Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bursa
Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı"
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:49:46
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:46
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:32
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02
Nilüfer’de "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri
Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" seminerinde, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kalitesinin artırılması konuşuldu. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, "Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli" dedi. Özel ihtiyaçlı bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, "Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir" diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, "Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum" dedi.
30 Aralık 2025 Salı - 11:16
BURTOM, saç ekiminde eğitim merkezi oldu
Başta Bursa olmak üzere yaklaşık 15 ildeki tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri, tıp merkezleri ve diğer sağlık birimleriyle ayda 200 bini aşkın kişiye hizmet veren BURTOM Sağlık Grubu, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilerek, Saç Ekimi Uygulayıcı Sertifikalı Eğitim Programı düzenlemeye başladı. Doç. Dr. Alper Aksoy’un yönetimindeki ilk sertifika programı tamamlanarak, katılımcılara sertifikaları verildi. BURTOM Sağlık Grubu’nun ileri tıp uygulamalarındaki birikimini profesyonellere aktarmak amacıyla düzenlediği "Saç Ekimi Uygulayıcı Sertifikalı Eğitim Programı", Doç. Dr. Alper Aksoy ve uzman hekimler tarafından Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi’nde başarıyla tamamlandı. Saç ekimi alanında hem teorik hem de uygulamalı bilgi düzeyini artırmayı hedefleyen program, sektörde görev yapan uzmanlara güncel teknikler, sterilizasyon ve hasta güvenliği protokolleri, operasyon aşamaları ve etik uygulamalara yönelik kapsamlı içerikler sundu. Katılımcılar, gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde saç ekimi süreçlerini sahada deneyimleme fırsatı buldu. Eğitim sürecini değerlendiren Doç. Dr. Alper Aksoy, şu ifadeleri kullandı: "Sağlık Bakanlığı, saç ekimi konusunda sertifikalı bir eğitim programı standardı oluşturdu. Bu eğitimler, ancak ‘Eğitim Merkezi’ niteliği taşıyan kurumlarda düzenlenebiliyor. BURTOM Sağlık Grubu olarak, gerekli yeterlilikleri sağlayarak ‘Eğitim Merkezi’ niteliğini aldık. Bu sertifikalı eğitim programının amacı; tabiplere, ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ve uygulamalar çerçevesinde, tıbbi endikasyonu olan kişilere saç ekimi uygulaması yapacak ve görevlerini eksiksiz yerine getirebilecek gerekli bilgiyi, beceriyi, tutumu ve yeterliliği kazandırmaktır. Saç ekimi, yüksek hassasiyet ve multidisipliner yaklaşım gerektiren bir alandır. Bu nedenle doğru eğitimlerle donatılmış profesyoneller yetiştirmek, hem hasta güvenliği hem de operasyon kalitesi açısından büyük önem taşımaktadır. Burtom Sağlık Grubu olarak bu alandaki bilgi ve deneyimimizi meslektaşlarımıza aktarmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz." Program sonunda, eğitimlerini başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları takdim edildi.
30 Aralık 2025 Salı - 11:15
Osmangazi’de Nermin Atalay deneyimlerini paylaştı
Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ programının son konuğu Ata Isı Rezistans Kurucusu ve Genel Müdürü Nermin Atalay oldu. Girişimcilik kültürünü yaygınlaştırma hedefiyle düzenlenen ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ sayesinde katılımcılar, iş dünyasına daha donanımlı bir şekilde hazırlanıyor. Bu kapsamda Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde Sosyolog Mürvet Özçelik’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen programın son konuğu, iş dünyasının önde gelen isimlerinden Ata Isı Rezistans Kurucusu ve Genel Müdürü Nermin Atalay oldu. Girişimcilik yolculuğunda edindiği tecrübeleri anlatan Nermin Atalay, ayrıca iş hayatında yaşadığı zorluklar, fırsatlar ve doğru stratejileri de dinleyicilerle paylaştı. Bunun yanı sıra kendi hikayesinden örnekler sunan Atalay, sıfırdan marka oluşturma süreci, sürdürülebilir büyüme, üretimde kalite anlayışı ile liderlik konularında önemli bilgiler aktardı. "Küçük bir dükkanla başladık, zamanla büyüdük" Yaklaşım 25 yıldır sektörde yer aldığını söyleyen Ata Isı Rezistans Kurucusu ve Genel Müdürü Nermin Atalay, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Ben bu sektöre aslında teknik bir alt yapıyla girdim. İlk olarak teknik ressam olarak çalışmaya başladım. Yaptığım işi gerçekten çok seviyordum. Zamanla satış tarafını tanıdım. Çalıştığım şirkette birçok deneyim kazandım. Bir süre sonra satış müdürlüğü görevine kadar yükseldim. Sonrasında yollarımız ayrıldı ama sektörle bağım hiç kopmadı. Müşterilerle olan ilişkilerim devam ediyordu ve bana malzeme soranlar oluyordu. O noktada bu işi tekrar yapabileceğimi düşündüm. Gazcılar Caddesi’nde dükkan açarak ilk adımımı attım. Küçük bir dükkanla başladık, zamanla büyüdük. Bugün ise Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’nde yeni yerimize geçmeye hazırlanıyoruz. Yani girişimcilik benim için planlı bir sıçrama değil; sevdiğim işi bırakmadan, adım adım büyüyen bir hikayeye dönüştü." "Kendini geliştirdiği sürece herkes girişimci olabilir" Girişimcilik hakkında önerilerde bulunan Atalay, "Eğer birilerinin kafasında bir iş fikri varsa ve bu yola çıkabileceğine inanıyorsa, kendini geliştirdiği sürece girişimci olabilir. Ama şunu da açıkla söylemek lazım; bu iş kolay değil. Bir işi yapabilmek için o işi gerçekten çok iyi bilmek gerekiyor. Örneğin bir fırın açacaksanız, önce ekmek pişirmeyi bilmeniz lazım. Yani yapmayı düşündüğünüz işle ilgili bilgi birikiminiz, tecrübenizin olması çok önemli. Sırf girişimci olayım diye değil; kafanızda net bir iş planı, bir proje ve ulaşmak istediğiniz bir hedef varsa girişimcilik anlam kazanıyor" diye konuştu. Konuşmaların ardından Atalay, gençlere böylesine önemli bir yol açtığı için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.
30 Aralık 2025 Salı - 11:14
Özer Matlı: "Bursa’nın ekonomik gücünü katılımcı bir anlayış ve kararlılıkla harekete geçireceğiz"
Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyadaki jeopolitik risklerden dijital dönüşüme, KOBİ’lerin desteklenmesinden Bursa’nın sanayi vizyonuna kadar pek çok kritik başlığa değinen Matlı, "Bursa’ya hizmeti bir görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde iş dünyasının gündemini değerlendirdi. Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin tedarik zincirlerini, enerji ve hammadde maliyetlerini etkilediğini, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın öncelikli olduğunu vurgulayan Matlı, "Dünya ekonomisi; jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve artan korumacı politikalar nedeniyle belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemden geçmektedir. Bu tablo, tedarik zincirlerinde kırılganlıkları artırmakta; enerji, hammadde maliyetleri ve finansmana erişim koşulları tüm sektörler açısından ortak risk alanları olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde ise enflasyonla mücadelede kararlılıkla atılacak adımların, önümüzdeki dönemde finansal istikrarı güçlendirmesi ve reel sektör üzerindeki baskıyı kademeli olarak azaltması beklenmektedir" dedi. Sanayi ve üretimde yeniden güçlü toparlanma vurgusu Sanayi ve üretim cephesinde yaşanan dönüşüme değinen Matlı, küresel talepteki dalgalanmalar, yeşil dönüşüm zorunluluğu ve dijitalleşme süreçlerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini kaydetti. Türkiye’de tekstil, otomotiv ve makine gibi öncü sektörlerin; yüksek maliyetler ve dış pazarlardaki durgunluğa rağmen rekabet gücünü koruma mücadelesi verdiğini ifade eden Özer Matlı, "Öngörülebilir para politikaları, üretimi destekleyen yapısal reformlar ve sanayiciye nefes aldıracak uygulamalarla birlikte imalat sanayiinde toparlanmanın güçlenmesi mümkün olacaktır" diye konuştu. Gıda ve perakende sektörlerinde sürdürülebilir dengelenme Gıda ve perakende sektörlerinin küresel ölçekte artan maliyetler ve değişen tüketici davranışlarından doğrudan etkilendiğini vurgulayan Özer Matlı, "Türkiye’de bu sektörler, bir yandan maliyet baskılarıyla mücadele ederken diğer yandan talep dengesini korumaya çalışmaktadır. Maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi ve iç talepte istikrarın sağlanmasıyla birlikte, gıda ve perakende sektörlerinin daha sürdürülebilir bir büyüme çizgisine girmesi beklenmektedir" ifadelerini kullandı. Teknoloji ve dijitalleşmede fırsat alanları Bilişim ve teknoloji alanında dijitalleşme, yapay zekâ ve veri temelli iş modellerinin ekonomik dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Matlı, Türkiye’nin genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Özer Matlı, önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı girişimlerin desteklendiği, dijital altyapı yatırımlarının hız kazandığı ve katma değeri yüksek üretimin ön plana çıktığı bir sürecin hedeflenmesi gerektiğini söyledi. KOBİ’lere güçlü destek, ekonomiye kalıcı güç Ekonominin bel kemiği olan KOBİ’lerin küresel belirsizlikler karşısında en kırılgan yapıyı oluşturduğunu belirten Özer Matlı, "Finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve sürdürülebilirlik KOBİ’ler için hayati önemdedir. Daha güçlü destek mekanizmalarıyla KOBİ’lerin ayakta kalması, büyüme sürecine aktif biçimde dahil edilmesi ve rekabet güçlerinin artırılması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Bursa için katılımcı, şeffaf ve bütünleştirici yönetim vizyonu Bursa’nın tekstilden otomotive, gıdadan perakendeye, inşaattan makine sanayine uzanan çok sektörlü yapısı, güçlü üretim kültürü ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Özer Matlı, BTSO Başkan Adayı olarak şehrin tüm sektörlerini kapsayan, şeffaf, katılımcı ve bütünleştirici bir yönetim anlayışını hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. Hedefimiz: güçlü, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir BTSO Bursa’ya hizmeti bir görev değil, bir sorumluluk ve gönül meselesi olarak gördüğünü vurgulayan Özer Matlı, "Bursa’nın ortak vizyonu ve gücü temelinde, üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini merkeze koyan, çözüm odaklı ve güçlü bir oda yapısını birlikte inşa etmek istiyoruz. Sanayicimizin, tüccarımızın, girişimcimizin ve KOBİ’lerimizin yanında duran; sadece bugünü değil, yarını da planlayan bir anlayışla çalışacağız. Bursa’nın potansiyelini doğru stratejilerle harekete geçiren, kentimizin ekonomik gücünü ulusal ve küresel ölçekte daha ileriye taşıyan bir BTSO için yola çıkıyoruz" dedi. Özer Matlı’dan 2026’ya güven ve birlik mesajı Yeni yıla ilişkin temennilerini de paylaşan Matlı, 2026’nın belirsizliklerin azaldığı, üretimin ve yatırımın desteklendiği, finansal istikrarın güçlendiği ve iş dünyasının geleceğe daha güvenle baktığı bir dönem olmasını dileyerek; Bursa iş dünyasının sahip olduğu bilgi, tecrübe ve dayanışma gücüyle bu süreci başarıyla yöneteceğine inandığını vurguladı.
