Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
MGK Bildirisi: "İsrail ve ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik gayretlerden memnuniyet duyulduğu belirtilmiş; vatandaşlarımızın ve hudutlarımızın güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği hatırlatılmıştı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 20:01:07
MGK Bildirisi: "İsrail ve ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik gayretlerden memnuniyet duyulduğu belirtilmiş; vatandaşlarımızın ve hudutlarımızın güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin titizlikle alınmaya devam edileceği hatırlatılmıştır."
08 Nisan 2026 Çarşamba - 19:56
MGK Bildirisi: "Bölgemizdeki savaş ve çatışmaların Irak’a etkileri ele alınmış; dost ve kardeş Irak halkının huzuru ile ülkedeki istikrar ve güvenlik ortamının muhafaza edilmesinin önemi vurgulanmıştır."
MGK Bildirisi: "Bölgemizdeki savaş ve çatışmaların Irak’a etkileri ele alınmış; dost ve kardeş Irak halkının huzuru ile ülkedeki istikrar ve güvenlik ortamının muhafaza edilmesinin önemi vurgulanmıştır."
08 Nisan 2026 Çarşamba - 19:55
MGK Bildirisi: "Milli Güvenlik Kurulu Toplantısında Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmalar ele alınmıştır."
MGK Bildirisi: "Milli Güvenlik Kurulu Toplantısında Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmalar ele alınmıştır."
08 Nisan 2026 Çarşamba - 19:48
‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.
07 Nisan 2026 Salı - 20:36
Başkan Bozbey ilk iş olarak yardımcısını sattı
Rüşvet ve yolsuzluk suçlaması ile tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, emniyete verdiği ifadesinde 2019 yerel seçimleri öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza yetkisi verdiğini söyledi. Rüşvet ve yolsuzluk suçlaması ile çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in emniyette verdiği ifade şok etkisi oluşturdu. Bozbey ifadesinde belediyede tek imza ile alınan ruhsat ve dosyalarla ilgisinin olmadığını söyledi. Bozbey, 2019 yerel seçimleri öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza yetkisi verdiğinin altını çizdi. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Başkan Bozbey, mimari ya da diğer projelerin ruhsatları ile ilgili teknik elemanlar yerine bizzat başkan yardımcısı Turgay Erdem tarafından tek olarak imzalanması hususunda bir bilgisi ve talimatının olmadığını ifade etti. Nilüfer Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de rüşvet ve yolsuzluk işlerinde aracılık yapan Hüseyin Gür’ü tanımadığını belirterek, Gür’ün Başkan Mustafa Bozbey’in yakını olduğunu vurguladı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 31 Mart’ta gözaltına alınan Bozbey çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Dönemin Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve yardımcısı Turgay Erdem’in ilçede yapılan inşaat projelerinde rüşvet karşılığı usulsüz emsal artışı yaparak kendilerine maddi menfaat sağladıkları tespit edilmişti. Nilüfer Belediye Başkanı Bozbey ve yardımcısı Turgay Erdem’in emniyetteki ifadeleri çelişki oluşturdu. Eski Başkan Bozbey, 2019 yerel seçim öncesi tek imza yetkisini Erdem’e verdiğini ifade etti. Mimari ya da diğer projelerin ruhsatları ile ilgili teknik elemanlar yerine bizzat başkan yardımcısı Turgay Erdem’in tek olarak imzalaması hususunda bilgisi ya da talimatının olmadığını kaydetti. Nilüfer Belediyesi’nde Başkan Bozbey’in yardımcısı olarak görev yapan Turgay Erdem, tek imza ile alınan iskan ve yapı ruhsatlarında bir usulsüzlük varsa, ‘Gözümden kaçmıştır. Mesuliyetini üstlenirim’ savunmasını yaptı. Nilüfer Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de yapılan rüşvet ve yolsuzluk işlerinde aracılık yapan Hüseyin Gür’ü tanımadığını ifade etti. Gür’ün eski Başkan Mustafa Bozbey’in yakını olduğunu belirtti. Erdem, Hüseyin Gür ile herhangi bir samimiyetinin olmadığını sözlerine ekledi.
07 Nisan 2026 Salı - 20:24
Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi
Ticaret Bakanlığı tarafından, Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi. Bakanlık tarafından konu gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik gerçekleştirilen denetimler sonucu; kırmızı kapya ve yeşil sivri biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden şekilde incelendi. Bakanlık tarafından yapılan incelemelerde; kırmızı kapya biber ürününün, Adana ili Karataş ilçesine bağlı merkez köylerde faaliyet gösteren komisyoncudan 7 liradan satın alındığı, söz konusu ürünün Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 30 liradan satıldığı, ilgili zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 199 lira 99 kuruştan sunulduğu, yeşil sivri biber ürününün ise Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 20 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün vatandaşa 249 lira 99 kuruştan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi.
07 Nisan 2026 Salı - 20:23
CHP lideri Özel: "Polisin 12-24 ve 12-36 çalışma saati bitmeli"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Polisin 12-24 ve 12-36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli" dedi. Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Dünya Kupası’na 24 yıl aranın ardından katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik ederek başlayan Özel, "Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımızın davetleriyle Kosova’da milli takımın Dünya Kupası yolculuğuna eşlik etmek için orada olacaktık. Güne bu niyetle uyandık. Grup toplantımız yoktu. Ama 31 Mart tarihini iki yıl önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin, hatta Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihinin en büyük yerel seçim zaferinin yıl dönümünü zehretmek isteyenler, iki yıl önce kurulan sandıkta Bursa’yı alamayıp şimdi hakimin tokmağıyla, savcının cübbesiyle almak isteyenlerin yeni bir siyasete darbesiyle, bu sefer Bursa’nın iradesine darbesiyle uyandık. Maalesef devamında da bu dönemde hiçbir sorunu olmayan, beş yıl süreyle zaten sadece adaylık yapan, ondan önceki ilçe belediye başkanlığı döneminde belediyede bir şey bulamayanlar 500 kişiyi dolandırmış bir yalancı tanık, iftiracının ifadelerine sadece dayanarak Mustafa Bozbey’e, ailesine haysiyet suikastı yaptılar" diye konuştu. Yoğun bir çalışma ve direnme döneminde olduklarını ifade eden Özel, "Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur, çalışma konusunda da bir mazeretimiz yoktur. Belediye başkanlarımız kendi görev alanlarında bütün o silkelemelere, paranın yüzde 40’ının kesilmesine, kendinden önceki AKP’nin SGK’ya, vergi dairesine taktığı borcun faizle ödenmelerine rağmen çalışmaya devam ediyorlar. Çanakkale’deydik, Kuşadası’ndaydık, Bursa’daydık ve Kütahya’daydık. Çanakkale, Bursa ve Kütahya illerimizi de Kuşadası ilçemizi de Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları yönetti. Kimi gözaltındayken konuştum, kimi tutukluyken. İkisi görevinin başındaydı; Çanakkale ile Kütahya. Yaptıklarını gördüm, uzun uzun anlattık" dedi. "Türkiye’yi açık cezaevine çevirdiler" Türkiye’de iktidarın tehdit gördüğü herkesin tutuklu olduğunu söyleyen Özel, "2026 yılında Türkiye’yi bir rejime tehdit olanlar için açık cezaevine, tutuk merkezine çevirdiler. Ekrem İmamoğlu da belediye başkanlarımız, seçilmiş siyasetçiler, kıymetli bürokratlar da tutuklu. Hataylıların iradesiyle son kullandıkları oy ile yolladıkları milletvekili Can Atalay tutuklu. Selçuk Kozağaçlı’dan Mehmet Pehlivan‘a kadar avukatlar tutuklu. İşçi haklarını savunan sendikacı Mehmet Türkmen tutuklu. Gazeteci Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı ve 17 gazeteci tutuklu Türkiye’de. Köyünü, doğasını, zeytin ağaçlarını savunan İkizköylü Esra, o İkizköy’ün kadın muhtarının ninesiyle bir ağaçlarına sahip çıkan Esra Işık tutuklu. 19 Mart darbesinden sonra 301 öğrenci tutuklandı. Dün Çağdaş Gazeteciler Derneği’nde ödül aldı. Vatan Emniyet’teki işkencenin belgeseli var. Nasıl darp raporlarının sonradan değiştirildiği var. Askeri darbe dönemlerinde olmayan, önce darp raporu, sonra temiz raporunun dosyada değiştirildikleri var. İzledik, şaşırdık, kahrolduk" ifadelerini kullandı. "Polisin 12 - 24 ve 12 - 36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli" Bu haftanın Polis Haftası olduğunu belirten Özel, "Öncelikle bugün İsrail Konsolosluğu’na bir silahlı saldırı girişimi oldu. Her türlü silahlı saldırıyı, şiddeti kınıyoruz. Hangi gerekçeyle ve kime yönlendirilirse yönlendirilsin, kınıyoruz. Yüreğimiz ağzımıza geldi. Kahraman polisimiz etkisiz hale getirdi. Biri herhalde ölü ele geçirilmiş, ikisi yaralı. İki polisimiz hafif yaralı, öyle bilgi aldım. Allah’tan şehidimiz yok. Bir kez daha Polis Haftası’nda kahraman Türk polisini sevgi ve saygıyla selamlıyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Maç olur, polis çalışır. Eylem olur, polis çalışır. Konser olur, polis çalışır. Pandemi olur, millet canıyla uğraşır, polis çalışır. Miting olur, polis çalışır. Sokağa çıkmak yasak olur, millet sokağa çıkmasın diye sokakta yine polis çalışır. Kimse çalışmaz, polis çalışır. Ama emeğinin karşılığını alamaz. İnanılmaz derecede zor bir görev icra diyorlar. 260 saat mesai, mobbing, ekonomik çıkmaz. Bunların hepsine son vermek gerekiyor. Polisin 12 - 24 ve 12 - 36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli. Gece mesaisi sekiz saati geçmemeli. Sendikal haklar tanınmalı. Mülakat kalkmalı, liyakat olmalı. En önemli sorun; lojman ve kreş hakkı. Bilhassa büyükşehirlerde ve kiraların çok pahalı olduğu turizm şehirlerinde, hatta turizm ilçelerinde ve beldelerinde bu meseleler lojman sorunuyla çözülmeli" dedi. "Türkiye ikide bir rezervlerini yakıyor" ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa en hazırlıksız yakalanan ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Özel, "Çok net ortada, kimsenin de bir itirazı yok. Çünkü Türkiye ikide bir rezervlerini yakıyor. Sonra yoksullaşma pahasına, yoksulların sırtına yük bindirme pahasına ve büyük gelir transferleri pahasına bu rezervleri yerine koymaya çalışıyor. 128 milyar dolarda da öyle olmuştu, geçen sene 60 milyar dolara mal olan İBB operasyonundan sonra da öyle oldu. Öyle olunca faizler düşerken düşemez oldu. Enflasyon inecekken inemez oldu. Maalesef İran savaşı geldiğinde de geçen sene 19 Mart’a harcanan rezervler yerine çok pahalıya konduğu için, manevra alanı, müdahale alanı olmaz oldu. Elimiz kolumuz bağlı şekilde yakalandık" ifadelerini kullandı. "Çiftçilere uygulanan haciz işlemleri durdurulmalıdır. Çiftçilere uygun kredi imkanları acilen sağlanmalıdır" En düşük emekli maaşının bir asgari ücret, asgari ücretin de 39 bin lira olmasını savunduklarını ifade eden Özel, "Bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz. Emekliye bayram ikramiyesinin de bir asgari ücret olmasının arkasındayız. Bu konuda grubumuz bu hafta ne gerekiyorsa yapacak emekliler için. Kısaca ifade ediyorum. Eşel mobil devam etmelidir, yüzde 20’lik KDV yüzde 1’e düşürülmelidir. Çiftçilerin kredi borç faizleri silinmeli, anapara yapılandırılmalıdır. Çiftçilere uygulanan haciz işlemleri durdurulmalıdır, çiftçilere uygun kredi imkanları acilen sağlanmalıdır. Asgari ücret ve emekli maaşı dahil tüm ücretlere ara zam yapılmalıdır. Ücretlerin bu enflasyon yükünü taşıması artık mümkün değildir. Elektrik ve doğal gaz desteği hem esnafa, üreticiye, hem de yoksullara sağlanmalı, sosyal yardımda da hane gelirine göre kademeli değişen nakit destek sistemine derhal geçilmelidir" dedi. "Ara seçimin kaçınılmaz olarak yapılacağı dönemdeyiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Gündemimizde ara seçim de yok erken seçim de yok" şeklindeki sözlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Özel, "Biz DEM Parti’ye gittik, konuştuk, orada anlattık şimdi devam edecek. Net bir durum var ortada, önce bir ara seçim yapılacak mı yapılmayacak mı görelim. O ara seçimin yapılması için 30 milletvekiline, yani yüzde 5’in boşalmış olmasına ihtiyaç ilk 30 aydaydı. O tartışma dönemi bitti. Şimdi ara seçimin kaçınılmaz olarak yapılacağı dönemdeyiz. Son bir yıl olursa yapamayız. Bu ara seçim 1960’tan beri yapıldı. 1960’tan beri bundan İnönü kaçmadı, Demirel kaçmadı, Ecevit kaçmadı, Özal kaçmadı, Erbakan kaçmadı. Ara seçimin en geniş coğrafyada yapılmasını ister miyim? İsterim. Adımlar atar mıyım? Atarım" diye konuştu.
07 Nisan 2026 Salı - 20:14
Bakan Göktaş ve Bakan Çiftçi, 81 ilin valisi ile çevrimiçi toplantı yaptı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 81 ilin valisi ile çevrimiçi bir toplantı gerçekleştirdi. Bakan Göktaş ve Bakan Çiftçi, 81 ilin valileriyle çevrimiçi bir toplantı gerçekleştirdi. 81 il müdürünün de katıldığı toplantıda, ’Sosyal Risk Haritaları’, ’Aile Rehberi’ ve ’Çocuklar Güvende Sistemi’ üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Bakan Göktaş toplantıya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sosyal Risk Haritalarımız ile; reaktif değil, proaktif bir sosyal hizmet modeliyle ilçe, mahalle ve hane düzeyindeki riskleri doğrudan izleyerek hızlıca harekete geçiyoruz. Zamanında ve etkili müdahaleler ile riskleri büyümeden önlüyoruz. Aile odaklı ve yerinde hizmet anlayışını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ülkemizin dört bir yanında koruyucu ve önleyici tedbirlerimizi ve sosyal politikalarımızı yaygınlaştırmaya ve aziz milletimizin müreffeh yarınları için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
07 Nisan 2026 Salı - 19:56
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
07 Nisan 2026 Salı - 19:56
Cumhurbaşkanı Erdoğan ROKETSAN Üretim Tesislerini gezdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan ROKETSAN Üretim Tesislerini gezdi
07 Nisan 2026 Salı - 19:48
Bakan Fidan, İngiliz mevkidaşı ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Fidan, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Cooper ile bugün gerçekleştirdiği görüşmesinde, bölgemizdeki savaşın sona erdirilmesi ve sürdürülebilir bir barışın tesisi için yürütülen diplomatik girişimler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Görüşmede ayrıca, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ikili ilişkilerin seyri ele alındı.
07 Nisan 2026 Salı - 18:57
Bakan Çiftçi: "Çatışma sırasında yaralanan 2 polisimizin ameliyatları başarıyla tamamlanmıştır"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Güvenlik güçlerimizin anında, kararlı ve etkili müdahalesi neticesinde saldırıyı gerçekleştiren 3 şahıs etkisiz hale getirilmiştir. Çatışma sırasında hafif şekilde yaralanan 2 kahraman polisimizin ameliyatları başarıyla tamamlanmıştır" dedi.
07 Nisan 2026 Salı - 18:07
Bakan Güler: "Çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleri savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlar"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Güçlü bir hava kuvvetine sahip olmakla birlikte, çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleriyle bu sistemlere ait mühimmat kapasitesi, artık savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlardan birisi haline gelmiştir" dedi. ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. ROKETSAN Lalahan Tesisi’nde düzenlenen programa, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol katıldı. Burada konuşan Bakan Güler, bölgede ve dünyada yaşanan belirsizliklerin arttığı süreçte Bakanlık olarak gece gündüz çalıştıklarını belirterek, faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüklerini dile getirdi. Güler, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her şartta görevini başarıyla yerine getirmesi kahraman, fedakar ve vatanına yürekten bağlı personelimizin eseridir. Bu başarıların arkasında aynı zamanda zatı devletlerinin güçlü destekleriyle gelişen yerli ve milli savunma sanayiimizin imkan kabiliyetleri de bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, köklü savunma sanayii birikimiyle öncü şehirlerden birinin Kırıkkale olduğunu aktararak, "Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz 3 önemli tesis, kritik yakıt teknolojilerinin geliştirilmesine imkan sağlayacak, mevcut harp başlığı üretim kapasitemizi artıracak aynı zamanda ileri düzey Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarına ev sahipliği yapacak olmasıyla şehrimizin bu stratejik rolünü daha da pekiştirecektir. Bu kritik tesislerin yanı sıra teslim edilecek balistik ve seyir füzeleriyle hava savunma sistemlerinden oluşan geniş ürün yelpazesi yani TAYFUN’dan SİPER’e, ATMACA’dan HİSAR’a ve SUNGUR’a kadar uzanan toplam 20 kalem sistem, kahraman ordumuzun gücünü ve caydırıcılığını çok daha ileri seviyelere ulaştıracaktır" açıklamasında bulundu. "Tesisler ile ordumuza kazandırılacak hava savunma sistemleri, ülkemizin kararlı duruşunu daha da tahkim edecektir" Lalahan füze entegrasyon tesislerinin üretim kapasitelerini kat be kat artıracağına ve ihtiyaçların karşılanmasında önemli katkılar sunacağına inandığını söyleyen Güler, sözlerine şöyle devam etti: "Son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmeler savunma sanayiimizin bekamız açısından ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Özellikle İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan çatışmalar modern savaşın doğasının açık şekilde ortaya koymuştur. Güçlü bir hava kuvvetine sahip olmakla birlikte, çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleriyle bu sistemlere ait mühimmat kapasitesi artık savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlardan birisi haline gelmiştir. Bu gerçeklik karşısında etkin bir hava savunma mimarisi kurmanın yüksek hassasiyetli füze ve roket sistemlerine sahip olmanın stratejik bir zorunluluk olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Hayata geçirilen ‘Çelik Kubbe’ projesi kapsamındaki çok katmanlı hava savunma sistemlerimiz de ülkemizin savunma konseptinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu anlayış doğrultusunda açılışı gerçekleştirilecek ve temeli atılacak tesisler ile de ordumuza kazandırılacak hava savunma sistemleri ülkemizin önleyici, caydırıcı ve kararlı duruşunu daha da tahkim edecektir." "Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi caydırıcılığını kendi aklı ve kendi mühendisliğiyle büyüten bir ülkedir" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, açılışını yaptıkları ve temelini attıkları her yatırımın Türkiye’nin savunma sanayiindeki kararlı yükselişinin bir ifadesi olduğunu anlatarak "Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatlarını geliştiren, kendi caydırıcılığını kendi aklı ve kendi mühendisliğiyle büyüten bir ülkedir. ROKETSAN’ımız da büyük bu büyük yürüyüşün en kıymetli lokomotiflerinden biridir. Bugün devreye aldığımız tesisler ve temeline attığımız yeni altyapılar, ROKETSAN’ımızın üretimden entegrasyona, testten ileri mühendisliğe uzanan tüm kabiliyet alanlarında yeni bir safhayı temsil etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Lalahan füze entegrasyon tesislerimizde bin 300 kişilik yeni istihdam imkanı oluşacaktır" Açılacak tesislere ilişkin bilgi veren Görgün, "Açılışı yapılan tesislerimizde 2 bin kişilik ilave istihdam sağlanacak, Lalahan füze entegrasyon tesislerimizde de bin 300 kişilik yeni istihdam imkanı oluşacaktır. Bu tablo savunma sanayiimizin aynı zamanda yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve büyüten güçlü bir kalkınma alanı olduğunu da göstermektedir" dedi. "Tesislerimizle birlikte kritik öneme sahip sistemlerin seri üretim temposu çok daha güçlü bir ivme kazanacaktır" Teslimatı yapılan sistemlerde ROKETSAN’ın yüksek üretim kabiliyetini ve stratejik katkısının bulunduğunun altını çizen Görgün şu ifadelere yer verdi: "Lalahan füze entegrasyon tesislerimizle birlikte SİPER, HİSAR ve TAYFUN gibi ülkemizin savunmasında kritik öneme sahip sistemlerin seri üretim temposu çok daha güçlü bir ivme kazanacaktır. Kurulmakta olan üretim altyapısı, özellikle patlayıcı ve kritik ham maddelerde dışa bağımlılığı azaltacak, savunma sanayiimizin tedarik gücünü, sürekliliğini ve stratejik dayanıklılığını pekiştirerek olası ambargo risklerine karşı güçlü bir yerli üretim zemini oluşturacaktır. Sayın Cumhurbaşkanım ‘Tam Bağımsız Savunma Sanayii’ hedefinizi daha güçlü altyapılarla, daha büyük projelerle, daha yüksek yerlilik oranlarıyla, daha yaygın ihracat başarılarıyla ve daha nitelikli insan kaynağıyla ileri taşımaya sürdüreceğiz."
07 Nisan 2026 Salı - 18:02
Kilis’te tarihi eserler yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor
Kilis’te deprem sonrası yürütülen restorasyon ve ihya çalışmalarıyla tarihi eserler yeniden ayağa kaldırılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 412,1 milyon liralık yatırımla kentin kültür ve turizm altyapısının güçlendirildiğini belirterek 197 yapıya sağlanan destek, tamamlanan restorasyonlar ve yeniden ibadete açılan eserlerle şehrin toparlanma sürecinin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Kilis’in kültür ve turizm alanındaki durumu, ihtiyaçları, yürütülen çalışmalar ve hayata geçirilen projeler Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Kilis Valiliğinde katıldığı il değerlendirme toplantısında ele alındı. Kilis Valisi Ömer Kalaylı ile AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal’ın da katıldığı toplantının ardından bir basın açıklaması yapan Ersoy, Kilis’in sahip olduğu potansiyelin en üst düzeyde değerlendirilmesinin temel hedef olduğunu vurguladı. Bakan Ersoy’un gün boyu Kilis’te gerçekleştirdiği programlara AK Parti Kilis İl Başkanı Zihni Serhan Diyarbakırlı da eşlik etti. Deprem sonrası Kilis’e kapsamlı destek Son 24 yılda Kilis’e kültür ve turizm alanında 412,1 milyon lira tutarında yatırım yapıldığını belirten Ersoy, aynı süreçte yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine de 183 milyon lira kaynak aktarıldığını ifade etti. Kilis’te 534 adet taşınmaz kültür varlığı ve 68 adet sit alanı bulunduğunu aktaran Ersoy, kültür varlıklarının restorasyonu ve ihyası kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde son 23 yılda proje, bakım, onarım, müze teşhir-tanzim ve çevre düzenleme işleri için 61 milyon lira ödenek sağlandığını kaydetti. Deprem sonrası yürütülen çalışmalara değinen Ersoy, Kilis genelinde 143’ü proje yardımı, 54’ü uygulama yardımı olmak üzere toplam 197 yapıya yardım yapılması kararı alındığını, bu kapsamda şu ana kadar 158 yapıya 238,6 milyon lira ödeme yapıldığını bildirdi. Tarihi eserler tek tek ayağa kalkıyor Restorasyonu tamamlanan Tabakhane, Karakadı ve Merkez Hacı Derviş camilerini Kilis programları kapsamında yeniden ibadete açacaklarını belirten Ersoy, söz konusu eserlerin bilim kurullarının denetiminde gerekli tüm bakım ve onarım çalışmalarının tamamlanarak cemaatine kavuşturulduğunu ifade etti. Depremden etkilenen 24 vakıf kültür varlığından 12’sinin restorasyonunun tamamlandığını hatırlatan Ersoy, mayıs ayı başında 7 eserin, haziran ayı itibarıyla da kalan 5 eserin restorasyonunun tamamlanacağını ve böylece Kilis’te depremden zarar görmüş toplam 24 vakıf kültür varlığının yeniden hizmete açılacağını söyledi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Kilis Ravanda Kalesi ile Kilis Alaeddin Yavaşça Müzesi’nde onarım çalışmalarının depremin hemen ardından başlatılarak aynı yıl içerisinde tamamlandığını belirten Ersoy, söz konusu yatırımların ilin kültür altyapısına önemli katkı sağladığını ifade etti. Bakan Ersoy, sözlerine şöyle devam etti: "Güncel birim fiyatlarla 197,5 milyon liralık bir yatırım olarak ilimize kazandırdığımız Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Kültür Merkezi asrın felaketini çok az bir hasarla atlatmıştı. Bu noktada da gerekli basit onarımların gerçekleştirilmesi için Bakanlık olarak ödenek göndermiştik. Valiliğimizin koordinesinde yürütülen söz konusu bu çalışmalar da hızlı bir şekilde tamamlanmıştır." Kilis’te yürütülen arkeolojik çalışmalara da değinen Ersoy, Oylum Höyük kazısına 2025 yılında 1 milyon 267 bin lira ödenek aktarıldığını, ayrıca bu alanın Geleceğe Miras projesi kapsamına alındığını belirtti. Bu doğrultuda 2024 yılında 3 milyon 900 bin lira, 2025 yılında ise 2 milyon 400 bin lira ek ödenek sağlandığını, 2026 yılı çalışmalarına yönelik bütçe planlamasının sürdüğünü kaydetti. Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeleye de değinen Ersoy, 2025 yılı içerisinde Kilis sınırları içinde 14 kaçak kazı ve 10 kültür varlığı kaçakçılığı olayı tespit edildiğini, bu olaylarda 89 adet kültür varlığı ve 31 adet objenin ele geçirildiğini bildirdi. Bakan Ersoy, "Bu toprakların medeniyet mirasına el uzatan, göz diken herkes adalete hesap verecektir. Bu vesileyle bu tartışmasız gerçeğin altını bir kez daha çizmek isterim" dedi. "Devletimiz, Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir" Bölgesel gelişmelere de değinen Ersoy, şu ifadeleri kullandı: "Devletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çatışmaların son bulması için sahada etkin rol oynayan başat aktördür. Gücü, güvenilirliği, doğru, adil ve hakkaniyetli yaklaşımıyla uluslararası hukukun işlemesi için her adımda öncüdür. Bu mücadeleyi verirken, elbette her şeyden önemli ve öncelikli olarak milletimizin huzur ve güvenliğini her koşulda korumanın mutlak iradesini de masada ve sahada ortaya koymuştur, koymaktadır. Bu ateş çemberinin içinde Türkiye bir huzur ve güven limanı olarak farkını göstermiştir. Bütün bakanlıklarımız ve devlet kurumlarımız Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde milletimize hizmet üretmeyi, hedeflerini gerçekleştirmeyi sürdürmektedir. Milletimiz rahat olsun. Devletimiz, Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir." Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Valilik ziyaretinin ardından tarihi Sabunhane binasında bulunan Kilis Müzesi’nde incelemelerde bulunarak esnafla bir araya geldi. Bakan Ersoy, ardından Kara Kadı, Hacı Derviş ve Tabakhane Camilerinin açılışını gerçekleştirdi. AK Parti Kilis İl Başkanlığında teşkilat ile de bir araya gelen Ersoy, Oylum Höyük’te gerçekleştirdiği incelemelerin ardından Kilis programını tamamladı.
07 Nisan 2026 Salı - 17:55
TBMM’de Uşak Belediyesi tartışması
TBMM’de AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş ile CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır arasında Uşak Belediyesi konusunda tartışma yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda yerinden söz alan AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, "2024 yılı Kasım ayında ihale edilen Uşak Elmalıdere Aile Sağlığı Merkezi yapımı sırasında Uşak Belediyesi içme suyuna ait irsale hattının taşınması için gerekli olan 900 bin TL’lik boruyu Uşak Belediyesi ’Paramız yok’ diyerek almadığı için inşaat yaklaşık bir yıl durmuştur. Meğerse ’Para yok’ diyenlerin aynı dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ait aracın giydirilmesi için Uşak Belediyesi’nden tam 7 milyon 700 bin TL para harcandığını görüyoruz. Halka hizmete gelince para yok, CHP aracına gelince para varmış. Buradan CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e sesleniyorum: Hadi belediye başkanı size yaranmak için böyle bir tercihte bulundu, siz bir genel başkan olarak hakkı, hukuku gözetmeniz gerekirken Uşak halkına ait bu paralar kendi aracınıza harcanırken vicdanınız hiç sızlamadı mı? Uşak halkı 35 yıl aradan sonra size güvenmek istedi ama maalesef Uşak halkının parasını kendi lehine kullandınız" dedi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Güneş’in sözlerine tepki gösterdi. Başarır, "Burada bir dakika konuşan birçok milletvekiline cevap vermiyoruz ama bir Uşak Milletvekili eğer genel başkanın arabasının Uşak Belediyesi tarafından yapıldığını faturasıyla ispatlıyorsa gelsin buraya. Hayır, sen yalan söylüyorsan, müfterisin ki yalan söylüyorsun. Sen iftira atıyorsun. Bak, yakışmıyor. Siz ne Uşak iline yakışıyorsunuz ne bu parlamentoya yakışıyorsunuz. Elinde delil nedir kardeşim? Evrak göster. Eğer gösteremiyorsan yalancısın, utanmazsın, müfterisin" diye konuştu.
07 Nisan 2026 Salı - 17:54
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk ona gireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ’Roketsan Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’ programına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, konuşmasına İstanbul’da meydana gelen ve güvenlik güçlerinin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan saldırıyı lanetleyerek başladı. Terör eyleminde biri ölü ikisi yaralı olmak üzere üç teröristin etkisiz hale getirildiği müdahale sırasında iki polisin yaralandığını belirten Erdoğan, saldırıya ilişkin ilgili birimlerin gerekli tahkikatları süratle başlattığını dile getirdi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralı polislere acil şifalar dileyerek, terörün her türlüsüyle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini, alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceklerini kaydetti. Türk milletinin şehitleriyle yaşayan bir toplum olduğunu ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir millet olduğunu aktaran Erdoğan, Türkiye’nin istikbali ve Türk milletinin özgür olması için canlarını feda eden tüm şehitleri hürmetle yad ettiğini ve kahramanca mücadele eden tüm gazilere ise şükranlarını sunduğunu söyledi. "Yeni altyapıyla kahraman ordumuzun caydırıcılığını üst seviyelere çıkaracağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma alanında tam bağımsız olabilmesi için çok önemli bir eşiğin daha geride bırakıldığına dikkat çekerek, "Kırıkkale yakıt üretim tesislerimizin, Lalahan harp başlığı tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca Tayfun, Siper, Atmaca, Hisar-A, Hisar-O ve Sungur sistemlerimiz ile Çakır, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi birçok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni haline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla; katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü artıracak seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek akıllı mühimmat ailemize seri üretim hızımıza ve Ar-Ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız. Çelik kubbenin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarimizi daha da tahkim etmiş olacağız. Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapıyla kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız" ifadelerine yer verdi. "Savunma sanayiinde gelecek dönemin ana hedefi; yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, efektif ve yüksek adetlerde üretmektir" Savunma sanayiinde gelecek dönemin ana hedefinin yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, efektif ve yüksek adetlerde üretmek olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bugün devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli 1 milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız" diye konuştu. "Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz" Dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil bastan şekillendirdiği bir dönemin yaşandığını aktaran Başkan Erdoğan, "Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor. Özellikle son dönemde yakın çevremizde patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna çok yakından şahitlik ediyoruz. Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Hava, kara ve deniz hakimiyetinin iç içe geçtiği, insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz" açıklamasında bulundu. "Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir" Türkiye’nin son 23 yılda geliştirdiği ürün, sistem, yazılım ve platformlar, güçlü insan kaynağı ve kurumsal kapasite ile bu alanda norm koyan ülkelerden biri haline geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hamdolsun bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz" dedi. "Savunma sanayiinde hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama boyun eğmedik" Başkan Erdoğan, savunma sanayii alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşadıklarını dile getirerek, "Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz. Bugün Allah korusun başımıza bir şey gelse başkasına değil her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Savunma sanayiinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik, hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Aziz milletimizin duası ve desteğiyle savunma sanayiinde akıl ve alın teri döken kardeşlerimizin emeğiyle, kurumlarımızın eşgüdümü ve devletimizin güçlü iradesiyle çok şükür bugünlere ulaştık" değerlendirmesinde bulundu. "Eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayiinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik" "Biz Sinop’ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin genel başkanı, ’balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor’ diyordu" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde ’bunlara ne gerek var? Bize kim saldıracak’ diyordu. ’İktidara gelince savunma sanayiine dokunacağız’ diyeninden, tank palet fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Eğer biz bunlara kulak verseydik; savunma sanayiinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Biz, ’bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir. Bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum. İcap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım’ diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen ’biz durumdan vazife çıkardık’ diyerek, ömrünü büyük ve güçlü Türkiye’ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar abimizin mirasına sahip çıktık. Biz, döktürdüğü şahi toplarıyla dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih’in emanetini omuzladık. Neticede Vecihi Hürkuş’un, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Piri Reis’in çektiği sıkıntıları, zorlukları ve cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık." "2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz" Savunma sanayii alanında ortaya çıkan istatistiklere değinen Erdoğan, "Savunmada dışa bağımlılık oranımızı yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdik. Sektörel ciromuz 20 milyar doları geçti. Ar-Ge harcamalarımız 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştı. Aktif proje sayımız bin 400’ü geride bırakırken, proje portföyümüz 100 milyarı aştı. 2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk ona gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayii olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız" şeklinde konuştu. Türkiye’yi, ’Uzaya Bağımsız Erişim’ hedefine kavuşturmak için koyulan hedefler doğrultusunda çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerlediklerini de sözlerine ekledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder