Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bursa
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:46:21
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:32
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02
Nilüfer’de "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri
Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" seminerinde, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kalitesinin artırılması konuşuldu. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, "Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli" dedi. Özel ihtiyaçlı bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, "Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir" diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, "Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum" dedi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02
TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: "Dünyanın yeni ekonomik mimariye ihtiyacı var"
Bursa Uludağ Üniversitesi ’Küresel Adalet Arayışı’ konferansına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu belirterek, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini söyledi. Kurtulmuş, özellikle gelir dağılımındaki uçurumun, savaş ekonomisinin ve uluslararası kurumların işlevsiz hâle gelmesinin insanlık için ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerden bahsetti. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde salonu dolduran öğrencilere seslenen Kurtulmuş, her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu belirterek "Her dönemde, her devirde adalet arayışı, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çift standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat, mahşeri vicdan tarafından ortak bir duygu olarak gelişmiş, geliştirilmiş ve zaten bu sayede de insan onuru korunarak bugüne kadar gelebilmiştir. İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hâle getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye olarak, Türkiye’nin aydınları olarak, Türkiye’nin insaf ve vicdan sahibi insanları olarak hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü görüyoruz" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Küresel iklim krizleri, kuraklık ve açlık gibi sorunların yoksulluğu daha da derinleştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu belirtti. Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmediklerini belirten Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir. Sekiz milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u mutlak yoksulluk içinde yaşamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmaları hepimiz görüyoruz. Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın acaba vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz" diye konuştu. Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, "Dünyanın neresinde hangi savaşı önlemiş, hangi mazlumun elinden tutmuş, hangi garibin hakkını alabilmiştir? Gazze’de yaşananlar, insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biridir. Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Lamine Yamal’ın FC Barcelona’nın şampiyonluk kutlamalarında Filistin bayrağı taşımasına değinen Kurtulmuş, "Mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi insanlık için bir şeref meselesidir. Lamine Yamal’ı ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. Baskıyı kurun. İstediğiniz gücünüz olsun. Durdurun bakalım Lamine Yamal’ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz. Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir. Ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur. En iyi oyuncusudur. Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, gözbebeğidir. Hadi önleyin bakalım insanlığın vicdanını. Hadi önleyin, hadi önleyin bakalım hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat arayışını, adalet arayışını" diye konuştu. "Biz her zaman mazlumun yanında olduk" ’Biz millet olarak Allah’ın izniyle her zaman mazlumun yanında olduk’ diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Her zaman zalimin karşısında durduk. Hiçbir zaman Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, hiçbir kimseye eyvallah etmedik. En zor zamanlarımızda bile büyük mücadeleler içerisinde bağımsızlığımızı kazandık. İşte bunun örneği Bursa’dır. Velhasıl biz hiçbir zaman emperyalizmin önünde eğilmediğimiz gibi, hiçbir zamanda güçlülerin boyunduruğu altında olan milletlere duyarsız kalmadık. Dolayısıyla bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezine Allah’ın izniyle Türkiye olacaktır. Bildiğiniz gibi beylikler döneminde Osmanlı en büyük, en güçlü beylik değildi. Şurada, Oylat’ın üstünden Domaniç Yaylası’na kadar uzanan orada, hani Kuruluş Ertuğrul dizileri var ya, aynen öyle. Beş yüz tane kıldan çadırı olan bir obaydı. Şehir devleti bile değildi. Kıl çadırlardan müteşekkil küçük bir obaydı. Niye Osmanlı Cihan Devleti oldu da diğerleri olmadı? Diğerlerinin hepsi birbirleriyle uğraşırken, birbirlerini azledip birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaya gayret ederken, Osmanlı inanın ki bunların hiçbirisiyle uğraşmadı. Gözünü Rumeli’ye dikti. Gözünü Avrupa’ya dikti. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu hiç abartısız söylüyorum. Osmanlı cihan devletinin Domaniç’teki, Oylat’taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur." "Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu" Kurtulmuş, "Türkiye’nin en çok mesafe aldığı alan bana sorarsanız arkada yazılı olandır. Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah’ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır. Allah yardımcımız olsun. Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye’nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz" diye konuştu. Konuşma sonrası protokol ve salonu dolduran öğrenciler hatıra fotoğrafı çekindi.
03 Ocak 2026 Cumartesi - 10:41
Bursa’da fırtına uçurdu...Yolda yürümekte güçlük çektiler
Bursa’da saatteki hızı 75 kilometreye ulaşan fırtına hayatı felç etti. Çok sayıda ağacın dalları kırıldı, işyerlerinde zarar meydana geldi. Fırtına sebebiyle sokağa çıkanlar yürümükte güçlük çekti. Teleferik ve feribot seferleri iptal edildi. Bursa Valiliği bir gün öncesinde gerekli uyarıları yaptı. Fırtınanın hızının 75 kilometreye kadar ulaşacağı açıklandı. Sabah saatlerinde hava sıcaklığı 11-12 derece olarak ölçülürken, fırtına şiddetini arttırdı. Merkez Osmangazi ilçesinde bir çok işyerinde maddi hasar meydana geldi. Simitçi büfeleri yıkıldı, çöp konteynerleri harekete geçti. Elektrikli bisikletler de yerinde duramayarak devrildi. Fırtına en çok yolda yürümek isteyenlere güçlük yaşattı. 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda fırtına sebebiyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Bazı kişiler yanındaki yakınlarına tutunmak zorunda kaldı. Fırtınanın etkisinin zaman zaman geçmesiyle vatandaşlar da rahat bir nefes aldılar. Öte yandan fırtına sebebiyle Uludağ’a giden teleferiğin seferleri ile Mudanya Yenikapı ve Mudanya Kabataş arasında çalışan bazı feribot seferleri iptal edildi.
03 Ocak 2026 Cumartesi - 10:38
Bursa’da aranması olan şüphelilere yönelik operasyon
Bursa’da aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 kişi yakalanarak cezaevine gönderildi. Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Küçükbalıklı Polis Merkezi Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalarda; çeşitli suçlardan aranması bulunan ve hakkında 13 yıl 122 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan S.B. (42) ile yine çeşitli suçlardan aranması olan ve 14 yıl 2 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan N.G. (61) yakalandı. Gözaltına alınan şahıslar, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine sevk edildi.
03 Ocak 2026 Cumartesi - 00:33
Bursaspor’un Antalya kampı başladı
Bursaspor, devre arası çalışmalarının ikinci etabına Antalya’da yaptığı akşam antrenmanıyla start verirken, kamp kadrosu da netleşti. Bursaspor, devre arası çalışmalarının ikinci etabına Antalya’da yaptığı akşam antrenmanıyla başladı. Tahsin Tam yönetiminde gerçekleştirilen çalışmanın ilk bölümünde futbolcular ısınma hareketleri yaptı. Koşu çalışmalarıyla devam eden antrenman, pas oyunlarıyla sona erdi. Yeşil-beyazlı ekip, yarın yapacağı antrenmanla kamp çalışmalarını sürdürecek. Kamp kadrosunda, Anıl Atağ, Kerem Matışlı, Salih Fidan, Efe Halaçlar, Ertuğrul Ersoy, Alperen Babacan, Batuhan Yayıkcı, Emir Kayacık, Barış Gök, Rahmetullah Berişbek, Hamza Gür, Ahmet Çobanoğlu, Sefa Narin, Arda Gülmez, Musa Çağıran, Eyüp Akcan, Hakkı Türker, Tunahan Ergül, Tayfun Aydoğan, M. Zeki Dursun, A. Hakan Atış, İlhan Depe, Sertaç Çam, Halil Akbunar, Muhammet Demir, Baran Başyiğit, Ertuğrul İdris Furat. isimleri yer aldı.
