POLİTİKA - 15 Mayıs 2026 Cuma 20:32

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi.


Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi.



"Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz"


Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi.



Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu.



"Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı"


Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi.


Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi.


"Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü;


"Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."



TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir CHP Genel Başkanı Özel: "Didişmek yerine kentleri depreme hazırlamak lazım" İzmir’in Karabağlar ilçesinde düzenlenen Osman Aksüner Mahallesi 1. Etap Kentsel Tasarım Projesi lansmanına katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Didişmek yerine kentleri depreme hazırlamak lazım" dedi. Karabağlar Belediyesi tarafından hayata geçirilen Osman Aksüner Mahallesi 1. Etap Kentsel Tasarım Projesi’nin lansmanı gerçekleştirildi. Törene, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, eski Başbakan Yardımcısı ve eski CHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ile Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay katıldı. CHP Genel Başkanı Özel, lansmanda projenin önemine dikkat çekerek, "Farklı 4 belediyede açılış yaptık. Çok önemli projelerin açılışlarında buradaydık. Karabağlar’da ise Helil Kınay’ın hizmetlerini memnuniyetle izledik. Ancak birlikte 3 Nisan’da çok özel bir projeye tanıklık ettik. 3 Nisan’da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Çeşme’de sosyal konut projesi vardı. Ben 10 yaşında İzmir’e geldim. Ortaokulu da üniversiteyi de İzmir’de okudum. Askerliği de burada yaptım. Hep de Karabağlar’dan geçtim. Kentsel dönüşümün yerel yönetimlere bırakılması lazım. Ankara’daki bürokratı kim arayacak, kim hesap soracak? Kentsel dönüşüm belediyelere bırakılmalı. İzmir hak etmediği üvey evlat muamelesini hükümetten görüyor. Özellikle kentsel dönüşüm projelerinde geri planda bırakıldı. Helil gibi sivil toplumdan gelen, kentsel dönüşüm fikrine hem partimize uygun olarak hareket eden bir belediye başkanı olarak gayret etti. Elinden geleni muhtarımızla birlikte yaptı. Umarım yapıcı diyaloglar devam eder. Allah nasip ederse 3 yılı bulmadan anahtarları teslim etmek isteriz" şeklinde konuştu. "3 yılda önemli çalışmalar yapılacak" Özel, "Biz 2 yıldır 31 belediyenin 29’unu yönetiyoruz. 2024 yılında CHP’den bir değişim beklendi. CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün 100 yıl önce yaptığı gibi ve emanet ettiği 3 anahtarla yola çıktı. Bilimsel çalışmak, gençlere güvenmek ve kadınlara imkan vermekti. Helil Kınay yüzde 46 oyla emanet ettiğimiz görevle hizmet etmeye devam ediyor. Belediyenin harcına, borcuna bakıyorum. Burası da yüzde 35’ti, yüzde 33 bütçe açığıyla alınmış. 2 yılda yüzde 15’e indi. Gelecek yıl yüzde 6’ya düşeceğini söyledi. Personelin borcu olmadığını takip ediyorum. Kiralama ihalelerine son verilmesini önemsiyorum. 5 tane Halk Ekmek noktası, 3 Kar Kafe, 2 sosyal marketin mevcut olması, kreş sayısının 1’den 3’e çıkması, kadın kooperatifinin kurulmuş olmasını da önemsiyorum. Bu kadar zorluğa rağmen yokuş aşağı ilerlenmeyecek. 3 yılda da önemli çalışmaların yapılacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Samsun Bafra Cumhuriyet Başsavcılığından 19 Mayıs konseri Samsun Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında bir konser programı düzenlendi. Bafra Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi Salonu’nda adliye personeli tarafından gerçekleştirilen etkinlikte vatandaşlar müzik dolu bir akşam yaşadı. Türk Halk Müziği Korosu, Şef Cihat Kurt yönetiminde birbirinden değerli eserleri seslendirdi. Anadolu’nun farklı yörelerinden seçilen türküler, salonda bulunan izleyiciler tarafından büyük beğeniyle dinlendi. Koro üyelerinin performansı zaman zaman alkışlarla kesilirken, bazı eserlere dinleyiciler de eşlik etti. Bafra Cumhuriyet Başsavcısı Olcay Aksoy yaptığı konuşmada, "Adliyemizin Halk Müziği Korosu bu sene ikinci konserini veriyor. Amacımız, kurumsal kimliğimizin güçlenmesi, dayanışma ve aidiyet duygusunun geliştirilmesi, bununla birlikte kültürel zenginliğimizin güçlenerek sonraki yıllara aktarılmasıdır. Bu amaçla çıktığımız bu yolda ikinci konserimizi veriyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Şunu da bilhassa ifade etmek istiyorum ki Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı ilimizde, her yıl 19 Mayıs haftasında geleceğe umutla bakacak, vizyonunu kültür ve sanatla pekiştirecek gençlere örnek olma ilkesiyle yoluna devam eden halk müziği koromuzu tebrik ediyor, herkese teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum" dedi. 19 Mayıs ruhunun birlik ve beraberlik içerisinde yaşatıldığı programda, gençliğin önemine ve milli değerlerin korunmasına vurgu yapıldı. Katılımcılar, kültürel etkinliklerin toplumun kaynaşmasına katkı sunduğunu ifade ederek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Konser sonunda Şef Cihat Kurt ve koro ekibi uzun süre ayakta alkışlanırken, program günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi. Programa ilçe protokolü, adliye personeli, davetliler ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Diyarbakır Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıllık cezaya temyiz başvurusu Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin davada, Nevzat Bahtiyar’a ’Nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına karşı Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı adına duruşma savcısı Özge Nida Polat tarafından Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere yargılamanın yapıldığı 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne temyiz dilekçesi sunuldu. Dilekçede, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Nisan 2026’da görülen karar duruşmasında, Narin Güran’ın cansız bedenini dereye sakladığını itiraf eden komşusu Nevzat Bahtiyar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldığı hatırlatılarak, "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi. Verilen cezaya karşı olunduğu aktarılan dilekçede, "Narin Güran’a ait cansız bedenin bulunmasından sonra yapılan araştırmada, Tavşantepe Mahallesi’nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına, 21 Ağustos 2024 günü saat 15.41’de şüpheli bir aracın girdiği tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada aracın 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi’nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu, kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra dere civarından ayrıldığı, söz konusu aracın fiilen Bahtiyar’ın kullanımında olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine Bahtiyar tutuklanmıştır. Salim Güran ve Bahtiyar’ın kullandığı araçlar üzerinde yapılan detaylı incelemelerde alınan toprak numunelerinin karşılaştırılmasında Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporunda, her iki araç içerisinden alınan toprak numunelerinin benzer olduklarının tespit edildiği görülmüştür. Daraltılmış baz raporu, analiz raporu ve ek bilirkişi raporunun Bahtiyar’ın anlatımıyla uyumlu olduğu, Salim Güran’ın, Arif’in evi ve çevresinde bulunduktan sonra eve girdiği, ev ve ahır arasında gidiş gelişlerinin olduğu, Bahtiyar ile birlikte evde bulunduğu, bu sırada evde Yüksel Güran ve Enes Güran’ın bulunduğu hususlarının raporlar ile tespit edildiği belirtilmiştir" ifadeleri yer aldı.