Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Bolat: "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur"
13 Nisan 2026 Pazartesi - 13:15:56
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileriyle toplantı gerçekleştiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur. Bu yıl Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıldönümünü kutlarken, ekonomilerimiz arasındaki derin entegrasyona en başından beri ne kadar önemli bir katkı sağladığının farkındayız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileriyle toplantı gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, AB ülkeleriyle olan ekonomik ve ticari iş birlikleri ele alındı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, küresel ekonominin değişen tedarik zincirlerine, teknolojik dönüşümüne ve artan jeopolitik belirsizliklerle yeniden şekillendiği bir dönemde bir araya geldiklerini vurgulayarak, "Böyle bir dönemde güvenilir ortaklar, dirençli ekonomiler ve entegre değer zincirleri artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Tam da bu bağlamda, Avrupa ekonomisiyle 30 yılı aşkın derin entegrasyonuyla güvenilirliğini kanıtlamış olan Türkiye, güçlü ve büyüyen performansıyla daha da pekişen konumuyla öne çıkmaktadır" diye konuştu. "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur" Bolat, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerine dair bilgiler aktararak, "2025 yılında yüzde 3,6’lık bir GSYH büyüme oranı elde ederek Orta Vadeli Program hedefimizi aştık ve art arda 22 çeyrek kesintisiz ekonomik büyüme kaydettik. 1,6 trilyon dolarlık milli gelirimizle dünyanın en büyük 16. ekonomisi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline geldik. Buna bağlı olarak kişi başına düşen milli gelirimiz 18 bin 40 dolara ulaştı. Bu büyüme yolculuğunda Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur. Bu yıl Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıldönümünü kutlarken, ekonomilerimiz arasındaki derin entegrasyona en başından beri ne kadar önemli bir katkı sağladığının farkındayız. Ekonomik entegrasyonumuz, Avrupa Birliği ile derin ve stratejik olmaya devam etmektedir. 2025 yılında ihracatımızın yüzde 43’ü AB’ye yönelirken, ithalatımızın yüzde 32’si AB kaynaklı olmuştur. Avrupa Birliği Türkiye’nin birincil ticaret ortağı olmaya devam ederken, Türkiye de AB’nin 5’inci büyük ortağı konumunu sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi. "Türkiye Avrupa için güvenilir bir üretim, tedarik ve yatırım ortağıdır" Avrupa Birliği ile olan ikili ticaretin neredeyse 9 kat genişleyerek 1995’teki 26,6 milyar dolardan 2025’te 233 milyar dolara ulaştığı bilgisini de paylaşan Bolat, "Türkiye bugün sadece büyüyen bir ekonomi değil, aynı zamanda Avrupa için güvenilir bir üretim, tedarik ve yatırım ortağıdır. Türkiye ile AB arasındaki yatırım bağları da aynı derecede güçlüdür ve derinleşmeye devam etmektedir. Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70’i Avrupalı şirketler kaynaklıdır. Otomotiv sektöründe Türkiye, Avrupa’da 4’üncü, küresel olarak ise 12’inci en büyük üretim merkezidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son yirmi yılda kırk kat artarak 10 milyar doları aşmıştır" açıklamasında bulundu. Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bolat, bu toplantıların danışma ve istişareler yapmak amacıyla gerçekleştirdiklerini aktardı. Bolat, son zamanlardaki gelişmelerden sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak belirledikleri pozisyonlarına ve görüşlerine ilişkin Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyükelçiliklerini bilgilendirdiklerini ifade etti. "Avrupa Birliği açısından Türkiye, 3’üncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda" Türkiye-Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerinin geldiği boyut itibariyle memnuniyetlerini de ifade ettiklerini kaydeden Bolat, sözlerine şu şekilde devam etti: "AB ile 233 milyar dolarlık bir ihracat, ithalat toplam hacmine sahibiz ve ihracat-ithalatta AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda. Avrupa Birliği açısından da Türkiye dünyadaki 5’inci büyük ticaret ortağı ve 3’üncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda bunları vurguladık. Türkiye’de bugün 286 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırımlar içinde Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ve birlik dışındaki Avrupa ülkelerinin 3’te 2’ye yakın bir payı var. Çok önemli 1 milyon 200 bin toplamda istihdam sağlanıyor ve Türkiye’nin ihracatına da yaklaşık 70 milyar dolar bir katkı yapıyorlar. Türkiye ile AB arasında özellikle imalat sanayi sektörlerinde ve otomotiv sektöründeki tedarik zincirinin ne kadar önemli ve sıkı olduğunu kendilerine hatırlattık. Bu noktada Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz haftalarda kabul ettiği AB komisyonu tarafından kabul edilmiş olan sanayi hızlandırma yasasını, Türkiye’nin de Gümrük Birliği üyesi olarak ’Made-İn EU’ projesinde yer almasından duyduğumuz memnuniyeti ifade ettik." "Yeşil ekonomi konusunda ticaretin olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içindeyiz" Avrupa Birliği’nin Türkiye ekonomisi için entegrasyon bakımından önemine vurgu yapan Bolat, Türkiye’nin de aynı şekilde Avrupa Birliği ekonomisi için önemli olduğunu ifade etti. Bolat, "Avrupa Birliği’nin gerek dijital ekonomi gerekse yeşil ekonomi konusundaki yeni mevzuatlarına Türkiye olarak uyum sağlama konusunda yaptığımız çalışmalardan bahsettik. Kamu alımları ile alakalı olarak Avrupa Birliği ile ikili bazda müzakere hazırlıklarımızdan bahsettik ve yeşil ekonomi konusunda sanayilerimizin en az ticaretin aksaması şeklinde olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içindeyiz. Ve bu noktada Avrupa Birliği komisyonundan da gerekli koordinasyonu görüyoruz. Ekiplerimiz iki tarafta da çalışıyorlar. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda ki ülke olarak beklentimizi ve talebimizi bir kez daha ifade ettik. Bunun yanında ulaştırma sektöründeki kotaların kaldırılması ve vize zorunluluğunun kaldırılması ve daha da şimdilik kaydıyla hafifletilmesi konusundaki beklentilerimizi söyledik" değerlendirmesinde bulundu. "Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" Yeşil ekonomiye uyum ve ’Sınırda Karbon’ düzenlemelerinin yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bolat, "Emisyon ticaret sistemi Türkiye’de yakında kurulmuş olacak. Bu çabalarımızla Türkiyemizin ekonomik büyümesinde lokomotif görevi gören ihracatlarımızın, sanayilerimizin, tarım ve hizmetler sektörümüzün pazarlarını genişletecek, önünü açacak. İmkanları meydana getirmek için tüm hükümet olarak Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında, önderliğinde yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:32
Bakan Güler’den ATO’ya ziyaret
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret etti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara Ticaret Odasını (ATO) ziyaret ederek ATO Başkanı Gürsel Baran ve yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:17
Bakan Ersoy: "Yazma eserler, geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir" dedi. Bakan Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde ‘Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver Sergisi’nin açılışına katıldı. Dünyanın en kapsamlı yazma eser platformu Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yürüttüğü dijitalleşme çalışmalarına ilişkin verileri açılış konuşmasında paylaşan Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın (TÜYEK) 784 bini aşkın yazma ve nadir matbu eserle dünyanın en büyük yazma eser hazinelerinden birini yönettiğini ifade etti. Ersoy, kurum tarafından hayata geçirilen dijital platformda 640 bin eserin künye bilgisinin yer aldığını, 483 bin 600 yazmanın ise dijital görüntüsüyle erişime açıldığını belirtti. Ersoy, bu yapısıyla platformun dünyanın en kapsamlı yazma eser veri tabanlarından biri haline geldiğini kaydetti. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, "TÜYEK’in dijital külliyatına kayıtlı kişilerin sayısı 27 bine yaklaşırken ziyaretçi sayısı ise 1 milyon 155 bine ulaşmıştır. Sitedeki eserlerin görüntülenmesi 5 milyon 218 bin gibi rekor bir rakama ulaşmıştır. Toplamda 13 milyonu aşan toplam sayfa görüntüleme rakamlarıyla, kültürel mirasımızın küresel ölçekte ilgi gördüğünün en güçlü göstergelerinden biri haline gelmiştir" diye konuştu. Yürütülen çalışmaların yalnızca koruma ile sınırlı kalmadığını vurgulayan Ersoy, kataloglama, dijitalleştirme ve ilmi neşir faaliyetleriyle büyük bir külliyatın ortaya konduğunu ifade etti. Bu kapsamda edebiyattan tarihe, hukuktan tıbba; İslam ilimlerinden matematik ve astronomiye kadar geniş bir alanda kaleme alınmış eserlerin tercüme, tahkik ve tıpkıbasım yöntemleriyle yeniden yayımlandığını belirten Ersoy, çalışmalar sonucunda 357 cilt ve 244 bin 194 sayfaya ulaşan kapsamlı bir külliyatın ilim dünyasına kazandırıldığını söyledi. Ersoy, ayrıca yayımlanan eserlerin e-kitap formatında ücretsiz olarak erişime açıldığını ve bu uygulamanın hem akademik çevreler hem de vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü dile getirdi. Dünyanın en büyük restorasyon laboratuvarlarından biri Bakan Ersoy, yazma eserlerin korunması ve ihyası çalışmalarına da değinerek Rami Kütüphanesi’nde kurulan restorasyon merkezinin bu alanda örnek bir yapı olduğunu aktardı. Merkezde bugüne kadar yaklaşık 5 bin eserin restore edildiğini, on binlerce eserin ise bakım, temizlik ve koruma işlemlerinden geçirildiğini belirten Ersoy, bu yapının yazma eserlerin korunması açısından uluslararası ölçekte önemli bir konuma ulaştığını vurguladı. "Yazma eserler, geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir" Yazma eserlerin taşıdığı değere dikkat çeken Ersoy, şu ifadelere yer verdi: "Yazma eserler yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Onlar, bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmenin en sağlam zeminidir. Bu anlayış doğrultusunda yürütülen yayın faaliyetleriyle İmam Buhari’den İbn Sina’ya, İbn Haldun’dan Mevlana’ya; Fuzuli, Baki ve Matrakçı Nasuh gibi önemli isimlerin eserlerinin yeniden ilim dünyasına kazandırıldı. 1001 Eser Projesi ile medeniyetimizin başyapıtları yeniden gün yüzüne çıkarılırken yapılan tıpkıbasım ve çeviri çalışmaları sayesinde bu eserler yalnızca akademik çevrelerin değil, toplumun tüm kesimlerinin istifadesine sunulmaktadır." Kültürel miras için yeni projeler Sergi kapsamında yeni projelerin de hayata geçirileceğini belirten Ersoy, A. Süheyl Ünver adına hazırlanan özel kitabın kısa süre içinde yayımlanacağını açıkladı. Sergi süresince alanında uzman isimlerin katılımıyla anma programlarının düzenleneceğini ifade eden Ersoy, ayrıca Geleneksel Türk sanatları alanında önemli eserlerin de yayın programına alındığını belirtti. Ersoy, açılışın ardından sergiyi gezdi. Açılışa Bakan Ersoy’un yanı sıra AK Parti İstanbul Milletvekili Sevan Sıvacıoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Süheyl Uçar ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ile araştırmacılar ve çok sayıda davetli katıldı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:10
AK Partili Gökçek: "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır"
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" dedi. Gökçek, Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin ASKİ su tarifelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin belediye meclis kararını iptal etmesi nedeniyle basın toplantısı düzenledi. Su gibi temel kamu hizmetinin belediyecilik adı altında vatandaşa yük bindirme aracı haline getirilemeyeceğini dile getiren Gökçek, "Seçim öncesinde Mansur Yavaş ne demişti? Ben suyu ucuzlatacağım demişti. Su insan hakkıdır demişti. 50 liralık faturaları 15 liraya düşüreceğim diye söz vermişti. Peki gerçek ne oldu? Bırakın ucuzlatmayı, Ankaralı vatandaşlarımızın sırtına göreve geldiği günden bu yana yüzde 3 bini aşan zamlar yaptı. Yetmedi, son yaptığı zamları savunurken ne dedi? Biz zam yapmadık, çok su kullananlara yansıtıyoruz dedi. Biz ne dedik? Bu zamların ne enflasyonla ne maliyette açıklanamayacağını söyledik. Ve vatandaşımızın hakkını savunmak için konuyu yargıya taşıdık. Değerli basın mensupları bugün geldiğimiz noktada mahkeme ne dedi? 2 ayrı bilirkişi raporu neyi ortaya koydu? Birinci bilirkişi raporunda konut ve iş yerlerinde suyu yüzde 93 zamlı sattığı ortaya çıktı.Sonra Büyükşehir itiraz etti. İkinci bir rapor daha hazırlandı. Bu da 11 tane ayrı abone grubunun içerisinde olduğu, burada da yüzde 31 zam yaptığı ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. "Mahkeme, konut ve iş yerlerinde yüzde 93, 11 ayrı abone grubunda ise yüzde 31 zam yapıldığını ispatladı" Vatandaşa söylenen ile yapılan tamamen farklı olduğunun altını çizen Gökçek, "Su tarifeleri maliyet esasına göre belirlenmek zorunda. Peki burada ne yapıldı? Su gibi temel bir insan hakkı, doğal tek el olan bir kamu hizmeti, vatandaşın sırtından gelir kapısına çevrildi. Değerli basın mensupları mahkemeye Ankara Büyükşehir Belediyesi yüzde 6.5 karla biz bu suyu satıyoruz dedi. Peki mahkeme ne dedi? Konut ve iş yerlerinde yüzde 93, 11 ayrı abone grubunda yüzde 31 zam yapıldığını ispatladı. Yani açık konuşuyorum. Vatandaşın cebinden haksız bir kazanç sağlanmıştır. Mansur Yavaş ve ekibi de aleni olarak yargıya, vatandaşa yalan mı söylemiştir? Değerli Ankaralılar, Ankara Büyükşehir Belediyesi elindeki Meclis çoğunluğuna güvenerek; biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi’nde çoğunluk, vatandaşımıza adeta zulmetmiştir. Çamlıdere’ye bir pompa istasyonu dahi kuramadılar. Buradan açıkça söylüyorum. Bugün mahkeme, bu kararı iptal etti. Eğer aynı anlayışla aynı zihniyetle bu işi tekrarlamaya kalkarsa Masur Yavaş biz yine buradayız. Yine yargıya gideriz. Yine bu hukuksuzluğu durdururuz. Bu şehrin seçilmiş bir milletvekili olarak şunu çok net olarak söylemek istiyorum" diye konuştu. "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" Vatandaşların her zaman yanında olacaklarını ifade eden Gökçek, "Suyu ucuzlatacağız diye geldiniz. Bu zamları yapmaya devam edecek misiniz? Belediye ve bağlı şirketleri batırmanızın faturasını vatandaşa kesmeye utanmıyor musunuz diyorum. Meclis çoğunluğunuzu arkanıza alıp Ankara halkını cezalandırmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Bu yargı kararını nereye koyacağız sayın basın mensupları? Yargı önünde iki tane bilirkişi raporuyla bu işler ispatlandı. Şimdi Mansur Yavaş vatandaşın yüzüne bakıp ne diyecek. Yazık günah değil mi bu vatandaşa? Elini vatandaşın cebine sokup bir de utanmadan yüzde 6.5 ben zam yaptım diyorsun. Mahkemede yüzde 93 ve 31 olduğu ortaya çıkıyor. Ben bir milletvekili olarak bugün bir vatandaşımın evine bir nebzede olsa maddi açıdan katkı sağlayabilmenin gururunu, sorumluluğunu taşımaktayım. Mansur Yavaş da aynı şekilde vatandaşın cebine kirli ellerini sokarak suyu fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 13:08
MEB: "LGS sınavı 13 Haziran’da yapılacak"
Milli Eğitim Bakanlığı, 2026 yılı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın 13 Haziran Cumartesi günü yapılacağını duyurdu.
