ASAYİŞ - 13 Nisan 2026 Pazartesi 20:48

Alkolmetreye üflemeyi reddetti, 200 bin lira ceza yedi

A
A
A
Alkolmetreye üflemeyi reddetti, 200 bin lira ceza yedi

Bolu’da polis ekiplerince şüphe üzerine durdurulan otomobilde esrar ele geçirildi. Ehliyetsiz olduğu tespit edilen ve alkolmetreyi üflemeyi reddeden sürücüye 200 bin lira idari para cezası uygulandı.


Olay, Çıkınlar Mahallesi 3732. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı yunus ekipleri, devriye görevi sırasında şüphelendikleri 14 GM 008 plakalı aracı durdurdu. Muharrem C. idaresindeki araçta yapılan aramada bir miktar esrar maddesi ele geçirildi. Ekiplerin anonsu üzerine olay yerine trafik ve narkotik ekipleri sevk edildi. Trafik ekiplerince yapılan kontrolde sürücünün ehliyetsiz olduğu da tespit edildi. Sürücüye ehliyetsiz araç kullanma, alkolmetreyi üflememe ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 200 bin lira idari para cezası kesildi. Narkotik ekiplerinin incelemelerinin ardından araç Beykoz Otoparkı’na çekildi. Gözaltına alınan Muharrem C. ise, işlemleri yapılmak üzere Bahçelievler Karakolu’na götürüldü.



Alkolmetreye üflemeyi reddetti, 200 bin lira ceza yedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Trendyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 2 - Gaziantep FK: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 29. Haftasında Çaykur Rizespor, sahasında Gaziantep FK’yı 2-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 54. dakikada ceza sahasının dışında topla buluşan Camara’nın vuruşunda kaleci Fofana topu kornere çeldi. 73.dakiakda ceza sahasının dışında sağ tarafta topla buluşan Taylan Antalyalı’nın topu çekerek gerçekleştirdiği vuruşunda top az farkla auta çıktı. 79. dakikada Mihaila’nın pasında şık bir vuruş gerçekleştiren Laçi’nin şutunda meşin yuvarlak filelerle bulutu. 1-1 81. dakikada kaleciyle karşı karşıya kalan Ali Sowe’un şutunda kaleciden seken top yeniden Sowe’a çarparak filelerle buluştu. 2-1 Hakemler: Ozan Ergün, Süleyman Özay, Murat Ergin Gözütok Çaykur Rizespor: Fofona, Mithat Pala, Attila Mocsi, Samet Akaydin, Sagnan, Taylan Antalyalı (Papanikolaou dk. 90+1), Augusto (Mebude dk. 72), Olawoyin (Halil Dervişoğlu dk. 66), Qazim Laçi, Mihaila (Taha Şahin dk. 90+1), Ali Sowe (Pierrot dk. 90+1) Yedekler: Erdem Canpolat, Buljubasic, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Emrecan Bulut Teknik Direktör: Recep Uçar Gaziantep FK: Zafer Görgen, Nazım Sangare, Tayyip Talha Sanuç, Myenty Abena, Luis Perez (Arda Kızıldağ dk.78), Melih Kabasakal, Drissa Camara (Denis Draguş dk. 86), Lungoyi (Mujakic dk. 78), Kacper Kozlowski, Alexandru Maxim (Gassama dk. 72), Mohamed Bayo Yedekler:, Victor Gidado, Karamba, Deian Sorescu, Yusuf Kabadayı,Burak Bozan, Muhammet Akmelek Teknik Direktör: Burak Yılmaz Goller: Mohamed Bayo (dk. 23) (Gaziantep FK), Laçi (dk. 79), Ali Sowe (dk. 81) (Çaykur Rizespor) Sarı kartlar: Samet Akaydin, Sagnan (Çaykur Riespor), Perez, Lungoyi, Melih Kabasakal, Zafer Görgen, Burak Yılmaz (Gaziantep FK)
İstanbul Trendyol Süper Lig: Eyüpspor: 1 - Samsunspor: 2 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Eyüpspor, konuk ettiği Samsunspor’a 2-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 55. dakikada sol taraftan Yalçın Kayan’ın kullandığı köşe vuruşunda yerden içeri gönderdiği topa penaltı noktası solundan Emre Kılınç’ın şutunda meşin yuvarlak yandan auta gitti. 60. dakikada sağ kanattan Talha Ülvan’ın yaptığı ortada penaltı noktası sağından Metehan Altunbaş’ın yaptığı vuruşta meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı. 61. dakikada Eyüpspor yarı alanında Denis Radu, Yalçın Kayan’a yaptığı müdahalenin sonrası hakem Yasin Kol tarafından ikinci sarı karttan oyun alanı dışına gönderildi. 76. dakikada sol kanattan Tomasson’un yerden içeri çevirdiği topa altıpasın sol tarafından Mouandilmadji’nin yaptığı vuruşta meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-1 90+4. dakikada Emre Kılınç’ın pasında topla buluşan Afonso Sousa, sağ çekip ceza sahası içi sol çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-2 Stat: Recep Tayyip Erdoğan Hakemler: Yasin Kol, Selahattin Altay, Selim Şenöz Eyüpspor: Marcos Felipe, Talha Ulvan, Anıl Yaşar, Claro, Umut Meraş, Calegari (Angel Quinones dk. 75), Baran Ali Gezek, Legowski (Taşkın İlter dk. 84), Denis Radu, Andre Raux Yao (Lenny Pintor dk. 78), Metehan Altunbaş (Abdou Abdou Sy dk. 84) Yedekler: Jankat Yılmaz, Diabel Ndoye, Ismaila Manga, Berhan Kutlay Şatlı, Onguene, Arda Yavuz Teknik Direktör: Atila Gerin Samsunspor: Okan Koçuk, Mendes (Zeki Yavru dk. 83), Yunus Emre Çift (Borevkovic dk. 83), van Drongelen, Tomasson, Ntcham (Afonso Sousa dk. 69), Makoumbou, Emre Kılınç, Yalçın Kayan (Coulibaly dk. 70), Cherif Ndiaye, Mouandilmadji Yedekler: Efe Yiğit Üstün, Efe Berat Töruz, Elayis Tavsan, Diabate, Enes Albak, Soner Gönül Teknik Sorumlu: Sebastian Hahn Goller: Metehan Altunbaş (dk. 45+2 pen.) (Eyüpspor), Mouandilmadji (dk. 76), Afonso Sousa (dk. 90+4) (Samsunspor) Kırmızı kart: Denis Radu (dk. 61) (Eyüpspor) Sarı kartlar: Legowski, Anıl Yaşar, Taşkın İlter (Eyüpspor), Emre Kılınç, Afonso Sousa, Mouandilmadji (Samsunspor)
Kastamonu Trafik kazasında ölen 16 yaşındaki Yağmur’un acılı ailesinden bilirkişi raporuna tepki Kastamonu’da geçen yıl otomobilin çarpması neticesinde hayatını kaybeden 16 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı’nın ailesi, hazırlanan bilirkişi raporunda kızlarının "tam kusurlu" gösterilmesine tepki gösterdi. Olay, 21 Ağustos 2025 tarihinde Saraçlar Mahallesi Ankara Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı, yolun karşıya geçmeye çalışırken R.N.V.’nin kullandığı otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Pehlivanlı’nın ailesi tamamlanan bilirkişi raporlarında kızlarının "tam kusurlu" gösterilmesine tepki gösterdi. Acılı baba Alp Pehlivanlı, görüntüleri daha sonra izlediklerini ve kızlarının haksız şekilde kusurlu gösterildiğini savundu. Pehlivanlı, "Görüntüleri izleyince kamuoyunun ve bizlerin nasıl yanıltıldığını gördük. Kızımız suçlu değil. Dikkatsiz ve hızlı bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybetti" dedi. Kazaya ilişkin ilk anlatımın gerçeği yansıtmadığını öne süren Pehlivanlı, kızlarının refüjden indiği anda değil, 4’üncü adımını attığında çarpıldığını iddia etti. Pehlivanlı, kazanın yaşandığı noktanın belediye imar planlarında ve karayollarında kavşak olarak geçtiğini, sürücünün burada hızını azaltması gerektiğini söyledi. Olay yeri incelemesinin de eksik yapıldığını iddia eden Pehlivanlı, "Olay yerinde doğru düzgün fotoğraflama ve işaretleme yapılmadı. Araç ilk durduğu yerde bile değil. Raporlarda hep çocuğun uyması gereken kurallardan bahsedildi. Sürücünün hızından neredeyse hiç söz edilmedi" diye konuştu. Adli raporlara da tepki gösteren Pehlivanlı, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun hızın 76 ila 83 kilometre arasında olduğunu tespit ettiğini, Hacettepe Üniversitesi’nden de 80’in üzerinde, 90’a yakın hız yönünde rapor geldiğini belirterek, buna rağmen kusurun kızlarına verildiğini savundu. Yağmur Pehlivanlı’nın annesi Esin Terzi Pehlivanlı da adalet arayışında yalnız bırakıldıklarını ifade etti. Anne Pehlivanlı, "Şu yolu bir anneye en az on kez koşturdular. Kaçıncı adımda nereye geliyorum diye. Benim boyum 1.68. Yağmur benden daha uzun bir çocuktu. En ufak bir haksızlık olmasın diye Yağmur’la aynı ayakkabıyı giydim. Gece gündüz bu ağaçların aralarını ölçtüm, parke taşlarını saydım, yaya geçidini ölçtüm. Bunları ben mi yapmak zorundaydım" dedi. Kızının adının yıllar sonra sadece bir kazayla anılmasını istemediğini belirten anne Pehlivanlı, "Hiçbir sonuç kızımı geri getirmeyecek, bunu biliyorum. Ama Yağmur’umun yıllar sonra ’bir kız çocuğu çarpılmıştı’ diye anılmasını istemiyorum. Kızımın adaletinin teslim edilmesini istiyorum. Ben bir anne olarak 7 aydır bu acıyı yaşıyorum" ifadelerini kullandı. Kazaya ait görüntüleri defalarca izlemek zorunda kaldığını söyleyen anne Pehlivanlı, "İnsanlar filmleri tekrar tekrar izler. Ben çocuğumun çarpılma anını saniye saniye izledim. Ne kadar sürüklendiğini izledim. Ambulansta yanındaydım" dedi. Olay yerindeki eksikliklere de dikkat çeken anne Pehlivanlı, "Otobüs orada duruyordu. Herkes ilk çarpma anını görüyordu ama polis gelene kadar işaretleme yapılmadı. Bir tebeşirle bile işaret konulabilirdi ama yapılmadı. Ben yasımı yaşamak istiyorum ama buna bile izin verilmedi. Daha dava bile açılmadı. 7 aydır bununla uğraşıyoruz" diye konuştu. Ailenin avukatlarından Hakan Marangoz, hukuki sürecin henüz tamamlanmadığını belirterek, soruşturmanın sürdüğünü söyledi. Marangoz, "Bu olayla ilgili henüz hukuki süreç bitmiş değil. Soruşturma devam ediyor. Biz de bunu yakından, hassasiyetle takip ediyoruz. Bu ailenin feryadına, adalet arayışına herkesin destek vermesini bekliyoruz" dedi. Genç bir kız çocuğunun trafik kazasında hayatını kaybettiğini vurgulayan Marangoz, adaletin yalnızca aile için değil, olayın diğer tarafı için de önemli olduğunu ifade etti. Marangoz, "Adalet dediğimiz kavram toplumları ayakta tutan en önemli anlayıştır. Bundan hiç kimse müstesna değildir. Adaletin yerine gelmesi, insanların buna inanması ve vicdanların rahatlaması sadece bu aile için değil, olayın diğer tarafında yer alanlar için de önemlidir" şeklinde konuştu. Ailenin bir diğer avukatı Melda Yanbalak da Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçeyle başvurma kararı aldıklarını açıkladı. Dosyada 2 Adli Tıp Kurumu raporu bulunduğunu belirten Yanbalak, bu raporlarda hukuka aykırı buldukları hususları detaylı şekilde dilekçelerinde ortaya koyduklarını söyledi. Yanbalak, olay yerinde keşif yapılmadığını, mağdurun hayatını kaybettiği noktada fotoğraf çekilmediğini, işaretleme yapılmadığını ve olay yerinde bir kavşak bulunduğu belirtilmeden eksik bir kroki üzerinden rapor hazırlandığını savundu. Söz konusu rapora itiraz edeceklerini belirten Yanbalak, keşif talebinde bulunacaklarını ifade etti. Adli Tıp Kurumu raporlarında kazanın sürekli sol şeritte gerçekleştiğinin belirtildiğini kaydeden Yanbalak, şüphelinin beyanında da kazanın sol şeritte olduğunun, ardından sağ şeride direksiyon kırıldığının yer aldığını aktardı. Yanbalak, sundukları video kayıtlarında ise kazanın sağ şeritte gerçekleştiğinin açıkça görüldüğünü öne sürerek, tüm bu hususların yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi.
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında dinlenen müşteki sanık Gültekin: "Adli talimat dışında herhangi bir işlem yapmam; serçe parmağımı dahi oynatmam" Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılandığı davada dinlenen müşteki sanık Ufuk Gültekin, "Adli talimat dışında herhangi bir işlem yapmam; serçe parmağımı dahi oynatmam. Görevimi kötüye kullanmam. Savcılardan gelen talep ve talimatlar, hukuka uygun şekilde yerine getirilmiştir" dedi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Müşteki sanıklar Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ise, duruşmaya Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı. Mahkeme başkanı, yargılamanın bu celsede devam edeceğini bildirerek, Organize Şube Müdür Yardımcısı müşteki sanık Şevket Demircan’a söz verdi. Demircan, "Serdar Sertçelik savcılık yazısından sonra biz hastaneye yazı yazdık. 112’ye yazı yazıldı. Biz kaçtığından emin olamadık. Ekipler tutanak tutunca biz kaçtığını düşündük. İstihbarat Şube Müdürlüğünden bilgiler geliyordu. Sorumlu kişi Kerem Gökay Öner’di. Biz çalışmamızı yaptık. Operasyonlar esnasında kamera kayıtlarına alırız ele geçirilen malzemeleri tespit etmek için. Bu videolar da basın açıklaması yapılacaksa diye hazır edilir. Ben 5 Eylül 2023 tarihinde Ankara’da göreve başladım. Ben o gün tamamen şubedeydim. Biz havalimanına geçtik. Murat müdürüm geldi, emir komuta kendisine geçmiş oldu. Mayıs ayında tutuklandıktan sonra bazı basın mensupları Murat Çelik’in orada ne işi var diye yazılar yazdı" dedi. Beyana karşın söz alan sanık Bora Kaplan, "Serdar Sertçelik’in kendisinin örgüt tarafından tehdit edildiğine karşın bir ses kaydı yoktur" diyerek, Demircan’a yönelik, "Sertçelik’in evine gönderdiğiniz dinleme cihazıyla ilgili adli mercilerden izin aldınız mı?" diye sordu. Savcı, Sertçelik’in ağabeyinin ve ailesinin örgüt tarafından tehdit edildiğini ilgili mercilere bildirdikten sonra can güvenliği açısından ne gibi tedbirler alındığını ve bunların tutanağa bağlanıp bağlanmadığını sordu. Demircan, bu tehditle ilgili üstlerine bilgi verildiğini, ayrıca Sertçelik’ten ağabeyi açısından herhangi bir sıkıntılı durum oluştuğunda yetkililerle iletişime geçmesinin istendiğini ancak herhangi bir tutanak tutulmadığını söyledi. Demircan, tutuklanıp tahliye olduktan sonra Sertçelik’le hiçbir şekilde temas kurmadığını, böyle bir durumun mümkün olmadığını söyledi. Demircan, sanık ve avukatların yönelttiği sorulara cevap vermeyeceğini söyledi. Söz alan Kaplan, "Ben adil yargılanmak istiyorum. Benim başka bir talebim yoktur. Reddi hakim talebimiz var. Dijital materyallerle ilgili hiçbir soru sormuyorsunuz, ne bize veriyorsunuz ne kendiniz inceliyorsunuz. Bu nedenle dijital materyallerin incelenmesi, reddi hakim meselesidir. Tarafsız olsanız bakardınız. Murat Çelik ifade verdi, hiçbir soru sormadınız. Onun dışında ben mesajlaşmayı soruyorum, sizin haberiniz yok. Murat Çelik’e de aynı şekilde soru sormuyorsunuz. Kendiniz dijital materyalleri inceleyin, ortaya çıkartın. Biz incelemiyoruz ama siz de incelemiyorsunuz. Dijital materyaller çıkmadığı sürece gerçek ortaya çıkmayacaktır. Bu nedenle reddi hakim talebinde bulunuyoruz" dedi. Buna karşı cumhuriyet savcısı, reddi hakim talebine ilişkin ret sebeplerinin ve delillerin bildirilmesi gerektiğini ancak bildirilmediğini belirterek, talep dava sürecini uzatmaya yönelik olduğundan bu talebin reddine karar verilmesini talep etti. Mahkeme başkanı, 15 dakikalık aranın ardından reddi hakim talebinin somut delil ileri sürülmediği gerekçesiyle reddine karar verdi. "Adli talimat dışında herhangi bir işlem yapmam; serçe parmağımı dahi oynatmam" Ardından söz verilmesi üzerine konuşan Organize Suçlarla Mücadele Şubesi eski komiserlerinden müşteki sanık Ufuk Gültekin, "Yaklaşık 20 yıldır görev yapmaktayım. 2018 yılında Ankara’ya tayin oldum. 2022 yılında Organize Şube’de göreve başladım. Bir yıl sonra Murat müdür, Kerem müdür ve Şevket müdür ile birlikte çalışmaya başladım. 7 Eylül 2023 tarihinde Şevket müdür, ‘Yanına birkaç adam al operasyon yapacağız’ dedi. Operasyon gerçekleştirildi. Devamında evraklar toplandı. Bu süreçte biz verilen talimatların gereğini yerine getirdik. Adli talimat dışında herhangi bir işlem yapmam; serçe parmağımı dahi oynatmam. Görevimi kötüye kullanmam. Savcılardan gelen talep ve talimatlar, hukuka uygun şekilde yerine getirilmiştir. Yaklaşık bir ay sonra Kerem müdür beni odasına çağırdı. Serdar Sertçelik’in geleceğini ve benimle görüşeceğini söyledi. Serdar’ın gelişiyle ilgili bildiğim tek husus budur" ifadelerini kullandı. Beyanların ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.