Yerel Haberler
Antalya
Güvercin ölümlerini durdurmak için Nekropol Müzesine sonar ses sistemi kurulacak 28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:23:22 Antalya’da antik şehir mezarların yer aldığı nekropolün tavan kısmına kurulan ve güvercinlerin mahsur kalıp telef olmasına neden olan kuşkonmaz ve ağ sistemi için harekete geçildi. Çatı seviyesinde iki panel kapağın açık tutularak kuş girmesini önleyici sonar ses sistemi kurularak içerideki kuşların rahat bir şekilde çıkmasının sağlanacağı bildirildi. Attelia Antik Kenti’ne ait Doğu Nekropolü üzerinde inşa edilen ve mülkiyeti Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olan, yapılan protokolle tahsisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçerek 2023 yılında ziyarete açılan Nekropol Müzesinde zarar gören kuşlar için yeniden çalışma yapılacak. Strüktürel olarak çelik konstrüksiyon üzerine tasarlanmış olan ve özellikle dört cepheden hava sirkülasyonuna açık bir yapı özelliği taşıyan binada çatı seviyesinde sürekli olarak kuşların konumlanması nedeniyle alt seviyede yürüyüş yolları ve mezarların bulunduğu alanda kuş pisliklerinden dolayı sıkıntı yaşandı. Temizlikle başa çıkılamayan durum sebebiyle kalıcı çözüme yönelik olarak yapının kapalı mekanlar dışında kalan ve mezarların ile ziyaretçi yürüyüş yollarının üzerini kapatacak şekilde tüm iç tavan seviyesi çelik kafes tel ile kapatılarak kuşların iç konstrüksiyona girmesi önlendi. Ancak mimariden kaynaklanan bazı tespit edilemeyen açıklıklardan kuşların girmeye devam etmesi sebebiyle ultrasonik kuş savar ses sistemi ve cephelerde tüneklemelerini önlemek amacıyla plastik kuş dikenleri yerleştirilip kuşların girmesi önlenmeye çalışıldı. Ayrıca ilave olarak tüm alınan önlemlere rağmen içeriye kuşların girdiği bazı açıklıklar da tespit edilerek tamamen kapatıldı. Alınan tüm önlemlere rağmen müze etrafında vatandaşların yemlediği güvercinler, içeri girmemeleri için müzenin tavanına kurulan plastik dikenli tel ve ağ sistemine takılıp mahsur kalmaya başladı. Buradan çıkmayan onlarca güvercinin telef olduğu belirtilirken, kurtarılan bazı güvercinler ise yaralandı. Ekipler harekete geçti Yaşananların ardından Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ekipleri yeniden harekete geçti. Alınan tüm alınan önlemlere rağmen içeriye herhangi bir şekilde girecek olan kuşların çıkabilmesi amacıyla çatı seviyesinde iki panel kapağın açık tutularak kuş girmesini önleyici sonar ses sistemi kurularak içerideki kuşların rahat bir şekilde çıkmasının sağlanacağı bildirildi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:00 Akdeniz Üniversitesi, kanserle mücadelede yeni umut olan CAR-T tedavisine 9 hastayla başlıyor Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi ile kanserle mücadelede Türkiye’de bir ilki hayata geçirdi. Alanında dünyada 8. merkez olma özelliği taşıyan bu altyapıda, Kurban Bayramı sonrası ilk hastaların tedavisine başlanacak. Akdeniz Üniversitesi, CAR-T Hücre Tedavisi alanında Türkiye’de bir ilki hayata geçirerek kanser tedavisinde önemli bir eşiği aştı. Cumhurbaşkanlığı desteğiyle kurulan İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T Hücre Tedavi Merkezi, dünyadaki sınırlı sayıdaki örneklerinden biri olarak Kurban Bayramı’nın hemen ardından ilk hastalarını kabul etmeye hazırlanıyor. Merkezde yürütülen çalışmalar ve tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu adımın yalnızca Türkiye için değil, bölge coğrafyası açısından da tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Hücre üzerinde ilk denemeler başarılı Tedavi sürecinin ilk duyurusunu 14 Mart Tıp Bayramı’nda yaptıklarını hatırlatan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "14 Mart’ta bu tedavinin müjdesini kamuoyuyla paylaştık. Sağlık Bakanlığından gerekli izinlerimizi aldık. 19 Mayıs gibi bizim için çok anlamlı bir günde ise ilk kez kan örneğiyle deneme üretimini başlattık. Öncelikle aldığımız kanda T hücrelerini izole etmek gerekiyordu. Bu tedavi yönteminin ilk basamağını başardık. Laboratuvarımızda aldığımız kanlarda T hücre izolasyonu başarıyla yapıldı. Bu bizim için çok önemli bir eşikti. Şimdi sırada bu tedaviyi hastalarımıza uygulamak var." diye konuştu. 678 başvurudan ilk 9 uygun aday belirlendi Yapılan ilk duyurunun ardından CAR-T tedavisine yönelik yoğun bir talep oluştuğunu anlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için kısa sürede bir çağrı merkezi kurulduğunu belirterek, hastaların önceki tedavileri, tanıları, genel sağlık durumları ve eşlik eden hastalıklarına ilişkin bilgilerin tek tek toplandığını söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Hastalarımız bize çağrı merkezi aracılığıyla ulaştı. Gerekli durumlarda doktorlarından da bilgi alındı. Bu kapsamlı değerlendirmenin sonunda toplam 678 başvuru incelendi ve ilk etapta 9 uygun aday belirlendi" dedi. Şu anda alınan kan örneklerinin standardizasyonu ve kontrollerinin sürdüğünü ifade eden Özkan, bayramın hemen ardından tedavilere başlamayı hedeflediklerini kaydetti. "Kişiye özel tedavide yeni dönem" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, CAR-T tedavisinin klasik yöntemlerden farklı olarak kişiye özel uygulanan ileri bir tedavi olduğunu belirtti. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Klasik yöntemlerde klasik kemoterapiler veriliyor, kanserli hastalara. Ciddi yan etkileri de oluyor. CAR-T tedavisinde ise hastanın kendi kanı alınıyor ve kendi kanındaki hücreler, tümör hedef alınarak tekrar modifiye ediliyor, silahlandırılıyor, kuvvetlendiriliyor, sayıları arttırılıyor. Bu işlem 10-12 gün sürüyor ve bu sürenin sonunda da modifiye edilen kan tekrar hastaya geri iade ediliyor, geri veriliyor. Tek seferlik ve kişiye özel bir yöntemden söz ediyoruz" dedi. "Güven ve sterilizasyon öncelik taşıyor" Tedavi sürecinde güvenlik ve sterilizasyonun en kritik başlık olduğunu vurgulayan Özkan, laboratuvardaki işlemlerin son derece hassas yürütüldüğünü söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan tüm sürecin büyük bir titizlikle sürdüğünün altını çizerek, "Bu bir kan ürünü. En küçük bir riske tahammülü yok. O nedenle bu kan ürünlerini en steril, en doğru şekilde muamele edip hastaya geri vermek çok kıymetli. Bizim için en önemli konu, tedavinin doğru, steril ve güvenli biçimde hastaya uygulanması." diye konuştu. Daha önce kanlar yurt dışına gidiyordu Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu tedavi Türkiye’de yokken hastaların ya kendilerinin yurt dışına gitmek zorunda kaldığını ya da kan örneklerinin İsrail gibi merkezlere gönderildiğini söyledi. Bu durumun hem çok masraflı olduğunu hem de tedavinin gücünü azalttığını kaydeden Rektör Özkan, "Buraya en yakın merkez İsrail’di. Bizim hastalarımız tedavi için başka ülkelere gidiyordu ya da kanları bu ülkelere gönderilip işlenip geri geliyordu. Buradaki sorun şu, oradan kan buraya gelirken, yol kat ederken de etkinlikleri azalıyordu. Bu anlamda da çok daha etkili olacak. Aynı merkezde kanınızı vereceksiniz. Aynı merkezde hemen tekrar size 10 gün sonra işlendikten sonra kan transfer edilecek. Bu anlamda hem maddi olarak çok daha uygun fiyatlı daha erişilebilir olacak hem daha güvenli olacak" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 6 yıllık bir emeğin sonucu" Akdeniz Üniversitesi’nde hayata geçirilen CAR-T Hücre Tedavi Merkezi’nin temellerinin yaklaşık 6 yıl önce atıldığını belirten Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldikleri ilk dönemde Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte bu vizyonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a anlattıklarını söyledi. Dünyanın ilk rahim nakli, Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakli gibi tıp tarihine geçen ilklere imza atan Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte, yalnızca bugünün değil geleceğin tedavilerine de yön verecek bir merkez kurmayı hedeflediklerini ifade eden Özkan, kanser tedavileri, organ nakline yönelik doku üretimi ve ileri sağlık araştırmaları için Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan destek istediklerini anlattı. "Cumhurbaşkanımızın desteği olmasa bu proje hayata geçemezdi" Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Biz tabii organ nakli, kompozit doku yaptığımız için Ömer hocayla yapay organ ve kanser ile ilgili bazı projeler, planlar vardı kafamızda ilk baştan beri. Biz göreve atandığımızdan sonra, Sayın Cumhurbaşkanımızla bu planlarımızı, projelerimizi paylaştık. Sağ olsun gerçekten çok ilgilendi ve çok büyük bir destek verdi. Çok teşekkür ediyoruz, buradan da kendilerine şükranlarımı iletiyorum. Gerçekten bu merkez onun desteği olmadan ortaya çıkabilecek bir merkez değildi. Destekleri çok kıymetli. İnşallah bu desteklerin sonucunda da birçok insan şifa bulur" dedi. "Lenfoma ile başlayan tedavi başka kapılar da aralayacak" CAR-T tedavisinin ilk etapta lösemi ve lenfoma hastalarında uygulanmaya başladığını belirten Rektör Özkan, bu yöntemin başlangıçta son çare olarak görüldüğünü, ancak bugün dünyada giderek daha erken basamakta değerlendirilen güçlü bir tedavi yaklaşımına dönüştüğünü vurguladı. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "İlk etapta bu tedaviler lösemi ve lenfomalı hastalarda başlandı. Aslında ilk başlandığı zaman son dönemeç tedaviydi ama şu anda baktığınız zaman ilk basamak tedavileri olma yolunda hızla ilerliyor. Birçok hastalık bu kişisel tedavilere doğru hızla yönelecektir." diye konuştu. Merkezin yalnızca lenfoma ve lösemi ile sınırlı kalmayacağını belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan, burada kanser tedavilerinin yanı sıra özellikle beyin kanseri başta olmak üzere farklı hastalık alanlarına yönelik önemli çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Sadece kanserde değil, otoimmün hastalıklarda da açıkçası bu tür hücresel tedaviler çok ümit vaat ediyor. Bu anlamda bu merkez sadece kanser değil, başka tedavilerde de inşallah rol alacaktır. Kanser çağımızın en illet hastalığı. İnsanları hayattan koparan, çok ciddi tedaviler gerektiren, çok pahalı ve çok ümitsiz bırakan bir hastalık. Bizim amacımız hem en uygun tedaviyi hem en iyi tedaviyi hem de en yenisini vermek. Hatta sadece başkalarının geliştirdiği tedavileri değil, kendimize has tedavi yöntemleri bulmak için de bu merkez çok kıymetli. Bu aynı zamanda bir araştırma merkezi. Bu araştırmaları da burada yapmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Üniversiteler bilim üretmek zorunda" Akdeniz Üniversitesi’nin bu merkezi yalnızca bir tedavi alanı olarak değil, aynı zamanda bilimsel üretimin odağı olacak bir araştırma üssü olarak gördüğünü vurgulayan Özkan, üniversitelerin bu tür atılımlarda öncü olması gerektiğini belirtti. Özkan, "Üniversiteler zaten bilim üretmesi gereken yegâne kurumlar. Üniversiteler bence ülkenin ana damarı kuruluşlarından bir tanesi. Çünkü hem siz ülkenin geleceğini eğitiyorsunuz hem bilim üretiyorsunuz. Altyapıları çok sağlam, insan kaynağı çok sağlam, çok büyük kurumlar, uluslararası iletişimleri olan kurumlar. Bu merkez de inşallah bütün Türkiye’nin göz bebeği olur. Birçok merkeze de önayak olur, sayıları artar" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:46 Çatlaklardan ışık görülen apartmanda korku dolu yaşam Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan 9 daireli bir apartmanda duvarlarda oluşan çatlaklar ve çökmeler, bina sakinlerini tedirgin ediyor. Apartmandaki 5 daire sahipleri tarafından boşaltılırken, maddi imkanı bulunmayan 4 daire sakini ise her türlü tehlikeyi göze alarak yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi’nde yer alan bir apartmanda duvarlarda meydana gelen çatlaklar ve çökmeler, apartman sakinlerinin korku içinde yaşamasına neden oluyor. 2013 yılında yapıldığı belirtilen apartmanda, zamanla büyüyen çatlaklar nedeniyle bazı daireler kullanılamaz hale gelirken, 9 daireden 5’i sahipleri tarafından boşaltıldı. Maddi imkanları olmadığı için başka bir yere taşınamadıklarını belirten 4 daire sakini ise tehlikeye rağmen apartmanda yaşamaya devam ediyor. "Taşındıktan kısa süre sonra çatlaklar oluşmaya başladı" Apartmanın 2013 yılında yapıldığını ve kendisinin de aynı tarihte daire aldığını belirten Erdoğan Kağıt, binaya taşınmalarının ardından kısa süre içinde duvarlarda çatlaklar oluşmaya başladığını söyledi. Çatlakların zamanla büyüdüğünü ifade eden Kağıt, "Eve taşınmamızın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra duvarlarda çatlaklar oluşmaya, gün geçtikçe büyümeye başladı. Öyle ki bazı dairelerdeki çatlaklardan evin içerisindeki ışık görülüyor" dedi. "Bugüne kadar mücadelemizden bir arpa boyu yol alamadık" Yaşadıkları soruna çözüm bulunması için uzun süredir mücadele ettiklerini dile getiren Kağıt, bugüne kadar sonuç alamadıklarını belirtti. Apartmandaki bazı daire sahiplerinin maddi imkanları olduğu için evlerini boşaltıp kiraya taşındığını söyleyen Kağıt, "Konuyla ilgili bugüne kadar mücadelemizden bir arpa boyu yol alamadık. 5 komşumuz imkanları olduğu için kiraya taşındı, 4 kişi biz hala tehlike altındayız. Evlerimizden karot örneği alındı, zemin analizi yapılması gerekiyor ama yapılmıyor. Ne yapacağımızı bilmiyoruz, yetkililerden yardım istiyoruz" ifadelerini kullandı.
"Okul açılışında çocuklarda kaygı ve isteksizlik görülebilir"
01 Eylül 2025 Pazartesi - 17:14 "Okul açılışında çocuklarda kaygı ve isteksizlik görülebilir" Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda kaygı ve isteksizlik görülebileceğini belirten Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Ceren Bilgesoy, "Özellikle ilkokul çağındaki öğrenciler anne-babadan ayrılmayı zorlayıcı bulabiliyor. Bu durum sabahları mide bulantısı, karın ağrısı, uyku düzensizliği ya da ‘okula gitmek istemiyorum’ cümleleriyle kendini gösterebilir. "Bu dönemde ebeveynlerin yaklaşımı belirleyici rol oynar" dedi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Psikiyatri Kliniği’nden Dr. Ceren Bilgesoy, okul kaygısının doğal bir süreç olduğunu vurgulayarak ebeveynlere tavsiyelerde bulundu. "Sabah karın ağrısı ve isteksizlik normaldir" Çocuklar için okulun yeni bir düzen, arkadaş çevresi ve ayrılık anlamına geldiğini dile getiren Dr. Ceren Bilgesoy, "Özellikle ilkokul çağındaki öğrenciler anne-babadan ayrılmayı zorlayıcı bulabiliyor. Bu durum sabahları mide bulantısı, karın ağrısı, uyku düzensizliği ya da ‘okula gitmek istemiyorum’ cümleleriyle kendini gösterebilir" dedi. Kısa süreli kaygının çocuğun uyum sürecinin doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Bilgesoy, "Bu dönemde ebeveynlerin yaklaşımı belirleyici rol oynar" şeklinde konuştu. "Çocuğun duygularını kabul edin" Çocuğun kaygısını yok saymak yerine onu kabul etmenin önemine dikkat çeken Dr. Bilgesoy, "Ebeveynler ‘Korkma, bir şey olmaz’ demek yerine ‘Kaygılanman çok normal, birçok çocuk böyle hisseder’ diyerek çocuğun duygusunu onaylamalıdır" ifadelerini kullandı. Ayrıca ebeveynlerin kendi kaygısını kontrol etmesi gerektiğini belirten Dr. Bilgesoy, "Çocuk, anne babasının duygularını çok kolay fark eder. Siz ne kadar sakin olursanız, o da kendini o kadar güvende hisseder" dedi. "Sabah rutini ve kısa vedalar" Okula hazırlık sürecinde düzenli bir sabah rutininin kaygıyı azalttığını vurgulayan Dr. Bilgesoy, şunları söyledi: "Kahvaltı, hazırlık ve yola çıkma saatlerinin düzenli olması çocuğa güven verir. Kaotik sabahlar kaygıyı artırır. Ayrıca vedaları kısa tutmak çok önemlidir. Uzayan ayrılıklar kaygıyı besler. Sakin, net ve sevgi dolu bir ‘okulda görüşürüz’ yeterlidir." "Olumlu tarafları vurgulayın, sabırlı olun" Çocuğun okula bakışını olumlu hale getirmek için küçük ayrıntıların önemine değinen Dr. Bilgesoy, "Arkadaşlar, oyunlar ve yeni bilgiler üzerinden okulu cazip hale getirmek gerekir. Çocuğunuzun deneyimlerini sorgulamak yerine, kendi isteğiyle anlatmasına fırsat tanıyın" dedi. Her çocuğun uyum süresinin farklı olduğuna dikkat çeken Dr. Bilgesoy, "Sabırlı olun. Acele etmeyin, çocuğunuza zaman tanıyın" diye konuştu. "Profesyonel destek gerekebilir" Çocuğun kaygısının uzun süre devam etmesi halinde profesyonel desteğe ihtiyaç olabileceğini söyleyen Dr. Bilgesoy, "Kaygı haftalarca sürüyor ve derslere ya da sosyal yaşama katılımı engelliyorsa bir uzmandan yardım almak gerekir" açıklamasında bulundu. "En büyük güç sevgi ve destektir" Okulun ilk günlerinin çocuk için hayat boyu unutulmaz bir deneyim olduğunu hatırlatan Dr. Bilgesoy, "Ebeveynlerin sabırlı, anlayışlı ve sakin tutumu çocuğun kaygısını azaltır, güven duygusunu artırır. Çocuğunuzun okula uyumunda en büyük güç sizin sevgi ve desteğinizdir" dedi.
Çatıdan hortumla balkona inmek isterken hayatını kaybeden şahsın cenazesi teslim alındı
01 Eylül 2025 Pazartesi - 16:24 Çatıdan hortumla balkona inmek isterken hayatını kaybeden şahsın cenazesi teslim alındı Antalya’da evde unuttuğu anahtar nedeniyle çatıdan sarkıttığı hortum ile ikametine girmek istediği sırada hortumun kopması ile düşerek hayatını kaybeden Alperen Coşar’ın cenazesi yakınları tarafından teslim alındı. Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi’nde evinden ayrıldıktan sonra gece saatlerinde oturduğu apartmana gelen ve evinin anahtarını içerde unuttuğunu fark eden futbol okulu işletmecisi ve amatör takım teknik direktörü Alperen Coşar (43), saatin geç olması nedeniyle apartmanın çatısına çıktı. Burada apartman çatısında bulunan bir güneş enerjisi paneline sulama hortumunu bağlayan Coşar, 3. Katta bulunan evinin balkonuna inmek istedi. Ağırlığı kaldıramayan hortumun kopması sonucu Alperen Coşar, beton zemine düştü. Manavgat’ta toprağa verilecek Sabah saatlerinde komşuların durumu fark etmesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde Coşar’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Uzun süredir Manavgat Beşiktaş Futbol Okulu işletmeciliği ve 2. Amatör Kümedeki Manavgat Hisar Gençlik ve Spor’un Teknik Direktörlük görevinde bulunduğu öğrenilen Alperen Coşar’ın cansız bedeni olay yerinde yapılan incelemenin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Burada yapılan otopsi ve savcılık işlemlerinin ardından Coşar’ın cenazesi yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere Manavgat’a götürüldü.
Çatıdan hortumla balkona inmek istersen hayatını kaybetmişti, cenazesi teslim alındı
01 Eylül 2025 Pazartesi - 16:22 Çatıdan hortumla balkona inmek istersen hayatını kaybetmişti, cenazesi teslim alındı Antalya’da evde unuttuğu anahtar nedeniyle çatıdan sarkıttığı hortum ile ikametine girmek istediği sırada hortumun kopması ile düşerek hayatını kaybeden Alperen Coşar’ın cenazesi yakınları tarafından teslim alındı. Manavgat ilçesi Sarılar Mahallesi’nde evinden ayrıldıktan sonra gece saatlerinde oturduğu apartmana gelen ve evinin anahtarını içerde unuttuğunu fark eden futbol okulu işletmecisi ve amatör takım teknik direktörü Alperen Coşar (43), saatin geç olması nedeniyle apartmanın çatısına çıktı. Burada apartman çatısında bulunan bir güneş enerjisi paneline sulama hortumunu bağlayan Coşar, 3. Katta bulunan evinin balkonuna inmek istedi. Ağırlığı kaldıramayan hortumun kopması sonucu Alperen Coşar, beton zemine düştü. Manavgat’ta toprağa verilecek Sabah saatlerinde komşuların durumu fark etmesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde Coşar’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Uzun süredir Manavgat Beşiktaş Futbol Okulu işletmeciliği ve 2. Amatör Kümedeki Manavgat Hisar Gençlik ve Spor’un Teknik Direktörlük görevinde bulunduğu öğrenilen Alperen Coşar’ın cansız bedeni olay yerinde yapılan incelemenin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Burada yapılan otopsi ve savcılık işlemlerinin ardından Coşar’ın cenazesi yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere Manavgat’a götürüldü. (RB-SM-
Antalya’da alacak-verecek cinayetinin zanlısı adliyeye sevk edildi
01 Eylül 2025 Pazartesi - 16:16 Antalya’da alacak-verecek cinayetinin zanlısı adliyeye sevk edildi Antalya’nın Manavgat ilçesinde alacak-verecek meselesi yüzünden aralarında husumet olduğu öğrenilen ortağını tabancayla öldüren cinayet zanlısı, adliyeye sevk edildi. Dün meydana gelen olayda, hamam işletmeciliği yaptığı belirlenen Aytunç Keskin, alacak-verecek meselesi nedeniyle aralarında husumet bulunan Paşa G.’nin Manavgat Side Mahallesi’nde bir sitede bulunan evine gitti. İkili arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Paşa G., ruhsatlı tabancasıyla Aytunç Keskin’e üst üste ateş etti. Paşa G., silah seslerini duyarak kapıya çıkan komşularından jandarma ve sağlık ekiplerine haber vermelerini istedi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde Aytunç Keskin’in hayatını kaybettiğini belirledi. Keskin’in cenazesi, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme ekipleri, cumhuriyet savcısı ve adli tabibin incelemelerinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Jandarma ekipleri tarafından olay yerinde gözaltına alınan Paşa G.’nin İsviçre’de bir fabrikada torna ustası olarak çalıştığı ve emekli olarak 10 yıl önce Manavgat’a gelip, birikimlerinin bir bölümüyle emlak satın aldığı, geçen yıl Aytunç Keskin’le birlikte ortak hamam işlettikleri öğrenildi. Karakolda işlemleri tamamlanan Paşa G., jandarma ekipleri tarafından Manavgat Adliyesine sevk edildi.
Başkan Kotan, Ulusal Matematik Sempozyumu’nda
01 Eylül 2025 Pazartesi - 15:40 Başkan Kotan, Ulusal Matematik Sempozyumu’nda Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, 37’nci Ulusal Matematik Sempozyumu’na katılarak, matematik alanının önde gelen isimleriyle buluştu. Sempozyumda konuşan Kotan, "Konyaaltı Belediyesi olarak, toplumumuzun bilimle yoğurulması noktasında bir vizyonumuz var ve bu vizyonumuzu devam ettiriyoruz. Sempozyuma, elimizden gelen bütün katkıları verdik. Bundan mutluluk ve gurur duyuyoruz" dedi. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Türk Matematik Derneği öncülüğünde ve Akdeniz Üniversitesi Matematik Bölümü’nün ev sahipliğinde bu yıl 37’ncisi gerçekleşen ‘Ulusal Matematik Sempozyumu’na katıldı. Konyaaltı Belediyesi’nin de destek verdiği sempozyumda, genç matematikçilerin yetişmesi ve Türkiye’nin bilimsel geleceğinin güçlenmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Sempozyuma katılan Başkan Kotan, Konyaaltı Belediyesi olarak bu sempozyumla beraber eğitime katkı vermekten dolayı duydukları mutluluk ve gururu vurguladı. 37. Ulusal Matematik Sempozyumu’nda konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Bu önemli sempozyuma katkı vermemizin gerekçeleri vardı. Konyaaltı Belediyesi olarak, toplumumuzun bilimle yoğurulması noktasında bir vizyonumuz var ve bu vizyonumuzu devam ettiriyoruz. Sempozyuma, elimizden gelen bütün katkıları verdik. Bundan mutluluk ve gurur duyuyoruz" dedi. Göreve geldikleri günden bu yana Akdeniz Üniversitesi ile iş birliklerini sürdürdüklerini ifade eden Kotan, "Bu iş birliğine özen gösteriyoruz. Üniversitemizin ne kadar önemli olduğunu, düşünen ve üreten gençliğin, hocalarımızın ne kadar önemli olduğunu kavrıyoruz. Bundan dolayı da imkanlarımız yettiği sürece, bilimsel araştırmalara varana kadar ve tüm eğitim kurumlarıyla iş birliklerimiz devam edecek. Hocalarımıza, derneğimize ve üniversitemize, böyle güzel bir sempozyumda bizleri buluşturdukları için çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sempozyumda konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, "Önemli bilimsel çalışmalara katkı yapan tüm hocalarımıza teşekkür ediyorum. Çünkü onların yaptıkları çalışmalarla, üniversitemiz bilimsel anlamda daha da zenginleşti" dedi. Akdeniz Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Simten Bayrakçı Doğan ise, "Ülkemizin köklü ve seçkin derneklerinden olan Türk Matematik Derneği’nin himayesinde her yıl düzenlenen Ulusal Matematik Sempozyumlarının 37’ncisine bu yıl bölümümüz ev sahipliği yapmaktadır. Düzenleme Kurulu adına, bu onuru yaşamanın gururunu taşıyoruz. Sempozyumumuz, geniş bir katılımla son üç yılın en yüksek katılımlı etkinliklerinden biri olarak başlamıştır" ifadelerini kullandı.
ALKÜ’ye Teknofest’te "En İyi Tasarım" ödülü
01 Eylül 2025 Pazartesi - 14:55 ALKÜ’ye Teknofest’te "En İyi Tasarım" ödülü Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Zeronetech Takımı, geliştirdikleri "Kılıç & Arslan" adlı otonom insansız deniz aracı ile TEKNOFEST Mavi Vatan İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda "En İyi Tasarım" ödülünü aldı. ALKÜ bünyesinde kurulan Zeronetech Takımı, geliştirdikleri "Kılıç & Arslan" adlı otonom insansız deniz aracı ile "TEKNOFEST Mavi Vatan 2025" İnsansız Deniz Aracı Yarışması’na katıldı. 28-31 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen yarışmalarda başarılı olan takımlara ödülleri verildi. İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda yapılan etkinlikte ALKÜ Zeronetech Takımı, geliştirdikleri "Kılıç & Arslan" adlı otonom insansız deniz aracı ile "En İyi Tasarım" ödülünü almaya hak kazandı. TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ödül töreni öncesi yarışmacıların stantlarını ziyaret etti. Selçuk Bayraktar; danışmanlığını ALKÜ Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Nuri Hakan Ekmekçi’nin yürüttüğü, ALKÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Mustafa Görgülü, Buse Demirci, İlayda Aydın, Muhammet Emin Tuna ve Ömer Faruk Ertuğrul; ALKÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Yahya Murat Turgut ve Kaya Furkan İpekçi; ALKÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden Murat Uysal; Akdeniz Üniversitesinden Ozan Eğe; Alanya Üniversitesinden Aliihsan Kerem Kahya ve Samsun Üniversitesinden Seher Emir’in yer aldığı ALKÜ Zeronetech Takımı’nın standını da ziyaret etti. Selçuk Bayraktar, takımdan hakkında bilgi aldıktan sonra aracın üzerine imzasını attı. Bayraktar, projeden gurur duyduğunu dile getirerek ALKÜ Zeronetech Takımı’nı tebrik etti. Takım, Selçuk Bayraktar ile hatıra fotoğrafı çektirdi. "Bizim için eşsiz bir gurur oldu" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, ödül töreni öncesi ALKÜ Zeronetech Takımı’nı ziyaret etti. Aracı test eden Rektör Türkdoğan takımın her zaman yanında olduklarını belirtti. Takımla gurur duyduklarını belirten Rektör Türkdoğan, "ALKÜ olarak bilim ve teknoloji alanında dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyor ve projelerimizi de bu doğrultuda yapıyoruz. Öğrencilerimizin böyle bir aracı yaparak ülkemize ve bilime katkı sağlaması bizim için eşsiz bir gurur oldu. Takımımızın, üniversitemizin kuruluşunun 10. yılında böyle bir başarı getirmesi de bizleri daha da onurlandırdı. ALKÜ olarak bilim ve teknolojiye verdiğimiz önem sayesinde ülkemize ve bilim camiasına önemli katlılar sunmaya devam edeceğiz. Takımızı ve hocalarımızı yürekten kutluyor, başarılarının daim olmasını diliyorum" dedi. "Kılıç & Arslan" su üstü görevlerde aktif olacak ALKÜ bünyesinde kurulan Zeronetech Takımı, geliştirdikleri "Kılıç & Arslan" adlı otonom insansız deniz aracı ile TEKNOFEST 2025 İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda finale kalmaya hak kazanmıştı. Disiplinler arası iş birliğiyle geliştirilen insansız deniz aracı "Kılıç & Arslan" su üstü görevlerinde otonom hareket kabiliyeti, görev tamamlama performansı ve çevresel şartlara uyum gibi alanlarda dikkat çekiyor. Kapanış töreninde, etkinlik boyunca düzenlenen yarışmalarda ödül almaya hak kazanan takımlara ödülleri takdim edildi. Ödüller, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu tarafından verildi. Ödül töreni, "TEKNOFEST Mavi Vatan"a katkı sağlayan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı birlikleriyle fotoğraf çekimi ile sona erdi.