SAĞLIK - 09 Aralık 2025 Salı 12:59

Uzm. Dr. Soner Demirel: "Alınacak 5 önlemle çocukları kış hastalıklarından korumak mümkün"

A
A
A
Uzm. Dr. Soner Demirel: "Alınacak 5 önlemle çocukları kış hastalıklarından korumak mümkün"

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Soner Demirel kışın sık karşılaşılan hastalıklar, korunma stratejileri ve bağışıklığı güçlendirme yöntemlerini anlattı.


Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte polikliniklerde çocuk hastaların sayısı artıyor. Soğuk havalar, kapalı alanlar ve hızlı yayılan virüsler nedeniyle çocuklar enfeksiyonlara daha açık hale geliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Soner Demirel, kış hastalıklarının çoğunun basit önlemlerle engellenebileceğini belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu.



Kışın en sık görülen hastalıklar


Uzm. Dr. Soner Demirel, kış mevsiminin solunum yolu enfeksiyonlarının en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkat çekerek çocukların bağışıklık sistemlerinin yetişkinlere göre daha hassas olduğunu ifade etti. Kışın en sık karşılaşılan hastalıkları ise şöyle sıraladı:


"Grip (İnfluenza): Yüksek ateş, öksürük ve kas ağrılarıyla seyreder. Okul ortamında hızla yayılabilir. Soğuk Algınlığı: Burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateşle ortaya çıkar, bir kışta birçok kez tekrar edebilir. Bronşiyolit: Özellikle bebeklerde nefes darlığı ve hırıltılı solunumla görülür, hastaneye yatış gerektirebilir. Zatürre (Pnömoni): Ateş, öksürük ve nefes darlığıyla seyreden akciğer enfeksiyonudur. Orta Kulak İltihabı (Otit): Soğuk algınlığı sonrası kulak ağrısı ve ateşe neden olur. Krup: Gece artan öksürük ve boğuk sesle karakterizedir; 6 ay–3 yaş arası çocuklarda yaygındır."



"Hasta olmadan önlemek altın kuraldır"


Hastalıkların kapalı alanlarda damlacık yoluyla kolayca bulaştığını belirten Demirel, asıl önemli noktanın hastalık başlamadan önlem almak olduğunun altını çizdi. Bu önlemler doğru şekilde uygulandığında bulaş riskinin yüzde 50’ye kadar azalabileceğini söyledi.



İşte çocukları koruyacak 5 temel önlem


Çocuklara düzenli el yıkama alışkanlığı kazandırılması gerektiğini söyleyen Demirel, "Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı. Okuldan dönüşte, yemeklerden önce ve tuvalet sonrası mutlaka temizlik yapılmalı" dedi. Grip aşısının her sonbaharda yapılması gerektiğini belirten Demirel, "Astım gibi kronik hastalığı olan çocuklarda grip aşısı çok daha önemlidir" diye konuştu. Pnömokok, Hib ve RSV aşılarının da ciddi enfeksiyonlara karşı koruduğunu kaydetti. Ev ve okul ortamlarının düzenli havalandırılmasının şart olduğunu belirten Demirel, "Nem oranı yüzde 40–60 arasında olmalı. Kuru hava virüs yayılımını hızlandırıyor" ifadelerini kullandı. Sigara dumanının çocuklar için ciddi bir risk olduğuna da dikkat çekti. Salgın dönemlerinde maske kullanımının çocukları koruduğunu hatırlatan Demirel, "Alışveriş merkezleri ve toplu taşıma, bulaş riskinin en yüksek olduğu yerlerdir" dedi. Çocukların kat kat giydirilmesinin terleme ve üşümenin önüne geçtiğini söyleyen Demirel, soğuk havalarda atkı, bere ve eldiven kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.



Bağışıklığı güçlendirmek hastalıklara karşı kalkan oluşturuyor


Demirel, güçlü bağışıklığın kış hastalıklarının daha hafif atlatılmasını sağladığını belirterek şu önerileri paylaştı:


"Dengeli beslenme: "C vitamini içeren meyveler, çinko kaynakları ve probiyotikler çocukların bağışıklığını ciddi şekilde destekler. Yeterli uyku: "Çocukların günde 10–12 saat uyuması gerekiyor. Fiziksel aktivite: "Soğuk havaya rağmen açık hava yürüyüşleri bağışıklığı artırır. Stres yönetimi: "Aile içi huzur ve hobi destekleri çocukların stresini azaltır. Düzenli kontroller: Alerji ve astım gibi durumların erken teşhisinin önemlidir."


Uzm. Dr. Soner Demirel, ailelerin kış hastalıklarına karşı bilinçli olmasının çocukların sağlığını doğrudan koruduğunu belirterek uyarılarını yineledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’daki köpek saldırısı davasında tarihi karar Manisa’nın Yunusemre ilçesinde sahipsiz köpeğin saldırısından kaçarken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan çocuk için açılan davada mahkeme kararını verdi. Mahkeme, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yunusemre Belediyesi ve Doğa Koruma Müdürlüğü’nün toplam 10 milyon 252 bin 74 TL tazminat ödemesine hükmetti. Karar sonrası açıklama yapan baba Yücel Kılınç, "O hayvanın sokakta yaşamaya hakkı varsa benim çocuğumun da o kadar yaşamaya hakkı vardır" dedi. Olay, 24 Ekim 2022’de Yunusemre ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ilkokul öğrencisi E.K., ekmek almak için çıktığı evinin önünde sahipsiz bir köpeğin saldırısına uğradı. Köpekten kaçmaya çalışan küçük çocuk, bu sırada yoldan geçen kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına yansıyan olayın ardından ağır yaralanan E.K., hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alındı. Uzun süre yaşam mücadelesi veren küçük çocuğun hayati tehlikeyi atlattığı ancak yürüme, konuşma ve uzuvlarını kullanmasında kalıcı hasar oluştuğu belirlendi. Olayın ardından aile tarafından açılan davayı karara bağlayan Manisa 2. İdare Mahkemesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin sahipsiz hayvanların kontrolü ve gözetimi konusunda gerekli önlemleri almadığına hükmetti. Kararda, idarenin yürüttüğü hizmeti sürekli denetlemek ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu belirtilerek, oluşan zarardan idarenin sorumlu olduğu ifade edildi. Mahkeme, E.K. lehine 250 bin TL’si manevi, 6 milyon 808 bin 663 TL’si maddi tazminat kararı verirken, ceza miktarının faizlerle birlikte toplam 10 milyon 252 bin 74 TL olarak ödenmesine hükmetti. "58 gün yaşam mücadelesi verdi" Pazarcılık yaparak ailesinin geçimini sağlayan baba Yücel Kılınç, yaşanan olayın ardından oğlunun ağır bir travma geçirdiğini belirterek, "O zaman Eren oğluma köpeğin kovalama sonucu bir araba çarpması meydana geldi. Oğlum o zaman ağır bir travma geçirdi. 58 gün yaşam mücadelesi verdi. Oğlumda şu an bedensel sıkıntılar var. Tedavisi uzun sürebilir diyor doktorlar. Şu an tedavi görmekte. Biz de elimizden geleni yapmaktayız. Ama bu mahkemenin 4 yıl sürmesi çok uzun bir süre oldu. Tabii ki biz maddi nedenlerle yetersiz kaldığımız için çocuğumuza yapabileceğimiz tedaviyi tam anlamıyla yapamadık" dedi. "Çocuğum hala tedavi görüyor" "Allah kimsenin başına vermesin ama gerçekten de bu sokak hayvanları büyük tehlike oluşturuyor" diyen baba Kılınç, "Geçen haberlerde izledim. Ufacık çocuğu parçalamışlar. Buna bir an önce kesinlikle önlem alınması gerekiyor. Siz siz olun çocuklarınıza sahip çıkın. Biz yaşadık böyle bir durum. Çünkü sonuçta bu hayvan canlı. Ağzı, dili yok ki. Bizim başımıza da talihsiz bir olay geldi. O hayvanın ne kadar sokakta yaşamaya hakkı varsa benim çocuğumun da o kadar yaşamaya hakkı vardır diye düşünüyorum. Ama tabii ki hayvanseverler bu duruma çok tepki gösteriyor. Başlarına gelmediği için rahat bir şekilde konuşabiliyorlar, ifade edebiliyorlar. Biz demiyoruz hayvanlar katledilsin. Sonuçta onlar da Allah’ın vermiş olduğu bir canlıdır. Benim çocuğum şu an 11’ine girecek. Benim çocuğum hala tedavi görüyor. Benim çocuğumun bunda bir suçu var mıydı?" ifadelerini kullandı. Kılınç, davayı 4 yıl sonra kazandıklarını avukatı aracılığıyla öğrendiğini sözlerine ekledi.