Yerel Haberler
Antalya
Suların bir anda yükselmesiyle ırmaktaki adacıkta mahsur kalan 2 çocuğu şambrel ile kurtardı 14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:41:39 Antalya’nın Manavgat ilçesinde yüzmek için girdikleri Manavgat Irmağı’nda suyun yükselmesi sonucu mahsur kalan 2 çocuk, mahsur kaldıkları adacıktan lastik şambreli bot yapan bir vatandaş tarafından kurtarıldı. Edinilen bilgiye göre; Manavgat Sarılar Mahallesi sınırlarında, Manavgat Şelalesi’nin yanında bulunan Manavgat Belediyesi Şelale Mesire Alanı’ndan yüzmek için ırmağa giren Y. Y. (16) ve R. B. (15) isimli çocuklar, suyun yükselmesi sonucu adacıkta söğüt ağaçlarının arasında mahsur kaldı. Mahsur kalan çocukların bağırarak yardım istemeleri üzerine mesire alanında piknik yapan vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Olay yerine Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Sarılar Jandarma Karakolu Asayiş ve Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı ekipler sevk edildi. Olay yerine Antalya’dan kurtarma ekiplerinin sevk edildiğinin belirtilmesi üzerine ekipler Antalya’dan gelecek kurtarma ekiplerini beklemeye koyuldu. Kurtarma ekipleri beklenirken, mesire alanında bulunan bir vatandaş Sarılar Mahallesi’nde ikamet eden ve daha önce birçok kişiyi ırmakta boğulmaktan kurtaran Ali Sevinç’i aradrı. Sevinç otomobilinin bagajına koyduğu şambrel olarak adlandırılan kamyon iç lastikleriyle olay yerine geldi. Vatandaşların şaşkın bakışları arasında şambrel ile çocukların bulunduğu yere kürek yardımıyla giden Ali Sevinç, söğüt ağaçlarının arasında bulunan 2 çocuğu şambrelin üzerine alarak kıyıya çıkardı. Çocuklar Jandarma ve itfaiye ekiplerinin yardımıyla mesire alanına çıkarılırken vatandaşlar Ali Sevinç’i alkışladılar. 2 çocuk, jandarma ekipleri tarafından sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastaneye götürüldü.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:32 Falezlerden düşerek mahsur kaldı, kendisini kurtaran ekiplerden özür diledi Antalya’da gece saatlerinde falezlerden düşerek patika alanda mahsur kalan genç kadın, polis ve itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Genç kadın ekiplere "Özür dilerim, hepinizi yormuşum ben" diyerek teşekkür etti. Olay, gece 02.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi Lara Caddesi üzerinde bulunan yüksekliği yaklaşık 40 metrelik falezlerde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir kadının falezlerin uç noktasında yuvarlanarak aşağıya düştüğünü ve yardım çığlıkları attığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekip yaptıkları kontrollerde isminin Zübeyde A. (30) olduğu öğrenilen genç kadının yaklaşık 5 metre aşağıda patika alanda asılı şekilde mahsur kaldığını tespit etti. Ekiplerden özür diledi Genç kadını mahsur kaldığı yerden kurtarmak için harekete geçen ekipler gerekli güvenlik önlemlerini alarak iple erişim teknikleri ile Zübeyde A.’ya ulaştı. Yanına ulaşan itfaiye erinin sağlık durumunu kontrol etmesinin ardından ipe bağlanan genç kadın yaklaşık yarım saatlik operasyonun ardından mahsur kaldığı yerden kurtarıldı. Genç kadın kendisini kurtaran ekiplere "Özür dilerim, hepinizi yormuşum ben" dedi. Sağlık ekiplerine teslim edilen ve herhangi bir yaralanması olmadığı belirlenen genç kadın ifade işlemleri için polis merkezine götürüldü.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:45 Mermer yüklü tırla kafa kafaya çarpışan otomobildeki çift hayatını kaybetti Antalya-Isparta yolunda direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen mermer blokların yüklü olduğu tır ile çarpışan otomobilde bulunan karı-koca hayatını kaybetti, tır sürücüsü ise yaralandı Kaza, saat 13.30 sıralarında Aksu ilçesi Kayadibi Mahallesi Antalya-Isparta yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya’da Isparta yönüne seyir halindeki Ali Çapraz’ın kullandığı 53 AHL 239 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, önce karşı yönden gelen tırın dorsesine çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil savrularak yine karşı yönden gelen Bekir Ş.’nin kullandığı 07 CHK 136 plakalı mermer blokların yüklü bulunduğu tır ile kafa kafaya çarpıştı. Kazayı görenlerin ihbarı ile olay yerine polis, Jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Karı-koca hayatını kaybetti Daha öncede onlarca kazanın yaşandığı bölgeye gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde otomobil sürücüsü Ali Çapraz (63) ve yolcu olarak bulunan eşi Sevda Çapraz’ın (57) hayatını kaybettiğini belirledi. Kazayı yaralı olarak atlatan tır sürücüsü Bekir Ş. ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle trafik jandarma ve polis ekipleri tarafından uzun süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:57 Almatı’dan Gazipaşa-Alanya Havalimanına ilk uçak seferi "su takı" seremonisiyle karşılandı Kazakistan’ın Almatı şehrinden Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na yönelik ilk doğrudan seferini gerçekleştirildi. Almatı’dan havalanan FS7111 sefer sayılı Airbus A320 tipi uçak, saat 15.00’te Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na teker koydu. Bölge turizmi açısından önem taşıyan bu ilk seferde uçakta 152 yolcu yer aldı. Havalimanında karşılanan uçağın dönüş seferi ise FS7112 sefer sayısıyla saat 16.06’da gerçekleşti. GZP’den Almatı’ya yapılan bu ilk dönüş uçuşunda ise 12 yolcu seyahat etti. Sezon boyunca 96 sefer planlanıyor FlyArystan şirketinin Almatı-Gazipaşa hattındaki operasyonları, turizm sezonu boyunca artarak devam edecek. Havayolu şirketinin planlamasına göre, sezon sonuna kadar karşılıklı olarak toplam 96 ATM (iniş-kalkış) uçuş yapılması hedefleniyor. Almatı’dan 152 yolcu ve 6 kişilik mürettebatıyla havalanan uçak için Gazipaşa-Alanya Havalimanı apronunda karşılama töreni düzenlendi. Geleneksel "su takı" seremonisiyle karşılanan uçaktan inen turistler, havalimanı yetkilileri ve turizm sektörü temsilcileri tarafından çiçeklerle karşılandı. Yeni hattın açılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan turizm sektörü temsilcileri, Kazakistan pazarının Akdeniz çanağı için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte devreye giren bu uçuşların, Alanya ve Gazipaşa destinasyonlarına olan ilgiyi artırması ve bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlaması bekleniyor. Yetkililer, Almatı ile Gazipaşa arasında kurulan bu yeni hava köprüsünün sadece turist sayısını artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağları da güçlendireceğini ifade etti. Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nın uluslararası trafiğinin her geçen gün arttığına dikkat çeken sektör temsilcileri, "Direkt uçuşlar, turistlerin seyahat planlarını yaparken en çok dikkat ettikleri unsurların başında geliyor. Kazak misafirlerimizin bölgeye olan ilgisi zaten biliniyordu; bu uçuşlarla birlikte erişilebilirliğin artması, otel doluluk oranlarımıza doğrudan olumlu yansıyacaktır" ifadelerini kullandılar. Öte yandan FlyArystan’ın Almatı-Gazipaşa seferlerinin yaz sezonu boyunca düzenli olarak devam edeceği öğrenildi.
Başkan Vekili Çiçek: "Zeytin bu toprakların bereketinin ve sağlığının simgesidir"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:46 Başkan Vekili Çiçek: "Zeytin bu toprakların bereketinin ve sağlığının simgesidir" Manavgat Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali, bugün gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ve açılış töreniyle başladı. İlçenin zeytin üretim potansiyelini tanıtmayı ve yerel üreticiyi desteklemeyi amaçlayan festival, iki gün boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek. Festivalin açılışı, saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan kortej yürüyüşüyle yapıldı. Zeytin temalı kıyafetler, yöresel ritimler ve renkli görüntüler eşliğinde ilerleyen korteje çok sayıda vatandaş da katıldı. Bazı vatandaşlar korteji balkonlarından takip ederek kutlamalara eşlik etti. Kortejin ardından saat 10.30’da Manavgat Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde resmi açılış töreni düzenlendi. "Zeytin bu toprakların bereketinin ve sağlığının simgesidir" Açılış töreninde konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festivalin Manavgat’ın tarımsal potansiyelini görünür kılan önemli bir çalışma olduğunu ifade etti. Çiçek, konuşmasında şunları söyledi: "Bugün, binlerce yıllık bir kültürün, alın terinin ve bereketin sembolü olan zeytinin etrafında yeniden buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz festivalimizin gördüğü yoğun ilgi bizlere güç verdi, umut verdi. Bu yıl aynı heyecanla ve kararlılıkla festivalimizin ikincisini gerçekleştiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." Manavgat’ın Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Çiçek, ilçede yaklaşık 2 milyon zeytin ağacı, 50 bin dönüm ekim alanı, yıllık 50 bin ton zeytin hasadı ve bölgede faaliyet gösteren 11 zeytinyağı fabrikası bulunduğunu belirtti. Bölgedeki zeytin çeşitliliğine de değinen Çiçek, yalnızca Manavgat’a özgü Beylik Zeytini ile Antalya’ya özgü Tavşan Yüreği zeytininin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Hedefimiz bu yerel değerlerimizi daha fazla tanıtmak, markalaştırmak ve ülkemizin dört bir yanında bilinir kılmaktır." Konuşmasının sonunda festival hazırlıklarına katkı sunan Manavgat Ziraat Odası’na, MATSO’ya, MASİAD’a, Manavgat Muz Üreticileri Birliği’ne ve Manavgat Aşçılar Derneği’ne teşekkür eden Çiçek, festivalin kent için hayırlı olmasını diledi. "Kırsal kalkınmanın yolu doğayla uyumlu üretimden geçiyor" Açılış töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Av. Büşra Özdemir, zeytinin binlerce yıllık medeniyetlerin ortak değeri olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Binlerce yıllık kökleri Akdeniz uygarlıkları ile iç içe geçmiş, bereketin, barışın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytine ve zeytinyağına sahip çıkma kararlılığını ortaya koyan Manavgat 2. Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nde sizlerle birlikte olmanın onurunu yaşıyorum." Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiyi desteklemeye devam ettiğini belirten Özdemir, 19 ilçede 1500 dekar alanda toplam 63 bin 150 zeytin fidanının üreticilere ulaştırıldığını, sadece 2025 yılında bu fidanların 40 bininin toprakla buluşturulduğunu ifade etti. "Amacımız yalnızca zeytin miktarını artırmak değil; ürün kalitesini yükseltmek, üretim alanlarının verimliliğini artırmak ve sürdürülebilir zeytinciliği yaygınlaştırmaktır." diyen Özdemir, festivalin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum, üreticiler ve çalışanlara teşekkür etti. Törene, Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Av. Büşra Özdemir, CHP PM Üyesi Şengül Yeşildal, CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar, siyasi parti temsilcileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Festival iki gün sürecek Festival kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde gün boyunca zeytinyağı tadımları, zeytinyağlı yemek workshopları, çocuk atölyeleri ve halk oyunları gösterileri düzenlenecek. Ayrıca festivalin ilk gününde Saraçlı Mahallesinde geleneksel taş sıkma gösterileri, köylü kadınların zeytin kırma sunumları ve yöresel ikramlarla zeytin üretiminin tarihi sürecine ilişkin etkinlikler gerçekleştirilecek. Festival, 9 Kasım Pazar günü yapılacak Çiftçi Danışma ve Eğitim Merkezi açılışı, tadım etkinlikleri ve sahne gösterileriyle tamamlanacak.
Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:18 Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık" ATGV Antalya Hakimevi’nde düzenlenen Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor" ifadelerine yer verdi.ATGV Antalya Hakimevi’nde Yargı Teşkilatı Toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcıları ve BAM Başkanları, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Başkanları, Cumhuriyet Başsavcıları, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanları başta olmak üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Bakanlık birimlerinden gelen toplam 424 kişi katıldı. Toplantıda Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji (YRS) belgesinde belirlenen hedefler ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta kamuoyu ile paylaşılan, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisiyle belirlenen hedefler değerlendirildi.Daha hızlı ve daha güvenilir adalet hizmeti sunmak için gerçekleştirilen toplantıda, katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tunç, hedefin Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı kılmak olduğunu vurguladı."Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır"Adaletin bir hukuk kuralı olmadığını, bir ahlakın, bir inancın, bir nizamın ifadesi olduğunu belirten Tunç, "Bizim için adalet, vicdanın sesiyle aklın rehberliğini birleştiren bir anlayıştır. Köklü devlet geleneğimizde ve irfanımızda adalet; devletin direği, toplumun vicdanı olarak tanımlanır. Bizim medeniyetimizde adalet anlayışı, aynı zamanda ilahi bir temele taşınmıştır. Batı, adaleti aklın terazisine koyarak, adaleti bireyin hakkını koruyan bir zırh olarak inşa ederken, bizim medeniyetimizde adalet, hem aklın hem inancın terazisinde yer bulmuş ve böylece adalet hem bireyin hem toplumun huzurunu koruyan bir mihenk taşı olarak kabul edilmiştir. Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, yaşlı bir teyzenin duasında, bir çocuğun tebessümünde, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" ifadelerinde bulundu."Anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir"Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi konusuna değinen Tunç, "Toplumlar geliştikçe, ticari uyuşmazlıklar çeşitlendikçe, teknoloji geliştikçe yeni suç tipleri doğdukça, nüfus, çevre, göç gibi yeni toplumsal sorunlar ortaya çıktıkça; amacı adaleti gerçekleştirmek olan hukukun bu amacı gerçekleştirmek için kullandığı araçlardan olan kanunlarda da yeni düzenlemeler, yeni değişiklikler kaçınılmaz olmaktadır. Bu kapsamda son 23 yılda mevzuatımızda bu ihtiyaçlara cevap verecek önemli adımlar atılmıştır. Temel kanunlarımızın tamamı yenilenmiş, yapılan anayasal reformlarla temel hak özgürlükler ve hak arama yolları gelişmiş, anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir. Bu dönemde planlı bir yargı Reformu süreci yaşanmış, Yargı Reform Belgeleri kapsamında güven veren bir adalet sisteminin tesisi için çok sayıda yargı paketi meclisimiz tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir" dedi."5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle birlikte yeni faaliyetler belirlediklerinden bahseden Tunç, "Bu kapsamda son olarak Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle Hukukun Üstünlüğünü Esas Alan, Gecikmeyen ve Öngörülebilir Bir Adalet’ sistemi vizyonuyla 5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik. Belgeyle, Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi ve Süreçlerin Yeniden Yapılandırılması, İnsan Kaynakları Kapasitesinin Güçlendirilmesi, Ceza Adaleti Sisteminin Etkinliğinin Artırılması, Hukuk- İdari Yargı Süreçlerinin Etkinliğinin Artırılması, Adalete Erişimin Kolaylaştırılması başlıkları altında belirlediğimiz faaliyetleri ortaya koyduk. Yargı Reformları kapsamında adaletin hakkıyla tecellisi için başta insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi olmak üzere mevzuatın yenilenmesi ve fiziki imkanların artırılmasıyla ilgili olarak 3 temel alanı güçlendirmek için önemli reformlara imza attık. Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden okuyabilmek; Toplumsal ihtiyaçları doğru analiz etmeyi, Paydaşlarla güçlü bir iş birliği yapmayı ve Uzun vadeli etkileri öngörmeyi gerektirir. Bu anlayışla; milletvekillerimizin yasa tekliflerine teknik destek olmak için, hukukçularımız, akademisyenlerimiz ve Adalet Bakanlığımızın değerli yöneticileriyle birlikte kapsamlı bir istişare süreci yürütüyoruz. 2024 yılı içerisinde yasalaşan; 8. Yargı Paketiyle kişi haklarını güçlendiren, hak arama özgürlüğünü genişleten, kanun yollarını sadeleştirip hukuki güvenliği artıran düzenlemeleri hayata geçirdik" diye devam etti.Tunç konuşmasına şöyle devam etti:"9. Yargı Paketiyle; adil yargılanma hakkını, arabuluculuk mekanizmalarını, avukatların mesleki haklarını ve vatandaşlarımızın mülkiyet güvencelerini daha da sağlamlaştırdık. Adli yardım sistemini hızlandırdık, istinaf ve temyiz süreçlerini sadeleştirdik. 10. Yargı Paketiyle; ceza adaletini sağlamak adına önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Hastalar, yaşlılar, engelliler ve doğum yapmış kadınlar için özel infaz usulünden; Konutta infaz, hafta sonu veya geceleyin infaz gibi alternatif infaz usullerinin kapsamını genişletilmesine, Denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlığın ortadan kaldırılmasından; Toplumun huzur ve sükûnunun bozan suçlarda caydırıcılığın artırılmasına başta olmak üzere birçok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk. 11. Yargı Paketiyle, ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik ceza mevzuatında yapmayı planladığımız değişikliklerle toplumsal huzuru ve caydırıcılığı güçlendirmeyi, bilişim temelli dolandırıcılık suçlarıyla daha kararlı şekilde mücadele etmeyi amaçlıyoruz. 12. Yargı Paketiyle hukuk alanında düzenlemeler olacak böylece, hukuka güveni ve vatandaşın hak arama sürecinde etkinliğini birlikte yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle sizlerden, uygulayıcılardan gelen talepleri dikkate alarak hazırladığımız Yargı Reformu Stratejisinde yer alan gecikmeyi önleyen, öngörülebilirliği sağlayan önemli düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışmalara devam ediyoruz.""2025 yılı yatırım programında 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor"Yargı teşkilatının fiziki imkanlarını her geçen gün arttırdıklarından bahseden Tunç, "2002’de sadece 78 müstakil adliyemiz varken, bugün bu sayıyı 391’e yükselttik. 2025 yılı yatırım programında bir kısmı inşaat ihalesi bir kısmı etüt-proje olmak üzere 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor. 2026 Yılı Yatırım Programında, 59 adliye, 2 adli tıp binası, 27 ceza infaz kurumu, 3 personel eğitim merkezi ve 7 ilde toplam 822 dairelik kamu konutu binası yapılması için teklifte bulunduk. En son teknolojilere uyumlu olarak tasarladığımız adliye binalarında; UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi dijital sistemleri daha etkin kullanılıyor, yargı süreçlerinin daha verimli, daha hızlı ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlıyoruz. Önem verdiğimiz konulardan biri de adalet personeli için konut teminidir. 2002 yılında 6 bin 285 olan kamu konutu sayısını 15 bin 928’e çıkardık. Sadece son iki buçuk yılda Adalet Teşkilatımıza 5 bin 225 kamu konutu kazandırdık. Önümüzdeki süreçte yapım ihaleleri ve alımlarla birlikte adalet teşkilatının konut ihtiyacını bütünüyle tamamlamayı hedefliyoruz" dedi."2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"Adaletin tecellisi için asıl olanın insan unsuru olduğuna dikkat çeken Tunç, "Bu kapsamda gerek nitelik gerek nicelik açısından insan kaynağımızın kapasitesini yükselttik. 2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda; Başarı sıralamasını 190 binden 100 bine yükselttik. Kontenjanları 14 bin 164’ten 10 bin 300’e düşürdük. Hukuk Fakültelerinde ikinci öğretimi kaldırdık. Dikey geçiş sistemini sonlandırdık. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını da önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi.Yargının iş yükünü azaltmak için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine de önem verdiklerini ifade eden Bakan Tunç, bu kapsamda ceza hukukunda uygulanan alternatif uyuşmazlık yöntemi olan uzlaştırma kurumuyla; 1 Ocak 2017 tarihinden bugüne kadar toplam 1 milyon 974 bin 813 dosyada uzlaşma sağlandığını vurguladı.Bilirkişilik sisteminin etkinliğini artırmak için, bilirkişilere eğitim verilmesinden performans ölçümüne kadar birçok alanda çalışmalara devam edildiğini ifade eden Tunç, bu kapsamda 3 Mayıs 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle bilirkişilik temel eğitimlerinin yalnızca Adalet Bakanlığı’nın izniyle; üniversiteler, Türkiye Adalet Akademisi ve kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşları tarafından verilmesini sağladıklarını söyledi.Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti:"Bu adım, bilirkişilerin daha nitelikli, tarafsız ve güvenilir biçimde görev yapmasına olanak tanıyacak, adaletin gecikmeden ve eksiksiz biçimde tecellisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu kapsamda 114 bin 264 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 30 bin 497 kişiye bilirkişilik yenileme eğitimi verildi. Yargının iş yükü de nüfus artışı, ticaretin gelişmesi, yeni suç tiplerinin ortaya çıkması ve bilişim suçları gibi faktörlere dayalı olarak sürekli artmaktadır. Şu anda; Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 116 bin, İlk derece mahkemelerinde 3 milyon 960 bin, İstinaf mahkemelerinde 1 milyon 591 bin, Temyiz mahkemelerinde ise 473 bin olmak üzere, toplam 12 milyon 140 bin derdest dosya bulunmaktadır. 2023 yılında 12 milyon 517 bin dosyada, 2024 yılında 13 milyon 896 bin dosyada karar verilmiştir. Geçtiğimiz yıl devreden dosya sayısı da 11 milyon 478 bindir. Bu yılın ilk 10 ayında geçen yıla oranla yüzde 4 oranında karara bağlanan dosya sayısında artış olmuştur.""Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır"Suç çetelerinin toplumun huzurunu zehirlediğini ifade eden Tunç, "Uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı kazanç kültürünü parlak bir yaşam imgesi gibi sunan bu yapılar, aslında milletimizin huzuruna, adaletin itibarına ve devletimizin bekasına yönelmiş birer tehdittir. Gençlerimizi kendi tuzaklarına çekmek, onları suçla tanıştırmak ve topluma karşı sorumsuz bir gelecek inşa etmek, bu yapıların esas hedefidir. Ancak şunu herkes bilmelidir ki; Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır. Aksine, hukukun bütün imkânlarıyla üzerine yürüyerek, suçun ve suçlunun karşısında duracak; adaletin erdemini ve kudretini her alanda gösterecektir. Gençlerimizi kandıran, toplumun huzurunu zehirleyen, devletimizin otoritesine meydan okuyan hiçbir yapılanma, Türk yargısının kararlı iradesi karşısında tutunamayacaktır" diye konuştu."Telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz"Dolandırıcılık fiillerinde artış olduğunu söyleyen Tunç, "Son yıllarda özellikle bilişim sistemleri ve telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz. Bu eylemler, yalnızca vatandaşımızın malına değil, devletin itibarı ve milletin güven duygusuna da saldırıdır. Hele ki hedef alınanlar yaşlılarımız, ömrünü alın teriyle geçirmiş büyüklerimizse, bu artık yalnızca bir suç değil, alçaklıktır. Bu tür eylemlere karşı devletin eli tereddütsüz şekilde inmeli, adalet gecikmeden tecelli etmelidir. Hiçbir dolandırıcının, hiçbir fırsatçının, hiçbir suistimalcini adaletin elinden kurtulmaması gerekir" dedi.Cumhuriyet savcıları soruşturma süreçlerinde; kolluğa verilen talimatları olayların mahiyetine uygun biçimde vermesi, fezlekelerin titizlikle incelenmesi ve her işlemin hukuk çerçevesinde yürütülmesi, adaletin itibarı açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Tunç, bu hassasiyetin, yargının gücünü arttırdığını; yargı mensubunun duruşunu sağlamlaştırdığını ifade etti.Tunç konuşmasını noktalarken, fikirleriyle bu sürece yön veren tüm yargı mensuplarına teşekkürlerini iletti.
Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 12:00 Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık" ATGV Antalya Hakimevi’nde düzenlenen Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor" ifadelerine yer verdi. ATGV Antalya Hakimevi’nde Yargı Teşkilatı Toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcıları ve BAM Başkanları, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Başkanları, Cumhuriyet Başsavcıları, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanları başta olmak üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Bakanlık birimlerinden gelen toplam 424 kişi katıldı. Toplantıda Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji (YRS) belgesinde belirlenen hedefler ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta kamuoyu ile paylaşılan, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisiyle belirlenen hedefler değerlendirildi. Daha hızlı ve daha güvenilir adalet hizmeti sunmak için gerçekleştirilen toplantıda, katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tunç, hedefin Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı kılmak olduğunu vurguladı. "Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" Adaletin bir hukuk kuralı olmadığını, bir ahlakın, bir inancın, bir nizamın ifadesi olduğunu belirten Tunç, "Bizim için adalet, vicdanın sesiyle aklın rehberliğini birleştiren bir anlayıştır. Köklü devlet geleneğimizde ve irfanımızda adalet; devletin direği, toplumun vicdanı olarak tanımlanır. Bizim medeniyetimizde adalet anlayışı, aynı zamanda ilahi bir temele taşınmıştır. Batı, adaleti aklın terazisine koyarak, adaleti bireyin hakkını koruyan bir zırh olarak inşa ederken, bizim medeniyetimizde adalet, hem aklın hem inancın terazisinde yer bulmuş ve böylece adalet hem bireyin hem toplumun huzurunu koruyan bir mihenk taşı olarak kabul edilmiştir. Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, yaşlı bir teyzenin duasında, bir çocuğun tebessümünde, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" ifadelerinde bulundu. "Anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir" Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi konusuna değinen Tunç, "Toplumlar geliştikçe, ticari uyuşmazlıklar çeşitlendikçe, teknoloji geliştikçe yeni suç tipleri doğdukça, nüfus, çevre, göç gibi yeni toplumsal sorunlar ortaya çıktıkça; amacı adaleti gerçekleştirmek olan hukukun bu amacı gerçekleştirmek için kullandığı araçlardan olan kanunlarda da yeni düzenlemeler, yeni değişiklikler kaçınılmaz olmaktadır. Bu kapsamda son 23 yılda mevzuatımızda bu ihtiyaçlara cevap verecek önemli adımlar atılmıştır. Temel kanunlarımızın tamamı yenilenmiş, yapılan anayasal reformlarla temel hak özgürlükler ve hak arama yolları gelişmiş, anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir. Bu dönemde planlı bir yargı Reformu süreci yaşanmış, Yargı Reform Belgeleri kapsamında güven veren bir adalet sisteminin tesisi için çok sayıda yargı paketi meclisimiz tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir" dedi. "5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle birlikte yeni faaliyetler belirlediklerinden bahseden Tunç, "Bu kapsamda son olarak Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle Hukukun Üstünlüğünü Esas Alan, Gecikmeyen ve Öngörülebilir Bir Adalet’ sistemi vizyonuyla 5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik. Belgeyle, Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi ve Süreçlerin Yeniden Yapılandırılması, İnsan Kaynakları Kapasitesinin Güçlendirilmesi, Ceza Adaleti Sisteminin Etkinliğinin Artırılması, Hukuk- İdari Yargı Süreçlerinin Etkinliğinin Artırılması, Adalete Erişimin Kolaylaştırılması başlıkları altında belirlediğimiz faaliyetleri ortaya koyduk. Yargı Reformları kapsamında adaletin hakkıyla tecellisi için başta insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi olmak üzere mevzuatın yenilenmesi ve fiziki imkanların artırılmasıyla ilgili olarak 3 temel alanı güçlendirmek için önemli reformlara imza attık. Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden okuyabilmek; Toplumsal ihtiyaçları doğru analiz etmeyi, Paydaşlarla güçlü bir iş birliği yapmayı ve Uzun vadeli etkileri öngörmeyi gerektirir. Bu anlayışla; milletvekillerimizin yasa tekliflerine teknik destek olmak için, hukukçularımız, akademisyenlerimiz ve Adalet Bakanlığımızın değerli yöneticileriyle birlikte kapsamlı bir istişare süreci yürütüyoruz. 2024 yılı içerisinde yasalaşan; 8. Yargı Paketiyle kişi haklarını güçlendiren, hak arama özgürlüğünü genişleten, kanun yollarını sadeleştirip hukuki güvenliği artıran düzenlemeleri hayata geçirdik" diye devam etti. Tunç konuşmasına şöyle devam etti: "9. Yargı Paketiyle; adil yargılanma hakkını, arabuluculuk mekanizmalarını, avukatların mesleki haklarını ve vatandaşlarımızın mülkiyet güvencelerini daha da sağlamlaştırdık. Adli yardım sistemini hızlandırdık, istinaf ve temyiz süreçlerini sadeleştirdik. 10. Yargı Paketiyle; ceza adaletini sağlamak adına önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Hastalar, yaşlılar, engelliler ve doğum yapmış kadınlar için özel infaz usulünden; Konutta infaz, hafta sonu veya geceleyin infaz gibi alternatif infaz usullerinin kapsamını genişletilmesine, Denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlığın ortadan kaldırılmasından; Toplumun huzur ve sükûnunun bozan suçlarda caydırıcılığın artırılmasına başta olmak üzere birçok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk. 11. Yargı Paketiyle, ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik ceza mevzuatında yapmayı planladığımız değişikliklerle toplumsal huzuru ve caydırıcılığı güçlendirmeyi, bilişim temelli dolandırıcılık suçlarıyla daha kararlı şekilde mücadele etmeyi amaçlıyoruz. 12. Yargı Paketiyle hukuk alanında düzenlemeler olacak böylece, hukuka güveni ve vatandaşın hak arama sürecinde etkinliğini birlikte yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle sizlerden, uygulayıcılardan gelen talepleri dikkate alarak hazırladığımız Yargı Reformu Stratejisinde yer alan gecikmeyi önleyen, öngörülebilirliği sağlayan önemli düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışmalara devam ediyoruz." "2025 yılı yatırım programında 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor" Yargı teşkilatının fiziki imkanlarını her geçen gün arttırdıklarından bahseden Tunç, "2002’de sadece 78 müstakil adliyemiz varken, bugün bu sayıyı 391’e yükselttik. 2025 yılı yatırım programında bir kısmı inşaat ihalesi bir kısmı etüt-proje olmak üzere 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor. 2026 Yılı Yatırım Programında, 59 adliye, 2 adli tıp binası, 27 ceza infaz kurumu, 3 personel eğitim merkezi ve 7 ilde toplam 822 dairelik kamu konutu binası yapılması için teklifte bulunduk. En son teknolojilere uyumlu olarak tasarladığımız adliye binalarında; UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi dijital sistemleri daha etkin kullanılıyor, yargı süreçlerinin daha verimli, daha hızlı ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlıyoruz. Önem verdiğimiz konulardan biri de adalet personeli için konut teminidir. 2002 yılında 6 bin 285 olan kamu konutu sayısını 15 bin 928’e çıkardık. Sadece son iki buçuk yılda Adalet Teşkilatımıza 5 bin 225 kamu konutu kazandırdık. Önümüzdeki süreçte yapım ihaleleri ve alımlarla birlikte adalet teşkilatının konut ihtiyacını bütünüyle tamamlamayı hedefliyoruz" dedi. "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık" Adaletin tecellisi için asıl olanın insan unsuru olduğuna dikkat çeken Tunç, "Bu kapsamda gerek nitelik gerek nicelik açısından insan kaynağımızın kapasitesini yükselttik. 2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda; Başarı sıralamasını 190 binden 100 bine yükselttik. Kontenjanları 14 bin 164’ten 10 bin 300’e düşürdük. Hukuk Fakültelerinde ikinci öğretimi kaldırdık. Dikey geçiş sistemini sonlandırdık. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını da önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi. Yargının iş yükünü azaltmak için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine de önem verdiklerini ifade eden Bakan Tunç, bu kapsamda ceza hukukunda uygulanan alternatif uyuşmazlık yöntemi olan uzlaştırma kurumuyla; 1 Ocak 2017 tarihinden bugüne kadar toplam 1 milyon 974 bin 813 dosyada uzlaşma sağlandığını vurguladı. Bilirkişilik sisteminin etkinliğini artırmak için, bilirkişilere eğitim verilmesinden performans ölçümüne kadar birçok alanda çalışmalara devam edildiğini ifade eden Tunç, bu kapsamda 3 Mayıs 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle bilirkişilik temel eğitimlerinin yalnızca Adalet Bakanlığı’nın izniyle; üniversiteler, Türkiye Adalet Akademisi ve kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşları tarafından verilmesini sağladıklarını söyledi. Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti: "Bu adım, bilirkişilerin daha nitelikli, tarafsız ve güvenilir biçimde görev yapmasına olanak tanıyacak, adaletin gecikmeden ve eksiksiz biçimde tecellisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu kapsamda 114 bin 264 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 30 bin 497 kişiye bilirkişilik yenileme eğitimi verildi. Yargının iş yükü de nüfus artışı, ticaretin gelişmesi, yeni suç tiplerinin ortaya çıkması ve bilişim suçları gibi faktörlere dayalı olarak sürekli artmaktadır. Şu anda; Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 116 bin, İlk derece mahkemelerinde 3 milyon 960 bin, İstinaf mahkemelerinde 1 milyon 591 bin, Temyiz mahkemelerinde ise 473 bin olmak üzere, toplam 12 milyon 140 bin derdest dosya bulunmaktadır. 2023 yılında 12 milyon 517 bin dosyada, 2024 yılında 13 milyon 896 bin dosyada karar verilmiştir. Geçtiğimiz yıl devreden dosya sayısı da 11 milyon 478 bindir. Bu yılın ilk 10 ayında geçen yıla oranla yüzde 4 oranında karara bağlanan dosya sayısında artış olmuştur." "Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır" Suç çetelerinin toplumun huzurunu zehirlediğini ifade eden Tunç, "Uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı kazanç kültürünü parlak bir yaşam imgesi gibi sunan bu yapılar, aslında milletimizin huzuruna, adaletin itibarına ve devletimizin bekasına yönelmiş birer tehdittir. Gençlerimizi kendi tuzaklarına çekmek, onları suçla tanıştırmak ve topluma karşı sorumsuz bir gelecek inşa etmek, bu yapıların esas hedefidir. Ancak şunu herkes bilmelidir ki; Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır. Aksine, hukukun bütün imkânlarıyla üzerine yürüyerek, suçun ve suçlunun karşısında duracak; adaletin erdemini ve kudretini her alanda gösterecektir. Gençlerimizi kandıran, toplumun huzurunu zehirleyen, devletimizin otoritesine meydan okuyan hiçbir yapılanma, Türk yargısının kararlı iradesi karşısında tutunamayacaktır" diye konuştu. "Telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz" Dolandırıcılık fiillerinde artış olduğunu söyleyen Tunç, "Son yıllarda özellikle bilişim sistemleri ve telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz. Bu eylemler, yalnızca vatandaşımızın malına değil, devletin itibarı ve milletin güven duygusuna da saldırıdır. Hele ki hedef alınanlar yaşlılarımız, ömrünü alın teriyle geçirmiş büyüklerimizse, bu artık yalnızca bir suç değil, alçaklıktır. Bu tür eylemlere karşı devletin eli tereddütsüz şekilde inmeli, adalet gecikmeden tecelli etmelidir. Hiçbir dolandırıcının, hiçbir fırsatçının, hiçbir suistimalcinin adaletin elinden kurtulmaması gerekir" dedi. Cumhuriyet savcıları soruşturma süreçlerinde; kolluğa verilen talimatları olayların mahiyetine uygun biçimde vermesi, fezlekelerin titizlikle incelenmesi ve her işlemin hukuk çerçevesinde yürütülmesi, adaletin itibarı açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Tunç, bu hassasiyetin, yargının gücünü arttırdığını; yargı mensubunun duruşunu sağlamlaştırdığını ifade etti. Tunç konuşmasını noktalarken, fikirleriyle bu sürece yön veren tüm yargı mensuplarına teşekkürlerini iletti.
Büyükşehir’den yeşil bayraklı parkta çevre ve çocuk hakları eğitimi
08 Kasım 2025 Cumartesi - 11:00 Büyükşehir’den yeşil bayraklı parkta çevre ve çocuk hakları eğitimi Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kız Çocuklarına Destek Derneği iş birliğiyle Yeşil Bayrak sertifikası alan Atatürk Kültür Parkın’nda çocuklara rehberlik edecek, çevre haklarının çocuklara aşılanmasına öncülük edecek uygulayıcılar için 3 saatlik rehberlik eğitimi verildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Kız Çocuklarına Destek Derneği tarafından UNICEF iş birliğiyle "Antalya Çevre Hakları Rotaları" projesi yürütüyor. Proje kapsamında ilk etapta Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanında bulunan ve çocukların yoğun olarak kullandığı parklar ve açık alanlar için hazırlanan çevre ve çocuk hakları odaklı eğitim rotaları için iş birliği yaptı. Parkların uluslararası standartlara uygunluğunu belgeleyen dünyaca prestijli Yeşil Bayrak sertifikasını alan Atatürk Kültür Parkı’nın daha iyi tanıtılması, şehir merkezlerinde yer alan parkların birer öğrenme alanı, spor alanı ve yürüyüş alanı olarak da bilinirliğinin sağlanması planlanıyor. Yapılan iş birliğiyle Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi, Park ve Bahçeler Dairesi ile ortak çalışma yapılarak yeşil bayrak alan Atatürk Kültür Parkı’nda ve diğer parklarda çocuk hakları odaklı eğitimlerin arttırılması sağlanacak. Uygulayıcılar için rehberlik eğitimi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği proje Antalya’da beş farklı çocuk hakları rotası hedefleniyor. Oluşturulan rotalar sadece yürüyüş ve doğa gözlemleri değil; çevre ve çocuk haklarının birlikte tartışılabileceği, öğrenilebileceği ve savunulabileceği uygulamalı bir eğitim ortamı haline getirilecek. Oluşturulan 5 rotadan biri olan Yeşil bayrak ödüllü Atatürk Kültür Parkı’nda çocuklara rehberlik edecek, çevre haklarının çocuklara aşılanmasına öncülük edecek uygulayıcılar için 3 saatlik rehberlik eğitimi verildi. "Şehir bir öğrenme ortamına dönüşüyor" Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Hayat Ekici Gürkan, proje ile çocuklarda orman ekosistemi, afetlere hazırlık, su kaynaklarının korunması ve iklim değişikliği gibi konularda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, "Çocuk hakları temelinde hazırlanan bu rotalar sayesinde şehrimiz aynı zamanda açık hava öğrenme ve spor ortamına dönüşüyor" ifadelerini kullandı. "Parklar öğrenme alanına dönüşüyor" Kız Çocuklarına Destek Derneği üyesi Özlem Ezgin, UNICEF desteğiyle yürütülen projenin yaygınlaşmasını hedeflediklerini vurgulayarak "Antalya çevre hakları ve biyoçeşitlilik açısından çok güçlü bir şehir. Bu rotalarla parkları sadece oyun alanı olmaktan çıkarıp, çocuk hakları ve çevre bilincinin konuşulduğu öğrenme alanlarına dönüştürüyoruz. Atatürk Kültür Parkı’nda belirlediğimiz duraklarda belediye personelinin bu uygulamaları çocuklarla yaygınlaştırmasını hedefliyoruz" dedi.
Öykünün en iyileri belli oldu
08 Kasım 2025 Cumartesi - 10:14 Öykünün en iyileri belli oldu Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin, 21-23 Kasım tarihlerinde 10’uncusunu düzenleyeceği 10. Antalya Edebiyat Günleri kapsamında, Türk edebiyatının en canlı alanlarından biri olan öykü dalında verilen ödüllerin bu yılki sahipleri açıklandı. Bu yılki ödülleri belirleyen Seçici Kurul’da Ayşen Işık, Gülay Kaplan, İbrahim Karaoğlu, Özcan Karabulut ve Şenay Eroğlu Aksoy yer aldı. Kurul, ‘En İyi Öykü Kitabı’ ödülünü bu yıl iki isme paylaştırdı. Cabir Özyıldız, Dünyanın Bütün Karıncaları isimli kitabıyla Özlem Dikeçligil ise Karanlığın İcadı’yla Antalya Edebiyat Günleri’nin 10’uncu yılında ödülün sahibi oldu. Özyıldız, kitabında ülke coğrafyasından Ortadoğu’ya uzanan geniş bir hattı ele alırken şiddet, yoksulluk ve gelenek baskısı altında ezilen insanların trajedisini kendine özgü, güçlü bir anlatım diliyle işlediği ve okuru bu deneyimin etkin bir öznesi haline getirdiği için ödüle değer görüldü. Dikeçligil ise özgün bakış açısı ve ayrıntılardan ördüğü çarpıcı atmosferle okuru içine çeken etkisi uzun süre hissedilen sarsıcı bir öykü dünyası kurmayı başardığı için aynı ödülün sahibi oldu. En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü ise Kağıttan Kaplan ile Ceyhan Usanmaz’a verildi. Seçici Kurul, yazma-yazamama meselesini merkezine alarak okuru kurmacanın sınır tanımaz alanına davet eden, edebiyatın içsel evrenine taze ve cesur bir bakış sunmayı başardığı için ödüle layık buldu. Ödüller, 21 Kasım Cuma saat 20.00’de Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek. Ayrıca, bu yılın ödül alanları 22 Kasım Cumartesi, Erdal İnönü Kent Parkı’nda saat 14.00-15.30 arasında Tuncer Çetinkaya moderatörlüğünde edebiyatseverlerle bir araya gelecek.