POLİTİKA - 07 Nisan 2026 Salı 18:07

Bakan Güler: "Çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleri savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlar"

A
A
A
Bakan Güler: "Çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleri savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlar"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Güçlü bir hava kuvvetine sahip olmakla birlikte, çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleriyle bu sistemlere ait mühimmat kapasitesi, artık savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlardan birisi haline gelmiştir" dedi.


ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. ROKETSAN Lalahan Tesisi’nde düzenlenen programa, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol katıldı.


Burada konuşan Bakan Güler, bölgede ve dünyada yaşanan belirsizliklerin arttığı süreçte Bakanlık olarak gece gündüz çalıştıklarını belirterek, faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüklerini dile getirdi. Güler, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her şartta görevini başarıyla yerine getirmesi kahraman, fedakar ve vatanına yürekten bağlı personelimizin eseridir. Bu başarıların arkasında aynı zamanda zatı devletlerinin güçlü destekleriyle gelişen yerli ve milli savunma sanayiimizin imkan kabiliyetleri de bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.


Bakan Güler, köklü savunma sanayii birikimiyle öncü şehirlerden birinin Kırıkkale olduğunu aktararak, "Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz 3 önemli tesis, kritik yakıt teknolojilerinin geliştirilmesine imkan sağlayacak, mevcut harp başlığı üretim kapasitemizi artıracak aynı zamanda ileri düzey Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarına ev sahipliği yapacak olmasıyla şehrimizin bu stratejik rolünü daha da pekiştirecektir. Bu kritik tesislerin yanı sıra teslim edilecek balistik ve seyir füzeleriyle hava savunma sistemlerinden oluşan geniş ürün yelpazesi yani TAYFUN’dan SİPER’e, ATMACA’dan HİSAR’a ve SUNGUR’a kadar uzanan toplam 20 kalem sistem, kahraman ordumuzun gücünü ve caydırıcılığını çok daha ileri seviyelere ulaştıracaktır" açıklamasında bulundu.



"Tesisler ile ordumuza kazandırılacak hava savunma sistemleri, ülkemizin kararlı duruşunu daha da tahkim edecektir"


Lalahan füze entegrasyon tesislerinin üretim kapasitelerini kat be kat artıracağına ve ihtiyaçların karşılanmasında önemli katkılar sunacağına inandığını söyleyen Güler, sözlerine şöyle devam etti:


"Son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmeler savunma sanayiimizin bekamız açısından ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Özellikle İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan çatışmalar modern savaşın doğasının açık şekilde ortaya koymuştur. Güçlü bir hava kuvvetine sahip olmakla birlikte, çok yönlü hava savunma sistemleri, balistik ve seyir füzeleriyle bu sistemlere ait mühimmat kapasitesi artık savaşın seyrini belirleyen en kritik hususlardan birisi haline gelmiştir. Bu gerçeklik karşısında etkin bir hava savunma mimarisi kurmanın yüksek hassasiyetli füze ve roket sistemlerine sahip olmanın stratejik bir zorunluluk olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Hayata geçirilen ‘Çelik Kubbe’ projesi kapsamındaki çok katmanlı hava savunma sistemlerimiz de ülkemizin savunma konseptinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu anlayış doğrultusunda açılışı gerçekleştirilecek ve temeli atılacak tesisler ile de ordumuza kazandırılacak hava savunma sistemleri ülkemizin önleyici, caydırıcı ve kararlı duruşunu daha da tahkim edecektir."



"Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi caydırıcılığını kendi aklı ve kendi mühendisliğiyle büyüten bir ülkedir"


Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, açılışını yaptıkları ve temelini attıkları her yatırımın Türkiye’nin savunma sanayiindeki kararlı yükselişinin bir ifadesi olduğunu anlatarak "Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatlarını geliştiren, kendi caydırıcılığını kendi aklı ve kendi mühendisliğiyle büyüten bir ülkedir. ROKETSAN’ımız da büyük bu büyük yürüyüşün en kıymetli lokomotiflerinden biridir. Bugün devreye aldığımız tesisler ve temeline attığımız yeni altyapılar, ROKETSAN’ımızın üretimden entegrasyona, testten ileri mühendisliğe uzanan tüm kabiliyet alanlarında yeni bir safhayı temsil etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.



"Lalahan füze entegrasyon tesislerimizde bin 300 kişilik yeni istihdam imkanı oluşacaktır"


Açılacak tesislere ilişkin bilgi veren Görgün, "Açılışı yapılan tesislerimizde 2 bin kişilik ilave istihdam sağlanacak, Lalahan füze entegrasyon tesislerimizde de bin 300 kişilik yeni istihdam imkanı oluşacaktır. Bu tablo savunma sanayiimizin aynı zamanda yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve büyüten güçlü bir kalkınma alanı olduğunu da göstermektedir" dedi.



"Tesislerimizle birlikte kritik öneme sahip sistemlerin seri üretim temposu çok daha güçlü bir ivme kazanacaktır"


Teslimatı yapılan sistemlerde ROKETSAN’ın yüksek üretim kabiliyetini ve stratejik katkısının bulunduğunun altını çizen Görgün şu ifadelere yer verdi:


"Lalahan füze entegrasyon tesislerimizle birlikte SİPER, HİSAR ve TAYFUN gibi ülkemizin savunmasında kritik öneme sahip sistemlerin seri üretim temposu çok daha güçlü bir ivme kazanacaktır. Kurulmakta olan üretim altyapısı, özellikle patlayıcı ve kritik ham maddelerde dışa bağımlılığı azaltacak, savunma sanayiimizin tedarik gücünü, sürekliliğini ve stratejik dayanıklılığını pekiştirerek olası ambargo risklerine karşı güçlü bir yerli üretim zemini oluşturacaktır. Sayın Cumhurbaşkanım ‘Tam Bağımsız Savunma Sanayii’ hedefinizi daha güçlü altyapılarla, daha büyük projelerle, daha yüksek yerlilik oranlarıyla, daha yaygın ihracat başarılarıyla ve daha nitelikli insan kaynağıyla ileri taşımaya sürdüreceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sanık Iraz Bayrak: "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 17. oturumunda tutuklu sanık Iraz Bayrak savunma yaptı. Seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı iddia edilen sanık Bayrak savunmasında "Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 17. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Iraz Bayrak, İsmet Korkmaz ve Mehmet Çağlar Kuru savunma yaptı. İddianamede Iraz Bayrak’ın, İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı belirtilmişti. Bu verilerin 31 Mart 2024 seçim sürecinde ilçe başkan adayları ile de paylaşıldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapan Iraz Bayrak "4 yıllık bir personeldim. Analisttim. İBB Hanem projesi hakkında konuşmak istiyorum. Ben bu projenin İPA’dan (İstanbul Planlama Ajansı) talep olarak geldiğini biliyorum. İBB’nin çeşitli hizmetlerinden faydalanan vatandaşların tespit edilmesi ve vatandaşların beklediği faydayı görmesi amaç buydu bana anlatılan. İddianamede yönetici yetkisi denilen şey bir panel. Panele giriş yapılıyor sadece. Saha çalışmaları kapsamında örneğin bir vatandaş ziyaret ediliyor. Gıda desteği, hijyen paketi gibi destelere ihtiyacı olup olmadığı kontrol ediliyor. Yardım teslimi gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi diye veri giriliyor uygulamaya. Sonrasında arayacak olan personeller devreye giriyor. Vatandaş aranıyor ’size bir gıda paketi teslim edilecekti edildi mi?’ diye soruluyor. Tüm süreç bu. Bu tasarım ortaya çıktı. Yazılımı geliştirildi. Veri denilince akla büyük şeyler geliyor ama öyle bir durum yok. Bana telefon numarası ve isim gibi veriler gönderildi. Ben bu veriyi ’İBB transfer’ diye bir sisteme yükledim. Uygulamayı test etmem gerekiyordu. Yazılım doğru gerçekleştirilmiş mi diye. Ben bu verileri test ettim. Veri, ad, soyad, cinsiyet ve hangi hizmetten faydalanılmış. Ben test etmeleri için İPA’ya bilgi verdim. Bir daha bana geri dönüş gelmediği için proje orada son buldu. Proje 2-3 ay sürdü ve son buldu. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) toplantısında biz sunucuda bulunan klasörün içinde seçim numarası sandık numarası gibi şeyler gördük. Bana ısrarla şunu soruldu ’size bu veri hangi yöneticiniz tarafından gönderildi’ diye sordu. Sonrasında ben kurum müdürüme USOM toplantısında sunucuda seçmen bilgisi olduğunu bildirdim. Sonrasında tutanak tutuldu olayla ilgili. Ben İBB Hanem projesinde 2-3 ay çalıştım. Tutukluluk sürem projeden daha uzun. Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok. Hangi ilçe başkan adayına göndermişim bununla ilgili herhangi bir veri yok" dedi. Sanık İsmet Korkmaz ise savunmasında, "Ben İBB’de veri uzmanı olarak çalışıyordum. İBB Hanem faal olmayan bir uygulama. Biz sadece teknik destek sağlamaya çalıştık. İşlem şuydu; veriyi eşleştirip imha ettik. Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız tarafından İBB Hanem için bir rapor oluşturuldu. Benim İBB Hanem uygulamasının oluşturulma, geliştirme süreçlerinde yer almadığım USOM raporlarında da gözükmektedir. İBB Hanem içerisinde bulunan verilere erişimim bulunmuyor. Ben hukuka aykırı şekilde kişisel veri elde etmedim. Bu verilerin yayılması konusunda bir girişimim olmadı. Kaçma gibi bir düşüncem hiç olmadı. Durum Tespit Raporunun oluşturulduğu tarih ile emniyet sürecim arasında 4 ay var, ben bu süreçte kaçabilirdim. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Sanık Mehmet Çağlar Kuru da savunmasında, "2016 yılından beri İBB bünyesinde bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktayım. İstanbul Senin uygulamasında herhangi bir görev ve yetkim yoktur" diyerek suçlamaları kabul etmedi. Duruşma sanık savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Ankara Başkan Bozbey ilk iş olarak yardımcısını sattı Rüşvet ve yolsuzluk suçlaması ile tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, emniyete verdiği ifadesinde 2019 yerel seçimleri öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza yetkisi verdiğini söyledi. Rüşvet ve yolsuzluk suçlaması ile çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in emniyette verdiği ifade şok etkisi oluşturdu. Bozbey ifadesinde belediyede tek imza ile alınan ruhsat ve dosyalarla ilgisinin olmadığını söyledi. Bozbey, 2019 yerel seçimleri öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza yetkisi verdiğinin altını çizdi. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Başkan Bozbey, mimari ya da diğer projelerin ruhsatları ile ilgili teknik elemanlar yerine bizzat başkan yardımcısı Turgay Erdem tarafından tek olarak imzalanması hususunda bir bilgisi ve talimatının olmadığını ifade etti. Nilüfer Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de rüşvet ve yolsuzluk işlerinde aracılık yapan Hüseyin Gür’ü tanımadığını belirterek, Gür’ün Başkan Mustafa Bozbey’in yakını olduğunu vurguladı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 31 Mart’ta gözaltına alınan Bozbey çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Dönemin Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve yardımcısı Turgay Erdem’in ilçede yapılan inşaat projelerinde rüşvet karşılığı usulsüz emsal artışı yaparak kendilerine maddi menfaat sağladıkları tespit edilmişti. Nilüfer Belediye Başkanı Bozbey ve yardımcısı Turgay Erdem’in emniyetteki ifadeleri çelişki oluşturdu. Eski Başkan Bozbey, 2019 yerel seçim öncesi tek imza yetkisini Erdem’e verdiğini ifade etti. Mimari ya da diğer projelerin ruhsatları ile ilgili teknik elemanlar yerine bizzat başkan yardımcısı Turgay Erdem’in tek olarak imzalaması hususunda bilgisi ya da talimatının olmadığını kaydetti. Nilüfer Belediyesi’nde Başkan Bozbey’in yardımcısı olarak görev yapan Turgay Erdem, tek imza ile alınan iskan ve yapı ruhsatlarında bir usulsüzlük varsa, ‘Gözümden kaçmıştır. Mesuliyetini üstlenirim’ savunmasını yaptı. Nilüfer Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de yapılan rüşvet ve yolsuzluk işlerinde aracılık yapan Hüseyin Gür’ü tanımadığını ifade etti. Gür’ün eski Başkan Mustafa Bozbey’in yakını olduğunu belirtti. Erdem, Hüseyin Gür ile herhangi bir samimiyetinin olmadığını sözlerine ekledi.
Manisa Manisa FK - Pendikspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında oynanan Manisa FK-Pendikspor karşılaşmasının ardından her iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 34. hafta karşılaşmasında Manisa FK, sahasında Pendikspor’u 2-0 mağlup etti. Manisa FK Teknik Direktörü Ahmet Pektaş, mücadeleye dair yaptığı açıklamada, "Öncelikle yine geçen hafta kötü bir mağlubiyet almıştık. Ama biz kulüp vizyonumuz gereği her maça olabildiğince ayrı senaryolarda çalışmak zorundayız. Öyle de yaptık. Bu iki gün, üç gün bizim için çok zor geçmişti. Ama oyuncularım sağ olsunlar bana çok yardımcı oldular. Söylediğimiz her şeyi sahada uygulamaya çalıştılar. Belki ilk yarı bile maçı 2-0, 3-0’a getirebilecek pozisyonları bulduk. İkinci yarı biraz daha kontrollü oynadık ama orada da pozisyonlarımız var. Bugün bence kazanmayı hakkeden taraf bizdik hem mücadelemizle hem girmiş olduğumuz pozisyonlarla. Şimdi yine önümüzde bir zor bir deplasmanımız var. Ona hazırlanacağız ve elimizden gelen en iyisini orada da yapmaya çalışacağız. Burada kadromuzda genç oyuncularımız var. Hepsine şans veriyoruz zaman zaman. Bazen çok iyi oluyorlar, bazen çok kötü oluyorlar. Ama bu yolu kulüp stratejimiz gereği tercih ettik ve her birine genç - tecrübeli demeden ayırt etmeden her birine çok teşekkür ediyorum. İnşallah Van maçında da elimizden gelen en iyisini yapacağız" dedi. Pendikspor cephesi Çekişmeli ve mücadeleci bir karşılaşma olduğuna dikkat çeken Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu ise, "Oyuncularımın mücadelesinden memnunum. Skor olarak memnun değilim. Futbol adına her şeyi yaptık açıkçası. Maçın başında çok basit kendi kendimize bir gol yedik. Maalesef son haftalarda kendi kendimize gol yememiz devam ediyor. Son haftalarda bir mağlubiyetle başlıyoruz. Bu da çok ilginç oldu açıkçası. Rakibin oyun kurgularına göre, şablonuna göre bir oyun planı belirlemiştik. Rakip zaman zaman 4-4-2 kalıyordu topun arkasında. Biz de blok aralarında ve kenar oyunlarıyla pozisyonu atmaya çalıştık. Ama daha maçın başında yediğimiz gol bizim bütün planımızı aslında bozdu. Çünkü rakip gol attıktan sonra daha çok kapanmaya ve 4-5-1 dizilişinde orta sahada kalabalık tutup kenarları da kapatmaya başladı. Ama ona rağmen ilk yarıda da ikinci yarıda da birçok pozisyonumuz var. Ceza sahasına çok fazlasıyla girdik. 46 kez ceza sahasına girdik. Yani daha bunun öncesi final paslarını yapamadığımız zamanlar da oldu. Üzgünüz yani gol olmayınca, skor olmayınca maalesef kazanamıyorsunuz. Futbolun temel prensibi bu. İlk yarıda bir penaltımız vardı. Bana göre yüzde 100 bir penaltıydı. Bir daha incelensin. Bence bunu hakemlerimiz atladı. Yüzde 100 bir penaltı. Furkan’a yapılan iki defa bir müdahale var. Doğru dürüst yayıncı kuruluş da göstermedi. Yani açıkçası yüzde 100 penaltı es geçildi diye düşünüyorum ben. Takdir haklarını biraz daha hakemler onlardan yana kullandı. Çok iyi bir puan aldıklarını zannetmiyorum ben bu karşılaşmada. Maalesef futbolu ileriye değil de geriye götürüyorlar. Bunu görüyorum. İkinci yarı çok daha baskılı oynadık. Çok daha pozisyonlarımız var. Daha fazla içeri girdik. Hazır olmayan oyuncuları mecbur sahaya atmak zorunda kaldık. Şimdi bu oyuncular uzun zamandır sakat. Doğru dürüst bizle de idmanlara çıkmadılar. Takımımızda 6-7 tane ciddi sakatlık var ki kadromuz zaten kısıtlı ve bu oyuncuların eksikliğini hissediyoruz. Fit değiller. Daha doğru dürüst biz de idmanlara çıkmadılar. Onların da dezavantajını yaşıyoruz ama yapacak şey yolumuza devam ediyoruz. Biz play-off’ları hedef aldık. Bugün kazansaydık çok daha rahatlayacaktık play-off yolunda. Bir avantajı kaçırdık diye düşünüyorum. Rakibimiz Manisa FK’yı da tebrik ediyorum galibiyetlerinden dolayı. Son karşılaşmada Adana Demirspor’a mağlup olduklarında bugün bir refleks göstereceklerini biliyorduk iç sahada özellikle. İyi bir takım, hareketli bir takım. Oyunu pozitif anlamda oynayan bir takım ama bugün tabii biz sürpriz ettik biraz da. Çok fazla baskılı oynayınca bir de kaybettiğimiz toplarda da onlara geçiş verdik. Pozisyonlar da verdik. Ama maalesef skor olarak istediğimiz gibi olmadı. O yüzden önümüze bakıyoruz. Cumartesi günü önemli bir maçımız var. Oraya hazırlanacağız" ifadelerini kullandı.
Ankara Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi Ticaret Bakanlığı tarafından, Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi. Bakanlık tarafından konu gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik gerçekleştirilen denetimler sonucu; kırmızı kapya ve yeşil sivri biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden şekilde incelendi. Bakanlık tarafından yapılan incelemelerde; kırmızı kapya biber ürününün, Adana ili Karataş ilçesine bağlı merkez köylerde faaliyet gösteren komisyoncudan 7 liradan satın alındığı, söz konusu ürünün Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 30 liradan satıldığı, ilgili zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 199 lira 99 kuruştan sunulduğu, yeşil sivri biber ürününün ise Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 20 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün vatandaşa 249 lira 99 kuruştan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi.