Yerel Haberler
Antalya
2,5 yaşında konuşmayı bırakan 10 yaşındaki kızı için yardım bekliyor 12 Mayıs 2026 Salı - 10:44:00 Antalya’nın Alanya ilçesinde, 47 yaşındaki Kazakistanlı Dinara Kutlu, 2,5 yaşına kadar konuşan ve bir anda konuşmayı bırakan 10 yaşındaki kızı Aylin’in yeniden konuşabilmesi için hayırseverlerden destek istedi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle kızını özel klinikte tedavi ettiremediğini söyleyen anne Kutlu, "Hayatımda yüzüm gülmedi, kızım gülsün istiyorum. Bir hayalim var kızım bir gün bana anne diye seslensin’’ dedi. Alanya’da bir hayırseverin evinde ücretsiz olarak yaşamını sürdüren Dinara Kutlu, evde bakım maaşıyla geçinmeye çalışıyor. 10 yaşındaki kızı Aylin’in 2,5 yaşına kadar konuşabildiğini ancak daha sonra konuşma özelliğini kaybettiğini belirten anne Kutlu, yıllardır kızının yeniden konuşabilmesi için mücadele verdiğini söyledi. Hafta içi her gün kızını özel eğitim okulunda eğitim aldığını söyleyen Kutlu, öğretmenlerin desteğiyle eğitim sürecinin devam ettiğini ancak daha ileri tedavi için özel klinik desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Maddi durumlarının buna elvermediğini belirten anne, hayırsever iş insanlarına çağrıda bulundu. ‘’Kızım anne desin istiyorum’’ Kızının bir gün kendisine ‘anne’ demesini çok beklediğini belirten Dinara Kutlu, "Aslen Kazakistanlıyım ama Kazakistan’da kimsem yok yetim olarak büyüdüm. İki çocuk annesiyim. 10 yaşında konuşma engelli kızım var. 2,5 yaşından beri konuşamıyor. Özel eğitime gidiyor. Bir cümle bile söyleyemiyor. Çocuğumun tedavisi için özel klinikler var fakat benim durumum yok bir ablanın evinde geçici olarak kalıyoruz. Hayırsever iş insanlarını sesleniyorum hayatımda iyi bir şey yaşamadım. Kızım yaşasın hayatımda yüzüm gülmedi, kızım gülsün. Bir hayalim var kızım bir gün bana anne diye seslensin. Bir konuşmaya başlasın bağımsız yaşamayı öğrensin. Ben bir gün hayatımı kaybedersem kızım yalnız kalacak diye çok korkuyorum. Bu çocuğu görmezden gelmeyin’’ dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:37 30 yıllık mesai son telsiz anonsuyla sona erdi Antalya’da 1995 yılında başlayan ve 1 yıl sonra şehit edilen şehit babasının isminin verildiği polis merkezinde görev yapan 56 yaşındaki komiser meslekteki son gününde telsizden yaptığı anonsla mesai arkadaşlarına veda ederek emekliliğe ayrıldı. Türk Polis Teşkilatı’nda 1995 yılında göreve başlayan ve 1 yıl sonra teröristlerce kaçırılarak şehit olan babasının isminin verildiği Şehit Halit Küçük Polis Merkezi Amirliği’nde görev yaparak ve 30 yıl boyunca başarıyla hizmet veren komiser Recai Küçük, emekliliğe ayrıldı. Son görev yeri olan Antalya Emniyet Müdürlüğü Demircikara Polis Merkezi Amirliği’nde telsizin başına geçen Küçük, amirlerine ve meslektaşlarına son kez seslendi. Şehit babasının isminin verildiği polis merkezinde görev yaptı Yaptığı anonsta, 1995 yılından itibaren asli görevine başladığını ve 1996 yılında görev yerine gitmek üzere Malatya İli Şehirlerarası otobüs terminalinde bindiği araç yolda durdurularak otobüsten alınıp, 14 Ağustos 1996 tarihinde şehit edilen babası 3.sınıf Emniyet Müdürü Hasan Halit Küçük’ün isminin verildiği Elazığ Ağın ilçesinde bulunan polis merkezi amirliğinde göreve başladığını belirten ve duygulandığı görülen Küçük, "Özellikle ismi ile onur duyduğum ve babamın isminin verildiği Elazığ Ağın ilçesinde Şehit Hasan Hasan Küçük Polis Merkezi Amirliği’nde 7 yıl görev yaptım" dedi. Yaş haddinden emekli oldu Ardından Antalya’ya tayinin çıktığını söyleyen Komiser Recai Küçük, "Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde 17 sene görev yaptım. Bu görevim esnasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün belirttiği gibi ‘Polis vicdansızın karşısındadır’ sözü ile yüce Türk Milleti’nin duası ve desteği ile birçok başarılı iş ve operasyonlara kahraman arkadaşlarımla birlikte imza attık. Bugün yaş itibariyle emekli olacağımdan, bundan sona şanlı Türk Polisi’nin başarısını gururla takip edeceğim" ifadelerini kullandı. Helallik isteyerek son anonsunu yaptı Uzun yıllar asayişin sağlanması için çeşitli birimlerde özveriyle görev yapan Küçük, "Görev yaptığım süre boyunca gerek amirlerimin, gerek meslektaşlarımın güven ve desteğinden dolayı şükranlarımı arz ederim. Benden yana tüm hakları helal olsun. Değerli müdürlerimin, amirlerimin ve meslektaşlarımın da bana haklarını helal etmesini diliyorum. Sözlerimi sonlandırırken kahraman şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnetle anıyorum. Hayırlı görevler Allah’a emanet olun" sözleri ile amirleri ve meslektaşlarından helallik isteyerek son anonsunu yaptı.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:24 Hırsızlık ihbarına giden polis, özel garajda 5 aylık bebekle annesini buldu Antalya’nın Manavgat ilçesinde bir binanın garajında hırsız olduğu ihbarı üzerine adrese giden polis ekipleri, otomatik kapı açıldığında neye uğradığını şaşırdı. Ekipler, karşılarında hırsız yerine pusetteki bebeğine biberonla meyve suyu içirmeye çalışan madde bağımlısı bir anne buldu. Kadının kapısı açık olan otomobile girdiği, araç içerisinden ruhsat, anahtarlar ve garaj kumandasını alarak garaja sızdığı belirlendi. Olay, Manavgat ilçesi Şelale Mahallesi 3597 Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir apartmanın altındaki kapalı garajdan sesler geldiğini ve içeride yabancı birinin olduğunu fark eden vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan Manavgat Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çevrede güvenlik önlemi alarak garaj sahibine ulaştı. Heyecanlı bekleyişin ardından otomatik garaj kapısı kumandayla açıldı. Ancak kapı yukarı doğru kalktığında, ne polisler ne de mahalle sakinleri gördüklerine inanamadı. İçeride, 4-5 aylık olduğu tahmin edilen bebeğini pusette biberonla meyve suyu içirerek beslemeye çalışan bir kadınla karşılaşıldı. Yapılan incelemede, şahsın polis ekipleri tarafından daha önceden tanınan ve madde bağımlısı olduğu bildirilen D.Y. olduğu tespit edildi. D.Y.’nin, kullandığı maddenin etkisiyle, sahibinin kapısını kilitlemeyi unuttuğu bir otomobile girdiği; araç içerisinden ruhsat, anahtarlar ve garaj kumandasını alarak içeri sızdığı belirlendi. Gördüğü manzara karşısında büyük şaşkınlık yaşayan garaj sahibi kadın, eşiyle yaptığı görüşmenin ardından çalınan ruhsat, anahtar ve kumandasını teslim alıp şikayetçi olmadı. Ayakta durmakta güçlük çektiği gözlenen D.Y., polis ekipleri tarafından muhafaza altına alındı. Talihsiz bebek ve annesi, gerekli kontrollerin yapılması ve güvenli bir şekilde ailesine teslim edilmek üzere polis aracıyla olay yerinden götürüldü. D.Y isimli kadın 2025 yılı Mayıs ayında kullandığı madde etkisiyle Çağlayan Camii önünde park halindeki otomobile binerek ortadan kaybolmuş, polisin amansız takibi sonucu Sarılar Mahallesinde araç içerisinde sızmış vaziyette bulunmuştu.
Kazada yaralandı, çarpıştığı aracın sürücüsü ve çocuğunun korktuğunu görünce kendi acısını bir kenara attı
21 Kasım 2025 Cuma - 10:26 Kazada yaralandı, çarpıştığı aracın sürücüsü ve çocuğunun korktuğunu görünce kendi acısını bir kenara attı Antalya’nın Manavgat ilçesinde meydana gelen kazada yaralanan motosiklet sürücüsü, çarpıştığı otomobilin sürücüsü ile çocuğunun paniklediğini görünce kendi acısını bir kenara attı. Annenin ağlamaya başladığını gören motosiklet sürücüsü, "Ablam korkma. Ben iyiyim. Kolum bacağım ağrıyor sadece, çocuğa su içirin. Her şeyden önemlisi çocuk" dedi. Kaza, Manavgat ilçesi Yayla Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Barbaros Caddesi’nden gelip Remzi Güven Caddesi istikametine gitmekte olan Mümin Ş.’nin kullandığı 07 CFP 880 plakalı motosiklet, 2545. Sokak kesişimine geldiğinde Rümeysa A.’nın kullandığı 07 CBK 962 plakalı otomobille çarpıştı. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar yaralı motosiklet sürücüsünün yardımına koşarken, durumun 112 Acil çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bu sırada yerde acı içerisinde kıvranan motosiklet sürücüsü, çarpıştığı otomobilin sürücüsü ve küçük çocuğunun ağladığını fark edince kendi acını bir kenara bıraktı. Mümin Ş., "Ablam korkma. Ben iyiyim. Kolum bacağım ağrıyor sadece, çocuğa su içirin. Her şeyden önemlisi çocuk" diyerek durumunun iyi olduğunu, panik yapmamalarını istedi. O anlar cep telefonu kamerasına yansırken, Mümin Ş. sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
ALKÜ, URAP sıralamasında 27 basamak birden yükselip en büyük sıçrama yapan ikinci üniversite oldu
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:38 ALKÜ, URAP sıralamasında 27 basamak birden yükselip en büyük sıçrama yapan ikinci üniversite oldu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), URAP 2025-2026 Türkiye Genel Sıralaması’nda 27 basamak birden yükselip 198 üniversite arasında 118’inci sırada yer alarak, Türkiye’nin en büyük sıçrama yapan ikinci üniversitesi oldu. ODTÜ Enformatik Enstitüsü’ne bağlı URAP (University Ranking by Academic Performance) Araştırma Laboratuvarı, Türkiye’nin 2025-2026 dönemi üniversite sıralamasını yayımladı. URAP Türkiye Sıralamalarında üniversite sıralamalarının geçen yıla göre değişim tablosunda ALKÜ 27 basamak birden yükselerek 145’inci sıradan 118’inci sıraya yerleşti. URAP’ın güncel verilerine göre ALKÜ, Türkiye’de en fazla gelişim kat eden 2’nci üniversite oldu. URAP’ın bir başka değerlendirmesine göre ALKÜ, Tıp Fakültesi Olan Üniversitelerin 2025-2026 URAP Türkiye Sıralaması’nda da 8 basamak birden yükselerek 91’inci sıradan 83’üncü sıraya yerleşti. Yayımlanan güncel verilere göre ALKÜ, 2025 yılında makale, atıf, bilimsel doküman, uluslararası ve yurtiçi iş birlikleri, doktora mezunu sayısı, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı ve TÜBİTAK puanlarında 2024’e kıyasla tüm başlıklarda puan artışı göstererek dikkat çekici bir başarı elde etti. ALKÜ’nün performans verilerine göre; makale puanı 2024’te 86,10 iken 2025’te 97,78’e yükseldi. Atıf puanı 76,34’ten 83,83’e, bilimsel doküman puanı ise 87,39’dan 96,76’ya çıktı. Doktora göstergesi 29,27’den 30,29’a yükselirken, yurtiçi iş birliği puanı 39,53’ten 40,46’ya yükseldi. TÜBİTAK puanı da ölçeklenmiş verilere göre 14,92’den 72,07’ye yükseldi. Uluslararası iş birliği göstergesi puan türünde 41,23’ten 45,90’a, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısında 44,65’ten 45,76’ya çıktı. Rektör Türkdoğan: "ALKÜ, sadece yükselen değil; hedef koyan bir üniversitedir" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, 10 yıllık genç bir üniversite olan ALKÜ’nün son yıllarda birçok alanda Türkiye’nin en iyi üniversiteleriyle yarışır duruma geldiğinin altını çizerek, "URAP sonuçları, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nin artık Türkiye’nin en hızlı yükselen üniversitelerinden biri olduğunu teyit etmiştir. 27 basamaklık bu büyük sıçrama; akademisyenlerimizin bilimsel üretkenliğinin, öğrencilerimizin başarısının ve üniversitemize duyulan güvenin bir sonucudur. Biz 10 yıllık genç bir üniversite olabiliriz; ancak hedeflerimiz ve vizyonumuz, köklü kurumlarla yarışacak düzeydedir. ALKÜ bugün, bilimde, projede, uluslararasılaşmada ve toplumsal katkıda ülkemizin köklü üniversiteleriyle aynı kulvarda koşmaktadır. TÜBİTAK, Avrupa Birliği ve ulusal kurumlarla yürütülen projeler, artan akademik yayınlarımız, yükselen iş birliği göstergelerimiz ve yeni kurulan TEKNOPARK ile birlikte ALKÜ artık bölgesine değil, Türkiye’ye değer üreten bir merkez hâline gelmiştir. Bu başarı bir son değil; daha büyük hedeflere yürüyüşümüzün başlangıcıdır. ALKÜ, güçlü akademik kadrosu, kararlı yönetimi ve çalışkan öğrencileriyle yükselişini sürdürecek. Biz, geleceğin üniversitesini bugün inşa ediyoruz" şeklinde konuştu.
Uluslararası Resort Turizm Kongresi gerçekleştirildi
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:14 Uluslararası Resort Turizm Kongresi gerçekleştirildi 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda Antalya’da gerçekleştirildi. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından, "yeni stratejilerle farklılık dizayn et" temasıyla bu yıl 15.’si düzenlenen Uluslararası Resort Turizm Kongresi, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda Antalya’da gerçekleştirildi. Kongrenin açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Erkan Yağcı katıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin Antalya’nın turizm gelirlerinden yatak kapasitesine, milli park sayısından antik kentlere her alanda zirveyi temsil ettiğini belirterek, "Bununla övünüyoruz ama bu bize bir konfor alanı sunmamalı. Turizm çok rekabetçi sektör. Yeni rekabet alanları, yeni destinasyonlar geliyor. Bu rekabete hazır olmamız lazım. Aksi takdirde sektörden silinme riskiyle karşı karşıya kalıyorsunuz" dedi. Krizlerin aynı zamanda fırsatları da getirdiğine işaret eden Şahin, "Pandemi bir tünelse girişinde neredeydik nerelere geldik? Rakiplerimizin önüne geçtik. Bu başarı, akıllı stratejilerle yeni hikayeler yazarak, ön alarak oldu. Önümüzde yeni krizler, zorluklar var. Örneğin sürdürülebilirlik hususunda ön almazsak pandemi benzeri bir tünele girip çıkışında geride kalma riskiyle karşı karşıya kalırız" diye konuştu. "Turizm, Türkiye ekonomisinin stratejik kaldıraçlarından biri" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz da konuşmasında, bu yılki kongre için belirlenmiş olan "yeni stratejilerle farklılık dizayn et" temasının sadece turizm sektörü için değil, aslında tüm ekonomi için kritik bir yol haritası sunduğunu vurguladı. Sadece bir sektör olarak değil Türkiye ekonomisinin stratejik kaldıraçlarından biri olarak ele aldıkları turizmde dönüşümün ekonomik etkisine, küresel değişimler ışığında yeni stratejilere duyulan ihtiyaca dikkat çeken Yılmaz, "Turizm, Türkiye için bir gelir kalemi olmanın çok ötesinde cari açığın daraltılmasında, döviz girişinin sürdürülebilirliğinde, hizmet ihracatının büyümesinde, istihdamın geniş tabana yayılmasında, bölgesel kalkınmanın hızlanmasında anahtar rol oynayan stratejik bir alandır" dedi. Sektöre dair bazı önemli verileri aktaran Yılmaz, banka ve kredi kartları harcamalarında turizme ilişkin kalemlerde Temmuz-Ekim döneminde yüzde 12,8’lik büyüme gözlemlenmiş olmasının yanı sıra havayolu harcamalarının yüzde 61,3, seyahat acenteleri harcamalarının yüzde 81,6, konaklama harcamalarının ise yüzde 53,2 seviyesinde arttığını söyledi. "Turizmde dönüşümle fark oluşturulabilir" Turizm gelirlerinin cari açığı telafi ettiği bir ekonomide enflasyonun yüksek seyrettiği bir dönemde döviz kazandırıcı gücü olan sektörün öneminin arttığını vurgulayan Yılmaz, tüm verilerin, turizmin artık ülkemizde ekonomik aktivitenin direnç noktası haline geldiğini gösterdiğini belirtti. Sezgin Yılmaz, turizmde dönüşümle fark oluşturulabileceğine dikkat çeken kongrenin bu yılki "yeni stratejilerle farklılık dizayn et" temasının İş Bankası’nda süregelen bir anlayış olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: "Değişen dünya düzeninde geleceğe yönelik öngörü ile hareket ederek oyunda kalmanın ötesinde oyunun kurallarını belirliyoruz. Biliyoruz ki yapay zekanın, ileri teknolojinin başrolü aldığı günümüz dünyasında varlığımızın daim olması için daha ileri teknolojiyle evrilmeye devam ediyoruz. Bu bakış açısıyla iş yapıyor olmanın ülkeye katma değerle döneceğini biliyoruz. İşte tam da böyle bir öngörüyle turizmde de bir dönüşümden bahsetmek istiyorsak, böyle bir dönüşümde rol almak istiyorsak bilmeliyiz ki daha nitelikli turist, daha yüksek kişi başı harcama, daha uzun konaklama süresi, daha çeşitli destinasyonlar, daha düşük karbon ayak izi, daha yüksek dijital deneyim standartlarına erişmeliyiz." 2023 Kasım ayında yine AKTOB Kongresi’nde "sektöre 2 yıl içinde ilave 1 milyar dolar kaynak aktaracaklarına" yönelik verdikleri sözü 2 yıl dolmadan yerine getirdiklerini ifade eden Yılmaz, bu kaynağın yüzde 33’lük kısmını Antalya’ya aktardıklarını söyledi. "Antalya’da her 5 TL krediden 1 TL’si İş Bankası tarafından finanse ediliyor" Sezgin Yılmaz, Antalya’da tüm ticari kredilerin yüzde 45’inin turizm kredilerinden oluştuğunu, turizm kredilerinde özel bankalar içerisinde her 5 TL krediden 1 TL’sinin İş Bankası tarafından finanse edildiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "İş Bankası, turizm camiasının sadece bir finansörü olmak adına değil değer üreten, dijitalleşmeyi hızlandıran, sürdürülebilirliği destekleyen bir iş ortağınız olmak adına hareket ediyor. Sizlerin ihtiyaçlarından yola çıkarak kendi dijital dünyamız, inovasyon hareketlerimizle size yepyeni sürdürülebilirliği olan çözümler sunmaya devam edeceğiz. Varlığımızı, gücümüzü bu ülkeden alıyorken ülkemizin hikâyesini dünyaya anlatan en güçlü sahnelerden biri olan turizm ile bu gücü katma değerle ülkemize taşıyor olacağız. Çünkü biliyoruz ki bu sahnenin değeri kültürel zenginliğimiz kadar ekonomimizin stratejik dayanıklılığıdır." "Turizmcilerle uzun maraton koşmaya varız" 2026 yılı sonuna kadar turizm sektöründe gerçekleşmesi beklenen yeni otel yatırımlarının bütçesinin 2,38 milyar dolar olduğunu, bu bütçenin yüzde 31’lik kısmına denk gelen yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırımın Antalya’daki otel projelerinden oluştuğunu belirten Yılmaz, "Biz Antalya’da bunların tamamını finanse etmeye, fizibilitesine uygun bir şekilde destek vermeye hazır olduğumuzu tekrar vurgulamak istiyorum. Sadece finansman boyutunda değil diğer konularda da turizmcilerin yanında olmaya, onlarla uzun maraton koşmaya varız." AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu ise turizm sektörünün büyük bir dönüşümden geçtiğini, seyahat nedenlerinin, beklentilerin, misafir profilinin değiştiğini; sürdürülebilirlik beklentileri ve dijital dönüşümün de sektöre her zamankinden daha fazla yenilikçi olmaya zorladığını söyledi. 2025 yılının ilk 9 ayında geceleme sayılarının yüzde 60’tan fazlasının Antalya’da gerçekleştiğine işaret eden Kavaloğlu, önümüzdeki dönemlerde Antalya konaklama sektörü olarak üç temel önceliklerinin sürdürülebilir ve yüksek nitelikli turizm, dijital dönüşüm ve veri odaklı yönetim, pazar çeşitliliği ve yenilikçi tanıtım olacağını belirtti. Kavaloğlu, "Bu üç başlık, turizmin hem ekonomik hem ekolojik geleceğini belirleyecek. Bu vizyonun hayata geçmesi için kamu ve özel sektörün el ele çalışması, yerel yönetimlerin destek vermesi ve sektör paydaşlarının ortak sorumluluk üstlenmesi gerekiyor" dedi. WTTC verilerine göre, 2024 yılında seyahat ve turizm sektörünün küresel ekonomiye 11,1 trilyon dolar katkı sağlayarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Kavaloğlu, önümüzdeki dönemde öne çıkan başlıca eğilimleri yapay zekâ ve akıllı destinasyonlar, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm, finansal esneklik ve erişilebilir lüks, krize dayanıklılık ve iklim bilinci, sezon dengesizliğini yönetme, dijital göçebelik, deneyimsel ve amaç odaklı seyahat ile oyun, spor ve e-spor turizmi olarak sıraladı. Antalya Büyükşehir Başkan Vekili Büşra Özdemir ise sonuna yaklaştığımız 2025 yılı turizm sezonunun, 2024 yılı rakamlarına paralel kapanacak gibi göründüğünü belirterek, çevremizde devam eden savaşlar, çatışmalar dikkate alındığında bu bir başarı olsa da uluslararası alanda rekabet ettiğimiz destinasyonlarda ciddi büyüme gerçekleştiğini, bu durumun geleceğimiz için önemli bir uyarı olarak dikkate alınması gerektiğini söyledi. Başarının sadece ağırlanan misafir sayısı ile ölçülmemesi gerektiğini, Antalyalıların mutluluğunun da büyük önem taşıdığını söyleyen Özdemir, "Bu nedenle yerel esnafın kazandığı, çiftçinin ürününe değer kattığı, gençlerin sektörde iş bulabildiği ve emeğinin karşılığını alabildiği bir modeli hep birlikte oluşturmalıyız. Antalya turizmi büyürken Antalya halkının refahı da büyümelidir" dedi. TÜROFED Başkanı Dr. Erkan Yağcı da konuşmasında, 2025 yılında dünyada turizm sektörü büyüklüğünün 2 trilyon 200 milyar dolara ulaşmasının, ortalama yüzde 3-5 aralığında büyümesinin beklendiğini belirtti. Sıra dışı bir gelişme olmadığı takdirde bu büyüme oranının önümüzdeki yıllarda da devam etmesinin, 2030 yılına gelindiğinde seyahat eden kişi sayısının 2 milyarı bulmasının öngörüldüğüne işaret eden Yağcı, Türkiye’nin gelirde 7. destinasyon olduğunu, önümüzdeki dönemde hedefin ilk 5’e girmek olacağını söyledi. Turizmde önümüzdeki dönemde hem dünyada hem de ülkemizde insan kaynağı eksikliğinin önemli bir sorun olacağını söyleyen Yağcı, bu alanda yeni politikalar geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Sektörün stratejik bir dönüşüm dönemine girdiğini vurgulayan Yağcı, "Bu dönüşümü hep beraber yapmamız lazım. En başta zihinlerimizde bir dönüşümü gerçekleştirmemiz gerekiyor. Sonra ürünlerimizi dönüştüreceğiz ve tamamıyla transformasyon dediğimiz dönüşümü oluşturarak önümüzdeki 5 yılı çok daha sağlıklı geçireceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
Antalya’da minik adımlarla ‘en haklı’ yürüyüş
20 Kasım 2025 Perşembe - 14:15 Antalya’da minik adımlarla ‘en haklı’ yürüyüş Antalya Konyaaltı Belediyesi, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında belediye bünyesinde bulunan kreşlerde eğitim gören çocukların hazırladığı pankartlarla bir yürüyüş gerçekleştirdi. Kendi hakları için yürüyüş yapan minikler, renkli görüntüler oluşturdu. Konyaaltı Belediyesi, Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Belediye bünyesinde bulunan; Gürsu, Hurma, Toros, Uncalı ve Doğa Çocuk Enstitüsü’nde eğitim gören minik öğrenciler, hazırladıkları renkli pankartlarla yürüyüş yaptı. Çocuk haklarına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen yürüyüş, kreş öğretmenleri eşliğinde gerçekleşti. Çocuklar pankartlara yazdıkları sloganları yürüyüş boyunca birlikte seslendirdi. "Bu yürüyüş çocukların sesi" Çocukların haklarının korunmasının ve onların güvenli bir ortamda büyümelerinin her toplumun en temel sorumluluğu olduğunu vurgulayan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Bugün gerçekleştirilen yürüyüş, sadece bir yürüyüş değil. Bu yürüyüş onların sesi oluyor ve böylelikle sahip oldukları hakları hep birlikte hatırlıyoruz. Çocukların kendilerini özgürce ifade edebildiği, eşit fırsatlara erişebildiği, sevgi ve güven içinde büyüdüğü bir dünya hepimizin ortak hayali olmalı. Kreşlerimizde eğitim gören miniklerimizin hazırladığı pankartlarla bu bilinçle yürümeleri bizim için çok kıymetli. Bu nedenle çocukların gelişimlerini destekleyen projeler üretmeye devam edeceğiz" dedi. "Farkındalığı artıran bir etkinlik" Yürüyüş sonrası konuşan Doğa Çocuk Enstitüsü Sorumlusu Cansu Tekbaş Gür, "20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü, çocuklarımızın doğuştan sahip oldukları hakları hatırlamaları açısından önemli bir gün. Biz de bugün, çocuklarımızın hazırladıkları pankartlarla doğada bir yürüyüş gerçekleştirdik. Hem anlamlı hem de çocukların farkındalığını artıran bir etkinlik oldu. Çocuklarımızın büyüme, beslenme, eğitim, sağlık ve kendilerini ifade etme gibi temel haklara sahip olduklarını kavramaları için bu organizasyonu düzenledik" ifadelerini kullandı.
Büyükşehir Başkan Vekili Özdemir: "Antalya’nın geleceği için iki kat daha fazla çalışıyoruz"
20 Kasım 2025 Perşembe - 13:12 Büyükşehir Başkan Vekili Özdemir: "Antalya’nın geleceği için iki kat daha fazla çalışıyoruz" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Başkan Vekili Özdemir, Antalya için ortak akıl ve bilimden güç alarak çalışma anlayışını güçlendiren her buluşmayı önemsediğini belirtti. Özdemir, "Antalya’nın geleceği için iki kat daha fazla çalışıyoruz. Antalya için çok önemli olan 4. Etap Raylı Sistem Projemizin ihalesini bir yıl önce yaptık. Her şey hazır, projemiz yatırım programına alınmadığı için kazmayı vuramıyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın ev sahipliğinde meslek odası başkanlarıyla bir araya geldi. Meslek Odası Eşgüdüm Kurulu’na davetleri için teşekkür eden Başkan Vekili Büşra Özdemir, iki kat daha fazla çalışarak, tüm projeleri hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. "Geleceğe yönelik projeler üretiyoruz " Meslek odaları ile yapılan toplantıları önemsediğini aktaran Büşra Özdemir, "Antalya’nın geleceğine yönelikte yatırımlar yapıyoruz. Bu tür toplantılar nezaketen yapılmış toplantılar değil. Sizler bu şehrin yapı taşlarısınız. Sizden alacağımız her görüş bizim için çok kıymetli. Antalya ülkemizin en hızlı büyüyen şehirlerinden biri. Biz sadece bugünün problemlerine değil, geleceğin problemlerine, geleceğe yönelik de projeler üretiyoruz. Hedefimiz 2030’da dirençli, 2040’ta iklime uyumlu, 2050’de ise tamamen sürdürülebilir bir Antalya oluşturmak. Bu Antalya’yı hep birlikte oluşturacağız" dedi. "Konyaaltı Sahili’nde mayıs ayında süre doluyor" Meslek odası başkanlarının sorularını yanıtlayan Başkan Vekili Özdemir, Konyaaltı Sahili’ne ilişkin bir soruya, "Sahilde 8+10+10 şeklinde bir sözleşme yapılmış. Mayıs ayında süre doluyor. Üniteleri Büyükşehir Belediyesi olarak yapmışız, ihaleye çıkılmış. Geçmiş dönemde Antalya Büyükşehir Belediyesi kirayı toplamayı becerememiş ki, başka bir şirkete kiraya verilmiş. Onlar işletmesine devam ediyor. Yıllık 200 milyon TL’nin üzerinde bir bütçe ayırarak, sahilin temizliğinden güvenliğine bütün masraflarını Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak biz karşılıyoruz. Boğaçayı Projesi gündemimizde. 1.25 km’lik bir alanda çalışma yapmayı planlıyoruz. 2026 yılı bütçemiz Büyükşehir Meclisi’mizde Cuma günü görüşülecek. Stratejik planımızda yer alan yapmamız gereken tüm konuları tek tek hayata geçireceğiz" dedi. 4. Etap Raylı Sistem yatırım programına alınmayı bekliyor Büşra Özdemir, Antalya’nın geleceği için çok önemli olan projelerden biri olan 4. Etap Raylı Sistem Projesi ile ilgili de şu açıklamayı yaptı: "Bir yılı aşkın bir zaman oldu ihalesi yapıldı. Her şeyimiz hazır ancak yatırım programına alınmadığı için kazmayı vuramıyoruz. Bunlar hep birlikte kamuoyu oluşturarak ele almamız gereken konular. Akdeniz Üniversitesi ile Konyaaltı’nı bağlayan çok kısa bir mesafe var. Üniversite’nin oradan Konyaaltı’na Antalyaspor kavşağına bağlanacak yol için üniversite ile görüşmelerimiz sürüyor. Sayın Valimizden de bu konuda destek bekliyoruz. O noktayı açtığımız zaman Antalya trafiği çok ciddi rahatlayacak." Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, meslek odası başkanlarının sorularını tek tek yanıtladı. Ziyaretin sonunda Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e günün anısına plaket takdim etti.
Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın"
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:55 Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın" Antalya’da düzenlenen 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Nisan ve Mayıs aylarına yönelik teşvikleri hatırlatarak, "Kış sübvansiyonlarını yeniden başlattık, vergi ve hizmet indirimlerini bu döneme yaydık, bilet fiyatları da yüzde 5 geriledi. Ama artık tüm kesimler taşın altına elini koymalı" dedi. Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde 5 yıldızlı bir otelde Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nce (AKTOB) "Design the Difference with New Strategies" temasıyla bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Resort Turizm Kongresi, sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılım sağladığı kongrede turizmin dönüşüm süreci, yeni pazar dinamikleri, global riskleri, dijitalleşme ve rekabetin değişen kuralları ele alındı. "2025 rezervasyonları olumsuzluklara rağmen güçlü ilerliyor" Burada konuşan Bakan Ersoy, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, 23 Nisan İstanbul depremi, Hindistan-Pakistan savaşı ve İsrail-İran geriliminin rezervasyon akışını yavaşlattığını hatırlatan Ersoy, buna rağmen hedeflerin tek tek aşıldığını söyledi. Türkiye’nin bu yılın ilk dokuz ayında 50 milyon ziyaretçi ağırladığını belirten Ersoy, gecelik turist harcamasının yüzde 9 artışla 116 dolara çıktığını, turizm gelirinin ise yüzde 5,7 yükselerek 50 milyar doları geçtiğini açıkladı. Arkeoloji çalışmalarının ulaştığı seviye, gece müzeciliği uygulaması, MICHELIN Guide genişlemesi, Neolitik Çağ keşiflerinin uluslararası etkisi ve turizm köyleri projelerindeki gelişmeleri detaylandıran Ersoy, 2026’da 800 arkeolojik çalışma yürütüleceğini söyledi. "Erken rezervasyon indirimlerini kapatmayın" Bakan Ersoy, hava yolu teşvikleri ve mevsim kaymalarıyla ilgili olarak sektöre kritik bir çağrı yaptı. Ersoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Özellikle biliyorsunuz bu sene itibarıyla bitmiş olan kış sübvanseleri var. Devlet Hava Meydanı’nın havalimanlarında, Antalya’da, Dalaman Havalimanı’nda uyguladığı, öncelikle o uygulamayı tekrar başlattık. İkinci olarak yüzde 50’lik vergi indirim uygulamasını Nisan ve Mayıs’ı dahil edecek şekilde genişlettik. Eskiden sadece Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarını kapsıyordu. Şimdi Nisan ve Mayıs aylarında kapsıyor. Aynı şekilde havalimanı otoriterleriyle, DHM operatörleriyle ve havalimanı işletmecileriyle konuşarak, uçakların Nisan ve Mayıs ayına denk gelen hizmet indirimlerinde yüzde onluk indirim yaptık ve uçaklar da bunların sonucu olarak Nisan ve Mayıs itibariyle bu iki ay için özellikle yüzde beşlik bilet fiyatlarını aşağıya çektiler. Tur operatörlerine de bilgi verildi. Bu noktada hepimizin taşın altına elini koyması gerekiyor. Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini geçen sene olduğu gibi erkenden kapatmamamız gerekiyor. Rus bayramı için konuşmuyorum ama özel bayram dönemleri hariç. Rezervasyonlar dolana kadar indirimleri korumalıyız. Birden satışlar iyi gidiyor diye hızlı bir şekilde kapatmamamız gerekiyor. Hep birlikte bu manevraya sahip çıkarsak sonuç alırız ve önümüzdeki sene de dahil olmak üzere bu süreci uzatırız." Bakan Ersoy, mevsim kaymalarının devam edeceğini, rakip Körfez ülkelerinin turizm yatırımlarını artırdığını ve Türkiye’nin bu rekabete seyirci kalmayacağını da vurguladı. "Turizmde bildiğimiz dönemi geride bıraktık" AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, turizmde artık nitelik ve özgün stratejilerin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Kavaloğlu, "Artık turizmde ‘iyi olmak’ yetmiyor. ‘Ben de varım’ demek, ‘ben de aynı ürünü sunuyorum’ demek, rekabette bizi bir adım ileri taşımıyor. Başarı, fark sağlayan, kendi özgün hikâyesini cesurca anlatan destinasyonların elinde" dedi. Pandemi sonrası değişen seyahat motivasyonları, iklim krizi, yapay zekâ, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmaların sektörü yeniden tasarlamayı zorunlu kıldığını belirten Kavaloğlu, Antalya’nın sahip olduğu fiyat-kalite dengesi, hava yolu kapasitesi, konaklama altyapısı ve genç nüfusu ile rekabette öne çıktığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bizim hedef rakiplerimiz Fransa, İspanya ve İtalya’dır. Yükselen sabit maliyetlerin döviz kurundaki artışın üzerinde seyretmesi ise fiyat-performans rekabetindeki avantajımızı azaltıyor. Tüm bu zorluklara rağmen, fayda-maliyet dengesini her zaman misafirlerimizin lehine korumaya devam ediyor, rakiplerimizle var gücümüzle yarışıyoruz. Ülkemizde 2025 yılının ilk 10 ayında gerçekleşen gecelemelerin yüzde 60’tan fazlası şehrimizde yapılmıştır. Bu yıl yakaladığımız güçlü performans, 2026 yılına da büyük bir umutla girmemizi sağlıyor. Önümüzdeki yıl, tüm zorluklara rağmen aşmamız gereken bir geçiş yılı olacaktır. Bizim rekabet modelimiz fiyat değil, değer rekabetidir. Bizim farkımız indirimli olmak değil, daha iyi olmaktır" diye konuştu. "Antalya turizmi büyürken Antalya halkının refahı da büyümeli" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Dirgen Özdemir, kentin ağırladığı misafir sayısının sürdürülebilirlik açısından taşıma kapasitesini zorladığına dikkat çekti. Özdemir, "Antalya olarak gecelemenin yarısından fazlasını üstleniyoruz. Bu yoğunluğun taşıma kapasitesinin üzerine çıkması doğal ve kültürel zenginliklerimiz açısından risk taşıyor" dedi. Yerel yönetimlerin turizmden aldığı payın artırılmasının önemine değinen Özdemir, "Gerçek başarı; turizmin gelişirken Antalya halkının memnuniyetinin, yerel esnafın kazancının, çiftçinin ürününün değerinin artmasıdır" ifadelerini kullandı. "Turizm çok krizli bir sektör, buna hazır olmalıyız" Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın her alanda Türkiye’nin en büyük turizm merkezi olduğunu, ancak bunun bir konfor alanı sağlamaması gerektiğini söyledi. Şahin, "Yeni rekabet alanları, yeni destinasyonlar geliyor. Çoklu krizlere hazır olmalıyız. Turizm sektörü krizlere şerbetli olmak zorunda" dedi. "Hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden güçlü değildir" KKTC Başbakanı Ünal Üstel de, Rum yönetiminin yıllardır uyguladığı kısıtlamaların uluslararası seyahat özgürlüğü ve turizm etiğiyle uyuşmadığını belirterek, "Hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden, üretiminden ve turizm vizyonundan daha güçlü değildir" dedi. Direkt uçuşların siyasi gerekçelerle engellenmesinin çağ dışı olduğunu ifade eden Üstel, buna rağmen KKTC’nin Akdeniz’in yükselen destinasyonlarından biri haline geldiğini söyledi.