Yerel Haberler
Antalya
Antalya yat yarışları Kemer’den start aldı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:36:12 Bu yıl 3. kez düzenlenen Coral Cup Antalya Yat Yarışları, Kemer G-Marina’dan verilen startla başladı. Kemer Belediyesi, Kemer G-Marina ve Kemer Yat Yelken Kulübü’nün destekleriyle Antalya Yat Yelken Kulübü tarafından düzenlenen ve 4 farklı kategoride yapılan ve 27 yat ile 150 sporcunun katıldığı yarışların startını, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve beraberindekiler verdi. Kaymakam Solmaz ve Başkan Topaloğlu, start öncesi telsizle anons geçerek sporculara başarılar diledi. Sporcular, Kemer açıklarından Antalya’ya doğru yelken açtı. Kaymakam Solmaz yaptığı açıklamada, bu yıl 3. kez düzenlenen yarışları Kemer’den başlattıklarını belirterek, "Güzel doğası ve denizi olan Kemer’in bu tür yarışlara ev sahipliği yapması bizleri mutlu ediyor. Nitelikli bir organizasyon. Yelken sporuna gönül verenlerin aileleriyle hem anı biriktirebildikleri hem de spor yapabilecekleri bir aktivite. Bu tarz organizasyonların başlangıcının veya finişinin Kemer’de olması, Kemer’in spor destinasyonu olduğunun en güzel örneği oluyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum ve yarışa katılanlara başarılar diliyorum" dedi. Başkan Topaloğlu ise yat yarışlarının startını Kemer’den verdiklerini söyleyerek, "Yarışları yurt dışından gelen gazeteciler de takip ediyor. Bu Kemer’in tanıtımı için önemli bir etkinlik. Bu tarz organizasyonlara önem veriyoruz. Yarışlarda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Yarışa katılanlara da başarılar diliyorum" diye konuştu. Yarışlar yarın Antalya Boğa Çayı’ndan saat 12.00’de start alacak olan etabın ardından sona erecek. Yarış sonrasında dereceye giren sporculara ödülleri Antalya Setur Marina’da düzenlenecek ödül töreninde verileceği belirtildi. Yarışların startına Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Belediye Meclis Üyesi Cansın Efir, Kemer G-Marina Genel Müdürü Levent Tokaç, Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, Coral Travel Kurumsal İletişim Direktörü Mustafa Ceylan Aksak ve Antalya Yelken Kulübü Başkanı Tayfun Yalçınkaya katıldı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:12 Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda yavru lemur sevinci Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Doğal Yaşam Parkı, lemur ailesinin yeni üyesi "Zabumafu" ile ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Sosyal yapıları ve hareketli halleriyle dikkat çeken lemurların yaşam alanında yaşanan renkli görüntüler, ziyaretçilerin yüzünü güldürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Doğal Yaşam Parkı’nın en sevilen sakinlerinden olan lemurlar, doğal yaşam şartlarına uygun şekilde hazırlanan özel alanlarda yaşamlarını sürdürüyor. Günün büyük bölümünü hareket halinde geçiren lemurlar, kimi zaman güneşlenerek dinleniyor, kimi zaman ise kendi aralarındaki sosyal etkileşimlerle ziyaretçilere keyifli anlar yaşatıyor. Grup halinde hareket etmeleri ve oyun dolu davranışları, doğal yaşamın samimi görüntülerini ortaya çıkarıyor. Aileye yeni üye Son günlerde lemur ailesinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Parktaki hareketliliğin en dikkat çekici nedeni ise geçtiğimiz günlerde dünyaya gelen yavru lemur oldu. Doğum ve bakım süreci park yetkilileri tarafından özenle yürütülen yavru lemur, bir süre annesiyle birlikte gözlem altında tutulduktan sonra yaşam alanına uyum sağlamaya başladı. Henüz annesinin kucağından ayrılmayan minik yavruya, "Zabumafu" ismi verildi. Yavrunun yeni ailesiyle yaşadığı özel anlar ise özellikle çocuk ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Park yetkilileri, lemurların genel sağlık durumunun iyi olduğunu ve bakım süreçlerinin titizlikle sürdürüldüğünü belirtiyor. Doğal yaşam alanına uygun şartlarda yaşamlarını sürdüren lemurlar, ziyaretçilere hem eğitici hem de keyifli bir deneyim sunuyor. Özellikle yavrunun da aralarına katılmasıyla birlikte parkta lemurlara olan ilgi her geçen gün artıyor.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:08 Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda yavru lemur sevinci Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Doğal Yaşam Parkı, lemur ailesinin yeni üyesi "Zabumafu" ile ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Sosyal yapıları ve hareketli halleriyle dikkat çeken lemurların yaşam alanında yaşanan renkli görüntüler, ziyaretçilerin yüzünü güldürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Doğal Yaşam Parkı’nın en sevilen sakinlerinden olan lemurlar, doğal yaşam şartlarına uygun şekilde hazırlanan özel alanlarda yaşamlarını sürdürüyor. Günün büyük bölümünü hareket halinde geçiren lemurlar, kimi zaman güneşlenerek dinleniyor, kimi zaman ise kendi aralarındaki sosyal etkileşimlerle ziyaretçilere keyifli anlar yaşatıyor. Grup halinde hareket etmeleri ve oyun dolu davranışları, doğal yaşamın samimi görüntülerini ortaya çıkarıyor. Aileye yeni üye Son günlerde lemur ailesinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Parktaki hareketliliğin en dikkat çekici nedeni ise geçtiğimiz günlerde dünyaya gelen yavru lemur oldu. Doğum ve bakım süreci park yetkilileri tarafından özenle yürütülen yavru lemur, bir süre annesiyle birlikte gözlem altında tutulduktan sonra yaşam alanına uyum sağlamaya başladı. Henüz annesinin kucağından ayrılmayan minik yavruya, "Zabumafu" ismi verildi. Yavrunun yeni ailesiyle yaşadığı özel anlar ise özellikle çocuk ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Park yetkilileri, lemurların genel sağlık durumunun iyi olduğunu ve bakım süreçlerinin titizlikle sürdürüldüğünü belirtiyor. Doğal yaşam alanına uygun şartlarda yaşamlarını sürdüren lemurlar, ziyaretçilere hem eğitici hem de keyifli bir deneyim sunuyor. Özellikle yavrunun da aralarına katılmasıyla birlikte parkta lemurlara olan ilgi her geçen gün artıyor. (BLT-
Nakilden önce ’Ölüme gidiyorsun’ diyenlere aldırmadı şimdi torunlarına bakıyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 15:16 Nakilden önce ’Ölüme gidiyorsun’ diyenlere aldırmadı şimdi torunlarına bakıyor Antalya’da 1994 yılında anne olduktan kısa süre sonra kalp yetmezliği tanısı alan Hamide Akman, 1998 yazında 24 yaşındaki bir donörden alınan kalbin nakledilmesiyle yeniden hayata tutundu. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin ilk kalp nakilli hastası olarak 28’inci yılına giren Akman, "Herkes dedi ki sen ölüme gidiyorsun İyi ki de nakil olmuşum. İyi ki de şansımı denemişim. 28 yıldır çok güzel bir hayat yaşıyorum" dedi. Prof. Dr. Ömer Bayezid ise "Organ bağışı bir hayat bağışıdır. Bilinen maddi değerlerle bedeli ölçülemez" ifadelerini kullandı. Hamide Akman, 1994 yılında kalp hastası olduğunu bilmeden hamile kaldı. Kızını dünyaya getirdikten kısa süre sonra halsizlik, bitkinlik ve kilo kaybı yaşamaya başladı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran Akman’a yapılan muayenelerin ardından kalp yetmezliği teşhisi konuldu. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid’in yönlendirmesiyle kalp nakli listesine alındı ve uygun donör beklemeye başladı. ‘İyi ki de nakil olmuşum’ Akman, 1998 yılının yazında, beyin ölümü gerçekleşen 24 yaşındaki bir kadından alınan kalbin Prof. Dr. Ömer Bayezid ve ekibi tarafından kendisine başarıyla nakledilmesiyle hayata tutundu. O günleri şöyle anlattı: "Ben 1994 yılında anne oldum. Anne olduğumda öğrendik bu kalp yetmezliğini. Uzun bir süre teşhis konamadı. Bayağı bir süreç yaşadık. Sonra Ömer Bayezid hocayla tanıştık. Hocam nakil teşhisi koydu. İki yılda onunla çalıştık. Ondan sonra nakil sırasına, listesine girdim. Çok kısa bir sürede nakil çıktı. Antalya’da ilk nakli ben oldum, hiç önümde olan yoktu. Herkes dedi ki sen ölüme gidiyorsun. Hani hiç olan var mı? Önünde hiçbir görebileceğin bir şey yok dediler. Dedim öyle de olsa böyle de olsa benim sonum ölüm. Çünkü son günlerimi yaşıyordum. Çok kötüydüm. 43 kiloyla ameliyata girdim ben. İyi ki de nakil olmuşum. İyi ki de şansımı denemişim. 28 yıldır çok güzel bir hayat yaşıyorum." Bir haftada gelen donör Akman, nakil sonrası değişimi ve ailesiyle geçen yılları şu sözlerle aktardı: "Nakil olduğumda çocuğum çok küçüktü, 4 yaşındaydı. Çocuğumu büyüttüm, okuttum, evlendirdim. Şimdi çocuklarına bakıyorum, torunlarıma bakıyorum. Tabii ki torunlarım benim moral kaynağım. Cuma günü nakil sırasına girdim. Ertesi hafta Cuma akşamına oradan nakil çıktı. Ailemin bile gönlü yoktu. Sen ölüme gidiyorsun dediler, hiç olan var mı önünde dediler. Dedim ben öyle de olsa, böyle de olsa sonum ölüm. Ben şansımı deneyeceğim dedim. Ve en büyük destekçim de eşimdir. Çok güzel hayatlar yaşadık. İyi ki de girmişim.Doktorlarım her zaman bana çok iyi moral verdi. Hocam dedi ki, "önce Allah, sonra biz kızım, İnşallah çok iyi olacaksın." Dediği gibi de çok iyi oldum. Hiçbir sıkıntı yaşamadık. Sürekli anjiyolarıma, biyopsilerime, tedavime her zaman dört dörtlük uydum. Ve çok şükür bugüne de geldim. Hiçbir sıkıntım yok. Normal bir insandan daha sağlıklıyım ben şu an da. Normal bir hayat sürüyorum. Sadece ilaçlarımı düzenli alıyorum, diyetime dikkat ediyorum. Sterilliğe dikkat ediyorum. Başka bir şey yok." ‘Organ bağışı bir hayat bağışıdır’ Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Ömer Bayezid, Akman’ın tıbbi öyküsünü ve organ bağışının önemini şöyle anlattı: "Hamide Peripartum kardiyomiyopati (PPKM), dediğimiz bir kalp yetmezliği hastası. O yıllarda hızla ilerleyen hastalık. Son dönem kalp yetmezliğine gelince Sağlık Bakanlığı’na, organ bekleme lisesine alındı. Kısa sürede uygun bir kalp çıktı kendisine. 24 yaşında bir genç kızın kalbi takıldı. Onunla sağlıklı, konforlu bir hayat sürdü. Yani uzun yaşamak kadar kaliteli de yaşayabiliyor bu hastalar, organ naklinin önemini anlatmak çok önemli. Çünkü organ naklinin önemini anlaşılınca bağışlanan organ sayısı da artacak." Prof. Dr. Ömer Bayezid, Hamide Akman’ın yalnızca başarılı bir operasyonun değil, Türkiye’de kalp nakli alanında toplumsal farkındalığın da sembolü olduğunu vurguladı. Bayezid, "Hamide, bekleyen hastalar için çok iyi bir örnek oldu. Ameliyat sonrası özellikle erken dönemde morali bozuk olan hastalarla kendi isteğiyle görüşür, onları rahatlatır. Bizim için bu ameliyat sadece tıbbi bir başarı değil, aynı zamanda umut hikayesidir" dedi. Kalp nakli için bin 540 kişi sırada bekliyor Türkiye’de bin 540 kişinin kalp nakli bekleme listesinde bulunduğunu belirten Bayezid, bunlardan 370’inin Akdeniz Üniversitesi bünyesinde takip edildiğini söyledi. Bayezid, "Kalp nakli bekleyen hastaların dörtte biri bizim listemizde. Organ bağışını bu nedenle özellikle vurgulamak gerekiyor. Çünkü organ bağışı bir hayat bağışıdır. Bilinen maddi değerlerle bedeli ölçülemez. Bir vericiden alınan organlar sayesinde 6-7 hasta yaşama, hatta görme şansına kavuşabiliyor" diye konuştu. ‘Toplumsal bilincin gelişmesi gerekiyor’ Organ bağışı konusunda kamuoyunda doğru bilgilendirme yapılmasının önemine değinen Prof. Bayezid, "Toplumda bir sosyal bilincin oluşması gerekiyor. Beyin ölümünün ne olduğunu bilmeliyiz. Çünkü beyin ölümü gerçekleşen bir hasta asla geri dönmez. Beyin sapı fonksiyonlarını yitirmiştir, solunumu ve refleksi yoktur" ifadelerini kullandı. Kalp naklinin diğer organ nakillerine kıyasla daha karmaşık bir süreç olduğunu hatırlatan Bayezid, "Organ bağışı yapılan kişilerin yalnızca dörtte birinde kalp kullanılabiliyor. Çünkü kalp, en hassas organdır; zedelenmemesi, resüsitasyon uygulanmamış olması gerekir. Bu yüzden diğer organlara göre daha az nakil yapılabiliyor" dedi. Türkiye’de modern kalp naklinin öncüsü Prof. Dr. Ömer Bayezid, Türkiye’de modern kalp nakli uygulamasının geçmişine de değinerek, "1988 yılında Cambridge’de Papworth Hastanesi’nde altı ay süreyle kalp nakli eğitimi aldım. Türkiye’de o dönemde Kemal Bayazıt ve Siyami Ersek tarafından iki nakil yapılmıştı ancak hastalar yoğun bakım sürecinde kaybedildi. Biz modern anlamda kalp transplantasyonunu Türkiye’ye getirdik. Cevat Yakut Hoca’yla birlikte ülkemizin ilk başarılı kalp naklini gerçekleştirdik. O hasta uzun yıllar yaşadı. Ancak şu anda en uzun yaşayan hastamız Antalya’da, Hamide Hanım" ifadelerini kullandı.
Altın Portakal Film Festivali biletlerine yoğun ilgi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:22 Altın Portakal Film Festivali biletlerine yoğun ilgi Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali için geri sayım sürerken, satışı başlayan biletler için AKM önünde uzun kuyruklar oluştu. Bu yıl 62’ncisi gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne sayılı günler kaldı. Festivalde yerli ve yabancı izleyiciyle buluşacak filmlerin biletleri satışa çıktı. Bir gün önce Biletix üzerinden satışa sunulan biletlerin büyük bölümü kısa sürede tükendi. Bugün ise sabahın erken saatlerinden itibaren gişe satışı başlayan biletler için Antalya Kültür Merkezi (AKM) önünde uzun kuyruklar oluştu. Sinemaseverler, biletlerini gişeden satın almak için erken saatlerde AKM’ye akın etti. Öğrenci bileti 10 TL, tam bilet 20 TL olarak satışa sunulan biletler yoğun ilgi gördü. Sinemaseverler izlemek istedikleri filmleri seçerek, biletlerini aldı. "Bütün filmleri izlemek istiyorum" Sabahın erken saatlerinde gelip ilk bilet alanlardan emekli öğretmen Olcay Sarıkaya festival için çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Bilet alınca çok sevindim. Filmleri seyretmek için bütün bir sene boyunca heyecanla bekliyorum" dedi. Berlin’den Altın Portakal Film Festivali için gelen Işıl Özcan ise "Bütün filmleri izlemek istiyorum. Onun için buraya geldim. Altın Portakal Film Festivali’nin şehrimizde yapılması bizi çok mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. "Her sınıftan ve yaştan insan burada" Daha önce Ankara’da üniversite öğrencisi olan Neslihan Gezici de bilet fiyatlarının uygun olduğuna vurgu yaparak, "Böyle kültürel aktiviteleri çok yakından takip ediyorum. Çok güzel filmler ve çok güzel insanlarla temas ediyoruz. Bu atmosferi tadıyor olmak beni çok mutlu ediyor. Her sınıftan ve yaştan insan burada" dedi.
Alanya’daki yangın bölgesinde 3 bin 400 zeytin fidanı bahçe sahiplerine dağıtıldı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:49 Alanya’daki yangın bölgesinde 3 bin 400 zeytin fidanı bahçe sahiplerine dağıtıldı Alanya Belediyesi, Eylül ayında gerçekleşen yangın felaketinin ardından yaraları sarmaya devam ediyor. Bahçeleri zarar gören vatandaşlara zeytin fidanı dağıtımı Aliefendi Mahallesi’nden başladı. İlk etapta 3 bin 400 fidan vatandaşla buluşurken toplamda 10 bin fidan dağıtımı gerçekleştirilecek. Alanya Belediyesi Eylül ayı içerisinde gerçekleşen ve özellikle tarım alanlarında ciddi tahribata yol açan yangın felaketinin ardından bölgede yaraları sarmak için faaliyetlerine devam ediyor. Bu kapsamda Aliefendi Mahallesi’nde yangından zarar gören 101 vatandaşa 3 bin 400 fidan dağıtımı gerçekleştirildi. Aliefendi Mahallesi’ndeki fidan dağıtımını Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Nazmi Zavlak, CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir, Alanya Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Menderes Sivri, Aliefendi Mahalle Muhtarı Rüştü Vural ve teknik ekip gerçekleştirdi. Toplam 10 bin adet zeytin fidanı dağıtılacak Alanya Belediyesi Tabi Afetlerden Zarar Görenlere Ait Komisyon tarafından belirlenen liste kapsamında yangın bölgesinde zarar gören vatandaşlara zeytin dağıtımı gerçekleştiriliyor. Aliefendi Mahallesi’nde gerçekleşen etkinlikte 3400 adet zeytin fidanı halka teslim edilirken toplamda 10 bin adet zeytin fidanı dağıtılacağı açıklandı. Vural: "Doğayı yeniden yeşerteceğiz" Aliefendi Mahalle Muhtarı Rüştü Vural, yangında can kaybı olmamasının tek tesellileri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yangın münasebetiyle zarar gören 101 köylümüze Belediyemiz vasıtasıyla zeytin fidanı dağıtıyoruz. Daha önce de Ziraat Odamız dağıtmıştı. Şimdi de Belediyemiz dağıtıyor. Müteşekkiriz. Doğayı inşallah yeniden yeşerteceğiz." Zavlak: "Halkımızın inancını yeniden filizlendiriyoruz" Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Nazmi Zavlak, fidan dağıtımının yangından etkilenen tüm vatandaşlara gerçekleştirileceğini vurgulayarak, "Geçtiğimiz ay yaşadığımız yangın felaketi hepimizi derinden etkiledi. Vatandaşlarımız maalesef ağaçlarını, bahçelerini ve emeklerini kaybettiler ama inançlarını hiçbir zaman yitirmediler. Bugün Aliefendi’de Alanya Belediyesi olarak o inancı tekrardan filizlendiriyoruz. Yangının ardından Belediye Başkanımız Osman Tarık Özçelik’in söz vermiş olduğu 10 bin tane zeytin fidanı dağıtımı bugün itibarıyla Aliefendi Mahallemizden başladı. Diğer yangın bölgelerinde zarar gören vatandaşlarımıza da fidan dağıtımımız devam edecek. Çünkü inanıyoruz ki bu topraklara elbirliğiyle sahip çıkarsak doğa da bize yeniden hayat verir. Daha güzel daha yeşil bir Alanya için hep beraber el ele vermeye gayret ediyoruz. Fidan dağıtımı dışında da bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelerin Alanya Belediyesi olarak yanlarında oluyoruz. Gerek psikolojik destek gerek aile sağlık biriminin desteği ile birlikte Fen İşleri Müdürlüğü’müzün zarar gören bölgelerdeki yol, asfalt ve tamirat gerektiren evlerimizde de elimizden geleni yapmaya gayret gösteriyoruz" ifadelerini kullandı.
Joao Pereira: "Kocaelispor motivasyonu yüksek bir takım"
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:13 Joao Pereira: "Kocaelispor motivasyonu yüksek bir takım" Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Kocaelispor’un lige iyi başlamadığını fakat son iki haftada galibiyet aldığını belirterek, "Motivasyonları yüksek bir takım. Eğer 3 puan almak istiyorsak çok iyi odaklanmamız gerekiyor" dedi. Alanyaspor, Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Kocaelispor maçının hazırlıklarına yaptığı antrenmanla devam etti. Antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, motivasyonlarının şu anda iyi olduğunu belirterek, "Maç kazandıktan sonra daha da iyi oluyor. Şu an da iyi gidiyoruz. Bir maç kazanıp moralimizin yüksek olması değil asıl olan ya da bir maç kaybedip moralimizin düşmesi değil. Henüz her şeyin başındayız. Önemli olan istikrarlı olmamız. Buna odaklanmamız gerekiyor. Bir maç kazandığımız zaman çok fazla yükselmememiz gerekiyor. Bir maç kaybettiğimiz zaman da tamamen düşmememiz gerekiyor. Aslında maçta veya çalışmalarda bir çok çalıştığımız şey var ama maalesef bazen sonuca odaklanıyoruz. Bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. Tabii ki çok iyi bir takıma karşı oynadık. Bizim maçımıza kadar hiç mağlubiyetleri yoktu. Şimdi çok zorlu bir maça zorlu bir stadyuma gideceğiz. Evet başta lige iyi başlayamamış bir takımdı ama iki haftadır galibiyet alıyorlar. Motivasyonları yüksek bir takım. Eğer 3 puan almak istiyorsak çok iyi odaklanmamız gerekiyor" dedi. Ümit Akdağ: "Çok zor bir maç olacak" Alanyasporlu defans oyuncusu Ümit Akdağ ise, Kocaelispor ile zor bir karşılaşma oynayacaklarını ifade ederek, "2-3 haftadır iyi giden bir takım. Kendini bulan bir takım. Biz de iyiyiz. Kolay yenilen bir takım değiliz. Zor maç olacak ama 3 puanı istiyoruz" şeklinde konuştu. "Lucescu’nun benimle konuşması güzel bir his" Romanya Milli Takımı ile ilgili yöneltilen soruya cevap veren Akdağ, "Konu hakkında yorum yapmayayım ama hedefim çok iyi bir sezon geçirmek. Alanyaspor ile ligde en üst seviyede yer almak ve her maç daha iyi oynayarak kendimi de geliştirmek istiyorum. Lucescu gibi bir hoca, Türk Milli Takımı’nda da çalıştı. Seni istemesi özel bir duygu, bire bir de konuştum. Benimle konuşması güzel bir his. Sürekli de temas halindeyiz" ifadelerini kullandı. Öte yandan antrenman öncesi Rumen futbolcu Ianis Hagi’nin doğum günü, takım arkadaşları tarafından kutlandı.
Barış Manço’nun resmini tırmıkla Alanya sahillerine işledi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:04 Barış Manço’nun resmini tırmıkla Alanya sahillerine işledi Alanya’da yaşayan İranlı sanatçı Farajollah Bagheri, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun dev portresini Galip Dere Plajı’nın kumlarına resmetti. Türk sanatçıları çok sevdiğini belirten Bagheri, "Sanat tüm dünyanın dilidir" dedi. Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan 58 yaşındaki İranlı heykeltıraş ve ressam Farajollah Bagheri, kum sanatıyla Türk müziğinin unutulmaz ismi merhum Barış Manço’yu Galip Dere Plajı’nın kumlarına resmetti. Seneler önce İran’dan Alanya’ya yerleşen ve burada sanat çalışmalarını sürdüren Bagheri, daha önce kumun üzerine çizdiği Müslüm Gürses portresiyle sosyal medyada büyük ilgi görmüştü. Sanatçı, bu defa da çok sevdiği Barış Manço için ön hazırlık yaptı. Çizim süreci boyunca farklı açılardan denemeler yapan Bagheri, öğle saatlerinde başladığı çalışmasını gün batımına kadar sürdürdü. Daha öncesinde evde hazırlamış olduğu resmi kuma numaralandırdıktan sonra tırmık yardımı ile resmi nakış nakış kumlara işleyen Bagheri yaptığı işten ise keyif alıyor. Kumun doğal dokusunu tuval gibi kullanan sanatçı, Barış Manço’nun karakteristik yüz hatlarını ve saç detaylarını büyük bir özenle işledi. Çalışma tamamlandıktan sonra, sahilde yürüyen vatandaşlar ve turistler dev portreyi ilgiyle izleyerek cep telefonlarıyla fotoğraf çekti. Yaptığı bu resimlerden dolayı mutlu olduğunu ifade eden ve İranlıların Türk sanatçılarını çok sevdiğini söyleyen Farajollah Bagheri, "İranlı heykeltıraş ve ressamım. 30 yıldır heykeltıraş ve ressamlık yapıyorum. 10 yıldır Alanya’da yaşıyorum üç gün önce sahilde Müslüm Gürses‘in resmini çizmiştim şimdiyse Barış Manço çizdim bu yaptığım işten dolayı çok mutluyum. Biz İranlılar Türk arkadaşları ve Türk sanatçıları çok seviyoruz bundan sonra da Mustafa Kemal Atatürk’ü yapmak istiyorum. Sanat tüm dünyanın dilidir’’ dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Litvanya heyeti arasında işbirliği imkanları görüşüldü
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:38 Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Litvanya heyeti arasında işbirliği imkanları görüşüldü Litvanya’nın venıonys Belediye Başkanı Rimantas Klipius’un ve beraberindeki heyet, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ile bir araya geldi. Görüşmede, iklim finansmanı, sürdürülebilir enerji, dijital dönüşüm ve çevre yönetimi konuları üzerinde duruldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi, uluslararası platformdaki işbirliklerini sürdürüyor. Bu kapsamda, Litvanya’nın venıonys kentinden gelen bir heyet, Antalya’yı ziyaret etti. Venıonys Belediye Başkanı Rimantas Klipius’un da bulunduğu heyet GM4Finance projesi kapsamında Antalya’ya gelerek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çevre çalışmaları hakkında bilgilendirmeler alarak, çalışmaların yapıldığı alanları yerinde gördü. "Geleceğe dönük ortak projeler şekillenecek" İki günlük program boyunca saha gezileri de yapan Litvanya heyeti, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’i ziyaret etti. Başkan Vekili Büşra Özdemir, ziyaretin iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliği imkanlarını geliştirmek için son derece önemli olduğunu söyledi. Özdemir, "GM4Finance projesi, kentlerin iklim krizi karşısında yalnızca etkilenen değil, çözüm üreten yerel aktörler olabileceğini gösteren güçlü bir örnektir. Litvanya’nın Venionys Belediyesi ile kurduğumuz bu ortaklık, teknik bir projeden çok daha fazlasını ifade etmekte; yeşil şehir diplomasisinin somut bir adımı olarak öne çıkmaktadır. Bu ziyaret, kurumsal kapasitelerin güçlendirilmesi, iyi uygulamaların aktarılması ve geleceğe dönük ortak projelerin şekillendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır" dedi. "Antalya stratejik merkez konumuna geliyor" Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çevre konusunda önemli çalışmaları olduğuna değinerek, "Çevre ve iklim alanında 26 ödül kazanmış olmanın ve 2025 yılı Çevre Başkenti unvanını taşıyan ilk Türk kenti olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Son üç yılda Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 25 aktif AB projesini başarıyla hayata geçirdik ve bu projeleri yaklaşık 3,5 milyon Euro’nun üzerinde bir AB hibe bütçesiyle yönettik. Bu projenin en değerli çıktılarından biri, AB Fonlarından Etkin Yararlanma Rehberi olacaktır. Hazırlanacak bu rehber yalnızca Antalya için değil, Türkiye ve Litvanya başta olmak üzere Avrupa’daki yerel yönetimlerin kullanımına açık bir yol haritası niteliği taşıyacaktır. Rehber sayesinde belediyelerin AB fonlarına erişimi kolaylaşacak, proje üretme ve uygulama kapasiteleri güçlenecek, dayanışma ve ortak hareket etme kültürü pekişecektir" diyerek sözlerini tamamladı. Sunum ve saha gezileri yapıldı Program kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Litvanya heyetiyle Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde Antalya’nın yeşil vizyonu, GM4Finance hedefleri ve paydaş katılımına ilişkin stratejini konuştu. Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Zeynep Tuğçe Çiftçibaşı Güç’ün de "Antalya’nın uluslararası ilişkilerine genel bakışı" konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Akdeniz Üniversitesi URAP’ta yükselişini sürdürüyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:28 Akdeniz Üniversitesi URAP’ta yükselişini sürdürüyor Akdeniz Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde faaliyet gösteren University Ranking by Academic Performance (URAP) Laboratuvarı tarafından açıklanan 2025–2026 Türkiye sıralamasında istikrarlı yükselişini sürdürdü. Üniversite, Türkiye genelinde 21’inci, devlet üniversiteleri arasında ise 18’inci sıraya yerleşti. Geçtiğimiz aylarda açıklanan 2024–2025 Dünya Alan Sıralaması’nda da dikkat çekici bir başarıya imza atan Akdeniz Üniversitesi, 6 farklı bilim alanında dünyadaki en iyi üniversiteler arasında gösterilmişti. Tıp Fakültesiyle 14. sırada URAP 2025–2026 Türkiye sıralamasında bu yıl 198 üniversite değerlendirildi. Tıp Fakültesi bulunan ve bulunmayan üniversiteler ayrı kategorilerde sıralandı. Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi bulunan üniversiteler arasında 14’üncü sırada yer alarak, sağlık bilimleri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Akademik başarıda istikrarlı yükseliş URAP sıralamaları, öğretim üyesi başına düşen makale ve atıf sayısı, toplam bilimsel doküman, uluslararası iş birlikli yayınlar, TÜBİTAK proje sayısı ve doktora öğrenci oranı gibi 15 farklı akademik gösterge üzerinden belirleniyor. Araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Akdeniz Üniversitesi, araştırma ve aday araştırma üniversiteleri arasında 21. sırada yer aldı. Üniversite, son beş yıldır URAP raporlarında yükselişini sürdürerek, bilimsel üretim kapasitesiyle Türkiye ve dünya üniversiteleri arasında öne çıkıyor. 6 bilim alanında dünya çapında başarı Akdeniz Üniversitesi, 2024–2025 Dünya Alan Sıralaması’nda Tarım (Agriculture), Biyolojik Bilimler (Biological Sciences), Tıp ve Sağlık Bilimleri (Medical and Health Sciences), Matematik Bilimleri (Mathematical Sciences), Teknoloji (Technology) ve Mühendislik (Engineering) alanlarında dünyanın en başarılı üniversiteleri arasında yer aldı. Bu sonuçlarla Akdeniz Üniversitesi, küresel ölçekte araştırma gücünü bir kez daha tescilledi.
Ehliyet sahibi olabilmek için 48 yaşında okuma-yazma öğrenmeye başladı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:47 Ehliyet sahibi olabilmek için 48 yaşında okuma-yazma öğrenmeye başladı Antalya’da 48 yaşındaki Fuat Aydın, ehliyet sahibi olabilmek için okuma-yazma öğrenmeye karar verdi. Halk Eğitim Merkezi Okuma-Yazma Kursu’na kayıt olarak yıllar sonra defter ve kalemi eline alarak okuma yazma öğrenmeye başlayan Aydın, "Keşke zamanında öğrenseydim, çok geride kalmışız" dedi. Muratpaşa ilçesinde çay ocağı işleten 48 yaşındaki Fuat Aydın, çocukluğunda imkansızlıklar nedeniyle okula gidemedi. Yaşıtları okula giderken küçük yaştan itibaren köyünde çobanlık yapan Aydın, gençlik yıllarında köyünden büyükşehire gitti. Yaşamı boyunca turizm başta olmak üzere çeşitli sektörlerde hayat mücadelesi veren Aydın, son olarak çay ocağı işletmeciliği yapmaya başladı. Birkaç yıl önce kendisine bir otomobil alan Aydın, ehliyet sahibi olabilmek için okuma-yazma öğrenmeye karar verdi. Azize Kahraman Halk Eğitim Merkezi Okuma-Yazma Kursu’na kayıt olan Aydın, yaklaşık bir haftadır kursa gidiyor. İş yerinde defter, kalem ve silgisini bir an olsun yanından ayırmayan Aydın, çay ocağına gelen müşterilere bir yandan çay servisi yaparken bir yandan da derslerine çalışıyor. "Keşke zamanında öğrenseydim" 21 yıldır Antalya’da esnaflık yaptığını belirten Fuat Aydın, "21 yıldır Kaleiçi’nde esnaflık yaptım. Turizmle uğraşıyordum, turizm biraz kötü gidince bu işle uğraşmaya başladım. Bütün kardeşlerim turizmcilik yapıyor, ben çaycılık yapıyorum. Okuma-yazması olmayan insan büyükşehirde kör gibidir. Hiçbir şey görmüyor, büyük şehre geldiğin zaman okuma yazma gerekiyor. Köyde bilmiyorduk, biz çobanlık yapıyorduk. Arkadaşlarımız okuldan kaçıp geliyordu. Biz de iyi bir şey değil demek ki diyerek okumadık. Keşke zamanında öğrenseydim, çok geride kalmışız. Keşke 30 yıl önce öğrenseydim, her şeyi şeffaf biçimde görürdüm. Şu an okuma yazma olmadığı için büyük şehirde körüz" dedi. Ehliyet alıp, muhtar olmak istiyor Yıllarca okuma yazma anlamında büyük zorluklar yaşadığının altını çizen Aydın, "Okuma yazma bilmemem haricinde bir sıkıntım olmadı. Hesap kitabım var, ticaretten anlıyoruz. Hiç okula gitmedim, okuma yazma bilmiyorum. Öğrenmek istiyorum. Bir arabam var ama ehliyetim olmadığı için okuma yazma öğrenip ehliyet almak istiyorum. Bizim beldenin muhtarı iki dönemdir muhtarlık yapıyor. Okuma yazma öğrenip muhtarlığı kazanıp beldemde muhtarlık yapmak istiyorum. 3 ay önce halk eğitime başvurdum. Yeni başladım, 3-4 gündür okula gidiyorum. Dersler iyi gidiyor, okuma yazma çözülebilecek bir şey. Yazmayı, biraz okumayı, bazı harfleri öğrendim" ifadelerini kullandı.