POLİTİKA - 02 Nisan 2026 Perşembe 15:52

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda su yatırımlarımızı zirveye çıkardık"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda su yatırımlarımızı zirveye çıkardık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde "DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Adet Tesisin Toplu Açılış Töreni"ne katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya üzerinde petrol için gerçekleşen savaşların gelecekte su kaynakları için yaşanacağını söyleyerek su kullanımı ve suyun korunması konusunda uyarılarda bulundu.


"Su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir"


Suyun hem Türk hem de İslam kültüründe oldukça büyük bir öneme sahip olduğunu verdiği örneklerle dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarinizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir" ifadelerini kullandı.


"Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır"


Dünya geleceğinde su nedenli savaşların yaşanacağına dikkati çeken Erdoğan, "Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırıyor. Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor. Bakınız, dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde iki buçuğu tatlı sulardan oluşuyor. 1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşın aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor" diye konuştu.


"Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik"


Türkiye’nin Akdeniz kuşağında yer aldığı için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden birisi olduğunun altını çizen ve orman yangınlarına karşı alınan önlemlerden bahseden Erdoğan, "Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik. Bu yangınlardan 81 bin hektar ormanlık alanımız etkilendi. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz. Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız 14 insansız hava aracımız 2766 ilk müdahale aracımız, 1953 arasözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz" dedi.


"Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz"


Su kaynaklarının öneminden bahseden ve su kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye kişi başına düşen yıllık 1301 metre küp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubundadır. Şurası da son derece çarpıcıdır; Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetreyken Türkiye’de bu rakam yıllık 574 milimetredir. Bu manzara bize şunu gösteriyor; Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz. Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen ‘Sıfır Atık’ hareketimiz dokuz seneyi geride bıraktı. Sıfır atık hareketiyle 90 milyon ton atığı geri kazandık. Ülkemiz ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptık. Geri kazanım oranımızı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise inşallah yüzde 70 seviyesine yükselteceğiz" açıklamasında bulundu.


"2002’den bu güne 805 barajı 522 gölet ve bent 1890 sulama tesisi 364 toplulaştırma projesi 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk"


İktidara geldikleri günden itibaren bilhassa su yatırımlarını zirveye çıkardıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Medeniyetimizin mihenk taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik. 2002’den bu güne 805 barajı 522 gölet ve bent 1890 sulama tesisi 364 toplulaştırma projesi 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6 bin 234 taşkın kontrol tesisini 637 hidroelektrik santrali 148 yer altı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Güncel rakamlarla toplam 4 trilyon 7 milyar lira değerinde olan 1984 tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik. Bu tesislerle 2,5 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık 416 milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık. Böylece 2 bin 300 megavat kurulu güce ve yıllık 67 milyar kilowatt saat enerji üretim kapasitesine ulaştık" diye konuştu.


"Biz bahane bulanlardan değil bir yolunu bulup iş yapanlardan taş üstüne taş koyanlardan olduk"


2026 yılana yağışlar ile girildiğini söyleyen ve bunun için Allah’a şükreden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Barajlarımız doluyor, su kaynaklarımız yenileniyor. Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerimizin bu yıl yüzü gülüyor. İnşallah umutlarımızı artıran bu bereketi tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. Tabii burada şunu da önemli ifade etmek isterim; ister tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder. Hizmet eden ise hak ve halk nezdinde izzet bulur. Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkum eden beceriksiz zihniyetle biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, aşktır, millete hizmet sevdasıdır. Biz bahane bulanlardan değil bir yolunu bulup iş yapanlardan taş üstüne taş koyanlardan olduk. Vatandaşımızın boğazlarından keserek devletine verdiği kaynakları yine halkımıza hizmet ve eser üretmek için kullandık. İnşallah bundan sonra da bir bardak suda fırtına koparmaya, su akarken testiyi doldurmaya çalışan fırsatçılara rağmen biz taşı sıkıp suyunu çıkarmaya, bu aziz millet için şüheda emaneti bu mübarek topraklar için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adıyaman, Hatay ve Muğla’ya canlı bağlantı gerçekleştirerek oralarda yapımı tamamlanan yatırımların açılışına eşlik etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Doğu Anadolu’da bir ilk: İş dünyasına 7,5 milyon TL’lik faizsiz destek müjdesi Fırat Kalkınma Ajansı (FKA) ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) iş birliğiyle düzenlenen toplantıda, bölge ekonomisini canlandıracak 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ve yeni destek paketleri tanıtıldı. Program kapsamında özellikle kadın ve genç istihdamı ile yeşil dönüşüm projelerine 7 milyon 500 bin TL’ye kadar faizsiz finansman desteği sağlanabileceği belirtildi. Elazığ TSO binasında düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Elazığ’ın üretim potansiyelini artıracak stratejik adımlar masaya yatırıldı. Toplantıya, Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, FKA Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak ve çok sayıda iş adamı katılım sağladı. FKA ve Elazığ TSO iş birliğinde gerçekleştirilen "2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı" kapsamında, bölge ekonomisini canlandıracak yeni destek paketleri kamuoyuna tanıtıldı. Toplantıda özellikle kadın ve genç istihdamı ile yeşil dönüşüm projelerine verilecek finansal destekler ön plana çıktı. FKA’nın yerel kalkınmanın lokomotifi olduğunu vurgulayan Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "İlimizde birçok alanda üretimin artırılması ve mevcut potansiyellerin gün yüzüne çıkartılması noktasında, yerel kalkınmamızın lokomotifi olan FKA’nın çalışmalarını yakından takip ediyor ve takdirle izliyorum. TSO’muza ait binada, aynı çatı altında hizmet etmekten onur duyduğumuz ajansımız, hem ülkemiz genelinde hem de bölgesel bazda kalkınmayı hızlandırmayı hedeflemektedir. Bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmayı görev edinen ajansımız, illerin kendi dinamikleriyle kalkınmalarını sağlayarak ekonomik, sosyal ve çevresel alanlarda sürdürülebilir kalkınmayı desteklemektedir. Bugün birçok işletmemizin girişinde FKA’nın destekleyici tabelasını görmek, bu işletmelerin ekonomiye ve istihdama katkılarına bizzat şahitlik etmek, biz iş dünyası temsilcilerine ayrı bir mutluluk veriyor" dedi. Türkiye Yüzyılı modeline uygun olarak yatırım, üretim ve istihdam odaklı projelere hız vereceklerini belirten FKA Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, "Çalışmalarımızda her zaman destekleriyle bize yön veren başkanımıza, Elazığ’a yaptığı katkılar nedeniyle şükranlarımı sunuyorum. FKA olarak; bölgemizin ve Elazığ’ın gelişimi için sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, özel sektör ve üniversiteler arasındaki iş birliğini geliştiriyoruz. Kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlayarak ilimizin potansiyelini ortaya çıkarmaya ve bölgesel gelişmeyi sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Bu amaçla planlar, koordinasyon faaliyetleri ve stratejik iş birlikleri yürütüyoruz. Türkiye Yüzyılı modeli için belirlenen yatırım, üretim, istihdam ve ihracat modeline yerelden katkı sunmak üzere, ilimize nitelikli yatırımlar kazandırmaya odaklandık. Bu kapsamda Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk kez ’SoGreen’ çerçevesinde yeşil geçişe hazırlanırken; kadınlar ve gençler başta olmak üzere kapsayıcı istihdamı desteklemek amacıyla geri ödemeli finansman desteği programını başlatıyoruz. Proje başına 7 milyon 500 bin TL’ye kadar faizsiz destek sağlayacağız" diye konuştu.
Muş Ambulans sürücülerine sürüş eğitimi Muş’ta ambulans sürücülerine zorlu yol ve hava şartlarında güvenli sürüş becerileri kazandırmak amacıyla düzenlenen eğitimde, teorik ve uygulamalı çalışmalarla hem personelin hem de hastaların güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık çalışanlarına yönelik düzenlenen "Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitimi" kapsamında, ambulans sürücülerine zorlu yol şartlarında güvenli ve hızlı müdahale için teorik ve uygulamalı sürüş teknikleri öğretiliyor. Karayolları Şube Şefliği alanında gerçekleştirilen eğitime Muş’un yanı sıra Hakkari’den de sağlık personeli katıldı. Programda ambulans sürücülerine trafik kuralları, yol güvenliği, acil durum prosedürleri ve ambulansların teknik özelliklerine ilişkin kapsamlı eğitim verildi. Eğitim sürecini yerinde takip eden Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, acil sağlık hizmetlerinin geniş bir coğrafyada yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü belirterek, ambulans personelinin zorlu şartlarda görev yaptığını ifade etti. Dr. Ömür, "İlimiz yaklaşık 400 bin nüfusa ve 8 bin kilometrekarelik bir alana sahiptir. Acil sağlık hizmetleri görevimizi, yaklaşık 20 ambulans ve 21 aktif istasyonumuzda yerine getirmeye çalışmaktayız. Yaklaşık 300 personelimiz acil sağlık hizmetleri istasyonlarında görev yapmaktadır. Görevin doğası gereği personelimiz zaman zaman ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalabilmektedir. Özellikle hasta nakilleri sırasında kaza oranları maalesef yüksektir. Bakanlığımızın uyum programları kapsamında her 5 yılda bir ambulans sürücü geliştirme eğitimleri düzenlenmektedir. Bu sertifikasyon programlarında personelimizin eksiklikleri tespit edilerek, çeşitli kabiliyetleri konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir" dedi. Doğu Anadolu Bölgesi’nin yoğun kar yağışı ve zorlu kış şartlarına sahip olduğuna dikkat çeken Ömür, "Bugünkü etkinliğimize Erzurum ve Hakkâri illerinden eğitmen arkadaşlarımız da katılmıştır. Yaklaşık 17 ambulans sürücümüze güvenli sürüş eğitimi vermek amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Her şeyden önemlisi; hem personelimizin hem de hastalarımızın can güvenliği büyük önem taşımaktadır. Kendilerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Ambulans kazaları oranında nispeten daha iyi bir seviyede olsak da hedefimiz bu oranı sıfıra indirmektir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer almamız nedeniyle yoğun kar yağışıyla sıkça karşılaşmaktayız. Bu durum trafik sorunlarını ve kazaları da beraberinde getirmektedir. Eğitimlerimizde zincir takma başta olmak üzere tüm konular detaylı şekilde anlatılmaktadır. Kazaların büyük bir kısmının yağmur ve kar gibi hava şartlarında kaynaklandığını biliyoruz ve bu eğitimlerle bu riskleri en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Personelimiz bu konuda oldukça yetkin olup eğitimlere hızlı uyum sağlamaktadır. Temennimiz, ambulans kazalarını minimum seviyeye indirerek personelimizin görev dönüşlerinde ailelerine güvenle kavuşmalarını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Eğitime katılan 112 Acil Tıp Teknisyeni Merve Kılınç ise ambulans sürüş eğitiminin mesleki gelişim açısından önemli olduğunu belirterek, kadın personelin de bu alanda aktif rol üstlenebildiğini söyledi. Kılınç, "Bir kadın da erkeklerin yaptığı her işi yapabilir. Görev tanımımız içinde ambulans sürücülüğü de var. Bu eğitimi en iyi şekilde tamamlayıp görevimizi en iyi şekilde yerine getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Dört gün sürecek eğitim sonunda başarılı olan sağlık çalışanlarına sertifika verilerek, görevlerinde daha güvenli ve donanımlı şekilde hizmet vermeleri sağlanacak.