ÇEVRE - 31 Ocak 2026 Cumartesi 09:55

Marmara Denizi’ne kıyı kentlerin Belediye Başkanlarına dalış çağrı

A
A
A
Marmara Denizi’ne kıyı kentlerin Belediye Başkanlarına dalış çağrı

Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’ni daha yakından tanımak, denizin umudu pina ve deniz çayırlarının direncine şahit olmak, verilen zararları yakından görmek için denize kıyı olan kentlerin belediye başkanlarını keşif dalışına davet etti.


Sarı, yaptığı açıklamada, Marmara Denizi’nin, kurulan yanlış ilişkiye eklemlenen durağanlık ve iklim değişimine bağlı sıcaklık artışlarının tetiklemesiyle tekrar eden müsilaj sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirtti.


Deniz çayırları ve pinaların, deniz ekosisteminin anlaşılmasında bayrak türler olduğuna dikkati çeken Sarı, şunları kaydetti:


"Deniz çayırları, 1 metrekare alanda günlük 10 litreden fazla oksijen üretiyor. Tropik ormanlardan kat kat fazla karbon tutuyor. Deniz canlılarına sığınak, barınak, üreme, beslenme ve saklanma alanı oluyor. Askıdaki katı parçacıkları çöktürerek kıyıların, plajların daha berrak olmasına hizmet ediyor. Marmara Denizi’nin kıyısal alanlarının yüzde 60’ından fazlası deniz çayırıyla kaplı. Pina ise deniz çayırlarıyla bütünleşik yaşarken saatte 6 litre deniz suyunu filtre ederek temizliyor. Yüzden fazla canlıyı kabukları üstünde barındırıyor. 2016 yılında İspanya kıyılarında başlayan bir salgın yüzünden Marmara dışında hemen hemen bütün Akdeniz’de pinalar topluca öldü. Marmara’daki pinalar yaşıyor. Yani Marmara Denizi pinalar için son sığınak. Her iki tür, müsilajsız Marmara için çabalıyor."


Pina ve deniz çayırlarının, deniz ekosisteminin restorasyonu, müsilajsız günlere ulaşmanın temel aracı olarak görülmesi ve korunması gerektiğini vurgulayan Sarı, şöyle devam etti:


"Kıyı dolguları, plaj temizliği adı altında söküm, kirlilik, tekne çapaları, yanlış balık avcılığı, yabancı istilacı türler ve sıcaklık artışları hem deniz çayırlarını hem pinaları tehdit ediyor. Yönettiğiniz kentlerin kıyısal alanındaki deniz çayırı ve pinaları korumak için harekete geçme zamanı. Pinalar ve deniz çayırları sizi denize davet ediyor. Sizleri deniz ekosistemini yakından görmek üzere keşif dalışına davet ediyorum. 29 Ocak’ta Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ile Eskihisar’daki deniz çayırı ve pina alanına dalış yaptık. Deniz çayırlarını ve pinaları yerinde gördük, dokunduk. Şimdi yeniden ’Marmara Hepimizin’ deme zamanı."



Marmara Denizi’ne kıyı kentlerin Belediye Başkanlarına dalış çağrı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Günlük hayatta sürdürülebilirlik bilinci ele alındı Anadolu Üniversitesindeki seminerde konuşan Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, bireylerin çevre dostu niyetlerine rağmen alışkanlıklarından vazgeçemediklerini belirterek, gerçek bir değişim için geri dönüşümden fazlasının; yani kültürel bir dönüşümün şart olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) tarafından "Günlük Hayat ve İş Yaşamından Örneklerle Bireylerin Yeşil Davranışları - Kişisel Faktörler ve Duygusal Açıklamalar" başlıklı seminer gerçekleştirildi. EMYO öğretim üyesi Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar’ın konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, davranış anatomisi ile yeşil davranışın temelleri ve etkileri ele alındı. Gündelik tercihler, büyük etkiler Seminerde konuşan Doç. Dr. Başpınar, günlük hayatta ve iş yaşamında yapılan tercihlerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek çevresel olumsuzlukları azaltmaya ve mümkünse iyileştirmeye yönelik davranışların "yeşil davranışlar" olarak tanımlandığını ifade etti. Yeşil davranışın gündelik yaşamın içinde yer alan ancak etkisi büyük bir sorumluluk alanı olduğunu vurguladı. Konfor alanı yeşil davranışın önünde engel olabiliyor Çevre dostu niyetlerle eylemler arasındaki çelişkiye değinen Doç. Dr. Başpınar, yeşil davranışın soyut bir doğa sevgisinden ibaret olmadığını, ölçülebilir ve somut eylemler bütünü olduğunu belirtti. Bireylerin çevreyi önemsediklerini dile getirmelerine rağmen yeterince yeşil davranış sergileyememelerinin temel nedeninin "konfor ve alışkanlıklar" olduğunu ifade etti. Özel araç yerine toplu taşıma kullanmak ya da tüketim alışkanlıklarını sınırlandırmak gibi konfor alanının dışına çıkan tercihlerden kaçınılmasının bu süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Bireysel adımlar kolektif etki oluşturuyor Seminerde, "Tek başıma neyi değiştirebilirim?" düşüncesinin aşılması gerektiği üzerinde duruldu. Doç. Dr. Başpınar, her bireysel adımın kolektif bir etki oluşturduğunu belirterek, yeşil davranışın süreklilik kazanmamasının nedenlerinden birinin bu davranışların görünmez olması ve yeterince takdir edilmemesi olduğunu ifade etti. Suçluluk, gurur ve kayıtsızlık gibi duyguların çevre dostu davranışlar üzerindeki etkisine değinen Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, sürdürülebilir bir yaşam için yalnızca geri dönüşümün yeterli olmadığını; kültürel dönüşümün prosedürlerden daha güçlü bir değişim aracı olduğunu vurguladı.
Aydın EKODOSD Başkanı Sürücü: "Söke Ovası antik dönemdeki deniz görünümüne döndü" Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, son yağışların ardından Söke Ovası’nda yaşanan taşkınlara dikkat çekerek ovanın antik dönemlerdeki deniz görünümünü andırdığını söyledi. Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyu olan Büyük Menderes Nehri’nin binlerce yıldır taşıdığı alüvyonlarla verimli ovalar oluşturduğunu hatırlatan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, nehrin aynı zamanda zaman zaman taşkınlara yol açtığını belirtti. Sürücü, "Nehir, tarih boyunca hem bereketin hem de taşkının kaynağı olmuştur" dedi. Yaşanan taşkınların sadece iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmadığını ifade eden Sürücü, nehir ve dere yataklarında yapılan hatalı düzenlemelerin, devrilen ağaç kütüklerinin temizlenmemesinin ve havza boyunca taşınan çöplerin köprü ayaklarını tıkamasının taşkın riskini artırdığını söyledi. Ovanın güneyi su altında kaldı Sürücü, özellikle Akçakaya, Burunköy ve Bağarası ovalarında tarım arazilerinin tamamen su altında kaldığını belirterek, "Bugün Söke Ovası’nın güneyine gidildiğinde binlerce yıl önceki coğrafi görünümü hatırlatan manzaralarla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Azmaklar doğal tampon görevi görüyor Büyük Menderes’in tarih boyunca yatak değiştirmesi sonucu oluşan azmakların taşkın dönemlerinde doğal rezervuar görevi gördüğünü kaydeden Sürücü, bu alanların fazla suyu depolayarak taşkının etkisini azalttığını dile getirdi. Kurak dönemlerde ise azmakların bölgenin adeta yaşam sigortası olduğunu belirten Sürücü, bu alanların göçmen kuşlardan su samurlarına kadar birçok canlıya ev sahipliği yaptığını söyledi. "Azmaklara sahip çıkalım" çağrısı Bazı azmakların doldurulduğunu ve sanayi atıklarıyla kirletildiğini ifade eden Sürücü, "Taşkın günlerinde suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini de korumaktır" dedi.