Yerel Haberler
Antalya
Karavan ve yatlarda kesintisiz enerji 08 Mayıs 2026 Cuma - 13:05:34 CW Enerji’nin karavan, tekne ve yat gibi hareketli ortamlarda kullanım için geliştirdiği paneller; hafif, ince ve modüler yapısıyla dikkat çekerken, kullanıcıların bulundukları her yerde güneş enerjisinden faydalanmasına imkan tanıyor. CW Enerji’nin ürettiği esnek güneş panelleri karavan, tekne, yat gibi birçok uygulama alanında kullanım avantajına sahip olduğu için ideal bir çözüm sunuyor. Güneş panelleri sayesinde hareket halindeyken bile güneşten elektrik üretilebiliyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, AR-GE çalışmaları ile sektörde fark oluşturan ürünler tasarlamaya ve güneş enerjisinin sınırlarını genişletmeye devam ettiklerini vurguladı. Güneş panellerinin artık sadece sabit çatılarda değil, hayatın her anında ve her zemininde kullanılabildiğini belirten Sarvan, markanın yeni nesil mobil enerji çözümlerine dikkat çekti. "Esnek ve katlanabilir çözümlerle sınırları aşın" Güneş enerjisini geleneksel kalıpların dışına çıkardıklarını ifade eden Sarvan, "Hafif ve dayanıklı malzemelerden ürettiğimiz esnek güneş panellerimiz, aerodinamik yapısı ve bükülebilir özelliği sayesinde karavan, yat ve tekne gibi kavisli yüzeylere mükemmel uyum sağlıyor. Bunun yanı sıra, taşınabilirliği odağa aldığımız katlamalı panellerimiz ile doğa tutkunlarına ’çantada enerji’ özgürlüğü sunuyoruz. Kurulum gerektirmeyen bu paneller, kamp alanlarından hobi bahçelerine kadar her yerde güneşin sonsuz gücünü elektrik enerjisine dönüştürüyor" dedi. "Güç istasyonları ile kesintisiz enerji ekosistemi" Panellerle üretilen enerjinin verimli bir şekilde depolanmasının önemine değinen Sarvan, CW Enerji’nin bütüncül bir çözüm sunduğunu belirtti. Sarvan, "Mobil Enerji Depolama sayesinde yeni nesil güç istasyonlarımız, güneş panellerinden gelen enerjiyi depolayarak priz arama derdine son veriyor. Çok Yönlü Kullanım özelliği ile laptoplardan soğutuculara, aydınlatma ünitelerinden tıbbi cihazlara kadar tüm elektronik ihtiyaçlar, bu taşınabilir istasyonlar sayesinde doğanın kalbinde bile kesintisiz çalışabiliyor. Böylece sürdürülebilir yaşam sunuyoruz. Tekne, karavan ve prefabrik ev gibi yaşam alanlarında sunduğumuz bu hibrit çözümler, kullanıcılarımıza tamamen bağımsız ve çevreci bir yaşam konforu sağlıyor" diye konuştu. Sarvan, "Güneşten en verimli şekilde yararlanılmasını sağlayan bu ekosistemle, enerjinin olduğu her yerde CW Enerji imzasını görmeye devam edeceksiniz," diyerek AR-GE odaklı büyüme mesajını yineledi. Sarvan, yenilenebilir enerjiye erişimin her geçen gün kritik bir önem kazandığını belirterek, AR-GE çalışmalarıyla güneş enerjisini hayatın her anına entegre ettiklerini vurguladı. Özellikle doğayla iç içe bir yaşamı tercih edenler için "mobil enerji" kavramının bir lüksten ziyade ihtiyaç haline geldiğini ifade eden Sarvan, esnek ve katlanabilir panel çözümlerinin bu noktada sunduğu konfora dikkat çekti. Esnek güneş panellerinin, geleneksel panellerin montajının zor olduğu alanlarda devrim oluşturduğunu belirten Sarvan, ürünlerin avantajlarını şu sözlerle dile getirdi: "Karavan, tekne ve yat gibi alanlarda yüzeyler her zaman düz olmayabiliyor. Esnek panellerimiz, hafif ve bükülebilir yapısı sayesinde bu kavisli yüzeylere tam uyum sağlayarak estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Kullanıcılar, araçlarının veya teknelerinin aerodinamiğini bozmadan, bulundukları her yerde kendi enerjilerini üretme imkanına sahip oluyor. Bu, sadece bir teknoloji değil; doğanın kalbinde tam bağımsızlık ve özgürlük anlamına geliyor." "Çantadaki enerji" Taşınabilirlik odaklı geliştirilen katlanabilir panellerin ise kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıdığını kaydeden Sarvan, bu teknolojinin kullanım alanlarını şöyle detaylandırdı: Herhangi bir sabit kurulum gerektirmeyen katlanabilir paneller, kampçılar ve outdoor sporlarıyla ilgilenenler için "çantada taşınabilir" bir enerji kaynağı sunuyor. Hafif ve dayanıklı. Pratik yapıları sayesinde kısa süreli molalarda veya kamp alanlarında saniyeler içinde kurulup enerji üretimine başlayabiliyor. Bu teknoloji sadece bireysel kullanıcılar için değil, aynı zamanda turizm ve denizcilik gibi sektörlerin operasyonel ihtiyaçları için de sürdürülebilir ve hızlı çözümler sağlıyor. "Sürdürülebilir bir gelecek ve enerji bağımsızlığı" Güneş enerjisini sabit yapılarla sınırlı tutmayıp mobil yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçladıklarını söyleyen Sarvan, "Geliştirdiğimiz esnek ve katlanabilir paneller, kullanıcıların çevreye zarar vermeden, temiz ve sürdürülebilir bir kaynaktan yararlanmasına imkan tanıyor. CW Enerji olarak, bireylerin enerji bağımsızlığını güçlendirirken çevresel sürdürülebilirliğe de en üst düzeyde katkı sağlamaya devam ediyoruz" dedi. "Yolculuk sırasında bile güneş enerjisinden faydalanılıyor" Mobil enerji çözümlerine olan talebin artarak devam ettiğini belirten Sarvan, "Özellikle son yıllarda karavan turizmi ve denizcilik alanında yaşanan artış, bu tür inovatif ürünlere olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Hafif ve esnek yapısıyla öne çıkan panellerimiz, geleneksel çatı ve arazi uygulamalarının ötesine geçerek çok daha geniş kullanım imkanı sunuyor. Yenilikçi tasarıma sahip ürünlerimiz; karavan, yat ve tekne gibi hareketli yaşam alanlarına da rahatlıkla entegre edilebiliyor. Ürettiğimiz esnek güneş panellerimiz hareket halindeyken bile güneş enerjisinden elektrik kullanımına imkan sağlıyor. Bu sayede kullanıcılar, yolculuk sırasında bile güneş enerjisinden faydalanarak elektrik üretebiliyor. Sunduğumuz çözümler, mobil yaşamda enerji ihtiyacını doğa dostu ve sürdürülebilir bir şekilde karşılıyor. Tekne, karavan, yat gibi yerlerde güneş panellerimiz sayesinde diğer cihazlara güç sağlanması mümkün. Güneş panellerimizle kesintisiz elektriğin keyfi sürülebilir"" diye konuştu. "Gündüz depola, gece kullan" Katlanabilir panellerin sadece gündüz değil, depolama çözümleriyle birlikte gece de hayatı kolaylaştırdığını belirten Sarvan, "Sürekli enerji döngüsü sağlıyoruz. Şöyle ki; gün boyu güneşten aldığı gücü depolayan sistemlerimiz, enerjinin gece de kullanılmasına imkan tanıyarak özellikle uzun yolculuklarda ve kamp aktivitelerinde kritik bir avantaj sunuyor. Gidilen her yer bir enerji istasyonu. Bu sayede kullanıcılar, rotaları neresi olursa olsun kendi elektriklerini üretebilme özgürlüğüne kavuşuyor. Ayrıca çevreci yaklaşım sunuyoruz. Yani doğaya karbon salımı yapmadan, gürültüsüz ve tertemiz bir enerji üretimi sunan bu panellerle, sürdürülebilir bir geleceğe de omuz veriyoruz" dedi. Sarvan, CW Enerji olarak güneşin sınırsız gücünü, en pratik ve taşınabilir formda (katlanabilir panellerle) kullanıcılarla buluşturmaya devam edeceklerini vurgulayarak sözlerini tamamladı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:30 Muhittin Böcek, duruşmanın dördüncü gününde özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın dördüncü gününde tutuklu sanıklar savunma yaptı. Muhittin Böcek, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "İddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi. Özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine de tepki gösteren Muhittin Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ise "Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullanırken, Fazlı Ateş de savcılığın ara mütalaasına katıldığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor. Dava kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. Duruşmanın dördüncü gününde, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve iş insanı Fazlı Ateş’in müdafileriyle birlikte savunmada bulundu. 41 sanıklı dava Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından açılan davada, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin iddialar yargılama konusu yapıldı. İddianamede, sanıklar hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlamalarına yer verildi. İddianamede bu aşamada tespit edilen 26 eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede 258 milyon 600 bin TL’lik müsadere talebi İddianamede, soruşturma kapsamında el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin TL tutarındaki nakit ve mevduatla birlikte, el koyma kararı verilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 lüks marka saat ve 1 cep telefonunun müsaderesi talep edildi. El koyma kararı verilen taşınır ve taşınmazların toplam değerinin 258 milyon 600 bin TL olduğu belirtildi. Davanın ilk duruşmasında Mehmet Okan Kaya ve İlker Arslan adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. "Hiçbir müşteki doğrudan benim tehdit ya da zorlama yaptığıma dair beyanda bulunmamıştır" Tutuklu sanık Muhittin Böcek, duruşmada yaptığı savunmada hakkındaki suçlamaları değerlendirdi. Böcek, "Duruşmaların başladığı günden bugüne kadar şahsıma yöneltilen suçlamalara yönelik tüm ifadeleri dikkatlice dinledim ve önceki ifadelerini de dikkatlice okudum. Bu suçlamalarda hiçbir müşteki doğrudan benim tarafımdan kendilerine dönük bir tehdit