GÜNDEM - 08 Kasım 2025 Cumartesi 11:21

Kocasının yaşam tarzından etkilenen Alman Jessica, müslüman oldu

A
A
A

Almanya’da tanışarak evlenen Ersin ve Jessica Gödel çifti, yıllar süren yurtdışı hayatının ardından Türkiye’ye yerleşti. Aslen Tokatlı olan Ersin Gödel’in eşi Alman asıllı Jessica Gödel, Almanya’da İslamiyet’i seçmesinin ardından eşiyle birlikte Türkiye’ye taşınarak yeni bir hayata adım attı. Dört kız çocuğu annesi olan Jessica Gödel, Alanya’da kısa sürede hem çevresiyle kurduğu sıcak ilişkiler hem de sosyal medya paylaşımlarıyla büyük beğeni topladı.

Yaklaşık 15 yıl önce Almanya’da tanışan Ersin Gödel ve Jessica, kısa sürede birbirlerine olan sevgilerini evlilikle taçlandırdı. Ersin Gödel mslüman, eşi Jessica ise o dönem Hristiyan’dı. Ancak Ersin Gödel’in yaşam tarzı, aile yapısı ve inancı, Jessica’nın hayatında derin izler bıraktı. Bir süre sonra İslam’ı daha yakından tanımaya başlayan Jessica Gödel, kendi isteğiyle bir cuma günü camiye giderek şehadet getirip müslüman oldu. Çift ani bir kararla 3 sene önce Türkiye’ye gelmeyi ve hayatlarını, çocuklarını burada büyütmeye karar verdiler. Bu süreçte eşinin ve ailesinin desteğini her zaman hissettiğini belirten Jessica Gödel, Türkiye’ye taşınma kararını hayatındaki dönüm noktalarından biri olarak tanımladı.

Kocasının yaşam tarzından etkilenen Alman Jessica, müslüman oldu

Sosyal medyada Alanya ve Türkiye tanıtımı

Alanya’ya yerleştikten sonra aktif olarak sosyal medyada içerik üretmeye başlayan Jessica Gödel, kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Kendi açtığı sosyal medya hesabında hem Türkçe hem Almanca içerikler üreten Gödel, videolarında Alanya’nın güzelliklerini, Türk insanının misafirperverliğini ve yerel yaşamı anlatıyor. Kendine has Türkçe aksanı, doğal tavırları ve samimi anlatımıyla kısa sürede büyük bir takipçi kitlesine ulaşan Jessica Gödel, "Amacım hem Almanlara Türkiye’nin güzelliklerini göstermek hem de Türk takipçilerime bir yabancının gözünden ülkemizi anlatmak" diyor.

Mahallenin sevgilisi oldu

Alanya’da yaşadığı mahallede herkes tarafından sevilen Gödel, çevresindeki esnafın da gönlünü fethetti. Mahalle fırıncısı, kasabı herkes ondan övgüyle bahsediyor. Sabah saatlerinde çocukları okula bıraktıktan sonra fırına gidiyor. En sevdiği ekmekleri aldıktan sonra evin yolunu tutuyor.

Almanya’da müslüman olma sürecinden bahseden Jessica Gödel, "3 yıl önce Alanya’ya geldik. Eşim Türk. Biz evlendikten 7 yıl sonra müslüman oldum. Camiye gittim ve içini gezdim. Camide sohbet ediyorlardı. Bende oturdum. Sonra düşündüm O kadar güzel bir din bende çok beğendim. Ben sosyal medyada İslam dini hakkında araştırmalar yaptım. Cuma günü ben camiye gittim görevli imam ile birlikte şehadet getirerek müslüman oldum. O an benim en mutlu olduğum andı. Müslüman olduktan sonra namaz öğrendim ve namaza başladım. İlk başörtümü cenazede taktım bütün ailem oturduk ağladık’’ dedi.

"1 Alman kız müslüman oldu"

Sosyal medya hesabından paylaştığı videolardan sonra Almanya’da yaşayan bir kızın müslüman olduğunu aktaran Gödel, "Alanya’da insanlar benden çok mutlu benimle sohbet ediyorlar. Nasıl Türkçe öğrendim nasıl müslüman oldun diye sürekli konuşmak istiyorlar. Ben sosyal medyada video paylaşıyorum. Almanlar öğrenmek istiyor. Türkiye’de yaşamak nasıl bunlarla ilgili videolar paylaşıyorum. Paylaştığım videolar da bir Alman kız müslüman oldu ve bu da beni çok memnun etti. Bazen ise komik videolar çekiyorum" şeklinde konuştu.

Eşinin müslümanlık süreci ile konuşan Ersin Gödel ‘’Biz evlendiğimizde eşim müslüman değildi. Bizim dinimizde zorlama yoktur dedim. Müslümanlık sürecinde eşimi zorlamadım. Dinimizi ve kültürümüzü kendisine göstermeye çalıştım. Müslüman olma kararında bize sürpriz yaptı. Ogün cuma namazında müslüman oldu. Eşimin camide müslüman olduğundaki sesini duyduğumda tüylerim diken diken oldu. Çok güzel bir histi’’ dedi.

Kocasının yaşam tarzından etkilenen Alman Jessica, müslüman oldu

"Örf ve adetimize sahip çıkıyor"

Mahallede fırın işletmecisi olan Doğan Özmercan, "Jessica hanım her sabah gelir. Güzel bir Türkçesi var. Müslüman olmuş birisi. Kendisi doğal ekmek meraklısı. Ekmek ile ilgili her zaman soruları olur. Videolar çeker kendisi sosyal medyasında paylaşır. Aynı zamanda çok sıcak kanlı birisi. Sanki Türk gibi davranan bir hanımefendi. Dışardan gelen birisinin bizim örf ve adetlerimize sahip çıkması bizi mutlu ediyor’’ dedi. Mahalle kasabı Yılmaz Vural ise ‘’ Jessıca hanım iyi bir müşteri müslüman olmuş Alanya’ya yerleşmiş devamlı müşterimiz. İnsanlarla diyalogları güzel. Derdini herkese anlatabiliyor’’ ifadelerini kullandı.

Recep Karcı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ziraat Türkiye Kupası: Antalyaspor: 0 - Gençlerbirliği: 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 2. hafta maçında Antalyaspor, Gençlerbirliği’ni ağırlıyor. Mücadelenin ilk yarısı golsüz beraberlikle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 3. dakikada Hasan Yakub İlçin’in ceza yayı üzerinden kaleye çektiği şutta kaleci Erhan Erentürk başarılı oldu. 21. dakikada Ensar Tivsiz’in sağ kanattan gönderdiği ortaya ceza alanında Boli’nin kafa vuruşunda Erhan topun sahibi oldu. 45+1. dakikada Metehan’ın topuk pasıyla ceza alanı içerisinde topla buluşan Varesanovic’in vuruşu az farkla yandan autta çıktı. Stat: Corendon Airlines Park Hakemler: Direnç Tonusluoğlu, Selahattin Altay, Selim Şenöz Antalyaspor: Abdullah Yiğiter, Samet Karakoç, Hüseyin Türkmen, Bahadır Öztürk, Jesper Ceesay, Ensar Buğra Tivsiz, Abdülkadir Ömür, Hasan Yakub İlçin, Van de Streek, Doğukan Sinik, Yohan Boli Yedekler: Julian, Bünyamin Balcı, Giannetti, Paal, Soner Dikmen, Safuri, Saric, Gueye, Kerem Kayaarası, Poyraz Yıldırım Teknik Direktör: Sami Uğurlu Gençlerbirliği: Erhan Erentürk, Zan Zuzek, Dimitris Goutas, Abdurrahim Dursun, Samed Onur, Metehan Mimaroğlu, Ayotomiwa, Varesanovic, Fıratcan Üzüm, Dilhan Demir, Sekou Koita Yedekler: Ricardo Velho, Thalisson, Pereira, Hanousek, Oğulcan Ülgün, Ensar Kemaloğlu, Franco, Furkan Özcan, Seyfi Kiskanç, Martor Teknik Direktör: Metin Diyadin Kırmızı Kart: Metin Diyadin (dk. 12) (Teknik direktör) (Gençlerbirliği) Sarı Kartlar: Fıratcan Üzüm (Gençlerbirliği), Van de Streek (Antalyaspor)
Düzce Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon hastalığı Düzce Üniversitesi, Sağlık İl Müdürlüğü ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şubesi iş birliği ile düzenlenen "Tüberkülozun Güncel Yüzü: Sosyal Riskler, Bölgesel Veriler ve Halk Sağlığı Perspektifi" başlıklı toplantı gerçekleştirildi. Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve oturum başkanlığını Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Abidin Balbay’ın yaptığı toplantıya; Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Dr. Ege Güleç Balbay, davetli misafirler, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Derneğin Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, Tüberküloz Haftası’nın 1940’lardan beri kutlandığını hatırlatarak, her yıl ocak ayının ilk haftasında yapılan farkındalık etkinliklerin; yıllardır bu hastalığa büyük bir önem verildiğini ve veremle savaşın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini ifade etti. Yapılacak toplantı hakkında kısa bir tanıtım yapan Balbay, etkinliğe katılım sağlayan ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Yıllardır süre gelen bir hastalık Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, veremin yıllardır süre gelen bir hastalık olduğunu ifade ederek, Sağlık Bakanlığı’nın bu mücadeleye büyük bir destek sağladığını ve ilaçların da bakanlıkça karşılandığının bilgisini verdi. Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon, göğüs hastalığı olduğunu söyleyen Yasin Yılmaz, aslında bu hastalığa yakalanılmadan korunması gerektiğinin altını çizdi. Toplantının yararlı olması temennisinde bulunan Yılmaz, bilgi ve deneyimlerini paylaşan konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Gerçekleştirilen açılış konuşmalarından sonra Dr. Yasir Haşim, "Tüberküloz ve Sosyal Risk Faktörleri", Dr. Pelin İnce "Düzce’de Tüberkülozda Son Durum" başlıklı sunumlarını yaparken, Prof. Dr. Pınar Yıldız Gülhan ise "Tüberküloz Hala Bir Halk Sağlığı Sorunu mu" adlı çalışmasını katılımcılarla paylaştı. Tedavi edilir mi, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir? Tüberküloz (Verem hastalığı), hasta bir kişinin öksürme, hapşırma veya konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların solunmasıyla bulaştığının bilgisini paylaşan konuşmacılar, tüberkülozun günlük temasla, tokalaşmayla ve aynı eşyayı kullanmakla bulaşmayacağını söylediler. Hastalığa yakalananların 6 aylık bir ilaç tedavisi ile sağlığına kavuşabileceğini vurgulayan konuşmacılar, bu hastalığın belirtilerini ise; uzun süren öksürük, halsizlik ve kilo kaybı, gece terlemeleri, ateş, göğüs ağrısı şeklinde sıraladı. Tüberküloz hastalığının insanlık tarihi kadar eski bir tarihe sahip olduğunun vurgulandığı toplantıda, günümüzde tüm dünyada bir halk sağlığı sorunu olarak önemini korumaya devam ettiği anlatıldı. Tüberkülozun her yıl dünyada 10 milyon kişiyi etkilediğini ve 1 milyondan fazla ölüme neden olduğunu vurgulayan konuşmacılar, yapılan mücadelelerle Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de gerilediğinin bilgisi verildi. Tüberküloz hastalığının dünya çapında tüm hastalıklara bağlı ölüm nedenleri arasında ilk on hastalık içerisinde yer aldığını söyleyen konuşmacılar, yoksulluğun, aşırı kalabalığın, yetersiz beslenmenin, genel sağlık bilinci eksikliğinin ve HIV enfeksiyonu, sigara ve alkol kullanımı artışının bu hastalığın artışına neden olduğunu vurguladı.