EKONOMİ - 02 Mart 2026 Pazartesi 10:46

Türkiye, gıdada kişi başına kayıpta ABD ve Avrupa’nın önünde

A
A
A
Türkiye, gıdada kişi başına kayıpta ABD ve Avrupa’nın önünde

Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Alp Önder Özpamukçu, Türkiye’de kişi başına yıllık 213 kilogram ürün kaybı olduğunu belirterek, "Bunun yüzde 40’ı tarlada oluyor. Ciddi para yatıyor burada, yılda 43 milyar dolar kayıp oluşturuyoruz" dedi.


Özpamukçu, Ramazan ayında gıda alışverişlerinin çok arttığını belirterek, bu ayda daha hassas olunduğunu, fiyat ve gıdaların sürekliliğinin gündemi sıklıkla meşgul ettiğini anlattı.


Rafların dolu kalmasının, fiyatların korunması ve tüketicinin güven duygusunun zedelenmemesi gerektiğine dikkati çeken Özpamukçu, "Tüketici alışkanlıklarında değişiklik oluyor. Alışveriş zamanlaması değişiyor. Tek seferde yüksek miktarlar yerine daha sık ve planlı alışveriş yapılıyor" dedi.


Özpamukçu, doğru ürünleri doğru zamanda raflara koymak gerektiğini dile getirerek, talep artışına bağlı olarak hazırlıklarını yaptıklarını ramazan ayında bir sorun yaşanmadığını aktardı.


Fiyat oluşumuna bakıldığında birçok maliyet unsurunun etkili olduğunu belirten Özpamukçu, "Gıda perakendesi ne kadar organize olursa daha rekabetçi ortamda fiyatların tüketici lehine oluşması sağlanabilir. Almanya’dan daha fazla market, mağaza ve uygun fiyatlı ürün satan perakende firması var. Yerel firmalarımız da çok güçlü" diye konuştu.



"Tarım yeteri desteklenmeyince gıda enflasyonunda rekorlar kırıyoruz"


Rekabetin güçlü olmasının fiyatları dengede tuttuğunu anlatan Özpamukçu, şöyle konuştu: "Tarım ve hayvancılığa verilen desteğin ne kadar kritik olduğunu görüyoruz. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’ini tarım sektörüne destek olarak ayırmanız gerekiyor. 12 milyar dolar yapıyor. Yıllardır bunun dörtte birini vermiyoruz. Tüm dünyada tarım ve hayvancılık destekleniyor. Yunanistan’da, Fransa’da tarım yüzde 1 desteği alırken bizim çiftçimiz binde 25 aldığı zaman rekabette de gıda fiyatlarının düşürülmesinde de ters tarafta kalıyoruz. 12 milyar dolar verilmesi gerekirken 3 milyar dolarda bırakılınca gıda enflasyonunda rekorlar kırılıyor."



İsrafta inanılmaz rakamlar


Türkiye’nin su sıkıntısı yaşayan bir ülke olduğuna dikkati çeken Özpamukçu, iyi tarımın iyi desteklenmemesi nedeniyle iyi tarımın getirdiği avantajlardan yararlanılamadığını söyledi. Türkiye’nin israf konusunda da rekorlar kırdığını belirten Özpamukçu, şunları kaydetti:


"ABD’de kişi başına 99 kilogram kayıp, AB’de 71 kilo, Almanya’da 63 kilo, Türkiye’de ise kişi başına 213 kilogram ürün kaybı var. Bunun yüzde 40’ı tarlada oluyor. Sağlam bir sistemle ilerleyip tarladan sofraya her aşama izlenebilmeli ve yaşanan sorunları gidermeliyiz. Ciddi para yatıyor burada, yılda 43 milyar dolar kayıp oluşturuyoruz. AB’deki ülkelerde 20 milyar dolar seviyesinde ülke başına. Türkiye’de cari açık 40 milyar dolara çıkınca hasta oluyoruz. 12 milyar doları çiftçiye veremiyoruz 3 milyar dolarla yetinmelerini istiyoruz ama 43 milyar dolar kayıp ediyoruz."



Türkiye, gıdada kişi başına kayıpta ABD ve Avrupa’nın önünde

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Karabatı sokak iftarında vatandaşlarla buluştu Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan ayının manevi atmosferini vatandaşlarla paylaşmayı sürdürüyor. Gazi Mahallesi’nde hayırseverlerin katkılarıyla Mustafakemalpaşalılar Derneği önünde düzenlenen sokak iftarına katılan Karabatı, mahalle sakinleriyle aynı sofrada bir araya gelerek birlik, beraberlik ve dayanışma mesajı verdi. İftar sonrası dernek lokalinde mahalle sakinleriyle sohbet eden Başkan Karabatı, talep ve önerileri dinleyerek belediye hizmetleri hakkında bilgi verdi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan ayının manevi atmosferini vatandaşlarla birlikte paylaşmaya devam ediyor. İlçenin Gazi Mahallesi’nde hayırseverlerin katkılarıyla düzenlenen sokak iftarına katılan Karabatı, mahalle sakinleriyle aynı sofrada buluşarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. Programa, AK Parti İlçe Başkanı Gültekin Saygısever de eşlik etti. Gazi Mahallesi’nde bulunan Mustafakemalpaşalılar Derneği önünde gerçekleştirilen iftar programı, yoğun katılımla gerçekleşti. Mahalle sakinleri, aileleriyle birlikte uzun sofralarda oruçlarını açarken, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhu bir kez daha güçlü şekilde hissedildi. İftar öncesinde alana gelen Başkan Karabatı, vatandaşlarla tek tek tokalaşarak hal ve hatır sordu. Özellikle çocuklarla yakından ilgilenen Karabatı, yaşlı vatandaşlarla da sohbet ederek Ramazan ayının hayırlar getirmesi temennisinde bulundu. Samimi görüntülerin ortaya çıktığı programda, mahalle halkı da Başkan Karabatı’na ilgisinden dolayı teşekkür etti. Ezanın okunmasıyla birlikte dualar eşliğinde oruçlar açıldı. Başkan Karabatı, Ramazan ayının toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel bir dönem olduğuna dikkat çekti. Karabatı, "Ramazan’ın bereketini, paylaşmanın huzurunu ve birlik beraberliği hemşehrilerimizle aynı sofrada hep birlikte hissettik. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tuttuğumuz oruçların ve yaptığımız duaların kabul olmasını diliyorum. Rabbim birliğimizi ve beraberliğimizi daim eylesin." dedi. Programın ardından Başkan Karabatı ve İlçe Başkanı Saygısever, Mustafakemalpaşalılar Derneği lokaline geçerek vatandaşlarla bir araya geldi. Burada çay eşliğinde gerçekleştirilen sohbet ortamında mahalle sakinlerinin talep ve önerileri dinlendi. Karacabey’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Karabatı, belediye olarak her mahalleye eşit ve etkin hizmet götürme anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı.
Aydın Kalcık Mahallesi, Venedik’e döndü Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Kalcık Mahallesi, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkınlarıyla yeniden sular altında kaldı. Adeta Venedik’e dönen köyde ulaşım kayık ve traktörlerle sağlanırken, taşkınlar hem günlük yaşamı hem de tarihi mezar taşlarını tehdit ediyor. Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Bağarası sınırlarında yer alan Kalcık Mahallesi, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkın dönemlerinde bir kez daha sular altında kaldı. Her yıl benzer manzaraların yaşandığı mahallede, sokaklar göle dönerken günlük yaşam suyun ritmine göre şekilleniyor. Taşkın sularıyla çevrilen Kalcık’ta yaya ulaşım mümkün olmazken, mahalle içinde hareket kayıklar ve yüksek traktörlerle sağlanıyor. Kayıklar, hayvanlara yem taşımak, temel ihtiyaçları karşılamak ve ulaşımı sağlamak amacıyla kullanılırken, taşkın öncesinde bazı üreticiler koyun ve sığırlarını daha güvenli alanlara taşısa da, köy içindeki suyun ulaşamadığı küçük yükseltilerde sığır, tavuk ve hindilerin yaşam mücadelesi sürüyor. Mahalle sakinleri, suların bir an önce çekilmesini ve yaşamın normale dönmesini bekliyor. Taşkınların yalnızca bugünü değil, geçmişi de tehdit ettiğini ifade eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü; "Taşkın sularıyla çevrilen Kalcık, adeta gondolların dolaştığı Venedik’i andırıyor. Ancak burada romantik bir manzara değil, günlük yaşamın suya teslim olduğu bir tablo var. Köy sokaklarında gondollar değil, hayvanlara yem taşımak, ulaşımı sağlamak ve temel ihtiyaçları karşılamak için kullanılan kayıklar dolaşıyor. Bu köye yaya olarak girilmesi mümkün değil. Sokaklara yalnızca yüksek traktörlerle ya da kayıklarla girilebiliyor. Köy mezarlığında yer alan ve kitabeleri, taş işçiliği, form ve süslemeleriyle Osmanlı Dönemi’ne uzanan mezar taşları her taşkında su altında kalıyor. Bu mezar taşları yalnızca birer kabir değil, döneminin sanat anlayışını ve kültürel belleğini yansıtan önemli tarihi belgelerdir. Taşkınlar, Kalcık’ın yalnızca bugününü değil, geçmişini de tehdit etmektedir. Köylüler, geçmiş yıllarda Sarıçay seddesinde yapılan bir müdahalenin taşkınları artırdığına inanmakta ve bu uygulamanın yeniden değerlendirilmesini istemektedir. Yaz ve kış aylarında birbirine zıt görüntülere sahne olan Kalcık’ta, taşkın sularının yaşam alanlarını, hayvancılığı ve tarım arazilerini olumsuz etkilediği görülmektedir" dedi. "Sular altında kalan tarlalar, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yapıyor" Öte yandan taşkınların ekosistem açısından sağladığı katkılara da dikkat çeken Sürücü; "Kalcık’ın arkasındaki sular altında kalan tarlalar, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yaparak adeta bir kuş cennetine dönüşmektedir. Sular çekildiğinde tarlalar, kuşların beslenmesine imkan sağlayan zengin besin kaynaklarıyla dolmakta, azmaklarda ve tarlalarda kalan sucul canlılar hem kuşlar için önemli bir besin zinciri oluşturmakta hem de yöre insanına doğal bir destek sunmaktadır. Yoğun yağmurlar sonunda yaşanan taşkınlar yalnızca doğal bir afet gibi görülmemelidir. Sorunun temelinde, nehirlerin doğal taşkın alanlarının daraltılması ve yanlış müdahalelerle suyun akış rejiminin değiştirilmesi de çok önemlidir. Nehirlerin doğal taşkın yatakları mutlaka korunmalı, taşkın yönetim planları hazırlanırken, taşkın suları içinde yaşayan deneyim sahibi olan yerel halkın da görüşleri alınmalıdır. Nehirler, akarsular bilimsel, akılcı ve doğayla uyumlu bir şekilde yönetildiğinde hem yereldeki insanların güvenliği hem de sağlıklı nehirlerin sağladığı ekolojik ve ekonomik faydalardan yararlanılabilir" şeklinde konuştu.
Samsun Canik’te depreme dayanıksız 741 bina yıkılıyor Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede kentsel dönüşüm çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürdüklerini, depreme dayanıksız ve yüksek riskli binaların yıkımlarına devam ettiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede kentsel dönüşüm çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini belirtti. 17,5 hektar alanda sürdürdükleri ve bölgenin en büyük kentsel dönüşüm projeleri arasında yer alan Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde, depreme dayanıksız ve yüksek riskli 741 binanın yıkım çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, projeyle vatandaşları depreme karşı dayanıklı konutlarla ve yeni sosyal yaşam alanlarıyla buluşturacaklarını belirterek, "Canik’imizde kentsel dönüşümü sürdürüyor, depreme dayanıklı yaşam alanları için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. 741 bina yıkılıyor Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projesi’yle ilçede yer alan depreme dayanıksız ve yüksek riskli 741 binanın yıkım çalışmalarını adım adım sürdürdüklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projemizle ilçemiz Soğuksu Mahallesi’nde yer alan depreme dayanıksız ve yüksek riskli binaların yıkım çalışmalarına ara vermeden devam ediyoruz. Soğuksu Mahallemizde 17,5 hektar alanda sürdürdüğümüz kentsel dönüşüm projemizle, mahallemizde yer alan ve 2 bin 864 bağımsız birimden oluşan depreme dayanıksız ve yüksek riskli toplam 741 binanın tamamının yıkım işlemini tamamlayacağız. Depreme dayanıksız 741 binanın yıkım çalışmalarına devam ediyoruz. Depreme dayanıksız yapıların ortadan kalkmasıyla yeni ve güvenli yaşam alanlarına dair yapım sürecimizle kentsel dönüşüm çalışmalarımız devam edecek. Hemşehrilerimizi depreme dayanıklı konutlarla ve güvenli sosyal yaşam alanlarıyla buluşturacağız" diye konuştu. Güvenli şehirleşme Canik’te kentsel dönüşüm, ulaşım ve sosyal yaşam alanlarına yönelik projelerle güvenli ve modern şehirleşme hamlesini hız kesmeden sürdürdüklerini dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde güvenli ve modern şehirleşme hamlemize kararlılıkla devam ediyoruz. Bir taraftan kentsel dönüşüm çalışmalarımızı sürdürürken, diğer taraftan yeni yolları ve sosyal yaşam alanlarını hemşehrilerimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Yeni sosyal donatı alanlarıyla ilçemizin çehresine değer katıyoruz. Canik’imizin güçlü yarınları için bugünden çalışıyoruz. Geleceğe yönelik eserleri ilçemize kazandırıyoruz" şeklinde konuştu.