Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bursa
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:46:21
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:32
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02
Nilüfer’de "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri
Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" seminerinde, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kalitesinin artırılması konuşuldu. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, "Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli" dedi. Özel ihtiyaçlı bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, "Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir" diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, "Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum" dedi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02
TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: "Dünyanın yeni ekonomik mimariye ihtiyacı var"
Bursa Uludağ Üniversitesi ’Küresel Adalet Arayışı’ konferansına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu belirterek, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini söyledi. Kurtulmuş, özellikle gelir dağılımındaki uçurumun, savaş ekonomisinin ve uluslararası kurumların işlevsiz hâle gelmesinin insanlık için ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerden bahsetti. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde salonu dolduran öğrencilere seslenen Kurtulmuş, her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu belirterek "Her dönemde, her devirde adalet arayışı, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çift standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat, mahşeri vicdan tarafından ortak bir duygu olarak gelişmiş, geliştirilmiş ve zaten bu sayede de insan onuru korunarak bugüne kadar gelebilmiştir. İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hâle getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye olarak, Türkiye’nin aydınları olarak, Türkiye’nin insaf ve vicdan sahibi insanları olarak hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü görüyoruz" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Küresel iklim krizleri, kuraklık ve açlık gibi sorunların yoksulluğu daha da derinleştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu belirtti. Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmediklerini belirten Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir. Sekiz milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u mutlak yoksulluk içinde yaşamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmaları hepimiz görüyoruz. Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın acaba vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz" diye konuştu. Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, "Dünyanın neresinde hangi savaşı önlemiş, hangi mazlumun elinden tutmuş, hangi garibin hakkını alabilmiştir? Gazze’de yaşananlar, insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biridir. Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Lamine Yamal’ın FC Barcelona’nın şampiyonluk kutlamalarında Filistin bayrağı taşımasına değinen Kurtulmuş, "Mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi insanlık için bir şeref meselesidir. Lamine Yamal’ı ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. Baskıyı kurun. İstediğiniz gücünüz olsun. Durdurun bakalım Lamine Yamal’ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz. Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir. Ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur. En iyi oyuncusudur. Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, gözbebeğidir. Hadi önleyin bakalım insanlığın vicdanını. Hadi önleyin, hadi önleyin bakalım hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat arayışını, adalet arayışını" diye konuştu. "Biz her zaman mazlumun yanında olduk" ’Biz millet olarak Allah’ın izniyle her zaman mazlumun yanında olduk’ diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Her zaman zalimin karşısında durduk. Hiçbir zaman Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, hiçbir kimseye eyvallah etmedik. En zor zamanlarımızda bile büyük mücadeleler içerisinde bağımsızlığımızı kazandık. İşte bunun örneği Bursa’dır. Velhasıl biz hiçbir zaman emperyalizmin önünde eğilmediğimiz gibi, hiçbir zamanda güçlülerin boyunduruğu altında olan milletlere duyarsız kalmadık. Dolayısıyla bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezine Allah’ın izniyle Türkiye olacaktır. Bildiğiniz gibi beylikler döneminde Osmanlı en büyük, en güçlü beylik değildi. Şurada, Oylat’ın üstünden Domaniç Yaylası’na kadar uzanan orada, hani Kuruluş Ertuğrul dizileri var ya, aynen öyle. Beş yüz tane kıldan çadırı olan bir obaydı. Şehir devleti bile değildi. Kıl çadırlardan müteşekkil küçük bir obaydı. Niye Osmanlı Cihan Devleti oldu da diğerleri olmadı? Diğerlerinin hepsi birbirleriyle uğraşırken, birbirlerini azledip birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaya gayret ederken, Osmanlı inanın ki bunların hiçbirisiyle uğraşmadı. Gözünü Rumeli’ye dikti. Gözünü Avrupa’ya dikti. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu hiç abartısız söylüyorum. Osmanlı cihan devletinin Domaniç’teki, Oylat’taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur." "Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu" Kurtulmuş, "Türkiye’nin en çok mesafe aldığı alan bana sorarsanız arkada yazılı olandır. Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah’ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır. Allah yardımcımız olsun. Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye’nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz" diye konuştu. Konuşma sonrası protokol ve salonu dolduran öğrenciler hatıra fotoğrafı çekindi.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:52
Bursa’da direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü direğe çarptı
Bursa’nın İnegöl ilçesinde meydana gelen tek taraflı kazada direğe çarpan otomobildeki 1 kişi yaralandı. Edinilen bilgiye göre İnegöl’e bağlı kırsal Yeniceköy mahallesinde seyir halinde olan Ramazan K. yönetimindeki 16 BCF 116 plakalı otomobil direksiyon hakimiyetinin kaybolması sonucu direğe çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Kaza sonucu yaralanan sürücü Ramazan K., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisine kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:48
Türk dünyası şairleri BUÜ’de buluştu
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türk dünyasının kültürel bağlarını güçlendiren bir organizasyona ev sahipliği yaptı. BUÜ bünyesindeki Türk Dünyası ve Kültürü Topluluğu ile Genç Kalemler Topluluğu’nca düzenlenen "Türk Dünyası Şairler Buluşması", beş farklı Türki Cumhuriyetlerden gelen sanatçıları ve çok sayıda protokol üyesini bir araya getirdi. BUÜ Mühendislik Fakültesi Dr. Arif Ağaoğlu İleri Teknolojiler Merkez Laboratuvar Salonu’nda gerçekleştirilen uluslararası etkinlikte; Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Kırgızistan Cumhuriyetlerinden gelen şairler, yazdıkları eserleri Türkiye Türkçesi ve ana dilleriyle seslendirerek katılımcılara bir dil şöleni sundu. Etkinliğe BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ayhan Sarsıcı, Osmangazi Belediyesi Başkan Vekili Murat Hoşgörü, Bursa Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım sağladı. Türk dünyası ezgileri BUÜ’de hayat buldu Programda şiirlerin yanı sıra Türk dünyasının müzikal zenginliği de sahneye taşındı. BUÜ mezunu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü Türk Halk Müziği Bölümü saz sanatçısı Alim Hüseyinoğlu’nun seslendirdiği türkülerin ardından; BUÜ Eğitim Fakültesi Kazakistan uyruklu öğrencisi Ayşe Yersinbek Kazak millî sazı dombra, BUÜ mezunu Çolpan Kambarova ise Kırgız millî sazı komuz ve Türk dünyasına ait eserlerle etkinliğe katıldı. Ayrıca BUÜ Azerbaycan Kültür ve Sanat Topluluğu üyelerinden Kemale Memmedova ve Amal Babayev, sergiledikleri Azerbaycan halk oyunları ile beğeni topladı . Akademisyenlere uluslararası madalya Program kapsamında Türk dünyasına sağladıkları katkılar nedeniyle BUÜ’lü isimlere ödüller verildi. Kırgızistan Uluslararası "Kırgız Akın" Yazarlar Birliği tarafından "Cengiz Aytmatov Madalyası" ile "Teşekkür Mektubu", Kazakistan "DüniyeTalanttarı" Birliği tarafından ise "Ahmet Yesevi Madalyası" ile "Teşekkür Belgesi" takdim edildi. Ödüller; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’a, Türk Ocakları Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı’ya, Türk Dünyası ve Kültürü Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Alev Sınar Uğurlu’ya, Genç Kalemler Topluluğu Danışmanı Doç. Dr. MinaraAliyeva Çınar’a ve BUÜ Ali ŞirNevai Özbek Dil ve Kültür Merkezi Müdürü Surayyo Khodjoyeva’ya sunuldu. Yurt dışı gezisi nedeniyle törende bulunamayan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ın "Ahmet Yesevi Madalyası ve Sertifikası", kendilerine makamında takdim edildi. Konuk şairlere ve organizasyonda görevli BUÜ öğrencilerine de teşekkür belgelerinin verildiği program, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı’nın birlik ve beraberlik vurgusu yaptığı kapanış konuşması ile sona erdi.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:43
Bursaspor Antalya kampına çıkıyor
TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren Bursaspor, sezonun ikinci yarısı öncesi Antalya Belek’te kampa giriyor. Bursaspor, sezonun ikinci yarısı öncesindeki hazırlıklarını hız kesmeden sürdürüyor. İlk etap çalışmalarını Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde tamamlayan yeşil-beyazlı ekip, ikinci etap kamp çalışmaları için bugün Antalya Belek’e gidecek. 2-10 Ocak tarihleri arasında Belek’te kamp yapacak olan Bursaspor, bu süreçte hazırlık maçlarıyla form tutmayı hedefliyor. 6-10 Ocak tarihleri arasında oynanması planlanan hazırlık karşılaşmalarının rakiplerinin ise ilerleyen günlerde açıklanacağı bildirildi. Teknik heyet, Antalya kampında takımın fiziksel ve taktik seviyesini yukarı çekmeyi amaçlıyor.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:41
BUÜ’deki birimlere İSG kurul eğitimleri verildi
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), bünyesindeki tüm birimlerde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) faaliyetlerinin mevzuata uygun, planlı ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir İSG Kurul Eğitimi programına imza attı. Rektörlük A Salonu’nda düzenlenen "Birim İSG Kurulu Üyelerine Yönelik İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Eğitim Programı" ile İSG süreçlerinin üniversite genelinde kurumsal bir yapı içerisinde sistematik olarak yürütülmesine katkı sunulması hedeflendi. Eğitimin açılışında konuşan İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinatörü Öğr. Gör. Mehmet Şen, kamuda 1 Ocak 2025 itibarıyla tamamıyla yürürlüğe giren yasal düzenlemeler ışığında üniversite olarak hazırladıkları kapsamlı yol haritasını paylaştı. Üniversite genelindeki 7 bini aşkın çalışanın sisteme kaydı ve birimlerin tehlike sınıflandırmaları gibi yasal süreçlerin yüzde 95 oranında tamamlandığını belirten Şen; uzman görevlendirmelerinden risk analizlerine, yangın ve arama-kurtarma ekiplerinin kurulmasından İSG öneri ve tespit defterlerinin sisteme entegre edilmesine kadar pek çok aşamada büyük mesafe kat ettiklerini ifade etti. Personel ihtiyacını öncelikle kurum içinden karşıladıklarını ancak gerekmesi durumunda dışarıdan hizmet alımıyla süreci destekleyeceklerini vurgulayan Şen, oluşturulan kurullar ve eğitimlerle birlikte üniversitede güçlü bir İSG farkındalığı oluşturulduğunu, bu çalışmaları sahadaki uygulamalarla taçlandıracaklarını dile getirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen programda; İSG mevzuatı çerçevesinde işveren ve kurul üyelerinin yükümlülükleri, risk değerlendirme süreçleri, acil durum yönetimi, iş hijyeni ve iş kazalarının önlenmesi gibi hayati konularda kapsamlı sunumlar yapıldı. Eğitim sonunda katılımcıların soruları uzmanlarca yanıtlanırken, uygulama örnekleri üzerinden sürecin sahadaki etkinliği masaya yatırıldı.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:35
Büyükşehir şifa dağıtıyor
Bursa Büyükşehir Belediyesi, en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan evde bakım ve ambulans hizmetleri ile binlerce hastanın ayağına giderek sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri Şube Müdürlüğü, sağlıklı ve gülümseyen Bursa hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Aktif hasta sayısı her geçen yıl artarken, 2025 yılında sisteme kayıtlı 12 bin 873 hastaya 155 bin kez evde bakım hizmeti verildi. Büyükşehir Belediyesi’nin evde bakım hizmetinden yüzde 25 ile en çok 76-85 yaş grubu yararlandı. Hizmet alanların yüzde 19’unu 66-75 yaş grubu, yüzde 16’sını 86-95 yaş grubu, yüzde 12’sini 56-65 yaş grubu, yüzde 8’ini 46-55 yaş grubu, yüzde 7’sini 96 yaş üstü, yüzde 7’sini 1-34 yaş grubu, yüzde 6’sını ise 35-45 yaş grubu oluşturdu. Toplam 7 bin 621 kişiye ise 40 bin 898 kez ambulans ve hasta nakil desteği verildi. Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri ile 2025 yılında 6 bin 900 doktor muayenesi, bin 228 FTR uzman ziyareti, 5 bin 500 bakım destek hizmeti, 3 bin 200 ev temizliği hizmeti, 12 bin 750 fizyoterapist hizmeti, 71 bin hemşirelik hizmeti, 2 bin 850 psikolojik destek, 450 ebelik hizmeti, bin 800 diyetisyen hizmeti verildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan ‘Sağlık Otobüsü’nde 4 bin 567 vatandaş ağırlanırken, 23 bin 259 kez sağlık hizmeti verildi. "Her yıl binlerce vatandaşımıza destek sağlıyoruz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sosyal belediyecilik anlayışını merkeze alarak Bursalıların yaşam şartlarını iyileştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Sağlık hizmeti almanın herkesin en temel hakkı olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmıyoruz. Sağlık hizmetini mahallere ve evlere kadar ulaştırıyoruz. Amacımız, ihtiyaç duyan tüm vatandaşlarımızın yanında olmak. Hayattaki en değerli servetin sağlık olduğunu biliyoruz. Evde sağlık hizmetlerini 7 gün 24 saat kesintisiz sürdürüyoruz. Her yıl binlerce vatandaşımıza destek sağlıyoruz. Türkiye’ye örnek olacak olan halk sağlığı projelerimizi bir bir yaşama geçirmeye devam edeceğiz. Tüm hastalarımıza şifa, özveriyle çalışan sağlık ekibimize de çalışmalarında kolaylıklar diliyorum" dedi.
02 Ocak 2026 Cuma - 11:42
BTSO’nun UR-GE gücü Bursa’yı küresel pazarlara taşıyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ve Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleriyle Bursa iş dünyasının ihracat kapasitesini istikrarlı bir şekilde güçlendiriyor. BTSO’nun öncülüğünde hayata geçirilen projeler, firmaların küresel pazarlara daha planlı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıyla açılmasını sağlayan güçlü bir kümelenme modeli sunuyor. BTSO, Türkiye genelinde UR-GE projeleri yürüten 98 kurum arasında, bugüne kadar hayata geçirdiği 48 UR-GE projesiyle lider konumda bulunuyor. Bu projelerin 31’i başarıyla tamamlanırken, 17 UR-GE projesi aktif olarak devam ediyor. UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında bugüne kadar yaklaşık bin 700 firma ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek ihracat yetkinliklerini geliştirdi. Kümelenme yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar sayesinde firmalar, uluslararası pazarlara bireysel çabaların ötesinde, birlikte hareket etmenin avantajlarını kullanarak açıldı. UR-GE projelerinde yer alan firmaların ihracat performanslarının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi, bu modelin sahadaki başarısını da ortaya koydu. Bursa iş dünyası küresel pazarlarda Projeler kapsamında firmalara yüzde 75’e varan devlet destekleriyle yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyeti organizasyonları, uluslararası fuar katılımları ile eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuldu. Bugüne kadar gerçekleştirilen 114 yurt dışı pazarlama faaliyetiyle Bursa’nın üretim gücü dünyanın dört bir yanındaki stratejik pazarlara taşınırken, 35 farklı ülkeye yapılan ziyaretlerle Bursa sanayisi küresel ticaret ağlarına entegre edildi. UR-GE projeleri kapsamında bugüne kadar 83 alım heyeti organizasyonuyla binlerce yabancı alıcı Bursa’da firmalarla birebir iş görüşmelerinde buluşturuldu. UR-GE projeleri yalnızca saha faaliyetleriyle sınırlı kalmadı; ihracat yetkinliklerini artırmaya yönelik 155 teknik eğitim ve kurumsallaşma odaklı 70 stratejik danışmanlık çalışmasıyla firmaların dönüşüm süreci desteklendi. BTSO’dan en iyi uygulama örnekleri BTSO’nun UR-GE ve HİSER projelerinde ortaya koyduğu proje kalitesi, ulusal ve uluslararası düzeyde de takdir gördü. Tekstil, bebe-çocuk konfeksiyonu, otomotiv yan sanayi ve sağlık sektörlerinde yürütülen projeler Ticaret Bakanlığı tarafından "Türkiye’nin En İyi Uygulama Örnekleri" arasında gösterildi. Ayrıca JUNIOKIDS kümelenmesi, Avrupa Kümelenme Mükemmelliği Bronz Marka Sertifikası’nı alarak yönetim ve organizasyon kabiliyetini uluslararası alanda tescilledi. Sanayiden hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede yürütülen UR-GE ve HİSER projeleri; makine ve otomasyondan tekstil ve konfeksiyona, otomotiv ve savunma sanayisinden gıda, sağlık, turizm, mobilya ve inşaat sektörlerine kadar birçok alanda Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artıran bir yapı oluşturdu. 2025 yılında da yoğun dış ticaret trafiği BTSO, 2025 yılında da bu birikimi sahaya yansıtan yoğun bir performans sergiledi. Yıl içerisinde 21 yurt dışı pazarlama faaliyeti ve 10 alım heyeti organizasyonu gerçekleştirildi. Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Cezayir ve Gana gibi stratejik pazarlarda düzenlenen programlar kapsamında Bursalı firmalar; Tokyo, Londra, Dubai, Riyad, Chicago, Los Angeles ve Akra gibi küresel ticaret merkezlerinde yeni iş bağlantıları kurma imkânı buldu. 2025 yılı faaliyetleri, firmaların pazar çeşitliliğini artırırken ihracat ağlarını da daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirdi. Bursa yerli ve milli üretim kapasitesiyle gücünü artıracak BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin üretim ve ihracat kapasiteleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, bu sürecin firmaları daha katma değerli üretime ve yeni pazarlara yönelttiğini söyledi. Dünya ticaretinde rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını ifade eden Burkay, bu ortamda güçlü bir ihracat performansının ancak doğru stratejiler ve ortak hareket kabiliyetiyle mümkün olduğunu vurguladı. UR-GE projelerinin bu dönüşüm sürecinde firmalar için önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini kaydeden Burkay, "Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 48 UR-GE projesi, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlarken, yerli ve milli üretim kabiliyetimizi uluslararası arenada daha görünür hale getiriyor. Kümelenme modeliyle oluşturduğumuz bu yapı, firmalarımızın bilgi, deneyim ve ihracat vizyonunu ortak bir zeminde buluşturuyor" dedi. "Yeni UR-GE projelerimizle sektörlerimize destek vermeyi sürdüreceğiz" BTSO olarak firmaları birlikte hareket eden güçlü bir yapı içinde desteklediklerini ifade eden Burkay, bu yaklaşımın küresel rekabette kalıcı başarı sağladığını belirterek, "UR-GE projeleriyle üyelerimizin üretim gücünü, katma değerli üretim anlayışını ve ihracat potansiyelini dünya pazarlarına taşıyoruz. Bu süreçte başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sektörlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeni UR-GE projelerini hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydeden Burkay, "Amacımız, Bursa iş dünyasının dünya pazarlarında çok daha güçlü, etkin ve sürdürülebilir bir konumda yer almasını sağlamak. BTSO olarak, üyelerimizin küresel ticarette rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 11:13
Tarlaya uçan otomobil hurdaya döndü: 1 yaralı
Bursa’nın İnegöl ilçesinde meydana gelen tek taraflı kazada, tarlaya alana uçan otomobilde 1 kişi yaralandı. Edinilen bilgiye göre İnegöl’e bağlı kırsal Deydinler Mahallesi’nde seyir halinde olan Doğukan S. yönetimindeki 16 APY 661 plakalı otomobil, direksiyon hakimiyetinin kaybolması sonucu takla atarak tarlaya uçtu. Kaza sonucu sürücü yaralanmazken, otomobilde yolcu konumunda bulunan Adil K. yaralandı. Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla alakalı soruşturma başlatıldı.
02 Ocak 2026 Cuma - 11:06
Büyükşehir ekiplerinden kar mesaisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde etkisini sürdüren kar yağışı ve buzlanmaya karşı gece boyunca vatandaşların mağduriyet yaşamaması için seferber oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı ve güvenli ulaşımın devam etmesi adına AKOM koordinasyonunda yürüttüğü karla mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 17 ilçede devam eden çalışmalar kapsamında, kar küreme, tuzlama ve solüsyon uygulamalarıyla yollar ulaşıma açık tutuldu. Merkez ve kırsal ilçelerde etkisini artıran kar yağışı nedeniyle özellikle kritik güzergâhlarda önleyici çalışmalar titizlikle sürdürüldü. 280 mahalle yolu ulaşıma açıldı 203 araç ve bin 21 personelin görev aldığı çalışmalarda, İnegöl’de 42, Keles’te 33, Büyükorhan’da 32, İznik, Mustafakemalpaşa ve Orhaneli’de 22’şer, Kestel ve Harmancık’ta 19’ar, Yenişehir’de 16, Orhangazi’de 12, Osmangazi ve Yıldırım’da 10’ar, Gemlik ve Nilüfer’de 5’er, Mudanya ve Karacabey’de 4’er, Gürsu’da ise 3 mahalle yolu olmak üzere toplam 280 mahalle yolu ulaşıma açıldı. Mahsur kalan vatandaşlar kurtarıldı Öte yandan, İnegöl’ün Tuzla Tepel Yaylası’nda kara saplanan bir araçta mahsur kalan 6 kişi, Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kurtarıldı. Yetkililer, vatandaşların zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamalarını, çıkacak sürücülerin ise kış lastiği ve zincir kullanmalarını istedi. Kar yağışıyla ilgili olumsuzluklar için ALO 153 ve 444 16 00 numaralı hatlardan Büyükşehir Belediyesi’ne ulaşılabileceği bildirildi.
02 Ocak 2026 Cuma - 10:46
Alışveriş yaptıktan sonra otomobilin altında kaldı
Bursa’da alışveriş yaptıktan sonra yolun karşısına geçmek isteyen yaşlı adam, otomobilin çarpmasıyla savruldu. Kaza anı kameraya yansırken, aracın altında kalan adamın ayağı kırıldı.
02 Ocak 2026 Cuma - 10:33
Kaşla göz arasında hırsızlık yaptı: O şüpheliyi polis yakaladı
Bursa’da pazar alanında alışveriş yapıyormuş gibi dolanıp, koluna çarptığı kadının telefonunu kaşla göz arasında alan şüpheli, polis ekiplerinin dikkatiyle yakalandı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, Yıldırım Mahallesi Gökdere Pazar Alanı’nda meydana geldi. Alışveriş yapan M.M. (34), montunun cebinde bulunan ve yaklaşık 110 bin TL değerindeki cep telefonunun çalındığını fark ederek durumu polise bildirdi. Asayiş Şube Müdürlüğü Güven Timleri Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalarda pazar alanı ve çevresindeki kameralar incelendi. Yaklaşık 35 saatlik görüntü ve 20 farklı kameranın izlenmesinin ardından şüphelinin kimliği belirlendi. Yapılan takip sonucu 21 adet adli kaydı bulunduğu öğrenilen Ö.A. (60), saklandığı yerde yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, ifadesinde olayı gerçekleştirdiğini ve pişman olduğunu söyledi. Çalınan cep telefonu şahsın üzerinden ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ö.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
02 Ocak 2026 Cuma - 10:23
Bursa’da yaylada mahsur kalan 6 kişi kurtarıldı
Bursa’da kar yağışı sebebiyle yayla yolunda mahsur kalan 6 kişi ekiplerin çalışmasıyla kurtarıldı. Edinilen bilgiye göre, yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları sebebiyle İnegöl ilçesi Tuzla Tepel Yaylası’nda yolda mahsur kalan araçtaki 6 kişi yardım talebinde bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Büyükşehir Belediyesi ekipleri, karla kaplı yolu açarak mahsur kalan vatandaşlara ulaştı. Ekiplerin çalışması sonucu araç bulunduğu yerden çıkarılırken, vatandaşlar güvenli bölgeye tahliye edildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilen vatandaşlar, ekiplere teşekkür etti. Yetkililer, bölgede etkili olan kar yağışı nedeniyle sürücüleri dikkatli olmaları ve zincirsiz yola çıkmamaları konusunda uyardı.
02 Ocak 2026 Cuma - 09:40
Bursa’da işe kayakla gitti
Bursa’da dün etkili olan kar yağışı sonrası bir vatandaş işe gitmek için ilginç bir yönteme başvurdu. Kayak takımlarını ayağına geçiren vatandaş, hem spor yaptı hem de keyifle işe gitmenin mutluluğunu yaşadı. Bursa’nın Mudanya ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışının ardından yolların karla kaplanması ilginç görüntülere sahne oldu. İlçede bir vatandaş sabah saatlerinde işe gitmek için kayak malzemelerini alarak karla kaplı sokaklarda kayak yaparak ilerledi. Kayak yaparken kendini kayda da alan vatandaş, karla kaplanan yollarda rahatlıkla ilerlediği anları sosyal medyada paylaştı. Görüntüler kısa sürede ilgi gördü. Yoğun kar yağışı sonrası belediye ekiplerinin yol açma ve tuzlama çalışmalarını sürdürdüğü öğrenilirken, yetkililer sürücü ve yayaları dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder