POLİTİKA - 20 Nisan 2026 Pazartesi 20:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı.



"Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum"


Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.



"15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor"


Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu.



"Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı"


Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu.



"Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?"


Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi:


"Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum."



"Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir"


Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu.



"Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır"


Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi.



"Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor"


Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı.



"Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor"


Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.



"Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz"


Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu.



"Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz"


Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi.



"Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız"


Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Orgeneral Halil Sözer Ortaokulu’ndan velilere güvenlik duyurusu Eskişehir Orgeneral Halil Sözer Ortaokulu tarafından velilere yapılan duyuruda 20 Nisan 2026 tarihi itibarı ile alınan güvenlik tedbirleri belirtilerek veliler ve öğrencilerin uyması istendi. Okul Müdürü Oktay Turinay tarafından yapılan duyuruda şu ifadelere yer verildi: "Öğretmenlerimizle görüşmek için mutlaka https://okul randevu.meb.gov.tr/ adresi üzerinden randevu alınız. Randevusu olmayan veli kesinlikle içeri alınmayacaktır. Görüşmeye gelirken mutlaka kimliğinizi getiriniz. Geçerli görülen sebeplerden dolayı eve gitmesi gereken öğrenciyi güvenlik kulübesi önünde bekleyiniz. Hiçbir şekilde katlara çıkmanıza ve sınıflara girilmesine izin verilmeyecektir. Hastane randevusu olan öğrencinin randevu günü okula gelmesine gerek yoktur. Sonraki iş günü raporunu ve sevkini ilgili müdür yardımcısına teslim eder. Özel nedenlerden dolayı izin almanız gerekiyorsa öğrencinin anne ve babası gelmesi gerekir. (abi, abla, kuzen, akraba gibi kişiler kabul edilemez). Önceden ebeveynleri tarafından veli olarak tanımlananlar haricinde kimse öğrenci almaya gelemez. Sabah erkenden okula gelen öğrenciler katlara çıkarılamayacak olup bahçe veya okul kantininde bekleyecektir. Öğrencinin tanınması için okula okul kıyafeti ile gelmeyen öğrenci okula alınmayacaktır. Hiçbir mazeret kabul edilmeyecektir. Okul bahçe kapısı servis girişleri için sabah ve çıkışta açılacaktır. Onun dışında kapalı kalacaktır. Veli araç girişi okula kesinlikle yasaktır." "Alınan tedbirlere bizimle birlikte uymanızı rica ederiz’’ Konuya ilgili olarak Okul Müdürü Oktay Turinay, "Okula atandığımız tarihten itibaren disiplini, okul kıyafeti ve güvenlik konusunda hep tedbirlerimizi aldık. Okul bahçemizin demirlerini yükselterek çim çit malzemesiyle kapladık. Bahçe kapımızı şifreli hale getirdik şifreli kapı kilidi ve manyetik göstergeç anahtarlık yaptırdık. Kılık kıyafet konusunda da sık sık denetleme yaptık. Okul başlangıç saatinden 10 dakika sonrasında yoklama alınıp okula gelmeyen öğrenci listesi velilerimize gönderilmektedir. Ayrıca her gün okul çıkışında nöbetçi müdür yardımcısı Arkadaşımız ve nöbetçi öğretmen arkadaşlarımız bahçe çıkış kapısında öğrencilerimizin okuldan sorunsuz ayrılmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Okul güvenliğimiz hususunda özveri gösteren idareci arkadaşlarıma ve öğretmen Arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Güvenlik tedbirlerimiz geleceğimiz olan öğrencilerimiz içindir. Bu konuda alternatif üretmeye çalışmak, öğretmenlerle tartışmak yerine alınan tedbirlere bizimle birlikte uymanızı rica ederiz’’ dedi.
Elazığ Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan başhekim sağlık kontrolünden geçirildi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir, Elazığ’da sağlık kontrolünden geçirildi. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 10 şüpheli tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çağdaş Özdemir de, savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı. Bursa’dan Tunceli’ye getirilen ve Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’nda ifadesi alınan Özdemir, bugün adliyeye sevk edildi. Mahkeme karşısına çıkartılan Özdemir, ‘resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçundan tutuklandı. Tunceli Adliyesi’nden çıkartılan Özdemir, Elazığ Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Sağlık kontrolü için ilk olarak Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne getirilen Özdemir, güvenlik amacıyla hastanenin arkasından içeriye alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen Özdemir, ardından ekipler tarafından cezaevine götürüldü.
Adana 62 kez müebbet hapis cezasına çarptırılan müteahhidin cezası 22,5 yıla indirildi Adana’da 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkında yerel mahkemenin verdiği 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası, yeniden yapılan yargılamada 22 yıl 6 aya indirildi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde görüş sundu. "1975 Deprem Yönetmeliği’ne uygun inşaat yaptım" Alpargün, savunmasında apartmanı kanunlara uygun inşa ettiğini öne sürerek, "İnşaatta hiçbir eksik malzeme kullanmadım. 1975 Deprem Yönetmeliği’ne uygun inşaat yaptım. Proje eksiksiz ve kusursuzdur. Binanın iskanını aldım. Ciddi sağlık sorunlarım var, kanser hastasıyım. Uzun süredir tutukluyum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Müşteki avukatları ise, Konya Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan 6 kişilik heyetin hazırladığı ve yerel mahkemeye sunduğu 46 sayfalık ikinci bilirkişi raporu dikkate alınarak, sanığın "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmasını, savcılığın mütalaasını bu yönde değiştirmesini talep etti. Beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Hasan Alpargün’e ‘olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan verilen 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. ‘Olası kast’ hükmünü kaldıran heyet, Alpargün’e iyi hal indirimi uygulanmaksızın ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6 ay hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Gaziantep Trendyol Süper Lig: Gaziantep FK: 3 - Kayserispor: 0 (Maç sonucu) Gaziantep Futbol Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında konuk ettiği Kayserispor’u 3-0 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 46. dakikada sol kanattan atılan uzun topu alarak rakibini geçen Lungoyi’nin sol çaprazdan plase vuruşunu kaleci son anda uzanarak kurtardı. 48. sol kanattan Bayo’nun pasıyla ceza sahasına giren Camara’nın yerden etkisiz şutu kaleci Bilal’de kaldı. 55. dakikada Chalov’un ortasına ceza sahasında Benes’in gelişine vuruşu üstten az farkla auta çıktı. 56. dakikada sağ kanattan Maxim’in kullandığı köşe vuruşuna penaltı noktası gerisinden Arda’nın kafa vuruşu yandan az farkla dışarı çıktı. 70. dakikada Maxim’in ara pasıyla sağ çaprazdan ceza sahasına giren Draguş’un yerden vuruşu kaleci Bilal’den döndü. 76. dakikada Marakov’un pasıyla ceza yayı üzerinde topla buluşan Benes’in yerden sert şutu yandan az farkla dışarı çıktı. 78. dakikada Draguş’un pasıyla sağ kanattan ceza sahasına giren Sorescu, Burak Kapacak’ın müdahalesi sonrası yerde kalırken hakem penaltı noktasını gösterdi. 79. dakikada penaltı atışında topun başına geçen Sorescu, kaleci ve topu ayrı köşelere gönderdi. 3-0 Stat: Gaziantep Büyükşehir Hakemler: Atilla Karaoğlan, Özcan Sultanoğlu, Ali Can Alp Gaziantep FK: Zafer Görgen, Deian Sorescu (Luis Perez dk. 86), Arda Kızıldağ, Myenty Abena, Kevin Rodrigues, Victor Gidado (Karamba Gassama dk. 86), Kacper Kozlowski, Drissa Camara (Ogün Özçiçek dk. 68), Maxim (Nazım Sangare dk. 88), Christopher Lungoyi, Mohamed Bayo (Denis Draguş dk. 68) Yedekler: Mustafa Burak Bozan, Cemilhan Aslan, Nihad Mujakic, Tayyip Talha Sanuç Teknik Sorumlu: Mustafa Aksoy Kayserispor: Bilal Bayazıt, Jadel Katongo, Semih Güler, Stefano Denswil, Joshua Brenet (Ramazan Civelek dk. 33 (Burak Kapacak dk. 46)), Furkan Soyalp (Denis Makarov dk. 46), Youssef Ait Bennasser (Dorukhan Toköz dk. 74), Samuel Mather (German Onugkha dk. 46), Laszlo Benes, Miguel Cardoso, Fedor Chalov Yedekler: Onurcan Piri, Joao Mendes, Carlos Mane, İndrit Tuci, Görkem Sağlam Teknik Direktör: Erling Moe Goller: Mohamed Bayo (dk. 25), Drissa Camara (dk. 45+1) Sorescu (dk. 79 pen.) (Gaziantep FK) Sarı kartlar: Gidado, Kozlowski (Gaziantep FK) Benes, Burak Kapacak, Dorukhan Toköz (Kayserispor)
Düzce Oteller zincirine bir halka daha ekleniyor Düzceli iş insanı Cahit Vuruş tarafından hayata geçirilecek ‘Elite World lnn Düzce Otel’in sözleşmesi, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün de katıldığı tören ile imzalandı. Yatırımdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Özlü, "Dünyada marka olmuş, zincir olmuş otellerden birisinin daha Düzce’ye bir otel yatırımı yapması gerçekten Düzce’ye sınıf atlatacak olan bir girişimdir" dedi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün girişimleri ve teşvikleri ile Düzce’de oteller zincirine bir halka daha eklenecek. Düzceli iş insanı Cahit Vuruş tarafından devralınan Pak Otel, "Elite World Inn Düzce" adı altında yeniden hizmete açılacak. Otel’in sözleşmesi, Başkan Faruk Özlü, Cahit Vuruş Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Vuruş ve Elite World Başkan Yardımcısı Mahmut Sürme tarafından imzalandı. Başkan Faruk Özlü imza töreninde yaptığı açıklamada, Düzce’de konaklama kapasitesinin artırılmasının ve şehre marka oteller kazandırılmasının öncelikli hedeflerinden biri olduğunu belirterek, yatırımdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özlü, "Göreve geldiğim günden beri Düzce’de yatak sayısının artması, otellerimizin sayısının artması, özellikle marka ve zincir otellerin Düzce’de sayısının artması yönünde büyük bir istek ve arzum vardı. Bunun bir halkası olarak bugün atılacak imzalar ile gerçekleşecek olması benim için çok büyük bir mutluluk kaynağı. Ben bu çerçevede Cahit beyi tebrik ediyorum. Bu genç yaşta bu başarılı girişimin Düzce’mize son derece önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi. Düzce’ye haftada 10 bin ziyaretçi getirmeyi hedeflediklerini, bu amaçla da Düzce Turizm Master Planı hazırladıklarını ve bölgesel turizmin geliştirilmesi yönünde çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Düzce’nin turizm bakımından çok bakir olduğunu, bunun yanında 2,2 milyar dolarlık sanayi ihracatına sahip olduğunu ifade eden Başkan Özlü, "Her gün Düzce’ye onlarca yüzlerce insan geliyor. Ama bunlar, akşam olduğu zaman konaklamayı Düzce dışında yapıyorlar. Ben bu yatırımın Düzce’nin hem çalışılabilir, hem konaklanabilir bir şehir hüviyetine gelmesine katkı sunacağı kanaatindeyim. Dünya’da artık markalar önemli. Dolayısıyla marka olmuş, zincir olmuş otellerden birisinin daha Düzce’ye bir otel yatırımı yapması gerçekten Düzce’ye sınıf atlatacak olan bir girişimdir, çabadır. Bu girişim ve çabanın içerisinde olan değerli kardeşim Sayın Cahit Vuruş’u tekrar tebrik ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun. Allah bereketli bol kazançlar nasip etsin" dedi. Cahit Vuruş ise Türkiye’nin saygın otel markalarından Elite World Otel ile gerçekleştirdikleri işbirliğini resmiyete dökmek için bir araya geldiklerini ifade ederek, "Düzce her geçen gün büyüyen, gelişen ve yatırımcılar için cazibesini artıran bir şehir. Biz de bu potansiyeli görerek şehrimize değer katacak, turizm ve ticaret hayatına yeni bir soluk getirecek bu projeyi hayata geçiriyoruz. Amacımız sadece bir otel açmak değil, Düzce’nin marka değerini yükselten, istihdam sağlayan ve bölge ekonomisine bir merkez oluşturmak. Elite World Otel kalitesiyle hizmet verecek bu otelin iş dünyasına, turizme ve sosyal yaşama önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Aynı zamanda bu yatırımın Düzce’nin geleceğine duyduğumuz güvenin en somut göstergesi olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bu süreçte emeği geçen başta Başkanımız Faruk Özlü’ye teşekkür ediyor, katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. 34 odalı olarak planlanan ve sauna, spa, hamam, spor salonu ve alakart restoran gibi sosyal donatı alanları yer alacak otelin bu yıl içerisinde hizmete açılması hedefleniyor.