03 Ocak 2026 Cumartesi - 00:25
BUDO’da olumsuz hava muhalefeti nedeniyle 8 sefer iptal edildi
Bursa Deniz Otobüsleri (BUDO), olumsuz hava şartları nedeniyle 3 Ocak 2026 Cumartesi günü yapılması planlanan bazı seferlerin iptal edildiğini duyurdu.
02 Ocak 2026 Cuma - 17:23
Sabiha Gökçen’e yolcu taşıma işi Bursaspor’a verilsin teklifi
Bursa’dan her yıl 3 milyon kişi hava yoluyla ulaşım için Sabiha Gökçen Havalimanı’na gidiyor. Bursa’dan havalimanına yolcu taşıma işi için ihaleye çıkıldı. Belediyenin şirketi Burulaş’ın gelirden yüzde 37 teklifine karşılık İstanbullu firmalar yüzde 100 gelir teklif etti. Bu durumun sürdürülebilir olmayacağını, bilet fiyatlarına yüzde 200 oranında zam gelebileceğini ifade eden Bursalı iş insanları, "Bursa bu konuda harekete geçmeli. Yolcu zaten Bursa’nın yolcusu. Başka şehirlerde o şehrin yolcusu için işletme hakkı o şehrin şirketine veriliyor. Bursaspor çatısı altında bu işlem gerçekleştirilsin. Otobüsler yeşil beyaz olsun. Hem fiyatlar makul olsun hem de gelir Bursaspor’un hanesinde kalıcı hale gelsin" önerisinde bulunuyor. DOSABSİAD ve TÜGİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından, tekstil sanayicisi iş insanı Nilüfer Çevikel, Bbus konusunda farklı bir yaklaşım sergiledi. Aynı zamanda Bursa otogarında 25 yıldan beri işletmeci olan Çevikel’in verdiği rakamlara göre Bursa’dan Sabiha Gökçen’e yılda yaklaşık 3 milyon yolcu taşınıyor. Çevikel, "Bursa kamuoyu ile yerel irade seyrederken 29 Aralık’ta bir ihale oluyor. İhale İstanbul firmalarına gitme tehlikesiyle karşı karşıya. İlla bir özel şirket değil de kamu iştiraki olsun isteniyorsa bu iş için en doğru adres Bursaspordur. Otobüsler yeşil beyaza boyanmalı ve bu işin işletmecili Bursaspor’a verilmelidir. Bu hat Bursalıların hakkıdır ve doğrru olan takımımıza kalıcı gelir olarak sağlanması adına işletmeciliğinin Bursaspor’a verilmesidir" ifadelerini kullandı. Çevikel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir firma gelirin yüzde 100’ünü bırakmayı taahhüt ediyorsa yuzde 200 zam apacak demektir. Ve hiçbir ilde başka bir kentin firmasi tarih boyu gelip almamıştır" 20 milletvekili devreye girmeli Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de B bus hakkında şu açıklamayı yapmıştı: " B BUS ile ilgili arzumuz; Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki süreçte ihalesi yapılacak olan havaalanındaki konunun sorun olmaktan çıkıp Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmenin devam etmesini talep ediyoruz. Milletvekillerimizden özellikle istiyorum. 20 milletvekilimizin de duyarlılık göstererek B BUS uygulamasını Sabiha Gökçen’e taşımasını istiyoruz. Başka bir firmaya verilirse o zaman havalimanına girişler daha pahalı olacak. Biz fiyat regülasyonu sağlıyoruz. B BUS’un gündemde kalkmasını istiyoruz. Biz talibiz aynı anlayışla Sabiha Gökçen’e Bursalıları ekonomik taşıma arzusundayız"
02 Ocak 2026 Cuma - 17:19
Gazeteci Gürhan Adana: "Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır"
Yenişehir Belediyesi ile Kent Konseyi’nin birlikte gerçekleştirdiği ’Yenişehir Tarih Sohbetleri’nin konuğu olan gazeteci yazar Gürhan Adana, "10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır" dedi. Geçmişten geleceğe tarih haberleri başlığı altında bugüne değin yaptığı tarih haberlerinin öyküsünü anlatan Gürhan Adana, bu alanda edindiği deneyimlerini paylaştı. 2005-2015 yılları arasında Barcın höyüğünde 10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşimin 9 bin yıl öncesine kadar dayandığının anlaşıldığını ifade eden Adana, "Dünyada ilk kez Yenişehir Barcın höyüğündeki yerleşimde sütten yoğurt, peynir üretilmiştir. Bu bilimsel olarak kanıtlandı" dedi. Buradaki kazılarda günümüzden 8 bin 500 yıl öncesine uzanan zaman dilimindeki Bizans, Kalkolitik ve Neolitik çağlarına ait mimari yapılar, mezarlar ve kap kacaklar bulunduğunu ifade eden Adana, sözlerini şöyle sürdürdü: "Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Hadi Özbal, çanak çömlek pişirme kaplarında bulunan yağ kalıntılarının Boğaziçi Üniversitesi’nde analizinin yapıldığını, peynir, tereyağı ya da yoğurt gibi ürünlerin 9 bin yıl önce burada imal edildiğinin anlaşıldığını belirtmişti. Özbal ayrıca tarımın çok verimli olan bu ovadan Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşmış olabileceğini vurgulamıştı. Bu arada bu kazılarda Yenişehir’in ormanlarla çevrili bir göl olduğu, gölün çevresinin yüksek kesimlere doğru meşe ve fındık ormanlarıyla kaplı olduğu da tespit edilmişti." "İnalcık, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı" Dünyaca ünlü merhum tarihçi Halil İnalcık’ın Yenişehir’e ziyaretini hatırlatan Adana, "Halil Hoca, Yenişehir’in Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu açıklayıp kutlamaların burada yapılması gerektiğini söylemişti. Ayrıca, Osman Bey’in 1299 yılında Yenişehir’e geldiğini ve komşu ilçe İznik’in fethi için Bizans ordusuyla yaptığı savaşı kazandığını, 27 Temmuz 1302’deki bu savaşın sonuçları itibarıyla Osmanlı Devleti’nin kurulduğu tarih olduğunu, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklamalarını haber yapıp kayıt altına almıştık. Kendisinin bu açıklamalarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın da Yenişehir’de 2012 yılında bir konferans verdiğini hatırlatan Adana, "Konferansta, ’Türkler tarafından kurulmuş ilk ve tek şehir Yenişehir’dir’ demişti. Yenişehir’in göçebe Türkler tarafından kurulduğunu ve adının da bu nedenle Yenişehir olduğunu vurgulamıştı" dedi. Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu’nun ise Yenişehir sevdalısı bir tarihçi olduğunu anlatan Adana, Oğuzoğlu’nun ilçedeki çalışmalarının önemine değindi. 1988 yılında Balibey Camii’nin bahçe düzenlemesi sırasında Bali Bey ile kızına ait mezar ile 300 yıllık olduğu sanılan bir su kuyusunun bulunduğunu ifade eden Adana, bu kuyunun gün yüzüne çıkarılabileceğinin altını çizdi.
02 Ocak 2026 Cuma - 16:47
Uludağ’da zirve yarışı...Teleferik kuyrukları metrelerce uzadı
Kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’a çıkmak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren teleferik istasyonlarında uzun kuyruklar oluşturdu. Zirveye teleferikle ulaşmak isteyenler, güvenlik nedeniyle sınırlı yolcu alımı yapılınca metrelerce uzayan kuyruklarda bir saati aşkın süre bekledi. Hafta sonu tatilini değerlendirmek isteyen tatilcilerin akınıyla Uludağ’da yoğunluk arttı. Otellerde konaklayanların yanı sıra günübirlik ziyaretçilerin de bölgeye gelmesiyle hareketlilik yaşanırken, bazı vatandaşlar özel araçlarıyla zirve yolunu tercih etti. Trafiğe takılmak istemeyenler ise Bursa manzarası eşliğinde yolculuk yapmak için teleferiğe yöneldi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte teleferik tesislerine gelen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Güvenlik gerekçesiyle içeriye sınırlı sayıda yolcu alınması, bekleme süresinin uzamasına neden oldu. Teleferik istasyonlarındaki yoğunluk ve metrelerce uzayan kuyruklar havadan dronla da görüntülendi. Uludağ’da kar kalınlığının 60 santimetreyi aştığı, hava sıcaklığının ise eksi 5 dereceye kadar düştüğü öğrenildi. Soğuk havaya rağmen zirveye çıkmak isteyen vatandaşlar, güzel bir hafta sonu geçirmek için beklemeye değdiğini söyledi. Yaklaşık yarım saattir sırada beklediklerini belirten bazı vatandaşlar, arkadaşlarıyla teleferikle zirveye çıkmanın ayrı bir tecrübe sunduğunu ifade etti.
02 Ocak 2026 Cuma - 15:46
Ferdi Tayfur’a benzerliğiyle dikkat çekti, usta sanatçı unutulmadı
Arabesk müziğin efsanesi Ferdi Tayfur, vefatının yıldönümünde Bursa’da hayranlarının lokma hayrı ve şarkılarla anmasıyla yad edildi. Ferdi Tayfur’a benzerliğiyle dikkat çeken İlkay Varol, meydanda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Şarkılar çalındı, lokmalar dağıtıldı, bir efsanenin unutulmadığı bir kez daha görüldü. Arabesk müziğin efsane ismi Ferdi Tayfur, vefatının yıldönümünde Bursa’da hayranlarının yoğun katılımıyla anıldı. Kendilerini Ferdiciler Kulübü olarak adlandıran hayranlar, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda lokma dağıtarak sanatçı için hayır yaptı. Meydanda Ferdi Tayfur’un unutulmaz şarkıları yankılanırken, lokma tezgâhı önünde uzun kuyruklar oluştu. Vatandaşlar hem hayra katıldı hem de arabeskin efsanesini şarkılarıyla andı. Ferdi Tayfur’a benzerliğiyle dikkat çeken İlkay Varol, etkinliğe damga vurdu. Varol, meydanda hayranların yoğun ilgisiyle karşılaşırken, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenler adeta birbirleriyle yarıştı. Ortaya renkli ve duygusal görüntüler çıktı. Hayra katılan vatandaşlar, Ferdi Tayfur’un şarkılarının kuşaklar boyunca dinlendiğini belirterek, sanatçının unutulmadığını bir kez daha gösterdi. Ferdiciler olarak onun sevgisinde buluşuyoruz Ferdi Tayfur’a benzerliği ile dikkat çeken İlkay Varol, "İsmimin önünde Ferdici ibaresi taşımaktan onur ve gurur duyuyorum. Ferdi Tayfur hayranı olmak bu dünyadaki en güzel ayrıcalıklardan birisi. Ferdi babamızın peşindeyiz, ismini yaşatmak için faaliyetlerde bulunuyoruz. Bizler onun sevgisinde birleşiyoruz. Bugün Ferdi babamızın vefat yıldönümü. Ferdiciler Kulübü olarak anma faaliyeti gerçekleştirdik, bugün burada onun hayrı için lokma dağıtıyoruz" dedi. "Balkon demirinde yaşadıklarımı Allah ile ben bilirim" Vefat haberini almalarının ardından yaşadıklarını anlatan Varol, "Ferdi Tayfur’un vefat ettiği haberini aldığımda yemek yiyordum. Yediklerim boğazıma dizildi, yutkunamadım. Hemen balkona çıktım hava aldım, demirlere tutundum ve o anı Allah ile ben biliyorum. Hava çok soğuktu, bir saat hüngür hüngür ağladım. Ben Ferdi Tayfur hayranı bir anne ve bir babanın evladıyım. Ferdici aşıkların meyvesiyim. Annemle babam Ferdi babanın şarkılarını kağıtlara yazıp birbirlerine verirlermiş. Böylelikle aralarında bir aşk başlıyor. Doğal olarak evde sabah akşam Ferdi Tayfur çalınca bana da Ferdi Tayfur sevgisi aşılandı. Görünüş benzerliğim çok soruluyor. Birebir benzerlik yok ama andırıyorum. Vefatının ardından babamızın anma etkinliklerini başlattığımdan dolayı Ferdi Tayfur imajıyla bulunmam gerektiğine karar verdim. Sadece şarkılarını çalarak günlerini geçiremeyiz, onun gibi saçlarımızı uzatacağız, onun gibi hayırlarda bulunacağız ve kalp kırmamaya çalışacağız" şeklinde konuştu.
