Yerel Haberler
Antalya
Güvercin ölümlerini durdurmak için Nekropol Müzesine sonar ses sistemi kurulacak 28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:23:22 Antalya’da antik şehir mezarların yer aldığı nekropolün tavan kısmına kurulan ve güvercinlerin mahsur kalıp telef olmasına neden olan kuşkonmaz ve ağ sistemi için harekete geçildi. Çatı seviyesinde iki panel kapağın açık tutularak kuş girmesini önleyici sonar ses sistemi kurularak içerideki kuşların rahat bir şekilde çıkmasının sağlanacağı bildirildi. Attelia Antik Kenti’ne ait Doğu Nekropolü üzerinde inşa edilen ve mülkiyeti Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olan, yapılan protokolle tahsisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçerek 2023 yılında ziyarete açılan Nekropol Müzesinde zarar gören kuşlar için yeniden çalışma yapılacak. Strüktürel olarak çelik konstrüksiyon üzerine tasarlanmış olan ve özellikle dört cepheden hava sirkülasyonuna açık bir yapı özelliği taşıyan binada çatı seviyesinde sürekli olarak kuşların konumlanması nedeniyle alt seviyede yürüyüş yolları ve mezarların bulunduğu alanda kuş pisliklerinden dolayı sıkıntı yaşandı. Temizlikle başa çıkılamayan durum sebebiyle kalıcı çözüme yönelik olarak yapının kapalı mekanlar dışında kalan ve mezarların ile ziyaretçi yürüyüş yollarının üzerini kapatacak şekilde tüm iç tavan seviyesi çelik kafes tel ile kapatılarak kuşların iç konstrüksiyona girmesi önlendi. Ancak mimariden kaynaklanan bazı tespit edilemeyen açıklıklardan kuşların girmeye devam etmesi sebebiyle ultrasonik kuş savar ses sistemi ve cephelerde tüneklemelerini önlemek amacıyla plastik kuş dikenleri yerleştirilip kuşların girmesi önlenmeye çalışıldı. Ayrıca ilave olarak tüm alınan önlemlere rağmen içeriye kuşların girdiği bazı açıklıklar da tespit edilerek tamamen kapatıldı. Alınan tüm önlemlere rağmen müze etrafında vatandaşların yemlediği güvercinler, içeri girmemeleri için müzenin tavanına kurulan plastik dikenli tel ve ağ sistemine takılıp mahsur kalmaya başladı. Buradan çıkmayan onlarca güvercinin telef olduğu belirtilirken, kurtarılan bazı güvercinler ise yaralandı. Ekipler harekete geçti Yaşananların ardından Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ekipleri yeniden harekete geçti. Alınan tüm alınan önlemlere rağmen içeriye herhangi bir şekilde girecek olan kuşların çıkabilmesi amacıyla çatı seviyesinde iki panel kapağın açık tutularak kuş girmesini önleyici sonar ses sistemi kurularak içerideki kuşların rahat bir şekilde çıkmasının sağlanacağı bildirildi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:00 Akdeniz Üniversitesi, kanserle mücadelede yeni umut olan CAR-T tedavisine 9 hastayla başlıyor Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi ile kanserle mücadelede Türkiye’de bir ilki hayata geçirdi. Alanında dünyada 8. merkez olma özelliği taşıyan bu altyapıda, Kurban Bayramı sonrası ilk hastaların tedavisine başlanacak. Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi alanında Türkiye’de bir ilki hayata geçirerek kanser tedavisinde önemli bir eşiği aştı. Cumhurbaşkanlığı desteğiyle kurulan İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T Hücre Tedavi Merkezi, dünyadaki sınırlı sayıdaki örneklerinden biri olarak Kurban Bayramı’nın hemen ardından ilk hastalarını kabul etmeye hazırlanıyor. Merkezde yürütülen çalışmalar ve tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu adımın yalnızca Türkiye için değil, bölge coğrafyası açısından da tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Hücre üzerinde ilk denemeler başarılı Tedavi sürecinin ilk duyurusunu 14 Mart Tıp Bayramı’nda yaptıklarını hatırlatan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "14 Mart’ta bu tedavinin müjdesini kamuoyuyla paylaştık. Sağlık Bakanlığından gerekli izinlerimizi aldık. 19 Mayıs gibi bizim için çok anlamlı bir günde ise ilk kez kan örneğiyle deneme üretimini başlattık. Öncelikle aldığımız kanda T hücrelerini izole etmek gerekiyordu. Bu tedavi yönteminin ilk basamağını başardık. Laboratuvarımızda aldığımız kanlarda T hücre izolasyonu başarıyla yapıldı. Bu bizim için çok önemli bir eşikti. Şimdi sırada bu tedaviyi hastalarımıza uygulamak var." diye konuştu. 678 başvurudan ilk 9 uygun aday belirlendi Yapılan ilk duyurunun ardından CAR-T tedavisine yönelik yoğun bir talep oluştuğunu anlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için kısa sürede bir çağrı merkezi kurulduğunu belirterek, hastaların önceki tedavileri, tanıları, genel sağlık durumları ve eşlik eden hastalıklarına ilişkin bilgilerin tek tek toplandığını söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Hastalarımız bize çağrı merkezi aracılığıyla ulaştı. Gerekli durumlarda doktorlarından da bilgi alındı. Bu kapsamlı değerlendirmenin sonunda toplam 678 başvuru incelendi ve ilk etapta 9 uygun aday belirlendi" dedi. Şu anda alınan kan örneklerinin standardizasyonu ve kontrollerinin sürdüğünü ifade eden Özkan, bayramın hemen ardından tedavilere başlamayı hedeflediklerini kaydetti. "Kişiye özel tedavide yeni dönem" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, CAR-T tedavisinin klasik yöntemlerden farklı olarak kişiye özel uygulanan ileri bir tedavi olduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Klasik yöntemlerde klasik kemoterapiler veriliyor, kanserli hastalara. Ciddi yan etkileri de oluyor. CAR-T tedavisinde ise hastanın kendi kanı alınıyor ve kendi kanındaki hücreler, tümör hedef alınarak tekrar modifiye ediliyor, silahlandırılıyor, kuvvetlendiriliyor, sayıları arttırılıyor. Bu işlem 10-12 gün sürüyor ve bu sürenin sonunda da modifiye edilen kan tekrar hastaya geri iade ediliyor, geri veriliyor. Tek seferlik ve kişiye özel bir yöntemden söz ediyoruz" dedi. "Güven ve sterilizasyon öncelik taşıyor" Tedavi sürecinde güvenlik ve sterilizasyonun en kritik başlık olduğunu vurgulayan Özkan, laboratuvardaki işlemlerin son derece hassas yürütüldüğünü söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan tüm sürecin büyük bir titizlikle sürdüğünün altını çizerek, "Bu bir kan ürünü. En küçük bir riske tahammülü yok. O nedenle bu kan ürünlerini en steril, en doğru şekilde muamele edip hastaya geri vermek çok kıymetli. Bizim için en önemli konu, tedavinin doğru, steril ve güvenli biçimde hastaya uygulanması." diye konuştu. Daha önce kanlar yurt dışına gidiyordu Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu tedavi Türkiye’de yokken hastaların ya kendilerinin yurt dışına gitmek zorunda kaldığını ya da kan örneklerinin İsrail gibi merkezlere gönderildiğini söyledi. Bu durumun hem çok