Yerel Haberler
Antalya
20 Şubat 2026 Cuma - 15:35 Hafif ticari aracın çarptığı midibüs devrildi: 7 yaralı Antalya’nın manavgat ilçesinde hafif ticari aracın yolcu midibüsüne arkadan çarparak devirmesi sonucu meydana gelen kazada 1’i ağır 7 kişi yaralandı. Kaza anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza; Manavgat-Alanya D-400 Karayolunda yaşandı. Edinilen bilgiye göre Manavgat istikametinden Alanya istikametine gitmekte olan Sadık Y.’nin kullandığı 07 LMC 84 plakalı yolcu midibüsü, Kızılağaç ışıklı kavşağından hareket ettikten 150 metre sonra, aynı istikamette seyir halindeki Süleyman A.’nın kullandığı 07 BTC 619 plakalı hafif ticari aracın arkadan çarpması sonucunda meydana geldi. Hafif ticari aracın hurdaya döndüğü kazada araçta bulunan 2 kişi Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat birimine bağlı kurtarma ekipleri ve sağlık ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden çıkarıldı. Çarpmanın şiddetiyle yolun ortasına devrilen midibüsü 5 yolcu yaralandı. Kazada hafif ticari araç sürücüsü Süleyman A., araçta yolcu olarak bulunan Durmuş Ali Y. ile midibüste yolcu olarak bulunan Ceren D., Merve D., Nesrin G., İrem Ç. ve Ercan U. yaralandı. Yaralılardan Durmuş Ali Y.’nin hayati tehlikesi olduğu bildirildi. Yaralılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılırken, kazanın ardından kapanan yol araçların kaldırılması ve temizlenmesinin ardından yeniden açıldı Kaza an güvenlik kamerasında Hafif ticari aracın karayolunda arkadan gelerek midibüse çarpması ve midibüsün kontrolden çıkarak yolun sağına doğru devrildiği anlar güvenlik kamerasına an be an yansıdı
20 Şubat 2026 Cuma - 15:18 Okulda akran zorbalığı iddiası: 15 yaşındaki öğrencinin çenesi kırıldı Antalya’da bir meslek lisesinde teneffüs sırasında yaşandığı öne sürülen kavga, 9. sınıf öğrencisinin çene kırığıyla sonuçlandı. Ameliyat edilen 15 yaşındaki öğrencinin en az bir dönem eğitimden uzak kalacağı belirtilirken, veli disiplin cezasına tepki gösterdi. Olay, 11 Şubat Çarşamba günü Muratpaşa ilçesindeki Muratpaşa Borsa Ticaret Meslek Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 9. sınıf öğrencisi Muhammed Yasin Ç. (15), teneffüs arasında başka bir sınıftan gelerek sırasına oturan ve ayaklarıyla oturacağı bölüme basan öğrenciyi "kalkar mısın" diyerek uyardı. Uyarının ardından sıradan kalkan öğrencinin bir süre sonra üç arkadaşıyla birlikte yeniden sınıfa geldiği öne sürüldü. Muhammed Yasin Ç.’nin "Neden ters baktın?" demesi üzerine çıkan arbedede, diğer öğrencinin Muhammed Yasin Ç.’nin çenesine vurduğu, darbe alan öğrencinin yere düştüğü iddia edildi. Okul yönetimi veliyi aradı, öğrenci hastaneye sevk edildi Okul yönetimi tarafından velisine bilgi verilen Muhammed Yasin Ç., ilk olarak sağlık ocağına götürüldü, ardından hastaneye sevk edildi. Öğrencinin çenesinde kırık tespit edildi. "İki noktada kırık tespit edildi, plak yerleştirildi" Olayla ilgili konuşan veli Ergin Ç., süreci şu sözlerle anlattı: "Geçtiğimiz hafta okul idaresinden telefon geldi. Arkadaşlar arasında kavga olduğunu ve diş kırıklığı yaşandığını söylediler. Beş dakika sonra tekrar arayıp çocuğun araştırma hastanesine sevk edildiğini bildirdiler. Okula gittiğimde oğlum çenesini tutuyordu. Yapılan kontrollerde çenesinin iki noktadan kırıldığı ortaya çıktı. 16 Şubat Pazartesi günü yaklaşık beş saat süren bir operasyon geçirdi. Plak yerleştirildi, bağlantılar yapıldı. Doktorlar tedavi sürecinin 6 ay ile 1 yıl arasında sürebileceğini söyledi." Veli: "Bu bir adli vaka" Veli Ergin Ç., olayın adli boyutuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Kamera kayıtlarında olayın net olduğu ifade edildi. Ambulans ve polis çağrılıp çağrılmadığını sordum. Çağrılmadığını öğrendim. Polisler tuttuğu tutanaklarda olayın "kasten yaralanma" olduğunu belirttiler. Bunun bir adli vaka olduğunu düşünüyorum. Daha sonra ambulansı ve polisi ben aradım. Yargı sürecini başlattık" Disiplin cezasına itiraz Olayın ardından disiplin kurulunun toplandığını belirten Ergin Ç., verilen cezaya itiraz ettiğini söyleyerek, şöyle devam etti: "Olayı gerçekleştiren öğrenciye 5 gün geçici uzaklaştırma cezası verildi. Bu kararın caydırıcı olmadığını düşünüyorum ve itiraz ettim. Beş günlük uzaklaştırma demek, gel bir daha birinin çenesini kır, başkasının çocuğun çenesini kır anlamına geliyor." En az bir dönem eğitimden uzak kalacak 16 Şubat Pazartesi günü yaklaşık 5 saat süren operasyonun ardından Muhammed Yasin Ç.’nin çenesinde iki noktada kırık tespit edilerek plak yerleştirildi. Tedavi sürecinin uzun ve zorlu geçeceğini belirten veli Ergin Ç., oğlunun sağlık durumu nedeniyle en az bir dönem okuldan mahrum kalacağını da sözlerine ekledi.