30 Aralık 2025 Salı - 10:59
AŞAV Başkanı Akar: "İmanlı Türk Milleti’nde yiğit, sinede ise vatan aşkı asla tükenmeyecek"
Anadolu Şehit Aileleri Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı (AŞAV) Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar, Türkiye üzerinde sinsi planları bulunan terör örgütleri ve arkasındaki emperyal güçlerin hiç bir zaman amacına ulaşamayacaklarını belirterek, "Bu aziz toprağa düşen her bir damla şehit kanı, bizler için semalardan inen ilahi bir madalyadır. Devlet ve millet el ele vererek, bu alçaklığın hesabını en ağır şekilde sormaya muktedirdir" dedi. Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda teröristler ile polis arasında çıkan çatışmada 3 polis şehit oldu. Çatışmada 6 terör örgütü elemanı etkisiz hale getirildi. Yalova’daki hain saldırı sonrası konuşan AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar, "Yalova ve çevre illerimizde yürütülen eş zamanlı operasyonlarda, hain terör örgütü DEAŞ mensupları ile çıkan çatışmada vatan evlatlarımızın şehadet haberini derin bir teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Zalimde hile ve kahpelik bitmese de; imanlı Türk milletinde yiğit, sinede ise vatan aşkı asla tükenmeyecektir. Bu kutlu toprakların huzuru için canını feda eden kahraman polislerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Çatışmada yaralanan kahramanlarımıza ise Mevla’dan acil şifalar niyaz ediyorum" dedi. AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar, açıklamasına şu ifadelere devam etti; "Tarihin her safhasında olduğu gibi bugün de hatırlatıyoruz ki; bizler İslam’ın son ordusu, hakikatin son savaşçılarıyız. Coğrafi ve tarihi varoluş mücadelemiz göstermiştir ki; değil birkaç alçak terör örgütü, tüm dünya bir araya gelip üstümüze gelse dahi Allah’ın davasından ve ay-yıldızlı bayrağımızın gölgesinden bir adım geri atmayız. Başımızı asla öne eğmeyiz! Bu aziz toprağa düşen her bir damla şehit kanı, bizler için semalardan inen ilahi bir madalyadır. Devlet ve millet el ele vererek, bu alçaklığın hesabını en ağır şekilde sormaya muktedirdir. Asırlardır farklı maskeler ardına gizlenerek birliğimize kastedenlerin maskeleri artık düşmüştür. Şunu net bir şekilde ifade ediyoruz: Zalime merhamet, mazluma ihanettir. Hain emellerine asla ulaşamayacaklar. Buradan tüm hain şer odaklarına ve onların destekçilerine sesleniyoruz: Alçak emellerinize asla ulaşamayacaksınız. Bu milletin sinesindeki imanı, devletimizin azametini ve vatan sevgimizi asla sarsamayacaksınız. Aziz şehitlerimizin mübarek hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum."
30 Aralık 2025 Salı - 10:57
Matlı ailesinden BUÜ’ye önemli bağış
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı, Flexibl Bronkoskopi Ünitesindeki eksik cihazların Matlı ailesinin destekleriyle alınmasının ardından tam kapasite hizmet vermeye başladı. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, desteklerinden ötürü teşekkür etmek amacıyla Önder Matlı’yı makamında ağırladı. Ziyarette BUÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun ile bilim dalında görevli akademik ve idari personel de hazır bulundu. Hayırseverlerin desteği ile sağlık hizmeti aralıksız devam ediyor Bursa ve bölge iller açısından büyük bir öneme sahip olan Üniversite Hastanesi’nin çok daha nitelikli bir duruma gelmesi adına büyük bir çaba gösterdiklerinin altını çizen Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, yapılan desteklerin kendileri için son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Matlı ailesi adına Önder Matlı’ya teşekkürlerini sunan Yılmaz; "Devletimizin bizlere sağladığı imkanlar ile hastanemiz ve tıp fakültemiz başta olmak üzere üniversitemizin her bölgesinde değerli yatırımlar yürütüyoruz. Ancak takdir edersiniz ki bütçemiz de bir yere kadar yetiyor. Sonrasında ülkemizdeki ve kentimizdeki hayırseverlerin desteği devreye giriyor. Bu noktada geçmişte olduğu gibi bir kez daha bizlere destek veren ve çok önemli katkılar sağlayan Matlı ailesine ve Önder Matlı Beyefendiye sağlamış olduğu bu destekten dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Bu destek ile hastanemiz ve bilim dalımız en iyi şekilde hizmet vermeye devam edecektir" dedi. "6 milyona hitap ediyoruz" Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Yakup Canıtez ise bölüm açısından son derece büyük bir öneme sahip olan Flexibl Bronkoskopi ünitesi cihaz bağışı nedeniyle müteşekkir olduklarını ifade etti. Canıtez; "Önder Matlı’dan böyle bir ricada bulunduğumda, hemen kabul ederek önemli ve hayırlı bir hizmete vesile olmuştur. Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı, Güney Marmara Bölgesinde yaklaşık 6 milyon nüfusa hitap eden ve bölgedeki 6 ilde bu alanda kurulmuş akademik faaliyet ve sağlık hizmeti sağlayan ilk ve tek merkezdir. Destekler sayesinde çok daha nitelikli hizmet vermeyi sürdürebileceğiz. Tekrar vesile olan herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’de yaklaşık 10 ilin üniversite hastanelerinde var Hastane bünyesinde ilk kez 2020 yılında Prof. Dr. Nihat Sapan ve Doç. Dr. Yakup Canıtez tarafından kurulan Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı, Bursa ve bölgesi için önemli bir sağlık merkezi olma özelliği taşıyor. Halen Doç. Dr. Yakup Canıtez başkanlığında, 3 uzman hekim ile hizmet vermeye devam eden Bilim Dalı, aynı zamanda ülke genelinde yaklaşık 10 ilin üniversite hastanelerinde bulunuyor. Türkiye genelinde yeni gelişen bir uzmanlık alanı olan Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı, bu anlamda Bursa ve bölgedeki önemli bir boşluğu da doldurmuş oluyor.
30 Aralık 2025 Salı - 10:56
Kış aylarında RSV enfeksiyonuna dikkat
Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Taha Metin, kış aylarında çocuklarda sık görülen RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) enfeksiyonuna karşı aileleri uyardı. RSV enfeksiyonunun genellikle küçük çocukların hastalığı olarak bilinse de yetişkinleri de etkileyebildiğini belirten Dr. Metin, hastalığın çoğunlukla hafif şikâyetlerle seyrettiğini söyledi. Ancak erken doğum öyküsü bulunan, bağışıklık sistemi zayıf olan, kronik akciğer ya da kalp hastalığı bulunan çocuklarda hastalığın daha ağır seyredebildiğine dikkat çekti. Metin, "RSV enfeksiyonu genellikle 38 dereceyi geçmeyen ateş, öksürük, hırıltı, burun akıntısı ve gözlerde yaşarma ile ortaya çıkabilmektedir" dedi. Her enfeksiyonda olduğu gibi RSV’de de çocuğun genel durum takibinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Metin, ailelerin çocuğun etrafla ilgisini, beslenmesini ve aktivitesini yakından izlemesi gerektiğini ifade etti. Bu alanlarda sorun yoksa çocuğun genel durumunun iyi kabul edilebileceğini belirten Metin, "Hırıltı ve öksürük varlığı tek başına hastaneye yatış gerekçesi değildir. Hastaneye yatış gerekiyorsa kan oksijen düzeyini ölçüyor ve gerekirse oksijen desteği sağlıyoruz. Ayrıca sıvı ve beslenme desteği veriyoruz" diye konuştu. RSV’ye özgü bir tedavinin bulunmadığını belirten Metin, erken doğum öyküsü olan, kronik kalp ve akciğer hastalığı bulunan ve bağışıklık sistemi zayıf çocuklarda RSV’ye karşı koruyucu antikor tedavisi uygulanabildiğini söyledi. Metin, "Diğer viral enfeksiyonlarda olduğu gibi RSV’de de antibiyotikler rutin olarak kullanılmaz. Ancak viral enfeksiyon üzerine bakteriyel enfeksiyon gelişirse, doktor değerlendirmesiyle antibiyotik tedavisi başlanabilir" ifadelerini kullandı. Ateş ölçerken cilt kuru olmalı Çocuklarda ateş ölçümünün rektal, kulak, koltuk altı, alından ve ağızdan termometre ile yapılabildiğini dile getiren Dr. Metin, en sık kulak, koltuk altı ve alın ölçümlerinin tercih edildiğini söyledi. Ateş ölçümü sırasında cildin ıslak ya da nemli olmaması gerektiğini vurgulayan Metin, "Ateş en az iki kez ölçülmeli ve termometrelerin kalibrasyonu yapılmış olmalıdır. Unutulmamalıdır ki ateşin derecesinden çok çocuğun genel durumu önemlidir. Aktif ve iyi beslenen çocuk bizim için güven verici bir işarettir" dedi.
30 Aralık 2025 Salı - 10:37
Bursa’da yılbaşı öncesi binlerce genci zehirlenmekten böyle kurtardılar: 34 kişi tutuklandı
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yılbaşı öncesi uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda kilolarca uyuşturucu madde ele geçirilirken, 34 şüpheli tutuklandı. Özel harekat destekli şafak vakti yapılan baskınlarda şüpheliler birer birer gözaltına alındı. Alınan bilgiye göre, Bursa Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan alınan özel izinle torbacılara baskın yaptı. Şafak vakti özel harekat desteğiyle yapılan baskınlarda 30 kilogram metamfetamin, 3 kilogram sentetik kannabinoid, 2 kilogram kokain, 9 bin adet ecstasy, 3 bin adet sentetik ecza ve 1 kilo 500 gram esrar ele geçirildi. Operasyonlar kapsamında yakalanarak gözaltına alınan 34 şüpheli, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak" suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak" ile "Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Satın Almak ve Bulundurmak" suçlarından haklarında arama kararı bulunan 23 şüpheli de yakalanarak adli işlemler başlatıldı. Yetkililer, uyuşturucu ile mücadelenin yılın her döneminde kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, vatandaşlardan şüpheli durumları güvenlik birimlerine bildirmelerini istedi.
30 Aralık 2025 Salı - 10:33
Mudanya Üniversitesi yüksek lisans programlarına kayıtlar devam ediyor
Bursa’da, Mudanya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde yüksek lisans kayıtları devam ediyor. Mudanya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde 6 Anabilim Dalı’nda 7 programla yüksek lisan eğitimi veriyor. Programların yeni dönem kayıtları 25 Şubat tarihine kadar devam edecek. Programa kayıt yaptırmak isteyen adaylar üniversitenin resmi sitesi üzerinden başvurularını oluşturabilecek. Mudanya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nihat Bingölbalı, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü olarak, çağın gerektirdiği bilimsel üretkenlik, yenilikçi düşünme ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla geleceği şekillendiren bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini belirterek, "Bilgi, teknoloji ve insan etkileşiminin hızla değiştiği küresel dünyada; yalnızca bilgiye sahip olmak değil, o bilgiyi dönüştürmek ve toplum yararına kullanabilmek en önemli beceri hâline gelmiştir. Bizler, bu bilinçle öğrencilerimizi bilimin evrensel diliyle konuşan, etik değerlere bağlı, yeniliklere açık liderler olarak yetiştirmeye odaklanıyoruz" şeklinde konuştu. Enstitü Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nihat Bingölbalı, 6 adet yüksek lisans bölümlerinin olduğu söylerek, "Enstitümüz bünyesinde dördü tezsiz, üçü tezli olmak üzere altı Anabilim Dalı bulunmaktadır; Hemşirelik (Tezli), Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Tezli), Bilgisayar Mühendisliği (Tezsiz), Endüstri Mühendisliği (Tezsiz), Psikoloji (Tezsiz), İşletme (Tezli ve Tezsiz). Her bir program; teorik temelin yanı sıra uygulama, araştırma ve proje geliştirme becerilerini ön planda tutarak öğrencilere kapsamlı bir akademik deneyim sunmaktadır. Eğitim sürecimizin merkezinde yenilikçi öğrenme, disiplinler arası etkileşim ve sürekli gelişim yer almaktadır" dedi. Enstitünün toplum ve sanayiyle iç içe gelişen bir süreç olduğuna inandıklarını vurgulayarak"Enstitümüz, bilimin yalnızca kampüs sınırlarında değil, toplum ve sanayiyle iç içe gelişen bir süreç olduğuna inanmaktadır. Bu anlayışla; ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren kurumlarla işbirlikleri geliştiriyor, öğrencilerimizin bu ağlar içinde aktif rol almasını sağlıyoruz. Bu kapsamda öğrencilerimiz; Gerçek sektör sorunlarına çözüm üreten proje ve araştırmalarda yer almakta, uygulamalı dersler, saha çalışmaları ve stajlar aracılığıyla iş dünyasıyla erken temas kurmakta, küresel rekabet ortamında fark oluşturacak bilgi, beceri ve vizyonla mezun olmaktadır. Mudanya Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, eğitimde uluslararasılaşma, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm ilkelerini merkeze almaktadır. Hedefimiz; öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine ve akademik ihtiyaçlarını da hazırlamaktır. Bu doğrultuda, her mezunumuzun bilimsel düşünceyi rehber edinmiş, etik değerlere bağlı, yenilikçi ve küresel bakış açısına sahip birer birey olarak dünyada iz bırakmasını arzuluyoruz. Bilimin ışığında, insanı merkeze alan bir yaklaşımla geleceğe yön vermek için tüm öğrencilerimizi ve araştırmacılarımızı bu yolculuğa davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
30 Aralık 2025 Salı - 10:05
Bursa’da gece yarısı kaza anı kamerada : 1’i ağır 4 yaralı
-Bursa’nın Yıldırım ilçesinde aşırı hızlı seyreden otomobil park halindeki, araçlara çarptı. O anlar kameraya yansırken, 1’i ağır olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, kaza, saat 01.00 sıralarında Değirmenönü Mahallesi Ankarayolu Caddesi üzerinde meydana geldi. O.S. (25) idaresindeki 16 BYB plakalı otomobil, Ankara istikametine seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu, yol kenarında duraklama halinde bulunan M.A. yönetimindeki 25 AAN plakalı araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle 16 BYB plakalı araçta bulunan sürücü O.S. ile yolcu konumundaki U.Ö., E.Ç. ve A.M. yaralandı. Yaralılardan A.M.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Öte yandan kazanın meydana geldiği anlar, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde otomobilin kontrolden çıkarak park halindeki araca çarptığı anlar net şekilde yer aldı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
30 Aralık 2025 Salı - 09:17
Her 4 kişiden 2’si biliyordu şimdi 4 kişiden 3’ü biliyor
Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Başkanı Huriye Özener, bu yıl yaptırdıkları bir anket çalışmasında coğrafi işareti bilenlerin oranının yüzde 78 çıktığını söyledi. Özener, katıldığı bir programda, markalaşmadan bir ürünü hak ettiği ölçüde satabilmenin mümkün olmadığını belirterek, markalaşmak için de bir ürünün hikayesinin olması gerektiğini anlattı. Tüketicilerin markayı, coğrafi işaret tescilini bilmesinin önemine işaret eden Özener, şöyle konuştu: "2018 yılında 7 coğrafi bölgemizde yaptığımız bir araştırma var. Anket çalışmamızda yüzde 50’si coğraf işareti biliyordu. 2022 yılında pandemiden sonra yaptığımız çalışmaya göre 100 kişiden 65’i coğraf işaretin ne anlama geldiğini biliyor. Bu yıl yaptırdığımız anket çalışmasında ise oran yüzde 78’e çıktı. Biraz daha ayrıntıya girdik, detaylı soru sorduk. Gerçek anlamda bilenlerin oranı yüzde 38 oldu ve bunların ne almak istediğini bildiğini gördük." Kritik noktalardan birisinin amblemler olduğunu dile getiren Özener, şunları söyledi: "Bu amblem tüketiciye ürünün farklı olduğunu kaliteli olduğunun algısını veriyor. Bir de bunun AB kısmına baktık. Türkiye’deki amblemle ile AB’de tescil edilmiş ürünlerimizin üzerinde kullanılan amblem arasındaki farkı araştırdık. Hangisi daha ön planda diye sorduk. AB’nin tescilli ürünler üzerinde kullandığı coğraf işaret amblemlerinin daha gücenilir olduğunu gördük. Tüketiciye bunu iyi anlatmamız gerekiyor. Tüketicinin bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Üreticilerimizin de korunması gerekiyor."
30 Aralık 2025 Salı - 09:16
Türkiye nüfusu kadar balık deniz ve göllere bırakıldı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2025 yılında deniz, göl ve göletlere 83 milyon balık bırakıldığını söyledi. Yumaklı, katıldığı bir programda, Türkiye’nin 3 tarafı denizlerle çevrili yüksek potansiyelli bir avlanma alanına sahip olduğunu belirtti. Ülkede son yıllarda artış gösteren yetiştiricilik ve profesonel avcılıkla 2 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldığına dikkati çeken Yumaklı, su ürünleri avcılığında kapasiteyi bilmek ve buna yönelik üretim planlaması yapmanın önemine işaret etti. İç sularda ne kadar üretileceği, avcılıkla ilgili balık stoğunun nasıl yönetileceği konusunun üretim planlamasının içine dahil edildiğini aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Yeni yetiştiriciik bölgeleri, alanları oluşturmaya çalışıyoruz. Yıllık 7 bin 500 tonluk yetiştiricilik bölgesi oluşturacağız. Balık populasyonunu da artırmak gerekiyor. Enstitülerde yetiştirilen balıkları, denize, göl ve göletlere bırakıyoruz. Ciddi bir balıklandırma çalışması yürütüyoruz. 2025 yılında 83 milyon balık bıraktık sulara. Marmara Denizi’nde balıkçılara müsilaj desteği verdik." Yumaklı, Yalova’da Uluslararası Su Ürünleri Kontrol Denetim Merkezi’nin önümüzdeki yıl hizmete gireceğini belirterek, "Bu merkez Akdeniz ülkelerinin en büyüğü olacak. Balıkçılığın da hakkını vereceğiz." dedi.
30 Aralık 2025 Salı - 09:15
Patrikhane’ye mehterli cevap
Papa ve Fener Rum Kilisesi Başpapazının geçen ay "Hristiyan Birliği" adına ayin yaptığı İznik Göl Bazilikası platformunda; Mehter Takımı Harbiye ve eski ordu marşı çaldı. Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi’nin İznik’te düzenleyeceği iki günlük programın açılışı; geçen ay ilçedeki Aziz Neofitos Bazilikasında ortak ayine imza atan Katolik Dünyası’nın ruhani lideri Papa XIV. Leo ile Ortodoks Fener Rum Patriği Bartholomeos’a cevap niteliğindeki bir törenle yapıldı. Bursa Mehter Takımı’nın çaldığı İstiklal Marşı ve başta Atatürk olmak üzere vatan uğuruna can veren tüm şehitler ile Gazze’de can veren binlerce masum insan için saygı duruşuyla başlayan programın açılış konuşmasını görme engelli Halil Bilgiç yaptı. Harbiye ve Eski Ordu Marşı Siyasi partilerle sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığı açılış programında Yalova’da DEAŞ terör örgütünün militanlarıyla girdikleri çatışmada şehit düşen 3 polis memuru rahmetle anıldı, aynı çatışmada yaralanan 9 güvenlik görevlisine de acil şifalar dilendi. Türk bayraklarıyla donatılın alanda daha sonra Bursa Mehter takımı konser verdi. Mehteranın çaldığı Harbiye, Eski Ordu, Bayrak ve Türkiyem Marşlarına katılımcılar hep birlikte eşlik ederken, Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi Başkanı Muammer Karabulut, 7 bin yıllık Türk yurdundaki bütün medeniyet mirasının Türk Milletine ait olduğunu söyledi. Bu yılki ödül Shapiro’ya Her karışı şehit kanlarıyla sulanmış Anadolu coğrafyasında, Türk milletinin; titri ve konumu ne olursa olsun hiçbir kişi ve kuruma arka planı kanlı ve kirli olan siyasi şovlarına izin vermeyeceğini belirten Karabulut, Konsey olarak bu yılki 31. Noel Baba Barış Ödülü’nü anti-Siyonist entelektüel çevrelerde önemli bir yere sahip olan Yahudi Haham Yaakov Shapiro’yu layık bulduklarını vurguladı. Karabulut, İznik’teki programın yarın düzenlenecek arama konferansıyla sona ereceğini söyledi. Bu arada arama konferansında; Roma İmparatoru Konstantin’in, "325 yılında İznik Konsilini neden topladığı?" ve "1700 yıl önce nelerin yaşandığına?" ilişkin başlıklar ele alınacak. Tarihçiler, akademisyenler, milletvekilleri, gazeteciler ve araştırmacıların söz alacağı konferans, dinleyenlerin de konuşmalarına açık olacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder