POLİTİKA - 18 Nisan 2026 Cumartesi 14:40

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burundi Cumhurbaşkanı Ndayishimiye ile görüştü

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burundi Cumhurbaşkanı Ndayishimiye ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu (#ADF2026) için Türkiye’de bulunan Burundi Cumhurbaşkanı Evariste Ndayishimiye ile bir görüşme gerçekleştirdi. Liderler Türkiye-Burundi ikili ilişkileri ve bölgesel konuları ele aldı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Burundi arasında ticari ve ekonomik münasebetleri geliştirmek, savunma sanayii alanında iş birliğini ilerletmek için adımlar atmanın önemini ifade etti.


Erdoğan, Türkiye’nin Gazze’de kalıcı ve sürekli insani ateşkesin sağlanması için gayret gösterdiğini, Burundi’nin de bu çerçevede attığı adımların takdirle karşılandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, 2026 yılı Afrika Birliği Dönem Başkanlığını üstlenen Burundi’ye başarılar diledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir" MHP Aile, Kadın Ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selim Yurdakul, "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği tarafından düzenlenen ‘Türk ve Türkiye Yüzyılında Kadınların Sesi, Geleceğin Yolu’ paneline katıldı. Yurdakul, Türk kadınının tarihsel misyonu, toplumsal rolü ve gelecekteki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yurdakul, konuşmasında Türk kadınının toplumdaki yerini "toplumun asli taşıyıcısı ve aile kurumunun temel direği" olarak tanımladı. Kadının, Türk Yüzyılı vizyonunun en güçlü teminatı olduğunu ifade eden Yurdakul, milliyetçi-ülkücü anlayışın geçmişe bağlı fakat geleceğe dönük dinamik bir yapı taşıdığını vurguladı. "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir" Türk milletinin binlerce yıllık tarih yolculuğunda Türk kadını, sadece bir figür değil, devlet kuran, ordu yöneten, bilim ve sanatta çığır açan bir özne olduğunu kaydeden Yurdakul, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz. Türk kadınının destanı, insanlığın hafızasından silinmeyecek kadar köklü ve görkemlidir. Henüz tarihin şafak vakti sayılan milattan önce 2000’lerden bu yana Türk kadını, siyasetin ve devlet yönetiminin tam merkezindedir. Türk Kadını, güneşin bayrak, göğün çadır olduğu kutlu mefkuremizde, erkeğiyle omuz omuza çarpışan bir ‘Alp’tir. Bu sebeple Türk kadınlarını yiğitlikleri ve kahramanlıkları nedeniyle Alp Kadın olarak adlandırmak doğru olacaktır. İşte bu köklü mirasın bir tecellisi olarak, Karakalpakların ‘Kırk Kız’ destanındaki Gülayım, on dört yaşında bir peri kızı kadar zarif olmasına rağmen, vatanı yağmalandığında zırhını kuşanmış, kırk arkadaşıyla birlikte düşmana Türkistan’ı dar etmiştir. Bir açıdan Türk kadını, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda açı doyuran, yoksulu giydiren, yurdunda ‘yetimi ve kimsesiz kadınları abad eden’ adil bir hükümdardır. Türk kadınının bu iradesi, bugün bizlerin siyasi mücadelesindeki en büyük ilham kaynaklarından biridir." "Milliyetçi Hareket Partisi olarak, kadının toplumsal yaşamın her alanında, temsil edilmesini ülkümüz olarak görüyoruz" Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Türk kadınının, hak ettiği hukuki ve siyasi statüye kavuşma yolunda dev adımlar atıldığını ifade eden Yurdakul, "Bu dönemde kadınlarımıza tanınan seçme ve seçilme hakkı, o dönem Avrupa’nın pek çok ülkesinde hayal bile edilemezdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri, bizim bugün de savunduğumuz geleneksel ve milliyetçi bakış açısının temelidir; ‘Büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla yürütmek, Türk kadınını ilmi, içtimai hayatta erkeğe ortak, yardımcı yapmak lazımdır.’ Ancak biz biliyoruz ki, sadece yasalar yetmez; asıl olan, o ruhu ve o iradeyi bugün de yaşatmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, kadını aile merkezli ve geleneklerimiz odaklı bir anlayışla baş tacı ederken, kadının toplumsal yaşamın her alanında, diplomaside, akademide, ticarette ve siyasette en üst seviyelerde temsil edilmesini bir ülkümüz olarak görüyoruz" ifadelerine yer verdi. Yurdakul, Türk kadınının karakterini en saf haliyle görmek isteyenlerin, Anadolu’nun tozlu yollarındaki Yörük çadırlarına bakması gerektiğini kaydederek, "Kadın demek, hayatın her türlü zorluğuna erkeğiyle birlikte göğüs germek demektir. O, ‘evin direğidir’; o sökmeden çadır kurulmaz, o söylemeden göç başlamaz. Bizim anlayışımızda kadının statüsü, bir bilgelik, liderlik ve yönetim statüsüdür" şeklinde konuştu. Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği’nin 18. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, panelin ülkeye katkı sağlaması temennisinde bulundu. Konuşmasını "Ne mutlu Türk’üm diyene" sözleriyle tamamladı.
İstanbul İki fast food markası YÖRPAŞ bünyesine katıldı Komagene ve Bereket Döner gibi markaların sahibi YÖRPAŞ, yerli pizza markası Pizza Max ile Schnitzel Landmann’i bünyesine kattığını duyurdu. Komagene ve Bereket Döner gibi markaların sahibi YÖRPAŞ, Türkiye’nin ilk yerli pizza markalarından Pizza Max ile Schnitzel Landmann’i bünyesine kattığını açıkladı. Şirket, bu adımla fast food sektöründeki büyüme stratejisini güçlendirdi. Markaların gruba katılımı 18 Nisan 2026’da TÜYAP Franchise İstanbul Expo Fuarı’nda duyuruldu. Etkinliğe franchise, gastronomi ve iş dünyasından isimlerin yanı sıra Safiye Soyman, Faik Öztürk ve Wilma Elles de katıldı. Pizza Max’in "Maksimum Lezzet, Maksimum Mutluluk" mottosuyla yeniden faaliyete geçtiği belirtilirken, Landmann Schnitzel’in ise modern üretim ve hızlı servis odaklı yapısıyla sektörde yerini sağlamlaştırdığı ifade edildi. Şirketin ayrıca yeni markası Landmann Bowl’u kısa süre içinde Türkiye genelinde devreye alacağı bildirildi. "Yatırımcılar için bir çekim merkeziyiz" YÖRPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Ceyhun Tekdemir ise yaptığı açıklamada, grubun yalnızca markalarıyla değil, oluşturduğu iş modeliyle de sektörde fark oluşturduğunu vurguladı. Tekdemir, "Bizim yaklaşımımız çok net. Sadece restoran açmıyoruz, yatırımcımıza çalışan bir sistem sunuyoruz. Gücümüzü üretim altyapımızdan, operasyonel disiplinimizden ve yıllara dayanan tecrübemizden alıyoruz" dedi. YÖRPAŞ’ın bugün fast food sektöründe güçlü markaları ve sürdürülebilir iş modeliyle yatırımcılar için önemli bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Tekdemir, bu ekosistemi daha da büyütmeyi hedeflediklerini ifade etti. "Doğru lokasyonda, doğru yatırımcılarla, güçlü markalarımızı birlikte geleceğe taşımak istiyoruz. İnanıyoruz ki doğru kurulmuş bir sistem, yatırımcısına sadece kazanç değil, güvenli bir gelecek de sunar" diyen Tekdemir, şirket olarak büyümeye hazır tüm iş ortaklarını bu yolculuğa davet ettiklerini sözlerine ekledi.
Tunceli Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir görüntü ortaya çıktı: "Hamile kaldı, aldırmak istemedi, tartıştık, ben de kafasına sıktım" Tunceli’de Gülistan Doku soruşturması sürerken hakkında yakalama kararı verilen, ABD’de bulunan ve kırmızı bülten talebinde bulunulan şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın görüntüleri ortaya çıktı. Görüntüde Altaş’ın, "Türkay dedi ki; ’ben bir kızı vurdum. Hamile kaldı, aldırmak istemedi. Tartıştık, ben de kafasına sıktım.’ Türkay kızın kafasına sıkmış" ifadelerini kullandığı görüldü. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığı’nda ifade işlemleri tamamlanan ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9’u tutuklanırken Mustafa Türkay Sonel’in işlemleri ise devam ediyor. Yeni görüntü ortaya çıktı Soruşturma sürerken hakkında yakalama kararı verilen, ABD’de bulunan ve kırmızı bülten talebinde bulunulan şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın görüntüleri ortaya çıktı. Sidar Altaş’ın soruşturma dosyasına giren görüntüde, "Türkay dedi ki; ’ben bir kızı vurdum. Hamile kaldı, aldırmak istemedi. Tartıştık, ben de kafasına sıktım.’ Türkay kızın kafasına sıkmış" dediği görüldü.
Muş Hasköy’de gençler filografi sanatıyla hem hobi ediniyor hem meslek öğreniyor Muş’un Hasköy ilçesinde Gençlik ve Spor Merkezi bünyesinde açılan filografi kursu, gençlerin hem sanatsal becerilerini geliştirmesine hem de meslek edinmesine katkı sağlıyor. Hasköy Gençlik ve Spor Merkezi’nde haftanın 5 günü devam eden kursta, katılımcılar çivi ve tel kullanarak çeşitli desenleri tabloya dönüştürüyor. El emeğiyle ortaya çıkarılan çalışmalar, kursiyerlerin hem sosyal vakit geçirmesine hem de ekonomik kazanç elde etmesine imkân sunuyor. Kursa katılan öğrencilerden Özdem Demir, boş zamanlarını değerlendirmek için kursa geldiğini belirterek, "Hasköylüyüm, vakit buldukça kursa geliyorum. Kursu ve hocalarımı seviyorum. Arkadaşlarımla birlikte burada güzel vakit geçiriyoruz. Çok güzel tablolar ortaya çıkarıyoruz. Zaman zaman sipariş de alıyoruz. Herkese bu kursu tavsiye ediyorum" dedi. Filografi kursu öğretmeni Özgül Yatman ise filografinin "çivi ile telin dansı" olarak nitelendirilen özel bir sanat dalı olduğunu ifade ederek, "Burada öğrencilerimize filografi eğitimi veriyoruz. Çivi ve telin bir araya gelmesiyle ortaya estetik çalışmalar çıkıyor. Öncelikle kalın tahtalarda temel eğitimi veriyoruz, ardından daha ince işçiliğe geçiyoruz. Öğrencilerimiz zamanla kendi özgün tasarımlarını ortaya koyabiliyor" diye konuştu. Yapılan çalışmaların çeşitli kurumlara da gönderildiğini aktaran Yatman, kursiyerlerin ilerleyen süreçte kendi atölyelerini kurarak ev ekonomilerine katkı sağlayabileceklerini ve bu alanda meslek sahibi olabileceklerini söyledi.