Yerel Haberler
Antalya
23 Nisan 2026 Perşembe - 12:26 Valilik makamını temsili devralan Nazenin: "Savaşların değil oyunların konuşulduğu bir gelecek için barış çağrımızı yineliyoruz" 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen sembolik törende, Antalya Valisi Hulusi Şahin makamını temsili olarak Nazenin Karsavurdan’a devretti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen sembolik devir teslim töreninde, Hanım Ömer Çağıran İlkokulu öğrencisi Nazenin Karsavurdan, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in makamını temsili olarak devraldı. "Bağımsızlık yolunda atılan en büyük adım" Antalya Valilik makamında düzenlenen törende konuşmasına Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 106. yıl dönümünü kutlayarak başlayan çocuk Vali Nazenin Karsavurdan, "Bugün Nisan ayının en güzel günü. Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 1920 yılında Meclisimizin kuruluşunu ilan ederken milletine olan güvenini en güçlü şekilde ortaya koymuş, bu anlamlı günü çocuklara bayram olarak armağan etmiştir. Dünya üzerinde böyle bir gururu yaşayan sadece Türk çocuklarıdır. Bu nedenle, bu vatanı bize emanet edenlere karşı minnetimiz ve sorumluluğumuz büyüktür. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sayesinde dünya çocukları arasında sevgi, kardeşlik ve dostluk bağlarının güçlenmesini temenni ediyorum. Bugün buradan tüm dünyaya, çocukların gözyaşı dökmediği, savaşların değil oyunların konuşulduğu bir gelecek için barış çağrımızı yineliyoruz" dedi. "Doğayı korumak geleceğimizi korumaktır" Yeni nesillerin çevre bilinci ile büyümesinin geleceğe dair önemli bir sorumluluk olduğunu ifade eden Vali Karsavurdan, "Milli Eğitim Bakanlığımızın ‘Yeşil Vatan, Mavi Gelecek’ anlayışıyla bizlere emanet edilen bu güzel ülkeyi; doğasını koruyan, çevresine duyarlı, denizlerine sahip çıkan bireyler olarak geleceğe taşımakta kararlıyız. Doğayı korumanın aslında geleceğimizi korumak olduğunu biliyor, bu bilinçle büyüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün biz Türk çocuklarına duyduğu bu güven ve milletimizin egemenliğine olan inancı, bizlere cesaret ve ilham vermeye devam etmektedir. Geleceğin sahibi biz Türk çocukları olarak üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Yarınlara güçlü bir Türkiye’yi taşımak için gerekli olan azim ve çabayı göstermekte kararlıyız" ifadelerini kaydetti. "Antalya çocukları olarak çok şanslıyız" Hitaplarında Vali Hulusi Şahin’e de teşekkür eden Vali Karsavurdan, "Valim, bu özel günde bizleri makamınızda ağırlayarak çok mutlu ettiniz. Gücümüze güç kattınız, çocuk kalbimize neşe verdiniz. Biz çocuklara sevgiyle kucak açmanız ve eğitime olan ilginizden dolayı Antalya çocukları olarak çok şanslıyız. Bu güzel günü çocuklara armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, onun silah arkadaşlarını ve bağımsızlık için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi saygıyla anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum" sözlerini kullandı. Konuşmasının ardından Vali Hulusi Şahin, güzel dilekleri ve konuşması için çocuk Vali Nazenin Karsavurdan’ı tebrik ederek, kendisine kitap seti ve kırtasiye malzemeleri hediye etti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 10:56 Antalya’da 23 Nisan kutlamaları çelenk sunma töreniyle başladı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, Antalya’da çelenk sunma töreniyle başladı. Ellerinde Türk bayraklarıyla törene katılan öğrenciler, kırmızı-beyaz kıyafetleriyle bayram coşkusunu yaşarken, törenin ardından konuşan ilkokul öğrencileri, "Atatürk bize bu bayramları verdi, bizim sevinmemizi sağladı" sözleriyle duygularını dile getirdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Antalya’daki ilk tören, Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulusal Yükseliş Anıtı önünde gerçekleştirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yılı dolayısıyla düzenlenen törende, öğrenciler ellerinde Türk bayraklarıyla alanda yer aldı. Kırmızı-beyaz kıyafetleriyle bayram sevincini yansıtan öğrenciler, saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı’nı okudu. Töreni, yerli ve yabancı vatandaşlar da ilgiyle izledi. Törende Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, bir öğrenciyle birlikte meydanda bulunan Atatürk heykeline çelenk sundu. Törenin ardından Antalya Mehmet Kesikçi İlkokulu öğrencileri, 23 Nisan Bayramı dolayısıyla yaşadıkları mutluluğu dile getirdi. Öğrenciler, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği bayramın sevincini yaşadıklarını belirterek, "Bayramı burada kutlamak çok güzeldi, çok sevindik buraya geldiğimiz için. Çok mutluyuz, bizim bayramımız olduğu için çok seviniyoruz. Atatürk bize bu bayramları verdi, bizim sevinmemizi sağladı. Atatürk şu an burada olsa ona sıkı sıkı sarılırdım, onu çok seviyorum. Atatürk gerçekten iyi ki var, bu çok güzel bir bayram, ona çok teşekkür ederiz" dedi. Ekinlikler Konyaaltı sahilinde düzenlenecek olan Anaokulları Şenliği ve Olbia Kent Meydanı’ndaki SOLO Türk gösterisiyle devam edecek.
23 Nisan 2026 Perşembe - 10:52 Antalya’da 23 Nisan kutlamaları çelenk sunma töreniyle başladı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, Antalya’da çelenk sunma töreniyle başladı. Ellerinde Türk bayraklarıyla törene katılan öğrenciler, kırmızı-beyaz kıyafetleriyle bayram coşkusunu yaşarken, törenin ardından konuşan ilkokul öğrencileri, "Atatürk bize bu bayramları verdi, bizim sevinmemizi sağladı" sözleriyle duygularını dile getirdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Antalya’daki ilk tören, Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulusal Yükseliş Anıtı önünde gerçekleştirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yılı dolayısıyla düzenlenen törende, öğrenciler ellerinde Türk bayraklarıyla alanda yer aldı. Kırmızı-beyaz kıyafetleriyle bayram sevincini yansıtan öğrenciler, saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı’nı okudu. Töreni, yerli ve yabancı vatandaşlar da ilgiyle izledi. Çelenk Atatürk heykeline sunuldu Törende Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz, bir öğrenciyle birlikte meydanda bulunan Atatürk heykeline çelenk sundu Törenin ardından Antalya Mehmet Kesikçi İlkokulu öğrencileri, 23 Nisan Bayramı dolayısıyla yaşadıkları mutluluğu dile getirdi. Öğrenciler, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği bayramın sevincini yaşadıklarını belirterek, "Bayramı burada kutlamak çok güzeldi, çok sevindik buraya geldiğimiz için. Çok mutluyuz, bizim bayramımız olduğu için çok seviniyoruz. Atatürk bize bu bayramları verdi, bizim sevinmemizi sağladı. Atatürk şu an burada olsa ona sıkı sıkı sarılırdım, onu çok seviyorum. Atatürk gerçekten iyi ki var, bu çok güzel bir bayram, ona çok teşekkür ederiz" dedi. Ekinlikler Konyaaltı sahilinde düzenlenecek olan Anaokulları Şenliği ve Olbia Kent Meydanı’ndaki SOLO Türk gösterisiyle devam edecek. (BA-
Kepez’de 32 bin 383 öğrenciye göz taraması
05 Mart 2026 Perşembe - 11:54 Kepez’de 32 bin 383 öğrenciye göz taraması Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, okul ziyaretinde öğrencilerle birlikte göz taramasına katıldı. Kepez Belediyesi, çocukların göz sağlığını korumak ve geleceğe daha sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlamak amacıyla okullarda öğrencilere yönelik göz sağlığı taramaları gerçekleştiriyor. İlçedeki okullarda yürütülen göz sağlığı taramaları kapsamında bugüne kadar Kepez genelinde 159 okulda 32 bin 383 öğrencinin göz muayenesi gerçekleştirildi. Yapılan taramalarda 3 bin 341 öğrencide çeşitli görme problemleri tespit edildi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ilçedeki okullarda sürdürülen göz sağlığı taramaları kapsamında tarama çalışmalarının gerçekleştirildiği Mehmet Kemal Dedeman İlkokulu’nu ziyaret etti. Öğrencilerle bir araya gelen Başkan Kocagöz, taramalar hakkında bilgi verdi. Başkan Kocagöz, göz taraması yapılan alanda öğrencilerle birlikte göz ölçümü yaptırdı. Göz ölçümleri, göz numarasını hızlı şekilde belirleyen otorefraktometre cihazı ile gerçekleştirildi. 159 okulda göz taraması Okullarda yürütülen göz sağlığı taramaları hakkında bilgi veren Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Dünyanın en güzel şeyi çocuklar. Biz de onlar için çalışıyoruz. Bugüne kadar 159 okulumuzda 32 bin 383 öğrencimize göz taraması yaptık. Çocuklarımızın yaklaşık yüzde 10’unda göz problemi tespit edildi. Görme sorunu çıkan öğrencilerimize de hayırseverlerimiz ve belediyemizin iş birliğiyle gözlüklerini temin ederek dağıtıyoruz" dedi. Mehmet Kemal Dedeman İlkokulu’nda gerçekleştirilen taramalarda ise 260 öğrencinin göz muayenesi yapılırken, 19 öğrencide görme sorunu belirlendi.
Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:44 Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Kırmızı ışıkta geçen kamyonet ile otomobilin çarpışma anı kamerada: 1 yaralı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:36 Kırmızı ışıkta geçen kamyonet ile otomobilin çarpışma anı kamerada: 1 yaralı Antalya’nın Manavgat ilçesinde kırımızı ışık ihlali yapan kapalı kasa kamyonetin otomobille çarpıştığı kazada kamyonet sürücüsü yaralandı. Kazayı yara almadan atlatan otomobil sürücüsünün olayı anlatışı 2020 yılında kaza sonrası Türkiye’yi güldüren ’Zavadanak Bekir’in sözlerini hatırlattı. Kaza, Yukarı Pazarcı Mahallesi 4077 Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, G.D. nin kullandığı 68 BD 371 plakalı otomobil, İbrahim Sözen Caddesi’nde yapay şelale yönünde ileleyen Cemre A.’nın kullandığı 07 JJ 631 plakalı kapalı kasa kamyonetle çarpıştı. Güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıyan ve kapalı kasa kamyonetin kırmızı ışık ihlali yapması sonucu meydana geldiği belirlenen kamyonet sürücüsü Cemre A. yaralandı. Yaralı, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Zavadanak Bekir’i hatırlattı Kazayı yara almadan atlatan otomobil sürücüsünün olayı anlatışı 2020 yılında kaza sonrası diyaloğuyla yüzleri güldüren ’Zavadanak Bekir’in sözlerini hatırlattı. Sürücü G. D. "Ben kırmızı ışıkta duruyordum, yeşil yandı. Arabalarla beraber gidiyordum, kırmızı ışıktan gelen sürücü bana çarptı. Burada beni iki kere döndürdü, suçlu o" ifadelerini kullandı. İftar saati nedeniyle caddede uzun araç kuyruğu oluşurken araçların kaldırılmasıyla trafik akışı normale döndü.
ATSO Başkanı Ali Bahar’ın ölümüne ilişkin davada savcı mütalaasını açıkladı
04 Mart 2026 Çarşamba - 21:34 ATSO Başkanı Ali Bahar’ın ölümüne ilişkin davada savcı mütalaasını açıkladı Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar’ın denizde hayatını kaybetmesine ilişkin davada Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık M.S.Ç.’nin "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep ederken, sanık Y.C.Ç.’nin ise beraatini istedi. Bahar’ın eşi Şebnem Bahar, "Bu olay kaza değil. Ali’nin o şekilde suya düşmesi mümkün değil" diyerek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Antalya Organize Sanayi Bölgesi ve ATSO Başkanı Ali Bahar, 18 Temmuz 2024 akşamı kendisine ait "Alber" isimli tekneyle iki arkadaşıyla birlikte denize açıldı. Geceyi denizde geçiren üçlü, sabah saatlerinde limana dönmek üzere hareket etti. İddiaya göre Bahar, marinaya yanaştıkları sırada teknede oturmak için kullanılan ve "armut koltuk" olarak bilinen minderin denize düşmesi üzerine suya atladı. Tekneyi kullanan arkadaşı M.S.Ç.’nin manevra yaptığı sırada Bahar motor pervanelerinin arasında kaldı. Durumun fark edilmesinin ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istendi. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından sudan çıkarılan Bahar, ambulansla Kemer’deki özel bir hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralı olarak hastaneye götürülen Bahar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ali Bahar’ın cenazesi, ATSO’da düzenlenen törenin ardından Uncalı Mezarlığı’nda toprağa verildi. "Kanlar içinde suda gördüm" Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6’şar yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şüpheli M.S.Ç., iddianameye yansıyan ifadesinde olay gününü şu sözlerle anlattı: "Tekneyi Ali Bahar kullandı. Phaselis koyuna demirledik. Birlikte yemek yedik, alkol aldık ve denize girdik. Sabah Kemer’e doğru hareket ettik. Marinaya yaklaşırken armut minderlerden birinin denize düştüğünü söyledi. Mindere yaklaşmak için manevra yaptım. Tornistan yapmamı istedi. Tornistan hareket ettikten birkaç saniye sonra Ali’yi göremedim. Motoru durdurup arkaya koştum. Ali’yi kanlar içerisinde suda gördüm." "Üçümüz de birbirimize fiziksel olarak yakın değildik" Teknede bulunan Y.C.Ç. ise olay sırasında herhangi bir temas yaşanmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Olay günü herhangi bir tartışmamız olmadı. Olay anında hiçbir temasım olmadı. Ne o bana temas etti ne de ben onu ittim. Üçümüz de birbirimize olay anında fiziksel olarak yakın değildik. Teknede hiçbir şekilde ve hiç kimse arasında yakınlık olmadı. Bizim aramızdaki yakınlığın olay anı ve sonucu ile de bir bağı yoktur. Olay anında sevgi amaçlı veya şakalaşma amaçlı dahi olsa herhangi bir temasım olmadı." "Davacı ve şikayetçiyim" Müşteki Şebnem Bahar’ın Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanı da dosyaya girdi. Bahar ifadesinde şu sözlere yer verdi: "Ali Bahar benim 1992 yılında resmi nikah ile evlendiğim eşimdir. Kendisi uzun yıllardır denizci lisansına sahiptir. Sık sık denize açılır. Tecrübeli bir denizcidir. Olayı öğrendiğim gün yaşadığım şok nedeniyle tansiyonum yükseldi ve alelacele alınan ifadede Sahil Güvenlik personeline şikayetçi olmadığımı söyledim. Ancak o sırada çevremdeki insanların baskı kurması sebebiyle böyle bir ifade vermem gerektiği söylendi. Bu olay neticesinde çeşitli sağlık problemleri yaşadım ve hayati nitelikte bir ameliyat oldum. Olay anına ilişkin bana verilen bilgiler ile dosyadaki bilgiler arasında ciddi farklılıklar olduğunu öğrendim. Tekne kaptanımız Fatih beyden aldığım bilgi doğrultusunda teknemiz karaya vites tornistanda, kontak kapatılmış vaziyette sahil güvenliğe teslim edilmiştir. Tarafımın da uzun yıllardır denizcilik tecrübesi bulunması sebebiyle bu hususun tekneyi o an kullanan M.S.Ç.’nin kusurlu hareketi olduğu kanaatindeyim. Bu hususun incelenmesini talep ediyorum. Olay günü teknede bulunan M.S.Ç. ve Y.C.Ç. isimli şahıslardan ve daha sonra tespit edilecek diğer şahıs veya şahıslardan davacı ve şikayetçiyim." Mahkeme dosyayı ağır cezaya göndermişti Dosya ilk olarak Kemer 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülmeye başlandı. Ancak mahkeme, olayda "kasten öldürme" ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya müştekiler, avukatlar ve tutuksuz sanık M.S.Ç. katılırken, sanık Y.C.Ç. duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. "En yakın arkadaşımı kaybettim" Tutuksuz sanık M.S.Ç., duruşmada yaptığı savunmada Kemer’de görülen önceki duruşmalarda verdiği beyanları tekrar ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Daha önce Kemer’de verdiğim beyanlara ilavem yoktur. Ali çok eski ve özel arkadaşımdır. 30 yılı aşan bir dostluğumuz vardı. Haftanın iki üç günü görüşürdük, her gün telefonla konuşurduk. Nikah şahidimdi. Oğlunun doğduğu günü bildiğim bir insandı. En yakın arkadaşımı ve dostumu kaybettiğim için derin bir üzüntü içerisindeyim. Orada bulunmuş olmaktan dolayı çok üzgünüm ve çok pişmanım. Kendisi çok ısrarcı bir kişilikti. Kazanın meydana geldiği tarihte organize ettiği tekne turuna beni sürekli arayarak davet etti. Tüm ısrarlara rağmen katılmak istemediğimi belirtmeme rağmen kendisini çok sevdiğim için tekne turuna katıldım. Tekne turuna katıldığım için büyük pişmanlık duyuyorum. Bu turun gerçekleşmemesi için her zaman itiraz ettim. Ta ki 13 Temmuz haftasına kadar. Çok yakın bir arkadaşımın annesi vefat edince 1 hafta erteledik. Bu seyahatin yapılması konusunda çok istekli ve çok ısrarcıydı. Bu durumun ortaya çıkmaması adına orada bulundum. Bunun dışında orada bulunduğum için çok pişman ve üzgünüm. Arkadaşlığı korumak adına çelişkili bir ifadem olmuştu fakat daha sonra açıklamamı düzelttim. Bu durumu Ali Bahar’ın vefatından sonra, ilk duruşmadan önce eşi Şebnem hanımın hayati bir operasyonu vardı, daveti üzerine kendisiyle görüştüm ve her şeyi o operasyondan önce anlattım. Olayın o anını içimde her zaman yaşadım. Bir türlü kamera kayıtlarına bakamadım. Ancak bu duruşmaya çıkmadan bir hafta önce kamera kayıtlarına baktım. Kamera kayıtlarındaki dakikalar, sanık C.’nin 112 ile konuşmaları ve orada yaşanan can pazarını tekrar izledim. Anlattıklarımla kamera kayıtlarının örtüştüğünü gördüm. En yakın arkadaşımı kaybettiğim ve o ortamda bulunduğum için pişmanım. Beraatimi istiyorum." "25-30 yıllık denizcilik geçmişim var" Müşteki avukatının olay anında tornistan yapıp yapmadığına ilişkin sorusunu da yanıtlayan M.S.Ç., şöyle devam etti: "Ben C.’nin verdiği beyanları bilmiyorum. Çünkü kendisi teknede bayılmıştı. Teknede yaşadığı korku anı 112 kayıtlarına yansımıştır. 25-30 yıllık denizcilik geçmişim vardır. Bu anlamda tekne kullanımına ilişkin yeterli tecrübeye sahibim. Diğer sanık C.’nin, Ali Bahar denize atladıktan sonra benim tornistan manevrası yaptığıma dair beyanına diyeceğim yok." "Bir can pazarı yaşadık" Tutuksuz sanık Y.C.Ç. ise savunmasını SEGBİS aracılığıyla yaptı. Bodrum’da sabit bir düzeni ve evi bulunduğunu belirten Y.C.Ç., Ali Bahar’ın davetlisi olarak teknede bulunduğunu söyleyerek suçlamaları reddetti. Olayın kendisi için de ağır bir travma olduğunu dile getiren Y.C.Ç., şu ifadeleri kullandı: "Bodrum ilçesinde sabit bir düzenim ve evim var. Savunmamı SEGBİS üzerinden yapacağım. Ali beyin arkadaşı ve davetlisi olarak teknedeydim. Suçlamaları reddediyorum. Hâlâ bu konuyu konuşmak benim için çok güç. Kimsenin şahit olmaması gereken çok üzücü, çok ağır bir hadise yaşandı. Bunun etkileri benim üzerimde de hala devam ediyor. Gelişen olaylar silsilesi içerisinde orada bir can pazarı yaşadık. Bu bir kazaydı. Elimden geleni yaptım. Olay çok ani gelişti. Olayın ardından çok ciddi bir çaba sarf ettik. Bunu yaşayan bilir. Allah düşmanımın başına vermesin. Keşke böyle olmasaydı. Elimizden geleni yaptık. Ali bey çok kıymetli bir insandı, benim için de çok kıymetliydi. Ben hayatımda hiç kaza geçirmedim, herhangi bir kaza anına da tanıklık etmedim. Ne önemli ne de önemsiz bir kazaya dair hiçbir bilgim yok. Ben de M. gibi cesaretimi yeni toplayarak olay görüntülerini yeni izledim ve konuşmaları yeni dinledim. Yardım isteme sebebiyle o an insanlara yalvarıyordum. Olay yaşandıktan sonra defalarca platforma inerek Ali’yi tekneye çıkarmaya çalıştım. Başaramayacağımı anlayınca tekrar yukarı çıktım. Onu kurtarmak için elimden geleni yaptım ama başaramadım. Ali beyi oturduğum yerden son gördüğüm yer, teknenin arka kısmında platforma geçilecek kapının önüydü. Bence arka platforma indi. Ondan sonra alkollü olduğu için düştü ya da atladı, o anı bilmiyorum. Düştüğü ana dair bir ses duymadım. Kaza olan yer marinanın önüdür. Güvenlik kameralarının orayı görmemesi düşünülebilir değil. Çok büyük bir şanssızlık." "Bu olay kaza değil" Duruşmada söz alan Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar ise yaşadıkları