ya da zorlama yapıldığına dair beyanda bulunmamıştır. Hatta bu müştekilerin büyük çoğunluğu, ne ihbar suretiyle kendilerinden talepte bulunduğuma dair ne de sonrasında benimle herhangi bir görüşme yaptıklarına dair beyanda bulunmamıştır" dedi. Bazı müştekilerin ilk ifadelerinde adını dahi anmadığını savunan Böcek, "Geriye kalan bazı müştekiler ise ilk ifadelerinde benim adımı dahi anmamışken, sonrasında ya tutuklanınca çıkmak için ya da tutuklanmak korkusuyla ispatı mümkün olmayacak şekilde hakkımda isnatta bulunmuşlardır. Özetle, iddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı. "Mal beyanımı yasal sürelere uygun olarak verdim" Mal varlığına ilişkin iddialara da değinen Böcek, 18 Nisan 1999’dan bu yana yasal sürelere uygun şekilde mal beyanında bulunduğunu söyledi. Böcek, "18 Nisan 1999’dan bugüne kadar yasada yer alan sürelere uygun olarak mal beyanı verdim. Benim tüm mal varlığım, rahmetli babam Mustafa Böcek adına 1954 yılında 107 dönüm yeri olan, babamdan kalan yerlerdir. Antalyalı hemşehrilerimiz beni 6 defa seçerken, o insanlar benim hayırseverlikte ilk sırada olduğumu bilir. Bu süreçte kaynağı belirsiz ve fahiş bir artış olmuşçasına itibar suikastine uğruyorum ve çok üzülüyorum. Ben hayatım boyunca milletin parasını millete harcadığım için bu insanları kimseye aşağılatmadım. Bunlar son derece üzücü ve dava siyasidir" dedi. "Gizlilik kararına rağmen karalama yapıldı" Savunmasında basına yansıyan iddialara da tepki gösteren Böcek, gizlilik kararına rağmen hakkında karalama yapıldığını öne sürdü. Böcek, "Günlerdir Antalya kamuoyunda, gizlilik kararı olmasına rağmen, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı olmasına rağmen, o gün sonrası benim avukatlarımda dahi olmayan bilgilerle, gizlilik kararına rağmen 2-3 kalemşörün yaptığı karalamalarla her türlü alçaklığı yaptılar. Onlarla ilgili davam da devam edecek" ifadelerini kullandı. Cep telefonunun şifresini devlete ve adliyeye güvendiği için tereddüt etmeden verdiğini söyleyen Böcek, özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi. Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" diye konuştu. "Cezaevine girdiğimde ilaç sayım 12 iken neden 22 oldu?" Sağlık durumuna ilişkin raporlara da değinen Böcek, hastalıklarının raporlarda yer aldığını ancak cezaevinde kalmasına engel bulunmadığı yönünde sonuç verildiğini söyledi. Böcek, "Sağlık raporuna gelecek olursak, hastalığımın gerçekliği satır satır yazılmışken, sonucunda cezaevinde yaşamaya devam edilebilir sonucu çıkmıştır. Heyet raporu çıkmadan kendini gazeteci sananlar, ‘Rapor olumsuz çıkacak’ diye yazdı. 32 yıldır görev yapıyorum, bir kez rapor almadım. Cezaevine girdiğimde ilaç sayım 12 iken neden 22 oldu? Eğer iyiysem, cezaevine girdiğimden beri neden 15 kez hastaneye gittim? Bir diğer rahatsızlığım uyku apnesi. Apneye dair kullanmam gereken ekipmanlar, şartlar gereği mümkün olmamaktadır. Gelinen aşama itibarıyla tahliyemi talep ediyorum. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi. "Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum" Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek de duruşmada savunma yaptı. Böcek, savunmasında hakkındaki aleyhe hususları kabul etmediğini belirterek, "Avukatım açıklamada bulunacak. Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı. "Somut zorlama yoktur" Mustafa Gökhan Böcek’in savunmasının ardından müdafisi söz aldı. Avukat, iddianamede müvekkili hakkında yer alan suçlamalara ve "suçu meslek edinen kişi" değerlendirmesine ilişkin beyanda bulundu. Avukat, dosyada müvekkili yönünden somut zorlama bulunmadığını savunarak, "Birinci olay üzerinde somut zorlama yoktur. İkinci olayda şahsın belediyede imza yetkisi yoktur. Savcılığa şunu sormak istiyoruz; fiili yetkisi olmayan kişi süreci nasıl etkilesin? Selahattin Artun açıkça belirtmiştir ki, hak edişlerin geciktirilmesi ya da öne alınması mümkün değildir. Öznel korku ile icbar aynı şey değildir" dedi. "Zeynep’e alınan ev borç ilişkisidir" Gökhan Böcek’in müdafisi, Zeynep Kerimoğlu’na alındığı belirtilen eve ilişkin olayın borç ilişkisi olduğunu savundu. Avukat, "Zeynep’e alınan evle ilgili olayın borç ilişkisi olduğu ortaya çıkmaktadır. Yusuf Yadoğlu, verdiği ifadesinde müvekkilin 30 milyonu borç olarak istediğini söylemiştir. Yadoğlu açıkça borç verdiğini söylemiştir. Anlatılan her şey kişisel kaygıdan ibarettir. Zeynep Kerimoğlu’na ödendiği öne sürülen 80 milyon TL’ye ilişkin ödeme, Bülent Ç. ile ticari ve sözleşmesel ilişki kapsamında yapılmıştır" dedi. "Kamu görevlisi olmayan kişinin irtikap suçu işlemesi mümkün değil" Emin Kemal Hesapçıoğlu’nun beyanlarına da değinen Gökhan Böcek’in avukatı, Hesapçıoğlu’nun sıradan bir kişi olmadığını belirterek, "Emin Kemal Hesapçıoğlu sıradan bir insan değildir. ‘Kandırıldım, bilmiyordum’ ifadeleri ticaret hukukunda bile kabul edilmez bir durumdur" diye konuştu. Müdafi, Yıldız Maktav’a alınan aracın bedelinin nakit olarak ödendiğini savunarak, "Yıldız Maktav’a alınan aracın bedeli nakit olarak ödenmiştir. Araç alındıktan 1 ay sonra ceza kesilmiştir, tarihler uyuşmamaktadır. Hesapçıoğlu, belediye ile ilgili her akışta Gökhan’a ulaşıp Muhittin Böcek’ten randevu talep etmiştir. Üstüne yapışmış gibi verdiği ifadeler doğru değildir" dedi. Avukat, Ekrem İmamoğlu ailesine yardım başlığı altında 300 bin TL yardım iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, "Ekrem İmamoğlu ailesine yardım başlığı altında 300 bin TL yardım ise yapay ve komik durmaktadır. İşe yarar ifade verirsem tahliyesi olabilirim psikolojisinin bir ürünüdür. Muhittin Böcek’in hiçbir transferden ve görüşmeden haberi yoktu. Kamu görevlisi olmayan bir kişinin irtikap suçu işlemesi mümkün değildir. Müvekkilim 10 aydır tutuklu, yurt dışından kendisi gelip teslim oldu. Tahliyesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Savcının mütalaasına katılıyorum, tahliyemi istiyorum" Tutuklu sanık Fazlı Ateş de duruşmada savunma yaptı. Ateş, savcılığın ara mütalaasına yönelik yaptığı savunmada, "Sayın savcımın mütalaasına katılıyorum, tahliyemi istiyorum" dedi. Duruşmada sanık ve müdafi savunmalarının alınmasına devam ediliyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:17 Kepez’de engel yok, Enfes 2026 Engelsiz Festivali var Kepez Belediyesi’nin "Bir Nefes Ver Hayatıma" sloganıyla düzenlediği "Kepez ENFES 2026 Engelsiz Festivali", 10 Mayıs Pazar günü Dokumapark’ta gerçekleştirilecek. Atölyeler, konserler, tiyatro gösterileri ve ikramlarla dolu festival, özel bireyler ve ailelerini unutulmaz bir günde buluşturacak. Kepez Belediyesi, engelli bireylerin sosyal yaşamda daha aktif yer almasını desteklemek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla anlamlı bir organizasyona daha imza atıyor. "Bir Nefes Ver Hayatıma" sloganıyla düzenlenecek olan "Kepez ENFES 2026 Engelsiz Festivali", 10 Mayıs Pazar günü Dokumapark’ta kapılarını açacak. Etkinliklerde özel bireyler, aileleri ve vatandaşlar müzik, sanat ve eğlence dolu bir festival atmosferinde bir araya gelecek. Festival kapsamında gerçekleştirilecek engelsiz atölyelerde katılımcılar; el sanatları, boyama etkinlikleri, beceri geliştirme oyunları ve tasarım çalışmalarıyla hem keyifli vakit geçirecek hem de yeteneklerini sergileme fırsatı bulacak. Ayrıca Engelsiz Evde Sanat Eğitimi Sergisi’nde özel bireylerin hazırladığı eserler ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Festivalin sahne programında ise kanun dinletisi, illüzyon gösterisi, tiyatro gösterisi, maskot etkinlikleri ve defile yer alacak. Grup Lokomotif ile sanatçı Görkem Durmaz konserleri de festival coşkusunu zirveye taşıyacak. Kepez Belediyesi, etkinlik süresince özel bireyler ve aileleri için yemek ikramında bulunacak. Festival alanında kurulacak sosyal alanlarla katılımcılar hem eğlenecek hem de dayanışma ve birlik duygusunu birlikte yaşayacak. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, toplumun her kesimine dokunan sosyal projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirterek tüm vatandaşları bu anlamlı festivale davet etti. Başkan Kocagöz konuşmasında ayrıca 10 Mayıs’ın Anneler Günü olması dolayısıyla duygusal bir mesaj da vererek, "Engelleri sevgiyle aşarken, hayatımızın en kıymetli değerleri olan annelerimizi de unutmuyoruz. Bu özel günde hem engelleri birlikte aşmak hem de annelerimizin gününü en içten duygularımızla kutlamak için tüm vatandaşlarımızı Dokumapark’a bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Festival programı ve etkinlik takvimi Festival kapsamında gün boyunca sanat, müzik ve sahne gösterilerinden oluşan zengin bir program katılımcılarla buluşacak. Etkinlikler, 10 Mayıs Pazar günü saat 14.30’da Dokumapark’ta başlayacak. Programın ilk bölümünde Engelsiz Evde Sanat Eğitimi Sergi Açılışı gerçekleştirilecek. Ardından kanun dinletisi ve açılış konuşmalarıyla etkinlik devam edecek. Günün ilerleyen saatlerinde illüzyon gösterisi, Grup Lokomotif konseri, MC ve maskot gösterisi ile tiyatro gösterisi izleyicilerle buluşacak. Program, defile ve Görkem Durmaz konseri ile sona erecek.
Karlı dağların gölgesinde 20 derecelik sıcak havada deniz keyfi yaptılar
14 Aralık 2025 Pazar - 15:51 Karlı dağların gölgesinde 20 derecelik sıcak havada deniz keyfi yaptılar Aralık ayının ortasında Türkiye’nin birçok bölgesi kış mevsiminin etkisi altındayken, Antalya’da yazdan kalma günler devam ediyor. Sıcak havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler Beydağlarının karla kaplı zirvesinin gölgesinde denize girmeyin keyfini çıkardı. 2025 yılının sona ermesine sayılı günler kala Türkiye’de birçok il soğuk ve sert kış şartları altındayken turizmin başkenti Antalya’da yazdan kalma günler yaşanmaya devam ediyor. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre Antalya’da hava sıcaklığı 19, deniz suyu sıcaklığı ise 20 derece dolaylarında ölçüldü. Aralık ayının ortaları olmasında rağmen sıcak sıcak ve güneşli havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler Konyaaltı Sahili’ni doldurdu. Hafta sonunu fırsat bilerek Konyaaltı Sahiline gelen bazı vatandaşlar denize girerken, kimileri ise aileleri ve arkadaşları ile birlikte kumsal ve yeşillik alanlarda oturmayı tercih etti. Sahil bandına akın eden bazı vatandaşlar balık tutarken, bazıları ise yürüyüş yaptı. Hafta sonunda Konyaaltı’nda denize giren vatandaşlardan Savaş Abbasgil, "Bugün pazar, aralık ayında çok güzel bir hava durumu vardı. Değerlendirmek istedik, deniz biraz serin ama çokta üşümüyor insan. Biz Antalya olarak çok şanslıyız. Yazın sıcak, kışında sıcak. Yaz sıcağı terletiyor ama, kışın daha güzel oluyor Antalya. Herkesi çağırıyoruz, gelsinler yüzsünler. Su sıcaklığını tam bilmiyorum ama gayet güzel, yüzüyoruz, keyfini çıkarıyoruz" dedi.
Başkan Kocagöz’den evi yanan vatandaşa destek sözü
14 Aralık 2025 Pazar - 11:22 Başkan Kocagöz’den evi yanan vatandaşa destek sözü Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Şafak Mahallesi’nde geçtiğimiz gün evi yanan 45 yaşındaki G.K.’yi ve aynı binada yaşayan diğer konut sakinlerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. "Kepez Belediyesi olarak gereken neyse, elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bu zor günleri hep beraber birlik ve dayanışma içinde atlatacağız" dedi. Antalya’nın Kepez ilçesi Şafak Mahallesi’nde geçtiğimiz akşam meydana gelen yangında, 4262 Sokak’taki Yabaneri Apartmanı’nın birinci katında bulunan daire tamamen kullanılamaz hale geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında can kaybı yaşanmazken, 45 yaşındaki G.K.’nin kiracı olarak oturduğu evdeki eşyalar tamamen yandı. Yangının ardından bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edilirken, alevler kısa sürede kontrol altına alındı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, evi yanan G.K.’yi ve aynı binada yaşayan diğer konut sakinlerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Kapıları tek tek çalarak bina sakinlerinin istek ve taleplerini dinledi. Bürokratlarıyla birlikte yanan dairede incelemelerde bulunan Başkan Kocagöz, yaşanan olaydan büyük üzüntü duyduklarını dile getirdi. Evi yanarak oturulamaz hale gelen G.K’ye de şu sözlerle geçmiş olsun dileğinde bulundu. "Çok üzüldük. En büyük tesellimiz kimseye zarar gelmemiş olması. Elbette bizlerin üzüntüsü sizler için bir çare değil. Allah’ın izniyle bu zor günleri atlatmanız için yanınızdayız. Kepez Belediyesi olarak gereken neyse, elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bu zor günleri hep beraber birlik ve dayanışma içinde atlatacağız" dedi. Evi yanan G.K. ise Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür ederek, "Yanımızda olduğunuz için teşekkür ederim. Allah kimseye yaşatmasın. Çok zor bir durum" diye konuştu.
Prof. Dr. Fahrettin Tızlak’tan Antalya Kütüphanesi’ne 2000 kitaplık değerli bağış
14 Aralık 2025 Pazar - 10:32 Prof. Dr. Fahrettin Tızlak’tan Antalya Kütüphanesi’ne 2000 kitaplık değerli bağış Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden emekli olan Prof. Dr. Fahrettin Tızlak, akademik hayatı boyunca büyük bir titizlikle oluşturduğu 2 bin kitaplık kişisel koleksiyonunu Antalya Kütüphanesine bağışladı. Bu anlamlı katkı, Kepez Belediyesi’nin yürüttüğü Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonu kapsamında önemli bir kültürel kazanım oldu. Zengin arşiviyle dikkat çeken Antalya Kütüphanesi, Prof. Dr. Fahrettin Tızlak’ın bağışladığı 2 bin kitapla koleksiyonunu daha da genişletti. Prof. Dr. Tızlak, Antalya Kütüphanesi’nde misafir edilerek koleksiyon alanlarını gezdi ve kütüphanede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Akademik hayatı boyunca büyük bir titizlikle oluşturduğu kişisel koleksiyonunu Antalya Kütüphanesi’ne bağışlayan Prof. Dr. Tızlak’a, ziyareti kapsamında Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket takdiminde konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Prof. Dr. Fahrettin Tızlak’ın bağışının yalnızca sayısal bir kitap kazanımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak; "Bu bağış, bir akademisyenin yıllar boyunca emek vererek oluşturduğu bilgi birikimini toplumla paylaşma sorumluluğunun somut bir göstergesidir. Prof. Dr. Fahrettin Tızlak, hocamızın bu örnek davranışı, yalnızca kütüphanemiz için değil; tüm aydınlarımız ve kitapseverler için de güçlü bir çağrı niteliği taşımaktadır. Evlerde ve özel koleksiyonlarda sınırlı kalan kitapların kamusal alanda herkesin erişimine açılması, bilgi üretimini ve kültürel sürekliliği güçlendiren en önemli adımlardan biridir. Bu bağışın, Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonu doğrultusunda, tüm aydınlarımızın ve kitap dostlarının koleksiyonlarını kütüphanemize kazandırmaları açısından örnek teşkil etmesini temenni ediyoruz" dedi. Prof. Dr. Fahrettin Tızlak ise bağışa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Bu kitapları evime götürmüş olsaydım, büyük ihtimalle bir odada kapalı kalacak ve belki yalnızca benim istifade edebildiğim bir koleksiyon olarak varlığını sürdürecekti. Bugün ise bu eserler, nitelikli ve yaşayan bir kütüphane ortamında; araştırmacıların, akademisyenlerin, öğrencilerin ve tüm kullanıcıların erişimine açık hale gelmiştir. Bilginin paylaşım yoluyla değer kazandığına inanıyorum. Bu kitapların farklı zihinlerde yeni çalışmaların ve fikirlerin doğmasına vesile olacağını bilmek benim için büyük bir mutluluk kaynağıdır." Plaket takdimine Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Diren Çakılcı da katıldı. Bağışla Antalya Kütüphanesi koleksiyonuna kazandırılan 2000 eser, tarih, sosyal bilimler, kültür araştırmaları ve beşeri bilimler alanlarında nitelikli bir kaynak çeşitliliği sunarak; öğrencilerden akademisyenlere, araştırmacılardan tüm okurlara kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edecek.
Doç. Dr. Ali Erdoğan: "Kumar bağımlılığı gelir düzeyi tanımıyor"
14 Aralık 2025 Pazar - 09:35 Doç. Dr. Ali Erdoğan: "Kumar bağımlılığı gelir düzeyi tanımıyor" Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, son yıllarda kumar bağımlılığının arttığını belirterek "Kumar bağımlılığı her gelir düzeyindeki vatandaşımızı etkileyebilecek bir bağımlılık" dedi. Türkiye’de son dönemlerde kumar ve yasa dışı bahis özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek büyüyen bir risk alanı haline geldi. Özellikle 16-18 yaş grubundaki gençlerde bahis oynama sıklığı her geçen gün artıyor. Kumar bağımlılığının maddi kayıpla beraber kişinin psikolojisini de bozduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, "Son yıllarda kumar bağımlılığının hızla arttığını gözlemlemekteyiz. Kumar bağımlılığı ülkemizde hızla artan çok önemli bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle son dönemde psikiyatri polikliniklerine başvuran kumar bağımlısı bireylerin sayısı hızla artmakta ve kumar nedeniyle bu kişiler çok önemli sorunlar yaşamaktadır" dedi. "Ülkemiz açısından önemli bir sorun" Kumar bağımlılığından korunmak için kişilerin sosyal ve aileleri ile etkileşim içerisinde olması ve spor aktivitelerine önem vermesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Kumar bağımlılığında özellikle ailelerin parçalanması, depresyon, anksiyete, büyük kayıplar ve bu kayıplar sonrası intihar davranışları sık olarak gözlemlediğimiz psikiyatrik sorunlar. Bu yüzden de bu konu ülkemiz açısından önemli bir sorun. Kumar bağımlılığından korunmak için yapmamız gereken çeşitli davranışlar uygulamalar var bir kere hiçbir şekilde kumara bulaşmamak en önemli yapacağımız davranış. Bunun haricinde özellikle kumar yerine sosyal etkileşimler, aile etkileşimi, aileyle bir arada bulunmak, düzenli spor aktiviteleri gibi uygulamalar mutlaka ve mutlaka bireylerin yapması gereken kumar gibi kötü alışkanlıklardan korunmaları için gerekli uygulamalar" ifadelerini kullandı. "Tedavi olmaktan çekinmeyin" Kumar bağımlılığının ilerlemesi durumunda ise kişilerin psikiyatrik destek alması gerektiğini söyleyen Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, "Ancak her şeye rağmen kumar bağımlılığı gelişirse bireyler psikiyatri polikliniklerine başvurabilirler. Yeşilay’ın YEDAM birimlerine başvurabilirler, buradan destek alabilirler. Özellikle Antalya’da ikamet eden vatandaşlarımız için Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimiz var Akdeniz Üniversitesi Psikiyatri Polikliniği’ne başvurabilirler. Mutlaka kumarla ilgili sorunlar olan bireylerin psikiyatrik yardım alması, yardım araması önemli. Çünkü bu hastalık bir sorun ve bunun tıbbi tedavisi var ve çok pozitif olumlu sonuçlar alıyoruz. Tedaviye başvurmaları, tedaviden çekinmemelerini öneriyorum" şeklinde konuştu. "Herkesin kumar bağımlılığı riski var" Kumar bağımlılığının her gelir düzeyinden vatandaşı etkileyebileceğini belirten Erdoğan, "Kumar bağımlılığı için risk faktörleri var. Bunlar dürtüsel özellikler, kısa heyecanlar arama özellikleri gibi kişilik özellikleri olabiliyor. Maddi durum önemli mi gibi bir soru gelebiliyor. Her maddi durumdan kişi de kumar bağımlılığı görebiliyoruz. Çok düşük geliri olan kişilerde de çok yüksek meblağlarla kumar oynama, borçlanma gibi davranışlar görebiliyoruz. Kumar bağımlılığı her gelir düzeyindeki vatandaşımızı etkileyebilecek bir bağımlılık, o yüzden hepimiz risk altındayız. Dikkatli olmamızda fayda var, ’ben küçük miktarlarla oynuyorum, ben bağımlı olmam’ gibi bir durum maalesef ki söz konusu değil. Oynanan miktardan bağımsız olarak her kişinin kumar bağımlılığı riski var. O yüzden mutlaka ve mutlaka kumardan uzak kalmak, hiçbir şekilde hayatımıza sokmamak önemli" dedi.
Çatlaklar oluşan evde diken üstünde hayat
14 Aralık 2025 Pazar - 09:31 Çatlaklar oluşan evde diken üstünde hayat Antalya’nın Serik ilçesinde, 3 katlı bir apartmanda oluşan çatlaklar nedeniyle apartman sakinlerinin müteahhide karşı açtığı davada yargı süreci devam ediyor. Yargılama sürecinde bugüne kadar üç kez bilirkişi heyeti tarafından keşif yapılırken, son olarak 12 Aralık Cuma günü mahkeme heyetinin görevlendirdiği bilirkişiler, hâkim nezaretinde binada dördüncü keşfi gerçekleştirdi Kökez Mahallesi’nde 2019 yılında inşa edilen, 3 katlı ve 9 daireden oluşan binada yaklaşık 2 yıl önce zemin ve birinci katlarda ciddi çatlaklar meydana geldi. Çatlakların artmasıyla birlikte bina sakinleri büyük korku yaşarken, davalık oldular. Yaşanan olay sonrası apartman sakinlerinin başvurusu üzerine inceleme yapıldı. Yapılan ilk değerlendirmelerin ardından bina, polis nezaretinde tedbir amaçlı olarak mühürlendi. Daha sonra gerçekleştirilen incelemeler sonrası binaya kontrollü şekilde girişe izin verildi. Yaşanan süreçte apartman sakinleri, Serik Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili biri ceza, diğeri hukuk olmak üzere iki ayrı dava açıldı. Yargılama sürecinde bugüne kadar üç kez bilirkişi heyeti tarafından keşif yapılırken, son olarak 12 Aralık Cuma günü mahkeme heyetinin görevlendirdiği bilirkişiler, hâkim nezaretinde binada dördüncü keşfi gerçekleştirdi. Keşif sırasında polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi aldı. Apartman sakinleri de bilirkişi heyetine eşlik ederken, müteahhit, bilirkişi heyeti ve bina sakinleri keşif esnasında bir araya geldi. Binadaki mevcut durum, çatlakların seviyesi ve yapının genel güvenliği detaylı şekilde incelendi. Binada oturan oğlu, gelini ve torunlarının yaşadığı ev için büyük endişe duyduğunu belirten Fatma Sümer, "Burada oğlum, gelinim ve torunlarım yaşıyor. Her gün ölüm korkusuyla karşı karşıyayız. Ölüm tehlikesiyle yatıp kalkıyoruz. Torunlarım burada. Çaresizlikten korkarak içeri giriyorum. Depremde çok korktuk, o günden beri sürekli endişe içindeyiz. Bu sorunun bir an önce çözülmesini istiyoruz" dedi. Apartman sakinlerinin açtığı dava kapsamında bir sonraki duruşmanın 2 Şubat 2026 tarihinde yapılacağı öğrenildi.
Kışın kalp krizi geçirme riski artıyor
14 Aralık 2025 Pazar - 09:30 Kışın kalp krizi geçirme riski artıyor Uzm. Dr. Nuri Cömert, kış aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarındaki ani düşüşün, özellikle kalp damar hastalığı olan kişilerde ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. Kış aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklığında yaşanan ani düşüşlerde vücudun ısı dengesini korumak için bir dizi fizyolojik tepki vermesine neden olduğunu ve bu tepkiler kalp üzerindeki yükü önemli ölçüde arttırdığını belirten Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Nuri Cömert Kış aylarında kalp krizi geçirme riski yaz aylarına göre arttığını söyledi. Soğuk havanın bir tetikleyici olduğunu vurgulayan Cömert, "Asıl sorun genellikle yıllardır sessizce ilerleyen damar sertliğidir. Bu nedenler özellikle risk altında olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırması ve gerekli önlemleri alması kış aylarında daha da önemlidir" dedi. "Soğuk kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturur" Kış aylarında kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenleri anlatan Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Kış aylarında hava sıcaklığının ani düşmesi, vücudun ısı dengesini korumak için verdiği fizyolojik tepkiler nedeniyle kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturur. Özellikle kalp damar hastalığı riski taşıyan kişilerde bu tepkiler, kan basıncında yükselme, kalbin oksijen ihtiyacında artış ve pıhtılaşma eğiliminde artma gibi tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Soğuk hava cildi ve yüzeysel damarları daraltır. Kan, vücudun merkezine (kalbe ve hayati organlara) yönlendirilir. Bu durum kan basıncını yükseltir ve kalbin daha fazla güç harcayarak kan pompalaması gerekir. Özellikle hipertansiyonu olan hastalarda soğuk hava kan basıncını 10-30 mmHg arasında artırabilir. Kontrolsüz hipertansiyon ise kalp krizi ve inme riskini katlar" ifadelerini kullandı. Kimler risk altında Soğukta vücudun ısısını korumak için metabolizmanın hızlandığını, kalbin daha hızlı atmaya başladığını ve oksijen ihtiyacının arttığını vurgulayan Cömert, "Koroner damarlarda darlık olan kişilerde bu durum göğüs ağrısı (anjina pektoris) veya kalp krizine yol açabilir. Soğuk hava platelet aktivasyonunu artırır ve kanın pıhtılaşma eğilimini yükseltir. Bu da damar tıkanıklığı (tromboz) riskini artırır. Kış aylarında sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları kalp yükünü daha da artırır. Özellikle influenza (grip) kalp krizi riskini 6 kata kadar yükseltebilir. Koroner arter hastalığı (damar tıkanıklığı) olanlar, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, kalp yetmezliği hastaları, kontrolsüz hipertansiyonu olanlar, diyabet hastaları, 65 yaş üstü bireyler, sigara içenler ve obezite sorunu olanlar risk altındaki kişilerdir" şeklinde konuştu. Alınacak önlemler Kış aylarında kalp sağlığı için alınması gereken önlemleri anlatan Uzm. Dr. Nuri Cömert "Kat kat giyinin, özellikle baş, boyun, el ve ayaklarınızı iyi koruyun (ısı kaybının çoğu bu bölgelerden olur), soğukta ağır egzersizlerden kaçının. Kar küreme özellikle 40 yaş üstü erkeklerde kalp krizi tetikleyici olarak bilinir. Grip aşısı yaptırın, Türk Kardiyoloji Derneği, kalp hastalığı olan herkesin yıllık grip aşısı olmasını önermektedir. İlaçlarınızı düzenli kullanın, tansiyon ve şeker takibinizi aksatmayın. Soğuk havada dışarı çıkmadan önce hafif bir şeyler yiyin; aç karnına soğuğa çıkmak riski artırabilir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı yorgunluk gibi şikayetlerde vakit kaybetmeden 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun" dedi.