerin gençlerin karakter gelişimine ve değerler eğitimine önemli katkı sağladığını belirtti. Program, Ramazan ayının huzurlu atmosferinde çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Kuşadası Belediyesi’nden personeline İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi
03 Mart 2026 Salı - 10:49 Kuşadası Belediyesi’nden personeline İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Kuşadası Belediyesi tarafından bünyesinde görev yapan personele, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmeye başlandı. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün organize ettiği eğitim programının belirli aralıklarla devam edeceği açıklandı. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen iş sağlığı ve güvenliği eğitimine ilk olarak Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli katıldı. Eğitimde, İş Güvenliği uzamanı Gönül Ecem Demirel tarafından katılımcılara çalışma esnasında alınması gereken güvenlik önlemleri ve muhtemel iş kazalarının önlenmesine yönelik bilgiler aktarıldı. Eğitimde ayrıca personele genel iş sağlığı ve güvenliği kuralları, iş kazaları ve meslek hastalıklarının nedenleri, iş yerindeki risk unsurları, güvenli çalışma yöntemleri, risk analizi, iş ekipmanlarının doğru ve güvenli kullanımı ile acil durum prosedürleri detaylı şekilde anlatıldı. Çalışanların sahadaki görevlerini güvenli bir biçimde yerine getirebilmesi için iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymasının öneminin de vurgulandığı eğitimle, iş verimliliğinin artırılması hedefleniyor. İş sağlığı ve güvenliği eğitiminin kendileri için çok önemli olduğunu belirten Kuşadası Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Hakan Bayrak, "Personelimizin bilinç düzeyinin artırılması amacıyla belirli aralıklarla eğitimler devam edecek. Eğitim, çalışanlarımızın hem kendi güvenlikleri hem de hizmet kalitesinin yüksek standartta olması açısından çok faydalı oluyor" diye konuştu.
Deprem Haftası’nda kampüste afet bilinci seferberliği
03 Mart 2026 Salı - 10:32 Deprem Haftası’nda kampüste afet bilinci seferberliği Eskişehir’de 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında Anadolu Üniversitesi Arama Kurtarma Ekibi (AUSAR) tarafından kampüste afet bilincini artırmaya yönelik kapsamlı bir etkinlik programı başlatıldı. Dört gün sürecek programda uygulamalı çalışmalar ve bilgilendirme seminerleri gerçekleştirileceği belirtildi. Anadolu Üniversitesi Arama Kurtarma Ekibi (AUSAR) tarafından organize edilen etkinlikler çerçevesinde öğrenci merkezinde bilgilendirme stantları kuruldu. Program kapsamında akademik ve idari personel ile öğrencilerin afetlere karşı bilinç düzeyinin artırılması, muhtemel bir deprem anında doğru davranış biçimlerinin benimsenmesi ve kampüs genelinde hazırlık kültürünün güçlendirilmesinin hedeflendiği ifade edildi. AUSAR Ekip Lideri Dr. Öğr. Üyesi Ekrem Meriç, afetlere hazırlığın yalnızca kriz anıyla sınırlı olmadığını, önleyici eğitim ve düzenli tatbikatların büyük önem taşıdığını belirtti. Uygulamalı hazırlık çalışmaları gerçekleştiriliyor Etkinlikler kapsamında teorik bilgilendirmenin yanı sıra uygulamalı faaliyetlere de yer veriliyor. Kampüs içerisinde kurulan stantlarda muhtemel afet durumlarında kullanılmak üzere hazır bulundurulan kamp çadırlarının bakımı ve kurulumu hakkında bilgi veriliyor aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarında kullanılan ekipmanların kontrolü sağlanarak operasyonel hazırbulunuşluk test ediliyor. Bu çalışmalarla hem AUSAR’ın operasyonel kapasitesinin güçlendirilmesi hem de öğrencilerin arama kurtarma süreçlerine ilişkin farkındalığının artırılması amaçlanıyor. Eğitim ve seminerler dört gün sürecek Program kapsamında düzenlenecek seminerlerde; deprem öncesinde alınması gereken tedbirler, deprem anında doğru davranış biçimleri ve tahliye sonrasında dikkat edilmesi gereken hususlar uzmanlar tarafından katılımcılarla paylaşılacak.