GÜNDEM - 20 Ocak 2026 Salı 11:40

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetilmesinde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir" dedi.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısında konuştu.



Yılmaz, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu olarak, kurumlar arasında güçlü bir iş birliği tesis edilmesiyle coğrafi bilgiyi üreten, karar süreçlerine yön veren ve katma değere dönüştüren bir yapıyı kararlılıkla inşa ettiklerini ifade etti. Ayrıca Yılmaz, Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde 2025 yılı için ön görülen 64 eylemin yüzde 91 oranında başarıyla gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi.



"Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir"


Coğrafi bilginin afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde etkin kullanılmasına yönelik önemli adımlar atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Afet ve acil durumlara ilişkin coğrafi veri üretimi ve paylaşımına dair usul ve esaslar güncellenmiş; 200’ün üzerinde coğrafi veri katmanı tanımlanmıştır. Böylece afet yönetiminde; doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veriye dayalı olarak risklerin önceden tespit edilmesini, müdahale kaynaklarının doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını mümkün kılan veri temelli yönetim kapasitesi önemli ölçüde güçlendirilmiştir. Diğer taraftan, şehirlerimizin ve yerleşim alanlarımızın geleceğini güvence altına alacak doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veri altyapısına kavuşturulması hedefi kapsamında kent ölçeğindeki verilerin ulusal sistemlerle uyumunun güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetilmesinde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir" diye konuştu.



"Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu, e-Devlet kapısı üzerinden kullanıma açıldıktan sonra 700 bini aşkın kullanıcıya ulaşma becerisi göstermiştir"


Coğrafi bilginin vatandaşlar ve kamu kurumları tarafından erişilebilir, kullanılabilir ve katma değer üreten bir yapıya kavuşturulmasına özel önem verdiklerini kaydeden Yılmaz, "Bu doğrultuda, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu 01 Ocak 2025 tarihi itibariyle e-Devlet kapısıyla tam entegre şekilde kullanıma açıldı. 2025 yılı başında 14 bin kullanıcısı olan platform, e-Devlet kapısı üzerinden kullanıma açıldıktan sonra, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 700 bini aşkın kullanıcıya ulaşma başarısı göstermiştir. Platform, kamudan özel sektöre, genel yönetimlerden akademiye kadar geniş bir kesime hizmet sunmaktadır. Özel sektör tarafından geliştirilen Coğrafi Bilgi Sistemi projeleri, yalnızca teknik çalışmalar değil; yatırım, üretim ve rekabet gücünü artıran stratejik kalkınma araçları hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı.



"Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan güncelleme ile; 630 adet olan coğrafi veri katmanı 730’a çıkarılmıştır"


Kurul tarafından alınan kararlar doğrultusunda, stratejik önceliklere uyumlu biçimde veri üretiminden kurumsal entegrasyona kadar birçok alanda somut, ölçülebilir ve sahaya yansıyan ilerlemeler kaydedildiğini aktaran Yılmaz, "Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan güncelleme ile 630 adet olan coğrafi veri katmanı 730’a çıkarılmıştır. 730 coğrafi veri katmanını güncellenmiş veri sözlüğü ile birleştiren bu sistem, kurumlar arası veri paylaşımını hızlandırmakta, mükerrer veri üretimini önlemekte, kaynak verimliliğini artırmakta ve veri temelli kamu yönetimini güçlendirmektedir. Ulusal Bina Envanteri çalışmalarına ivme kazandırılmış; bina ve yapı verileri, ilgili kurumlar tarafından güncel, güvenilir ve bütünleşik bir envanter yapısına kavuşturulmuştur. Yapı güvenliğinin sahada izlenmesine yönelik en temel araçlardan biri olan Bina Kimlik Sertifikası uygulaması kapsamında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde 2026 Ocak ayı itibariyle yaklaşık 272 bin yapı sisteme dâhil edilmiştir. Yapı güvenliğinin, yapıların kullanım ömrü boyunca izlenmesi gerekliliğini esas alan Periyodik Yapı Denetimleri süreci, ikincil mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 2026 yılı itibarıyla sahada fiilî denetimlerle hayata geçirilecektir" açıklamasında bulundu.



"Türkiye, tecrübesini paylaşan, kapasite geliştiren ve bölgesel iş birliklerini somut projelerle derinleştiren öncü ülke rolü oynamaktadır"


Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:


"Türkiye, coğrafi bilgi alanındaki birikimini; küresel yönetişim süreçlerine katkı sunan, bölgesel iş birliklerini derinleştiren ve kardeş ülkelerle kurumsal kapasiteyi birlikte güçlendiren bir dış politika ve kalkınma enstrümanı olarak da konumlandırmaktadır. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Küresel Coğrafi Bilgi Yönetimi Uzmanlar Komitesi (UN-GGIM) çatısı altında sürdürülen çalışmalara katkı sağlıyoruz. Diğer taraftan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yürütülen Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi de Türkiye’nin kardeş ülkelerle bu konudaki iş birliklerine önemli bir örnek teşkil etmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara da katkı yapıyoruz. Türkiye, bu süreçte; tecrübesini paylaşan, kapasite geliştiren ve bölgesel iş birliklerini somut projelerle derinleştiren öncü ülke rolü oynamaktadır. Önümüzdeki dönemde; kurumlarımız arasındaki veri paylaşımını daha da güçlendirecek, standartları yaygınlaştıracak ve yerel yönetimlerimizi bu sürecin aktif bir paydaşı hâline getirecek adımları kararlılıkla sürdüreceğiz."



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Başkan Tugay: "Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyeye ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesi ve dış kredi onaylarının bekletilmesi konularında açıklamalarda bulundu. Merkezi yönetimden para istemediklerini, sadece buldukları kredilerin onaylanmasını beklediklerini belirten Tugay, "Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar biz yapalım" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Fuar İzmir’de kapılarını açan IF Wedding Fashion İzmir 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın açılış töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kentin sorunları, kredi onayları ve mülkiyet tartışmaları hakkında konuşan Başkan Tugay, göreve geldiği günden bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurt dışından temin ettiği hiçbir kredinin onaylanmadığını ifade etti. "Hiçbir anlaşma onaylanmadı" Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri için finansman desteğine ihtiyaç duyulduğunu ve belediyenin kendi kredi notuyla uluslararası kuruluşlardan anlaşmalar yaptığını hatırlatan Tugay, "Bu anlaşmaların bakanlıktan onaylanması lazım. Bakanlık onayı, merkezi idarenin bu krediye kefil olması demek değil, bir kefil istenmiyor. Ben 22 aya yakın süredir görevdeyim. Bu süre içinde hiçbir anlaşma onaylanmadı. Maliye Bakanımızla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızla görüştük. ’Yapılır, hallederiz’ dediler ama şu ana kadar halledilmiş değil" diye konuştu. Şakran’a yapılacak kanalizasyon, arıtma tesisleri, Buca metrosunun uzatılması, tramvay ve elektrikli otobüs alımları gibi projelerin kredilerinin beklediğini dile getiren Tugay, bu konuların siyaset üstü görülmesi gerektiğini vurguladı. Tugay, "Biz Ankara’dan para istemiyoruz. Kendi yaptığımız dış kredi anlaşmalarının mevzuat gereği onaylanmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "İkinci çevre yolu için adım atılmıyor" İzmir’in ulaşım projeleri hakkında da konuşan Tugay, AK Partili yerel siyasetçilere seslenerek şunları söyledi: "İzmir’e ne hizmet getirdiniz? İkinci çevre yolunu yapacağız diye söz verildi ancak hala bir şey yok. O merkezi yönetimin sözüydü aynı zamanda. Altınyol’da, çevre yolunda trafik sıkışıklığını herkes görüyor. Biz belediye olarak ulaşım projeleri yapıyoruz ama asıl çözüm ikinci çevre yolunda. Bir an önce başlaması lazım ama adım atılmıyor. Altyapıda, ulaşımda, kentsel dönüşümde beklediğimiz desteği görmüyorum." "İzmir halkının malına çökemezler" Belediyeye ait Eşrefpaşa Hastanesi ek binası, Egemenlik Binası ve Meslek Fabrikası binalarının Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınmasına tepki gösteren Başkan Tugay, konuyu yargıya taşıdıklarını açıkladı. Tugay, "Haberimiz ve bildirim olmadan, Vakıflar Genel Müdürlüğü bir belge üzerinden üç binayı tapuda kendi üzerine geçirmiş. Bu binalar belediyenin aktif olarak kullandığı, ticari amaç gütmeyen, kamu hizmeti verilen yerler. İzmir halkına ait olan bu binalara el koymak inanılmaz bir tavır. Mahkemeye başvurduk ve ihtiyati tedbir kararı alındı. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. İzmir halkının malına çökemezler, buna izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu. Paylaşımlı yolculuk ve diğer konular Paylaşımlı yolculuk uygulamalarıyla ilgili toplanan imzalar hakkında da değerlendirmede bulunan Tugay, yasal altyapısı olmadığı için şu aşamada onay vermediklerini, yasama organının buna uygun yasa çıkarması durumunda konuyu değerlendireceklerini belirtti. Tugay ayrıca kentte bir tarikat tarafından düzenlenen gösteriyle ilgili soru üzerine, "Laik bir ülkede laiklik karşıtı yapılanmanın tehlikelerini yaşayarak gördük. Devletimizin bu tür durumlara izin vermeyeceğini umuyorum" dedi.