Yerel Haberler
Bursa
Arena Anne-Baba Okulu’nda sertifika heyecanı 22 Şubat 2026 Pazar - 10:51:25 Arena Eğitim Kurumları’nın, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) iş birliğiyle hayata geçirdiği "Anne Baba Okulu" projesi, ikinci dönemini başarıyla tamamladı. 10 hafta boyunca uzman akademisyenlerden eğitim alan ebeveynler, Arena Okulları Beşevler Kampüsü’nde düzenlenen törenle sertifikalarına kavuştu. Törene BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni, Arena Eğitim Kurumları Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feyyat Gökçe, Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, BUÜ Öğretim Üyesi Dr. İsmail Çimen kurum yöneticileri ve çok sayıda veli katıldı. Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, projenin hem kurum hem de toplum için taşıdığı değeri vurguladı. Eğitimin evdeki değişimle başladığına dikkat çeken Arslan, "Bugünkü tabloyu kelimelerle anlatmak mümkün değil; bizim için gerçekten çok anlamlı bir gün. 10 hafta boyunca hem Bursa’dan hem de çevre illerden çok değerli hocalarımız velilerimizle buluştu. Projemizdeki temel felsefe ’evi değiştirmekti’. İnanıyoruz ki evdeki ortamı dönüştürebilirsek, çocuklarımız hayata çok daha güçlü adapte olacaklardır. Kendi velilerimizle sınırlı kalmayıp, bu bilinçle Bursa genelinde öncü bir rol üstlenmek ve benzer çalışmalara model teşkil etmek istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki çevremiz güzelleşirse biz de güzelleşiriz. Bu toplumsal gelişim vizyonuyla hareket ederek, her yıl daha da güçlenen bu projeyi kentimiz için köklü bir geleneğe dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Bu yolda bizden desteğini esirgemeyen, Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Salih Çepni ve Bilim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Feyyat Gökçe hocalarımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni ise konuşmasında, projeyle üniversite-şehir iş birliğinin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini belirtti. Ebeveynlerin eğitimdeki rolüne değinen Çepni, "Anne Baba Okulu, iki yıllık süreçte kendi kültürünü ve sistemini oluşturmuş kıymetli bir proje. Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi olarak topluma hizmet etme misyonumuz doğrultusunda, bu çalışmanın bilimsel tarafında yer almayı ve akademik bilgiyi sahaya indirmeyi önemsiyoruz. Velilerimizin ’tüm sorumluluk okulda olsun’ anlayışından uzaklaşarak okul ile aktif bir iş birliği içine girmesi, çocuklarımızın geleceği için en büyük kazanımdır. Bu modelin zamanla daha da zenginleşerek çok daha geniş kitlelere ulaşacağına kalpten inanıyorum" diye konuştu. Program süresince veliler; 21. yüzyılda ebeveynlik, dijital dünyada çocuk yetiştirme, akran zorbalığı, güvenli bağlanma ve etkili iletişim gibi kritik başlıkları ele aldı. Alanında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla gerçekleşen eğitimler, ebeveynlere çocuklarının gelişim süreçlerinde karşılaştıkları zorluklara karşı bilimsel ve pratik çözüm yolları sundu. Tören, protokol üyelerinin velilere sertifikalarını takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
22 Şubat 2026 Pazar - 10:45 Sahura kalkmanın faydaları Ramazan Ayında daha enerjik, sağlıklı, fit ve güçlü bağışıklık için doğru beslenme adımlarının büyük önem taşıdığını belirten Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli, dengeli beslenme yöntemleri hakkında ipuçları verdi. Yaş, cinsiyet ve günlük fiziksel aktivite oranına göre, kişilerin günlük alması gereken enerji, karbonhidrat, yağ ve protein oranları, her gün olduğu gibi Ramazan Ayında da değişmiyor. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Veysel Ciğerli, "Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmek için et, yumurta, kuru baklagiller, sebze-meyveler, süt ve süt ürünleri ile ekmek-tahıl grubu besinlerden yeterli miktarda tüketilmesi gerekiyor" dedi. Bu yıl yaklaşık 13 saatlik oruç tutulduğunu belirten Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Oruç tutma süresi, metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Bunun sonucunda, iftarda fazla yemek, aşırı kalori almaya dolayısıyla da vücutta yağ depolanmasına yol açar. Bu durumda da kilo almak kaçınılmaz olur. Ramazan ayında, şüphesiz en sevilen öğün iftardır. Fakat en önemli öğün sahurdur. Oruç tutanların mutlaka imsak vaktinden önce sahur yapması, sağlığın korunması için önemlidir. Sahur yapmadan tutulan oruç, bitkinlik, sinirlilik, baş dönmesi ve aşırı susama gibi sorunlara yol açabilir" diye konuştu. Sahurda protein ağırlıklı beslenmek gerektiğini vurgulayan Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, şu önerilerde bulundu; "Protein içeriği yüksek besinlerin tok tutucu özelliği vardır. Yumurta, süt,peynir, ceviz, az tuzlu zeytin ile birlikte hafif bir öğün tercih edilmeli veya çorba ile sebze yemekleri tüketilmelidir. Vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyveler sık tüketilmelidir. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek, daha uzun süre tok kalmayı sağlayacaktır. Sahurda, en az 4 bardak su tüketilmelidir. Sahurda aşırı yağlı, tuzlu, şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulmalıdır." Ramazanın, yemek kültürü açısından en bilinen özelliğinin sofralardaki çeşitlik olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, iftar için önerilerini şöyle aktardı; "Uzun süre açlık durumundan dolayı, iftar saatinde kan şekeri çok düşük seviyede olduğundan aşırı yemek tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan hatalardan biri; hızlı ve aşırı yemek tüketmektir. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanması, 15 dakika sonra az yağlı et yemeği veya sebze yemeği ile devam edilmesi uygundur. Beyaz ekmek, pirinç pilavı glisemik indeksi yüksek olan besinler yerine bulgur pilavı, tam tahıllı ekmek, kepekli makarna gibi posa yönünden zengin besinler tercih edilmelidir. Bu besinlerin yanında mutlaka protein ve kalsiyumdan zengin olan yoğurt veya ayran tüketilmelidir." İftar ve sahur arasındaki sürede beslenmeye önem vermenin, oruç tutulan saatlerde daha rahat olmayı sağladığını ifade eden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Bu sebeple aşırı yağlı ve tuzlu besinler kesinlikle tüketilmemelidir. Bu besinler gün içinde daha çok susamaya ve su tüketilemedi için ödem ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Karbonhidrat açısından zengin hamur tatlıları, kurabiyeler, yağlı hamur işleri ve kızartmalar boş enerji alınmasına ve kısa sürede acıkmaya neden olur" dedi.
22 Şubat 2026 Pazar - 10:40 Mezbaha kanıyla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar Son yıllarda birçok hastalığın tedavisinde şifasına başvurulan sülükler, kadınlar tarafından uzman gözetiminde yüz ve cilt bakımında tercih edilmeye başlanırken, Rusya başta olmak üzere birçok ülkede sülüklü cilt kremlerinin kullanımı giderek artıyor. Bursa’da sülük üretimi ve satışı yapan işletmenin sahibi Mustafa Çakmak, sülükle tedavinin sadece Türkiye değil dünya genelinde yayıldığını belirterek, özellikle Rusya başta olmak üzere ABD ve Almanya gibi birçok ülkede sülükle ilgili araştırmalar yapıldığını anlattı. Sülüklerin genellikle göl, sazlık gibi yerlerden toplandığını dile getiren Çakmak, bu canlıların dişi ve erkeğinin olmadığını, hepsinin birbiriyle çiftleşebildiğini aktardı. Kıl gibi neredeyse görünmeyecek ölçüde küçük olan yavruları belli bir boyuta ulaşması beslediklerini belirten Çakmak, şunlar söyledi: "Yavruları mezbahalardan aldığımız kanla besliyoruz. Bir ay arayla besliyoruz. 2-3 kez beslemeyle istenilen boyuta, yani tedavi için kullanılmaya uygun büyüklüğe ulaşıyor. Sülükler vücutta en sıcak yeri emmek isterler. O yüzden ilk ele aldığınızda parmak arasına yönelirler. Sülük, cilt hastalıklarında, varis, kangren, boyun ve bel fıtığı, göz hastalıkları gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde uzman eşliğinde kullanılıyor. Birçok doktor tedavilerine sülüğü de ekledi. İyi sonuçlar aldıklarını duyuyoruz." Kadınlar cilt güzelliğini sülükte arıyor Son yıllarda yüz ve cilt bakımında kadınların sülükleri tercih etmeye başladığını vurgulayan Çakmak, "Sivilce tedavisinde sülük kullanılıyor. Yüz güzelliğinde yine uzman desteğiyle sülükle ilerleyenler var. Bu konuda Rusya’da sülüklerden cilt bakım kremleri yapıldı. Türkiye’de de yapılmaya ve kullanılmaya başlandı." dedi. Sülüklerin sadece pis kanı emmediğine dikkati çeken Çakmak, "Tek şifası pis kanı emmesi değil sadece pis kanı emmez, temiz kanı da emiyorlar. Sülüğün verdiği şifa kanı emmesiyle ilgili değil salgı ve enzimleriyle ilgili. Salgı ve enzimlerinde şifası sülüğün. Bu enzimleri kullanarak kremler yapılıyor." diye konuştu. Varisli hastalar başlarını döndürüyor Çakmak, sülüklerin varisli hastaları çok sevdiğini belirterek, "Varis görünce adeta başları dönüyor. Varisli hastadan çok hızlı kan emiyorlar. Kısa sürede sülük 2-3 katı büyüklüğe ulaşabiliyor." ifadesini kullandı. Bir hastada kullanılan sülüğü tekrar geldiğe yere doğaya bıraktıklarını dile getiren Çakmak, "Tekrar doğal ortamına salınması önemli. Zaten bilinçsiz toplayıcılıktan ve duyduğumuz kadarıyla kaçakçılıktan sayıları azaldı. Doğada, kendi ortamlarında üreyip çoğalmaları önemli" dedi.
Bursa’nın 700 Yıllık Hafızası Tanpınar’ın İzinde Anlatıldı
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:33 Bursa’nın 700 Yıllık Hafızası Tanpınar’ın İzinde Anlatıldı Kültürel mirası koruyan ve edebiyatla tarihî buluşturan Osmangazi Belediyesi, kentin özgün kimliğini yansıttığı Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamındaki özel programında, Türk edebiyatının usta ismi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde betimlediği tarihî durakları, uluslararası öğrencilerle buluşturdu. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamında, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde iz bırakan Bursa, Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde uluslararası öğrencilerle buluşturuldu. Osmangazi Belediyesi ile Osmangazi Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, kentin tarihî ve kültürel hafızasında önemli yer tutan mekânlar yerinde gezilerek tanıtıldı. Osmanlı’nın kuruluş ruhunu yansıtan Osmangazi Türbesi’nden başlayan kültürel aktivitede, usta yazar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde yer verdiği Muradiye Külliyesi, Hüdavendigar Camii ve Yeşil Camii ziyaret edilerek, Bursa’nın estetik, tarihî ve manevi kimliği katılımcılara aktarıldı. Gezi boyunca ziyaret edilen her noktada, yapıların tarihî önemi ve Tanpınar’ın edebi dünyasındaki yeri hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Çad’dan Ukrayna’ya, Özbekistan’dan Angola’ya, Fas’tan Kazakistan’a kadar birçok farklı ülkeden gelen TÖMER öğrencilerinin yer aldığı etkinlik, kültürlerarası etkileşime de güçlü bir zemin hazırladı. Öğrenciler, Bursa’nın sadece bir şehir değil; tarihi, şiiri ve medeniyet birikimiyle yaşayan bir kültür mirası olduğunu yakından tanıma fırsatı buldu. "Bursa’da zaman farklı akıyor" Osmangazi Belediyesi’nin, bu anlamlı organizasyonla hem Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebi mirasını yaşatmayı, hem de Bursa’nın sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri uluslararası düzeyde tanıtmayı amaçladığına işaret eden Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, şöyle konuştu; "Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da dediği gibi Bursa’da zaman farklı akıyor. Bunu Bursa’da yaşayan bilir. Her çıktığınızda kentte farklı bir şey keşfedersiniz. Hem Ahmet Hamdi Tanpınar’ın gözüyle Bursa’ya bakıyoruz, hem de Bursa’nın fethinin 700. yılı kapsamında kenti öğrencilerimizle yeniden keşfediyoruz. Katılan tüm öğrencilere ve Osmangazi Kent Konseyi’ne teşekkür ediyoruz." Kentin tarihi dokusunun edebiyat ile bütünleştiğine işaret eden Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ise, "700 yıllık bu çınarın altında, dallarının uzandığı her noktadan gelen öğrenci kardeşlerimizle bu etkinliğimizi yapıyoruz." diye konuştu. Akabinde Osmangazi Türbesi’ndeki nöbet değişimi ilgi ile takip edilirken, Özlem Gürses tarafından, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Bursa’da Zaman’ adlı şiiri okundu. Öğrenciler geziden çok memnun kaldı Kentin tarihi noktalarına gerçekleştirdikleri ziyaretlerde, mimari yapılara ve Bursa’nın tarihi kimliğine hayran kalan uluslararası öğrenciler de, her bir durağa büyük bir ilgi gösterdi. Çad’da yaşayan ve 7 aydır Türkiye’de bulunan Adam Hassan, geziden dolayı teşekkürlerini belirterek, "Türkiye çok güzel bir ülke, en sevdiğim şehir Bursa." ifadesini kullandı. Kazakistan’dan gelen Aldiyar Yeldar ve Tomiris Kurmanova da tarihi noktaları gezmeyi çok sevdiklerini vurgulayarak, yabancılara Türk tarihini göstermenin çok önemli olduğunun altını çizdi. Bir başka öğrenci Angola’dan Marcelina dos Santos ise, geziden dolayı memnuniyet duyduklarını aktardı. Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirası uluslararası ölçekte tanıtma vizyonuyla hayata geçirilen bu anlamlı etkinlik, katılımcılardan büyük beğeni toplarken, programa verdiği destek ve kentin tarihî değerlerini edebiyatla buluşturan çalışmaları dolayısıyla Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a ve Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür edildi. (GÖ-
Nilüfer’de yarıyıl coşkusu sona erdi
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:27 Nilüfer’de yarıyıl coşkusu sona erdi Nilüfer Belediyesi’nin iki hafta boyunca süren yarıyıl etkinlikleri sona erdi. Yüzlerce çocuk, tatilde yapay zekadan tasarıma, bilim deneylerinden dansa kadar birçok etkinlik sayesinde tatilin tadını çıkardı. Bursa’nın Nilüfer Belediyesi’nin, çocukların tatillerini verimli ve eğlenceli geçirmesi amacıyla hazırladığı etkinlikler tamamlandı. Nilüfer’in kütüphaneleri, müzeleri, salonları çocuk sesleri ile doldu taştı. Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu da tatil boyunca birçok atölyeye ev sahipliği yaptı. Kodlama, yapay zeka ve modelleme atölyelerine katılan 47 çocuk geleceği tasarladı. "Çocuklar Depoda" sloganıyla yapılan, oyun, dans ve el becerilerini geliştirebilecekleri 4 atölyeye 70 kişi katılırken, hayal edip tasarlayabildikleri 5 tasarım ve mimarlık atölyesine 72 çocuk katıldı. Kütüphaneler tatilde de boş kalmadı. Yazarlarla çocuklar buluştu, kitaplar üzerine sohbet etme fırsatı buldular. Ayrıca kelime türetme ve drama atölyeleriyle de bilgi dağarcıkları ve hayal güçleri genişledi. Kütüphanelerde yapılan 7 etkinliğe 233 çocuk katılma fırsatı buldu. Kadın ve Çocuk Akademileri’nde de çocuklara yönelik farklı etkinlikler düzenlendi. Oyun, sanat, bilim atölyeleri ve akademik çalışmalar kapsamındaki 52 etkinliğe 578 çocuk katıldı. Nilüfer Belediyesi’nin Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Merkezi çocukları ağırladı. El sanatları, müzik atölyeleri ve sosyal etkinliklerdeki 48 atölyeye 261 Nilüferli çocuk katıldı. Müzelerde ise çocuklar hem bilim deneyleri yaptı hem farklı çalgılar tasarlama fırsatı buldular. Konak Kültürevi’nde gösterilen filmlere çocukların ilgisi yoğun oldu. 4 filmin 28 gösterimini 3 bin 957 çocuk izledi.
Bursa’nın 700 yıllık hafızası Tanpınar’ın izinde anlatıldı
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:19 Bursa’nın 700 yıllık hafızası Tanpınar’ın izinde anlatıldı Kültürel mirası koruyan ve edebiyatla tarihi buluşturan Osmangazi Belediyesi, kentin özgün kimliğini yansıttığı Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamındaki özel programında, Türk edebiyatının usta ismi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde betimlediği tarihi durakları, uluslararası öğrencilerle buluşturdu. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamında, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde iz bırakan Bursa, Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde uluslararası öğrencilerle buluşturuldu. Osmangazi Belediyesi ile Osmangazi Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, kentin tarihî ve kültürel hafızasında önemli yer tutan mekânlar yerinde gezilerek tanıtıldı. Osmanlı’nın kuruluş ruhunu yansıtan Osmangazi Türbesi’nden başlayan kültürel aktivitede, usta yazar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde yer verdiği Muradiye Külliyesi, Hüdavendigar Camii ve Yeşil Camii ziyaret edilerek, Bursa’nın estetik, tarihî ve manevi kimliği katılımcılara aktarıldı. Gezi boyunca ziyaret edilen her noktada, yapıların tarihî önemi ve Tanpınar’ın edebi dünyasındaki yeri hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Çad’dan Ukrayna’ya, Özbekistan’dan Angola’ya, Fas’tan Kazakistan’a kadar birçok farklı ülkeden gelen TÖMER öğrencilerinin yer aldığı etkinlik, kültürlerarası etkileşime de güçlü bir zemin hazırladı. Öğrenciler, Bursa’nın sadece bir şehir değil; tarihi, şiiri ve medeniyet birikimiyle yaşayan bir kültür mirası olduğunu yakından tanıma fırsatı buldu. "Bursa’da zaman farklı akıyor" Osmangazi Belediyesi’nin, bu anlamlı organizasyonla hem Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebi mirasını yaşatmayı, hem de Bursa’nın sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri uluslararası düzeyde tanıtmayı amaçladığına işaret eden Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, şöyle konuştu; "Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da dediği gibi Bursa’da zaman farklı akıyor. Bunu Bursa’da yaşayan bilir. Her çıktığınızda kentte farklı bir şey keşfedersiniz. Hem Ahmet Hamdi Tanpınar’ın gözüyle Bursa’ya bakıyoruz, hem de Bursa’nın fethinin 700. yılı kapsamında kenti öğrencilerimizle yeniden keşfediyoruz. Katılan tüm öğrencilere ve Osmangazi Kent Konseyi’ne teşekkür ediyoruz." Kentin tarihi dokusunun edebiyat ile bütünleştiğine işaret eden Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ise, "700 yıllık bu çınarın altında, dallarının uzandığı her noktadan gelen öğrenci kardeşlerimizle bu etkinliğimizi yapıyoruz." diye konuştu. Akabinde Osmangazi Türbesi’ndeki nöbet değişimi ilgi ile takip edilirken, Özlem Gürses tarafından, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Bursa’da Zaman’ adlı şiiri okundu. Öğrenciler geziden çok memnun kaldı Kentin tarihi noktalarına gerçekleştirdikleri ziyaretlerde, mimari yapılara ve Bursa’nın tarihi kimliğine hayran kalan uluslararası öğrenciler de, her bir durağa büyük bir ilgi gösterdi. Çad’da yaşayan ve 7 aydır Türkiye’de bulunan Adam Hassan, geziden dolayı teşekkürlerini belirterek, "Türkiye çok güzel bir ülke, en sevdiğim şehir Bursa" ifadesini kullandı. Kazakistan’dan gelen Aldiyar Yeldar ve Tomiris Kurmanova da tarihi noktaları gezmeyi çok sevdiklerini vurgulayarak, yabancılara Türk tarihini göstermenin çok önemli olduğunun altını çizdi. Bir başka öğrenci Angola’dan Marcelina dos Santos ise, geziden dolayı memnuniyet duyduklarını aktardı. Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirası uluslararası ölçekte tanıtma vizyonuyla hayata geçirilen bu anlamlı etkinlik, katılımcılardan büyük beğeni toplarken, programa verdiği destek ve kentin tarihî değerlerini edebiyatla buluşturan çalışmaları dolayısıyla Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a ve Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür edildi.
Mehmet Çevik’ten uyuşturucu açıklaması
31 Ocak 2026 Cumartesi - 10:42 Mehmet Çevik’ten uyuşturucu açıklaması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ekim 2025’ten bu yana yürüttüğü "ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu ve Adli Tıp Kurumu’nda saç ve kan örneği alınıp testi ‘pozitif’ çıkan sanatçılarla ilgili konuşan Mehmet Çevik sanatçının en önemli sorumluluğunun sağlıklı bir zihinle sahneye çıkmak olduğunu söyledi. Çevik Bursa’daki sahnesi öncesinde yaptığı açıklamalarda, hayatını kaybeden Fatih Ürek için de Allah’tan rahmet diledi. Eğlence sektörünün sevilen ismi Mehmet Çevik, Bursa’daki sahne performansı ve sevilen şarkılarıyla hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Sahne öncesi yaptığı açıklamada hem sanat camiasına hem de gençlere önemli mesajlar veren Çevik, özellikle gece hayatındaki risklere dikkat çekti. Sanat camiasının başı sağ olsun Kendisinin kadim dostu olan Fatih Ürek ile ilgili sanat dünyasının büyük bir değerini kaybettiğini ifade eden Mehmet Çevik, "Eğlence sektörüne damga vurmuş, Türkiye’nin en sevilen isimlerinden Fatih Ürek’i kaybettik. Tüm meslektaşlarımın başı sağ olsun. Hepimiz çok üzgünüz. Hayatın ne kadar kısa ve geçici olduğunu bir kez daha gördük" dedi. "Bugün varız, yarın yokuz" Dünya hayatının gelip geçici ve yalan olduğuna vurgu yapan Çevik, "Bugün varız, yarın yokuz. Yarın nelerle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Yüce Rabb’im herkese sağlıklı ve güzel bir gelecek nasip etsin," ifadelerini kullandı. "Uyuşturucu asla onaylanacak bir şey değil" Eğlence sektörünün özellikle gece hayatı boyutunda birçok olumsuzluğu barındırdığını söyleyen Mehmet Çevik, gençlere net bir çağrıda bulundu. Hiçbir zaman madde kullanmadığını belirten Çevik, bu konuda duruşunun çok net olduğunu vurguladı: Çevik, "Genç nesle ve Z kuşağına her zaman şunu söylüyorum; Kullanmayın, içmeyin, bu tarz ortamlarda bulunmayın. Böyle çevrelerle arkadaşlık kurmayın. Uyuşturucu çok kötü bir şey. Hiçbir hayali gerçeğe dönüştürmez, aksine insanı bitirir." Yasak ve yasal olmayan her davranışın bir bedeli olduğunu dile getiren Çevik, "Eğer bir şey yasaksa ve yasal değilse, cezası neyse çekilir" diye konuştu. "Ayık kafayla sahneye çıkmak en büyük sorumluluk" Sahne disiplinine de değinen Mehmet Çevik, sanatçının en önemli sorumluluğunun sağlıklı bir zihinle sahneye çıkmak olduğunu söyledi: Çevik, "Sevenlerimin karşısına ayık kafayla çıkmak benim için çok önemli. Repertuarımı, performansımı ve sahnemi en iyi şekilde sunmak zorundayım. Sağlıklı kafayla sahnede olmak, bir sanatçı için en büyük sorumluluktur" dedi. Sahnesinde müzik ve eğlence bir arada Mehmet Çevik’in Özlüce Meze’de sahne aldığı gecede ise adeta müzik şöleni yaşandı. Hareketli parçalarla başlayan program, duygusal şarkılarla devam ederken, izleyiciler gece boyunca sanatçının şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti. Zaman zaman seyircileriyle diyalog kuran Çevik, enerjisi ve samimi tavırlarıyla sahne ile salon arasındaki bağı güçlendirdi. Eğlencenin gece boyunca sürdüğü programlarda, dans eden ve şarkılara eşlik eden dinleyiciler renkli görüntüler oluşturdu. Bursa vurgusu: "24 yılımı bu şehre adadım" Kariyerinin büyük bölümünü Bursa’da geçirdiğini belirten Çevik, kente olan bağlılığını şu sözlerle anlattı: "24 yılımı bu sektöre ve Bursa’ya adadım. En acemi dönemlerimi de en özel günlerimi de burada yaşadım. Bursa’da çok güçlü hissediyorum. Haftanın altı, bazen yedi günü sahne alıp salonları doldurmak her sanatçıya nasip olmaz." Bursa seyircisinin kendisi için çok özel olduğunu ifade eden sanatçı, sevenlerinin her şarkıya eşlik ettiğini, alkışlarıyla ve ilgileriyle kendisini motive ettiğini söyledi. Ramazan sonrası yeni projeler Yoğun sahne temposunun ‘kulis-ev-sahne’ döngüsüyle geçtiğini dile getiren Mehmet Çevik, Ramazan ayında sahne almayacağını belirterek, bu süreçte yeni projelere odaklanacağını açıkladı. "Ramazan ayında dinleniyorum. Bu süreçte yeni şarkılar üreteceğiz, kayıtlar alacağız. Aranjelerimizi tamamlayıp sosyal medya platformları üzerinden sevenlerimizle buluşturacağız," diyen Çevik, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptıklarını da sözlerine ekledi. Mehmet Çevik, açıklamalarını sevenlerine teşekkür ederek tamamladı.