Yerel Haberler
Ankara
Bakü Türkoloji Kurultayı 100. yılında aynı salonda anılacak 25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:32:23 Türkolojinin tarihi dönüm noktalarından biri kabul edilen 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı, 100 yıl sonra aynı şehirde ve aynı tarihi mekânda düzenlenecek anma toplantısıyla yeniden ele alınacak. Yunus Emre Enstitüsü, Türk Dil Kurumu, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Hazar Üniversitesi ve Azerbaycan Milli İlimler Akademisi iş birliğinde düzenlenecek "100. Yılında Bakü Türkoloji Kurultayı Anma Toplantısı", 27-28 Şubat tarihlerinde Bakü’de gerçekleştirilecek. Program, 1926 yılında Türk dünyasının ortak dil, alfabe ve bilimsel yöntem arayışına yön veren Bakü Türkoloji Kurultayı’nın bilimsel, kültürel ve entelektüel mirasını ele almayı amaçlıyor. Toplantıda Türkolojinin yüz yıllık gelişimi, tarih, kültür ve edebiyat bağlamında yeniden değerlendirilecek. Tarihî mekânda anma Anma toplantısının yüz yıl önce ilk kurultayın gerçekleştirildiği ve bugün Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Başkanlığı olarak hizmet veren tarihi binada aynı salonda ve aynı saatte başlatılması planlanıyor. Bu yönüyle programın yalnızca akademik bir buluşma değil, tarihi hafızaya yönelik sembolik bir anlam taşıyor. 60’tan fazla akademisyen katılacak Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Tataristan, Moldova ve Arnavutluk’tan 60’tan fazla akademisyenin katılımıyla gerçekleştirilecek toplantı, disiplinler arası bir yaklaşımla planlandı. Türk dili, edebiyatı, tarih, kültür ve folklor alanlarında düzenlenecek toplam dokuz panelde Türkolojinin güncel yönelimleri ele alınacak. Program kapsamında Mahmud Kaşgarlı, Ali Bey Hüseyinzade, İsmail Bey Gaspıralı, Abay Kunanbayoğlu, Mağcan Cumabay, Bekir Çobanzade, Ahmet Caferoğlu, Nesib Bey Yusifbeyli ve Ayaz İshaki adına paneller düzenlenecek. Kurultayda sunulan bildirilerin kitaplaştırılması da planlanıyor. 1926 Kurultayı’nın tarihi önemi 26 Şubat-6 Mart 1926 tarihleri arasında Bakü’de düzenlenen ilk Türkoloji Kurultayı, Türk dünyasında alfabe birliği, ortak terminoloji ve bilimsel koordinasyon arayışının en önemli kilometre taşlarından biri olarak kabul ediliyor. 131 delegenin katıldığı kurultayda Latin alfabesine geçiş ilkesi benimsenmiş, ana dilde eğitim, tarih ve folklor çalışmalarının koordinasyonu gibi stratejik kararlar alınmıştı. Kurultay, yalnızca akademik bir kongre değil, Türk halklarının kültürel bütünleşmesi ve modernleşmesi açısından da tarihi bir eşik olarak değerlendiriliyor. Toplantıya Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere farklı ülkelerden bakanlar, akademi başkanları, üniversite rektörleri ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin katılması öngörülüyor. Programın Türk dünyasında akademik iş birliğini güçlendirmesi ve Türkoloji alanında yeni yönelimlerin tartışılmasına zemin hazırlaması hedefleniyor. Yüz yıl önce Bakü’de atılan ortak bilim ve kültür adımı, bir asır sonra yeniden aynı şehirde aynı ruhla ele alınacak.
Hablemitoğlu cinayeti davasında sanık Bozkır hakkında tahliye kararı çıktı
30 Ocak 2026 Cuma - 15:27 Hablemitoğlu cinayeti davasında sanık Bozkır hakkında tahliye kararı çıktı Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun, 18 Aralık 2002 tarihinde Ankara’daki evinin önünde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin görülen davada, 10 sanığın yargılanmasına devam edilirken, tek tutuklu sanık Nuri Gökhan Bozkır tahliye edildi. Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır ile başka bir dosyadan hükümlü bulunan Enver Altaylı, bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklardan Mehmet Narin’in vareste tutulduğu duruşmada, tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Aydın Köstem ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Cumhuriyet Savcısı, mevcut soruşturmanın sonucunun beklenmesini, sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamını, dosyada eksiklikler bulunması nedeniyle esas hakkındaki mütalaanın hazırlanmasının soruşturma sonucuna bırakılmasını talep etti. Savcının mütalaasının ardından sanıklar ve avukatlarına söz verildi. "Eski savcı Zafer Ergün hakkında FETÖ’cü olduğuna dair elimde bulunan tüm belge ve bilgileri HSK’ya gönderdim" Davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır, yaptığı savunmada, "Tutuklu tek sanık ve tek mağdur benim. Eski savcı Zafer Ergün hakkında FETÖ’cü olduğuna dair elimde bulunan tüm belge ve bilgileri HSK’ya gönderdim. Suç duyurusunda bulundum. Umarım Almanya’ya kaçmadan bir sonuç alınır. Keşif ve takip ile suçlanıyorum. Ancak tanık beyanları, bilirkişi raporları ve HTS kayıtları olayla alakam olmadığını ortaya koyuyor. Buna rağmen bir hukuk garabeti yaşanıyor ve ben tutuklu bulunuyorum" dedi. Olay günü kışlayı hiç terk etmediğini tanıkların da ifade ettiğini belirten Bozkır, HTS kayıtlarının da bunu doğruladığını savundu. Bozkır savunmasının devamında, "Asıl keşfi eski savcı yapmış. Hazırladığı mütalaa ve iddianamede bal köpüğü renginde bir araçtan söz ediliyor. Aracın plakası TKS 08 olarak belirtiliyor ancak araç sahibine ulaşılamıyor. Buna rağmen 17 ve 18 Aralık tarihlerinde elçilik çalışanları bu aracı gördüklerini söylüyor. Araçtaki kişinin esmer, uzun boylu, zayıf ve kısa kesim siyah saçlı olduğu ifade ediliyor. Bu kişi, Hablemitoğlu’nu takip eden şahısla birebir örtüşüyor. Kötü bilgisayar imkânlarıyla bunu ben tespit ettim, savcılık makamı edemedi. Gerçek failler plakaları değiştirmiş. Ne kadar profesyonel oldukları ortada. Eski savcı bunu görmedi, üzerini kapatmak istedi" diye konuştu. Tutukluluk halinin artık işkenceye dönüştüğünü savunan Bozkır, yaklaşık 5 yıldır tutuklu olduğunu belirterek, tahliyesini talep etti. Gazi olduğunu ifade eden sanıklardan Fikret Emek ise vücudunda bulunan kurşun yaraları nedeniyle tedavisinin başka şehirlerde yapılması gerektiğini belirterek, adli kontrol tedbirlerinin hafifletilmesini mahkemeden talep etti. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Bozkır’ın tahliyesine karar vererek, 18 Mayıs’a erteledi.
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:02 İletişim Başkanı Duran: "Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dünya krizlerle sarsılırken, Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" dedi. Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir gazetede kaleme aldığı makaleye ilişkin açıklama yaptı. Duran, Erdoğan’ın makalesinde 2026 vizyonunu güçlü bir irade ve net hedeflerle ortaya koyduğunu aktardı. 2025 yılında Türkiye’nin ekonomiden dış politikaya, enerjiden savunma sanayiine kadar birçok alanda önemli başarılara imza attığını belirten Duran, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ’Türkiye için çalıştığımız, Türkiye için gece gündüz durmadan ve yorulmadan ter döktüğümüz, türlü sınamalardan geçip, güçlükleri milletimizin desteğiyle aştığımız ve ülkemizi büyüttüğümüz bir yılı daha geride bıraktık’ ifadesi, milletimizle birlikte verilen mücadelenin özeti niteliğindedir. Barış diplomasisi, Türkiye’nin küresel rolünü daha da güçlendirmiştir. Gazze, Suriye, Ukrayna-Rusya Savaşı, Somali-Etiyopya ihtilafı başta olmak üzere pek çok kriz alanında Türkiye, çözümün ve istikrarın adresi olmuştur. Dünya krizlerle sarsılırken, Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" ifadelerini kullandı. "Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamak temel önceliklerimiz arasındadır" Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamanın temel öncelikleri arasında olduğunu aktaran Duran, "Ekonomide elde edilen veriler, uygulanan politikaların somut karşılığını ortaya koymaktadır. Milli gelirin ilk kez 1,5 trilyon doları aşması, ihracatta Cumhuriyet tarihi rekorları ve güçlü rezervler, 2026 hedeflerine emin adımlarla ilerlediğimizi göstermektedir. Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamak temel önceliklerimiz arasındadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere ‘2026, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız, ekilen tohumların boy vereceği ve inşallah hasadını yapacağımız ve Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek, bir şahlanış ve reform yılı olacak’" açıklamasında bulundu. "Türkiye, önümüzdeki süreçte de büyük yürüyüşüne kararlılıkla devam edecek" Duran, Türkiye’nin savunma sanayiindeki çalışmalarına ilişkin ise, "Savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 80’in üzerine çıkması, enerjide dışa bağımlılığın azalması ve afet bölgelerinde verilen sözlerin tutulması, icraat siyasetinin açık göstergesidir. Türkiye, önümüzdeki süreçte de büyük yürüyüşüne kararlılıkla devam edecek, mega projeler ve eserler milletimizin hizmetine sunulacaktır. Cumhurbaşkanımızın vurguladığı gibi ‘2026 yılı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı olacak ve Türkiye’nin büyük yürüyüşünün en görkemli adımlarına sahne olacak’" şeklinde konuştu. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesinden şu bölüme yer verdi: "Terörsüz Türkiye sürecinde önemli eşikleri geride bıraktık. Cumhur İttifakı olarak bu süreçte her zaman yapıcı davrandık. Çözüme konsantre olduk ve yalnızca elimizi değil, tüm gövdemizi taşın altına koyduk. İlgili tarafları dikkatle dinleyen Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz, sürece yeni bir soluk kazandıracağını düşündüğümüz nihai raporunu inşallah yakında tekemmül ettirecek. Ülkemizi 40 yıllık bir musibetten kurtarmayı hedefleyen bu süreç, gündelik siyasetin çıkar hesaplarına kurban edilmeyecek. Sürecin bir yol kazası yaşanmadan amacına ulaşması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız."
Kontrolsüz inşaat çalışması bitişiğindeki binanın temelinde hasara neden oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 14:14 Kontrolsüz inşaat çalışması bitişiğindeki binanın temelinde hasara neden oldu Ankara’da bitişiğindeki inşaat kazısı sırasında temelinde hasar oluşan 2 katlı bina, belediye ekiplerince tahliye edildi. Olay, Altındağ ilçesi Başpınar Mahallesi 1178. Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgilere göre, inşaat alanındaki kontrolsüz kazı çalışmaları, yan taraftaki 2 katlı binanın temelinde yıkılmaya neden oldu. Apartmanda yaşayan vatandaşların yaptıkları şikayetler üzerine harekete geçen Altındağ Belediyesi ekipleri, binayı tedbir amaçlı tahliye ederek, kapısına mühür vurdu. Girişin yasaklandığı binada yaşayan 15 kişinin ise kiralık dairelere yerleştikleri veya yakınlarının yanında kaldıkları öğrenildi. "Binayı mühürleyeceğiz dediler, apar topar çıktık" 2 katlı binada yaklaşık 15 kişinin yaşadığını aktaran Şeref Akça, "Burada en az 10-15 kişi kalıyordu. Bina, kazı yaptıkları için bu şekilde oldu. Kayma tehlikesi vardı, biz de çocuklarımızı çıkardık. Binayı mühürleyeceğiz dediler, apar topar çıktık. Binanın yıkılması lazım. Oğlum burada oturduğu için sabah akşam gelip binaya bakardım" dedi. "Ailelerimizi başka yerlere taşıdık" Apartmanın boşaltılarak, yıkılmayı beklediğini ifade eden Başpınar Mahallesi Muhtarı Muzaffer Kubaşık, "Yaklaşık 10 gün önce bina sahibi bizi arayarak binanın riskli olduğunu ve oturan ailelerin boşaltılması gerektiğini söyledi. Biz de hemen devreye girerek, Altındağ Belediyesi’ni arayarak sorunu çözdük, ailelerimizi başka yerlere taşıdık. Yanındaki müteahhit ağabeyimiz de ailelere destek oldu. Şu an herhangi bir sıkıntımız yok. Bina yıkılmayı bekliyor" dedi. "Binayı boşaltmanızı istiyoruz dediler, biz de ’Ev bulun çıkalım’ dedik" Oturdukları bina riskli olduğundan taşındıklarını belirten Cesim Taşkıran, "15 senedir burada otuyorum. Maddi durumum zayıf olduğundan yeni binalara gidemedim. Mecbur kaldıktan sonra yeni bir daireye taşındım. Allah razı olsun müteahhitler yardımcı oldu. Belediyeden geldiler, ’Bina riskli, binayı boşaltmanızı istiyoruz’ dediler. Biz de ’Ev bulun çıkalım’ dedik. Şu an yeni evimize yerleşiyoruz" diye konuştu.
Bebek mamalarında toksin şüphesi üzerine uzmanından uyarı geldi: "Bebeğinizde ani kusma başladıysa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun"
30 Ocak 2026 Cuma - 14:09 Bebek mamalarında toksin şüphesi üzerine uzmanından uyarı geldi: "Bebeğinizde ani kusma başladıysa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun" Güven Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Özdemir, bir bebek maması markasında zararlı toksin şüphesiyle ilgili, bebeklerde ani kusma belirtisi varsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Fransa’da iki bebeğin ölümüyle ilgili yürütülen incelemeler kapsamında küresel pazarda satılan bir bebek maması markasının ürünleri, zararlı toksin şüphesiyle Türkiye dahil bazı ülkelerde toplatıldı. Güven Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Özdemir, bebeklerde ani ve şiddetli kusma, ishal ve halsizlik gibi belirtilere karşı aileleri uyardı. Özdemir, söz konusu vakalarda öne çıkan cereulide toksininin, Bacillus cereus adlı bakterinin ürettiği bir toksin olduğuna dikkat çekerek, önemli olan noktanın toksinin ısıya dayanıklı olması olduğunu, mamaların sonradan ısıtılmış olsa bile zararlı toksin etkisinin sürebileceğini belirtti. "Hazırladığınız mamayı oda sıcaklığında bekletmeyin" Bebeklerin daha hassas bir grupta yer aldığını vurgulayan Özdemir, belirtilerin aniden başlayabileceğini belirterek, "Bebeklerde ani ve şiddetli kusma, ishal ve halsizlik gibi şikayetlerle görülebilir. Nadir durumlarda ise durum ağırlaşarak ciddi sıvı kaybına, hatta karaciğerin etkilenmesine kadar ilerleyebilir. Bebeklerde belirtiler hızlı seyredebileceği için gecikmeden değerlendirilmesi önemlidir. Ürünün son kullanma tarihini ve saklama koşullarını mutlaka kontrol edin. Hazırladığınız mamayı oda sıcaklığında bekletmeyin, uygun şekilde saklayın. Bebeğinizde özellikle ani kusma başladıysa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun" ifadelerini kullandı.
Bakan Şimşek: "2025’te ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, kazanımlarımızı desteklemeye devam etti"
30 Ocak 2026 Cuma - 12:22 Bakan Şimşek: "2025’te ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, kazanımlarımızı desteklemeye devam etti" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl ihracat ve turizmde kaydedilen performansın, sürdürülebilir cari denge hedeflerine yönelik kazanımları desteklemeye devam ettiğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan dış ticaret ve turizm verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. TÜİK verilerinin, olumlu bir seyre işaret ettiğini dile getiren Şimşek, "2025 yılında ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, sürdürülebilir cari denge hedefimize yönelik kazanımlarımızı desteklemeye devam etti" açıklamasında bulundu. İhracattın 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,4 milyar dolara yükseldiğini, ithalatın ise altın fiyatlarının da etkisiyle arttığını ifade eden Şimşek, buna rağmen dış ticaret açığın, Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülen seviyenin altında gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılda Türkiye’nin 63,9 milyon ziyaretçiyi ağırladığını da sözlerine ekleyen Şimşek, "2025’te turizm gelirleri yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaşarak OVP hedefini aştı. Turizmi dört mevsime ve farklı alanlara yaymaya yönelik politikalarımızın katkısıyla kişi başına ortalama harcama bin doların üzerine yükseldi. Hizmet ticaretindeki güçlü konumumuz, küresel mal ticaretine ilişkin belirsizliklerin dış denge üzerindeki etkilerini sınırlıyor. Cari dengede kaydedilen yapısal iyileşmeyi sürdürmek için, aktif sanayi politikalarıyla yüksek katma değerli üretimi desteklemeyi, yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesini artıran yatırımları önceliklendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Yarıyıl tatili sona eriyor, okullarda ders zili yeniden çalacak
30 Ocak 2026 Cuma - 11:32 Yarıyıl tatili sona eriyor, okullarda ders zili yeniden çalacak 2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl tatilinin sona ermesiyle birlikte yaklaşık 18 milyon öğrenci için ders zili 2 Şubat Pazartesi günü yeniden çalacak. Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki resmi ve özel okullarda eğitim gören öğrenciler, iki haftalık yarıyıl tatilinin ardından yeniden sınıflarına dönecek. Tatil süresince dinlenme fırsatı bulan öğrenciler; ikinci dönemde dersler, sınavlar ve çeşitli kültürel etkinliklerle eğitim temposuna girecek. LGS 14 Haziran, YKS 20-21 Haziran’da İkinci dönem, sınav gruplarında yer alan öğrenciler için ayrı bir önem taşıyor. Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında sınava hazırlanan 8. sınıf öğrencileri, 14 Haziran’da sınava girecek. Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlanan 12. sınıf öğrencileri ve mezunlar ise 20 Haziran’da Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT), 21 Haziran’da Alan Yeterlilik Testi’ne (AYT) ve Yabancı Dil Testi’ne (YDT) girecek. Öğrenciler, eksik konularını tamamlayarak deneme sınavları ve tekrarlarla sınavlara odaklanacak. Özellikle YKS’ye hazırlanan adaylar için ikinci dönem, sınav maratonunun en kritik süreci olarak görülüyor. Uzman eğitimciler, bu dönemde planlı ve düzenli çalışmanın yanı sıra deneme sınavlarına ağırlık verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Okullarda da rehberlik servisleri tarafından öğrencilere yönelik motivasyon ve sınav kaygısını azaltmaya yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi. Eğitimciler ayrıca, velilere de çocukların okula uyum sürecinde destek olmaları, özellikle sınav gruplarındaki öğrencilerin psikolojik ve akademik ihtiyaçlarına dikkat etmeleri yönünde çağrıda bulundu. İkinci dönem ise, 2025-2026 eğitim öğretim yılının tamamlanmasının ardından 26 Haziran’da bitecek.
Başkent’in Karadeniz’i Benli Yaylası eşsiz doğasıyla ziyaretçilerini bekliyor
30 Ocak 2026 Cuma - 11:13 Başkent’in Karadeniz’i Benli Yaylası eşsiz doğasıyla ziyaretçilerini bekliyor Ankara’nın Çamlıdere ilçesindeki Benli Yaylası, Karadeniz’i aratmayan menderesleri ve geniş düzlükleriyle doğaseverlerin uğrak noktası oldu. Ankara’nın Çamlıdere ilçesinde yaklaşık 2000 rakımlı Mahya Tepesi’nin eteklerinde yer alan Benli Yaylası, beyaz örtüsüyle doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Karla kaplanan menderesleri ve geniş düzlükleriyle dikkat çeken yayla, dron ile havadan görüntülendi. Bölgeye gelen ziyaretçiler, aileleriyle birlikte doğayla iç içe tatil yapma imkanı buluyor. "Şifayı burada buldum, doktor da inanmadı" Yılın 9 ayı Benli Yaylası’nda vakit geçirdiğini belirten Durmuş Ali Çetinkaya, "Kışın buraya gezmeye geliyoruz, kızakta kaymaya, kartopu oynamaya geliyoruz. Bu sene Ankara’nın çoğu yerinde kar yok. Yaz ayları komşularımızın hepsi burada olur. Yılın 12 ayının 9 ayı buradayım. Burada huzur var, rahat ediyoruz. Yılın 2-3 ayı da Ankara’da dururuz. Yaylamızda 12 ay kalan 2-3 aile var. Onun haricindekiler günlük gezmeye geliyorlar. Yazın burası yemyeşil olur. Bu gördüğümüz alanlar koyundan, inekten geçilmez. Ormanlarımıza mantar aramaya gideriz. Bir şekilde vakit geçiyor burada. Büyükşehir gibi bir koşuşturmaca yok. 2019 yılında bypass ameliyatı oldum. 10-15 günlükken buraya geldim. İki gün gezmeye geldim ama 26 gün kaldım. Bana normalde 2-3 ayda ayağa kalkarsın demişlerdi ama bir hafta sonra yürüyerek karşıdaki göle gittim. Şifayı burada buldum, doktor da inanmadı" dedi. "Uludağ’a gitmektense, Benli Yaylası ayağınızın dibinde" Stres atmak için fırsat buldukça Benli Yaylası’na geldiğini ifade eden Abdullah Çakmak ise, "42 senelik esnafım fakat her fırsat bulduğumda Benli Yaylası’na geliyorum. Stres atmak için, huzur bulmak için geliyorum. Benli Yaylası’na geldiğiniz zaman sadece rüzgar sesi ve kuş sesini duyarsınız. Stres yok, gürültü yok, sıkıntı yok. Kafa dinlemek, rahatlamak için kaçacak bir yeriniz yoksa Benli Yaylası Ankara’ya bir buçuk saat uzaklıkta. Kim gelirse gelsin, lütfen geldiği yeri temiz bıraksın, temiz olarak da gitsin. Burası kışın çok kalabalık olmaz ama kışın ayrı bir güzelliği var. Ankara’da kara muhtaçsınız, göremiyorsunuz ama Benli Yaylası’na çıktığınız zaman 45 santim kar görebilirsiniz. Uludağ’a gitmek veya kayak merkezine gitmektense Benli Yaylası ayağınızın dibinde" diye konuştu. "Karadeniz’in Ayder’i varsa, Ankara’mızın da Benli Yaylası var" Benli Yaylası’nın en büyük özelliğinin şehir merkezine yakın olması olduğunu aktaran Nuran Çetinkaya, "Benli Yaylası’nda evimiz var, tatillerde geliyoruz. Burada çay yapmak ve mangal yakmak çok güzel oluyor. Ormana çıkıyoruz, dolaşıyoruz. Havası çok güzel, insanları iyi. Memleketimiz gerçekten çok güzel. En büyük özelliği de Ankara’ya çok yakın olması. Uzak olsa belki gidemeyeceğiz. Karadeniz’in Ayder’i varsa, Ankara’mızın da Benli Yaylası var" şeklinde konuştu.