ÇEVRE - 04 Mart 2026 Çarşamba 20:12

Gazipaşa’da hayvan sağlığı için sahada yoğun mesai

A
A
A
Gazipaşa’da hayvan sağlığı için sahada yoğun mesai

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, Gazipaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen hayvan sağlığı hizmetleri kapsamında hem hayvan sağlığını korumaya hem de halk sağlığını güvence altına almaya yönelik çalışmalar devam ediyor.


Müdürlük bünyesinde görev yapan veteriner hekimler tarafından büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara yönelik aşılama uygulamaları ile kimliklendirme kapsamında küpeleme işlemleri gerçekleştiriliyor. Yetkililer, bu uygulamaların bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesi ve hayvansal üretimde verimliliğin artırılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.


Öte yandan ilçede faaliyet gösteren özel sektör veteriner kliniklerine yönelik denetimler de eş zamanlı olarak yürütülüyor. Denetimlerde, kliniklerin mevzuata uygun hizmet verip vermediği kontrol edilirken, hayvan ve halk sağlığının korunmasına yönelik standartların uygulanıp uygulanmadığı inceleniyor.


Yetkililer, hayvan saha hastalıklarıyla mücadele, hayvanların kayıt altına alınması ve özel veteriner sağlık kuruluşlarının düzenli kontrolü konularındaki görevlerin hassasiyetle sürdürüldüğünü vurguladı.



Gazipaşa’da hayvan sağlığı için sahada yoğun mesai

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile buluştu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Kurtulmuş yaptığı konuşmada, Gazze’den başlayarak en uzak ücra köşelere kadar maalesef Müslümanların zorluklarla baskılarla, zulümlerle ve hatta büyük yokluklarla sofralarında iftarı açtığını belirterek, "Her gün karşılaştığımız krizler daha sistematik krizler yumağı haline gelecek ve kaoslarla dolu hatta kaosların yönetilmesine doğru dünyanın gideceği bir sürecin içerisindeyiz. Bu sürecin başında olduğumuzu ifade etmek lazım. Öncelikle şunu görüyoruz ki dünyada şimdiye kadar var olan uluslararası sistemin önce kurumları hak ile yeksan oldu. Hiçbir uluslararası kurumun işe yaramadığı, hiçbir uluslararası kurumun kendi görevi olan alanlarda sorun çözme kabiliyetinin artık kalmadığı ayan beyan ortadadır. Amerika İsrail İran’a saldırıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu toplanıyor. Toplandı mı? Toplanmadı mı? Dünya bundan haberi bile haberi yoktur. Toplansa ne? Toplanmasa ne? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aslında hiçbir anlam ifade etmediği sadece kağıt üzerinde bir kurumdan ibaret olduğu her geçen gün maalesef bunları söylerken üzülerek söylüyorum. Maalesef bunların hepsi kağıt üzerinde birer kurum hallediliyor" ifadelerini kullandı. Ulusların egemenliği gibi bütün insanların daha doğrusu uluslararası camianın en temel kurallarından birisi olan kural yerle bir edildiğini kaydeden Kurtulmuş, "Hiçbir ulusun egemenliği söz konusu değildir. Gücü olan, bombası olan, silahı olan ve kural tanımıyorum diyecek kadar cesareti olan varsa çıkıyor ve herhangi bir ülkenin egemenlik haklarını ihlal ediyor. Yakın çevremizde onlarca ülkenin egemenlik haklarının ihlal edildiğini görmüş olduk. Daha geçenlerde Venezuela’da devlet başkanı eşiyle birlikte gece evinden alınıyor. Başka bir ülkeye hapishaneye atılıyor. Ulusların egemenliği, insan hakları temel değerler gibi temel birlik insanlığı şimdiye kadar biriktirdiği uluslararası camianın bütün kuralları da yerle bir olmuş vaziyettedir. Şimdi üçüncü seviyeye gelmiştir sıra. Üçüncü seviyede de uluslararası ilişkilerin genel kabul görmüş olan terminolojisi yerle bir edilmek üzeredir. Hatta yerle bir edilmiştir" şeklinde konuştu. "Mesela orantılılık kavramı hepimizin bildiği uluslararası alanda karşılıklı çatışmada kullanılan bir terimdir. Yani birisiyle savaşıyorsan onunla savaşırken bile orantılı bir savaşın olması kabul edilir uluslararası hukuk bakımında. Ama şimdi orantılılık özellikle İsrail ve Amerika’nın elinde istediğinin üstüne istediği şekilde bombalara atabilmek, yıkım, katliam ve soykırımın yaldızlı sözleri olarak ortada duruyor" diyen Kurtulmuş şöyle konuştu: "Bir başka temel mesele insani ara kavramıdır. Özellikle Gazze’deki sözde barış sırasında bunu çok gördük. İnsani ara savaşın devam ettiği noktada her iki tarafta anlaşıp üç gün, beş gün, on gün neyse bir ara verelim yaralarımızı saralım cenazeleri kaldıralım. Meşru müdafaa uluslararası hukukta bir haktır. Ama bu meşru müdafaanın nasıl ne şekilde kullanılacağı da uluslararası hukuk tarafından kullanılabilir. Son İran saldırısı sırasında yeni bir kavram da kullanıma sokulmuş. O kavram da değersizleştirilerek uluslararası literatürden artık çıkartılmaya başlanmıştır. O da önleyici saldırı kavramıdır. Önleyici saldırı bir ülkenin başka bir ülkeye ya da ülkelere çok sabit kesin delillerle ve tatmin edici bir takım bilgilerle istihbarat bilgileriyle yıkıcı bir saldırıda bulunacağının kabul edilmesi, tespit edilmesi üzerine onlar saldırmadan gerçekleştirmek için kullanılan bir kavramdır." Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na değinerek, "İlk başta baktığınız zaman oldukça zor bir süreç. Parlamentodaki bütün siyasi partilerin biri hariç hepsi komisyonda yer aldı. Komisyondaki partilerin her birisinin bu konuyla ilgili farklı kanaatleri vardı. Muazzam bir demokratik olgunlukla ve büyük bir fikri müzakere gücüyle burada Türkiye toplumunun farklı kesimleri dinlendi. Son derece verimli, son derece demokrat, son derece açık ilerleyen bir süreç oldu. Ve sonunda bütün siyasi partilerimizin uzlaştığı bir metin ortaya çıktı. Tabii ki siyasi partilerin kendi görüşleri var. Bunları da bu metnin arkasında ek olarak deklare ettiler. Böylece katılan her parti kendi esas duruşunu gösteren siyasi duruş belgesini ilan etmiş oldu. Ama biz bu konuda terörsüz Türkiye meselesinde partiler olarak ittifak ediyoruz diyerek neredeyse oy birliğiyle oy veren 50 milletvekilinden 47 arkadaşımızın kabul oyuyla rapor kabul edilmiş oldu. Bu rapor tabii ki son değildir. Bu rapor Türkiye’nin Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının en zor sorunu olan bu meselenin çözülebilmesi için ortaya konulmuş bir yol haritasıdır. İnşallah o yol haritasında dile getirilen konular en kısa süre içerisinde gerçekleştirilir" dedi.
İstanbul Ziraat Türkiye Kupası: Beşiktaş: 3 - Çaykur Rizespor: 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 4. ve son haftasında Beşiktaş, Çaykur Rizespor’u konuk ediyor. Mücadelenin ilk yarısı siyah-beyazlı ekibin 3-0 üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 22. dakikada sol kanattan Emrecan Bulut’un yaptığı ortada altıpasın sağ tarafından Pierrot’un kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Ersin Destanoğlu’nda kaldı. 27. dakikada Agbadou’nun pasında kendi yarı alanından topla ilerleyen Murillo’nun ceza sahası dışı sağ çaprazdan yakın köşeye yaptığı vuruşta üst direğe de çarpan meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-0 29. dakikada Pierrot’un pasında Augusto, topu sürüp ceza yayı sağ tarafından yaptığı vuruşta savunmaya da çarpan top direkten oyun alanına geri döndü. 38. dakikada sağ kanattan Rashica’nın içeri çevirdiği topu önüne alan Salih Uçan, sağ çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-0 42. dakikada Orkun Kökçü’nün ceza sahası dışı sol çaprazdan yaptığı vuruşta kaleci Erdem Canpolat’ın sektirdiği topa altıpas üzerinde Hyeon-Gyu Oh’un yaptığı vuruşta meşin yuvarlak filelere gitti. 3-0 Stat: Tüpraş Hakemler: Kadir Sağlam, Kerem Ersoy, Bilal Gölen Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Murillo, Djalo, Agbadou, Yasin Özcan, Ndidi, Salih Uçan, Rashica, Orkun Kökçü, Olaitan, Hyeon-Gyu Oh Yedekler: Vasquez, Cengiz Ündere, Uduokhai, Kartal Kayra Yılmaz, Cerny, Asllani, Gökhan Sazdağı, Jota, Rıdvan Yılmaz, Mustafa Hekimoğlu Teknik Direktör: Sergen Yalçın Çaykur Rizespor: Erdem Canpolat, Taha Şahin, Mocsi, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Papanikolaou, Augusto, Buljubasic, Emrecan Bulut, Zeqiri, Pierrot Yedekler: Efe Doğan, Mihaila, Ali Sowe, Olawoyin, Halil Dervişoğlu, Taylan Antalyalı, Mebude, Laçi, Sagnan, Mithat Pala Teknik Direktör: Recep Uçar Goller: Murillo (dk. 27), Salih Uçan (dk. 38), Hyeon-Gyu Oh (dk. 42) (Beşiktaş)
Yozgat Fatih Erbakan Yozgat’ta vatandaşlarla iftar sofrasında buluştu Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yozgat Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel iftar programına katıldı. Yozgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar organizasyonuna katılan Erbakan, vatandaşlarla selamlaştı ve Ramazan aylarını tebrik etti. İftarın ardından bir konuşma yapan Fatih Erbakan, Ramazan ayının manevi ikliminin tüm Türkiye’ye huzur getirmesini temenni etti. İftar programının ardından Erbakan ve beraberindeki heyet, Yozgat’ın tarihi mekanlarından biri olan Kayyumzade Konağı’na geçti. Erbakan, partili kurmayları, yerel yönetim temsilcileri ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Güncel gelişmelere değinen Erbakan, bu Ramazan ayının ve bayramın zulümlerden kurtuluşa vesile olması temennisinde bulundu. "İran’a yönelik olan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz" İran’a karşı gerçekleştirilen saldırıların vahşet niteliğinde olduğunu söyleyen Erbakan, "Komşumuz bir Müslüman ülkeye açık bir Siyonist saldırı, çok büyük bir hainlik ve vahşet sergileniyor. İran’a yönelik olan bu saldırıları en şiddetli bir şekilde kınıyoruz. İşte gerçek yüzlerini İran’da da bir kez daha gösterdiler. 170 tane kız çocuğunu bombardımanda paramparça ederek öldürdüler. İlkokulu hedef alarak gerçek vahşi yüzlerini bir kez daha Amerikan yönetimi ve Siyonizm göstermiş oldu. Tahran’da hastaneleri, hastanelerin yeni doğan ünitelerini hedef alarak zalimliklerini vahşetlerini bir kez daha gösterdiler. Tabi burada asıl mesele İran’dan sonra sıranın Türkiye’de oluşudur. Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Amerikalı Emekli Albay Douglas Mc Gregor bir enstitüde yaptığı konuşmada diyor ki ‘İran mutlaka yok edilecek. Arkasından sıra Türkiye’nin yok edilmesine gelecek. Burada kimin ne dediği önemli değildir, İsrail’in ne istediği önemlidir. İsrail Türkiye’nin yok edilmesini istiyor’ diye bu şekilde ifade ediyor" dedi. "İran’dan sonra Türkiye’yi yutmak istiyorlar" Erbakan, "İran’dan sonra Türkiye’yi de yutmak istiyorlar. Bu noktada vefatının 15. yıl dönümünde rahmetli Erbakan hocamızı da rahmetle anıyor hayırla yâd ediyoruz. 90 yılında Birinci Körfez Savaşı çıkacağı sırada Irak’la ilgili müdahale konuları gündeme geldiği sırada dedi ki ‘Bu iş Irak’la bitmez. Irak’tan sonra Suriye, Suriye’den sonra İran, İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek’ dedi. Bugün geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğu ve ne kadar feraset sahibi olduğu ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Kırıkkale AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Bağımlılıkla mücadelede en güçlü savunma hattı ailedir" AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Kırıkkale’de madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında faaliyet gösteren Huzurköy Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Ercan, bağımlılıkla mücadelede güçlü aile yapısı, erken müdahale ve sosyal politikaların önemine dikkat çekti. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Kırıkkale’de madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında faaliyet gösteren Huzurköy Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Ercan, gençlerin tedavi süreçlerinin yanı sıra sosyal ve kültürel etkinliklerle yeniden hayata kazandırılması için yapılan faaliyetleri yerinde inceledi. Devletin sosyal politikalar alanındaki kararlı yaklaşımıyla bağımlılıkla mücadelenin daha güçlü ve sistematik bir zeminde yürütüldüğünü belirten Ercan, AK Parti hükümetleri döneminde bağımlılıkla mücadelenin güvenlik, sağlık ve sosyal politikaların birlikte ele alındığı bütüncül bir anlayışla yürütüldüğünü ifade etti. AMATEM ve ÇEMATEM merkezlerinden rehabilitasyon merkezlerine, önleyici eğitim çalışmalarından aile temelli sosyal destek mekanizmalarına kadar geniş bir altyapı oluşturulduğunu belirten Ercan, Huzurköy’ün bu iradenin sahadaki önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi. "Erken risk alanlarını veri temelli biçimde analiz ediyoruz" Ercan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2026 yılının "Bağımsızlık Yılı" ilan edildiğini hatırlatarak, "Sağlıklı Nesiller, Bağımsız Gelecek" vizyonunun gençlerin bağımlılıklardan uzak, güçlü bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik kararlılığı ortaya koyduğunu ifade etti. Bağımlılıklara karşı en güçlü savunma hattının aile kurumu olduğunu vurgulayan Ercan, "Aile, her bir ferdin güvenle sığınabileceği liman olduğunda gençler hayatın zorlukları karşısında daha sağlam durur. Bu nedenle bağımlılıkla mücadele politikalarının, aile kurumunun güçlendirilmesiyle birlikte eşgüdümlü olarak yürütülmesi gerekmektedir. Bizler meseleyi yalnızca tedavi başlığıyla sınırlamıyor; erken risk alanlarını veri temelli biçimde analiz ediyoruz. Özellikle gençlerimizin karşı karşıya kaldığı sosyal kırılganlık alanlarını dikkatle analiz etmek zorundayız" diye konuştu. "Anneler risk sinyallerini en erken fark eden kişilerdir" AK Parti Kadın Kolları olarak yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Ercan, "AK Parti Kadın Kolları olarak bizler de bu anlayışı sahaya taşıyoruz. Sağlık Politikaları Başkanlığımızın koordinasyonunda 81 ilde eş zamanlı eğitim programlarımızı başlattık. Sadece bir buçuk ayda 51 bin vatandaşımıza ulaştık. Aile bilinçlendirme programlarımızla bağımlılık risklerini, erken uyarı işaretlerini ve başvuru mekanizmalarını anlattık. Sigara bırakma polikliniklerine yönlendirmeler gerçekleştirdik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde sahadaki en güçlü gözlemimiz şudur; anneler risk sinyallerini en erken fark eden kişilerdir. Aile içi bağımlılığın yükünü çoğu zaman kadınlar taşır. Mahalle bazlı sosyal risk haritalaması çalışmalarımızla risk yoğunluğu bulunan bölgelerde ailelere ulaşıyor, onları ilgili kurum ve hizmetlerle buluşturuyoruz. Kadın dayanışması, bağımlılıkla mücadelede en güçlü sosyal destek ağını oluşturmaktadır" dedi. "Umut dolu bir Türkiye hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" Ercan, doğru rehabilitasyon ortamı, aile desteği ve güçlü sosyal politikalarla gençlerin yeniden hayata tutunabildiğini görmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ercan, "Huzurköy’de bugün gençlerimizin azmi ve kararlılığına şahitlik ettik. Doğru rehabilitasyon ortamı, aile desteği ve güçlü sosyal politikalar bir araya geldiğinde her bir gencimizin yeniden ayağa kalkabileceğini görüyoruz. Bizim için en güçlü güvenlik politikası güçlü ailedir; en etkili mücadele yöntemi ise erken müdahale ve önleyici sosyal politikalardır. Gençlerimizin sağlıklı, bilinçli ve bağımsız bireyler olarak geleceğe yürümesi için sahada olmaya, üretmeye ve çözüm geliştirmeye devam edeceğiz. Bağımlılıktan arınmış, güçlü aile yapısıyla desteklenmiş, umut dolu bir Türkiye hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Ercan, partisinin İl Başkanlığını da ziyaret ederek teşkilat mensuplarıyla görüştü. AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Ercan’a ziyaretler sırasında AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı, İl Kadın Kolları Başkanı Özden Temoçin eşlik etti.