SAĞLIK - 22 Ekim 2025 Çarşamba 15:16

Nakilden önce ’Ölüme gidiyorsun’ diyenlere aldırmadı şimdi torunlarına bakıyor

A
A
A
Nakilden önce ’Ölüme gidiyorsun’ diyenlere aldırmadı şimdi torunlarına bakıyor

Antalya’da 1994 yılında anne olduktan kısa süre sonra kalp yetmezliği tanısı alan Hamide Akman, 1998 yazında 24 yaşındaki bir donörden alınan kalbin nakledilmesiyle yeniden hayata tutundu. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin ilk kalp nakilli hastası olarak 28’inci yılına giren Akman, "Herkes dedi ki sen ölüme gidiyorsun İyi ki de nakil olmuşum. İyi ki de şansımı denemişim. 28 yıldır çok güzel bir hayat yaşıyorum" dedi. Prof. Dr. Ömer Bayezid ise "Organ bağışı bir hayat bağışıdır. Bilinen maddi değerlerle bedeli ölçülemez" ifadelerini kullandı.


Hamide Akman, 1994 yılında kalp hastası olduğunu bilmeden hamile kaldı. Kızını dünyaya getirdikten kısa süre sonra halsizlik, bitkinlik ve kilo kaybı yaşamaya başladı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran Akman’a yapılan muayenelerin ardından kalp yetmezliği teşhisi konuldu. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid’in yönlendirmesiyle kalp nakli listesine alındı ve uygun donör beklemeye başladı.



‘İyi ki de nakil olmuşum’


Akman, 1998 yılının yazında, beyin ölümü gerçekleşen 24 yaşındaki bir kadından alınan kalbin Prof. Dr. Ömer Bayezid ve ekibi tarafından kendisine başarıyla nakledilmesiyle hayata tutundu. O günleri şöyle anlattı: "Ben 1994 yılında anne oldum. Anne olduğumda öğrendik bu kalp yetmezliğini. Uzun bir süre teşhis konamadı. Bayağı bir süreç yaşadık. Sonra Ömer Bayezid hocayla tanıştık. Hocam nakil teşhisi koydu. İki yılda onunla çalıştık. Ondan sonra nakil sırasına, listesine girdim. Çok kısa bir sürede nakil çıktı. Antalya’da ilk nakli ben oldum, hiç önümde olan yoktu. Herkes dedi ki sen ölüme gidiyorsun. Hani hiç olan var mı? Önünde hiçbir görebileceğin bir şey yok dediler. Dedim öyle de olsa böyle de olsa benim sonum ölüm. Çünkü son günlerimi yaşıyordum. Çok kötüydüm. 43 kiloyla ameliyata girdim ben. İyi ki de nakil olmuşum. İyi ki de şansımı denemişim. 28 yıldır çok güzel bir hayat yaşıyorum."



Bir haftada gelen donör


Akman, nakil sonrası değişimi ve ailesiyle geçen yılları şu sözlerle aktardı: "Nakil olduğumda çocuğum çok küçüktü, 4 yaşındaydı. Çocuğumu büyüttüm, okuttum, evlendirdim. Şimdi çocuklarına bakıyorum, torunlarıma bakıyorum. Tabii ki torunlarım benim moral kaynağım. Cuma günü nakil sırasına girdim. Ertesi hafta Cuma akşamına oradan nakil çıktı. Ailemin bile gönlü yoktu. Sen ölüme gidiyorsun dediler, hiç olan var mı önünde dediler. Dedim ben öyle de olsa, böyle de olsa sonum ölüm. Ben şansımı deneyeceğim dedim. Ve en büyük destekçim de eşimdir. Çok güzel hayatlar yaşadık. İyi ki de girmişim.Doktorlarım her zaman bana çok iyi moral verdi. Hocam dedi ki, "önce Allah, sonra biz kızım, İnşallah çok iyi olacaksın." Dediği gibi de çok iyi oldum. Hiçbir sıkıntı yaşamadık. Sürekli anjiyolarıma, biyopsilerime, tedavime her zaman dört dörtlük uydum. Ve çok şükür bugüne de geldim. Hiçbir sıkıntım yok. Normal bir insandan daha sağlıklıyım ben şu an da. Normal bir hayat sürüyorum. Sadece ilaçlarımı düzenli alıyorum, diyetime dikkat ediyorum. Sterilliğe dikkat ediyorum. Başka bir şey yok."



‘Organ bağışı bir hayat bağışıdır’


Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Ömer Bayezid, Akman’ın tıbbi öyküsünü ve organ bağışının önemini şöyle anlattı: "Hamide Peripartum kardiyomiyopati (PPKM), dediğimiz bir kalp yetmezliği hastası. O yıllarda hızla ilerleyen hastalık. Son dönem kalp yetmezliğine gelince Sağlık Bakanlığı’na, organ bekleme lisesine alındı. Kısa sürede uygun bir kalp çıktı kendisine. 24 yaşında bir genç kızın kalbi takıldı. Onunla sağlıklı, konforlu bir hayat sürdü. Yani uzun yaşamak kadar kaliteli de yaşayabiliyor bu hastalar, organ naklinin önemini anlatmak çok önemli. Çünkü organ naklinin önemini anlaşılınca bağışlanan organ sayısı da artacak."


Prof. Dr. Ömer Bayezid, Hamide Akman’ın yalnızca başarılı bir operasyonun değil, Türkiye’de kalp nakli alanında toplumsal farkındalığın da sembolü olduğunu vurguladı. Bayezid, "Hamide, bekleyen hastalar için çok iyi bir örnek oldu. Ameliyat sonrası özellikle erken dönemde morali bozuk olan hastalarla kendi isteğiyle görüşür, onları rahatlatır. Bizim için bu ameliyat sadece tıbbi bir başarı değil, aynı zamanda umut hikayesidir" dedi.



Kalp nakli için bin 540 kişi sırada bekliyor


Türkiye’de bin 540 kişinin kalp nakli bekleme listesinde bulunduğunu belirten Bayezid, bunlardan 370’inin Akdeniz Üniversitesi bünyesinde takip edildiğini söyledi. Bayezid, "Kalp nakli bekleyen hastaların dörtte biri bizim listemizde. Organ bağışını bu nedenle özellikle vurgulamak gerekiyor. Çünkü organ bağışı bir hayat bağışıdır. Bilinen maddi değerlerle bedeli ölçülemez. Bir vericiden alınan organlar sayesinde 6-7 hasta yaşama, hatta görme şansına kavuşabiliyor" diye konuştu.



‘Toplumsal bilincin gelişmesi gerekiyor’


Organ bağışı konusunda kamuoyunda doğru bilgilendirme yapılmasının önemine değinen Prof. Bayezid, "Toplumda bir sosyal bilincin oluşması gerekiyor. Beyin ölümünün ne olduğunu bilmeliyiz. Çünkü beyin ölümü gerçekleşen bir hasta asla geri dönmez. Beyin sapı fonksiyonlarını yitirmiştir, solunumu ve refleksi yoktur" ifadelerini kullandı.


Kalp naklinin diğer organ nakillerine kıyasla daha karmaşık bir süreç olduğunu hatırlatan Bayezid, "Organ bağışı yapılan kişilerin yalnızca dörtte birinde kalp kullanılabiliyor. Çünkü kalp, en hassas organdır; zedelenmemesi, resüsitasyon uygulanmamış olması gerekir. Bu yüzden diğer organlara göre daha az nakil yapılabiliyor" dedi.



Türkiye’de modern kalp naklinin öncüsü


Prof. Dr. Ömer Bayezid, Türkiye’de modern kalp nakli uygulamasının geçmişine de değinerek, "1988 yılında Cambridge’de Papworth Hastanesi’nde altı ay süreyle kalp nakli eğitimi aldım. Türkiye’de o dönemde Kemal Bayazıt ve Siyami Ersek tarafından iki nakil yapılmıştı ancak hastalar yoğun bakım sürecinde kaybedildi. Biz modern anlamda kalp transplantasyonunu Türkiye’ye getirdik. Cevat Yakut Hoca’yla birlikte ülkemizin ilk başarılı kalp naklini gerçekleştirdik. O hasta uzun yıllar yaşadı. Ancak şu anda en uzun yaşayan hastamız Antalya’da, Hamide Hanım" ifadelerini kullandı.



Nakilden önce ’Ölüme gidiyorsun’ diyenlere aldırmadı şimdi torunlarına bakıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’teki rehine olayı adım adım dron kamerasında Gaziantep’te ‘teslim ol’ çağrılarına ateşle karşılık vererek 5 kişiyi rehin alan ve sevgilisini ayağından yaralayan şahsın adım adım takip edilerek yakalanma anları emniyet dron kameralarına yansıdı.Olay, öğle saatlerinden sonra Şahinbey ilçesi Cabi Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, çok sayıda suç kaydı ve kesinleşmiş hapis cezası bulunan Latif U. (49) isimli şahıs, polisin ‘teslim ol’ çağrısına ateşle karşılık vererek birlikte yaşadığı sevgilisi ile evde bulunan eniştesi ve 2 yeğenini rehin aldı.Sevgilisini yaraladıktan sonra kaçtıOlay sonrası bölgeye çok sayıda destek polis ekibi ile özel harekat ekibi sevk edildi. Çevrede geniş güvenlik önlemleri alan ekiplerin çağrılarına olumsuz yanıt veren şahıs, sevgilisini topuğundan silahla yaraladıktan sonra kaçmaya başladı. Daha sonrasında bir iş yerine sığınan ve bir vatandaşı daha rehin alan şüpheli şahıs, uzman psikolog tarafından kısa sürede ikna edilerek teslim alındı.Şahsın adım adım takip edilerek yakalanma anları dron kamerasında‘Teslim ol’ çağrılarına ateşle karşılık vererek 5 kişiyi rehin alan ve sevgilisini ayağından yaralayan şahsın adım adım takip edilerek yakalanma anları ise emniyet dron kameralarına yansıdı. Görüntülerde, şahsın rehin alma ve polise ateşle karşılık verme anları ile özel harekat ve psikolog eşliğinde ikna edilerek teslim alınma anları yer aldı. Konu ile ilgili valilikten yapılan açıklamada ise, "Şahinbey İlçemizde uyuşturucu suçundan 3 yıl 8 ay hapis cezası bulunan ve çevresindeki farklı şahısları rehin alarak ekiplerimize silah kullanan şüpheli adım adım takip edilerek yakalanmıştır" ifadelerine yer verildi.Yakalanan şahsın emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Kars Kars’ta kar yağışı kazaya neden oldu: Kazda 1 kişi yaralandı Kars’ta etkili olan kar yağışı, ulaşımı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle yüksek kesimlerde yoğunlaşan kar ve buzlanma, trafik kazalarını da beraberinde getiriyor. Kar yağışının etkili olduğu Sarıkamış’ta 2 aracın çarpıştığı kazada 1 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, kar yağışı sonrası kayganlaşan yolda Sarıkamış’tan Karaurgan köyüne seyir halinde araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıkarak karşı yönden gelen araç ile çarpıştı. Kazada araçlarda maddi hasar meydana gelirken, 1 kişi yaralandı. Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Yaralı daha sonra ambulansa alınarak Sarıkamış Devlet Hastanesine sevk edildi. Sarıkamış-Karaurgan-Erzurum karayolu jandarma ekiplerince kısa süreliğine ulaşıma kapatılırken, olay yerine çekici çağrıldı. Bölgeye gelen çekici kazaya karışan araçları yoldan alırken, kısa süreliğine ulaşıma kapatılan karayolu ise yeniden trafiğe açıldı. Öte yandan hastaneye kaldırılan yaralının durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kaza ile ilgili tahkikat başlatılırken, yetkililer bölgede etkisini sürdüren kar yağışı nedeniyle sürücülere dikkatli olmaları, hızlarını düşürmeleri ve kış lastiği kullanmaları konusunda uyarılarda bulundu.