Yerel Haberler
Ankara
25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:25 TBMM Başkanı Kurtulmuş AK Parti’yi ziyaret etti TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti grubunu ziyaret etti. Ziyarette yaptığı konuşmada Kurtulmuş, "Bundan sonra daha zor sürecin önünde olunduğunu söylemek isterim. Aynı kararlılık ve aynı eş güdüm içerisinde çalışıldığı takdirde burada da sonuç alacağımızı ve tamamıyla bu meselenin artık geride kalacağına yürekten inanıyorum" dedi. Kurtulmuş, AK Parti grubunu ziyaret etti. Kurtulmuş, AK Parti grubuna komisyona verdikleri destekten ötürü teşekkür etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da devlet politikası haline dönüştürdüğü için minnetlerini ifade etti. Kurtulmuş, "Türkiye’nin en zor meselesi Cumhuriyet tarihimizin ilk asrının yarısının neredeyse heba edildiği, büyük bedeller ödediğimiz, ağır faturalar ödediğimiz şiddet ve terör meselesi ümit ediyorum ki bu çalışmayla birlikte yoluna girecek ve Türkiye’nin gündeminden kaldırılacaktır. Bu çalışmalar çok verimli tartışmaları da aslında gerçekleştirdiğimiz çalışmalar oldu. Birbirine taban tabana zıt fikirlere sahip olan insanların gelip hatta aynı oturumda yan yana oturdukları ve görüşlerini dile getirdiği oturumlar oldu. Umut anneleriyle, şehitlerimizin, gazilerimizin ailelerinin yan yana oturduğu oturumda her iki tarafında biz çocuklarımızı gömdük. Bundan sonra toprağa çocuklarımızı değil, silahları gömmek istiyoruz iradesi. Aslında bu komisyondaki dinleme faslının mottosu olarak önümüze çıkan bir temenniydi. Bu işin artık sona erdirilmesi, bir daha Türkiye’nin hiçbir evladının toprağa düşmemesi, ölmemesi, öldürülmemesi üzerinde hemfikirdir. Burada Cumhurbaşkanımızın inisiyatifiyle, öncülüğüyle başlayan bu devlet politikası bizim Meclisimizde kurulan bu komisyonla birlikte de bir millet politikası haline dönüştürülmüş oldu" ifadelerini kullandı. Çatışmalı konuların çözümünde parlamentoların devreye çok geç girdiklerini veya parlamentolarla birlikte 3. Göz adı verilen başka ülkelerin takip ve murakabe fonksiyonlarının devreye girdiğini hatırlatan Kurutulmuş, "Aslında bu komisyonun kurulmasıyla birlikte buraya bütün siyasi partilerimiz bir parti hariç bütün siyasi partilerin destek vermesiyle birlikte Türkiye’de milli irade ve milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bu meselenin tek sahibi olduğunu, yegane meşru sahibi olduğunu ortaya koydu ve bu komisyon çalışmaları, bu demokratik anlayış içerisinde bugüne kadar geldi. Ve şunu da büyük bir şükranla ifade etmek istiyorum ki birbiriyle fikirleri farklı olan 50 milletvekili arkadaşımız o kadar yoğun tartışma ortamına rağmen hiçbir şekilde kırıcı, yıkıcı, karşı taraftaki arkadaşları, karşı tarafta gördüğü arkadaşları yok etmek için bir söz tarif etmedi Hatta neredeyse en ufak bir tartışmanın bile olmadığı müzakereler yapıldı" şeklinde konuştu. Kurtulmuş, önlerinde daha kritik bir dönem olduğunu kaydederek, "Bundan sonra daha zor sürecin önünde olunduğunu söylemek isterim. Aynı kararlılık ve aynı eş güdüm içerisinde çalışıldığı takdirde burada da sonuç alacağımızı ve tamamıyla bu meselenin artık geride kalacağına yürekten inanıyorum. AK Parti’ye de, başta AK Parti’nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanımız olmak üzere grup başkanımız, genel başkanvekilimiz, grup başkanvekillerimiz nezdinde AK Parti’ye de çok teşekkür ediyorum. Samimi ciddi destekleri bu süreçte önemli bir rol oynamıştır" dedi. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler de komisyonun çalışmalarına 5 Ağustos’ta başladığını hatırlatarak, "İnternet sitesinde de şu anda bu rapor yayınlanmış durumda. Ben özellikle Meclis Başkanımıza şahsım adına ve grubum adına çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok özverili, çok gayretli, uzlaşmacı, yapıcı tutumuyla beraber aynı zamanda öngörü ve yol haritası sunma adına gerçekten bizlere çok büyük katkılar sağladı. Tabii 50 yıllık bir belayı ülkemizin terör meselesini çözmek bu konuda yapıcı tutum sergilemek, emek sarf etmek çok kıymetliydi. Ben yine bu süreçte katkı sağlayan siyasi parti gruplarına, genel başkanlarına ve koordinatör grup başkan vekillerine de çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Türk Eğitim-Sen: "MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nde ilk göze çarpan husus mülakatın kaldırılmış olması"
30 Ocak 2026 Cuma - 17:16 Türk Eğitim-Sen: "MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nde ilk göze çarpan husus mülakatın kaldırılmış olması" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen), MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin "Yönetmelik kapsamında ilk göze çarpan husus, Türk Eğitim-Sen olarak yıllardır ifade ettiğimiz üzere mülakatın kaldırılmış olmasıdır" açıklaması yaptı. Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin yayımladığı açıklamada yönetmelik kapsamında ilk göze çarpan hususun mülakatın kaldırılmış olması olduğunu vurguladı. Açıklamada, "İl Değerlendirme Komisyonlarında sendikaların katılımının devamı, Yöneticiliğe ilk görevlendirmede sınav puanlarının 3 yıl geçerliliği, Akademi kapsamında yöneticilerin eğitime alınması sendikamızın görüşleri arasında yer almakla birlikte; daha önce kamuoyuna yansıyan yönetmelik taslağında yer alan mevcut yöneticilerin her dört yılın sonunda sınava tabi tutulması uygulamasından vazgeçilmiş olması, yöneticilik görev süresinin hesabında ders yılı uygulaması ile artık yıl karmaşasının ortadan kaldırılmış olması, yönetici Değerlendirme Formunda Uzman ve Başöğretmen unvanları için puan verilmesi, olumlu olarak değerlendirdiğimiz hususlar olarak göze çarpmaktadır" denildi. Ayrıca düzenlemede eksikliklerin de yer aldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Okul öncesi eğitim kurumlarında okul öncesi öğretmenlerine tanınan öncelikli görevlendirme hakkının kaldırılmış olmasının norm fazlası duruma düşen idarecilerin kalan görev sürelerini tamamlama haklarının ellerinden alınmış olmasının, akademi eğitiminde, eğitim kurumlarının kademe ve türüne göre eğitim verilmesi nedeniyle müzik, beden eğitimi gibi branşların kurum türü tercihlerinin kısıtlanmasının ve Yönetici Değerlendirme Formunda puanlamalarda kıdemin öne çıkması ve okul müdürlüğü süresine verilen puanın fazla olması suretiyle haksız rekabet ortamının oluşturulmasını, yeni yönetmeliğin eksiklikleri olarak değerlendirmekteyiz." Açıklamada, Türk Eğitim-Sen’in Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin gerekli hukuki hazırlıkları tamamlayarak, eksik görülen hususlara yönelik dava açılacağı vurgulandı.
Hablemitoğlu cinayeti davasında sanık Bozkır hakkında tahliye kararı çıktı
30 Ocak 2026 Cuma - 15:27 Hablemitoğlu cinayeti davasında sanık Bozkır hakkında tahliye kararı çıktı Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun, 18 Aralık 2002 tarihinde Ankara’daki evinin önünde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin görülen davada, 10 sanığın yargılanmasına devam edilirken, tek tutuklu sanık Nuri Gökhan Bozkır tahliye edildi. Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır ile başka bir dosyadan hükümlü bulunan Enver Altaylı, bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklardan Mehmet Narin’in vareste tutulduğu duruşmada, tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Aydın Köstem ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Cumhuriyet Savcısı, mevcut soruşturmanın sonucunun beklenmesini, sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamını, dosyada eksiklikler bulunması nedeniyle esas hakkındaki mütalaanın hazırlanmasının soruşturma sonucuna bırakılmasını talep etti. Savcının mütalaasının ardından sanıklar ve avukatlarına söz verildi. "Eski savcı Zafer Ergün hakkında FETÖ’cü olduğuna dair elimde bulunan tüm belge ve bilgileri HSK’ya gönderdim" Davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır, yaptığı savunmada, "Tutuklu tek sanık ve tek mağdur benim. Eski savcı Zafer Ergün hakkında FETÖ’cü olduğuna dair elimde bulunan tüm belge ve bilgileri HSK’ya gönderdim. Suç duyurusunda bulundum. Umarım Almanya’ya kaçmadan bir sonuç alınır. Keşif ve takip ile suçlanıyorum. Ancak tanık beyanları, bilirkişi raporları ve HTS kayıtları olayla alakam olmadığını ortaya koyuyor. Buna rağmen bir hukuk garabeti yaşanıyor ve ben tutuklu bulunuyorum" dedi. Olay günü kışlayı hiç terk etmediğini tanıkların da ifade ettiğini belirten Bozkır, HTS kayıtlarının da bunu doğruladığını savundu. Bozkır savunmasının devamında, "Asıl keşfi eski savcı yapmış. Hazırladığı mütalaa ve iddianamede bal köpüğü renginde bir araçtan söz ediliyor. Aracın plakası TKS 08 olarak belirtiliyor ancak araç sahibine ulaşılamıyor. Buna rağmen 17 ve 18 Aralık tarihlerinde elçilik çalışanları bu aracı gördüklerini söylüyor. Araçtaki kişinin esmer, uzun boylu, zayıf ve kısa kesim siyah saçlı olduğu ifade ediliyor. Bu kişi, Hablemitoğlu’nu takip eden şahısla birebir örtüşüyor. Kötü bilgisayar imkânlarıyla bunu ben tespit ettim, savcılık makamı edemedi. Gerçek failler plakaları değiştirmiş. Ne kadar profesyonel oldukları ortada. Eski savcı bunu görmedi, üzerini kapatmak istedi" diye konuştu. Tutukluluk halinin artık işkenceye dönüştüğünü savunan Bozkır, yaklaşık 5 yıldır tutuklu olduğunu belirterek, tahliyesini talep etti. Gazi olduğunu ifade eden sanıklardan Fikret Emek ise vücudunda bulunan kurşun yaraları nedeniyle tedavisinin başka şehirlerde yapılması gerektiğini belirterek, adli kontrol tedbirlerinin hafifletilmesini mahkemeden talep etti. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Bozkır’ın tahliyesine karar vererek, 18 Mayıs’a erteledi.
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:02 İletişim Başkanı Duran: "Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dünya krizlerle sarsılırken, Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" dedi. Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir gazetede kaleme aldığı makaleye ilişkin açıklama yaptı. Duran, Erdoğan’ın makalesinde 2026 vizyonunu güçlü bir irade ve net hedeflerle ortaya koyduğunu aktardı. 2025 yılında Türkiye’nin ekonomiden dış politikaya, enerjiden savunma sanayiine kadar birçok alanda önemli başarılara imza attığını belirten Duran, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ’Türkiye için çalıştığımız, Türkiye için gece gündüz durmadan ve yorulmadan ter döktüğümüz, türlü sınamalardan geçip, güçlükleri milletimizin desteğiyle aştığımız ve ülkemizi büyüttüğümüz bir yılı daha geride bıraktık’ ifadesi, milletimizle birlikte verilen mücadelenin özeti niteliğindedir. Barış diplomasisi, Türkiye’nin küresel rolünü daha da güçlendirmiştir. Gazze, Suriye, Ukrayna-Rusya Savaşı, Somali-Etiyopya ihtilafı başta olmak üzere pek çok kriz alanında Türkiye, çözümün ve istikrarın adresi olmuştur. Dünya krizlerle sarsılırken, Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" ifadelerini kullandı. "Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamak temel önceliklerimiz arasındadır" Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamanın temel öncelikleri arasında olduğunu aktaran Duran, "Ekonomide elde edilen veriler, uygulanan politikaların somut karşılığını ortaya koymaktadır. Milli gelirin ilk kez 1,5 trilyon doları aşması, ihracatta Cumhuriyet tarihi rekorları ve güçlü rezervler, 2026 hedeflerine emin adımlarla ilerlediğimizi göstermektedir. Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamak temel önceliklerimiz arasındadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere ‘2026, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız, ekilen tohumların boy vereceği ve inşallah hasadını yapacağımız ve Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek, bir şahlanış ve reform yılı olacak’" açıklamasında bulundu. "Türkiye, önümüzdeki süreçte de büyük yürüyüşüne kararlılıkla devam edecek" Duran, Türkiye’nin savunma sanayiindeki çalışmalarına ilişkin ise, "Savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 80’in üzerine çıkması, enerjide dışa bağımlılığın azalması ve afet bölgelerinde verilen sözlerin tutulması, icraat siyasetinin açık göstergesidir. Türkiye, önümüzdeki süreçte de büyük yürüyüşüne kararlılıkla devam edecek, mega projeler ve eserler milletimizin hizmetine sunulacaktır. Cumhurbaşkanımızın vurguladığı gibi ‘2026 yılı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı olacak ve Türkiye’nin büyük yürüyüşünün en görkemli adımlarına sahne olacak’" şeklinde konuştu. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesinden şu bölüme yer verdi: "Terörsüz Türkiye sürecinde önemli eşikleri geride bıraktık. Cumhur İttifakı olarak bu süreçte her zaman yapıcı davrandık. Çözüme konsantre olduk ve yalnızca elimizi değil, tüm gövdemizi taşın altına koyduk. İlgili tarafları dikkatle dinleyen Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz, sürece yeni bir soluk kazandıracağını düşündüğümüz nihai raporunu inşallah yakında tekemmül ettirecek. Ülkemizi 40 yıllık bir musibetten kurtarmayı hedefleyen bu süreç, gündelik siyasetin çıkar hesaplarına kurban edilmeyecek. Sürecin bir yol kazası yaşanmadan amacına ulaşması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız."