EKONOMİ - 02 Mart 2026 Pazartesi 13:24

Ramazan’ın favorisi tavuk eti sağlıklı beslenmenin anahtarı

A
A
A
Ramazan’ın favorisi tavuk eti sağlıklı beslenmenin anahtarı

HasTavuk AŞ. Genel Müdürü Müfit Yavuz, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin en önemli unsurlarından birinin tavuk eti olduğunu söyledi. Yavuz, dünyada en fazla tüketilen protein kaynaklarının başında gelen tavuk etinin, vitamin ve mineraller bakımından zengin yapısıyla hem tok tutucu özelliği hem de düşük kalori ve kolesterol seviyesiyle Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olduğunu dile getirdi.


Tavuk etinin sağlığa katkıları


Yavuz, tavuk etinin özellikle kolesterol ve tansiyonun kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını belirtti. İçeriğinde bolca bulunan selenyum sayesinde bağışıklık fonksiyonlarını çalıştırdığını, metabolizmayı güçlendirdiğini ve kilo vermeye yardımcı olduğunu ifade etti.


Ramazan’da uzun süreli tokluk hissi sağlayan tavuk etinin, sindirim problemlerinden uzak, hafif ve sağlıklı bir yaşam için ideal olduğunu söyleyen Yavuz, "Sağlığımız yerindeyse soframızın tadı da yerindedir. Bu nedenle proteini, tavuk etini ve yumurtayı sofralarımızdan eksik etmemeliyiz" dedi.


Göğüs eti ile fit bir Ramazan


Ramazan’da sağlıklı kilo vermek isteyenlere yağsız ve derisiz göğüs eti ürünleri olan fileto ve bonfileyi öneren Yavuz, bu ürünlerin kas gelişimini desteklediğini, kalp sağlığını koruduğunu ve kilo vermeye yardımcı olduğunu aktardı. Tavuk etinde bulunan triptofan amino asidi sayesinde serotonin seviyesinin yükseldiğini, bunun da stresin azalmasına, moralin düzelmesine ve uyku düzeninin sağlanmasına katkı sunduğunu belirtti.


Tavuk ciğeri ile cilt ve göz sağlığı


Tavuk ciğerinde bulunan B2 vitamini sayesinde dudak çatlamaları, ağız aftları ve kuru cilt sorunlarının giderilebileceğini söyleyen Yavuz, tavuk etinin içerdiği niasin ile kansere ve genetik hasarlara karşı savunma sağladığını, A vitamini türevleri ile göz sağlığını desteklediğini, fosfor açısından zengin yapısıyla da kemik ve dişleri güçlendirdiğini ifade etti.


Has lezzetler serisi Ramazan sofralarında


HasTavuk, ileri işlenmiş ürünler alanında pazara sunduğu "Has Lezzetler" serisiyle tüketicilere kolay, hızlı ve ekonomik protein sunduğuna da dikkat çeken HasTavuk AŞ. Genel Müdürü Müfit Yavuz, döner, tantuni, çıtır tavuk, madam köri, baby şiş ve şinitzel gibi pişirilmeye hazır ürünler özellikle çalışan kesimin Ramazan sofralarında pratik çözümler sağlıyor" dedi.


Yavuz, "Çok üretip satmaktan ziyade son tüketiciye daha fazla fayda sağlayan ürünler üretmeye çalışıyoruz. İnovatif ürünlerle ileri işlenmiş gıda alanında yatırımlarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu.


Tavuk eti ekonomik ve ulaşılabilir protein


Gelişmekte olan ülkelerde yaşam standartlarının değişmesiyle birlikte tüketim alışkanlıklarının da farklılaştığını belirten Yavuz, tavuk etinin ekonomik, kolay ulaşılabilir ve besleyici yapısıyla öne çıktığını söyledi. Günümüz şartlarında insanların daha az zamanda pratik ve lezzetli ürünlere yöneldiğini vurgulayan Yavuz, HasTavuk’un bu ihtiyaca yönelik çözümler sunduğunu ifade etti.



Ramazan’ın favorisi tavuk eti sağlıklı beslenmenin anahtarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kripto varlık işlemlerinde on binde 3 işlem vergisi alınacak AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Kripto varlıklarda vergi disiplini başlığında kripto varlık piyasasını net bir vergi disiplinine kavuşturuyoruz. Hizmet sağlayıcılar tarafından yapılan satış ve transferlerden on binde üç oranında işlem vergisi alınmasını öngörüyoruz" dedi. AK Parti Grup Başkanı Güler, Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy ve Antalya Milletvekili Atay Uslu ile birlikte basın toplantısı düzenleyerek, 19 maddelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığı’na sunduklarını belirtti. Güler, özellikle vergi adaletinin güçlendirilmesinin, finansal piyasalarda hukuki belirliliğin sağlanması ve sosyal devlet ilkesinin tahkimi amacıyla hazırladıklarını söyleyerek, "Özellikle kripto varlıklarda vergi disiplini başlığında kripto varlık piyasasını net bir vergi disiplinine kavuşturuyoruz. Hizmet sağlayıcılar tarafından yapılan satış ve transferlerden on binde üç oranında işlem vergisi alınmasını öngörüyoruz. Böylece bu alanda faaliyet gösterenler için öngörülebilir bir hukuki zeminde oluşturmuş oluyoruz. Vakıf üniversitelerin bünyesinde ticari işletme olarak sağlık kurumları ve sağlık kurumları hizmetleri sunan hastanelerimizin kurumlar vergisi muafiyetini kaldırıyoruz. Fiilen ticari işletme niteliğini taşıyan bu kuruluşların piyasa koşullarında çalışan diğer özel hastaneler gibi, diğer hizmet sağlayıcılar gibi eşit şartlarda vergilendirilmesini sağlayarak vergi adaletini güçlendirmiş oluyoruz. Şans ve bahis oyunları reklam giderlerinde vergi düzenlemesi yapıyoruz. Her türlü şans ve bahis oyunlarına ilişkili ilan ve reklam harcamalarını vergi matrahından düşürülmeyecek şekilde bir düzenlemeye geçiyoruz. Bu hamleyle hem bahis oyunlarına yönelik teşvik edici faaliyetlerin vergi avantajı ortadan kaldırılıyor hem de vergi adaletinin sağlanması gerçekleştiriliyor. KDV sisteminde sadeleşmeye gidiyoruz. Bazı KDV istisnalarının mahiyetini değiştiriyoruz. Yabancılara konut satışı ve sağlık hizmeti gibi alanlardaki tam istisnalara indirim hakkı kaldırılmak suretiyle kısmi istisnaya dönüştürüyoruz. Öte yandan, iktisadi işletmelerin konut kiralamalarında KDV’den istisna tutarak konut sektöründeki arz sorununa da katkı sağlamayı düşünüyoruz. Depremzedelerimize yönelik tarihi bir desteği de kanun teklifi haline getiriyoruz. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve asrın felaketi olarak adlandıran depremler sonrası inşa edilen konut ve iş yerlerinde vatandaşlarımızın borç yükünü kökten hafifletecek önemli bir adım atıyoruz. Cumhurbaşkanımızın yaklaşık 15 gün önce açıklamış olduğu kapsam içerisinde 7269 sayılı kanun ile 6306 sayılı kanunlar kapsamında hak sahibi olan kardeşlerimize, vatandaşlarımıza 31 Aralık 2026 tarihine kadar borçlandırma bedellerini peşin ödemeleri halinde ilk konutlar için yüzde 74, ilk iş yerleri içinse yüzde 48 oranında önemli bir indirimi sağlıyoruz. Mevcut durumda en düşük borçlandırma bedeli 1 milyon 890 bin TL olan bir konut için depremzede kardeşimiz vatandaşımız bu imkanlardan yararlanarak borcunu peşinen ödemek isterse yaklaşık 490 bin TL civarında bir rakamı ödemek suretiyle bu haktan yararlanacaktır. Bedelli askerlik tutarının hesaplanmasında esas alan gösterge rakamını 240 binden 300 bine çıkarıyoruz. Bu artışla birlikte sadece 2026 yılı içerisinde elde edilecek ilave geliri doğrudan Savunma Sanayi Destekleme Fonu’na aktarıyoruz. Lüks tüketimde ÖTV düzenlemeleri başlığında vergi sistemimizde adaleti sağlamak ve kamu gelirlerini artırmak amacıyla lüks tüketim kalemlerinden biri olan kıymetli madeni taşlarla düzenlemeye giriyoruz. Geçmiş dönemde ÖTV kapsamına dahil olmayan elmas, inci ve kıymetli taşlar bu tarihten bu yana yalnızca KDV’ye tabi tutulmaktaydı. Hazırladığımız teklifle elmas, inci, kıymetli ve yarı kıymetli taşlarıyla bunlardan mamul eşyaları ÖTV kanununun 4 sayılı listeye ekliyoruz" ifadelerini kullandı. Emekliye ikramiye ile ilgili soru üzerine Güler, "Bu sene SGK bütçesine Ramazan ayı ve Kurban Bayramı olmak üzere 4’er bin liralık ikramiye için yaklaşık 150 milyar liralık kaynak aktarılacak arkadaşlar. Yani bu sene için 150 milyar TL’lik özel bir kaynak bütçeden SGK’ya ikramiye bedelleri olarak 17 milyon 700 bin civarında olan emeklimize ödenmek üzere bu kaynaklar aktarılıyor. Tabii şu anda halihazırda kanun teklifimizde buna yönelik herhangi bir düzenleme bulunmuyor" şeklinde konuştu. Güler, emekli ikramiyelerinin ödenmesiyle ilgili olarak, "Bütçe dengelerimiz açısından orta vadeli program kapsamında emekli aylığı artışlarında da çok ciddi kesintilerle beraber kaynak üretmede zorlandık. Bakın bu yaklaşık dediğim gibi hem Ramazan Bayramı hem Kurban Bayramı için 4’er bin lira ikramiye için bu yıl bütçemizden SGK’ya 150 milyar TL’ye yakın bir kaynak aktarıyoruz. Bu ikramiye ödenebilmesi için özel bir kaynak oluşturmak gerekiyor. Yani şu anda bölgesel anlamda savaş riskinin meydana getirdiği petrol fiyat artışları doğal gaz fiyat artışları birçok diğer malum maalesef tedarik zincirinden kaynaklı birçok sıkıntılar var ekonomik ortamda. Dolayısıyla bizim orta vadeli programa uygun olarak bütçemizi bütçe disiplinine çok dikkat etmemiz gerekiyor" dedi.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 Yılı IV. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürdüğünü açıkladı. Aynı zamanda Yılmaz, 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3 aşılmıştır. "Ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" Cevdet Yılmaz, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin tırmandığı ve bölgemizde jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir konjonktürde, hedeflenen doğrultuda güçlü ve dengeli büyümesini sürdürerek dayanıklılığını ortaya koymuştur. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür. 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3 aşılmıştır. Böylece, siyasi ve ekonomik istikrar içinde 16 yıl kesintisiz büyümemiz devam etmiş; siyasi kararlılık ve koordinasyon içinde hayata geçirdiğimiz ekonomi programının etkinliği ve makroekonomik temellerimizin sağlamlığı bir kez daha teyit edilmiştir. Bu süreçte milli gelirimiz tarihi bir rekorla 1,6 trilyon dolar seviyesine çıkmış, kişi başı gelirimiz ise 18 bin 40 dolara ulaşmıştır. Son yıllarda kaydettiğimiz sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarıyla, dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi olmayı ve yüksek gelirli ülkeler konumuna yükselmeyi öngörüyoruz." "Kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim şartlarının etkisiyle tarım sektörümüz yüzde 8,8 oranında küçülmüştür" Geçen yılın dördüncü çeyreğinde sanayi sektörünün yüzde 0,9 oranında büyürken inşaat dahil hizmetler sektörünün yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini belirten Yılmaz, "Tarım sektörü ise yüzde 7,2 oranında küçülmüştür. 2025 yılı dördüncü çeyreği büyümesinde, inşaat dahil hizmetler sektöründeki olumlu görünüm ve sabit sermaye yatırımlarındaki artış belirleyici olmuştur. Sanayi üretimindeki sınırlı artış, dış talepteki yavaşlama ve küresel ticaret politikalarındaki belirsizliklerle uyumlu bir görünüm sergilemiştir. Yıl içerisinde yaşanan zirai don ve kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim şartlarının etkisiyle tarım sektörümüz 2025 yılında yüzde 8,8 oranında küçülmüştür. Diğer taraftan, sıkı makroekonomik politika çerçevesi korunurken seçici alanlara yönelik desteklerle sanayi sektörü yıl genelinde yüzde 2,9 oranında büyüyerek üretim kapasitesindeki dayanıklılığını ortaya koymuştur" diye konuştu. "İnşaat sektörü yüzde 10,8 oranında büyüyerek GSYH büyümesine güçlü katkı veren sektörlerden biri olmuştur" İnşaat dahil hizmetler sektörünün ise 2025 yılı genelinde yüzde 4,3 oranında büyüyerek büyümeye güçlü katkı sunmaya devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, "Deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmalarının yanı sıra ülke genelinde sosyal konut projeleri, kentsel dönüşüm uygulamaları ve altyapı yatırımları da inşaat sektöründeki ivmenin korunmasına katkı sağlamıştır. Bu çerçevede, inşaat sektörü 2025 yılında yüzde 10,8 oranında büyüyerek GSYH büyümesine güçlü katkı veren sektörlerden biri olmuştur. 2025 yılında işgücü ödemelerinin milli gelire oranı yüzde 32,7 oranıyla bir önceki yılda olduğu gibi yüksek seviyesini sürdürmüştür. Harcamalar yönünden değerlendirildiğinde, toplam tüketim harcamaları yıllık yüzde 3,5 oranında artış kaydederken sabit sermaye yatırımlarının yüzde 7, makine ve teçhizat yatırımlarının ise yüzde 5 oranında artış kaydetmesi büyümenin kompozisyonunun daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya evrildiğini göstermektedir" şeklinde konuştu. "Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,6 olan OVP öngörümüzün oldukça altında, yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir" Aynı zamanda Cevdet Yılmaz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "2025 yılında kamu tüketiminde yüzde 0,8 oranında sınırlı artış kaydedilmesi, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan mali disiplinin somut bir yansımasıdır. Nitekim, 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,6 olan OVP öngörümüzün oldukça altında, yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılında net mal ve hizmet ihracatı büyümeyi aşağı yönlü etkilemiştir. Küresel ekonomide süregelen belirsizlikler, ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep görünümü ve jeoekonomik riskler dış ticaret performansı üzerinde belirleyici olmuştur. Türkiye ekonomisi güçlü üretim kapasitesi, çeşitlenmiş ihracat ürün ve pazar yapısı sayesinde dış şartlardaki dalgalanmalara rağmen dayanıklılığını korumaktadır. Bu gelişmeler neticesinde, 2025 sonu itibarıyla cari açığın milli gelire yüzde 1,6 oranıyla sürdürülebilir seviyesini devam ettirmektedir. Hayata geçirdiğimiz makroekonomik istikrar çerçevesi ve yapısal reformlara yönelik öncelikli düzenlemeler, karşılaşılan küresel ve yurt içi sınamalara rağmen etkinliğini kanıtlamış ve elde edilen kazanımlar sağlam bir politika zemini oluşturmuştur. 2026-2028 dönemini kapsayan OVP’de ortaya konulan hedefler doğrultusunda, ekonomimizin şoklara karşı direncini artıran, enflasyonla mücadelemizi güçlendiren, yatırım ortamını iyileştiren ve verimlilik artışını destekleyen politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."