EKONOMİ - 30 Aralık 2025 Salı 11:14

Özer Matlı: "Bursa’nın ekonomik gücünü katılımcı bir anlayış ve kararlılıkla harekete geçireceğiz"

A
A
A
Özer Matlı: "Bursa’nın ekonomik gücünü katılımcı bir anlayış ve kararlılıkla harekete geçireceğiz"

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyadaki jeopolitik risklerden dijital dönüşüme, KOBİ’lerin desteklenmesinden Bursa’nın sanayi vizyonuna kadar pek çok kritik başlığa değinen Matlı, "Bursa’ya hizmeti bir görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz" dedi.


Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde iş dünyasının gündemini değerlendirdi.


Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin tedarik zincirlerini, enerji ve hammadde maliyetlerini etkilediğini, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın öncelikli olduğunu vurgulayan Matlı, "Dünya ekonomisi; jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve artan korumacı politikalar nedeniyle belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemden geçmektedir. Bu tablo, tedarik zincirlerinde kırılganlıkları artırmakta; enerji, hammadde maliyetleri ve finansmana erişim koşulları tüm sektörler açısından ortak risk alanları olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde ise enflasyonla mücadelede kararlılıkla atılacak adımların, önümüzdeki dönemde finansal istikrarı güçlendirmesi ve reel sektör üzerindeki baskıyı kademeli olarak azaltması beklenmektedir" dedi.


Sanayi ve üretimde yeniden güçlü toparlanma vurgusu


Sanayi ve üretim cephesinde yaşanan dönüşüme değinen Matlı, küresel talepteki dalgalanmalar, yeşil dönüşüm zorunluluğu ve dijitalleşme süreçlerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini kaydetti. Türkiye’de tekstil, otomotiv ve makine gibi öncü sektörlerin; yüksek maliyetler ve dış pazarlardaki durgunluğa rağmen rekabet gücünü koruma mücadelesi verdiğini ifade eden Özer Matlı, "Öngörülebilir para politikaları, üretimi destekleyen yapısal reformlar ve sanayiciye nefes aldıracak uygulamalarla birlikte imalat sanayiinde toparlanmanın güçlenmesi mümkün olacaktır" diye konuştu.


Gıda ve perakende sektörlerinde sürdürülebilir dengelenme


Gıda ve perakende sektörlerinin küresel ölçekte artan maliyetler ve değişen tüketici davranışlarından doğrudan etkilendiğini vurgulayan Özer Matlı, "Türkiye’de bu sektörler, bir yandan maliyet baskılarıyla mücadele ederken diğer yandan talep dengesini korumaya çalışmaktadır. Maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi ve iç talepte istikrarın sağlanmasıyla birlikte, gıda ve perakende sektörlerinin daha sürdürülebilir bir büyüme çizgisine girmesi beklenmektedir" ifadelerini kullandı.


Teknoloji ve dijitalleşmede fırsat alanları


Bilişim ve teknoloji alanında dijitalleşme, yapay zekâ ve veri temelli iş modellerinin ekonomik dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Matlı, Türkiye’nin genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Özer Matlı, önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı girişimlerin desteklendiği, dijital altyapı yatırımlarının hız kazandığı ve katma değeri yüksek üretimin ön plana çıktığı bir sürecin hedeflenmesi gerektiğini söyledi.


KOBİ’lere güçlü destek, ekonomiye kalıcı güç


Ekonominin bel kemiği olan KOBİ’lerin küresel belirsizlikler karşısında en kırılgan yapıyı oluşturduğunu belirten Özer Matlı, "Finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve sürdürülebilirlik KOBİ’ler için hayati önemdedir. Daha güçlü destek mekanizmalarıyla KOBİ’lerin ayakta kalması, büyüme sürecine aktif biçimde dahil edilmesi ve rekabet güçlerinin artırılması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.


Bursa için katılımcı, şeffaf ve bütünleştirici yönetim vizyonu


Bursa’nın tekstilden otomotive, gıdadan perakendeye, inşaattan makine sanayine uzanan çok sektörlü yapısı, güçlü üretim kültürü ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Özer Matlı, BTSO Başkan Adayı olarak şehrin tüm sektörlerini kapsayan, şeffaf, katılımcı ve bütünleştirici bir yönetim anlayışını hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti.


Hedefimiz: güçlü, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir BTSO


Bursa’ya hizmeti bir görev değil, bir sorumluluk ve gönül meselesi olarak gördüğünü vurgulayan Özer Matlı, "Bursa’nın ortak vizyonu ve gücü temelinde, üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini merkeze koyan, çözüm odaklı ve güçlü bir oda yapısını birlikte inşa etmek istiyoruz. Sanayicimizin, tüccarımızın, girişimcimizin ve KOBİ’lerimizin yanında duran; sadece bugünü değil, yarını da planlayan bir anlayışla çalışacağız. Bursa’nın potansiyelini doğru stratejilerle harekete geçiren, kentimizin ekonomik gücünü ulusal ve küresel ölçekte daha ileriye taşıyan bir BTSO için yola çıkıyoruz" dedi.


Özer Matlı’dan 2026’ya güven ve birlik mesajı


Yeni yıla ilişkin temennilerini de paylaşan Matlı, 2026’nın belirsizliklerin azaldığı, üretimin ve yatırımın desteklendiği, finansal istikrarın güçlendiği ve iş dünyasının geleceğe daha güvenle baktığı bir dönem olmasını dileyerek; Bursa iş dünyasının sahip olduğu bilgi, tecrübe ve dayanışma gücüyle bu süreci başarıyla yöneteceğine inandığını vurguladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Maalesef 160 kız çocuğu daha ilk günden öldü" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Haymana Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Özel, "İlçedeki 27 bin 300 çiftçiye 111 milyon liralık destek sağlamış olarak geldi. 3 bin haneye 44 milyon liralık sosyal destek sağlamış olarak geldi. Her gün 110 haneye ücretsiz ekmek dağıtmış olmanın, 1416 emekli hanesine 34.2 milyon liralık destek veriyor olmanın, 650 hanenin doğalgaz desteği 2 bin 260 haneye kömür desteği yapıyor olmuş olmanın, 461 gencin sınava hazırlanmasını üslenmiş olmanın ve 26 bin nüfuslu Haymana’ya toplam sosyal yardım tutarı olarak 200 milyon lira sosyal yardım yapmış olmanın verdiği mutlulukla, iç huzuruyla ve güvenle geldi. Biz genç belediye başkanımıza inandık, suyu sıcak, havası sert, insanı mert Haymana ona inandı" ifadelerini kullandı. İran’da yaşanan çatışmalara ve Gazze’deki soykırıma değinen Özel, "On bir aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen Ramazan’ın ortasındayız. Bu Ramazan dünyaya barış getirsin dedik. Çünkü Filistin’deki 71 bin Gazzeli’nin ölümünden sorumlu Netanyahu’yla eli kanlı Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" diye konuştu. Programa; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
Uşak Bakan Işıkhan: "Türkiye olarak, sulhun ve sağ duyunun hakim olduğu bir diplomasi ortamının tesisi için çalışmaya devam edeceğiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Uşak’taki çeşitli ziyaretlerinin ardından "Dünya Yetimler Günü" dolayısıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere Uşak’a geldi. Program kapsamında ilk olarak Uşak Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Işıkhan, Vali Serdar Kartal ile bir araya geldi. Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Bakan Işıkhan’a, Vali Serdar Kartal tarafından Hüsnü Kazım Özler tarafından çekilen "Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık" adlı simge fotoğrafı hediye edildi. Valilik ziyaretinin ardından Bakan Işıkhan, AK Parti Uşak İl Başkanlığı’nda partililerle buluştu. Partililerle sohbet eden Bakan Işıkhan, ardından Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı’nın "Dünya Yetimler Günü" dolayısıyla düzenlendiği iftar programına katıldı. "Çocuklarımızın vatana, millete ve ümmete hayırlı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak, devlet ve toplum olarak her birimizin öncelikli vazifesidir" Bakan Işıkhan yaptığı konuşmada, "Yetim ve öksüz yavrularımız başta olmak üzere geleceğimiz, umudumuz olarak gördüğümüz çocuklarımıza sahip çıkmak sadece görevimiz değil, aynı zamanda insanlığımızın bir gereğidir. Çocuklarımızın vatana, millete ve ümmete hayırlı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak, onları ilimle, irfanla, çalışacak, üretecek bilgi ve becerilerle donatmak devlet ve toplum olarak her birimizin öncelikli vazifesidir. Bizim bu konudaki hassasiyetimiz, gerek devlet kurumlarımız, gerek sivil toplum kuruluşlarımız, gerekse millet olarak, hamdolsun ki en üst noktadadır" dedi. Her zaman dünyanın her bir köşesinde ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye devam edeceklerini vurgulayan Işıkhan, "İnancımızdan ve tarihi misyonumuzdan kaynaklanan bu şuur, bugün de hala sosyal devlet anlayışımızın merkezindeki yerini korumaya devam ediyor. Geçmiş dönemlerde sadece anayasada yer alan ancak pratikte kayda değer bir karşılığı olmayan sosyal devlet ilkesi son çeyrek asırda sahada tüm varlığıyla hissedilen, gözle görülen bir gerçek haline dönüştü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde özellikle aile, kadın, çocuk, engelli, yaşlı gibi özel politika gerektiren tüm vatandaşlarımızın geleceğini güvence altına alan büyük dönüşümleri, ’insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla gerçekleştirdik. Sadece ülkemiz sınırları içerisindeki vatandaşlarımızın yardımına değil, ’kimsesizlerin kimsesi biziz’ diyerek, dünyanın her bir köşesindeki ihtiyaç sahibinin yardımına koştuk, koşmaya da devam ediyoruz" dedi. "Saldırıların bir an önce son bulması için Cumhurbaşkanımız liderliğinde ilgili tüm arkadaşlarımız bölgede yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor" Türkiye’nin etrafında ateş çemberi olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşlik sofralarında bir araya gelmenin en büyük emeği olduğu vurgulayan Işıkhan, "Bu iyilik ve hayır ikliminin, ateşkesi ihlal eden katil İsrail’in zulmü altında bu yıl yine Ramazan’a buruk bir şekilde giren Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm İslam coğrafyasında mazlum ve mağdur kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bölgemizde yakılmak istenen ateşin daha da büyüyerek yayılmaması ve karşılıklı saldırıların bir an önce son bulması için Cumhurbaşkanımız liderliğinde ilgili tüm arkadaşlarımız bölgede yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Biz Türkiye olarak, sulhun ve sağ duyunun hakim olduğu bir diplomasi ortamının tesisi için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da defaten ifade ettiği gibi Türkiye, arabulucu rolüyle, coğrafyamızı huzura kavuşturacak her türlü girişimin yanında yer almaya devam edecektir. Bizler de bu anlayışla 86 milyon Türkiye olarak, etrafımızdaki ateş çemberine rağmen, hala güvenle şu kardeşlik sofralarında bir araya gelebilmemizde büyük emekleri olan büyük ve güçlü Türkiye davamızın lideri, saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a en derin şükranlarımı sunuyoruz" dedi.