masraflı olduğunu hem de tedavinin gücünü azalttığını kaydeden Rektör Özkan, "Buraya en yakın merkez İsrail’di. Bizim hastalarımız tedavi için başka ülkelere gidiyordu ya da kanları bu ülkelere gönderilip işlenip geri geliyordu. Buradaki sorun şu, oradan kan buraya gelirken, yol kat ederken de etkinlikleri azalıyordu. Bu anlamda da çok daha etkili olacak. Aynı merkezde kanınızı vereceksiniz. Aynı merkezde hemen tekrar size 10 gün sonra işlendikten sonra kan transfer edilecek. Bu anlamda hem maddi olarak çok daha uygun fiyatlı daha erişilebilir olacak hem daha güvenli olacak" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 6 yıllık bir emeğin sonucu" Akdeniz Üniversitesi’nde hayata geçirilen CAR-T Hücre Tedavi Merkezi’nin temellerinin yaklaşık 6 yıl önce atıldığını belirten Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldikleri ilk dönemde Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte bu vizyonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a anlattıklarını söyledi. Dünyanın ilk rahim nakli, Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakli gibi tıp tarihine geçen ilklere imza atan Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte, yalnızca bugünün değil geleceğin tedavilerine de yön verecek bir merkez kurmayı hedeflediklerini ifade eden Özkan, kanser tedavileri, organ nakline yönelik doku üretimi ve ileri sağlık araştırmaları için Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan destek istediklerini anlattı. "Cumhurbaşkanımızın desteği olmasa bu proje hayata geçemezdi" Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Biz tabii organ nakli, kompozit doku yaptığımız için Ömer hocayla yapay organ ve kanser ile ilgili bazı projeler, planlar vardı kafamızda ilk baştan beri. Biz göreve atandığımızdan sonra, Sayın Cumhurbaşkanımızla bu planlarımızı, projelerimizi paylaştık. Sağ olsun gerçekten çok ilgilendi ve çok büyük bir destek verdi. Çok teşekkür ediyoruz, buradan da kendilerine şükranlarımı iletiyorum. Gerçekten bu merkez onun desteği olmadan ortaya çıkabilecek bir merkez değildi. Destekleri çok kıymetli. İnşallah bu desteklerin sonucunda da birçok insan şifa bulur" dedi. "Lenfoma ile başlayan tedavi başka kapılar da aralayacak" CAR-T tedavisinin ilk etapta lösemi ve lenfoma hastalarında uygulanmaya başladığını belirten Rektör Özkan, bu yöntemin başlangıçta son çare olarak görüldüğünü, ancak bugün dünyada giderek daha erken basamakta değerlendirilen güçlü bir tedavi yaklaşımına dönüştüğünü vurguladı. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "İlk etapta bu tedaviler lösemi ve lenfomalı hastalarda başlandı. Aslında ilk başlandığı zaman son dönemeç tedaviydi ama şu anda baktığınız zaman ilk basamak tedavileri olma yolunda hızla ilerliyor. Birçok hastalık bu kişisel tedavilere doğru hızla yönelecektir." diye konuştu. Merkezin yalnızca lenfoma ve lösemi ile sınırlı kalmayacağını belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, burada kanser tedavilerinin yanı sıra özellikle beyin kanseri başta olmak üzere farklı hastalık alanlarına yönelik önemli çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Sadece kanserde değil, otoimmün hastalıklarda da açıkçası bu tür hücresel tedaviler çok ümit vaat ediyor. Bu anlamda bu merkez sadece kanser değil, başka tedavilerde de inşallah rol alacaktır. Kanser çağımızın en illet hastalığı. İnsanları hayattan koparan, çok ciddi tedaviler gerektiren, çok pahalı ve çok ümitsiz bırakan bir hastalık. Bizim amacımız hem en uygun tedaviyi hem en iyi tedaviyi hem de en yenisini vermek. Hatta sadece başkalarının geliştirdiği tedavileri değil, kendimize has tedavi yöntemleri bulmak için de bu merkez çok kıymetli. Bu aynı zamanda bir araştırma merkezi. Bu araştırmaları da burada yapmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Üniversiteler bilim üretmek zorunda" Akdeniz Üniversitesi’nin bu merkezi yalnızca bir tedavi alanı olarak değil, aynı zamanda bilimsel üretimin odağı olacak bir araştırma üssü olarak gördüğünü vurgulayan Özkan, üniversitelerin bu tür atılımlarda öncü olması gerektiğini belirtti. Özkan, "Üniversiteler zaten bilim üretmesi gereken yegâne kurumlar. Üniversiteler bence ülkenin ana damarı kuruluşlarından bir tanesi. Çünkü hem siz ülkenin geleceğini eğitiyorsunuz hem bilim üretiyorsunuz. Altyapıları çok sağlam, insan kaynağı çok sağlam, çok büyük kurumlar, uluslararası iletişimleri olan kurumlar. Bu merkez de inşallah bütün Türkiye’nin göz bebeği olur. Birçok merkeze de önayak olur, sayıları artar" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:46 Çatlaklardan ışık görülen apartmanda korku dolu yaşam Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan 9 daireli bir apartmanda duvarlarda oluşan çatlaklar ve çökmeler, bina sakinlerini tedirgin ediyor. Apartmandaki 5 daire sahipleri tarafından boşaltılırken, maddi imkanı bulunmayan 4 daire sakini ise her türlü tehlikeyi göze alarak yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi’nde yer alan bir apartmanda duvarlarda meydana gelen çatlaklar ve çökmeler, apartman sakinlerinin korku içinde yaşamasına neden oluyor. 2013 yılında yapıldığı belirtilen apartmanda, zamanla büyüyen çatlaklar nedeniyle bazı daireler kullanılamaz hale gelirken, 9 daireden 5’i sahipleri tarafından boşaltıldı. Maddi imkanları olmadığı için başka bir yere taşınamadıklarını belirten 4 daire sakini ise tehlikeye rağmen apartmanda yaşamaya devam ediyor. "Taşındıktan kısa süre sonra çatlaklar oluşmaya başladı" Apartmanın 2013 yılında yapıldığını ve kendisinin de aynı tarihte daire aldığını belirten Erdoğan Kağıt, binaya taşınmalarının ardından kısa süre içinde duvarlarda çatlaklar oluşmaya başladığını söyledi. Çatlakların zamanla büyüdüğünü ifade eden Kağıt, "Eve taşınmamızın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra duvarlarda çatlaklar oluşmaya, gün geçtikçe büyümeye başladı. Öyle ki bazı dairelerdeki çatlaklardan evin içerisindeki ışık görülüyor" dedi. "Bugüne kadar mücadelemizden bir arpa boyu yol alamadık" Yaşadıkları soruna çözüm bulunması için uzun süredir mücadele ettiklerini dile getiren Kağıt, bugüne kadar sonuç alamadıklarını belirtti. Apartmandaki bazı daire sahiplerinin maddi imkanları olduğu için evlerini boşaltıp kiraya taşındığını söyleyen Kağıt, "Konuyla ilgili bugüne kadar mücadelemizden bir arpa boyu yol alamadık. 5 komşumuz imkanları olduğu için kiraya taşındı, 4 kişi biz hala tehlike altındayız. Evlerimizden karot örneği alındı, zemin analizi yapılması gerekiyor ama yapılmıyor. Ne yapacağımızı bilmiyoruz, yetkililerden yardım istiyoruz" ifadelerini kullandı.
