EKONOMİ - 01 Nisan 2026 Çarşamba 17:21

Bakan Yumaklı: "95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek" dedi.


İlk müjdesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerle iftar programında duyurduğu ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne başvurular başladı. Projenin başvuru şartlarını ve detaylarını Bakan Yumaklı açıkladı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsalda üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ile kadınların üretime daha fazla katılımını sağlamak ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ni hayata geçirdiklerini bildirdi. Proje kapsamında Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) ait küçükbaş hayvanların üreticilere uygun şartlarda temin edileceğini belirten Yumaklı, şu bilgileri aktardı:


"Proje ile Türkiye’de küçükbaş üretimi yapan işletme sayısını ve anaç hayvan sayısını artırarak daha fazla materyalin ülkemiz kaynakları ile karşılanmasını, böylece kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliği sağlamayı amaçlıyoruz. Bu amaçla proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek. Uygulamada yalnızca sayı artışını hedeflemiyoruz, aynı zamanda verim, uyum ve sürdürülebilirliği de esas alıyoruz. Bu minvalde dağıtımları, ülkemizin bölgesel yetiştiricilik gerçeklerini dikkate alarak; yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanıyoruz."



150 bin küçükbaş dağıtılacak


Yumaklı, 2026-2028 yıllarını kapsayan 3 yıllık program dahilinde 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verileceğinin altını çizerek, genç ve kadın üreticiler, birinci derece tarımsal amaçlı örgüt üyeleri, engelliler, şehit yakınları ve gazilere öncelik tanıyacaklarını dile getirdi.



"12 ay boyunca hayvanların bakım ve besleme gideri Bakanlığımız tarafından karşılanacak"


Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliği bölümlerinden yeni mezun gençlere de projeye başvurmaları halinde öncelik tanıyacaklarını anlatan Yumaklı, şu bilgileri verdi:


"Böylece gençlerimiz hem doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak hem de üretime ve istihdama güç katacak. İl/ilçe tarım ve orman müdürlüklerimizin denetimlerinde tespit edilen hayvanlar için oluşturulan icmal HAYGEM tarafından TİGEM’e gönderilecek. Hayvan tesliminden sonraki ayda başlamak üzere 12 ay boyunca hayvanların bakım ve besleme gideri Bakanlığımız tarafından karşılanacak. Bu destek ödemesi 3 ayda bir yapılacak ve 100 küçükbaş hayvan için toplamda 3 aylık 45 bin lira destek ödemesi yetiştiricilerimizin hesaplarına aktarılacak. Teslim edilen hayvanların ilk bir yıllık TARSİM sigortası da yine Bakanlığımız tarafından karşılanacak. Yetiştiricilerimiz, hayvan bedelleri için Ziraat Bankası’nın uygun faizli kredilerinden yararlanabilecek. İlgili meslek gruplarından mezun gençlerimiz ile küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen genç ve kadın üreticilerimizi bu projeye başvurmaya davet ediyorum."



Başvurular 1-30 Nisan tarihleri arasında yapılacak


Projeye başvurular 1-30 Nisan tarihleri arasında yapılabilecek. Proje başvuruları, başvuru sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il, ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılacak. TİGEM tarafından puan sırasına göre hak sahipleri bilgilendirilerek, 2026 yılının 2’nci yarısından itibaren hayvanların teslimine başlanılacak. Vatandaşlar, projeyle ilgili detaylı bilgiye Tarım ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesi https://www.tarimorman.gov.tr/HAYGEM/Haber/454/Kirsalda-Bereket-Kucukbasa-Destek-Projesi-Basliyor bağlantısından ulaşabilecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas İsmet Taşdemir’in aklı play-off’ta Özbelsan Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, Esenler Erokspor maçını kazanmaları durumunda play-off hattına gireceklerini söyleyerek, "İnşallah kalan 6 maçı da alır bize yakışır bir şekilde play-off’a gireriz" dedi. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında sahasında Esenler Erokspor ile karşılaşacak olan Özbelsan Sivasspor bu maçın hazırlıklarını sürdürüyor. Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Taşdemir, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova’yı deplasmanda 1-0 yenen A Milli Futbol Takımı’nı tebrik ederek sözlerine başladı. Taşdemir, "Bizim için güzel bir gün Türk futbolu adına. Milli takım hocamız Montella’yı, ekibini milli takım sorumlu herkesi ve oyuncu kardeşlerimi tebrik ediyorum. Bence bize çok güzel anlar yaşattılar. İnşallah Dünya Kupası da devamı gelir. Milli takımımızı tebrik ediyorum. Bence çok önemli bir iş başardılar ülkemize de hayırlı olsun. Dünya Kupası’nda varız. Bunun için mutlu olduk" dedi. "Şehirde çok güzel bir atmosfer var" Esenler Erokspor maçına yoğun tempoda çalıştıklarını söyleyen Taşdemir, "Çalışmalarımız iyi gitti bu hafta. Maçımız yoktu ama biz de çalışmalarımıza yoğunlaştık, iyi çalıştık. Sakatlarımız maalesef dönemedi daha, onun sıkıntısını yaşıyoruz Mert’in haricinde. Yarın belki Uğur Çiftçi başlayacak antrenmanlara. Charisis’in tekrar nüksetti sakatlığı. Manaj da bildiğimiz gibi yok. Olan oyuncularımız devam ediyoruz, iyi çalıştık. En iyi şekilde maçımıza bizim için önemli olan bir maça hazırlanmak istedik ve hazırlandığımızı düşünüyorum. Şehirde çok güzel bir atmosfer var. Geldiğimden beri bu kadar Sivasspor’la alakalı coşkulu şeyler görmemiştim. Bunları görmeye başladım. Futbol başarılı olduğunuz zaman çok daha farklı bir konuma getiriyor herkesi. Biz de şu anda bunu yakaladık ama işi bitirmedik. Sezon sonunu görmemiz lazım. Play-off potasına kendimizi attığımız zaman o zaman başarılı sayacağız kendimizi. Ama onun için de mücadelemize devam ediyoruz. Arkadaşlarım iyi çalışıyorlar. Bizler iyi çalışıyoruz. Maça hazırlanmaya çalışıyoruz" dedi. "Şu anda Play-off’a girmesi zor" Futbolcuların da Erokspor maçına odaklandığını belirten Taşdemir, "İşler iyi gitmediği zaman tabii ki üzülüyoruz. Bunlar hemen futbolun içinde olan şeyler ama ne kadar olan da olursa olsun işler iyi gitmediği zaman hepimiz üzülüyoruz. Bir Adana Demirspor maçından sonraki üzüntümü ben bilirim. Oyuncuların üzüntüsünü de ben bilirim. Ama onu yaşayan ve o noktaya getiren de bizlerdik sonuçta. 2’de 2, 3’te 3 yapan da bu grup. 6 maçta 5 galibiyet alan da bu grup. Dolayısıyla sorumluluk her seferinde artıyor. Benim tek endişem seyircimizin coşkusuyla beraber inşallah düzenlediğimiz oyun disiplinine bağlı kalarak oynarız. Bazen seyirci baskısı, seyirci atmosferi ister istemez onu alabiliyor oyuncudan. Oyuncularımla en çok onu konuştum. Hata yapacaktır, oyuncularımız, bizler de yapıyoruz. Herkes yapıyor hata. Hata yaptığında da oyuncularımıza biraz daha destek olursak özellikle bu son haftaya girilirken her şey bizim için önemli. Dolayısıyla oyuncularımızı motive bir şekilde sahada tutabilirsek inşallah şehrimizin beklediği taraftarlarımızın beklediği sonuçları inşallah kalan 6 maçı da alır bize yakışır bir şekilde play-off’a gireriz. Play-off’a girdikten sonrası bence çok daha kolay. Şu anda Play-off’a girmesi zor. Girdikten sonra bu takım çok daha fazlasını yapacaktır" diye konuştu. Yiğido istasyon çalıştı Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör İsmet Taşdemir ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Koşu ile başlayan antrenman ısınma çalışmaları ile devam etti. Daha sonra istasyon çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, çift kale maçla idmanını tamamladı.
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail’in ortaklaşa İran’a yaptığı saldırıdır" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bugün, bölgede ortaya çıkan krizin her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail’in ortaklaşa İran’a yaptığı saldırıdır" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam eden MYK Toplantısı sürerken bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MYK toplantısının açılışını yaptığı konuşmada İran’a yapılan haksız saldırıdan sonra bölgede ateşkesin sağlanması ve bölgede istikrarın yeniden tesisi yönünde diplomatik çabalarla ilgili değerlendirmelerde bulunduğunu ifade etti. AK Parti Sözcüsü Çelik, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırını ardından İsrail’in Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıları hatırlatarak, ’İsrail ile Filistinli gruplar arasında çatışma çıktı’ şeklinde bazı başlıklar görüyoruz, bunun anlamı şu demek, İsrail bazı Filistinli gruplara sebepsiz yere saldırdı demektir. Taraflara sükunet tavsiye ediyoruz diyorlar. Bu ne demek? İsrail zalimce saldırdı, Filistinliler buna ses çıkarmasın demektir. Çatışmada Filistinli kadınlar ve çocuklar hayatını kaybetti demek aslında İsrail askerlerinin hedef gözeterek kadın ve çocukları öldürdüğünü saklamak için uydurulmuş bir literatür. Filistin’de bir İsrail’in arabası taşlandı demek, fanatik bir İsraillinin aracını Filistinlilerin üzerine sürdüğünü ve bu neticede doğal tepkinin ortaya çıktığını saklamak demek. Kudüs’te sebebi bilinmeyen bir nedenle patlama oldu haberlerini görürsünüz, bunun anlamı İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa’ya ya da başka bir yere ses bombalarıyla saldırdığı anlamına gelir. İsrail’de hükümet krizi var deniyorsa demek ki birileri hükümet kurabilmek için yeni katliamlar başlatacak anlamına geliyor. Eğer Batı’da ya da İsrail’de bir siyasetçi veya bir medya organı, ’Kudüs İsrail’in bölünmez başkentidir’ diyorsa, Filistinlileri yeryüzünden ve Kudüs’ten silmek için gayret gösteriyor anlamına gelir. Bunun sayısını yüzlerce çoğaltabiliriz. Bunun karşısında bizim doğruyu anlatmak için doğru literatür kullanmamız gerekiyor. Bu kavramların arkasındaki manipülasyonları görmemiz gerekiyor. Biz hem parti olarak hem hükümet içinde bütün bunlarla güçlü bir mücadele veriyoruz" ifadelerini kullandı. "8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail’in ortaklaşa İran’a yaptığı saldırıdır" İsrail’in saldırganlığının ve soykırım siyasetinin insanları fiziken öldürmesinin yanı sıra başka alanlarda da devam ettiğini kaydeden Çelik, " Mekansal soykırım, düşünsel soykırım, dinsel soykırım yapıyor. Mescid-i Aksa’da ibadet uzun zamandır yasak, bayram namazı da engellendi. Bu sadece İslam dinine dönük olarak değil, kendisi dışındaki herkese karşı bu saldırganlığı gerçekleştiriyor. Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırı sadece Müslümanlara değil, bütün insanlığa yapılan saldırıdır. İran savaşı devam ederken gözümüzün birileri tarafından Gazze’den ve Batı Şeria’dan uzaklaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Buna kesinlikle müsaade etmemek lazım. İsrail saldırganlığı Gazze’den sonra aynı şeyi Batı Şeria’da da yapmaya çalışıyor, Lübnan’da yapmaya çalışıyor. Bugün, bölgede ortaya çıkan krizin her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail’in ortaklaşa İran’a yaptığı saldırıdır" ifadelerine yer verdi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Türkiye Cumhuriyeti her zaman Kürt kardeşlerimize zor zamanlarda desteğini sunmuştur" Neçirvan Barzani’nin konutuna gerçekleştirilen İHA saldırısı ve İsrail’in Kürtleri İran ile olan savaşın parçası haline getirmeye çalıştığına yönelik iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Öncelikle Neçirvan Barzani’ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendisi yakinen görüştüğümüz, istişarelerde bulunduğumuz, uzun zamandır tanıdığımız birisi. Kuzey Irak yönetiminin Türkiye ile dostane ilişkilerinin olmasına büyük katkılar sağlamış bir siyasetçi. Bu saldırıdan dolayı çok üzgünüz. Herhangi bir can kaybı olmamasını memnuniyetle karşılıyoruz ve kendisine de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kuzey Irak’taki Kürt kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu, onların güvenliğini ve refahını önemsediğimizi burada bir kere daha ifade etmek isterim. İfade edilen ve çeşitli haberlere yansıyan konular doğrudur. Özellikle İsrail tarafının belli gruplarla görüşerek Kürt kardeşlerimizi bu savaşın içine çekmeye çalıştığına dair yoğun bir faaliyet yürüttüğünü görüyoruz. Birtakım temaslar olduğunu biliyoruz. Bunları istihbari olarak biliyoruz ama bizim istihbari olarak bilmemizin dışında bir kısmı açık kaynaklara da yansıdı. Örneğin bazı oradaki örgüt temsilcileri bu temasın olduğuna ve yakın işbirliği içerisinde olduklarına dair açıklamalar yaptı. Bazı şeyleri birbirinden ayırmak gerekir. Biz gerek Irak’taki, gerek Suriye’deki, gerek İran’daki Kürt kardeşlerimizin refahını, güvenliğini ve onurlu kardeşçe bir geleceğini her zaman önemsiyoruz. Buna kıymet veriyoruz ve bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti her zaman kardeşlerimize zor zamanlarda desteğini sunmuştur" dedi. "Kürt kardeşlerimizle örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir" Kendini "Kürtler adına hareket ediyorum" diyen örgütlerle bölgedeki Kürt halkının birbirinden ayırılması gerektiğini aktaran Çelik, "İsrail ile paralel bir şekilde KJAK, Komala gibi bir takım İran’daki örgütlerin, bunlara bağlı unsurların senkronize hareket etme şeklindeki bir takım yaklaşımlarını, temaslarını görüyoruz ve biliyoruz. Arka plandaki temaslardan da haberdarız. Batı basını örgütlerin bu yaklaşımını sunarken Kürtler diye sunuyor. Bu yanlış bir şeydir. Kürt kardeşlerimizle oradaki bu örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir. Bu çok önemlidir. Türkiye’de de maalesef bu konuda çalıştığını söyleyen bazıları akademisyen sıfatı taşısa da bunları birbirine karıştırmayı bir akademik faaliyet gibi sunuyor. Bu bir akademik faaliyet değil, bu örgütsel faaliyetten başka bir şey ifade etmez. Maalesef sürekli olarak Kürt kardeşlerimizi bir takım örgüt denklemlerinin içine hapsetme şeklinde bir faaliyet sistematik olarak yürütülüyor. İran’daki Kürt kardeşlerimiz bütün bu olanlar başladığı andan itibaren son derece sağduyulu davrandılar. Kuzey Irak’taki Kürt kardeşlerimiz sağduyulu davrandılar ve haksız, hukuksuz zeminde gerçekleşen bu savaşın hiçbir şekilde parçası olmayacaklarını, bundan uzak duracaklarını önemli Kürt kanaat önderleri ifade ettiler" dedi. "Silah bırakma gerçekleştikten sonra adımların atılacağı, yasal düzenlemelerin yapılacağı konusunda açık ve net bir irade vardır" Çelik, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili soru üzerine, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmalarımız kesintisiz devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bizim partimizde kurduğumuz mekanizmalarımız var. Bu mekanizmalarımız, strateji heyetlerimiz bu konuyu sürekli olarak gündeminde tutuyor ve haftalık olarak bazen bir ya da birkaç kere toplanarak bu meseleler görüşülüyor ve değerlendiriliyor. Burada bizim açımızdan üç boyutun değerlendirilmesi söz konusu. Birincisi Cumhur İttifakı’nın iradesidir. Cumhur İttifakı olarak birlik ve bütünlük içerisinde bu hedefe doğru siyasi partiler olarak gereken çalışmaları yapıyoruz ve kamuoyuna gerekli mesajları aynı tutarlılık ve bütünlük içerisinde vermeye devam ediyoruz. İkinci boyut da Cumhurbaşkanımızın iradesinin ortaya koyulmasıyla bunun bir devlet politikası olmasıdır. Devlet kurumları burada üzerlerine düşeni yapıyorlar ve gayet uyumlu bir şekilde, koordine bir şekilde süreci ilerletmeye çalışıyorlar. Üçüncü boyut da tabii ki Yüce Meclis’tir. Yüce Meclis’in kurulan komisyonla birlikte en sonunda komisyon çalışmalarının sonunda ortaya koyduğu bir rapor var. Bu rapora göre silah bırakma gerçekleştikten sonra adımların atılacağı, yasal düzenlemelerin yapılacağı konusunda açık ve net bir irade vardır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet politikasına dönüştüren iradesi çerçevesinde görüşlerin net bir şekilde ifade edildiğini dile getiren Çelik, bütün temasları şeffaf bir şekilde gerçekleştirdiklerini kaydetti. Çelik, gelinen noktada artık bölgede işbirliklerinin daha çok çoğalması, ortak hareket etme kabiliyetinin daha çok artması yönünde iradenin ortaya çıkması gerektiğini de sözlerine ekledi. "Seçim olsa bu CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçime ilişkin sarf ettiği sözlerin hatırlatılması üzerine Çelik, "Doğrusunu söylemek gerekirse bu dünyanın içinde bulunduğu tabloya bakın. Bütün bunun içerisinde CHP’nin oluşturmaya çalıştığı gündeme bakın. Gerçekten Türkiye’deki ve dünyadaki gerçeklerden kopuk bir CHP yönetimi var. Kendi konsolidasyonunu sağlayamamış, kendi bütünlüğünü sağlayamamış, herhangi bir politik üretimi olmayan, çok dar bir takım sıkıntılı tablolara sıkışmış, bizzat CHP’liler tarafından gündeme getirilen yolsuzluk iddialarına diğer CHP’lilerin cevap veremediği Bir denklem var. Günün sonunda sürekli olarak bu bir CHP geleneğidir. Cumhuriyetin bütün değerlerini, demokrasinin bütün kurallarını kendilerinin kendi politik ihtiyaçlarına göre istedikleri gibi değiştirebileceklerini, kendilerine uyarlayabileceklerini söylüyorlar. Seçim olsa bu CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır." "İsrail Meclisi sadece Filistinlilere uygulanmak üzere idam cezasını yürürlüğe koyuyor, bu açık bir ırkçılıktır" İsrail Parlamentosu’nun Filistinli esirleri hedef alan idam yasasının sorulması üzerine değerlendirmelerde bulunan Çelik, "Bu açık bir ırkçılık, açık bir ayrımcılık ve açık bir suçtur. İsrail Meclisi sadece Filistinlilere uygulanmak üzere idam cezasını yürürlüğe koyuyor. Bunun arka planında ise, bu soykırım çetesinin, söz konusu hükümet düzenini sürdürebilmek için, idam cezası geçtikten sonra bunu içki içerek kutlayan hastalıklı zihinlerle birlikte hareket etmek zorunda kalması yatıyordu. Bu nedenle giderek eskiden sureta en azından şekil düzeyinde bazı değerlere riayet ettiklerini gösterme çabası içine giriyorlardı. Şimdi sureta o gayretten de vazgeçmiş durumdalar. Orta çağa dönüş dediğimiz, bütün değerlerden boşanan, bütün değerleri ayaklar altına kalan ve bütün dünya düzenini, şimdiye kadarki medeniyetin bütün kazanımlarını ortadan kaldıran bir yaklaşım bu. İsrail hükümetinin burada yaptığı şeyler sadece Filistinlileri hedef almıyor, sadece mazlumlara hedef almıyor, bütün insanlığı hedef alıyor. Belki de parlamenter sisteme geçildi geçileli bir parlamentoda alınmış en lanetli karardır, utanç vericidir" ifadelerini kullandı. "Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin, hiçbir önemi yok" Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gönderdiği F-16’larla ilgili Avrupa basınında yer alan eleştirilerle ilgili soru üzerine Çelik, "Gönderdiğimiz F-16’lar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tabii ki güvenliğini sağlamak içindir. Aynı zamanda Türkiye bütün adanın garantörüdür. Garantör ülke olarak da bütün bu kaos içerisinde ortaya çıkan tabloda, aslında Türkiye’nin bu davranışının takdir görmesi gerekir. Aslında bunlar KKTC’nin güvenliğini sağlayacağı gibi bütün adadaki insanların güvenliğini sağlayacak, herhangi bir haksız, hukuksuz saldırı karşısında, garantörlüğün gereğini yerine getirecek unsurların kuvvetlendirilmesidir. Fakat şunu unutmamak gerekir, şimdi oraya Hollanda’dan Fransa’ya kadar, bir takım devletler Rum kesimine destek olmak için ek kuvvet gönderiyorlar. Gerekçesi ne? Gerekçesi şu; ABD ve İsrail’in İran’a yaptığı gayrimeşru saldırıdan sonra ortaya çıkan denklemde, Akdeniz’de Rum kesiminin daha çok güvenlik ihtiyacı olduğunu ifade ediyorlar ve Rum kesimine destek olmaya gidiyorlar. Soru şudur; bu nedir? Bu olaylar olmadan önce, Rum kesiminin utanç verici bir biçimde İsrail’le yaptığı ittifakın adı nedir? Bütün bunlara baktığınızda tabii ki KKTC’nin de yalnız kalmaması gerekir. O yüzden Rum kesiminden gelen eleştirilerin ve Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin, hiçbir önemi yok" açıklamasında bulundu.
İstanbul Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın anısına anlamlı sergi: "Unutulmadığınız zaman ölmemiş oluyorsunuz" Eski İstanbul 4. Vergi Mahkemesi Başkanı emekli hakim Ahmet Güler tarafından, şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın hatırasına atfettiği 8. kişisel resim sergisi, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nde kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan şehit babası Hakkı Kiraz, "Şehit aileleri olarak ihtiyacımız olan, milletimiz ve devletimiz tarafından unutulmamaktır" dedi. 31 Mart 2015’te terör örgütü mensuplarınca şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz, şehadetinin 11’inci yıl dönümünde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nde düzenlenen anlamlı bir sergiyle anıldı. Eski İstanbul 4. Vergi Mahkemesi Başkanı emekli hakim Ahmet Güler, yargı camiasını duygulandıran vefa dolu sanat yolculuğuna devam ederek 8. kişisel resim sergisini Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın anısına gerçekleştirdi. Daha önceki 7 sergisinde olduğu gibi bu sergisini de şehit meslektaşının hatırasına adayan Güler’in eserleri, yargı camiası ve sanatseverlerin beğenisine sunuldu. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin ev sahipliği yaptığı sergi, 1-15 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. "İhtiyacımız olan, milletimiz ve devletimiz tarafından unutulmamaktır" Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, oğlunun hiçbir zaman unutulmayacak olmasının verdiği gururu dile getirerek, "İnsan ölür gider birkaç gün sonra unutulur, ama unutulmamak çok güzel bir şeydir. Aslında unutulmadığınız zaman ölmemiş oluyorsunuz; yaşıyorsunuz. Bu vesileyle bu sergiyi düzenleyen Ahmet Başkanıma ve bu fırsatı verip burada sergi açtıran çok kıymetli Başsavcıma, Komisyon Başkanlarıma ve bütün adliye teşkilatına çok çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bizi unutmamışlar, oğlumu unutmamışlar. Oğlumun adına böyle bir sergi açılması beni çok mutlu etti. Her yerde görüyorum; bu bizim Türk milletimizin duyarlılığında vardır, asaletinde vardır, kanında vardır. Türk milleti çok asil bir millettir. Hem oğlumun hem de diğer bütün şehitlerin adına diyebilirim ki her bir şehidimizin adı Türkiye’nin en ücra köşesinde bile ya bir ormana, ya bir okula ya da bir çeşmeye adı verilmiş. Tabii bu Türk milletinin asaletinin ve büyüklüğünün eseridir. Bu da biz şehit ailelerini çok mutlu ediyor. Şehit ailelerinin tamamının adına da konuşabilirim ki; hiçbirimizin maddiyata ihtiyacı yoktur. Fakat ihtiyacımız olan, milletimiz ve devletimiz tarafından unutulmamaktır. Bakıyoruz ki bu millet öyle yüce bir millettir ki hem ölüsüne hem dirisine saygısı vardır. Oğlumuz burada şehit olmuştur fakat Türkiye’nin her yerinde adı vardır. Ahmet Başkanıma çok çok teşekkür ediyorum, böyle bir eser yapmış ve bırakmış. Bu bizim için unutulmaz bir eserdir. Gördüğümde kendi kendime dedim ki, ’Oğlum, Allah’a çok şükür ki demek ki biz de sana haram lokma yedirmemişiz’. Oğlum gerçekten de hala bizimle yaşıyor, fiziken yanımızda olmasa bile manen ve ruhen yanımızdadır. Emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum" dedi. "Yargı olarak barıştan, adaletten ve hukuktan yanayız" Eski İstanbul 4. Vergi Mahkemesi Başkanı Ahmet Güler, yargının tüm birimleri olarak terörle mücadeleden hiçbir şekilde vazgeçilmeyeceğinin altını çizerek, şunları söyledi: "Değerli savcımızı şehadetinin 11’inci yıl dönümünde saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyoruz. Terörün her türlüsüne karşı olduğumuzu bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz. Yargı olarak barıştan, adaletten ve hukuktan yanayız. Bu vesileyle aziz şehidimize Allah’tan rahmetler diliyoruz, mekanı cennet olsun. Terör ister kişisel ister bireysel olsun, basit insanların kullandığı bir araçtır. Rabbim devletimize ve milletimize zeval vermesin. Biz yargı olarak her zaman savunduğumuz ilkelerle kararlı bir şekilde yürümeye ve her zamankinden çok daha fazla sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz. Bu konuda azimliyiz, kararlıyız ve ilkeli duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz." Resim sergisine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Hazar Turan Alim, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Metin Sarıhan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Adalet Komisyonu Üyesi Ömer Özgür Ercan, İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanı Veysel Bülbül, Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, Başsavcı Vekilleri, Daire Başkanları, Hakimler, Cumhuriyet Savcıları ve sayıda personel katıldı.
