Yerel Haberler
Ankara
Bakan Memişoğlu: "Madde bağımlılığı alanında yaklaşık 552 bin danışmanlık hizmeti verilmiştir" 25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:24:44 Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Madde bağımlılığı alanında danışmanlık hizmeti sunan Alo 191 Danışma Hattı aracılığıyla yaklaşık 552 bin danışmanlık hizmeti verilmiştir" dedi. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısına katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sunum yaparak milletvekillerini bilgilendirdi. Sağlık Bakanlığı olarak çocukların bedensel, ruhsal ve sosyal yönden sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini, toplumsal yaşama güçlü biçimde katılmalarını temel bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Memişoğlu, "Çocuk sağlığını yalnızca tedavi hizmetleriyle sınırlı bir alan olarak değil; koruma, erken müdahale ve rehabilitasyon süreçlerinin bütünlüğü içinde ele alıyoruz. Çocukluk dönemi bireyin gelişiminin en hassas evresidir. Bu dönemde karşılaşılan ihmal, istismar, bağımlılık riski veya ruhsal sorunlar, ilerleyen yaşlarda sosyal uyum problemlerine ve suça sürüklenmeye zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle birinci basamak sağlık hizmetlerimizi sürekli güçlendiriyoruz. Aile hekimliği sistemi kapsamında yürütülen izlem programlarıyla çocuklarımızın büyüme ve gelişimleri düzenli olarak takip edilmekte, riskli durumlar erken aşamada tespit edilerek ilgili birimlere yönlendirme yapılmaktadır. Bu çalışmaların önemli bir ayağını 0-6 Yaş Çocuğun Psikososyal Gelişimini Destekleme Programı oluşturmaktadır. Program kapsamında aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından gebelerin sağlık durumları ile 0-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimleri bütüncül bir yaklaşımla izlenmektedir. 2025 yılı içerisinde bu program kapsamında 675 bin 815 bebek ve çocuğumuzun psikososyal izlemi gerçekleştirilmiştir. Programın ülke genelinde etkin biçimde uygulanabilmesi amacıyla 40 bin 87 hekim ile 44 bin 296 ebe ve hemşire olmak üzere toplam 84 bin 383 sağlık personeline eğitim verilmiştir" ifadelerini kullandı. "70 ilimizde toplam 74 Çocuk İzlem Merkezi faaliyet göstermektedir" Çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerini yaygınlaştırmaya devam ettiklerini dile getiren Memişoğlu, "Ülkemizde çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında kamu, özel ve üniversitelerde toplam 2 bin 260 çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı hizmet vermektedir. 711 çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı ile 441 asistan hekim, Bakanlığımıza bağlı 229 sağlık tesisinde aktif olarak hizmet sunmaktadır. Bu hizmetler çok disiplinli ekip anlayışıyla yürütülmektedir. Bakanlığımız bünyesinde görev yapan bin 40 psikolog, 963 sosyal çalışmacı ve 534 çocuk gelişimci, çocuklarımızın ruhsal iyilik hâlinin korunması ve güçlendirilmesinde önemli rol üstlenmektedir. Gençlerin ruhsal dayanıklılığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda üniversiteler ve öğrenci yurtlarında yürütülen gençlik ruh sağlığı faaliyetleri kapsamında stant çalışmaları, el rehberleri ve ‘Kendime İyi Bak’ ile ’Psikolojik Dayanıklılık’ başlıklı eğitim programları düzenlenmektedir. Bu çerçevede 2025 yılı içerisinde 144 bin 478 gencimize eğitim ve danışmanlık hizmeti sağladık. Çocukların korunmasına yönelik önemli yapılardan biri de Çocuk İzlem Merkezleridir. Adli süreçlere konu olan çocukların olumsuz etkilenmesini önlemek amacıyla çok disiplinli bir yaklaşımla hizmet sunulmaktadır. Hâlihazırda 70 ilimizde toplam 74 Çocuk İzlem Merkezi faaliyet göstermekte olup, ülke genelinde yaygınlaştırma çalışmalarımız süratle devam etmektedir. Çocuk ihmali ve istismarının önlenmesine yönelik farkındalık faaliyetleri de düzenli olarak yürütülmektedir" dedi. "Madde bağımlılığı alanında danışmanlık hizmeti sunan Alo 191 Danışma Hattı aracılığıyla yaklaşık 552 bin danışmanlık hizmeti verilmiştir" Son bir yılda "Dijital Dünyada Ebeveyn/Çocuk ve Genç Olmak" temasıyla "An Sende Kalsın" sloganı kapsamında yürütülen eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla yıl içinde toplam 1 milyon 418 bin 612 kişiye ulaşıldığı bilgisini veren Memişoğlu, "Ayrıca Sağlıklı Hayat Merkezlerinde psiko-sosyal danışmanlık, sigara bırakma danışmanlığı ve bağımlılıkla mücadele danışmanlığı hizmetleri sunulmaktadır. Bunun yanı sıra akran zorbalığı, ergenlik dönemi sorunları, aile içi iletişim, çocuk ihmali ve istismarı, psikososyal kriz durumları ve sınav kaygısı gibi konularda da çocuklara ve ailelerine destek verilmektedir. Madde bağımlılığı alanında danışmanlık hizmeti sunan Alo 191 Danışma Hattı aracılığıyla bugüne kadar yaklaşık 552 bin danışmanlık hizmeti verilmiştir. Bağımlılıkla karşı karşıya kalan vatandaşlarımız için tedavi ve rehabilitasyon altyapımızı sürekli güçlendiriyoruz. Ülke genelinde 64’ü yataklı, 79’u ayaktan olmak üzere toplam 143 Amatem ve Çematem’de bin 582 yatak kapasitesiyle hizmet sunulmaktadır. Çocuk ve ergenlere yönelik hizmetler 22 ilde bulunan 24 Çematem’ler aracılığıyla yürütülmektedir. Bu merkezlerin 15’i yataklı olup, toplam 242 yatak kapasitesine sahiptir. Geride bıraktığımız bir yıllık süre içerisinde bu merkezlere 8 bin 772 ayaktan başvuru yapılmış, bin 128 çocuk ve ergen yatarak tedavi görmüştür. Başvuruların büyük oranı ‘yüzde 77,7’si’ birden fazla madde kullanımına ilişkindir" diye konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:21 Bakan Ersoy: "Bu sene çok daha organize, fazla katılımın olduğu bir etkinlikler silsilesi oluyor" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Beni sevindiren, bu sene çok daha organize, çok daha fazla katılımın olduğu bir etkinlikler silsilesi oluyor. Ankara’da yaşayan vatandaşlarımızın bu fırsatı kaçırmamaları, Ramazan boyunca etkinliklere katılmaları için buraya davet ediyoruz" dedi. Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinlik alanını ziyaret etti. Bakan Ersoy, ziyarette bakanlık kapsamında açılan stantları gezerek inceledi. Bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliğinde bakanlığa bağlı farklı kurumlarla çalışacaklarını belirten Bakan Ersoy, "Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğümüze bağlı kurumlarımız üç tane önemli konser verecekler. Bunlardan bir tanesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın senfoni ilahileri, Burak Kut’un solist olduğu bir konser olarak gerçekleşecek. İstanbul Tarihi Türk Müziği Korosu’nun vereceği Ahmet Özhan’ın solist olarak katılacağı bir konserimiz olacak. Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun bir konseri olacak" diye konuştu. "Hocalarımızın halkımızla yapacağı sohbet toplantıları var" Bakanlığa bağlı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü’nün birçok etkinliği olduğunu da belirten Bakan Ersoy, "Bunlardan bir tanesi özel sohbetler. Nihat Hatipoğlu, Fatih Koca, Mehmet Kemiksiz gibi hocalarımızın halkımızla yapacağı sohbet toplantıları var. Etkinlikler Genel Müdürlüğümüzün çocuklar için hazırladığı Kültür Yolu Festivali’nde çocukların ilgiyle takip ettiği etkinliklerin bir yansımasını ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerinde de görüyoruz. Özellikle küçük çocuklarımız fazla katılım gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. "Bu sene çok daha organize, fazla katılımın olduğu bir etkinlikler silsilesi oluyor" Yaşayan Miras ve Etkinlikler Genel Müdürlüğünce düzenlenen Yaşayan Miras Atölyeleri’ne de değinen Ersoy, "Özellikle unutulmaya yüz tutmuş, yaşatmak istediğimiz, gelecek nesillere miras bırakmak istediğimiz, bizim kültürümüze ait zanaatkarlıkların üretildiği atölyeler var. Bu atölyelerde minyatür, çini, ciltleme gibi birçok etkinlik var. Beni sevindiren, bu sene çok daha organize, çok daha fazla katılımın olduğu bir etkinlikler silsilesi oluyor. Ankara’da yaşayan vatandaşlarımızın bu fırsatı kaçırmamaları, Ramazan boyunca etkinliklere katılmaları için buraya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:08 MHP’li Büyükataman: "Dervişoğlu’nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu’nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında partisi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik sözlerine yanıt verdi. Büyükataman yaptığı yazılı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ilk günden itibaren devletin yetkili organları tarafından titizlikle yürütüldüğünü belirterek, bunun devletin beka stratejisiyle uyumlu ve tavizsiz bir hedef olduğunu ifade etti. Bu kapsamda terör örgütünün kendisini feshettiğini ve Türkiye’den çekildiğini açıkladığını kaydeden Büyükataman, sürecin sahada devletin tam kontrolünde olduğunu vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye süreci sahada devletimizin tam kontrolündedir. ‘27 Şubat İmralı çağrısı’ süreç içerisinde önemli bir gelişmedir ve bu çağrı KCK açısından da bağlayıcıdır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli bunu ifade etmiştir. Fakat siyasetteki son günlerini kontrolsüzce Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye saldırarak geçirmekten başka bir şey üretemeyen Müsavat Dervişoğlu ise yine çuvallamıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve Terörsüz Türkiye raporu üzerinden partimizi hedef alan bu zat, belli ki gelişmeleri anlama kapasitesinden son derece uzaktır" ifadelerini kullandı. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 5 Ağustos 2025’te çalışmalarına başladığını hatırlatan Büyükataman, komisyonun 6,5 ayda 20 toplantı gerçekleştirdiğini ve 137 kurum temsilcisi ile kişinin bilgi ve görüşüne başvurulduğunu bildirdi. "Dervişoğlu’nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" Komisyonun 17 Şubat 2026’da raporunu tamamladığını kaydeden Büyükataman, "Dervişoğlu’nun sefil iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Türk devleti hiçbir zaman terörle eşitlenmemiştir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesi tartışılmazdır. Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu’nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. Büyükataman, geçmişte gerçekleşen Millet İttifakı’nı hatırlatarak, "Daha düne kadar ‘Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirebiliriz. Yerel yönetimlerde özerklik verebiliriz. Türk kimliğini tartışmaya açarız’ diyenlerle kol kola yürüyen, ittifak kuran, hatta çok yakın zamanda tekrar ittifak kurabileceğinin sinyalini veren Müsavat Dervişoğlu’nun bugün TBMM’de yaptığı konuşma tam anlamıyla bir ikiyüzlülüktür. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi, milli iradenin gücüyle Terörsüz Türkiye hedefinde kararlıdır. Bu süreçte hiçbir pazarlık söz konusu olmamıştır. Karalama kampanyasından başka çaresi kalmayan zavallı ve çürük muhalefet anlayışının ortaya attığı iddiaların hiçbiri somut değildir. Son çırpınışlarını yapan ip’lilerin çirkef bir şekilde yaptığı istismar siyasetinin aziz milletimizde karşılık bulmadığı da son derece açıktır" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel’den Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’a ziyaret
30 Ocak 2026 Cuma - 20:30 CHP Genel Başkanı Özel’den Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’a ziyaret Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki heyet, Yeniden Refah Partisi’nin 3’üncü Olağan Büyük Kongresi’nde yeniden genel başkan seçilen Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Özgür Özel, "Özellikle hep birlikte dile getirip mücadele ettiğimiz en düşük emekli maaşının 20 bin lira olması, ortalama emekli maaşının 23 bin lira olması ve emeklilerin yoksullukta birleştirilmiş olmaları. Aynı zamanda asgari ücretteki zorluklar, çiftçilerin, tarımla ve hayvancılıkla uğraşanların yaşadığı sıkıntıları konuştuk. Toplantımızın ana gündemi, Türkiye’deki vatandaşın gündemi neyse oydu" şeklinde konuştu. Parti olarak toplumun sorunlarını çözmek adına çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Özel, "Bir yandan mücadeleyi sürdürürken, bir yandan toplumun beklentilerine yönelik hem eleştirilerini hem de gördüğü sorunlara yönelik çözüm önerilerini Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi üzerinden bir pozitif gündemle üretiyor ve sahada çalışıyor. Bu konuda genel başkanımıza partimizin çalışmalarıyla ilgili bilgi arz ettim" ifadelerini kullandı. "İftiraya ve şantaja direnenler namusuyla Silivri’de yatıyorlar" Özel, Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmasına ilişkin şunları söyledi: "Biz çok sert tepki gösterdik Aydın’da. Bin pişman oldu. İnsan içine çıkamayacak haldedir. Geçen gün de kendisinin durumunu söylediğimde kurnaz ya hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. Dokunulmazlık var ya. Suç duyurusu orada durur, yıllarca durur. Günü geldiğinde de mahkeme olduğunda zaten ben iktidardaysam Özlem Çerçioğlu hakkında edinilen bilgi ve belgeleri verecek mahkeme bulurum. Onun dediği mahkemeye vermem. Dokunulmazlık var, hakkımda suç duyurusunda bulunuyor. Neden dava açmıyorsun? Mesela bir tazminat davası açsaydın da görseydim. Mahkeme bana deseydi ki ‘Özlem Çerçioğlu hangi faturasını Aziz İhsan Aktaş’a ödetmiş? Ben de ‘İftira atmadım efendim, işte faturası burada’ deseydim. Madem öyle bir şey yapacak Özlem Çerçioğlu, bunu ibret-i alem olsun diye söylüyorum. Kendisine güvenen, ahlakına güvenen, temiz belediyecilik yaptığına güvenen, iftiraya ve şantaja direnenler namusuyla Silivri’de yatıyorlar." "Emeklilerin gözlerindeki öfke ve kızgınlık, bundan önce hiç şahit olmadığımız boyutta" Özel, eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ın "Eğer emekli sorunu aşılamazsa, emeklilerin öfkesi sandıkta Hiroşima etkisi yapar" sözleri hakkında şunları söyledi: "Emekliler elleri nasırlı, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş ve ‘Sen emekli ol. Bundan sonra biz sana bakacağız’ denmiş. O emekliye şimdi bu ülkede tarihte görülmemiş bir haksızlık yapılıyor. ‘20 bin lirayla geçinin’ diyorlar emeklilere. O yüzden Şamil Tayyar’la aynı görüşteyim. Şamil Tayyar da demek ki sahayı okuyabiliyor. İktidar partisinde sahayı okuyamayanlar var. Okuyup da susanlar var. Bir de yavaş yavaş sahadaki öfkeyi görüp söylemeye başlayanlar oldu. Şamil Bey’i de bunlardan bir tanesi olarak değerlendirdim açıklamasını ben de gördüğümde. Emeklilerin gözlerindeki öfke ve kızgınlık, bundan önce hiç şahit olmadığımız boyutta." Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise, "Görüşmemizde paylaşımda adalet meselesi özellikle gündeme geldi. Türkiye’de ciddi bir paylaşımda adaletsizlik sorunu olduğu, maalesef gelir ve servet dağılımında adaletsizliğin had safhada olduğu, borç, faiz, zam, vergi ekonomisinin Türkiye’de milyonlarca emekçiyi, emekliyi, asgari ücretliyi, çiftçiyi ve küçük esnafı mağdur ettiğini görüşmemizde ele aldık" diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "2028 yılı bizim en kolay geçireceğimiz seçim"
30 Ocak 2026 Cuma - 20:27 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "2028 yılı bizim en kolay geçireceğimiz seçim" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar, "Tüm dünyada en çok sevilen liderden, gönül bağı olan bir kişiden bahsediyoruz. 2,5 milyar nüfusu temsil eden müslüman dünyasının, ümmetin diye ifade edebileceğimiz bir lideri var. Dolayısıyla çok uzaklara gitmeye gerek yok. 2028 yılı bizim en kolay geçireceğimiz seçim olacak Allah’ın izniyle" dedi. Acar, Erzincan’da düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Önümüzde zorlu bir mücadele daha var. 2028’de yine bir seçim ve tezviratla asla hak etmedikleri bu millete çıkıp meydanlarda, gördüğünüz gibi hiçbir iddiası, memleket için derdinin hiç asla gündemine dahi alınmadığı Silivri’deki yolsuzlukla itham edilen ve iddianamelerin de ortada olduğu bir sürü ithama cevap vermek yerine sadece ve sadece ana muhalefet partisinin, bir adamın arkasından Silivri’ye bakmasının sonucuyla gidilen bir seçimden bahsediyoruz. Burada işimiz yine kendimizi anlatmak üzerine çok zor olacak. Tezviratlara, yalana, yolsuzluğa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu. 2028 seçimlerinde en kolay geçirecekleri seçim olacağını söyleyen Acar, "Liderimiz belli, vatandaşa dokunmuşuz. Anadolu’nun bizatihi kendisi olmuşuz. Zaten böyle bir durumu doğru şekliyle anlatabiliyorsak ne ala. Cumhurbaşkanımız tekrar tekrar anlatmamızı tavsiye ediyor. Anlatacak çok şeyimiz var. ’Durmak yok yola devam’ın bir karşılığı var. ’Yaparsa AK Parti yapar’ın bir anlamı var. Tabii ki kusursuz değiliz. Beşeriz, hatalarımız, eksiklerimiz muhakkak var. Bunları tamamlamak için başımızda çok üst düzeyde bir profile ulaşmış olan, çok tecrübeli bir liderimiz var. Sadece bunu anlatmamız kafi. Tüm dünyada en çok sevilen liderden, gönül bağı olan bir kişiden bahsediyoruz. 2,5 milyar nüfusu temsil eden Müslüman dünyasının, ümmetin diye ifade edebileceğimiz bir lideri var. Dolayısıyla çok uzaklara gitmeye gerek yok. 2028 yılı bizim en kolay geçireceğimiz seçim olacak Allah’ın izniyle" şeklinde konuştu. Acar, konuşmasının ardından AK Partiye yeni katılan kişilere rozetlerini taktı. AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı tarafından Acar’a hediye takdim edildi. Programa, Erzincan Koordinatörü AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, AK Parti Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcıları ve partililer katıldı. İlk programın ardından Acar, Erzincan Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Ziyarette konuşan Acar, "AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı olarak ulusal ve yerel basının yaşamış olduğu sıkıntıların farkındayız. Bizler, basın mensuplarımızın mesleklerini daha sağlıklı şartlar altında icra edebilmeleri, haklarının güçlendirilmesi, tüm sorunlarının giderilmesi noktasında sorumluluk almaya devam edeceğiz. Daha güçlü, daha nitelikli ve daha etkin bir medya ortamının oluşmasına da bundan önce yaptığımız gibi katkı sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Doktoralı öğretmenler, akademik çalışmalarındaki problemler için Eğitim-Bir-Sen’i ziyaret etti
30 Ocak 2026 Cuma - 20:09 Doktoralı öğretmenler, akademik çalışmalarındaki problemler için Eğitim-Bir-Sen’i ziyaret etti Doktoralı Öğretmenler Koordinasyon Ekibi üyeleri, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi’ni ziyaret ederek Genel Sekreter Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman ile bir araya geldi. Görüşmede, doktoralı öğretmenlerin akademik çalışmalarda yaşadığı sorunlar ele alındı. Doktora eğitimini tamamlamış yaklaşık 5 bin öğretmen adına oluşturulan "Doktoralı Öğretmenler Koordinasyon Ekibi" üyeleri, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi’ni ziyaret ederek Genel Sekreter Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman ile bir araya geldi. Görüşmede, doktoralı öğretmenlerin sürdürdükleri akademik çalışmalarda yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi’ndeki görüşmeye katılan koordinasyon ekibi üyesi öğretmenler, doktora sonrası bilimsel üretime devam etme ve doçentlik süreçlerinde yaşadıkları zorlukları ve taleplerini Genel Sekreter Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman’a iletti. Doktoralı öğretmenler, sahada edindikleri deneyimi, bilimsel çalışmalara dönüştürmek istediklerini ancak mevcut uygulamaların bu süreci zorlaştırdığını ifade ederek, kurumsal işleyişin netleşmesi ve eşitlik ilkesinin güçlendirilmesi yönünde düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Özellikle doçentlik başvurularında üniversitelerde ders verme şartının zorluklarına işaret eden öğretmenler, herhangi bir maddi beklenti olmadan ders verme taleplerinin kimi zaman usul gerekçeleriyle karşılık bulmadığını, görevlendirmelerin ise kurumdan kuruma değişiklik gösterdiğini dile getirdiler. Üniversitelerde ders verme imkanının kurumsal bir çerçeveye kavuşturulmasını isteyen öğretmenler, kendi alanlarında belirli bir hizmet süresini tamamlayan öğretmenlerin bu kriterden muaf tutulmasını talep ettiler. Etik kurul raporu süreçlerinde aranan "fiilen üniversitede çalışma" koşulunun saha araştırmalarını zorlaştırdığına da dikkati çeken doktoralı öğretmenler, bu alanda kolaylaştırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesini istediler. Bilimsel toplantılara katılımda izin ve destek süreçlerinin açık kriterlere bağlanması gerektiğini belirten öğretmenler, doktora sonrasında akademik çalışmalar için veri tabanlarına ulaşım ve benzeri hizmetlerin devam etmesi talebinde bulundular. Öğretmenler, lisansüstü eğitim yapmış tüm öğretmenlere artırımlı ek ders ücreti verildiğini ancak Bakanlık ve Ar-Ge birimlerinde görevlendirildiklerinde bu haktan mahrum bırakıldıklarını ifade ederek çözüm üretilmesini istediler. Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, doktoralı öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye için büyük bir hazine olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti: "Doktoralı öğretmenlerin birikimlerini doğru değerlendirmek, eğitimin niteliğini artırdığı gibi üniversiteler için de sahada yetişmiş, güçlü bir insan kaynağı anlamına gelmektedir. Doktoralı öğretmenlerimizin talepleri son derece haklı ve makuldür. Sahadaki tecrübelerini bilim dünyasına taşımak, akademik birikimleriyle eğitim sistemine katkı sunmak isteyen doktoralı öğretmenlerimizin yaşadığı sorunların farkındayız. Bu sorunların çözümü için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz."
Türk Eğitim-Sen: "MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nde ilk göze çarpan husus mülakatın kaldırılmış olması"
30 Ocak 2026 Cuma - 17:16 Türk Eğitim-Sen: "MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nde ilk göze çarpan husus mülakatın kaldırılmış olması" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen), MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin "Yönetmelik kapsamında ilk göze çarpan husus, Türk Eğitim-Sen olarak yıllardır ifade ettiğimiz üzere mülakatın kaldırılmış olmasıdır" açıklaması yaptı. Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin yayımladığı açıklamada yönetmelik kapsamında ilk göze çarpan hususun mülakatın kaldırılmış olması olduğunu vurguladı. Açıklamada, "İl Değerlendirme Komisyonlarında sendikaların katılımının devamı, Yöneticiliğe ilk görevlendirmede sınav puanlarının 3 yıl geçerliliği, Akademi kapsamında yöneticilerin eğitime alınması sendikamızın görüşleri arasında yer almakla birlikte; daha önce kamuoyuna yansıyan yönetmelik taslağında yer alan mevcut yöneticilerin her dört yılın sonunda sınava tabi tutulması uygulamasından vazgeçilmiş olması, yöneticilik görev süresinin hesabında ders yılı uygulaması ile artık yıl karmaşasının ortadan kaldırılmış olması, yönetici Değerlendirme Formunda Uzman ve Başöğretmen unvanları için puan verilmesi, olumlu olarak değerlendirdiğimiz hususlar olarak göze çarpmaktadır" denildi. Ayrıca düzenlemede eksikliklerin de yer aldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Okul öncesi eğitim kurumlarında okul öncesi öğretmenlerine tanınan öncelikli görevlendirme hakkının kaldırılmış olmasının norm fazlası duruma düşen idarecilerin kalan görev sürelerini tamamlama haklarının ellerinden alınmış olmasının, akademi eğitiminde, eğitim kurumlarının kademe ve türüne göre eğitim verilmesi nedeniyle müzik, beden eğitimi gibi branşların kurum türü tercihlerinin kısıtlanmasının ve Yönetici Değerlendirme Formunda puanlamalarda kıdemin öne çıkması ve okul müdürlüğü süresine verilen puanın fazla olması suretiyle haksız rekabet ortamının oluşturulmasını, yeni yönetmeliğin eksiklikleri olarak değerlendirmekteyiz." Açıklamada, Türk Eğitim-Sen’in Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin gerekli hukuki hazırlıkları tamamlayarak, eksik görülen hususlara yönelik dava açılacağı vurgulandı.