ASAT’tan usulsüz su kullanımına karşı sıkı denetim
02 Eylül 2025 Salı - 13:11 ASAT’tan usulsüz su kullanımına karşı sıkı denetim Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, son yıllarda ülke genelinde azalan yağışlara bağlı olarak artan su sorununa karşı denetimlerini sıkılaştırdı. ASAT ekipleri, amacı dışında kullanım yapan aboneleri tespit ederek özellikle su sıkıntısı yaşanan bölgelerde içme suyu ile bahçe sulayanlara karşı denetimlerini sürdürüyor. ASAT Genel Müdürlüğü, yaz aylarında yaşanan içme suyu sıkıntısı için harekete geçti. Abone İşleri Daire Başkanlığı Sayaç ve Saha İşleri Şube Müdürlüğü ekipleri, su sıkıntısı yaşayan bölgelerde su kayıplarını azaltmak için denetimlerini sıklaştırdı. ASAT ekiplerinin sahada yürüttüğü yoğun denetim çalışmalarında 2024 yılında 3 bin 296 abone hakkında usulsüz su kullanım işlemi gerçekleştirildi. Bu denetimlerle yaklaşık 800 bin metreküp idari su kaybı önlenirken, kuruma 160 milyon TL ek tahakkuk sağlandı. 8 ayda 2 bin 99 aboneye işlem yapıldı 2025 yılının ilk sekiz ayında ise 2 bin 99 aboneye işlem yapılarak yaklaşık 250 bin metreküp su kaybı engellendi. Böylece ASAT’ın kurumsal bütçesine 150 milyon TL’lik ek gelir sağlandı. Su sıkıntısının yoğun yaşandığı ilçelerden biri olan Korkuteli’nde yürütülen denetimlerle 2024 yılında ilçe genelinde toplam 183 adet usulsüz kullanım tutanağı tutulurken, bunların 168’inin yalnızca yaz aylarında (Haziran-Eylül dönemi) içme suyu aboneliğinin amacı dışında kullanılmasından kaynaklandığı belirlendi. "Denetimler aralıksız sürüyor" 2025 yılı itibarıyla da ekipler sahadaki denetimlerine aralıksız devam ederken, özellikle yüksek tüketimli abonelerin takibi rutin hale getirildi. ASAT Elmalı Şube Müdürü Bilal Bayram yaz sezonu ile ilçe nüfusunun arttığını ve buna bağlı olarak su kullanımının arttığını ifade ederek, "Elmalı’da 60 bin civarında bir nüfus varken yaz aylarında bu rakam 6 katına çıkıyor. İnsanların suya ulaşımı da zorlaşıyor. Kuraklık mevsimindeyiz. Bunlara da ek olarak kaçak su kullanım eklendiğinde zor durumda kalıyoruz" dedi. "Sayaçsız kullanım arttı" Bölgede yaygınlaşan seracılıkla vatandaşların seralarına kaçak su bağlantısı yapabildiğini belirten Bayram, "T diye tabir edilen bağlantı ile sayaçsız kullanım gerçekleştirebiliyorlar. Bu kullanımlarda ciddi bir miktarda olduğu için diğer vatandaşlarda zor durumda kalıyor. Özellikle vatandaşlar tarafından ve muhtarlarımız tarafından gelen ihbarlar üzerine gerekli kontroller yapılıp işlemlere başlıyoruz" ifadelerini kullandı.
MÜSİAD’ın mesleki eğitim projelerine Çavuşoğlu’ndan övgü
02 Eylül 2025 Salı - 12:49 MÜSİAD’ın mesleki eğitim projelerine Çavuşoğlu’ndan övgü Önceki dönem Dışişleri Bakanı ve NATO PA Komisyon Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, MÜSİAD Antalya Şubesi’ni ziyaret etti. MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül, Çavuşoğlu’na şehrin ekonomik ve sosyal projelerini anlattı. Eski Dışişleri Bakanı ve NATO PA Komisyon Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, MÜSİAD Antalya Şubesi’ni ziyaret etti. Çavuşoğlu, MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül ve yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılanırken, Akgül, Antalya MÜSİAD’ın ekonomi ve ticaret alanında yürüttüğü çalışmaları, sosyal projeleri ve şehrin gelişimine sunduğu katkılar hakkında bilgi verdi. Özellikle genç girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini belirten Akgül, mesleki eğitim projeleri ve sosyal sorumluluk kampanyalarının MÜSİAD’ın öncelikli gündeminde yer aldığını vurguladı. Antalya’nın ekonomik potansiyelinin daha verimli kullanılabilmesi için yürüttükleri projeler hakkında Çavuşoğlu’na bilgi verildi. Antalya’daki çalışmalar hakkında bilgi verdi MÜSİAD’ın Türkiye’de ve Antalya’da önemli bir sivil toplum kuruluşu olduğunu belirten Mevlüt Çavuşoğlu, "Bakanlık dönemimde en çok çalıştığımız kuruluşlardan biri MÜSİAD oldu. Ticaretin gelişmesi için yaptığınız çalışmaları yakından takip ediyorum. Antalya’da çok başarılı işlere imza atıyorsunuz, bu çizgide devam etmenizi temenni ediyorum" dedi. Antalya’da devlet tarafından yürütülen yatırımlar hakkında da bilgi veren Çavuşoğlu, trafik sorununu hafifletecek projeler, elektrik ve doğalgaz altyapısının güçlendirilmesi ve doğalgazın yaygınlaştırılması yönünde önemli adımlar atıldığını söyledi. MÜSİAD’ın MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) projelerine verdiği katkıyı takdir eden Çavuşoğlu, "Önemli konularda başlattığınız kampanyalar için teşekkür ederim. Mesleki eğitimdeki çalışmalarınız çok değerli. Terörsüz bir Türkiye için emin adımlarla ilerliyoruz ve bu konuda kararlıyız. Terör belasından ülkemizi kurtarmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Ziyaret sonunda Başkan Yusuf Akgül, Antalya’ya yapılan hizmetlerde emeği geçen Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür ederek, şehrin ticaret ve ekonomisini geliştirmek için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden siber güvenlik eğitimi
02 Eylül 2025 Salı - 12:35 Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden siber güvenlik eğitimi Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen eğitimde, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Uzmanı Fatih Bekir Sağlam "Siber Güvenlik Ve Dijital Farkındalık" eğitimi verdi. Eğitimde; siber suç, siber zorbalık, güvenli sosyal medya kullanımı ve sosyal mühendislik konularını gençlerle interaktif şekilde ele aldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Girişimcilik Merkezi, gençlerin dijital ortamda karşılaşabileceği risklere karşı bilinçlenmesi amacıyla önemli bir eğitime ev sahipliği yaptı. Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli Adli Bilişim Uzmanı Fatih Bekir Sağlam’ın verdiği eğitimde siber suç türleri, siber zorbalığa karşı korunma yolları, sosyal medyanın güvenli kullanımı ve halk arasında dolandırıcılık yöntemleri olarak bilinen sosyal mühendislik başlıkları işlendi. Farkındalığı interaktif bir eğitimle artırdık Yüksek etkileşimle geçen programda, katılımcılar soru-cevaplarla günlük hayattan örnekler üzerinden temel korunma önlemlerini pekiştirdi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Uzmanı Fatih Bekir Sağlam, "Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi’ne gelen gençlere siber suç, siber zorbalık, sosyal medyanın güvenli kullanımı ve ‘sosyal mühendislik’ dediğimiz, halk dilinde dolandırıcılara karşı almamız gereken önlemler konusunda bir eğitim gerçekleştirdik. Eğitimimizi interaktif yürüttük ve etkileşimi de had safhada tuttuk" ifadelerini kullandı.
Manavgat Belediyesi Plaj Voleybolu Halk Turnuvası başladı
02 Eylül 2025 Salı - 11:39 Manavgat Belediyesi Plaj Voleybolu Halk Turnuvası başladı Manavgat Belediyesi tarafından 1-5 Eylül 2025 tarihleri arasında düzenlenecek 16 takım ve 130 sporcunun katıldığı Plaj Voleybolu Halk Turnuvası başladı. Manavgat Belediyesi tarafından düzenlenen Plaj Voleybolu Halk Turnuvası başladı. 1-5 Eylül 2025 tarihleri arasında devam edecek olan ve 16 takım ile 130 sporcunun 5 gün boyunca kıyasıya mücadele edeceği turnuvanın açılışında konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, voleybolun Manavgat için önemli bir marka değerine dönüştüğünü vurgulayarak, "Manavgat’ı bir voleybol şehri yapacağız. Geçtiğimiz yıl ve ondan önceki yıl Kadınlar 2. Lig’de takımımız vardı. Şimdi ise 1. Lig’e yükselmiş bulunuyoruz. Bu yıl hep birlikte takımımızı destekleyeceğiz. Artık profesyonel bir kulüp olduk. Hem profesyonel takımımız hem de altyapılarımızla Manavgat’ı voleybolun önemli merkezlerinden biri haline getireceğiz. Turnuvaya katılan tüm takımlara başarılar diliyorum" dedi. 5 gün boyunca devam edecek olan Manavgat Belediyesi Plaj Voleybolu Halk Turnuvası’nda final karşılaşmalarının ardından dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları verilecek. Turnuvanın açılış karşılaşmalarını, Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, oda başkanları, muhtarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş tribünlerden takip etti. Manavgatlı sporseverler, yaz akşamlarını spor ve heyecan dolu müsabakalarla renklendiren turnuvaya yoğun ilgi gösterdi.
Belçikalı turistin inadı, ekiplere zor anlar yaşattı
02 Eylül 2025 Salı - 11:00 Belçikalı turistin inadı, ekiplere zor anlar yaşattı Antalya’nın Manavgat ilçesinde meydana gelen kazanın ardından kazaya karışan Belçika vatandaşı bindiği ambulanstan geri indikten sonra sağlık ekiplerinin tedaviyi kabul etmediğine dair atması gereken imzayı kabul etmedi. Belçikalı turisti inadını ne ekipler, ne vatandaşlar, ne de telefon aracılığı ile görüştüğü tercüman kıramadı. Sağlık personeli görevli elinde evrak ve kağıtla dakikalarca Belçikalı turistin peşinde dolaştı, sonunda imza attırmayı başardı. Manavgat ilçesi Sorgun Mahallesi Sorgun Bulvarı’nda meydana gelen trafik kazasında, Terminal Caddesi istikametine dönmek için bekleyen Şerafettin T.’nin kullandığı KA-BT-1699 plakalı araca, aynı istikamette sağ şeritte seyir halindeki Belçika vatandaşı Pascal Florent C Rogıers’ın kullandığı 07 ME 270 plakalı hafif ticari araç çarptı. Araçlarda küçük çapta hasarın meydana geldiği kazanın ardından Belçika vatandaşı Pascal Florent C Rogıers yaralandığını belirterek ambulans talebinde bulundu. İhbarla olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekibinin ambulansta yaptığı kontrolün ardından Pascal Florent C Rogıers ambulanstan inerek trafik ekibinin gelmesinin ardından hastaneye gideceğini belirtti. Tüm çabalara rağmen inadını kıramadılar Trafik ekibinin olay yerine gelmesi ve gerekli kontrolleri yapmasının ardından Pascal Florent C Rogıers ambulasa binmeyeceğini, gerekirse kendi imkanlarıyla özel hastaneye gideceğini belirtti. Sağlık ekibinin hastaneye kendileriyle gitmeyeceğini, bu durumda tedaviyi kabul etmediği için imza vermesi gerektiğini belirtmesine rağmen Belçikalı sürücü imza atmayı kabul etmedi. Trafik ekibi, Sağlık görevlileri, kazaya karışan diğer araç sürücüsü, sigortacı ve telefon aracılığı ile görüştüğü tercümanın tüm ikna çabalar Belçikalı sürücüyü imza için ikna etmeye yetmedi. Ekiplerin uzun süre dil dökmesine rağmen Belçikalı sürücünün imza atmaması üzerine sağlık görevlileri ambulansa binerek olay yerinden ayrıldı.
Düden Şelalesi 8 ayda 605 bin ziyaretçiyi ağırladı, sıcaklardan kaçanların uğrak noktası oldu
02 Eylül 2025 Salı - 10:20 Düden Şelalesi 8 ayda 605 bin ziyaretçiyi ağırladı, sıcaklardan kaçanların uğrak noktası oldu Antalya’da sıcaklardan bunalanların tercih ettiği Düden Şelalesi, 2025 yılının ilk 8 ayında 605 bin ziyaretçiyi ağırladı. Antalya’nın en bilinen doğal güzelliklerinden biri olan Düden Şelalesi, yaz aylarında serinlemek isteyenlerin gözde adresi oldu. Kent merkezine 10 kilometre uzaklıkta bulunan ve "cennetten bir köşe" olarak tanımlanan şelale, yılın ilk 8 ayında 605 bin ziyaretçiyi ağırladı. Yaklaşık 38 metre yükseklikten akan suyu, gölgelik yürüyüş yolları ve asırlık ağaçlarıyla ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunan şelale, özellikle yaz aylarında nefes almak isteyenlerin vazgeçilmez rotaları arasında yer aldı. Yoğun ilgi nedeniyle şelale girişlerinde zaman zaman uzun kuyruklar oluşurken, ziyaretçiler hem serin havada yürüyüş yapıp fotoğraf çektirdi hem de şelalenin alt kısmında yer alan ıslak ve yosunlu mağarada su sesleri eşliğinde keyifli vakit geçirdi. "Ülkemizin cennetten köşeleri var, Düden bunlardan biri" Ziyaretçilerden Mahmut Topaloğlu, Düden Şelalesi’nin kendilerine hem doğayla iç içe vakit geçirme hem de şehirden uzaklaşıp nefes alma imkânı sunduğunu söyledi. Topaloğlu, şelaleyi beğendiğini söyleyerek "Gerçekten çok beğendik. Ülkemizin her şehrinde tarihi ve doğal güzellikler var ama Antalya’daki Düden Şelalesi bambaşka bir yere sahip. Buraya gelince hem doğayla buluşuyorsunuz hem de ruhen bir ferahlık hissediyorsunuz. Biz bu ikinci gelişimizde de çok keyif aldık. Tatil amaçlı gelmiştik, yine fırsat olursa tekrar geleceğiz. Vatandaşlara da tavsiyem, bu tür doğal güzellikleri mutlaka görsünler. Ülkemiz adeta cennetten bir parça, bu zenginliklerin kıymetini bilmeliyiz" dedi. "Turistik açıdan çok değerli Ziyaretçilerden Berra Ayça ise özellikle yarasa mağarasına dikkat çekerek, şelalenin farklı bir yönünü anlattı. Ayça, "Mağara ilk başta biraz ürkütücü geldi ama aynı zamanda çok güzeldi. Yarasalara çok yakından şahit olmak heyecan vericiydi. Şelalenin suyu ve çevresi gerçekten çok etkileyici. Hem doğayla iç içesiniz hem de buradaki canlılarla karşılaşabiliyorsunuz. Buranın turistik açıdan çok değerli olduğunu düşünüyorum. Özellikle fotoğraf meraklıları için harika kareler yakalanabilecek bir yer. Ben herkese tavsiye ederim, kesinlikle görülmeli" diye konuştu. "Antalya sıcağında büyük bir nimet" Şelaleyi ilk kez görenlerden Cengiz Balcı ise serin havanın önemine vurgu yaptı. Balcı, "Antalya yazın gerçekten çok sıcak oluyor. Buraya gelince adeta bir başka dünyaya giriyorsunuz. Diyarbakır’dan misafirlerimiz vardı, onlar da şelalenin doğasına hayran kaldılar. Hem suyun serinliği hem de ağaçların gölgesi insanı rahatlatıyor. Genelde deniz tercih edilir ama biz yazın serinlemek için burayı da sık sık tercih ediyoruz. Burası Antalya için Allah’ın bir lütfu, büyük bir nimet" ifadelerini kullandı.