sürecin çok ağır olduğunu belirterek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Şebnem Bahar, şu ifadeleri kullandı: "Daha önce hiç adliyeye gelmedim. İlk kez eşimin ölümüyle ilgili buraya geldim. Ali bey Antalya için çok değerli bir insandı. Son bir buçuk yıldır yaşadıklarımızı kelimelerle anlatamam. Çok ciddi sağlık sorunları yaşadım, ölümden döndüm. Çocuklarım için ayakta duruyorum. Duyduklarıma ve gördüklerime inanamıyorum. M.’nin söylediği ‘yakın arkadaş’ kelimesine inanamıyorum. Son nefesime kadar her iki sanıktan da şikayetçiyim. Ben denizci kızıyım, çocukluğum okyanuslarda geçti. Bu olay kaza değil. Ali beyi gördükleri yer çelişkili. Orası bizim üçüncü odamız gibiydi. Ben o teknede her şeyi biliyorum. Anlattıkları her şey yalan. Ali’nin o suya o şekilde düşmesi mümkün değil." Bahar ayrıca sanık Y.C.Ç.’nin olay günü teknede madde kullandığını öğrendiğini öne sürerek, "C. teknede sabah saat 08.00’de madde kullanmış. Bilirkişi raporu Ali’nin tek başına düşmediğini ispatlıyor. Duymamalarına, görmemelerine ihtimal yok" dedi. Şebnem Bahar, duruşma salonundan çıkarıldı Müşteki Şebnem Bahar, eşi Ali Bahar’ın teknenin arka kısmındaki platforma düşme anının çıkardığı sesi gösterebilmek için duruşma sırasında masaya vurdu. Mahkeme başkanı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle Şebnem Bahar’ın salondan çıkarılmasına karar verdi. Savcı mütalaasını açıkladı Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık M.S.Ç.’nin "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını, sanık Y.C.Ç.’nin ise beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması taleplerini reddederken, müşteki avukatının dosyaya yansıyan ses kayıtlarının çözümlenmesi talebini kabul etti. Diğer talepler ise reddedildi. Mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Antalya’da yaşlı çiftin evi alevlere teslim oldu
04 Mart 2026 Çarşamba - 20:44 Antalya’da yaşlı çiftin evi alevlere teslim oldu Antalya’da yaşlı bir çiftin yaşadığı iki katlı müstakil evde yangın çıktı. Alevlere teslim olan ikamet kullanılamaz hale gelirken, yangına müdahale etmek isterken dumandan etkilenen yaşlı adam hastaneye kaldırıldı. Yangın, saat 18.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi 1168 sokak üzerinde bulunan iki katlı evin üst katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşi ile birlikte yaşadığı Mehmet Pehlivan’a (80) ait iki katlı müstakil evin üst katında henüz bilinmeyen bir nedende yangın çıktı. Evde kimsenin bulunmadığı bir sırada ikametten dumanlar çıktığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangına ilk müdahaleyi yaşlı adamın komşuları ve Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün bölgede oluşturduğu polis noktasında görevli memurlar yaptı. Mahallede büyük panik yaşanmasına neden olan ve kısa sürede alevlerin sardığı ikamete vatandaşlar hortumlarla müdahale etti. 1 saatte söndürülebildi Vatandaşlar alevlerin birbirine bitişik konumda bulunan diğer evlere sıçramaması için büyük çaba harcarken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangına müdahale etti. İlk olarak alevlerin diğer evlere sıçramasını engelleyen itfaiye ekiplerinin yaklaşık 1 saatlik çalışmasının ardından yangın tamamen söndürüldü. Bu sırada evini saran alevlere komşuları ile birlikte müdahale etmek isteyen Mehmet Pehlivan dumandan etkilendi. Yaşlı adama olay yerinde bulunan 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk oksijen verilirken kontrol amacıyla hastaneye götürüldü.