Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Ankara’da kira borcunu ödemeyen Yaşama Tutunan Patiler Derneği hakkında tahliye kararı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 21:53:40
Ankara’da mahkeme, 26 bin lira kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle Buket Özgünlü’nün dernek başkanı olduğu Yaşama Tutunan Patiler Derneği’nin tahliyesine hükmetti.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:57
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı. "Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor" Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu. "Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı" Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu. "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?" Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi: "Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum." "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir" Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu. "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır" Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi. "Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor" Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı. "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor" Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz" Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi. "Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız" Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:45
Öğretmenler 81 ilde bayraklarla ders başı yaptı
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Karanlık niyetlerle korku üretmek isteyenlere karşı duracak, şehitlerimizi dualarla anarken aynı zamanda eğitimi, okullarımızı, öğretmenlerimizi, çocuklarımızı koruyacağız" dedi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Genel Sekreter Talat Yavuz, Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı ve Ankara 4 Nolu Şube yöneticileri, Ankara Etimesgut’taki Ufuk Arslan Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek, ilk ders zili öncesi düzenlenen bayrak törenine katıldı. Öğretmenler odasında eğitim çalışanları ile bir araya gelen Yalçın, "Karanlık niyetlerle korku üretmek isteyenlere karşı duracak, şehitlerimizi dualarla anarken aynı zamanda eğitimi, okullarımızı, öğretmenlerimizi, çocuklarımızı koruyacağız" dedi. Yalçın, okul güvenliğinin güçlendirilmesi, rehberlik hizmetlerinin artırılması, sanal dünyanın tuzaklarına erişimin bir an önce sınırlandırılması, okulların ve öğretmenlerin gereksiz yüklerden kurtarılması, öğrenciye odaklanmaya fırsat vermeyen proje adı altındaki yoğun uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu. Geçen hafta üç gün boyunca iş bırakarak, menfur okul saldırılarına tepkilerini ortaya koyup gereken önlemlerin alınması çağrısında bulunmak için bütün sendikaların seslerini yükselttiklerini ifade eden Yalçın, "İstediğimiz şey basit. Okulların önünde okul polisi olsun, okullarımızın güvenliği milletimizin gözbebeği kahraman polislerimiz tarafından sağlansın" dedi. "Sosyal medya kullanımında yaş düzenlemesi bir an önce çıkarılsın" Dijital dünyadaki karanlık dehlizlerin, oyun platformlarının çocukları resmen zombileştirdiğini vurgulayan Yalçın, şöyle devam etti: "Bizim iş bırakmamızdan sonra oluşan tablo ve çeşitli platformlardaki yazışmalardan Telegram gruplarına varana kadar hepsinde o psikoloji çok net gözüküyor. Bu çok büyük bir tehlikedir. Onun için devlet bu dijital platformlara erişimde belli bir sınırlama getirmelidir. Meclis yasayı bir an önce çıkarmalı ve belli bir yaşa kadar sosyal medya sınırlaması olmalıdır. Sosyal medyanın karanlık dehlizlerini siber güçler, devlet görevlileri mutlaka takip etmelidir. Çünkü önleyici tedbir çok önemlidir." Okullarda rehber öğretmen sayısının mutlaka artırılması gerektiğini kaydeden Yalçın, okul güvenliğinin, okullardaki rehberlik hizmetlerinin artırılmasının, öğretmenlerin üzerindeki yükün azaltılarak öğrenciyle ilgilenecekleri zaman dinginliğini bulmasının önemine işaret ederek, "Okul idarelerinin de okulun fiziki yapılarıyla uğraşmak yerine daha çok liderlik yapacak kafa dinginliğini bulmasına ihtiyaç var" şeklinde konuştu. "Allah bu tür hadiseleri bir daha yaşatmasın" Bu ve benzeri hadiselerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan Yalçın, "Fatma Nur öğretmenimizin, Necmettin öğretmenimizin cenazelerine katılmış, orada da arkadaşlarla görüşmüş, izlemiş, incelemiştik olayları ama ilk defa böyle bir şey yaşanıyor Türkiye’de. Bu tip hadiseler Amerika’da yaşanırdı ve bunlar ‘İnşallah bize yansımaz’ derdik. Umarım tekrarı olmaz" diye konuştu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından güvenlik kamerası kayıtlarının kamuoyuna yansımasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yalçın, söz konusu görüntülerin dolaşıma sokulmasını "usul öğretmek" olarak nitelendirerek, sert bir dille eleştirdi. "Herkesin çıkarması gereken dersler var" "Herkesin çıkarması gereken dersler var. İçişleri Bakanlığı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bizlerin, öğrencilerin, velilerin hepsinin çıkarması gereken dersler var" diyen Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Umarım böyle bir hadise tekrar etmez. Meslektaşlar olarak hepimiz bu konuda sesimizi yükselttik, iş bıraktık ve dikkatleri bu konu üzerinde toplamayı başardık. Bundan sonra bunu takip edeceğiz. Bundan böyle okul ve güvenlik konusu, rehberlik konusu ve benzeri konular asla bundan önceki gibi değerlendirilmeyecektir. Çünkü çok travmatik bir durumla karşı karşıya kaldık. Ama bizim işimiz eğitim. Bu çocuklar bize emanettir. Dolayısıyla okula sahip çıkmak, öğrenciye sahip çıkmak, mesleğimize sahip çıkmak, mesleğimizin gereğini yapmak hepimizin görevi, varlık nedenidir." "İşimize sahip çıkıyoruz" Geçen hafta okullarda şiddete karşı gereken tepkileri verdiklerini dile getiren Yalçın, "Bu hafta ise 81 ilde okullarda dualarla arkadaşlarımızı anıp, bayraklarla okullarımızı açıp, okulumuza sahip çıkıyoruz; çocuğumuza, öğrencimize, mesleğimize sahip çıkıyoruz. İşimize sahip çıkıyoruz diyerek yeni bir haftaya girdik" diye konuştu. Öte yandan Eğitim-Bir-Sen tarafından yapılan açıklamada, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen menfur saldırıların ardından korkuya endişeye teslim olmayacağımızı ilan ederek çocuklarımıza, okullarımıza ve mesleğimize sahip çıkma sorumluluğu ile ay yıldızlı al bayraklarımızla ders başı yaptık. ’Öğretmen bayraktır, eğitimin bayraktarıdır’ çağrımızı 81 ilde üyelerimizle sahaya yansıttık. Çağrımız doğrultusunda bugün okullarımız, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin taşıdığı ay yıldızlı al bayraklarla donatıldı. Sanal dünyanın karanlık ve korku üreten ikliminde çocuklarımıza tuzak kurmaya çalışan yapılara karşı tepki seli oluşturduk. Yaşanan acı hadiseleri fırsata çevirmek, kaos oluşturmak isteyen karanlık odaklara asla izin vermeyeceğimizi vurguladık. Çocuklarımızı sanal dünyanın karanlık dehlizlerinde yuvalanan terör örgütlerine teslim etmeyeceğimizi, korku üretmek isteyen her türlü karanlık eyleme karşı duracağımızı bir kez daha ilan ettik" denildi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 19:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuklar tarafından ele geçirilmesi halinde verilen cezayı artıracağız"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı. "Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor" Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu. "Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı" Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu. "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?" Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi: "Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum." "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir" Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu. "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır" Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi. "Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor" Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı. "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor" Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz" Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi. "Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız" Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 00:09
Polatlı’da iki otomobil kafa kafaya çarpıştı: 4 ölü
Polatlı-Sivrihisar karayolunda iki otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen kazada 4 kişi hayatını kaybetti. Olay, dün gece saatlerinde Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Polatlı-Sivrihisar karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre iki otomobil kafa kafaya çarpıştı. Kazaya gören çevredeki vatandaşlar durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemelerde, araçlarda bulunan 4 kişinin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kimlik tespit çalışmaları sonucunda, hayatını kaybedenlerden ikisinin Fatih Alyüz ve babası Hasan Alyüz olduğu teyit edildi. Kaza sonrası karayolunda ulaşım bir süre kontrollü olarak sağlanırken, araçların enkazı çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. Savcılık olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için incelemeler devam ediyor.
05 Nisan 2026 Pazar - 22:02
"Kürt Ahmet" lakaplı Ahmet Turgut son yolculuğuna uğurlandı
Ankara’da "Kürt Ahmet" olarak tanınan ve 91 yaşında vefat eden Ahmet Turgut toprağa verildi. Ankara’nın Haymana ilçesi eski belediye başkanı Özdemir Turgut’un babası ve "Kürt Ahmet" lakabıyla tanınan Ahmet Turgut, uzun süredir yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle 91 yaşında vefat etti. İkindi namazını müteakip Gülveren Camii’nde kılınan cenaze namazı öncesinde Turgut’un oğlu Özdemir Turgut’un yanı sıra aile üyeleri taziyeleri kabul etti. Cenazeye katılan isimler arasında, milletvekili Osman Gökçek, milletvekili Adnan Beker, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve MHP Ankara İl Başkanı Alpaslan Doğan yer aldı. Ahmet Turgut’un cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından Cebeci Asri Mezarlığına defnedildi.
05 Nisan 2026 Pazar - 20:06
Ankara’da 5 kişinin hayatını kaybettiği kazada otobüs sahibi tutuklandı
Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği, 15 kişinin ise yaralandığı trafik kazasıyla ilgili özel halk otobüsünün sahibi tutuklandı. Kaza, dün sabah saatlerinde Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana gelmişti. Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk otobüsünün sürücüsü, direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpmıştı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabilmişti. Olayda, otobüs şoförü dahil 5 kişi hayatını kaybetmiş, 15 kişi ise yaralanmıştı. Olaya ilişkin özel halk otobüsü şoförünün işe alınırken gerekli yeterlilik belgelerini Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne göndermediği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden işe başlaması konusunda uygunluk raporunun alınması gerekirken, araç sahibi İ.Ç’nin bu belgeleri temin ederek belediye ekiplerine sunmadığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Özel halk otobüsü sahibi İ.Ç., sevk edildiği Kahramankazan Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
05 Nisan 2026 Pazar - 19:43
5 kişinin hayatını kaybettiği kazada otobüs sahibi tutuklandı
Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği, 15 kişinin ise yaralandığı trafik kazasıyla ilgili özel halk otobüsünün sahibi gözaltına alındı. Kaza, dün sabah saatlerinde Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana gelmişti. Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk otobüsünün sürücüsü, direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpmıştı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabilmişti. Olayda, otobüs şoförü dahil 5 kişi hayatını kaybetmiş, 15 kişi ise yaralanmıştı. Olaya ilişkin özel halk otobüsü şoförünün işe alınırken gerekli yeterlilik belgelerini Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne göndermediği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden işe başlaması konusunda uygunluk raporunun alınması gerekirken, araç sahibi İ.Ç.’nin bu belgeleri temin ederek belediye ekiplerine sunmadığı gerekçesiyle, gözaltına alınmıştı. Bugün ise özel halk otobüsü sahibi İ.Ç.’nin Kahramankazan Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
05 Nisan 2026 Pazar - 17:40
Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü
Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.
05 Nisan 2026 Pazar - 15:31
Bakan Fidan Suriye’de Şara ve Zelenskiy ile görüşecek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ikili ve bölgesel meseleleri ele almak üzere Suriye’ye ziyaret gerçekleştirecek. Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün Suriye’yi ziyaret edecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, ziyaret vesilesiyle yapılacak temaslarda ikili konuların ve bölgesel meselelerin ele alınması öngörülüyor. Ziyaret çerçevesinde gerçekleştirilecek görüşmelerde, Suriye’nin yeniden inşası için ikili düzeyde yürütülen projelerin değerlendirilmesi, Suriye’de kapasite inşası çabalarının desteklenmesine yönelik çabaların gözden geçirilmesi bekleniyor. Ayrıca, 17 Ocak ve 29 Ocak Mutabakatları çerçevesinde Suriye’nin kuzeydoğusunun merkezi yönetime entegrasyonunda gelinen aşamanın değerlendirilmesi ve Suriye’nin güvenliğine yönelik tehditlerin ele alınması öngörülüyor. Fidan’ın görüşmelerde, bölgedeki savaşın Suriye’ye etkilerinin üzerinde durulması, Lübnan’daki durum başta olmak üzere diğer bölgesel konuların ele alınması bekleniyor. Bakan Fidan, Suriye’yi ziyaret etmekte olan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yla üçlü bir görüşme de gerçekleştirecek.
05 Nisan 2026 Pazar - 15:18
Dışişleri Bakanlığı: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştirecektir."
Dışişleri Bakanlığı: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştirecektir."
05 Nisan 2026 Pazar - 14:31
Ankara’daki otobüs kazasında hayatını kaybeden 4 kişi son yolculuğuna uğurlandı
Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki otobüs kazasında hayatını kaybeden 4 kişinin cenaze namazı Kızılcahamam Merkez Camii’nde kılındı. Dün sabah saatlerinde Kahramankazan Saray mevkiinde özel halk otobüsünün köprü direğine çarpması sonucu meydana gelen kazada 5 kişi hayatını kaybetmiş, 15 kişi de yaralanmıştı. Kazada hayatını kaybeden otobüs şoförü Efe Erdem, Mehmet Sucu (58), kızı fizyoterapist Safiye Simge Sucu (27) ile tıbbi sekreter Hamiyet Bilge Uslu’nun (27) cenaze namazı Kızılcahamam Merkez Camii’nde kılındı. Hayatını kaybeden Safiye Sucu ile Hamiyet Bilge Uslu’nun üniversite sınavına gittiği, Sucu’nun babası Mehmet Sucu’nun da kızına eşlik ettiği öğrenildi. Cenaze namazına CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Kızılcahamam Belediye Başkanı Süleyman Acar ile Kızılcahamam halkından çok sayıda vatandaş katıldı.
05 Nisan 2026 Pazar - 12:59
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hristiyan vatandaşlarımızın ve Hristiyan dünyasının Paskalya Yortusu’nu tebrik ediyorum"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hristiyan vatandaşlarımızın ve Hristiyan dünyasının Paskalya Yortusu’nu tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hristiyan dünyasının Paskalya Yortusu’nu kutladığı bir mesaj yayınladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolladığı mesajında dünyada ayrımcılık ve kültürel ırkçılığın arttığına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "Hristiyan vatandaşlarımızın ve Hristiyan dünyasının Paskalya Yortusu’nu tebrik ediyorum. Ayrımcılık, kültürel ırkçılık ve tahammülsüzlüğün giderek tırmandığı günümüzde, hangi inanca mensup olursa olsun tüm vatandaşlarımızın sergiledikleri birlik, beraberlik ve dayanışma, tüm dünyada örnek olmaya devam ediyor. Toplumsal huzurumuzun teminatı olarak gördüğümüz bu barış iklimini, bilhassa bölgemizin içinden geçtiği sancılı ve sıkıntılı dönemde güçlendirmekle kararlıyız. Bu düşüncelerle aynı gök kubbenin altında yüzyıllardır bir arada yaşadığımız ve inşallah ebediyen bir ve beraber yaşayacağımız Hristiyan vatandaşlarımız başta olmak üzere, tüm Hristiyan aleminin Paskalya Yortularını bir kez daha kutluyor, bölgemizde ve dünyada barışa, istikrara ve huzura vesile olmasını diliyorum."
05 Nisan 2026 Pazar - 12:25
TESK Genel Başkanı Palandöken: "Elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor"
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor" dedi. Enerji maliyetlerindeki artış ve İran-ABD savaşının etkisiyle yükselen petrol fiyatlarının esnafı olumsuz etkilediğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Palandöken esnaf ve sanatkarlara yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, "Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğal gaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor. Zaten zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız için enerji maliyetlerindeki bu yükseliş, iş yapmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Artan elektrik, doğal gaz ve akaryakıt giderleri hem esnafın maliyetlerini yükseltiyor hem de fiyatlara yansıyarak enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. Bu nedenle esnaf ve sanatkarlarımıza yönelik özel bir enerji ve ticari akaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesi çok önemli. Elektrik, doğal gaz ve akaryakıtta esnafımıza uygulanacak daha uygun bir tarife, işletmelerin maliyetlerini azaltacak ve piyasadaki fiyat artışlarının önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır. Esnafın ayakta kalması, piyasaların canlı kalması demektir. Esnaf ve sanatkara verilecek bu destek hem ticaretin sürdürülebilirliğine hem de enflasyonun düşmesine önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
05 Nisan 2026 Pazar - 12:24
HAK-İŞ 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacak
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını bildirdi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in her yıl farklı bir ilde gerçekleştirdiği 1 Mayıs kutlama geleneği kapsamında, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün Bursa’da kutlanacağını açıkladı. Arslan, Bursa’da düzenlenecek kitlesel kutlamaların yanı sıra, 1 Mayıs haftası boyunca Türkiye’nin farklı illerinde gerçekleştirilecek etkinliklerle emeğin gündeminin ülke genelinde güçlü bir şekilde dile getirileceğini ifade etti. Arslan, 1 Mayıs’ta sadece çalışma hayatına ilişkin taleplerin değil, aynı zamanda küresel ölçekte yaşanan insanlık dramlarının da gündeme taşınacağını belirterek, "Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz" dedi. HAK-İŞ’in Bursa’daki 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve beraberindeki heyetin de katılacağını ifade etti. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, her yıl ayrı bir ilde 1 Mayıs kutlama geleneğimize uygun olarak, bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü kutlamalarını emeğin ve alın terinin şehri Bursa’da saat 11.00’de Gökdere Meydanı’nda gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününü Genel Başkan Yardımcılarımızın katılımlarıyla bir haftalık takvim şeklinde ülkemizin farklı illerindeki etkinliklerle, 1 Mayıs günü de Bursa ve İstanbul Taksim başta olmak üzere tüm Türkiye’de gerçekleştireceğiz. HAK-İŞ’in, otomotivden tekstile Türkiye ekonomisinin lokomotifi, üretimin ve emeğin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’da gerçekleştireceği 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamalarında çalışanların talep ve beklentilerini dile getireceğiz. HAK-İŞ olarak, vergide adaletin sağlanmasından, hayat pahalılığı ile mücadeleye, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasından mevsimlik, geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümüne, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemine kadar pek çok konuyu gündeme getireceğiz. Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan tüm saldırıları en sert şekilde telin edeceğiz. Bursa’da gerçekleştireceğimiz kitlesel 1 Mayıs kutlamalarının yanı sıra, başta İstanbul Kazancı Yokuşu ve Taksim Anıtı olmak üzere, HAK-İŞ il Başkanlıklarımız aracılığıyla bütün illerde etkinlikler düzenlenecek ve HAK-İŞ 1 Mayıs bildirisi okunacak, taleplerimiz güçlü bir şekilde dile getirilecektir."
05 Nisan 2026 Pazar - 12:14
Down sendromlu Melik’e polis ekiplerinden doğum günü sürprizi
Down sendromlu oğlu Melik Gencer Sabuncu’nun doğum gününü çok sevdiği polislerle birlikte kutlamak isteyen babanın CİMER’e yaptığı başvuru üzerine, Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri harekete geçerek, Melik için sürpriz bir doğum günü kutlaması düzenledi. 19 yaşındaki down sendromlu Melik Gencer Sabuncu için babası Muhammet Sabuncu, CİMER’e duygusal bir başvuruda bulundu. İstanbul Valiliğine hitaben kaleme aldığı başvurusunda Sabuncu, oğlunun 1 Nisan’da 19 yaşına gireceğini, polisleri çok sevdiğini ve yunus polis kıyafeti istediğini belirterek, doğum gününde polislerle sürpriz yapılmasını talep etti. Sabuncu, başvurusunda "Bu gerçekleşirse ömrü boyunca unutmayacaktır. Lütfen bana yardımcı olun" ifadelerine yer verdi. Hayalini kurduğu polis üniformasını hediye ettiler Çekmeköy’de yaşayan babanın başvurusunu alan Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü, Melik için harekete geçti. Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri, 1 Nisan’da aileye sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Polisler, getirdikleri pastayı Melik ile birlikte keserken, hayalini kurduğu polis üniformasını da hediye etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder