Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Yerlikaya: "Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu yakalandı"
02 Ocak 2026 Cuma - 08:17:21
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlunun yakalanarak Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu yakalandı. Gürcistan’dan 27, Almanya’dan 4, Bulgaristan’dan 3, Amerika Birleşik Devletleri’nden, Hırvatistan’dan, İsviçre’den, Karadağ’dan, Rusya’dan ve Yunanistan’dan birer suçlu Türkiye’ye getirildi. Kırmızı bültenle aranan ve ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ’suç örgütüne üye olma, kasten öldürme’ suçlarından aranan E.C.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ’hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, basit yaralama’ suçlarından aranan S.C. isimli şahıs Gürcistan’da, ’fuhuşa teşvik’ suçundan aranan C.E. ve C.E. isimli şahıslar Gürcistan’da, ’yağma ve yaralama’ suçlarından aranan Ç.B. isimli şahıs Gürcistan’da, ’suç örgütü kurma, hırsızlık, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ suçlarından aranan A.Ö. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan aranan H.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’kasten öldürme ve kasten yaralama’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’resmi belgede sahtecilik’ suçundan aranan H.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ’çocuğun cinsel istismarı’ suçundan aranan S.Ç. isimli şahıs Gürcistan’da ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçundan aranan M.T. isimli şahıs ABD’de, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan aranan T.T. ve Ü.A. isimli şahıslar Almanya’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.Y. isimli şahıs Almanya’da, ’hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından aranan M.K. isimli şahıs Almanya’da, ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan aranan Y.Ö. isimli şahıs Hırvatistan’da, ’kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan aranan E.Ş. isimli şahıs Karadağ’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.Ş. isimli şahıs Rusya’da ve O.T. isimli şahıs ise Yunanistan’da yakalandı. Ulusal seviyede aranan ve ’terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan aranan B.C. isimli şahıs İsviçre’de, Ü.D. isimli şahıs Bulgaristan’da, ’dolandırıcılık, hakaret, gizliliğin ihlali, rüşvet, resmi belgede sahtecilik, yağma, kişisel verileri ele geçirme’ suçlarından aranan E.A. isimli şahıs Bulgaristan’da, ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçundan aranan Ü.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’dolandırıcılık ve hırsızlık’ suçlarından aranan M.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde ticareti yapma’ suçlarından aranan S.D. isimli şahıs Gürcistan’da, ’başkalarına ait kimlik kullanma ve hırsızlık’ suçlarından aranan A.R.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan Z.M. ve T.M. isimli şahıslar Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde satın almak ve kullanmak, hırsızlık’ suçlarından aranan A.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık,hırsızlık, vergi usul kanununa muhalefet’ suçlarından aranan Ş.V. isimli şahıs Gürcistan’da, ’ruhsatsız silah taşınması veya bulundurulması, işkence ve yağma’ suçlarından aranan Ü.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’dolandırıcılık’ suçundan aranan S.Ş. isimli şahıs Gürcistan’da ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık, ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma, resmi belgede sahtecilik’ suçlarından aranan Ö.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’5809 sayılı yasaya muhalefet ve dolandırıcılık’ suçlarından aranan M.Ö. isimli şahıs Gürcistan’da, ’tasarlayarak öldürme ve hakaret’ suçlarından aranan M.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak ve kullanmak’ aranan Ö.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’hükümlü veya tutuklunun kaçması’ suçundan aranan Ü.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ’zimmet, malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek’ suçlarından aranan A.M.S. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve Türkiye’ye iadeleri sağlandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 06:40
Ankara’da kar yağışının ardından hava sıcaklığı eksi 11 dereceye kadar düştü
Ankara’da kar yağışının ardından hava sıcaklığı eksi 11 dereceye kadar düştü. Kentin simge noktalarından olan Kuğulu Park’ın havuzunda yer yer donmalar meydana geldi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 21:26
İletişim Başkanlığı: "CİMER 2025’te 5.5 milyon başvuru aldı, yüzde 96.8’ine yanıt verdi"
İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nin (CİMER) 2025’te 5.5 milyon başvuru aldığını, başvuruların yüzde 96.8’ine yanıt verildiğini açıkladı. İletişim Başkanlığı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Devlet-millet iletişiminin önemli bir köprüsü olan CİMER, 2025’te 5.5 milyon başvuru alarak vatandaşla güçlü iletişimini sürdürdü ve başvuruların yüzde 96.8’ine yanıt verdi. Dijitalleşme adımları ve mobil uygulama ile erişilebilirlik artarken, uluslararası iki ödül kazanıldı" denildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 20:49
Beypazarı’nda ahşap evde yangın
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde, ahşap bir ev çıkan yangında kullanılamaz hale geldi. Olay, Beypazarı Zafer Mahallesi 2. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle ahşap bir evde yangın çıktı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, ahşap ev kullanılamaz hale geldi. Olaya ilişkin inceleme başlatıldı.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 21:28
Polatlı’da hayvan yüklü kamyon devrildi: Çok sayıda küçükbaş telef oldu
Ankara’nın Polatlı ilçesinde hayvan yüklü kamyonun devrilmesi sonucu meydana gelen kazada çok sayıda hayvan telef oldu. Olay, Ankara’nın Polatlı ilçesi ile İğciler yolu üzerinde küçükbaş hayvan yüklü bir kamyon kontrolden çıkarak devrildi. Henüz kimliği öğrenilemeyen sürücünün idaresindeki 06 BCD 630 plakalı kamyonun, etkili yağış nedeniyle kayganlaşan yolda hakimiyetini kaybettiği belirtildi. Kazada kamyonda bulunan çok sayıda küçükbaş hayvan telef olurken, sürücü hafif şekilde yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yol güvenliği sağlanırken, ekipler bölgede inceleme başlattı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 21:19
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 21:18
’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı tanıtıldı
Muhabirler Derneği üyesi 42 gazeteci tarafından yazılan ’Son Dakika-Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı Ankara’da tanıtıldı. Ankara merkezli olarak 29 Ağustos tarihinde faaliyete geçen Muhabirler Derneği (MUHABİR-DER) Yönetim Kurulu Başkanı Berrin Yücesan önderliğinde bir araya gelen 42 gazeteci kendi hikayelerini kaleme aldı. Gazetecilerin haberde yaşadığı hikayeleri anlattığı ’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı tanıtıldı. Programa, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Etimesgut Kaymakamı Özlem Bozkurt, Emekli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Hasan Yücesan, MUHABİR-DER Başkanı Berrin Yücesan, MUHABİR-DER Başkanvekili Demet Keser Soyuçok, MUHABİR-DER Başkan Yardımcıları Beyazıt Cebeci, Oya Armutçu, Erden Karaoğlu, Hülya Keklik, Selçuk Böke, MUHABİR-DER Genel Sekreteri Seyit Taşdelen, MUHABİR-DER Saymanı Yeliz Uslu Aslan, MUHABİR-DER İletişim Koordinatörü Dilek Acar, MUHABİR-DER Yönetim Kurulu Üyeleri Sevim Taşdelen, Teoman Korkmaz, İlknur Atalay Özdemir, MUHABİR-DER üyeleri ve davetliler katıldı. Ankara Valisi Vasip Şahin ise etkinliğe, kitabı ve MUHABİR-DER’i tebrik eden yazılı mesaj ile katıldı. "’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ 42 gazetecinin sahada yaşadıklarının ortak sesidir" Yalnızca bir kitabı tanıtmadıklarını, bu mesleğe adanmış hayatları, sahadaki acıları, umutları ve gerçeğin peşinde verilen mücadeleyi geleceğe taşıdıklarını ifade eden MUHABİR-DER Başkanı Berrin Yücesan, "’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ 42 gazetecinin sahada yaşadıklarının ortak sesidir. Yağmurun, karın altında, enkazın başında, savaş alanlarında, kimi zaman hayatı pahasına gerçeğin izini süren meslektaşlarımızın kaleminden dökülen hakikatin sesidir. Çünkü sahada attığımız her adım yalnızca bir haber değil, aynı zamanda bir insanlık görebilir bu geceyi özellikle Filistin’de gerçeği dünyaya duyurmaya çalışırken şehit olan, yaralanan tüm gazeteci meslektaşlarımıza adıyoruz. Onların cesareti bize bu mesleğin kutsallığını ve ağırlığını bir kez daha hatırlatıyor" diye konuştu. "Kitabı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kütüphaneye de koyacağız" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ise muhabirliğin çok zor bir meslek olduğuna değinerek, "Muhabirler, bizi haberle buluşturmak için hayatlarını ortaya koyuyorlar. Savaş alanlarında, Gazze’de yapılan soykırımı haberleştirirken Allah onların yardımcısı olsun. Görevi başında şehit olanlara Cenab-ı Hak rahmet etsin. Bu görevi en zor şartlarda yürüten bütün arkadaşlarımıza Allah yardımcı olsun. Biliyorsunuz biz yazıyı bulan ilk milletlerden biriyiz. Yani bugün dünyanın sahibi olduğunu iddia edenler, daha dünya tarihinde yerleri yokken biz devletimizin manifestosunu taşlara yazı olarak yazmışız. 40 küsur arkadaşın meydana getirdiği bu eser okuyucularla buluştukları zaman muhabirliği gerçekten ne kadar çetin ama bir o kadar şerefli bir görev olduğunu görmüş olacaklar. Bu kitap geleceğe de onların yaşadıklarını kendi meslektaşlarına da aktarmış olacak, topluma da aktarmış olacak. ’Söz unutulur, yazı kalır’ sözünden hareketle böyle bir eseri meydana getiren arkadaşlara da çok teşekkür ediyorum. İnşallah kitabın bir tanesini alacağım. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kütüphaneye de koyacağız. Bir tanesini de beyefendiye arz edeceğiz" ifadelerini kullandı. "STK’larımıza, derneklerimize mekan ve her türlü desteğe vermeye hazırız" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ise muhabirliği doktorluk gibi gördüğünü dile getirdi. Mumcu, şöyle konuştu: "Bugün buraya gelme sebebimiz birbirinden kıymetli üstatlarımızın yaşadığı olayları ve gördüğü gerçeklikleri kaleme alması. ’Söz uçar yazı kalır’ bu anlamda çok kıymetli bir konu olduğunu da hepinizin huzurunda bir kez daha ifade etmek istiyorum. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu tarz STK’larımıza, derneklerimize mekan ve her türlü desteğe vermeye hazır olduğumuzu bakanımızın da selamlarını ileterek sizlere söylemek istiyorum." "Muhabirliğin bir ruhu vardır ve bunu yapay zeka karşılayamaz" İnsanları haberden bihaber yapmayan muhabirlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu aktaran İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise şu şekilde konuştu: "Gerçeğin peşinde koşan, dertleşen, büyük mesai harcayan özel bir mesleğin mensuplarıyla bir aradayız. Eski dönemlerde gezginler vardı. Köy köy, şehir şehir gezer. Gördüğünü yazar, kitap hazırlardı. Fakat sadece kitap yazmak, anı yazmak değil. Gittiği yere geldiği yerin de haberini götürüp bir anlamda habercilik yapan seyyahlar vardı. O günlerden bugünlere gelindi. Şimdi de daha ötesi acaba ’o gezginlerin görevi bitti, muhabirlerin de bitecek. Yapay zeka bu görevi alacak’ tarzı söylemler başladı. Fakat kim ne derse desin tabii ki yapay zekaya veri yükleyeceğiz. Sonuç alacağız, metin alacağız ama muhabirliğin bir ruhu vardır ve bunu yapay zekanın karşılamasının imkanı olmadığını iddia ediyoruz. Çünkü yapay zeka ne yazarsa yazsın, bir muhabirimizin savaş alanındaki heyecanını, bir yangın ortamındaki terini, bir toplantının saatlerce sürüp heyecanla anlatılmasını yapay zekanın yapma ihtimali yok. Yani zekanın adı ne olursa olsun muhabirlik yok olmayacak." Etkinlikte, hatıralarını kitaba yazan 42 gazeteciye plaket verildi.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 20:25
Bakan Yardımcısı Yelkenci, Bosna-Hersek’te temaslarda bulundu
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Bosna Hersek’in Tuzla Kantonu’nda görüşmeler gerçekleştirdi, programlara katıldı. Bakan Yardımcısı Yelkenci, beraberindeki heyetle Bosna Hersek’in Tuzla Kantonu’na ziyarette bulundu. Ziyaret kapsamında Tuzla Üniversitesi Hukuk Fakültesinde düzenlenen programa katılan Yelkenci, Tuzla Kantonu Eğitim ve Bilim Bakanı Ahmed Omerovic, Tuzla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Amir Karic ve uluslararası ilişkilerinden sorumlu Tuzla Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vesna Bratovcic tarafından karşılandı. Yelkenci, programda Tuzla Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrenci ve öğretim üyelerine "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"ne ilişkin bir sunum yaptı. Tuzla Kantonu Eğitim ve Bilim Bakanı Omerovic ve üniversite yetkilileriyle Tuzla Üniversitesi kampüsünde incelemelerde bulunan Yelkenci, yeni kampüs planı ve devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yelkenci başkanlığındaki heyet, Tuzla Üniversitesi Klinik Merkezi Müdürü Prof. Dr. Sekib Umihanic, Tuzla Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Farid Ljuca, klinik müdür yardımcıları ve yönetim kurulu temsilcileri ile de görüştü. Görüşmede Türkiye’deki tıp fakülteleri ile iş birliği imkanları değerlendirildi. Başbakan Halilagic tarafından ağırlandı Bakan Yardımcısı Yelkenci başkanlığındaki heyet, Tuzla Kantonu Başbakanı İrfan Halilagic tarafından da ağırlandı. Görüşmede Türkiye ile Tuzla Kantonu arasında eğitim ve bilim alanlarındaki iş birliği konuları ele alındı. Görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında Halilagic, Tuzla Kantonu’nun gelişimi için hayati önem taşıdığını düşündükleri eğitim ve bilim alanında Türkiye ile ortaklık ilişkileri kurmaya devam ettikleri için mutluluk duyduğunu söyledi. Bu ziyaretin öğrenciler, öğretmenler ve kurumlar için yeni fırsatlar oluşturma konusundaki ortak kararlılıklarını teyit ettiğini kaydeden Halilagic, yaptıkları görüşmelerin önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak somut projelerin ilk adımları olduğunu dile getirdi. Halilagic, Tuzla Kantonu’ndan Türkiye’ye direkt uçuşlar başladıktan sonra turizm ve ticaret alanındaki ilişkilerle birlikte eğitim iş birliğinin de artacağını ifade etti. Tuzla’daki 43 okulda Türkçe öğretimi Bakan Yardımcısı Yelkenci de görüşme ve ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Tuzla Kantonu ile eğitim alanında iş birliğinin "Tercihim Türkçe" ve kardeş okullar projeleri ile halihazırda devam ettiğine işaret etti. Bu projelerle şu anda Tuzla Kantonu’ndaki 43 okulda Türkçe öğretimine devam edildiği ve 30 okulun Türkiye’de kardeş okulu bulunduğunu belirten Yelkenci, Türkiye ile Tuzla arasında uzun yıllara dayanan bağların daha da derinleştirilip güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Tercihim Türkçe Projesi kapsamında Bosna-Hersek genelinde ise 226 okulda 6552 öğrenci Türkçe dersi alıyor. Tuzla Kontonu temaslarında Bakan Yardımcısı Yelkenci’ye Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Birol Çetin ve Saraybosna Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Mehmet Akif Yaman da eşlik etti.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 18:01
CHP Genel Başkanı Özel: "İlk seçim sandığında hepimizin ortak geleceğini kurtarmak için iktidarı birlikte kurmalıyız"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Önümüze gelen ilk seçim sandığında haktan yana, hukuktan yana, adaletten yana, emekliden ve emekçiden yana, hepimizin ortak geleceğini kurtarmak için birlikte mücadele etmekten yana bir iktidarı birlikte kurmalıyız" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen ’Emeklilerin ve Emekçilerin Bütçe Hakkı Mitingi’ne katıldı. Genel Başkan Özel, burada yaptığı konuşmada, "Bütçe hakkı, insanlığın en önemli kazanımıdır. Bütçe hakkı öyle Meclis’te bir komisyon kurulmuş, bütçeler orada konuşulmuş, öyle bir yer değil. Bütçe Meclis’ten doğmaz, Meclis bütçe hakkından doğar" şeklinde konuştu. "Meclis meydandır, meydanlardır, sokaktır" Özel, demokrasinin adil bir sandık istediğini belirterek, "Demokrasi sadece 5 yılda bir oy kullanıp vatandaşın çekildiği, onun bildiğini yaptığı, sandıkta kazanırsa geçmişini aklayıp geleceğini meşrulaştırdığı bir düzen değildir. Demokrasi, adil sandık ister, doğru bir seçim sistemi ister, ardından hakkaniyetle yönetmek ve sürekli hesap vermek ve denetlenmek ister. O yüzden birileri, ’oyu aldım, beş yıl ben bilirim. Sen beni seçtin, gerisini ben seçerim. Rektörü ben atarım, valiyi ben atarım, emniyet müdürünü, bakanı, bürokratı ben atarım. Beş yıl keyfime bakarım’ diyen bir anlayışa karşı işte madem Meclis anlamsızdır, madem bütçe hakkı artık tanınmamaktadır o zaman Meclis meydandır, meydanlardır, sokaktır" ifadelerini kullandı. "39 bin liralık asgari ücret teklifimizi, bunu verecek esnaf için 10 bin 500 liralık sosyal güvenlik prim desteği teklifimizi ilan ettik" Asgari ücret için verdikleri teklifi hatırlatan Özel, "Bu ülkede hiçbir yurttaşın geleceği güvende kalmamaktadır. Onun için elbette biz 39 bin liralık asgari ücret teklifimizi, bunu verecek esnaf için 10 bin 500 liralık sosyal güvenlik prim desteği teklifimizi ilan ettik, savunduk, mücadeleye devam edeceğiz. Ancak hepimizin barınma sorunundan, iyi bir yaşam sürme hakkından, karnını doyurmasından, çocuğunun eğitiminden, geleceğe dair tüm beklentilerinin karşılanması bir şeye bağlıdır. Emekliler ve emekçiler 8 çeyrek altınla başlayan hikayeyi, bugün 1,5 çeyrek altınla, artık sefalet noktasında sürdürmeye çalışıyor" açıklamasında bulundu. "Hepimizin ortak geleceğini kurtarmak için birlikte mücadele etmekten yana bir iktidarı birlikte kurmalıyız" Özel, "Bir şey, kaybedildiği yerde bulunur. Biz, nerede kaybettiysek orada bulacağız ve önümüze gelen ilk seçim sandığında haktan yana, hukuktan yana, adaletten yana, emekliden ve emekçiden yana, hepimizin ortak geleceğini kurtarmak için birlikte mücadele etmekten yana bir iktidarı birlikte kurmalıyız" diyerek konuşmasını tamamladı.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 17:09
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde basın kuruluşları adına fidanlar toprakla buluşturulacak
Öz Orman İş Sendikası ile Muhabirler Derneği arasında imzalanan protokolle pek çok basın kuruluşu adına 100’er fidan toprakla buluşturulacak. Ankara’da bir otelde Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (HAK-İŞ) bağlı Öz Orman İş Sendikası ile Muhabirler Derneği arasında ‘Basın İşçileri Hatıra Ormanı’ protokolü imzalandı. İmzalanan protokolle 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde aralarında İhlas Haber Ajansı’nın da (İHA) olduğu pek çok basın kuruluşu adına 100’er fidan toprakla buluşturularak basın ormanı yapılacak. "Ormanın kıymetini bilen meslek grubuyuz" Protokol töreninde konuşan Muhabirler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berrin Yücesan, "Diktiğimiz her fidan birlik, dayanışma olarak geri dönsün. Ormanın kıymetini bilen meslek grubuyuz. Hatıra ormanı bizim için çevre projesinden daha çok mesleğimizin geleceğine dikilmiş bir nişanedir" dedi.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 16:42
MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklıdır"
MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: "Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?." "Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz" Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi. "Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım" Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi. "Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır" Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu. "Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu. Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti. Plaket takdiminin ardından program sonlandı.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 16:12
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısını değiştirelim"
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısını değiştirelim. Daha katılımcı olsun. Kriterler koyalım, sadece TÜİK’in kriterleri değil. TÜİK’in sepetiyle bizim sepet uymuyor" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla düzenlenen HAK-İŞ 14’üncü Uluslararası Kısa Film Yarışmasının ödülleri Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. Ulusal ve uluslararası kategorilerde 4 dalda toplam 8 ödül ile ‘Sendikacı Gözünden’ kategorisindeki ödüllerin takdim edildiği tören sonrası, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Arslan basın mensuplarına asgari ücret gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Türkiye’de çalışanların yarıdan fazlası asgari ücretle çalışıyor gözüküyor" Asgari ücretin minimum ücret olduğunu ifade eden Arslan, "Sosyal güvenlik kurumunun verilerine baktığımız zaman Türkiye’de çalışanların yarıdan fazlası asgari ücretle çalışıyor gözüküyor. Asgari ücret genelde ülkelerde toplam çalışanların yüzde 5’i, yüzde 8’i, yüzde 10’unu geçmez. Niye Türkiye’de yüzde 50’den fazla? Maalesef işverenlerimiz asgari ücretin vergi dışı kaldığını dikkate alarak asgari ücretten gösteriyorlar ücretleri ama daha fazla ücret veriyor. Bundan dolayı da asgari ücretli çalışanların oranı yükseliyor. Örneğin iş işsizlik ödeneği asgari ücrete göre endekslenmiş cezalar, sosyal yardımlar bunların hepsi asgari ücrete endeksli olduğu için belirlenirken belirleyici olan Çalışma Bakanlığı değil Maliye Bakanlığı. O zaman biz diyoruz ikinci sorun asgari ücret sadece asgari ücret olsun. Diğer kalemleri başka bir düzenleme yapın. Maliye Bakanı diyor ki asgari ücret artarsa bu kalemler de artacak. O zaman asgari ücretle karşı bir tavır geliştirilir" diye konuştu. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısının antidemokratik olduğunu belirten Arslan, "Çoğulcu değil, katılımcı değil. Asgari ücret belirlenirken TÜİK’in rakamları esas alınarak belirlenmeye çalışılıyor. TÜİK’in sepetindeki mal ve hizmetlerin oranı asgari ücretlinin tüketimdeki mal ve hizmetlerin oranından ayrı. Asgari ücretlinin gerçek ihtiyacı olan asgari ücret olmaktan çıkıyor. Diyoruz ki biz Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısını değiştirelim. Daha katılımcı olsun. Kriterler koyalım, sadece TÜİK’in kriterleri değil. TÜİK’in sepetiyle bizim sepet uymuyor. Evet o rakamlara itirazım yok ama oranları düşük. Halbuki işçiler için temel ihtiyaç maddelerinin oranları yüksek olması lazım. Kim yer almalı? İşçiler, temsilcileri, işveren. Çünkü kamuda çalışan kamudaki işçilerin ücreti asgari ücret değil. Daha yüksek. O zaman biz asgari ücreti belirlerken hükümetin burada yer almaması gerekiyor. Hükümet düzenleyici rol üstlensin. Asgari Ücret Tespit Komisyonun yapısını değiştirelim. İlan edilen asgari ücreti yayınlasın ama asla komisyonda yer almasın" şeklinde konuştu. "İşverenlerle bir asgari ücret belirlenmesi adaletsiz ve haksız olur" Aynı zamanda Arslan, şu ifadelere yer verdi: "Komisyonun yapısı değişmezse toplantıya katılmayacağız diye bir yıldır Türk-İş açıklama yapıyor. Biz de açıklama yapıyoruz. Diyoruz ki hükümete gelin, Türk-İş buraya katılmayacak. İşverenlerle hükümetin belirlediği asgari ücret sağlıklı olmaz. O zaman bir an evvel bir düzenleme yapalım. Maalesef hükümetimize, sayın bakanımıza iletmemize rağmen bugüne kadar herhangi bir düzenleme yapılmadı. Şimdi sayın bakanımız asgari ücret tespit konusunu toplantıya çağırdı. HAK-İŞ zaten istese de katılamaz. O zaman işverenlerle bir asgari ücret belirlenmesi de adaletsiz ve haksız olur." "Rakamlara bakınca Türkiye’nin ortalama ücretini belirliyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonundan sağlıklı bir asgari ücret çıkmayacağını ve çıkarılmayacağını dile getiren Arslan, "5 kişi işçi tarafında, 5 işveren tarafında, 5 de hükümet tarafında. Ancak o 5 kişinin oyu sayılmıyor. Bakanlığın tek oyu var, işverenin tek oyu var, işçilerin tek oyu var. Bakanlıktan 1 kişiyle işveren anlaşırsa asgari ücret yine çıkacak. Dolayısıyla o sanıyorum kamuoyunu ikna etmek için geliştirmiş bir yöntem. Bunun hiçbir karşılığı yok. Bakanlık bunu yapmak zorunda. Türkiye’nin sadece minimum ücretini belirlemiyoruz. Rakamlara bakınca Türkiye’nin ortalama ücretini belirliyor. O zaman burada sosyal taraflarının olması gerekmiyor mu? Hükümetin olmaması gerekiyor. Çünkü asgari ücret özel sektör. Bizim temel talebimiz, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 2 tane aktörü oluyor. Biri işveren, özel sektör. Buraya kamu da dahil olabilir. İkincisi de işçiler. Bu ikisinin ortak belirlediği bir hakem de başkan olabilir. Belirleyemezse kura usulü olabiliyor. Bunun yöntemleri var" ifadelerini kullandı. "Evli ve 2 çocuklu bir işçinin esas alınarak burada asgari ücreti belirleme söz konusu olabilir" Asgari ücret tutarına ilişkin konuşan Arslan, "Türkiye’de toplam çalışanlar içerisinde asgari ücretlerin oranı yüzde 3, yüzde 5 olsa başka bir değerlendirme yaparız ama Sosyal Güvenlik Kurumu’nun verilerinde yüzde 50’den fazla olunca başka bir şey söylemek gerekmiyor. Biz minimum ücreti mi tespit edeceğiz, geçim ücretini mi tespit edeceğiz, ortalama ücreti mi? Burada bir kargaşa var. Bunu da eğer komisyonun yapısını sağlıklı kurabilirsek söyleyeceğimiz rakamlar daha sağlıklı sonuç verebilir. O nedenle bizim şu anda çalışmamız var. Bir, geçtiğimiz yıllardan başlayarak enflasyona atıfta bulunarak nerede olmamız gerekiyordu? Buna bakmak gerekiyor. İkincisi sadece enflasyon değil, aile sorumlulukları da dikkate alınarak, tek işçi için değil, evli ve 2 çocuklu bir işçinin esas alınarak burada asgari ücreti belirleme söz konusu olabilir. Üç, Türkiye büyüyor. Bu yıl da 3.5-4 arası, önümüzdeki yıl yüzde 4’ün üzerinde büyüyecek. O zaman bu büyümeden de asgari ücretin pay alması gerekiyor. Büyümeden pay alırsa, enflasyon artı refah payı olursa, geçmiş kayıplar da telafi edilirse ortaya çıkacak rakam minimum ücreti belirler. Rakam vermekten ziyade sistemi konuşmak gerekiyor" dedi.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 15:31
MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklıdır"
MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, terörsüz Türkiye mesajı veren Lider Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?.""Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz"Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi."Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım"Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi."Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır"Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu."Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz"Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu.Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.Plaket takdiminin ardından program sonlandı.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 15:15
MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklıdır"
MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, terörsüz Türkiye mesajı veren Lider Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?.""Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz"Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi."Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım"Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi."Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır"Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu."Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz"Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu.Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.Plaket takdiminin ardından program sonlandı.ANKARA (İHA) - MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, terörsüz Türkiye mesajı veren Lider Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?.""Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz"Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi."Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım"Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi."Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır"Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu."Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz"Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu.Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.Plaket takdiminin ardından program sonlandı.ANKARA (İHA) - MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, terörsüz Türkiye mesajı veren Lider Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?.""Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz"Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi."Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım"Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi."Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır"Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu."Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz"Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu.Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.Plaket takdiminin ardından program sonlandı.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 14:48
MHP lideri Devlet Bahçeli: "Türk sporuna gölge düşürenlere herkes kafa yormalı"
MHP lideri Devlet Bahçeli: "Türk sporuna gölge düşürenlere herkes kafa yormalı"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 14:40
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Anavatan ve garantör ülke olarak KKTC’nin meşru haklarını desteklemeye devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz KKTC Başbakanı Ünal Üstel’i Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Konutu’nda ağırladı. Cevdet Yılmaz, "Anavatan ve garantör ülke olarak KKTC’nin meşru haklarını desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz KKTC Başbakanı Ünal Üstel’i Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Konutu’nda ağırladı. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz, görüşmeler neticesinde Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik bağlarını, ortak iradelerini bir kez daha teyit ettiklerini belirtti. Yılmaz açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Türkiye-KKTC ilişkilerinin yanı sıra, 2025 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projelerin ilerleyişini ve KKTC’nin kurumsal kapasitesini güçlendirecek yeni adımları değerlendirdik. Anavatan ve garantör ülke olarak Türkiye, KKTC’nin meşru haklarını her platformda savunmayı sürdürerek güvenlik, refah ve kalkınma için topyekûn destek vermeye devam edecektir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder