ASAYİŞ - 21 Ocak 2026 Çarşamba 15:12

Çorum’da "boş evlere dadanan hırsızlara JASAT’tan operasyon: 2 tutuklama

A
A
A
Çorum’da "boş evlere dadanan hırsızlara JASAT’tan operasyon: 2 tutuklama

Çorum’un Sungurlu ilçesinde, vatandaşların kış aylarında şehir merkezine gitmesini fırsat bilerek köylerdeki 10 ayrı evi soyan 2 şüpheli, JASAT ve jandarma ekiplerinin çalışmasıyla yakalandı.


Edinilen bilgiye göre, Çorum İl Jandarma Komutanlığı, JASAT ve Yörüklü Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, Sungurlu ilçesi Çayyaka köyünde, vatandaşların kış mevsimi sebebiyle ilçe merkezine yerleşmesini fırsat bularak boş kalan evlere dadanan hırsızlar için harekete geçti. 8 Ocak tarihinde 5 ayrı ikametten hırsızlık ihbarı alan ekiplerin teknik ve istihbari çalışmalar neticesinde 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadelerinde toplam 10 eve girdiklerini itiraf etti. Şahısların evlerden 33 gram altın, 3 adet çeyrek altın, 5 adet ruhsatlı ve ruhsatsız tabanca, 8 adet yivsiz av tüfeği, çok sayıda tabanca mermisi ve av tüfeği fişeği, araç ses sistemleri ile çeşitli ev eşyaları çaldıkları tespit edildi. Adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.



Çorum’da "boş evlere dadanan hırsızlara JASAT’tan operasyon: 2 tutuklama

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’de sömestr tatili kitapla renkleniyor Nilüfer Belediyesi’nin çocukların sömestr tatilini verimli geçirmeleri amacıyla düzenlediği etkinlikler tüm hızıyla sürüyor. "Çocuklar Kütüphanede" buluşmaları kapsamında Üçevler Kütüphanesi’ne konuk olan yazar Burcu Aktaş, çocuklarla "Vahşi Şeyler" romanı üzerinden kentsel dönüşümü, kaybolan hâtıraları ve doğanın yaşam mücadelesini konuştu. Nilüfer Belediyesi, sömestr tatili boyunca çocukları sanat ve edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Üçevler Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikte yazar Burcu Aktaş, Nilüferli çocuklarla bir araya gelerek yazarlık serüvenini ve son romanı "Vahşi Şeyler"in hikâyesini paylaştı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada Aktaş, değişen şehirlerin hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkilerini anlattı. 85 Yaşındaki bir kahramanın gözünden şehir Söyleşide yazarlık serüvenini ve kitabın ortaya çıkış hikâyesini paylaşan Burcu Aktaş, çocukları "Vahşi Şeyler" romanının 85 buçuk yaşındaki kahramanı Mualla’yı anlattı. Kendi yaşamadığı bir dönemi kaleme almanın zorluklarına değinen Aktaş, karakteri yaptığı gözlemleri şu sözlerle aktardı: "Bir karakter yaparken onun gerçekçi olması gerekir. Ben henüz o yaşta olmadığım için, 85 yaşındaki birinin nasıl yürüdüğünü, nasıl oturduğunu çok iyi gözlemlemek zorundaydım. Mualla, değişen ve betonlaşan şehre artık sadece penceresinden bakan, dışarıdaki hıza ayak uyduramayan bir karakter." Söyleşinin odak noktasını kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkileri oluşturdu. İstanbul’da büyüdüğü yerlerin zamanla nasıl değiştiğini ve hâtıraların geçtiği mekânların yok oluşunu anlatan Aktaş, çocukları "işgal edilen yaşam alanları" üzerine düşünmeye davet etti. Kitabın çıkış noktasının 2013 yılında gördüğü bir haber olduğunu belirten yazar, "Ormandan inip İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçmeye çalışan yaban domuzlarını gördüğümde bu hikâye zihnimde canlandı. Doğasında yüzmek olmayan bu hayvanlar neden kaçıyordu? Şehir onların üzerine geldiği için mi? Temel soru şu: Yaşam alanı arayan hayvan mı vahşi, yoksa o alanı yok eden insan mı?" ifadelerini kullandı. "Kitap mutsuzluk değil, düşünmeyi vaat eder" Romanda geçen dürbün metaforuyla, insanın kendi yaşadığı sokağa bile ne kadar yabancılaşabileceğini vurgulayan Burcu Aktaş, çocuklara çevre bilinci ve empati üzerine önemli mesajlar verdi. Kitabın hüzünlü bir yanı olsa da mutsuzluk vadetmediğini, aksine okuru düşünmeye sevk ettiğini belirtti. Söyleşinin sonunda çocukların sorularını içtenlikle yanıtlayan Burcu Aktaş, günün anısına kitaplarını imzaladı.
Mersin Mersin’de kadınlara nefes ve hareket eğitimi Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Kadınlara Özel Nefes ve Hareket Eğitimi’ ile kadınlar, doğru nefes teknikleri ve hareket egzersizleri sayesinde hem bedensel hem de zihinsel olarak rahatlayarak güne daha enerjik başlıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde yer alan Trafik Park Kadın ve Çocuk Atölyesinde devam eden ‘Kadınlara Özel Nefes ve Hareket Eğitimi’ ile kadınlar; doğru nefes alma tekniklerini, doğru nefes almanın beden ve zihin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini ve hayat enerjisinin bedene yayılmasını keşfeden bir yolculuğa çıkıyor. ‘Matını al gel, nefese ve ana odaklanıyoruz’ mottosuyla süren egzersizlere katılan onlarca kadın, çalışmalarla birlikte güne enerjik başlama fırsatı buluyor. Kadınlar her hafta Trafik Park Kadın ve Çocuk Atölyesinde bir araya gelerek sağlıklı, verimli ve kaliteli nefes almanın yollarını keşfediyor. Yapılan çalışmalarda bedensel ve zihinsel faydaların yanı sıra, sosyalleşme imkanları da kadınları memnun ediyor. "Kadınlar burada zihinsel ve duygusal yüklerini boşaltabiliyor" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Trafik Park Kadın ve Çocuk Atölyesi’nin Birim Sorumlusu Yasemin Tekin, nefes alma teknikleri kapsamında yapılan bu çalışmaların, kadınlara mental imkan da çok iyi geldiğini söyledi. Kadınların memnuniyetini de vurgulayan Tekin, "Kadınlar gün içerisinde hem zihinsel, hem de duygusal olarak birçok yük taşıyorlar ve bu egzersizlerle yüklerini boşaltabiliyorlar. Normalde bu tür faaliyetler oldukça pahalı ama burada hizmetimizi ücretsiz veriyoruz. Kadınlar aynı zamanda sosyalleşme fırsatı da buluyorlar. Gün içerisinde rahatlıyor, nefeslerini açıyor, arkadaş oluyor ve sorunlarını paylaşabiliyorlar. Bu şekilde güzel bir döngü devam ediyor" dedi. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığının, kadınlara yönelik bu tür faaliyetlerinin devam edeceğine de değinen Tekin, "Kadınlara spor, sosyal ve psikoloji gibi alanlarda da desteklerimiz devam ediyor. Bütün kadınların yanındayız. Hiçbir kadın kendini yalnız hissetmesin" sözlerini kaydetti. "Nefes egzersizleri, enerji ve dengeyi hissetmemizi sağlıyor" Kadınlarla egzersiz çalışmalarını gönüllü olarak yürüten yoga ve nefes eğitmeni Deniz Sarıalioğlu, egzersizlerin nefesin hayatla olan bağını hatırlattığını ve doğru nefes almanın insanın enerjisini yükseltmesine yardımcı olduğunu vurguladı. Doğru nefes almanın bedensel etkilerine de değinen Sarıalioğlu, "Nefesin enerjiyi artırdığı, sinir sistemini dengeye aldığı, kendi özümüzle yaşamamızda vesile olduğu bir gerçek. Bu uygulamalar tıbbi anlamda da destekleniyor. Kadınlara bunu hatırlatmayı, enerjilerinin kendilerine iyi gelmesini, dengede olmayı hissetmelerini istedim" diye konuştu. Anda kalmanın önemini çalışmalarla pekiştirdiklerini sözlerine ekleyen Sarıalioğlu, "Büyükşehir Belediyemiz bu çalışmalar için alan açtı. Kendim ve katılanlar adına çok teşekkür ediyorum. Umarım daha çok kişiye ulaşabiliriz" ifadelerini kullandı.
Şırnak Şırnak Belediyesinden ‘Hoş geldin Bebek’ sürprizi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını "Aile Yılı" olarak ilan etmesinin ardından, Şırnak Belediyesi aile kurumunu güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda belediye ekipleri, hastanede yeni doğan bebekleri ve ailelerini ziyaret ederek "Hoş Geldin Bebek" paketlerini teslim etti. Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka’nın seçim vaadi olarak duyurduğu "Hoş Geldin Bebek Paketi" uygulaması hayata geçirilirken, yeni doğan bebekler ve aileleri hastanede ziyaret edilerek ilk destek paketleri teslim edildi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla hazırlanan uygulama kapsamında, dünyaya yeni gözlerini açan bebekler ve aileleri yalnız bırakılmadı. Projenin ilk adımı Şırnak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde atıldı. Belediye Başkanı Mehmet Yarka, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Bişenk Fatma Acar ve belediye meclis üyeleriyle birlikte hastanede yeni doğan bebeklerin ailelerini ziyaret ederek, özenle hazırlanan Hoş Geldin Bebek Paketlerini teslim etti. Ziyaretlerde ailelerin mutluluğu ve heyecanı gözlerden kaçmadı. Şırnak Belediyesi tarafından hayata geçirilen bu sosyal destek projesiyle, yeni doğan bebeklerin temel ihtiyaçlarına katkı sunulması, aile yapısının güçlendirilmesi ve vatandaşların yaşamına dokunan kalıcı bir destek mekanizması oluşturulması hedefleniyor. Uygulama, özellikle ekonomik açıdan ailelere nefes aldırmayı amaçlıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesinin, ailenin toplumdaki önemini bir kez daha vurguladığını belirterek şunları söyledi: "Hayata yeni başlayan her bebek, geleceğe dair en büyük umudumuzdur. Bizler de aile kurumunu güçlendiren her çalışmayı öncelikli görevimiz olarak görüyoruz. Seçim sürecinde verdiğimiz sözleri tek tek hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kadın Kolları Başkanımız ve meclis üyelerimizle birlikte yeni doğan bebeklerimizi ve kıymetli ailelerini ziyaret ederek bu mutluluğa ortak olduk." Başkan Yarka, sosyal belediyeciliğin sadece altyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, "Hayatın başladığı ilk anda da hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Şırnak’ta dayanışmayı, gönül bağlarını ve aile bilincini güçlendirmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Samsun Samsun’da kenevir üretimi için son tarih uyarısı: Başvurular 1 Nisan’da bitiyor Samsun’da lif ve tohum amaçlı kenevir üretimi izne tabi olarak yapılırken, üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kaydı ve kenevir üretim izin başvurularını 1 Ocak–1 Nisan 2026 tarihleri arasında tamamlaması gerekiyor. Bu tarihten sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecek. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, kenevir üretiminin Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamında yürütüldüğü hatırlatıldı. Yönetmelik gereği "tohum" veya "lif (elyaf)" amaçlı kenevir üretiminin mutlaka yasal izin alınarak yapılması gerektiği, izinsiz üretimlerin ruhsatsız üretim olarak değerlendirileceği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Samsun’un kenevir üretiminde ülke genelinde önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek, "İlimizde kenevir üretimi izinli olarak yapılmaktadır. 1 Nisan 2026 tarihinden sonra kenevir üretimi için yapılan ÇKS kaydı ve üretim izin başvuruları kesinlikle kabul edilmeyecektir" dedi. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) uygulamalarının ÇKS Yönetmeliği çerçevesinde yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, üreticilerin üretim bilgilerini 15 Mart–15 Nisan tarihleri arasında güncelleyebileceğini, ikinci ve üçüncü ürün beyanlarının ise 30 Haziran’a kadar yapılabileceğini hatırlattı. İzin yetkisi mülki amirliklerde Kenevir üretim izinlerinin, üretim yapılan parselin kayıtlı olduğu mülki amirlik tarafından verildiğini belirten Yılmaz, "İl genelinde Valilik, ilçelerde ise Kaymakamlıklar yetkilidir. Ar-Ge amaçlı kenevir tarımında ise üretim izni yalnızca Valilik Makamınca verilmektedir" diye konuştu. Sözleşmeli tarım kapsamında üretim yapan çiftçilerin, ekim ve dikim işlemlerinin ardından sözleşme bilgilerini İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine teslim etmeleri gerektiği de vurgulandı. Öte yandan, 13 Eylül 2024 tarihli ve 32661 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlaç Etkin Maddesi Üretimi Amaçlı Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolüne Dair Yönetmelik kapsamında, ilaç etken maddesi amacıyla kenevir tarımı yapmak isteyen üreticilerin tüm başvuru ve işlemlerinin Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından yürütüleceği belirtildi. Yetkililer, üreticilerin mağduriyet yaşamamaları için son günü beklemeden başvurularını tamamlamaları gerektiğini hatırlattı.