Yerel Haberler
Antalya
Kedi kovalarken falezlerden düşüp mahsur kalan köpeğe film gibi kurtarma operasyonu 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:51:49 Antalya’da sahibi ile parkta gezerken bir kedinin peşine düşerek falezlerden düşerek mahsur kalan köpeği itfaiye ekipleri film gibi operasyonla kurtardı. Olay, saat 10.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Çağlayan Mahallesi Lara Caddesi üzerinde meydana geldi. İsminin Natalia olduğu yabancı uyruklu kadın sabah saatlerinde Nika isimli köpeğini Lara Caddesi üzerinde bulunan Falez Parka gezmeye getirdi. Bir süre köpeğini gezdiren kadın daha sonra yeşillik alanda köpeğinin oyun oynaması için tasmasını bıraktı. Bir süre park içerisinde oynayan Nika isimli köpek bir kedinin peşine düştü. Kedinin peşinden koşan Nika yakyaşık 40 metre yüksekliğindeki falezlerden düştü. Kedinin peşinden koşarken falezlerden düştü Köpeğinin falezlerden düştüğünü gören kadın çevredekilerden yardım istedi. Duyarlı vatandaşlar yabancı uyruklu kadına yardım için seferber olurken, dron operatörü olduğu öğrenilen bir kişi yanında bulunan dronu kaldırarak köpeğin düştüğü noktayı kontrol etti. Dron yardımıyla Nika’nın falezlerin orta noktasında bulunan bir alanda mahsur kaldığının belirlenmesi üzerine vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Dron yardımıyla yeri belirlendi İhbar üzerine verilen adrese giden Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanılğı’na bağlı ekip ilk olarak dronda köpeğin tam yerini tespit etti. Nika isimli köpeği mahsur kaldığı kayalık alandan kurtarmak için çalışmalara başlayan itfaiye ekipleri iple erişim teknikleri kullanarak köpeğin yanına ulaştı. Köpeği ilk olarak sakinleştiren itfaiye eri, ardından iple Nika’yı kendi vücuduna bağladı. Ardından itfaiye eri ve Nika isimli köpek vatandaşların da yardımıyla yukarıya çekildi. Operasyonla kurtarıldı Film gibi bir operasyonla mahsur kaldığı yerden kurtarılan Nika sahibine teslim edilirken, yabancı uyruklu kadın büyük mutluluk yaşadı. Köpeğine sarılan ve öpen kadın Nika’ya su vererek patilerini temizledi. Kayalıklardan düşerek mahsur kalan köpeğine kavuşmanın mutluğunu yaşayan kadın sevincini itfaiye erine sarılarak kutladı. Nika’yı kurtaran itfaiye ekiplerine teşekkür eden yabancı uyruklu kadın daha sonra köpeği ile birlikte bölgeden ayrıldı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:46 ANTGİAD 2. Ödüllü Satranç Turnuvası büyük heyecana sahne oldu Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) ile Türkiye Satranç Federasyonu Antalya İl Temsilciliği iş birliğinde düzenlenen 2. Ödüllü Satranç Turnuvası, yoğun katılım ve büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. Antalya Kapalı Spor Salonu Satranç Merkezi’nde düzenlenen organizasyonda; 8 yaş ve altı, 10 yaş ve altı ve 12 yaş ve altı kategorilerinde yarışan lisanslı sporcular, strateji, sabır ve analitik düşünme becerilerini sergilediler. Turnuvada dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller takdim edildi. Kategorilerinde birinci olan öğrencilere tablet, ikinci olan öğrencilere akıllı saat, üçüncü olan öğrencilere kulaklık, dördüncü ve beşinci olan öğrencilere ise hediye çeki verildi. "Satranç, düşünme disiplinidir" Turnuvanın açılış konuşmasını gerçekleştiren ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, satrancın yalnızca bir oyun olmadığını vurgulayarak, gençlerin analitik düşünme becerilerinin geliştirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Yavaş konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Satranç; sabırdır, öngörüdür, stratejidir, analizdir ve en önemlisi düşünme disiplinidir. Bugün burada gençlerimizin geliştirdiği analitik düşünme yeteneği, yarının dünyasında onları öne çıkaracak en güçlü becerilerden biri olacaktır." "Gençlerimize sadece bilgi değil, düşünme becerisi kazandırmalıyız" Eğitim sisteminde analitik düşünmeyi güçlendirecek modüllerin artırılması gerektiğine dikkat çeken Yavaş, ezber odaklı yaklaşımların yerini sorgulayan ve stratejik düşünebilen bireylerin yetişmesine bırakması gerektiğini belirtti. Yavaş konuşmasında şu değerlendirmede bulundu: "Gençlerimize sadece bilgi vermek yetmez. Onlara nasıl düşüneceklerini öğretmemiz gerekiyor. Çünkü güçlü birey; çok bilen değil, doğru düşünebilen bireydir." Atatürk vurgusu Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünce dünyasına da özel bir bölüm ayıran Ercan Yavaş, Atatürk’ün hayatı boyunca tam 3 bin 997 kitap okuyarak kendisini sürekli geliştirdiğini ve bu birikimi güçlü bir analiz ve sentez kabiliyetiyle birleştirdiğini ifade etti. Yavaş, "Atatürk hem okuyan hem de okuduğunu analiz eden, sorgulayan ve yeni sonuçlar üreten olağanüstü bir zihindi. İmkansız denilen savaşların kazanılmasının ve bir Cumhuriyetimizin kurulmasının arkasında da bu güçlü ve analitik düşünce sistemi vardı" dedi. "Geleceği düşünebilen nesiller inşa edecek" ANTGİAD olarak yalnızca iş dünyasına değil, gençlerin zihinsel gelişimine de yatırım yaptıklarını belirten Yavaş, geleceğin; analiz edebilen, strateji kurabilen ve çözüm üretebilen gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi. Turnuva boyunca sporcuların centilmence mücadelesi büyük beğeni toplarken, aileler ve katılımcılar organizasyona yoğun ilgi gösterdi. Etkinlik sonunda dereceye giren öğrencilere ödülleri Başkan Ercan Yavaş tarafından takdim edildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:43 Manavgat’ta başpehlivanlık kemeri Feyzullah Aktürk’ün CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nin ikinci etabı olan "Akdeniz’in Kırkpınar’ı" olarak anılan Manavgat Belediyesi 13. Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri, büyük bir coşku ve yoğun katılımla tamamlandı. Ilıca Er Meydanı’nda 8 Mayıs Cuma günü başlayan organizasyonda Türkiye’nin dört bir yanından yaklaşık 2 bin pehlivan, er meydanına çıktı. Başpehlivanlık boyunda ise toplam 72 güreşçi mücadele etti. Başpehlivanlık final müsabakasında Ali Gürbüz ile Feyzullah Aktürk karşı karşıya geldi. Büyük çekişmeye sahne olan karşılaşmada normal sürede yeniş çıkmayınca mücadele puanlamaya taşındı. Nefes kesen puanlama bölümünde Feyzullah Aktürk, rakibini mağlup ederek altın kemerin sahibi oldu. Mustafa Taş ve Serhat Elvan da üçüncülük kürsüsünü paylaştı. Güreşlerin son gününe Antalya Valisi Hulusi Şahin, Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri, federasyon yetkilileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tribünleri dolduran güreşseverler, gün boyu süren müsabakaları ilgiyle takip etti. Ağalık ihalesini Hasan Özden kazandı Geleneksel ağalık ihalesi de heyecan dolu anlara sahne oldu. İhaleyi, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Seaden Hotelleri sahibi iş insanı Hasan Özden kazandı. Özden, 13 milyon liralık teklifiyle güreş ağalığı unvanının sahibi oldu. Aktürk’ün şampiyonluk yolu Başpehlivan Feyzullah Aktürk, 3 gün boyunca başarılı bir performans sergiledi. Aktürk, sırasıyla Rıza Yıldırım, Ertuğrul Dağdeviren ve Tolga Turan’ı mağlup ederek çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Erkan Taş’ı eleyen Aktürk, yarı finalde Serhat Elvan karşısında galip gelerek adını finale yazdırdı. Finalde de Ali Gürbüz’ü puanlamada geçerek şampiyonluğa ulaştı. Başkan vekili Çiçek’ten emeği geçenlere teşekkür Organizasyonun ev sahibi Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, güreşlerin ardından yaptığı açıklamada, etkinliğin başarıyla tamamlanmasından büyük gurur duyduklarını belirtti. Çiçek, Manavgat’ın yağlı güreş geleneğinde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyerek, "Üç gün boyunca er meydanımızda ata sporumuzun en güzel örneklerini izledik. Türkiye’nin dört bir yanından gelen pehlivanlarımız, centilmence mücadele ederek bizlere çok güzel mücadeleler izletti. Manavgat Belediyesi olarak bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyoruz. Manavgat Belediyesi 13. Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza, federasyonumuza, sponsorlarımıza, güreş ağamıza ve özveriyle çalışan ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü ise tribünleri dolduran, er meydanını yalnız bırakmayan vatandaşlarımıza ediyorum" ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: "Nasıl ki savunma sanayinde yerlilik oranımızı zirveye taşıdıysak, sağlık endüstrisinde de aynı başarı hikayesini yazacağız"
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:12 Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: "Nasıl ki savunma sanayinde yerlilik oranımızı zirveye taşıdıysak, sağlık endüstrisinde de aynı başarı hikayesini yazacağız" Antalya’da başlayan HIMSS Eurasia Sağlık Bilişimi ve Teknolojileri Eğitimi, Konferans ve Fuarı’nda Türkiye’nin sağlıkta dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamalarında ulaştığı seviyeye ilişkin değerlendirmeler öne çıktı. Açılışta konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Dijital sağlık alanında dünya çapında marka ülke haline geldik" sözleriyle Türkiye’nin EMRAM Seviye 7 hastanelerden yerli yapay zekâ sistemlerine uzanan yeni bir döneme geçtiğini vurguladı. Memişoğlu, "Sağlıkta tam bağımsızlık, en az savunma sanayindeki bağımsızlık kadar kritiktir, stratejiktir. Nasıl ki savunma sanayinde yerlilik oranımızı zirveye taşıdıysak, sağlık endüstrisinde de aynı başarı hikayesini yazacağız" ifadelerini aktardı. Türkiye’nin dijital sağlık altyapısındaki dönüşümü ve yapay zekâ tabanlı klinik uygulamaları, Antalya’da düzenlenen HIMSS Eurasia Sağlık Bilişimi ve Teknolojileri Eğitimi, Konferans ve Fuarı’nda geniş bir çerçevede ele alındı. 27-29 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen etkinlik, 17 ülkeden bin ziyaretçiyi bir araya getirirken, açılış törenine katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Türkiye’nin dijitalleşme yol haritasına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. "Sağlık sistemimizi klasik yöntemlerle idare etmek ülkemizin potansiyelini kısıtlamak olacaktır " Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık altyapısında son 25 yılda gerçekleşen dönüşümün temelinde dijitalleşme ve teknoloji kullanımının bulunduğunu belirterek, "Sağlık hizmeti sunumunda devreye aldığımız teknoloji, altyapı, yazılım ve uygulamalar Türkiye’de dijital dönüşümün öncüsü oldu. Dijital sağlık alanında dünya çapında marka ülke haline geldik. ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonu, dijitalleşmenin ötesine geçmiş; elimizdeki veriyi bilgiye, bilgiyi değere ve üretime dönüştüren yeni bir aşamaya evrilmiştir" ifadelerini kullandı. Küresel sağlık taleplerinin hızla değiştiğini, artan nüfus, hastalık profilleri ve krizlerin sağlık sistemlerini yeniden şekillendirdiğini belirten Memişoğlu, yeni dönemde klasik yönetim modellerinin yeterli olmadığını söyledi. Bakan, "Endüstri 4.0 dediğimiz, nesnelerin internetini, büyük veriyi ve yapay zekâyı konuştuğumuz bu çağda sağlık sistemimizi klasik yöntemlerle idare etmek ülkemizin potansiyelini kısıtlamak olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Dünyanın en saygın sağlık merkezleri arasındayız" Konuşmasında Türkiye’nin dijital hastane derecelendirmesindeki konumuna da geniş yer veren Bakan Memişoğlu, EMRAM Seviye 7 düzeyindeki hastanelerin hasta güvenliği ve klinik kalite açısından küresel standartları temsil ettiğini belirtti. Memişoğlu, "2025 yılı itibarıyla, dijital hastane derecelendirmesinde "Tam Olgunluk" anlamına gelen, yani teknolojinin hasta güvenliği için en üst düzeyde kullanıldığı EMRAM Seviye 7 sertifikasına sahip hastane sayımızı 9’a yükselttik. Bu hastanelerimiz sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en saygın sağlık merkezleri arasındadır. Ayrıca Seviye 6 kategorisinde yüzlerce hastanemizle, sağlıkta dijital standartları Anadolu’nun en ücra köşesine kadar yaygınlaştırdık. Dijitalleşme sürecimiz sadece hastane duvarları arasında değildir. Biz, veriyi yöneten değil, veriden değer üreten bir ülke konumundayız" şeklinde konuştu. "Sağlık bilgisini mekânın ve zamanın sınırlarından kurtardık" Türkiye’nin kişisel sağlık kayıt sistemi e-Nabız’ın dijital dönüşümün en güçlü ayaklarından biri olduğunu söyleyen Memişoğlu, 15-20 yıl önce hastanelerde dosya ve film taşınan dönemleri hatırlatarak, "e-Nabız sistemiyle bu devri kapattık. Artık elimizdeki bu telefonla bile hastamızın en güncel röntgenini, tomografisini anında görüyoruz. Bizim geldiğimiz noktada; Sağlık bilgisini, mekânın ve zamanın sınırlarından kurtardık. Artık Tüm verilerinizle, tüm sistemlerimizle sağlık, sizinle birlikte hareket ediyor, sizinle geliyor! Bu, koruyucu hekimlikten teşhise kadar vatandaşlarımıza sağladığımız en büyük kolaylık ve en güçlü güvencedir" sözleriyle dijital veri yönetiminde gelinen noktayı özetledi. Üç yapay zekâ projesi: ARİS, METRA, RADİS Memişoğlu, TÜSEB ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen üç yerli yapay zekâ çözümünün sahada kullanılmaya başlandığını açıklayarak, şöyle devam etti: "Birincisi: ARİS - Yapay Zekâ Destekli Mobil Röntgen Sistemi. Düşünün ki; yoğun bakımda veya acil serviste bir hastamız var. Saniyelerin önemli olduğu bir an. Çekilen akciğer grafisini, cihaz üzerindeki yerli yapay zekâ anında analiz ediyor. Pnömotoraks mı var? Akciğerde sıvı mı toplanmış? Entübasyon tüpü doğru yerde mi? ARİS, saniyeler içinde hekime "Buraya dikkat et" diyor. Bu sistem, yüz binlerce görüntüyle eğitildi. Türkiye, bu teknolojiyi artık kendi mühendisleriyle üretiyor. İkincisi: METRA - Ulusal Mamografi Taramasında Yerli Yapay Zekâ. Her yıl KETEM’lerimizde 1,2 milyon kadınımıza meme kanseri taraması yapıyoruz. Bu devasa bir veri ve büyük bir sorumluluk. Geliştirdiğimiz METRA sistemi, radyologlarımıza "ikinci bir göz" oluyor. Gözden kaçabilecek en küçük lezyonu, milimetrik riskleri işaretliyor. Günde 4 bin, gerekirse 15 bi mamografiyi analiz edebilen bu sistemle, kanseri çok daha erken evrede yakalıyoruz. Hata payını minimize ediyoruz. Üçüncüsü: RADİS - Akılcı Görüntüleme Karar Destek Sistemi. Hastanın şikâyetine ve klinik tablosuna göre "En doğru tetkik hangisidir?" sorusuna, bilimsel kılavuzlar ve yapay zekâ desteğiyle yanıt veriyoruz. Bu anlattıklarım birer hayal değil, bugün sahadaki gerçeklerimizdir." "Sağlıkta tam bağımsızlık, savunma sanayii kadar kritik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk tıp dünyasına yönelik mesajını da aktaran Memişoğlu, sağlık alanındaki vizyonun sürdürüleceğini söyledi. Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin inovasyon ve yerli üretim hedefinin altını çizerek, "Sağlıkta tam bağımsızlık, en az savunma sanayindeki bağımsızlık kadar kritiktir, stratejiktir. Nasıl ki savunma sanayinde yerlilik oranımızı zirveye taşıdıysak, sağlık endüstrisinde de aynı başarı hikayesini yazacağız" ifadesini kullandı. Konuşmanın sonunda bilim insanlarına, sağlık çalışanlarına ve girişimcilere çağrı yapan Memişoğlu, "‘Yeni bir şey söyleyeceğim, yeni bir şey üreteceğim’ diyen kim varsa biz onun yanındayız" sözleriyle Türkiye’nin fikirden ürüne uzanan tüm inovasyon süreçlerini desteklediklerini belirtti.
Her bir GES hem sürdürülebilir enerji üretimine hem de çevresel iyileşmeye anlamlı bir katkı
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:56 Her bir GES hem sürdürülebilir enerji üretimine hem de çevresel iyileşmeye anlamlı bir katkı Fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden CW Enerji, Kayseri’de faaliyet gösteren bir firmanın çatısına 5560,87 kWp gücünde güneş enerji santrali (GES) kurulumunu tamamladı. Güneş enerji santrali ile yılda yaklaşık 545 adet ağacın atmosferden uzaklaştırdığı miktara eşit olan 3.611.985 kg karbondioksit salınımı önlenecek. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, hayata geçirdikleri her bir güneş enerji santrali ile hem sürdürülebilir enerji üretimine hem de çevresel iyileşmeye anlamlı bir katkı sunduklarını ve bununla gurur duyduklarını söyledi. Üretim süreçlerinden sahadaki uygulamalarına kadar tüm adımlarını çevreci bir yaklaşımla planladıklarını belirten Yılmaz, "Bizler için her GES projesi aynı zamanda bir çevre yatırımı anlamına geliyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak, teknolojiyi doğru kullanarak verimliliği yükseltmek ve geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Bu doğrultuda; Kayseri’de faaliyet gösteren bir firmanın çatısına 5560,87 kWp gücündeki GES’in kurulumunu tamamladık. Güneş enerji santrali ile yılda yaklaşık 545 adet ağacın atmosferden uzaklaştırdığı miktara eşit olan 3.611.985 kg karbondioksit salınımı önlenecek" dedi. Her yeni yatırımda sadece elektrik üretmeyi değil; karbon ayak izini azaltan, geleceğe daha temiz bir çevre bırakan çözümler sunmayı hedeflediklerini ifade eden Yılmaz, yenilenebilir enerji teknolojilerindeki uzmanlıkları sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında nitelikli GES projeleri gerçekleştirmeye devam ettiklerini kaydetti. Panel teknolojimizi sürekli geliştiriyoruz CW Enerji’nin geliştirdiği yüksek verimli güneş panellerinin projelerin enerji üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdığını ve uzun vadede yatırımcılara daha yüksek verimlilik sağladığını dile getiren Yılmaz, "AR-GE merkezimizde alanında uzman çalışma arkadaşlarımızla yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde panel teknolojimizi sürekli geliştiriyoruz. Daha güçlü hücre yapısı ve daha yüksek dayanıklılık sunan ürünlerimizle rekabet gücümüzü artırıyoruz. Bu teknoloji altyapısı, hayata geçirdiğimiz tüm GES projelerinin performansını ve sürdürülebilirliğini doğrudan güçlendiriyor. Yatırımlarımız hem enerji maliyetlerini düşürüyor hem de karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor" diye konuştu.
İleri dönüşüm ile eski kıyafetler ve tekstil atıkları değerleniyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:39 İleri dönüşüm ile eski kıyafetler ve tekstil atıkları değerleniyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi, çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalarına bir yenisini ekledi. Yetişkinlere yönelik düzenlenen "Eski Kıyafetlerle İleri Dönüşüm Atölyesi", katılımcılara hem çevre dostu üretim yöntemlerini tanıma hem de tekstil atıklarını yeniden değerlendirme fırsatı sundu. Katılımcılar hem keyifli vakit geçirdi hem de atık olarak görülen tekstil ürünlerinin aslında farklı amaçlarla yeniden hayat bulabileceğini deneyimledi. Atölye boyunca katılımcılar, kullanılmayan eski kot pantolon parçalarını değerlendirerek günlük yaşamda kullanılabilecek çantalar tasarladı. Eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimde, ileri dönüşümün hem çevreyi korumaya hem de aile ekonomisine katkı sağlayan yönleri detaylı biçimde anlatıldı. Katılımcılar, kendi elleriyle ürettikleri yeni ürünleri atölye sonunda teslim aldı. Eski kıyafetler yepyeni ürünlere dönüştü Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşlara çevre bilinci oluşturma amacıyla hizmete açtığı Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen atölyeler dikkat çekmeye devam ediyor. Son olarak düzenlenen "Eski Kıyafetlerle İleri Dönüşüm Atölyesi" vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Atölyede katılımcılara, kullanılmayan kıyafetlerin farklı tekniklerle yeniden kullanılabilir hale getirilebileceğine dair uygulamalı bilgiler verildi. Dikiş, kesim ve tasarım tekniklerinin işlendiği atölyede, daha az atık üretmenin ve var olan materyalleri değerlendirmeyi öğrenmenin sürdürülebilir yaşam adına önemli bir adım olduğu vurgulandı. Aile ekonomisine katkı sağlayan atölyeler Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin İklimlendirme ve Sıfır Atık Dairesi’ne bağlı Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi’nin sorumlusu olan Ahu Nur Şahin ileri dönüşümün çok kıymetli olduğunu belirterek, "Böylece döngüsel ekonomiye katkı sağlamış oluyoruz. Hem atmamış, dönüştürmüş oluyoruz hem de kadınların ürettikleri ürünleri satarak aile ekonomisine katkıda bulunmasına yardım ediyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’ye örnek sıfır atık bilinci Atölyeye katılım sağlayan kursiyer Ayşegül Gökdemir, "Ben çok şehir gezdim, çok şehirde yaşadım. Ama Antalya’da Büyükşehir Belediye’mizin düzenlediği etkinlikler gibi faydalısını görmedim. Hocalarımızın desteğiyle evdeki giymediğimiz eski kıyafetleri dönüştüreceğiz. Bütçeme de çok katkı sağlayacak. Evde boş boş oturmaktansa buraya gelip faydalı şeyler yapmak benim için mükemmel oluyor. Evdeki tüm pantolonlardan çanta yapacağım artık" diyerek memnuniyetini dile getirdi. Katılımcılardan yüksek memnuniyet Selma Öncül ise eğitimleri sosyal medyadan duyduğunu ve devamlı takip ettiğini söyledi. Öncül, "Daha önce sabun yapımı eğitimine katıldım. Çok hoşuma gitti. Bugün ki eğitimden de çok memnun oldum. Eski bir kottan çanta yapmakta çok güzel. Yıllardır dikiş bile dikmiyordum, hoşuma gitti. Dışarıda bir çanta almak şu an çok pahalı ama kendi kafama göre tasarladığım, sadece bana göre bir çanta olması da çok güzel. Kızıma da yapmayı düşünüyorum" diyerek Büyükşehir Belediyesi’ne böyle atölyeler düzenlediği için teşekkür etti.
Akdeniz’in geleceği için sanatsal ileri dönüşüm
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:02 Akdeniz’in geleceği için sanatsal ileri dönüşüm Antalya merkez Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl "Enerji: Güneşi, Rüzgarı ve Dalgaları Paylaşmak" temasıyla 5’incisini düzenleyeceği +0.5 Akdeniz’in Geleceği Çalıştayı, sergiler, canlı performanslar ve atölyelerle yenilenebilir enerji ve iklim krizine dikkat çekecek. Muratpaşa Belediyesi, iklim krizine dikkat çekmek amacıyla ilkini 2021’de gerçekleştirdiği çalıştayın 5’incisini 5–6 Aralık’ta toplayacak. Bu yıl "Enerjiyi paylaşmak" çağrısıyla düzenlenen etkinlik, sanatın dönüştürücü gücünü Akdeniz’in geleceğine umut olacak bir perspektifle buluşturmaya hazırlanıyor. "GAİA, Dünyanın Ruhu Sergisi " Sevda Kesim koordinasyonundaki Bağımsız Sanat Hareketi, "Gaia, Dünyanın Ruhu" sergisiyle doğa ve gezegenin ruhunu farklı sanat disiplinleriyle yorumlayacak. Sergide Oksana Muraveva, Mina Golzar, Müşerref Gönül Açar, Mehmet Budak, Rana Golzar, Sevda Semizoğlu ve Oktay Seçilmiş’in eserleri yer alacak. Etkinlik kapsamında düzenlenecek "Yel Değirmeni Atölyesi" rüzgarın gücünü sanata dönüştürürken, "Zeytinli İşler Keçe Atölyesi" zeytinin bereketini ve kültürel anlamını katılımcılarla paylaşacak. Canlı performansında "Sonsuzluğun Ağacı Zeytin"i resmedecek olan Oksana Muraveva, zeytin ağacının barış, bilgelik ve uzun ömürle özdeşleşen hikâyesini tuvale taşıyacak. Antalya Çağdaş Eğitim ve Kültür Vakfı öğrencileri de Sevda Kesim eşliğinde zeytin temalı resimler yapacak. Ritim sanatçısı Berna Tutkun ise düzenleyeceği atölyede katılımcılara müzikal bir deneyim sunacak. "Dönüşümün güzelliği" performansı Geri dönüşüm sanatçısı Güzel Amirova, plastik, cam, metal ve poşet gibi atıkları tutkal ya da kimyasal madde kullanmadan, yalnızca ısı ve basınçla biçimlendirerek sanatsal formlara dönüştürdüğü "Dönüşümün Güzelliği" performansıyla çalıştayda yer alacak. İklim krizine sanatsal atölyelerle dikkat çekilecek Semra Erkal koordinasyonundaki Sanatsal İleri Dönüşüm Çağdaş Sanat Grubu, "Enerjiyi Paylaşmak" sergisinde yenilenebilir enerji kaynaklarını ileri dönüşüm tekniğiyle yorumlayacak. Sergi; Emel Öner, Güldane Kaya Kaçar, Nigar Ceyhan, Pınar Ataç ve Süheyla Akkaya’nın eserlerinden oluşacak. Semra Erkal ayrıca ‘Sürdürülebilir Zamanın İzleri’ ve ‘Yaşayan Dünya’ başlıklı enstalasyonlarında kentleşme ile doğa arasındaki dengeyi mikro yeşilliklerle örülü yapılar üzerinden sorgulayacak. Çalıştay kapsamında ayrıca, Süheyla Akkaya koordinatörlüğünde "Doğanın İzi Ekolojik Baskı Atölyesi", Nigar Ceyhan koordinatörlüğünde "El Yapımı Kağıt Atölyesi" ve Emel Öner koordinatörlüğünde "Kağıttan Rölyef Doku Atölyesi" gerçekleşecek.
Alanya Aşevi’nden ihtiyaç sahiplerine günde 2 öğün sıcak yemek
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:01 Alanya Aşevi’nden ihtiyaç sahiplerine günde 2 öğün sıcak yemek Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Antalya merkez, Manavgat ve Alanya aşevleri ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmayı sürdürüyor. Alanya Aşevi de ilçe merkezi ve kırsal mahallelerde kendi yemeğini yapamayacak durumda olan vatandaşlara öğle ve akşam olmak üzere günde 2 öğün sıcak yemek ulaştırıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Aşevi, yemek yapamayacak durumda olan, ekonomik durumu yetersiz ve geçimini güçlükle sürdüren engelli, yaşlı ve hasta vatandaşları yalnız bırakmıyor. Aşevinde günlük olarak hazırlanan sıcak yemekler, Alanya genelinde 209 haneye ulaştırılarak toplamda yaklaşık 600 öğün yemek dağıtımı gerçekleştiriliyor. İlçe merkezinin yanı sıra kırsal bölgelerde de kapı kapı dolaşarak yemek hizmeti veren Alanya Aşevi, 18 kişilik ekibiyle ihtiyaç sahiplerinin sofrasını boş bırakmıyor. 209 haneye günde 600 öğün sıcak yemek desteği Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Alanya Aşevi, paylaşma ve dayanışma kültürünü güçlendiren çalışmalarıyla ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam ediyor. İlçede yemek yapamayacak durumda olan, ekonomik durumu yetersiz ve geçimini güçlükle sürdüren engelli, yaşlı ve hasta vatandaşlara yönelik yürütülen hizmet kapsamında, aşevinde her gün hijyen kurallarına uygun şekilde sıcak yemekler hazırlanıyor. Alanya Aşevi’nden çıkan öğle ve akşam yemekleri, belirlenen hanelere ekipler tarafından evlere teslim ediliyor. Günlük yaklaşık 600 öğün yemekten 209 hane yararlanırken, hizmet yalnızca ilçe merkeziyle sınırlı kalmıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Alanya’nın kırsal mahallelerine de ulaşıp ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek desteği sunuyor.
Antalya’da yaralı bulunan Caretta caretta tedavisinin ardından yeniden özgürlüğe kavuştu
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:19 Antalya’da yaralı bulunan Caretta caretta tedavisinin ardından yeniden özgürlüğe kavuştu Antalya Lara sahilinde ağlara dolanmış halde bulunan Caretta caretta, deniz polisi tarafından kurtarıldı. Tedavisi tamamlanan ve "Deniz 155" adı verilen kaplumbağa düzenlenen etkinlikle doğal yaşamına bırakıldı. Antalya’nın Lara Polis Evi sahilinde devriye görevi yürüten Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Polisi Sualtı Grup Amirliği ekipleri, denizde ağlara dolanmış halde bir Caretta caretta buldu. Ekipler, kaplumbağayı ağlardan temizleyerek su yüzeyine çıkmasını sağladıktan sonra DEKAFOK görevlilerine teslim etti. Polis ekipleri tarafından "Deniz 155" adı verilen kaplumbağa, DEKAFOK’a ait özel donanımlı ambulansla Manavgat’taki merkeze götürüldü. Burada veteriner hekim Mehmet Yüksel tarafından tedavisi yapılan Caretta caretta kısa sürede sağlığına kavuştu. Beslenme ve yüzme davranışlarının normale dönmesinin ardından doğal yaşamına bırakılacak Konuyla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Hakan Sert, kaplumbağanın yapılan incelemesinde ağız ve yüzgeç bölgelerine saplanmış olta kancaları tespit edildiğini belirterek, "Uzman veterinerin müdahalesiyle kancalar çıkarıldı ve Deniz 155 tedavi sürecine alındı. Beslenme ve yüzme davranışlarının normale dönmesinin ardından yeniden doğal yaşamına bırakılmasına karar verildi" dedi. Tedavisi tamamlanan Deniz 155 için bugün Manavgat’ta bir doğaya salım etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Manavgat İlçe Emniyet Müdürü Murat Kenan Patat, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Polisi Sualtı Grup Amiri Baş Komiser Osman Sakçı, DEKAFOK Başkanı Seher Akyol, Prof. Dr. Hakan Sert, DEKAFOK üyeleri, yaralı hayvanı ilk fark eden deniz polisleri, Merkez Jandarma Karakolu ve Toplum Destekli Polislik görevlileri ile öğrenciler katıldı. Öğrenciler, hem deniz canlılarının korunmasına yönelik farkındalık kazanmak hem de rehabilitasyon sürecini yakından görmek için etkinliği ilgiyle izledi. Deniz 155, DEKAFOK merkezinin önünde yapılan kısa bilgilendirmenin ardından görevliler tarafından sahile taşındı. Katılımcıların alkışları eşliğinde denize bırakılan kaplumbağa, kısa süre sonra açık denize doğru yüzerek gözden kayboldu.
Uzm. Dr. Filiz Mıhçı: "Çocuklarda epilepsi yüzde 80 oranında tedavi ediliyor"
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:13 Uzm. Dr. Filiz Mıhçı: "Çocuklarda epilepsi yüzde 80 oranında tedavi ediliyor" Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, çocuklarda epilepsi hastalığının doğru tanı ve tedaviyle yüzde 70-80 oranında tamamen kontrol altına alınabildiğini ifade ederek, hatta ilaca gerek kalmadan nöbetlerin durabildiği bir hastalık olduğunu belirtti. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "1-30 Kasım Epilepsi Farkındalık Ayı" nedeniyle çocuklarda epilepsi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Bir anne-babanın en büyük korkularından biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Çocuğunun aniden yere düşüp kasılması ya da bir anda dalıp gitmesidir. Bu tablo, çoğu zaman epilepsi (sara) hastalığıyla ilişkilendirilir. Çocuklarda epilepsi, beyindeki elektrik sinyallerinin ani ve kontrolsüz boşalmaları sonucu oluşan nöbetlerle kendini gösteren yaygın bir durumdur. İyi haber şu ki çocuklarda görülen epilepsi, doğru yaklaşımla büyük ölçüde tedavi edilebilir. Doğru tanı ve tedaviyle yüzde 70-80 oranında tamamen kontrol altına alınabilen, hatta ilaca gerek kalmadan nöbetlerin durabildiği bir hastalıktır. Özellikle nedeni bilinmeyen epilepsiler, en kolay iyileşenlerdir" dedi. "Genellikle nedeni bilinmiyor" Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve aşırı elektrik boşalmaları sonucu ortaya çıkan tekrarlayıcı nöbetler olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Tek bir nöbet epilepsi değildir; teşhis için en az iki nöbetin olması ve ateş gibi başka bir nedenin bulunmaması gerekir. Bazen genetik bir yatkınlık, bazen doğum sırasındaki oksijen eksikliği, bazen de menenjit gibi enfeksiyonlar tetikleyici olabilir. Ancak vakaların yarısından fazlasında hiçbir neden bulunmaz. Bu durum, hastalığın ‘kötü’ olduğu anlamına gelmez; tam tersine, nedeni bilinmeyen epilepsiler genellikle tedaviye daha iyi yanıt verir" şeklinde konuştu. "Epilepsi türünü nöbetlerin şekli belirliyor" Epilepsi türleri nöbet şekline göre ayrıldığını ifade eden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Kısmi nöbetler beyinin bir bölgesinden başlar; jeneralize nöbetler ise tüm beyni etkiler. Çocuklarda sık görülenler türler şunlardır; Absence (Petit Mal): Çocuk birkaç saniyeliğine ‘donup kalır’, göz kırpıştırır. Öğretmenler ‘hayallere dalıyor’ sanabilir. Miyoklonik: Kol veya bacaklarda ani sıçramalar gerçekleşir. Toni-klonik (Grand Mal): Bilinç kaybı, kasılma ve gevşeme evreleri görülür. Epilepsi bir engel değil, yönetilebilir bir durumdur. Birçok ünlü bilim insanı, sporcu ve sanatçı epilepsiyle yaşamış ve zirveye ulaşabilmiştir. Epilepsi, çocuğun geleceğini çalmaz; yanlış bilgiler ve korku çalar. Erken tanı ve düzenli takip ile çoğu çocuk, ilaçsız ve nöbetsiz bir hayat sürebilir. Şüpheniz varsa, vakit kaybetmeden bir çocuk nöroloğuna başvurmak hayati önem taşımaktadır" diye konuştu. "Çocuklarda epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır" Tedavi genellikle ilaçlarla başladığını ve yüzde 70’i ilaçlarla tamamen kontrol altına alındığı anlatan Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "İlk ilaçla üç çocuktan ikisi tamamen nöbetsiz yaşar. Dirençli vakalarda ketojenik diyet, cerrahi müdahale veya vagus sinir stimülasyonu gibi alternatifler uygulanır. Erken teşhisle başarı oranı yüksektir" ifadelerini kullandı. Epilepsi nöbeti geçiren bir çocuğa yapılması gerekenler hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Çocuğu yan yatırın, başını koruyun. Ağzına bir şey sokmayın. 5 dakikadan uzun sürerse 112’yi arayın. Saklamayın: Öğretmeni bilsin, arkadaşları ‘O bazen yıldızları sayıyor’ desin. Aşırı korumayın: Çocuğunuzu ‘hasta’ gibi büyütmeyin; futbol oynasın, ağaca tırmansın. Epilepsi değil, korku engeller. Nöbet günlüğü tutun: Not aldığınız her satır, doktorunuza büyük kolaylık sağlar. Banyoda yalnız bırakmayın. Bisiklete binerken kask ve yüzme sırasında yelek veya kolluk kesinlikle kullanın. Ateşli hastalıklarda parasetamolu erken verin; ateş nöbeti tetikleyebilir" dedi.
Antalya’daki Altınbeşik Mağarası tadilat nedeniyle ziyarete kapatıldı
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:00 Antalya’daki Altınbeşik Mağarası tadilat nedeniyle ziyarete kapatıldı Antalya’nın İbradı ilçesindeki Altınbeşik Mağarası, tadilat çalışmaları nedeniyle geçici süreyle ziyaretçilere kapatıldı. Son yıllarda ziyaretçi sayısı hızla artan Altınbeşik Mağarası, dünyanın 3’üncü, Türkiye’nin ise en büyük yeraltı gölü mağarası olma özelliği taşıyor. Milli Parklar bünyesindeki mağaranın işletmesi, belirli bir tarihten bu yana İbradı Belediyesi’nce yürütülüyor. Traverten oluşumları, sarkıtlar ve etkileyici doğa yapısıyla dikkat çeken Altınbeşik Mağarası, tadilat çalışmaları nedeniyle geçici süreyle ziyaretçilere kapatıldı. Konuya ilişkin İbradı Belediyesi’nce yapılan açıklamada, "24 Kasım 2025 tarihinden itibaren tadilat nedeniyle geçici süreyle kapatılmıştır" ifadelerine yer verildi. Yetkililer, mağaranın güvenliğini artırmak ve ziyaretçi deneyimini iyileştirmek amacıyla bu kararın alındığını bildirdi. Tadilatın ne kadar süreceği henüz netlik kazanmazken, çalışmalar tamamlandığında mağaranın yeniden ziyaretçilere açılacağı ifade edildi. "Tarihçesi ve özellikleri" Altınbeşik Mağarası, ilk kez 1966 yılında Prof. Dr. Timuçin Aygen tarafından keşfedildi ve 1994 yılında Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce turizme açıldı. Mağaranın suyu, yaklaşık 66 kilometre uzaklıktaki Beyşehir Gölü’nden besleniyor. Farklı katmanlarında yer alan 20’den fazla gölet, yalnızca profesyonel ekiplerce araştırılabiliyor. Yaklaşık 240 metrelik kısmı ziyaretçilere açık olan su derinliğinin bazı noktalarda 40 metreyi bulduğu mağarada, ziyaretçiler İbradı Belediyesi’nin profesyonel ekibi eşliğinde botlarla gezinti yapma imkânı buluyor. Beyaz renkli kalın traverten oluşumları mağaranın en etkileyici bölümlerinden biri olarak öne çıkarken, üç katlı yapısı ve göletleriyle de doğaseverlerin ilgisini çekiyor.