Ankara Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "200 gram ekmek fiyatını 17 buçuk lira olarak güncellemek zorunda kaldık" Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeğik 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, federasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni ekmek fiyatlarını açıkladı. 8 aydır ekmek fiyatlarında değişim olmadığını belirten Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeği 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" diye konuştu. "Ekmek konusunda göstermiş olduğumuz hassasiyeti paydaşlarımızın da göstermesi gerekir" Enflasyonla mücadele konusunda da büyük hassasiyet göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Balcı, "Bizim göstermiş olduğumuz hassasiyeti ekmek konusunda bizim paydaşlarımızın da göstermesi gerekir. Bu süre içerisinde ekmek fiyatı yüzde 39 artarken, yalnız 8 ayda un fiyatının yüzde 45, yüzde 50 civarında artması kabul edilir bir durum değil. Yani ekmeklik un fiyatında un sanayicileri de fırıncı esnafının gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekir diye düşünüyoruz. Bugün itibarıyla Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın, Denizli, Sakarya, Düzce ve Eskişehir ilerinde 200 gram ekmek 17 buçuk lira veya buna denk gelen 230 gram ekmek 20 lira üzerinden fiyat değişikliği uygulamaya girmiş oluyor" ifadelerini kullandı. "Hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" Ekmekteki artışın mağduriyet getirdiğini aktaran Balcı, "Hayatında fırından ekmek almayan siyasetçilerin veya fırıncı esnafının ekmeği nasıl yapıldığını bilmeyen siyasetçinin ekmek üzerinden siyaset yapmak adı altında 17 buçukla 20 olan ekmeği ‘20 yapmayın, 50 lira yapın’ gibi gayriciddi açıklamalar yaptığını görüyoruz. Onların vatandaşımızı bizim kadar düşündüğünü zannetmiyorum. Biz hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" dedi. "Zincir marketlerin tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir" Balcı, esnafın maliyet konusunda dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Zincir marketlerin fırıncı esnafın üzerine yük olmaktan kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor. 150 ekmek alıp, bunun 50 ekmeğini iade ettiğinde bizim ekmek maliyetimiz artmaktadır. Fırıncı esnafımız mağdur olmaktadır. Eğer biz bir taraftan ekmek fiyatı makul bir seviyede tutmaya çalışıyorsak, enflasyonla mücadele etmek için özveri gösteriyorsak, eğer böyle bir netice alamayacak olursak fırına yakın çevrelerde zincir marketlerin belki de tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir. Esnafımızın rahat etmesi konusunda, sorunların çözümü noktasında gerek Ticaret Bakanlığımız, gerekse Tarım Bakanlığımızla çalışmamız devam ediyor. Bu mağduriyet ortadan kalkmazsa, kendi aramızda bunu çözmüş olmazsak bunu da gündeme getirip, bir çözüm noktası bulmak zorundayız."
Kocaeli Hekimsen’den mart ayı verilerine ilişkin değerlendirme Hekimsen, Mart 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan mart ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 34 bin 302 TL’ye ulaştı. Şubat ayında 33 bin 328 TL olan açlık sınırı, bir ayda yaklaşık 974 TL arttı. Aynı dönemde, gıda dışı temel ihtiyaçların da eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 111 bin 734 TL’ye yükseldi. Böylece yaşam maliyetindeki aylık artış yaklaşık 3 bin 172 TL oldu. Gıda enflasyonu yüzde 2,92 Açıklamada, "Mart ayında gıda fiyatlarındaki artış oranı yüzde 2,92 olarak hesaplandı. Şubat ayındaki yüzde 3,62’lik artışa göre hızda sınırlı bir düşüş yaşansa da, gıda fiyatlarındaki yükselişin sürdüğü dikkat çekti. Uzmanlar, artış hızındaki bu yavaşlamaya rağmen fiyat seviyesinin yüksek kalmasının, özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı azaltmadığını vurguluyor" denildi. Kişi başı gıda harcamaları 10 bin TL’ye dayandı Açıklamada, Mart 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 10 bin 13 TL, yetişkin kadın 8 bin 648 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 912 TL, 7 yaş erkek çocuğu 7 bin 728 TL" olarak ifade edildi. Açıklamada, "Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetinin hane bütçesi üzerindeki yükünün giderek arttığını ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi. En yüksek artış süt ve sebze-meyvede En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5,35, sebze ve meyvede yüzde 4,30 olduğu görüldü. Et, balık ve bakliyat grubunda artış yüzde 1,67 seviyesinde kalırken, ekmek ve tahıl grubunda artış yalnızca yüzde 0,25 ile sınırlı kaldı. Uzmanlara göre özellikle süt ürünleri ve sebze-meyve grubundaki artışlar, toplam gıda enflasyonunu yukarı çeken ana kalemler oldu" ifadelerine verildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in şu görüşü yer aldı: "Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Emekli maaşları açlık sınırının oldukça gerisinde bulunuyor. Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor. Bu durum, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısının artık geçici değil, kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınamaması ve gelirlerin bu artışa paralel yükselmemesi nedeniyle, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam şartları her geçen ay daha da zorlaşıyor. Ücret politikaları, vergi düzenlemeleri ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor."