Yerel Haberler
Ankara
Türk Eğitim-Sen: "MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nde ilk göze çarpan husus mülakatın kaldırılmış olması"
30 Ocak 2026 Cuma - 17:16 Türk Eğitim-Sen: "MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nde ilk göze çarpan husus mülakatın kaldırılmış olması" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen), MEB Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin "Yönetmelik kapsamında ilk göze çarpan husus, Türk Eğitim-Sen olarak yıllardır ifade ettiğimiz üzere mülakatın kaldırılmış olmasıdır" açıklaması yaptı. Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin yayımladığı açıklamada yönetmelik kapsamında ilk göze çarpan hususun mülakatın kaldırılmış olması olduğunu vurguladı. Açıklamada, "İl Değerlendirme Komisyonlarında sendikaların katılımının devamı, Yöneticiliğe ilk görevlendirmede sınav puanlarının 3 yıl geçerliliği, Akademi kapsamında yöneticilerin eğitime alınması sendikamızın görüşleri arasında yer almakla birlikte; daha önce kamuoyuna yansıyan yönetmelik taslağında yer alan mevcut yöneticilerin her dört yılın sonunda sınava tabi tutulması uygulamasından vazgeçilmiş olması, yöneticilik görev süresinin hesabında ders yılı uygulaması ile artık yıl karmaşasının ortadan kaldırılmış olması, yönetici Değerlendirme Formunda Uzman ve Başöğretmen unvanları için puan verilmesi, olumlu olarak değerlendirdiğimiz hususlar olarak göze çarpmaktadır" denildi. Ayrıca düzenlemede eksikliklerin de yer aldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Okul öncesi eğitim kurumlarında okul öncesi öğretmenlerine tanınan öncelikli görevlendirme hakkının kaldırılmış olmasının norm fazlası duruma düşen idarecilerin kalan görev sürelerini tamamlama haklarının ellerinden alınmış olmasının, akademi eğitiminde, eğitim kurumlarının kademe ve türüne göre eğitim verilmesi nedeniyle müzik, beden eğitimi gibi branşların kurum türü tercihlerinin kısıtlanmasının ve Yönetici Değerlendirme Formunda puanlamalarda kıdemin öne çıkması ve okul müdürlüğü süresine verilen puanın fazla olması suretiyle haksız rekabet ortamının oluşturulmasını, yeni yönetmeliğin eksiklikleri olarak değerlendirmekteyiz." Açıklamada, Türk Eğitim-Sen’in Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’ne ilişkin gerekli hukuki hazırlıkları tamamlayarak, eksik görülen hususlara yönelik dava açılacağı vurgulandı.
Hablemitoğlu cinayeti davasında sanık Bozkır hakkında tahliye kararı çıktı
30 Ocak 2026 Cuma - 15:27 Hablemitoğlu cinayeti davasında sanık Bozkır hakkında tahliye kararı çıktı Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun, 18 Aralık 2002 tarihinde Ankara’daki evinin önünde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin görülen davada, 10 sanığın yargılanmasına devam edilirken, tek tutuklu sanık Nuri Gökhan Bozkır tahliye edildi. Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır ile başka bir dosyadan hükümlü bulunan Enver Altaylı, bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklardan Mehmet Narin’in vareste tutulduğu duruşmada, tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Aydın Köstem ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Cumhuriyet Savcısı, mevcut soruşturmanın sonucunun beklenmesini, sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamını, dosyada eksiklikler bulunması nedeniyle esas hakkındaki mütalaanın hazırlanmasının soruşturma sonucuna bırakılmasını talep etti. Savcının mütalaasının ardından sanıklar ve avukatlarına söz verildi. "Eski savcı Zafer Ergün hakkında FETÖ’cü olduğuna dair elimde bulunan tüm belge ve bilgileri HSK’ya gönderdim" Davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır, yaptığı savunmada, "Tutuklu tek sanık ve tek mağdur benim. Eski savcı Zafer Ergün hakkında FETÖ’cü olduğuna dair elimde bulunan tüm belge ve bilgileri HSK’ya gönderdim. Suç duyurusunda bulundum. Umarım Almanya’ya kaçmadan bir sonuç alınır. Keşif ve takip ile suçlanıyorum. Ancak tanık beyanları, bilirkişi raporları ve HTS kayıtları olayla alakam olmadığını ortaya koyuyor. Buna rağmen bir hukuk garabeti yaşanıyor ve ben tutuklu bulunuyorum" dedi. Olay günü kışlayı hiç terk etmediğini tanıkların da ifade ettiğini belirten Bozkır, HTS kayıtlarının da bunu doğruladığını savundu. Bozkır savunmasının devamında, "Asıl keşfi eski savcı yapmış. Hazırladığı mütalaa ve iddianamede bal köpüğü renginde bir araçtan söz ediliyor. Aracın plakası TKS 08 olarak belirtiliyor ancak araç sahibine ulaşılamıyor. Buna rağmen 17 ve 18 Aralık tarihlerinde elçilik çalışanları bu aracı gördüklerini söylüyor. Araçtaki kişinin esmer, uzun boylu, zayıf ve kısa kesim siyah saçlı olduğu ifade ediliyor. Bu kişi, Hablemitoğlu’nu takip eden şahısla birebir örtüşüyor. Kötü bilgisayar imkânlarıyla bunu ben tespit ettim, savcılık makamı edemedi. Gerçek failler plakaları değiştirmiş. Ne kadar profesyonel oldukları ortada. Eski savcı bunu görmedi, üzerini kapatmak istedi" diye konuştu. Tutukluluk halinin artık işkenceye dönüştüğünü savunan Bozkır, yaklaşık 5 yıldır tutuklu olduğunu belirterek, tahliyesini talep etti. Gazi olduğunu ifade eden sanıklardan Fikret Emek ise vücudunda bulunan kurşun yaraları nedeniyle tedavisinin başka şehirlerde yapılması gerektiğini belirterek, adli kontrol tedbirlerinin hafifletilmesini mahkemeden talep etti. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Bozkır’ın tahliyesine karar vererek, 18 Mayıs’a erteledi.