Halı sahanın çatısı çöktü... Futbolcuların koşarak kaçtığı anlar kamerada
27 Ocak 2026 Salı - 08:59 Halı sahanın çatısı çöktü... Futbolcuların koşarak kaçtığı anlar kamerada Antalya’da şiddetli fırtına sebebiyle halı sahanın çatısı çöktü. Oyuncuların maç için ısındığı anlarda kopan gürültüyle başlayan panik futbolcuların koşarak sahayı terk etmesiyle bitti. Çatının çökme anı ve futbolcuların sahadan kaçışları aksiyon kamerasına yansırken, olayda şans eseri kimse yaralanmazken Finike ilçesinde meydana gelen hortum ise seralara zarar verdi.Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü tarafından saatteki hızının zaman zaman 80 kilometreyi bulacağı açıklanan şiddetli rüzgar ve sağanak yağış, Antalya’nın birçok bölgesinde hayatı olumsuz etkiledi. Akşam saatlerinde etkisini göstermeye başlayan şiddetli rüzgar nedeniyle kentin bazı bölgelerinde ağaçlar yola devrildi. Sağanak yağışta Sarısu, Gökdere, Karaçay, Hisarçardır Mahalleleri’nde bazı dereler taştı. Taşan dereler nedeniyle sokakları su basarken, su seviyesi bazı noktalarda 50 santimetreyi buldu. Finike’de hortum yıktı geçti Finike ilçesinde akşam saat 20.00 sıralarında başlayan fırtınanın ardından sağanak başlarken, Saklısu Mahallesi’nde denizde oluşan hortum domates, biber ve kabak yetiştirilen seraları adeta yerle bir etti. Enerji nakil hatlarının da kopmasına sebep olan hortum sebebiyle bölge karanlığa gömüldü. Hortum seralarla birlikte sahile yakın bölgede bulunan 5 katlı bir binanın balkon korkuluk camlarının kırılmasına neden oldu.Kepez bölgesinde ise Gündoğdu Mahallesi’nde bulunan bir halı sahanın çatısı, maç oynandığı sırada kuvvetli rüzgara dayanamayarak çöktü. Futbolcuların oyuna başlamaya hazırlandığı anlarda yaşanan olayda kimse yaralanmazken, çatıdan gelen seslerden tedirgin olan oyuncuların diyalogları da görüntüye yansıdı. Saha hakkında konuşan futbolcular biranda gelen gürültüyle sahadan koşarak kaçarken, sahayı terk ettikleri anda çatıda çökme yaşandı. O anlar oyunculardan birinin aksiyon kamerasına saniye saniye yansıdı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede
26 Ocak 2026 Pazartesi - 18:45 Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" iddialarına ilişkin hazırlanan iddianamede, soruşturmanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim ihbarlar, bağış adı altındaki ödemeler ve milyonlarca liralık para transferleri sonrası derinleştirildiği ortaya çıktı. İddianamede, iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı, bu paraların bir bölümünün vakıflar ve farklı finansal işlemler üzerinden sisteme sokulduğu yönünde tespitlere yer verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yetkisizlik kararı verilerek Antalya’ya gönderilen 1 Temmuz 2025 tarihli soruşturma dosyası üzerine başlatıldığı belirtildi. Dosyanın Antalya’ya ulaşmasının ardından yürütülen çalışmalar kapsamında çok sayıda mali hareket, ruhsat işlemi ve belediye bağlantılı ödeme mercek altına alındı. 112’ye yapılan anonim ihbar soruşturmayı derinleştirdi İddianamede yer alan bilgilere göre, Muhittin Böcek’in 5 Temmuz 2025’te tutuklanmasının ardından 10 Temmuz 2025 tarihinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim bir ihbar soruşturmanın seyrini değiştirdi. İhbarda iskan ruhsatı verilmesi karşılığında rüşvet alındığı, bu rüşvet bedellerinin bir bölümünün Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış adı altında aktarıldığı ve söz konusu ödemelerin ardından belediyedeki işlemlerin hızlandığı öne sürüldü. Bu ihbar üzerine savcılık talimatıyla KONTEV’in Muratpaşa ilçesindeki merkezinde arama yapıldığı, bağış makbuzları ve çeşitli evraklara el konulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan incelemelerde Altıntaş bölgesinde inşaat yapan bazı kişilerin bağış tarihlerini takiben iskan ruhsatı aldığı tespit edildi. "Boşanma masrafı" iddiası Dosya kapsamında alınan ifadeler ve mali incelemelerde, Mustafa Gökhan Böcek’in Zeynep Kerimoğlu ile yürüttüğü boşanma sürecinde kullanılmak üzere Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden ihale alan iş insanı B.Ç.’den para talep ettiği iddiasına yer verildi. İddianamede, B.Ç.’nin bir döviz bürosu aracılığıyla iki ayrı işlemle toplam 55 milyon 200 bin lira gönderdiğinin belirlendiği ifade edildi. Söz konusu paranın Mustafa Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e ulaştığı, Mustafa Gökhan Böcek ile Zeynep Kerimoğlu’nun 30 Ekim 2024’te boşandığı, para transferinin ise 26 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirildiği iddianamede yer aldı. Rüşvetin döviz ve altın üzerinden sisteme sokulduğu iddiası İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in haksız şekilde elde edildiği değerlendirilen paraları çeşitli taşınır ve taşınmaz alımlarıyla sisteme sokmaya çalıştığı, bazı ihaleler karşılığında Muhittin Böcek adına üçüncü şahıslara saat hediye edildiği, yine üçüncü kişiler üzerine araç devri yapıldığı iddialarına yer verildi. Ayrıca, iskan verilmesi karşılığında gayrimenkul devri yoluyla rüşvet alındığı yönünde tespitler bulunduğu kaydedildi. Savcılık, belediyeden ihale alan bazı iş insanlarının hak edişlerini alabilmeleri için Mustafa Gökhan Böcek’in baskı kurduğu, bu süreçte elde edilen paraların döviz firmaları üzerinden altın veya döviz alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek sisteme sokulduğunu değerlendirdi. Uyuşturucu kullanımı iddiası ayrı dosyada İddianamede, Zuhal Böcek’e ait el konulan dijital materyallerin incelenmesi ve kimliği belirsiz bir kişi tarafından yapılan e-posta ihbarı üzerine Zuhal Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek’ten alınan vücut örneklerinde kokain kullanımına rastlandığı bilgisine de yer verildi. Bu tespitler üzerine "uyuşturucu madde kullanmak" suçuna ilişkin her iki şüpheli yönünden dosyanın ayrılarak, ilgili soruşturma bürosuna gönderildiği belirtildi. Cansel Tuncer’in ifadesi alındı, takipsizlik verildi KONTEV yöneticileri arasında yer alması ve aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapması nedeniyle, belediyenin genel işleyişine ilişkin bilgi alınması amacıyla Cansel Tuncer’in ifadesine başvurulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan detaylı malvarlığı araştırması ve elde edilen deliller doğrultusunda Tuncer hakkında takipsizlik kararı verildiği kaydedildi. Şirketlere kayyım, soruşturma sürüyor İddianameye yansıyan tespitler kapsamında döviz ve kuyumculuk firmalarına TMSF tarafından kayyım atandığı, bazı işletmelerde yönetim kayyımlığının daha sonra denetim kayyımlığına dönüştürüldüğü ifade edildi. Tutuklu şüpheli Mehmet Okan Kaya’ya ait 8 şirkette yönetim kayyımlığının halen devam ettiği, toplam 15 şirketle ilgili soruşturmanın sürdüğü bilgisine yer verildi. Hazırlanan iddianamede, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla suçlanan Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu’nun savunmalarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. "Kimseyi menfaat sağlamaya zorlamadım" İddianamede yer alan savunmasında Muhittin Böcek, belediye başkanlığı görevi nedeniyle kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmedi. Böcek ifadesinde, "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre boyunca hiçbir kişi ya da firmayı maddi menfaat sağlamaya zorlamadım. Belediye işlemleri ilgili birimler tarafından mevzuat çerçevesinde yürütülmüştür" beyanında bulundu. Böcek, malvarlığına ilişkin suçlamalara da değinerek, "Üzerime atılı haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması iddialarını kabul etmiyorum. Sahibi olduğum taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarım yasal gelirlerime dayanmaktadır" ifadelerini kullandı. Savunmasının devamında Böcek, hakkında oluşturulan suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ve kamu yararı dışında hareket etmediğini ileri sürdü. "Babam adına herhangi bir işlem yapmadım" Mustafa Gökhan Böcek ise savunmasında babasının görevinden kaynaklanan bir nüfuz kullanımı ya da menfaat temini sürecinde yer almadığını ileri sürdü. İddianamede Gökhan Böcek’in ifadesinde, "Babamın belediye başkanlığı görevinden kaynaklanan herhangi bir yasa dışı faaliyetin içinde olmadım. Para hareketleri bana ait kişisel işlemlerdir" dediği yer aldı. Boşanma sürecine ilişkin para transferleriyle ilgili suçlamalara da değinen Gökhan Böcek, "Boşanma sürecimde tarafıma gönderilen paralar özel hayatımla ilgilidir, belediye ihaleleriyle veya kamu gücüyle bağlantısı yoktur" şeklinde savunma yaptı. "Hesaplarımdaki paralar yasal gelirlerimdir" Zuhal Böcek, iddianamede yer alan savunmasında banka hesapları ve taşınmaza sahip olmaları üzerinden yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Zuhal Böcek ifadesinde, "Banka hesaplarımda bulunan paralar bana aittir ve yasal gelirlerimden oluşmaktadır. Suçtan elde edilen herhangi bir gelirin tarafımca aklanması söz konusu değildir" dedi. Zuhal Böcek, adına yapılan para transferleriyle ilgili olarak ise, "Hakkımda ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, üzerime atılı suçlamaları kabul etmediğimi beyan ediyorum" ifadelerini kullandı. "Suç gelirleriyle hiçbir ilgim yok" Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu da savunmasında suçlamaları reddetti. Kerimoğlu ifadesinde, "Suçtan elde edildiği iddia edilen herhangi bir para veya malvarlığıyla ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Kerimoğlu, dosyada yer alan para hareketleri ve dijital materyallerle ilişkilendirilmesine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. İddianamede, mevcut deliller, mali incelemeler, tanık anlatımları ve teknik tespitler doğrultusunda bu savunmaların suç şüphesini ortadan kaldırmadığı değerlendirilerek, cezalandırılmaları talep edildi. İstenen cezalar Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık, bu suçlar kapsamında elde edildiği değerlendirilen para, taşınır ve taşınmaz malvarlıkları yönünden müsadere uygulanmasını da istedi. İddianamede, Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in bazı eylemlerde yardım eden sıfatıyla hareket ettiği değerlendirilerek yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık ayrıca, Gökhan Böcek’in eylemlerinin süreklilik gösterdiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 58/9 maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılmasını da talep etti. Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek hakkında hazırlanan iddianamede, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunu işlediği iddiasıyla hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılması istendi. Savcılık, bu suç kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen para ve malvarlıklarına yönelik müsadere uygulanmasını da talep etti. Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu hakkında da savcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçundan hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılmasını talep etti. İddianamede, bu suç kapsamında elde edildiği değerlendirilen malvarlıkları yönünden de müsadere hükümlerinin uygulanması istendi. Soruşturma geçmişi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması, 5 Temmuz 2025’te başlayan operasyon sürecinin ardından tamamlandı. Soruşturma kapsamında, aralarında tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de yer aldığı toplam 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlenerek Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyada, bu aşamada tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı kaydedilirken, dosya kapsamında halen 5 kişi tutuklu yargılanıyor. Soruşturma süreci 5 Temmuz 2025 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla başladı. Bu tarihten itibaren yürütülen soruşturma kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince farklı tarihlerde operasyonlar gerçekleştirildi, çok sayıda kişi gözaltına alındı, tutuklama ve tahliye kararlarıyla süreç dalga dalga genişledi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:46 Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" iddiaları kapsamında hazırlanan iddianamede, soruşturmanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim ihbarlar, bağış adı altındaki ödemeler ve milyonlarca liralık para transferleri sonrası derinleştirildiği ortaya çıktı. İddianamede, iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı, bu paraların bir bölümünün vakıflar ve farklı finansal işlemler üzerinden sisteme sokulduğu yönünde tespitlere yer verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yetkisizlik kararı verilerek Antalya’ya gönderilen 1 Temmuz 2025 tarihli soruşturma dosyası üzerine başlatıldığı belirtildi. Dosyanın Antalya’ya ulaşmasının ardından yürütülen çalışmalar kapsamında çok sayıda mali hareket, ruhsat işlemi ve belediye bağlantılı ödeme mercek altına alındı. 112’ye yapılan anonim ihbar soruşturmayı derinleştirdi İddianamede yer alan bilgilere göre, Muhittin Böcek’in 5 Temmuz 2025’te tutuklanmasının ardından, 10 Temmuz 2025 tarihinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim bir ihbar soruşturmanın seyrini değiştirdi. İhbarda, iskan ruhsatı verilmesi karşılığında rüşvet alındığı, bu rüşvet bedellerinin bir bölümünün Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış adı altında aktarıldığı ve söz konusu ödemelerin ardından belediyedeki işlemlerin hızlandığı öne sürüldü. Bu ihbar üzerine savcılık talimatıyla KONTEV’in Muratpaşa ilçesindeki merkezinde arama yapıldığı, bağış makbuzları ve çeşitli evraklara el konulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan incelemelerde, Altıntaş bölgesinde inşaat yapan bazı kişilerin, bağış tarihlerini takiben iskan ruhsatı aldığı tespit edildi. "Boşanma masrafı" iddiası Dosya kapsamında alınan ifadeler ve mali incelemelerde, Mustafa Gökhan Böcek’in, Zeynep Kerimoğlu ile yürüttüğü boşanma sürecinde kullanılmak üzere, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden ihale alan iş insanı B.Ç.’den para talep ettiği iddiasına yer verildi. İddianamede, B.Ç.’nin bir döviz bürosu aracılığıyla iki ayrı işlemle toplam 55 milyon 200 bin lira gönderdiğinin belirlendiği ifade edildi. Söz konusu paranın Mustafa Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e ulaştığı, Mustafa Gökhan Böcek ile Zeynep Kerimoğlu’nun 30 Ekim 2024’te boşandığı, para transferinin ise 26 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirildiği iddianamede yer aldı. Rüşvetin döviz ve altın üzerinden sisteme sokulduğu iddiası İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in, haksız şekilde elde edildiği değerlendirilen paraları çeşitli taşınır ve taşınmaz alımlarıyla sisteme sokmaya çalıştığı, bazı ihaleler karşılığında Muhittin Böcek adına üçüncü şahıslara saat hediye edildiği, yine üçüncü kişiler üzerine araç devri yapıldığı iddialarına yer verildi. Ayrıca, iskan verilmesi karşılığında gayrimenkul devri yoluyla rüşvet alındığı yönünde tespitler bulunduğu kaydedildi. Savcılık, belediyeden ihale alan bazı iş insanlarının hak edişlerini alabilmeleri için Mustafa Gökhan Böcek’in baskı kurduğu, bu süreçte elde edilen paraların döviz firmaları üzerinden altın veya döviz alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek sisteme sokulduğunu değerlendirdi. Uyuşturucu kullanımı iddiası ayrı dosyada İddianamede, Zuhal Böcek’e ait el konulan dijital materyallerin incelenmesi ve kimliği belirsiz bir kişi tarafından yapılan e-posta ihbarı üzerine, Zuhal Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek’ten alınan vücut örneklerinde kokain kullanımına rastlandığı bilgisine de yer verildi. Bu tespitler üzerine, "uyuşturucu madde kullanmak" suçuna ilişkin her iki şüpheli yönünden dosyanın ayrılarak ilgili soruşturma bürosuna gönderildiği belirtildi. Cansel Tuncer’in ifadesi alındı, takipsizlik verildi KONTEV yöneticileri arasında yer alması ve aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapması nedeniyle, belediyenin genel işleyişine ilişkin bilgi alınması amacıyla Cansel Tuncer’in ifadesine başvurulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan detaylı malvarlığı araştırması ve elde edilen deliller doğrultusunda Tuncer hakkında takipsizlik kararı verildiği kaydedildi. Şirketlere kayyım, soruşturma sürüyor İddianameye yansıyan tespitler kapsamında, döviz ve kuyumculuk firmalarına TMSF tarafından kayyım atandığı, bazı işletmelerde yönetim kayyımlığının daha sonra denetim kayyımlığına dönüştürüldüğü ifade edildi. Tutuklu şüpheli Mehmet Okan Kaya’ya ait 8 şirkette yönetim kayyımlığının halen devam ettiği, toplam 15 şirketle ilgili soruşturmanın sürdüğü bilgisine yer verildi. Hazırlanan iddianamede, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla suçlanan Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu’nun savunmalarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. "Kimseyi menfaat sağlamaya zorlamadım" İddianamede yer alan savunmasında Muhittin Böcek, belediye başkanlığı görevi nedeniyle kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmedi. Böcek ifadesinde, "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre boyunca hiçbir kişi ya da firmayı maddi menfaat sağlamaya zorlamadım. Belediye işlemleri ilgili birimler tarafından mevzuat çerçevesinde yürütülmüştür" beyanında bulundu. Böcek, malvarlığına ilişkin suçlamalara da değinerek, "Üzerime atılı haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması iddialarını kabul etmiyorum. Sahibi olduğum taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarım yasal gelirlerime dayanmaktadır" ifadelerini kullandı. Savunmasının devamında Böcek, hakkında oluşturulan suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ve kamu yararı dışında hareket etmediğini ileri sürdü. "Babam adına herhangi bir işlem yapmadım" Mustafa Gökhan Böcek savunmasında babasının görevinden kaynaklanan bir nüfuz kullanımı ya da menfaat temini sürecinde yer almadığını ileri sürdü. İddianamede, Gökhan Böcek’in ifadesinde, "Babamın belediye başkanlığı görevinden kaynaklanan herhangi bir yasa dışı faaliyetin içinde olmadım. Para hareketleri bana ait kişisel işlemlerdir" dediği yer aldı. Boşanma sürecine ilişkin para transferleriyle ilgili suçlamalara da değinen Gökhan Böcek, "Boşanma sürecimde tarafıma gönderilen paralar özel hayatımla ilgilidir, belediye ihaleleriyle veya kamu gücüyle bağlantısı yoktur" şeklinde savunma yaptı. "Hesaplarımdaki paralar yasal gelirlerimdir" Zuhal Böcek iddianamede yer alan savunmasında, banka hesapları ve taşınmaza sahip olmaları üzerinden yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Zuhal Böcek ifadesinde, "Banka hesaplarımda bulunan paralar bana aittir ve yasal gelirlerimden oluşmaktadır. Suçtan elde edilen herhangi bir gelirin tarafımca aklanması söz konusu değildir" dedi. Zuhal Böcek, adına yapılan para transferleriyle ilgili olarak ise, "Hakkımda ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, üzerime atılı suçlamaları kabul etmediğimi beyan ediyorum" ifadelerini kullandı. "Suç gelirleriyle hiçbir ilgim yok" Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu da savunmasında suçlamaları reddetti. Kerimoğlu ifadesinde, "Suçtan elde edildiği iddia edilen herhangi bir para veya malvarlığıyla ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Kerimoğlu, dosyada yer alan para hareketleri ve dijital materyallerle ilişkilendirilmesine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. İddianamede, mevcut deliller, mali incelemeler, tanık anlatımları ve teknik tespitler doğrultusunda bu savunmaların suç şüphesini ortadan kaldırmadığı değerlendirilerek cezalandırılmaları talep edildi. İstenen cezalar Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in, zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık, bu suçlar kapsamında elde edildiği değerlendirilen para, taşınır ve taşınmaz malvarlıkları yönünden müsadere uygulanmasını da istedi. İddianamede, Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in, bazı eylemlerde yardım eden sıfatıyla hareket ettiği değerlendirilerek yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık ayrıca, Gökhan Böcek’in eylemlerinin süreklilik gösterdiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 58/9 maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılmasını da iddianamede talep etti. Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek hakkında hazırlanan iddianamede, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunu işlediği iddiasıyla hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılması istendi. Savcılık, bu suç kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen para ve malvarlıklarına yönelik müsadere uygulanmasını da talep etti. Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu hakkında da savcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçundan hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılmasını talep etti. İddianamede, bu suç kapsamında elde edildiği değerlendirilen malvarlıkları yönünden de müsadere hükümlerinin uygulanması istendi. Soruşturma geçmişi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması, 5 Temmuz 2025’te başlayan operasyon sürecinin ardından tamamlandı. Soruşturma kapsamında, aralarında tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de yer aldığı toplam 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlenerek Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyada, bu aşamada tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı kaydedilirken, dosya kapsamında halen 5 kişi tutuklu yargılanıyor. Soruşturma süreci, 5 Temmuz 2025 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla başladı. Bu tarihten itibaren yürütülen soruşturma kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince farklı tarihlerde operasyonlar gerçekleştirildi, çok sayıda kişi gözaltına alındı, tutuklama ve tahliye kararlarıyla süreç dalga dalga genişledi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 26 başlıkta yolsuzluk iddiası
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:00 Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 26 başlıkta yolsuzluk iddiası Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 şüpheliye ilişkin dosyada, seçim harcamalarından iskan işlemlerine, lüks konut ve araç alımlarından bağış ve döviz trafiğine kadar uzanan 26 ayrı eylem yargılamaya konu edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın da aralarında bulunduğu toplam 41 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık tarafından, zincirleme suç hükümleri kapsamında çok sayıda ağır suç isnadıyla 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından şüpheliler hakkında kamu davası açılması talep edilirken, bu aşamada 26 ayrı eylem yönünden hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. Seçim propagandası ve reklam faturalarıyla başlayan süreç İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının, Anadolu Reklam isimli firma üzerinden bazı iş insanlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu süreçte Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile Serkan T. aracılığıyla iş insanları Yusuf Y., Ali Y. ve Sezgin K.’den ödeme talep edildiği, düzenlenen faturalar karşılığında milyonlarca liralık menfaat sağlandığı iddia edildi. Savcılık, bu ödemelerin bir kısmının icbar suretiyle irtikap, bir kısmının ise haksız mal edinme suçunu oluşturduğu kanaatine yer verdi. Boşanma süreci, lüks daire ve elden para iddiaları İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu ile yaşadığı boşanma sürecinde Casa Luna isimli siteden lüks dubleks bir daire alındığı, daire bedeli ve geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği öne sürüldü. Tapuda düşük bedel gösterilmesine rağmen, toplamda 30 milyon liraya yakın ödemenin farklı tarihlerde elden verildiği, bu sürecin taraf beyanları ve iletişim kayıtlarıyla örtüştüğü belirtildi. Savcılık, söz konusu eylemin Muhittin Böcek’in bilgisi dahilinde gerçekleştiği, borç ilişkisi iddialarının gerçeği yansıtmadığı değerlendirmesinde bulundu. 80 milyon liralık boşanma tazminatı iddiası Dosyada, Mustafa Gökhan Böcek’in temin ettiği yüklü miktardaki dövizle Zeynep Kerimoğlu’na boşanma tazminatı ödediği, bir kısmının avukatlık ücretlerinde kullanıldığı, kalan tutarın ise ilerleyen süreçte Zuhal Böcek adına alınan lüks araçta değerlendirildiği iddialarına yer verildi. Çocuk üzerine villa, döviz ve altın trafiği Soruşturma kapsamında, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek’in ortak çocukları Muhittin Aslan Böcek adına dubleks villa alındığı, bu alımın döviz bürosu üzerinden yürütülen ve altın alım-satımı süsü verilen para transferleriyle gerçekleştirildiği belirtildi. Yapılan incelemelerde, gönderilen paranın karşılığında fiili döviz işlemi yapılmadığı, fiziki teslim iddialarının bulunduğu kaydedildi. Lüks araçlar, saatler ve yakınlara yapılan alımlar Soruşturma kapsamında Zeynep Kerimoğlu adına Land Rover marka araç alındığı, Zuhal Böcek’in farklı tarihlerde lüks araç alım ve devirlerinde bulunduğu, yeğeni adına da araç temin edildiği iddiaları iddianamede yer aldı. Ayrıca, Melek K. adına Audi marka araç alındığı, bazı iş adamları tarafından Rolex marka saatler temin edilerek şüphelilere teslim edildiği öne sürüldü. Yapılan aramalarda ele geçirilen saatlerin fatura ve sertifikalarıyla birlikte dosyaya girdiği belirtildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire, dükkan ve bağış iddiaları İddianamede, Aksu Altıntaş bölgesi başta olmak üzere çeşitli bölgelerde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği, bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri aktarıldı. Bu kapsamda, daire ve dükkanların farklı kişiler adına devredildiği, bazı işlemlerde vakıflara bağış yapılmasının istendiği, Büyükşehir Belediyesine araç hibesi taleplerinin de dosyada yer aldığı kaydedildi. Emniyet ve belediye bağlantılı para trafiği iddiaları İddianamede, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile Fazlı Ateş arasındaki finansal hareketler, iş çözme vaadiyle para alındığı iddiaları, bazı belediye görevlilerinin iskan işlemleri karşılığında elden para aldığı ve bu paralarla araç alındığı yönündeki beyanlara da yer verildi. Döviz büroları, kuyumcular ve şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen finansal ilişkiler ayrıntılı şekilde anlatıldı. Altıntaş bölgesi ve KONTEV bağışları dikkat çekti İddianamede son eylem olarak, Antalya’da özellikle Aksu ilçesi Altıntaş bölgesinde müteahhitlik yapan kişi ve firmalardan, iskan ruhsatı alınması aşamasında Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış yaptırıldığı ve Büyükşehir Belediyesine ayni araç hibesi istendiği iddialarına yer verildi. Soruşturma dosyası yargı aşamasına taşındı Başsavcılık, 702 sayfalık iddianamede yer verilen 26 eylem kapsamında, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep etti. Dosya, ağır ceza mahkemesine gönderilirken, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde sanıkların önümüzdeki süreçte yargı önüne çıkması bekleniyor.
(Düzeltme) Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 702 sayfalık iddianame
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:58 (Düzeltme) Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 702 sayfalık iddianame Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, Böcek’in yanı sıra oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile çeşitli belediye yöneticileri ve iş adamları hakkında kamu davası açılması talep edildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından cezalandırılmaları istendi. Seçim süreci ve reklam ödemeleri iddiası İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının bazı iş adamlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu kapsamda Anadolu Reklam adlı firma tarafından düzenlenen faturalar üzerinden milyonlarca liralık ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin icbar suretiyle irtikap ve haksız mal edinme suçlarını oluşturduğu değerlendirildi. Boşanma tazminatı suçtan elde edilen gelirle karşılandı iddiası İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu adına lüks bir dubleks daire alındığı, daire bedelinin yanı sıra geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği iddiasına yer verildi. Ayrıca yaklaşık 80 milyon lira tutarında boşanma tazminatı ödendiği, bu paranın bir bölümünün döviz cinsinden temin edildiği, kalan kısmının ise lüks araç alımlarında kullanıldığı öne sürüldü. Çocuklar üzerine villa, yakınlara araç ve daire geçirildi İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek’in ortak çocukları adına lüks villa alındığı, bu alımların döviz ve altın alım-satımı görüntüsü verilerek gerçekleştirildiğine ilişkin tespitlere yer verildi. Bunun yanı sıra, şüphelilerin yakınları adına Land Rover, Audi ve Mini Cooper marka lüks araçlar alındığı, bazı araçların elden nakit ödeme yöntemiyle temin edildiği belirtildi. Rolex saatler ve elden para iddiaları Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda Rolex marka saatlere el konulduğu, bu saatlerin bazı iş adamları tarafından satın alındığı ve şüphelilere teslim edildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, bazı iş adamlarının belediyedeki iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında elden para verdiği iddiasına da yer verildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire ve dükkan talep edildi İddianamede, özellikle Aksu Altıntaş bölgesinde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği tespitine yer verildi. Bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri, bu kapsamda çok sayıda dükkanın farklı kişiler adına devredildiği kaydedildi. Müteahhitlerden bağış adı altında talepler Dosyada, bazı müteahhitlerin iskan süreçlerinde vakıflara bağış yapmaya icbar edildikleri, ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesine araç hibesi gibi taleplerle karşı karşıya kaldıkları iddiaları da yer aldı. Başsavcılık suç gelirlerinin müsaderesini talep etti Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında el konulan yaklaşık 170 milyon lira tutarındaki nakit mevduat ile birlikte; 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, lüks saatler ve elektronik eşyalar dahil olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258 milyon 600 bin lira olan malvarlığının müsaderesini talep etti. İddianame ağır ceza mahkemesine gönderildi Hazırlanan 702 sayfalık iddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek 2026/23 iddianame değerlendirme numarasıyla kayda alındı. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde, şüphelilerin önümüzdeki süreçte ağır ceza mahkemesinde yargılanması bekleniyor.