02 Ocak 2026 Cuma - 14:35
Kontrolden çıkan otomobil çarptığı aracı karşı yöne savurdu: 4 yaralı
Bursa’da buzlanma nedeniyle kontrolden çıkan otomobil önündeki araca çarpıp, çarptığı aracı karşı yöne savurdu. Bu esnada karşı yönden gelen otomobil de savrulan araca çarptı. Kaza nedeniyle 4 kişi yaralandı. Kaza, merkez Osmangazi ilçesi Kükürtlü Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 20 BAL 67 plakalı aracıyla Çekirge istikametine seyir halindeki sürücü M.E., kontrolden çıkıp önünde bulunan S.D. idaresindeki 16 AD 283 plakalı araca çarptı. Kazanın etkisiyle karşı yöne savrulan otomobile bu kez de aynı istikametten gelen M.B. idaresindeki 46 LE 957 plakalı araç çarptı. Kazanın etkisiyle, M.B.’nin aracında yolcu konumundaki 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralılar Çekirge Devlet Hastanesine kaldırıldı. Tedavisi devam eden yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenilirken, polis olayla ilgili çalışma başlattı.
02 Ocak 2026 Cuma - 14:22
Osmangazi Belediyesi ekipleri tuzlama çalışmalarını sürdürüyor
Yeni yılın ilk gününde etkili olan kar yağışıyla birlikte teyakkuzda olan Osmangazi Belediyesi ekipleri, yollardaki buzlanmaları önlemek amacıyla tuzlama çalışmaları gerçekleştirdi. Osmangazi Belediyesi, olumsuz hava şartlarının ulaşımı aksatmaması için çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Kent genelinde etkili olan kar yağışının ardından yollarda meydana gelebilecek buzlanmalara ilişkin harekete geçen Osmangazi Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, ilçe sınırlarında yer alan bölgelerdeki yollarda tuzlama çalışmalarını sıklaştırdı. Dağ yamaçlarında yer alan mahallelerin yanı sıra şehir içi trafiğin yoğun olduğu noktalarda tuzlama çalışmalarını gerçekleştiren ekipler, buzlanma riskine karşı önlemler alarak ulaşımı güvenli hale getirdi. Öte yandan, talepler doğrultusunda da ilgili noktalarda anında faaliyete geçen ekipler, hizmetlerini ilçe genelinde sürdürüyor.
02 Ocak 2026 Cuma - 13:00
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursaspor Vakfı Mütevelli Heyeti’ne katıldı
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik’i makamında ağırladı. Başkan Aydın, Bursaspor Vakfı Mütevelli Heyeti’ne katılarak, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik’i ağırladı. Osmangazi Belediye binasında gerçekleşen buluşmaya iki başkanın yanı sıra Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcıları Sefa Yılmaz, Fatih Vardar, Mücahit Yıldızhan, Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan, Bursaspor Kulübü 2. Başkanı Oğuzhan Kutlucan, Bursaspor Vakfı üyeleri Ömer Keskin ve Sönmez Azak katıldı. Başkan Erkan Aydın’dan Bursaspor’a destek Samimi bir atmosferde geçen görüşmede Bursaspor’un günümüzdeki şartları ve geleceği değerlendirildi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursaspor Kulübü’nün vakfın yapısını güçlendirerek kent ile bağını kuvvetlendirme amacıyla hayata geçirdiği Bursaspor Vakfı Mütevelli Heyeti için imzasını atarak üye oldu. Başkan Aydın, Bursaspor’un her zaman yanında olduklarını ve destek vermeye devam edeceklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Bursa’nın ekmeğiyle, suyuyla ve en önemlisi yeşil-beyaz aşkıyla büyüdük. Bursaspor bu kentin ortak sevdası, vazgeçilmez değeri. Bugün belediyemizde Bursaspor Başkanımız Enes Çelik’i ağırladık. Bursaspor’u konuştuk. Sözde değil, gönülden bir bağla Bursaspor Vakfı’na da üyeliğimizi gerçekleştirdik. Bizim aramızda kırgınlık olmaz birlik olur, beraberlik olur, güç birliği olur. Bu arma da, bu forma da her zaman bizim başımızın tacı." Enes Çelik, Bursaspor Vakfı hakkında bilgilendirdi Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik ise, Başkan Erkan Aydın’a teşekkür ederek yaptığı konuşmada, Bursaspor Vakfı hakkında bilgiler verdi. Başkan Enes Çelik, Bursaspor Vakfı’nın çok büyük noktalara gidebileceğine işaret ederek, Bursaspor’un hedefinin her zaman şampiyonluk olduğunu belirtti. Başkan Enes Çelik, Bursaspor Vakfı’nın elde edeceği kalıcı gelir kaynaklarıyla, Bursaspor Kulübü’nü destekleyen ana unsur olacağını ifade etti. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik, istişarelerinin ardından karşılıklı hediye takdiminde bulundu.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:54
Büyükşehir’den Uludağ’da güvenli ve ucuz otopark hizmeti
Bursa Büyükşehir Belediyesi, kış turizminin önemli merkezlerinden biri olan Uludağ’da vatandaşların güvenli, düzenli ve erişilebilir fiyatlarla otopark hizmeti alabilmesi için tüm hazırlıklarını tamamladı. Türkiye’nin en önemli kış turizmi merkezlerinden olan Uludağ’ın eski günlerine tekrar kavuşması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, özellikle kayak sezonunda yaşanan parklanma sorununu çözüme kavuşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden BURULAŞ, geçmiş yıllarda başarıyla işlettiği ve yüzlerce aracın aynı anda güvenli ve düzenli biçimde parklandığı Uludağ’daki otopark alanlarını hazırladı. Güçlü altyapısı ve deneyimli personeliyle bu yıl da hizmet verecek olan BURULAŞ, kış sezonu boyunca otoparklarında sabah 08.00 ile gece 00.00 arasında hizmet sunacak. Zorlu kış şartlarına tam uygun ve yeterli kapasitede iş makineleri de 24 saat boyunca ihtiyaç halinde vatandaşlara hizmet verecek. Ayrıca BURULAŞ, BURPARK otoparklarında uygulanacak ücret politikasını, Uludağ bölgesindeki mevcut otopark fiyatlarının yaklaşık üçte biri seviyesinde tutacak. Böylece hem güvenli ve profesyonel bir park hizmeti sunacak olan BURULAŞ, vatandaşların bütçesini korumaya da öncelik verecek. Fiyatlar, gün boyu otomobiller için 350 TL, minibüsler için 460 TL, otobüsler için ise 520 TL olarak belirlendi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder