Yerel Haberler
Bursa
Ramazan’da böbrek sağlığı hakkında önemli bilgiler 01 Mart 2026 Pazar - 09:47:57 Ramazan ayı, hem manevi hem bedensel arınma dönemi olarak büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, böbrek hastaları ve böbrek taşı problemi olan bireylerin, oruç tutmanın böbrek sağlığı üzerindeki etkilerini merak ettiğini söyledi. Bilimsel araştırmaların bireylerde oruç tutmanın böbrek fonksiyonlarında kalıcı bir hasar oluşmayacağını kanıtladığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Şahan, "Vücudumuz, gün boyunca susuz kalmaya karşı fizyolojik olarak uyum sağlar. Ancak iftar ile sahur arasında yeterli miktarda sıvı alınması çok önemlidir. Yetersiz sıvı tüketimi, böbreklerde yük artışına ve idrar yoğunluğunda yükselmeye sebep olabilir" dedi. Doç. Dr. Şahan, "Böbrek taşı hastalarının iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre su tüketmeleri gerekmektedir. Ayrıca çay ve kahve tüketimini sınırlandırmalı, tuzlu ve işlenmiş gıdalardan uzak durmalıdırlar. Suyu aralıklı içmek ve düzenli doktor kontrollerini aksatmamak önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Özellikle evre 3 ve üzeri kronik böbrek hastaları, tek böbreği olanlar, böbrek nakli hastaları ve kontrolsüz diyabet veya hipertansiyon hastaları oruç tutmadan önce mutlaka nefroloji veya üroloji uzmanına başvurması gerektiğini belirten Doç. Dr. Şahan, "Oruç böbreği dinlendirmez veya ekstra toksin temizlemez. Ayrıca sahurda tek seferde aşırı su içmek yerine, iftar ve sahur arasında suyu zamana yayarak içmek gerekir. Ramazan ayı, sağlık ve bilinçli yaşam için güzel bir fırsattır. Böbrek sağlığınızı korumak için yeterli sıvı alımına dikkat edin ve sağlık sorunlarınızı ihmal etmeyin" dedi.
01 Mart 2026 Pazar - 09:38 Polis bastırdı, gürültü azaldı: Lüks semtte denetimler sonuç verdi Bursa’nın en lüks semtlerinden birinde araçlarla müzik yayını yapan, abartı egzoz kullanan ve hatalı parklarla trafiği aksatan sürücülere yönelik başlatılan denetimler etkisini göstermeye başladı. Bir haftadır aralıksız süren uygulamalar ve artan trafik cezalarının ardından bölgeye gelen araç ve kişi sayısında gözle görülür azalma yaşandı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Nilüfer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri vatandaşlardan gelen yoğun şikayetler üzerine harekete geçen polis ekipleri, özellikle akşam saatlerinde mahalleye gelerek dolaştığı öne sürülen araçlara yönelik geniş çaplı denetim gerçekleştirdi. Gürültü kirliliğine neden olan abartı egzozlu araçlar ve yüksek sesle müzik yayını yapan sürücüler mahalle sakinlerinin tepkisine yol açarken, hatalı parklar nedeniyle zaman zaman trafik akışının da aksadığı öğrenildi. Gerçekleştirilen denetimlerde çok sayıda araç ve sürücü kontrol edilirken, çeşitli trafik ihlallerinden yüzlerce araca idari para cezası uygulandı. Yetkililer, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin artarak devam edeceğini belirtti. Artan cezalar ve sıkı kontrollerin ardından mahalledeki araç yoğunluğunun belirgin şekilde azaldığı ifade edildi.
Ekrem Alfatlı: "Asgari ücret enflasyonu tetikleyen bir etken değildir"
09 Ocak 2026 Cuma - 14:04 Ekrem Alfatlı: "Asgari ücret enflasyonu tetikleyen bir etken değildir" BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, 2025’in en büyük sorununun ekonomi olduğunu belirterek, asgari ücret artışının vatandaşın geçim sıkıntısını gidermekten uzak kaldığını ifade etti. Asgari ücretin açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerektiğini ve enflasyonu tetikleyen bir unsur olmadığını vurgulayan Alfatlı, "Asgari ücret açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerekir diyoruz. Asgari ücretin asla enflasyonu tetikleten bir etken olmadığını iddia ediyorum" ifadelerini kullandı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Bursa İl Başkanlığı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Programa katılan BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, 2025 yılının en önemli gündem maddesinin ekonomi olduğunu belirterek, asgari ücret ve emekli maaşlarındaki artış oranlarının yetersiz kaldığını dile getirdi. Alfatlı, açıklanan asgari ücret artışının vatandaşın geçim sıkıntısını gidermekten uzak olduğunu vurgularken, asgari ücretin açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerektiğini ifade etti. Asgari ücret artışlarının enflasyonu tetikleyen bir unsur olmadığını savunan Alfatlı, ücretlerin mutlaka iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti. "Asgari ücretin yüzde 50 artması gerektiğini söyledik" Asgari ücretin vatandaşın derdini çözecek seviyeye gelmesi gerektiğini söyleyen Alfatlı, "2025 denilince ilk akla gelen derin bir ekonomik sıkıntı. 2024 yılında enflasyon yüzde 45’lerdeyken asgari ücret yüzde 30 artış sağlamıştı. Şimdi enflasyon oranı yüzde 31 olarak açıklandı, yüzde 27 asgari ücretliye artış sağlandı. Asgari ücretlinin geçmişten kalan yüzde 50 hakkı var. Biz bunu popülist bir politika olarak söylemedik. Bir gerçeklilik tespiti olarak söyledik. Biz BBP olarak 22 bin 104 lira olan asgari ücretin yüzde 50 artarak 33 bin lira gibi bir rakama gelmesini söyledik. Ancak 28 bin 75 lira olarak açıklandı, zaman geçmiş değil bu rakamın mutlaka iyileştirilmesi lazım, vatandaşın dertlerini çözecek bir rakama gelmesi lazım. 16 bin 881 lira olan emekli maaşları da arttırıldı ancak bu da çok yetersiz. Biz bu rakamın asgari ücret seviyesine yakın olmasını ifade ediyoruz. Asgari ücret açlık sınırı değil insanca yaşam ücreti olması gerekir diyoruz. Asgari ücretin asla enflasyonu tetikleten bir etken olmadığını iddia ediyorum" dedi. "SDG diyerek yumuşatmaya çalışıyorlar" Yapılan iyi niyetlere rağmen karşı tarafın samimiyetsiz olduğunu kaydeden Alfatlı, "Biz BBP olarak terörsüz bir Türkiye’yi savunuyoruz. Biz insanların huzur içerisinde yaşadığı Türkiye’yi savunuyoruz. Tabi ki terör olmasın istiyoruz, çocuklarımız şehit olmasın istiyoruz. Ama karşınızdaki tasması emperyalistlerin elinde olan adeta aparat olarak kullanılan dünyanın en vahşi terör örgütü var. Güvenlik güçlerimiz zaten bu çapulcuları yendiler, kökünü kazıdılar. Kahraman mehmetçiğimiz bunları yerle yeksan etti. Ama karşı tarafın muhataplarına güvenilmeyeceğini son gelişmelerde de hep beraber gördük. Halep’te yaşananları gördük, kaldı ki Halep onların hakim olduğu bir bölge değil. SDG diyerek yumuşatmaya çalışıyorlar ama Suriye’nin kuzeyi PKK’nın yuvalandığı yerler. İran’da PJAK diye çıkıyor, Türkiye’de PYD/YPG diye çıkıyor. Mecliste partisi de bağırmaya başladı. Bütün iyi niyete rağmen ay yıldızlı bayrağımızı teşkilatlarımıza astıramadık. Hani beraberdik, hani kardeştik. Kim bu ülkede kendini nasıl ifade ediyorsa bir ve beraber yaşamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bursa’da BUTEKOM üretimin geleceğine yön veriyor
09 Ocak 2026 Cuma - 13:09 Bursa’da BUTEKOM üretimin geleceğine yön veriyor Küresel rekabetin giderek teknoloji, Ar-Ge ve yüksek katma değer ekseninde şekillendiği günümüzde, sanayinin dönüşümünü destekleyen yapılar stratejik önem taşıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM), sanayi ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturan bütüncül yaklaşımıyla Bursa ve Türkiye sanayisinin dönüşüm yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. BUTEKOM, sanayicinin ihtiyaçlarını sahada analiz eden, bu ihtiyaçlara yönelik somut ve uygulanabilir çözümler geliştiren, firmaların rekabet gücünü artıracak yol haritaları oluşturan entegre bir merkez olarak konumlanıyor. Ar-Ge, test-analiz, prototipleme, ileri mühendislik ve ticarileşme süreçlerini tek çatı altında toplayan yapı, sanayinin dönüşümünü hızlandıran önemli bir ekosistem sunuyor. Sektörel analizlerle stratejik yol haritaları 2025 yılı itibarıyla BUTEKOM tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı üretim disiplinlerini temsil eden 10 ayrı sektörde 400’ün üzerinde firma detaylı biçimde analiz edildi. Firmaların üretim kabiliyetleri, teknolojik olgunluk düzeyleri, ihracat potansiyelleri, rekabet güçleri ve proje yönetim yetkinlikleri değerlendirilerek sektör bazlı ihtiyaç analizleri gerçekleştirildi. Elde edilen veriler doğrultusunda her sektör için ihtiyaç odaklı gelişim ve dönüşüm yol haritaları oluşturuldu. Bu çalışmalar, sanayinin mevcut durumunu ortaya koymakla kalmayarak; firmaların sürdürülebilir büyüme, katma değerli üretim ve küresel rekabet hedeflerine ulaşmalarına yönelik somut yönlendirmeler sundu. Ortaya konulan yol haritaları, Türkiye’nin sanayi ve dış ticaret hedefleriyle uyumlu bir çerçeve oluşturdu. Mükemmeliyet merkezleriyle derinleşen uzmanlık BUTEKOM’un en ayırt edici unsurlarından biri, farklı alanlarda uzmanlaşmış mükemmeliyet merkezleri ile sanayiye sunduğu derin teknik yetkinlik tecrübesi. Bu merkezler; teknik tekstil, kompozit malzemeler, ileri mühendislik, polimer ve kauçuk teknolojileri gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren firmalara Ar-Ge, test, doğrulama ve prototipleme desteği sağlanıyor. Mükemmeliyet merkezleri bünyesinde yürütülen çalışmalar; firmaların ürün geliştirme süreçlerini hızlandırırken, ulusal ve uluslararası standartlara uygunluk, performans iyileştirme ve yenilikçi ürün tasarımı konularında da önemli katkılar sunuyor. Böylece BUTEKOM, yalnızca analiz yapan değil, sanayinin doğrudan üretim ve ticarileşme süreçlerine dokunan bir yapı olarak öne çıkıyor. Kümelenme modelleriyle güçlü iş birliği kültürü BUTEKOM’un öncelikli çalışma alanlarından biri de kümelenme modelleri oldu. Sektörler arası iş birliğini artırmayı, ortak kaynak kullanımını teşvik etmeyi ve yenilikçi projelerin önünü açmayı hedefleyen bu yaklaşım, Bursa sanayisinde önemli bir sinerji oluşturuyor. Bu kapsamda hayata geçirilen BUTEXCOMP - Bursa Teknik Tekstil ve Kompozit Malzeme Kümelenmesi, teknik tekstil ve kompozit alanlarında faaliyet gösteren 32 firmayı aynı çatı altında buluşturuyor. Tasarım, modelleme, prototipleme, test-analiz ve tedarik zinciri eşleştirme gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, firmaların rekabet gücünü artırıyor. SETEK - Sürdürülebilir Ev Tekstili ve Teknik Tekstil Kümelenmesi ise 31 üye firma ve 7 destek kuruluşuyla sürdürülebilir üretim kültürünün yaygınlaştırılmasını hedeflerken, her iki kümelenme de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kümelenme Destek Programı kapsamında desteklenerek kurumsal bir yapıya sahip. Uluslararası projeler ve ileri mühendislik altyapısı BUTEKOM’un çalışmaları uluslararası platformlarda da karşılık buluyor. Euroclusters çağrısı kapsamında desteklenen FutureProof Textiles Projesi, tekstil sektöründeki KOBİ’lerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerini desteklerken, BUTEXCOMP’un bu projede küme olarak yer alması Bursa sanayisinin Avrupa ölçeğinde görünürlüğünü artırıyor. Öte yandan BEBKA Teknik Destek Programı kapsamında yürütülen projelerle BUTEKOM bünyesinde ANSYS ve LS-DYNA gibi ileri mühendislik yazılımlarına yönelik uzmanlık geliştirdi. Uzay ve havacılık sektörlerine yönelik projelerde ise BUTEKOM, hizmet sağlayıcı ve çözüm ortağı olarak kritik roller üstleniyor. Güçlü laboratuvar ve prototipleme altyapısı BUTEKOM’un sanayiye sunduğu en önemli katkılardan biri de Ar-Ge çalışmalarını uygulamayla buluşturan çok disiplinli laboratuvar altyapısı. Analitik, yanma, yaşlandırma, kondisyonlama ve yaş kimyasal laboratuvarları; tekstil, teknik tekstil, polimer, plastik, kompozit ve kauçuk numunelere yönelik geniş kapsamlı test ve analiz hizmetleri sunuyor. Test ve analiz altyapısı; Radial Braiding, TFP, RTM, kür fırını, bant dokuma, filament sarma ve SLS 3D yazıcı gibi ileri üretim ve prototipleme sistemleriyle entegre bir yapıda çalışıyor. Bu sayede firmalar, testten prototiplemeye ve üretime uzanan tüm süreçleri tek merkezden yürütebilme imkânına sahip. Bilimsel üretimden ticarileşmeye BUTEKOM, Bursa Uludağ Üniversitesi başta olmak üzere akademik paydaşlarla yürüttüğü iş birlikleriyle bilimsel bilgi üretimini sanayi uygulamalarıyla entegre ediyor. Bugüne kadar üretilen 39 akademik yayın ve yapılan patent başvuruları, merkezin Ar-Ge çıktılarının ticarileşmesini hedefleyen yaklaşımını ortaya koyuyor. "Sanayimizin dönüşüm yolculuğunun merkezinde yer alıyor" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BUTEKOM’un Bursa ve Türkiye sanayisinin teknoloji odaklı dönüşümünde üstlendiği stratejik role dikkat çekti. BUTEKOM’un sanayinin ihtiyaçlarına sahada çözüm üreten bütüncül bir yapıda olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, küresel rekabetin artık üretim hacminden çok bilgi, teknoloji ve yenilikle şekillendiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Küresel rekabetin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon ekseninde şekillendiği bir dönemde, sanayimizin bu dönüşüme ayak uydurması hayati önem taşıyor. BUTEKOM, sanayicimizin ihtiyaçlarını masa başında değil, sahada analiz eden; bu ihtiyaçlara karşılık somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözümler geliştiren stratejik bir merkezdir. Bugüne kadar bin 600’den fazla firmamız BUTEKOM’un sunduğu altyapı ve hizmetlerden faydalandı. Merkezimiz yaklaşık 48 bin test ve 800’e yakın muayene işlemi gerçekleştirerek sanayimizin Ar-Ge, ürün doğrulama ve kalite geliştirme süreçlerine doğrudan katkı sağladı. Firmalarımızın rekabet gücünü artıracak yol haritalarını birlikte oluşturuyor, Ar-Ge’den ticarileşmeye uzanan tüm süreçlerde sanayicimizin yanında yer alıyoruz." "Türkiye’nin kalkınma hedeflerine güçlü katkı" BUTEKOM’un sahip olduğu altyapı, mükemmeliyet merkezleri ve uzmanlık alanlarının sanayiye önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Başkan Burkay, merkezin uzun vadeli vizyonuna da dikkat çekti. İbrahim Burkay, sözlerini şöyle tamamladı: "Bursa’mızın teknoloji geliştiren, yüksek katma değerli ürünler ortaya koyan ve küresel ölçekte rekabet edebilen sanayi merkezi kimliğini daha da geliştirmek istiyoruz. Mükemmeliyet merkezleri, ileri mühendislik ve test altyapısı, kapsamlı laboratuvar imkânları ve uluslararası iş birlikleriyle BUTEKOM, bu vizyonun en önemli yapı taşlarından biridir. Kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle ülkemizin kalkınma hedeflerine güçlü katkılar sunmaya devam edeceğiz."
Afetlere karşı dirençli kentler için Çankaya’da buluşma
09 Ocak 2026 Cuma - 13:01 Afetlere karşı dirençli kentler için Çankaya’da buluşma Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı şehirler yaklaşımı doğrultusunda düzenlediği ‘Afetlere Dirençli Kentler ve Toplumlar Paneli’ için Çankaya’da temaslarda bulundu. Çankaya Belediye Başkanı Avukat Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen panele Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da katıldı. Panelde, ‘Hazırlıklı Olma’ teması çerçevesinde afetlere karşı dirençli kentlerin inşası, toplumsal dayanıklılığın artırılması ve iyi uygulama örnekleri; alanında uzman isimler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katkılarıyla ele alındı. Aynı zamanda yerel yönetimlerin afetlere karşı daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha dayanıklı yapılar oluşturmasının önemine dikkat çekilen programda, şehirlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin risklerine karşı da hazırlanması gerektiği vurgulandı. Panel kapsamında değerlendirmelerde bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sağlıklı, güvenli ve dirençli kentler oluşturma hedefi doğrultusunda yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin büyük önem taşıdığını belirterek, ortak akıl ve dayanışma ile geleceğe hazırlanmanın sürdürüleceğini hatırlattı.
Burtom’dan geleceğin sağlık vizyonu
09 Ocak 2026 Cuma - 10:49 Burtom’dan geleceğin sağlık vizyonu Bursa’da 1994 yılında bir tanı merkezi olarak kurulan ve bugün Türkiye’nin 15 ilinde kapsamlı bir sağlık ekosistemine dönüşen Burtom Sağlık Grubu, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla alanının öncüsü olmaya devam ediyor. Sağlık sektöründeki 32. yılını, tanı ve tedavi süreçlerini geliştiren dijital dönüşüm ve altyapı yatırımlarıyla taçlandıran Burtom Sağlık Grubu, 2026 yılından itibaren büyüme stratejisini "verimlilik esaslı genişleme" olarak belirledi. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erol Kılıç, tanı teknolojilerindeki yapay zekâ uygulamalarından onkolojideki milimetrik tedavi yöntemlerine ve yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımına kadar grubun çalışmalarını açıkladı. Hizmet ağını, teknolojinin en son uygulamalarını devreye alarak geliştirdiklerini anlatan Dr. Erol Kılıç, Burtom’un başarısının temelinde "tanı odaklılık" prensibinin bulunduğunu belirterek, "Burtom’un hikâyesi 32 yıl önce doğru tanıyı, doğru zamanda sunma vizyonuyla başladı. Bugün 850 kişilik büyük bir kadroya ulaşsak da ’tıbbi görüntüleme’ bizim hâlâ ana damarımızdır. Yatırımlarımızda sadece bina kapasitemizi artırmayı değil, klinik karar süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak ileri teknoloji entegrasyonunu daha da geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. Yeni nesil PET-CT yatırımının bu anlayışın bir ürünü olduğuna işaret eden Dr. Kılıç, "Bu cihazımız sadece teşhiste hata payını minimize etmekle kalmıyor; daha az radyasyon yayılımı ve daha kısa çekim süresiyle hastaya konfor sağlarken, yıllık 7 MWH enerji tasarrufuyla da doğayı koruyor. Bizim için sağlık hizmeti, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam alanını da korumayı kapsayan bir bütündür" diye konuştu. Yapay zekâ destekli radyoloji Modern tıpta görüntüleme cihazlarının erken teşhisteki kritik rolüne değinen Dr. Kılıç, merkezlerindeki yapay zekâ (YZ) kullanımının sağladığı somut faydaları üç ana başlıkta topladı : YZ algoritmaları, geleneksel yöntemlerle gözden kaçabilecek en küçük patolojileri ve lezyonları tespit ederek özellikle felç ve dejeneratif hastalıkların teşhisini kolaylaştırıyor. Radyologlarımıza adeta ‘ikinci bir göz’ desteği sunuyoruz. Yapay zekâ destekli 3 Tesla MR cihazlarımız, tarama sürelerini yüzde 70’e varan oranlarda kısaltıyor. Bu, özellikle kapalı alan korkusu olan hastalar, yaşlılar ve çocuklar için büyük bir devrim niteliğinde. Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekimlerinde radyasyon dozu yapay zekâ tarafından otomatik olarak optimize ediliyor. Daha az kontrast madde kullanımıyla, böbrek hastalarımız için de riskleri minimize eden güvenli bir tarama protokolü uyguluyoruz" dedi. Dr. Kılıç ayrıca, hastaneye gelemeyen hastalar için sundukları evde sağlık hizmetlerinin kapsamını da genişlettiklerini; taşınabilir dijital röntgen, EKG ve ultrason cihazlarıyla klinik kalitesinde hizmeti hastanın yatağına kadar götürdüklerini vurguladı. Onkolojide milimetrik hassasiyet Kanserle mücadelede en kritik aşamanın doğru evreleme ve kişiselleştirilmiş tedavi olduğunu belirten Dr. Kılıç, onkoloji birimlerindeki teknolojik kapasiteye dikkat çekti : "Nükleer tıp birimlerimizdeki PET/CT sistemleri, tedavi yanıtını izlemede bize büyük avantajlar sağlıyor. Bu süreci, 7 milyon dolarlık bir yatırımla devreye aldığımız Tomoterapi cihazıyla birleştiriyoruz. Tomoterapi, BT tabanlı görüntüleme ile yoğunluk ayarlı radyoterapiyi (IMRT) tek bir platformda buluşturuyor. Cihaz 360 derece dönerek ışınlama yaparken tümörü milimetrik olarak hedefler. Bu hassasiyet sayesinde sağlıklı dokular maksimum düzeyde korunur; yan etkiler azalır ve özellikle baş-boyun, beyin ve çocukluk çağı tümörlerinde klinik başarı oranlarımız hissedilir derecede artar." Yüzde 100 yeşil enerji ile doğa dostu sağlık Burtom’un sürdürülebilirlik vizyonunun sadece tıbbi cihazlarla sınırlı kalmadığını söyleyen Dr. Kılıç, İnegöl’de hayata geçirdikleri Güneş Enerji Santrali’nin (GES) grubun toplam elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılandığını ifade etti. 2026 yılından itibaren büyüme stratejilerini "verimlilik esaslı genişleme" olarak tanımlayan Dr. Erol Kılıç, Burtom’u sadece bir hizmet sağlayıcı değil, uluslararası standartlarda bir sağlık ekosistemi haline getireceklerini belirtti. Gelecek 10 yıllık dönemde sağlık turizmi, geriatri (yaşlı bakımı), longevity (uzun ömür) ve bütüncül tıp alanlarına odaklanacaklarını, Bursa’nın termal kaynaklarını modern tıpla birleştirerek dünyaya açmayı planladıklarını dile getiren Dr. Kılıç, "Sayısal büyümeden ziyade, spesifik alanlarda uzmanlaşmış nitelikli sağlık profesyonellerini bünyemize katarak değer sağlamaya devam edeceğiz" dedi.