Yerel Haberler
Antalya
Poşetteki 2 milyon lira ile 30 metre gidebildiler, polisin operasyonuyla yakalandılar 10 Ocak 2026 Cumartesi - 18:59:53 Antalya’da iskansız binada ruhsatı olmayan işletmenin sahibinden para talep eden şüpheliler, düzenlenen operasyonla yakalandı. İki ayrı poşet içinde 2 milyon TL ele geçirilirken, gözaltına alınan 6 kişiden 4’ü sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda Kepez ilçesinde bazı şüphelillere yönelik çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin yer aldığı yapının iskansız ve ruhsatsız olması sebebiyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin etmeye çalıştıkları tespit edilen grubun durumu Kepez Belediyesine şikayet dilekçeleriyle gündeme getirdiği ve denetime gelen belediye ekiplerini bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri tespit edildi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A., düzenlenen operasyonla 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Şüphelilerden Ö.A. polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen diğer 3 şüpheli sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyon anına ait görüntülerde ise bir kafede paranın teslim edilişi ve çıkışta polisin yaptığı operasyon ile şahısların yakalanmaları yer aldı.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 12:59 HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan: "Taşeronda tarih yazdık, şimdi sıra ev işçilerinin haklarında" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın katılımıyla Antalya’da düzenlenen "Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Ev İşçileri" çalıştayında konuşan Arslan, "Türkiye’nin köklü sorunlarından biri olan taşeron işçiliğinde kararlı bir mücadele yürüttük ve taşeron işçilerini kamu kadrosuna dahil ederek tarihî bir başarıya imza attık. Bugün 104 bin ev işçisi üyemizle önemli bir başarı elde ettik; hedefimiz yüz binlercesini daha sendikal haklarla buluşturmak" dedi. Antalya’da HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından "Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Ev İşçileri" konulu çalıştay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bir otelde düzenlenen program, saat 09.30’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış bölümünde HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 50. Yıl Filmi gösterildi. Ardından Hizmet-İş Sendikası Komitesi Başkanı Hatice Ayhan ile HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin konuşmalarını yaptı. "Mazlumların bizden alacağı var" HAK İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan yaptığı konuşmada, "Bugün sendikal hareketin, Türk endüstri ilişkileri sistemi açısından ne kadar önemli bir görevi üstlendiğini bir kez daha görüyoruz. Bu mücadelemizde destek veren, yanımızda olan, bizimle heyecanlanan, bizimle birlikte geleceğe umutla bakan herkese başta Sayın Bakanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Biz ülkemizin, bölgemizin ve küremizin tüm mağdur ve mazlumlarının bizden alacaklı olduğuna inanıyoruz. Genel kurul kararımız da bize bu sorumluluğu yükledi. Bu sorumluluğun farkındayız. Dünyanın herhangi bir köşesinde, inancı, dili, yaşadığı coğrafya ne olursa olsun bir mazlum varsa onun yanında olmak zorundayız. Çünkü onların bizden alacakları var ve bizim de bu borcu ödememiz gerekiyor" dedi. "Taşeron mücadelesi önemli bir başarı hikâyesi yazdı" "Ülkemizin mazlumları ve mağdurları için de sorumluluklarımız var, bunları yerine getirmek zorundayız" diyen Arslan, "1980’li yılların sonunda işçilerinin Borçlar Kanunu kapsamından çıkarılarak İş Kanunu kapsamına alınması için başlattığımız büyük fakat zorlu mücadeleyi, Allah’a şükür başarıyla tamamladık. İş Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle bu işçiler için önemli bir başarı hikâyesi yazdık. Türkiye’nin ne yazık ki köleleri olmuş meselelerinden biri olan kamuda taşeron işçileri konusunda da vazgeçilmez ve geri adım atmayan bir mücadele yürüttük. Aylar değil, yıllar süren zorluklarla karşılaştık fakat sonunda taşeron işçilerini kamu çalışanı kadrosuna dahil ederek önemli bir kazanım elde ettik" diye konuştu. Kayıt dışı istihdama karşı net bir duruş Bugün ev işçilerinin sendikal örgütlenmesi, İş Kanunu kapsamına alınması, sosyal güvenlik sisteminden tam olarak yararlanması ve toplu sözleşme haklarına kavuşması için yürüttükleri mücadelede de aynı kararlılığı sürdürdüklerini belirten Arslan, "Kayıt dışı istihdamın ortadan kaldırılması için kapsamlı bir yaklaşım sergiliyoruz. Elbette her zaman olduğu gibi önce mevzuatı, sonra konfederasyonumuzu, ardından işçileri ikna etmekte zorluklar yaşadık. Taşeron mücadelesinde olduğu gibi, "Bu yapılabilir mi?" diye soranlara karşı kararlılıkla şunu anlattık: Bu insanların bizden alacakları var ve mücadele etmek zorundayız" şeklinde konuştu. Ev işçilerinde 104 bin üyeye ulaşan tarihî başarı Bugün 100 binleri aşan, 104 bine ulaşan ev işçisi üyelerinin olduğunu söyleyen Arslan, "Bu, hep birlikte yazdığımız büyük bir başarı hikâyesidir. Çünkü bu insanlara karşı bir borcumuz olduğunu biliyoruz. Uluslararası sendikal hareketin ilkeleriyle uyumlu şekilde, bu insanlara insan onuruna yakışır bir iş ve onurlu bir ücret mücadelesi yürütüyoruz. Zorluklar elbette var ama biz zorlukları aşarak bugünlere geldik. Konfederasyonumuzun mücadele tarihi ortadadır. Henüz 4 yaşındayken 12 Eylül darbesinin ağır bedellerini ödedik. 28 Şubat sürecinde millet iradesinin yanında durduğumuz için ağır yaptırımlarla karşılaştık. O dönem sivil toplum adına konuşan pek çok kesim, milletin değil vesayetin yanında yer aldı. Biz ise milletimizin yanında dimdik durduk. Bu mücadele yıllar sürdü ama bedeli de, onuru da bize aittir. Sayın Cumhurbaşkanımızın çeşitli programlarda ifade ettiği gibi, biz bu hareketi kurulduğu günden bu yana aynı ilke ve hedeflerle sürdürüyoruz. Sesimiz değişse de hedeflerimizden asla vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Ev işçilerinin iş kanunu kapsamına alınması için kararlı adımlar "Ev işçileri mücadelesine baktığımızda tablo nettir" diyen Arslan, "Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO)’nun verilerine göre dünyada 1,5 milyon çalışan var ve bunların yüzde 90’ından fazlası kadınlarındır. Bizde ise 10 günden az çalışan kayıtlı işçi sayısı yalnızca 4 bin 100’dür. Kayıtlı olup 10 günden daha fazla çalışan işçi sayımız 28 bindir. Toplam 1,5 milyon pastada sadece 32 bin kayıtlı çalışan kardeşlerimiz var. Bu tablo bizim için korkutucu. İşte bu tabloyu değiştirmek için çalışıyoruz. 104 bin üyemizin arkasından yüz binlerce ev işçisine daha ulaşmak ve onların sendikal haklara kavuşmasını sağlamak zorundayız. Hedefimiz nettir. Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması, toplu sözleşme hakkına kavuşması, kayıt dışılığın ortadan kaldırılması ve sosyal güvenlik sistemine tam katılımın sağlanmasını istiyoruz. Ayrıca uluslararası sendikal platformlarda da bu konuyu gündeme taşıdık. Kamu Çalışanları Uluslararası Federasyonu’nun (PSI) 2023 Kongresi öncesinde hazırladığımız karar tasarısını kabul ettirdik ve ev işçileri hakkında uluslararası bir karar çıkmasını sağladık. Bu mücadele hem ulusal hem uluslararası düzeyde yürüttüğümüz ve başarıyla ilerlettiğimiz bir süreçtir" dedi. "Ev işçilerinin hak mücadelesi uluslararası platformlara taşındı" Arslan, ev işçileri için yürütülen mücadelenin yalnızca ulusal değil, uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu vurgulayarak, PSI 2023 Kongresi’nde ev işçilerine yönelik kararın kabul edilmesinin önemli bir kazanım olduğunu kaydetti. "Hedefimiz açıktır" diyen Arslan, ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması, toplu sözleşme hakkı elde etmesi, kayıt dışılığın tamamen ortadan kaldırılması ve sosyal güvenlik sistemine tam katılımın sağlanması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Arslan, "104 bin üyemizle bu mücadelenin omurgasını oluşturuyoruz. Ancak asıl hedefimiz, yüz binlerce ev işçisinin daha sendikal haklarla buluşmasıdır. Bu süreç, hem ülkemizde hem de uluslararası alanda başarıyla yürüttüğümüz bir mücadeledir ve aynı kararlılıkla devam edecektir" diyerek konuşmasını tamamladı. Mevzuat eksiklikleri ve örgütlenme modelleri değerlendirildi Çalıştayda, "Ev İşçileri Açısından Mevzuatın Yetersizlikleri ve Hukuki Boşluklar", "Ev İşçilerinin Örgütlenmesi: Zorluklar ve Yeni Temsil Modelleri", "Kayıtlı İstihdamın Önündeki Engellerin Tespiti ve Mevzuat Çözüm Önerileri", "Örgütlenme ve Eğitim Boyutu", "İş Sağlığı ve Güvenliği – Şiddet ve Tacizle Mücadele" başlıkları altında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Alanında uzman akademisyenler, ev işçilerinin yaşadığı yapısal sorunlar ile çözüm önerilerine ilişkin sunumlarda bulundu.
Karı-koca 35 yıldır  ormanlarda damgalanan ağaçları kesiyorlar
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:12 Karı-koca 35 yıldır ormanlarda damgalanan ağaçları kesiyorlar Mersin’den Antalya’ya gelip Toroslar ’da ağaç kesimi yapıyorlar. 40 yıllık meslek geleneğini sürdürüyorlar. Mersin’in Bozyazı ilçesinden Antalya’nın Akseki ilçesine gelen ve orman kesim işini 40 yıldır sürdüren Mehmet Güneş, eşi Esen Gül ile birlikte Toros Dağları’nın zirvelerinde zorlu mesailerine devam ediyor. Aileden kalan meslek geleneğini yaşatan Güneş çifti, 35 yıl boyunca orman işçiliğini omuz omuza taşıdı. Akseki Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Toros Dağları’nda damgalanan ağaçları kesen Mehmet Güneş, kesilen ağaçları traktörün arkasına bağlayarak yol kenarına kadar indiriyor. Burada eşi Esen Gül ile birlikte tomrukların kabuklarını el motorlarıyla soyuyor, ardından odunları "ster" düzenine göre hazırlıyorlar. Hazırlanan tomrukların metreküp ölçümleri yapıldıktan sonra teslimat, Orman İşletme Müdürlüğü yetkililerine gerçekleştiriliyor. Zorlu doğa şartlarına rağmen mesleklerini severek yaptıklarını belirten Güneş çifti, Torosların dik yamaçlarında adeta yaşamla mücadele ederek ekmeklerini kazanıyor. "Bu bizim ata mesleğimiz. 40 yıldır Toroslarda ekmek paramızın peşindeyiz" Antalya’nın Akseki ilçesinde orman işçiliği yapan Mehmet Güneş, Mersin’in Bozyazı kazasından gelerek 15 yıldır Akseki Orman İşletme Müdürlüğü bünyesinde çalıştığını söyledi. Yaz-kış Toros Dağları’nda ağaç kesimi yaptıklarını belirten Güneş, mesleğinin aileden kaldığını ifade etti. Toros Dağlarında zorlu arazi şartlarında çalıştıklarına dikkat çeken Güneş, "Ağaç kesiyorum, odun kesiyorum. Kestiğimiz ağaçları buradan kamyonlar götürüyor. Bir oğlum var, bir kızım var, kızım evli. Oğlanı da ormancı yetiştiriyoruz. Iğdır Üniversitesi’nde av ve yaban hayatı okuyor. Burada çalışarak çocuklarımızın ekmek parasını çıkarıyor, eğitimlerini sağlıyoruz" dedi. Soğuk hava şartlarının zorluğuna da değinen Mehmet Güneş, yaz aylarında Akseki’de çalışmaya devam edeceklerini, kışın ise memleketlerine döndüklerini belirtti. Geçmişte işlerin çok daha ağır olduğunu söyleyen Güneş, mesleğin nasıl değiştiğini şöyle anlattı: "Eskiden ağaçları ve tomrukları tek tek katırla çekiyorduk. Ama şimdi bir veya iki ağacı traktöre takıp komple indirebiliyoruz. Katır işi tamamen bitti. Memlekette katır kalmadı. Şimdi traktörle çalışıyoruz ama traktör de masraflı. Yapacak bir şey yok" dedi. "Bu iş ağır ve çok riskli bir iş" Bu işin hem çok ağır hem de çok riskli olduğuna dikkat çeken Güneş, "Bu bizim ata mesleğimiz. Ağır iş, zor iş ama yapacak başka bir işimiz yok. Ben 10 yaşından beri bu işi yapıyorum. Şu an 50 yaşındayım, 40 senedir orman kesim işi yapıyorum. Tecrübesiz insanların bu işe girmesi çok tehlikeli. Ağaç her an üzerinize devrilebilir, dal düşebilir. Kaza riski çok yüksek" şeklinde konuştu. Torosların sarp arazilerinde çalışmanın güçlüğünü vurgulayan Güneş, sözlerini şöyle tamamladı: "Ağaçları nerelerden getirdiğimizi gördünüz. Yerler çok sarp. Traktör olmasa bu iş çok zor yapılır. Ama ekmek davası. Biz elimizden geldiğince bu işi sürdürüyoruz" diye sözlerini ekledi. "35 yıldır eşimle birlikte Toroslarda ekmeğimizi kazanıyoruz" Mehmet Güneş’in eşi Esengül Güneş, tahtacı bir aile olduklarını ve 35 yıldır eşi ile birlikte Toroslarda ekmeklerini kazandıklarını söyledi. Akseki’nin sarp ormanlarında eşiyle birlikte çalışan 35 yıllık evlilikleri boyunca başka hiçbir işle uğraşmadıklarını, aileden gelen meslek olan orman işçiliğini sürdürdüklerini anlatan Güneş, "Bu işi eşimle beraber yapıyoruz. Evleneli 35 sene oldu. Başka hiçbir iş yapmadık. Sırf ormanda bu işlerle uğraşıyoruz. Eşim kesiyor, ben çekiyorum, soyuyorum. Beraber 30 seneyi aşkın bu işlerle uğraşıyoruz" dedi. Çocuklarının da bu işin içinde yetiştiğini belirten Güneş, şunları söyledi: "Bir kızım, bir oğlum var. Kızım evlenmeden önce o da bu işi yapıyordu, sonra bıraktı. Oğlum üniversitede okuyor, Iğdır’da. O da hala bu işi yaparak okuyor. Biz de çocuklar için, onların geleceği için bu ormanlarda çalışıyoruz" dedi.Ailelerinin yüzyıllardır süren bir meslek geleneğini yaşattığını anlatan Esengül Güneş, "tahtacı" lakaplarının da tarihi bir köküne dikkat çekti: "Ben de çocukluktan beri bu işin içindeyim. Annemden, babamdan, atalardan gelen bir meslek. Ailemizin anlattığına göre Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethederken Haliç’e indirilen gemilerin tahtalarını bizim atalarımız biçmiş. Gönüllü olarak çalışmışlar. Sonra Fatih Sultan Mehmet ailemizi onurlandırmış. Biz de o zamandan beri "tahtacı" lakabını taşıyoruz. Türkmen’iz ama tahtacılık oradan geliyor" diye konuştu. Esengül Güneş, aile tarihindeki fedakarlıkları da şu sözlerle anlattı: "Dedem Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda şehit olmuş. Babaannem dedemin ölüm haberini ormanda almış. O zamanlar lata yaparlarmış, işin içindeymişler. Bizim bildiğimiz, bu mesleği o zamandan beri sürdürüyoruz" Göçebe Yörük kültürünün içinde büyüdüklerini söyleyen Güneş, bu mesleği devam ettiren son nesillerden biri olduklarını anlatan Güneş, "Kökenimiz Orta Asya’dan gelmiş. Ailemiz. Yörüklerle birlikte göçüp gelmişler. Göç hayatı bizlere kadar sürdü. Biz son nesiliz gibi geliyor. Bizden sonrakiler yapar mı bilmiyoruz" şeklinde konuştu. Torosların zorlu şartlarında her mevsim çalıştıklarını dile getiren Esengül Güneş, sözlerini şöyle tamamladı: "Bozyazı kazasından geliyoruz. Yağmur, çamur demeden bu işi yapıyoruz. Çok zor bir meslek, herkes yapamaz. Ama ekmek için buralara geldik. On senedir Akseki’de çalışıyoruz".
Sandalye üretim atölyesi alev alev yandı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:07 Sandalye üretim atölyesi alev alev yandı Antalya’da mobilya üretimi yapan bir tesiste yangın çıktı. Alevlerin sardığı işletmenin bitişiğinde bulunan iş yeri sahipleri, yangının kendi iş yerlerine de sıçradığını düşününce büyük panik yaşandı.Yangın, saat 16.30 sıralarında Aksu ilçesi Çamköy Mahallesi 21021 Sokak üzerinde bulunan bir sandalye ve bahçe mobilyaları üretim tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hafta sonu olması nedeniyle kapalı olan iş yerinden dumanların yükseldiğini gören vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla olay yerine polis ekiplerinin yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı çok sayıda ekip sevk edildi. Ekipler, alevlerin sardığı prefabrik yapı şeklindeki tesisdeki yangına müdahale etti.Yangının işyerine sıçradığı düşüncesi panik yaşattıİtfaiye ekiplerinin söndürme çalışması sırasında olayı haber alarak gelen işletmenin hemen bitişiğinde bulunan iş yerinin sahipleri, yangının kendi iş yerlerine de sıçradığı düşüncesi ile büyük panik yaşadı. İtfaiye ve polis ekiplerinin uyarısına aldırış etmeden iş yerine girerek malzemeleri kontrol etmek istedi. Bu sırada yaşanan kargaşa ve panik anlarında genç bir kadın iş yerinin yandığını düşünerek gözyaşlarına boğuldu. Genç kadını yakınları teselli etti. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saatlik çalışması ile yangın söndürülürken, bir iş yerinde büyük çapta hasar meydana geldi.
Evde çıkan yangında yaşlı çiftin yardımına komşuları koştu
16 Kasım 2025 Pazar - 16:00 Evde çıkan yangında yaşlı çiftin yardımına komşuları koştu Antalya’da 2 katlı müstakil evdeki yaşlı kadın, ilaçlama sonrası temizlik yaparken karanlık olan kanepenin altını çakmakla kontrol etmek isteyince kanepe alev aldı. Yaşlı çift, dumanları fark eden komşuları tarafından kurtarıldı. Yangın, Kepez ilçesi Yeniemek Mahallesi 2562. Sokak’ta bulunan 2 katlı bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hatice ve Mehmet Tekin çiftinin yaşadığı evde bir gün önce yapılan ilaçlama sonrası yaşlı kadın evde temizlik yapmak istedi. Yaşlı kadın kanepenin altını karanlık olduğu için çakmakla kontrol ettiği sırada kanepe örtüsü bir anda alev aldı. Yaşlı kadının yanmaya başlayan kanepeyi söndürme çabaları yetersiz kalırken, alevler hızla evdeki diğer eşyalara sıçradı. Yaşlı çifti komşuları kurtardı Yaşlı kadın tuşlu telefonundan 112’yi arayarak yardım isterken, dumanları gören komşuları eve gelerek Hatice Tekin ve hasta olan eşi Mehmet Tekin’i dışarı çıkardı. Komşuları, yangını hortumla su tutarak söndürmeye çalıştı. Kısa sürede verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekiplerin müdahalesi ile 45 dakikalık çalışma sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yaşlı çifti evden çıkaran Mehmet Kabak, "Evde oturuyordum, duman gördüm. Hanım geldi, ‘İhtiyarların evi yanıyor’ dedi. Koştum baktım hemen, birini polis memuru çıkardı, diğerini de ben çıkardım. 2 kişi vardı içeride" dedi.
Evde çıkan yangında yaşlı çiftin yardımına komşuları koştu
16 Kasım 2025 Pazar - 16:00 Evde çıkan yangında yaşlı çiftin yardımına komşuları koştu Antalya’da yaşlı çiftin içerisinde bulunduğu 2 katlı müstakil evdeki yaşlı kadın ilaçlama sonrası temizlik yaparken karanlık olan kanepenin altını çakmakla kontrol etmek isteyince kanepe alev aldı. Yaşlı çift dumanı fark eden komşuları tarafından evde çıkarıldı. Yangın, Kepez ilçesi Yeniemek Mahallesi 2562 sokak üzerinde bulunan 2 katlı bir ikamette meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hatice ve Mehmet Tekin çiftinin yaşadığı evde bir gün önce yapılan ilaçlama sonrası yaşlı kadın evde temizlik yapmak istedi. Yaşlı kadın salonda bulunan kanepenin altını karanlık olduğu için çakmak ile kontrol ettiği sırada kanepe örtüsü bir anda alev aldı. Yaşlı kadının yanmaya başlayan kanepeyi söndürme çabaları yetersiz kalırken alevler hızla ev içerisinde bulunan diğer eşyalara sıçradı. Yaşlı çifti komşuları çıkardı Yaşlı kadın tuşlu telefonundan 112’yi arayarak yardım isterken dumanları gören komşuları eve gelerek Hatice Tekin ve hasta olan eşi Mehmet Tekin’i dışarı çıkardı. Komşuları yaşlı çiftin evindeki yangına hortumla su tutarak söndürmeye çalıştı. Kısa sürede verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekiplerin müdahalesi ile 45 dakikalık çalışma sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın sırasında yaşlı çifti evden çıkaran Mehmet Kabak, "Evde oturuyordum, duman gördüm. Hanım geldi, ‘ihtiyarların evi yanıyor’ dedi. Koştum baktım hemen, birini polis memuru çıkardı, diğerini de ben çıkardım. 2 kişi vardı içerde" dedi.
Türkiye’de karla mücadele başlarken, Antalya’da deniz mevsimi devam ediyor
16 Kasım 2025 Pazar - 13:46 Türkiye’de karla mücadele başlarken, Antalya’da deniz mevsimi devam ediyor Kasım ayının ortalarında Türkiye’nin birçok noktasında karla mücadele edilirken, turizmin başkenti Antalya’da yazdan kalma günler yaşanmaya devam ediyor. Sıcak havayı fırsat bilen kent sakinleri ve turistler Konyaaltı Sahili’nde denize girmenin keyfini yaşadı. Türkiye’nin özellikle doğu illeri sert kış şartları altında karla mücadele ederken turizmin başkenti Antalya’da yazdan kalma günler yaşanıyor. Meteoroloji verilerine göre kentte hava sıcaklığı 22, deniz suyu sıcaklığı ise 22.5 derece olarak ölçüldü. Sıcak ve güneşli havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler Konyaaltı Sahili’ni doldururken kasım ayında denize girmenin keyfini çıkardı. Bazı vatandaşlar ise beraberinde getirdikleri kamp masaları ile sahilde piknik yaparken, kimileri ise balık tutmayı ve yürüyüş yapmayı tercih etti. "Antalya’da yaz devam ediyor" Pazar gününü sahilde balık tutarak değerlendiren Mehmet Karadereli, "Kasım ayının ortasındayız ama Antalya’da yaz devam ediyor. Antalyalılar alışkın bu havalara, gördüğünüz gibi denize girende var, balık tutanda var. Çayını kahvesini alıp deniz kenarında vakit geçirende var. Hava çok güzel, yaz iklimi biraz uzadı gibi. Biz balıkçılar bu durumdan pek memnun değiliz, deniz suyunun biraz soğuması lazım. Soğumuyor, hala denize giriyor arkadaşlar. Genel anlamda güzel, sahillerimiz hala dolu, turistlerde gitmedi otellerde dolu" dedi.