03 Nisan 2026 Cuma - 13:08
RTÜK’ten spor yayınlarına ilişkin yeni düzenlemelerle ilgili açıklama
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamalara ilişkin yeni ilke kararlarının yer aldığı bir açıklama yayınladı. RTÜK’ten yapılan açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın raporu ve eklerini inceleyerek spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamaları ele aldı. Bu değerlendirmeler sonucunda, tarafsızlık, adil temsil ve evrensel spor değerlerine uygunluğu güçlendirmek amacıyla yeni ilke kararları aldı. RTÜK’ün amacı, spor yayınlarında tribün ve saha görüntülerinin tarafsız şekilde ekrana taşınmasını, spiker ve yorumcuların belirli takımlar veya taraftarlar lehine yorum yapmaktan kaçınmasını ve izleyicilere şiddet veya fanatizmi özendirmeyen bir yayın sunulmasını sağlamaktır. Böylece özellikle genç izleyicilere pozitif ve örnek teşkil eden bir spor deneyimi sunulması; sporda tarafsızlığın sağlanması ve izleyicilere güvenli, olumlu bir yayın deneyimi yaşatılması hedefleniyor" ifadelerine yer verildi. Müsabakalardaki olumsuz uygulamalar Spor müsabakaları yayınlarında tespit edilen olumsuzluklar ilgiliyse, "İncelemelerde bazı yayınlarda tribün pankartlarının ısrarla ekrana taşındığı ve yorumlandığı, bazı takım ve taraftarlar lehine taraflı ifadelerin kullanıldığı, küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntülerinin ekrana yansıdığı tespit edildi. Ayrıca saha içi ve tribünlerdeki kavgaların uzun süre gösterildiği ve sanal bahis ile aşırı tüketimi teşvik eden ürünlerin reklamlarının yayınlandığı gözlemlendi. Bu durumların sporda eşitlik ve yayıncılık ilkeleri açısından sakıncalı olduğu belirlendi" denildi. ’Sanal bahsi teşvik edici reklamlara yasaklama Açıklamada, spor müsabakalarının yayınlarına yönelik ilke kararları şu şekilde sıralandı: "Sporun ruhuna ve doğasına uygun, evrensel değerlerine saygılı, sporda pozitif bir atmosferin oluşturulmasına yönelik barışçı, şiddet içermeyen bir dil kullanılacaktır. Saha kenarlarında ya da tribünlerde kamu düzenine ve toplumsal barışa zarar veren, ayrımcılık içeren, belirli bir takımı veya taraftarını hedef alan pankartlar ekrana getirilmeyecektir. Yurt içinde yapılan hazırlık ve lig maçlarında sahada bulunan herhangi bir takım, teknik heyet, yönetici, taraftar grubu ya da hakemler hakkında taraflı veya fanatizmi tahrik eden yorumlar yapılmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınlarında; duraksamalar ve devre araları dışında, bant reklamlar dahil hiçbir türde reklam yayınlanmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınında sanal bahis oynamayı teşvik eden reklamlar yayınlanmayacak, bu konuda gerekli teknolojik tedbirler alınacaktır. Aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen ürünlere ilişkin reklamlara yer verilmeyecek, tanıtımı yapılan ürün ve hizmetleri teşvik edici ifadeler kullanılmayacaktır. Küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntüleri ekrana yansıtılmayacaktır. Saha içinde ve tribünlerde meydana gelen kavgalar uzun süreli ekrana getirilmeyecek, saha içerisine yetkisiz şekilde girip eylemde bulunan kişilerin görüntülerine yer verilmeyecektir." Söz konusu ilke kararlarının, Üst Kurul tarafından oy birliğiyle kabul edildiği ifade edildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:59
YDS hafta sonu 20 farklı dilde yapılacak
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, Yabancı Dil Bilgisi (YDS) Seviye Tespit Sınavı’nın 5 Nisan Pazar günü 20 farklı dilde yapılacağını bildirdi. ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre YDS Seviye Tespit Sınavı, Almanca, Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Çince, Danimarkaca (Danish Dili), Ermenice, Fransızca, Gürcüce, Hollandaca (Dutch Dili), İngilizce, Japonca, Korece, Lehçe, Macarca, Portekizce, Rumence, Rusça, Sırpça ve Ukraynaca (Ukraince) olmak üzere 20 farklı dilde düzenlenecek. Sınav sonuçları 30 Nisan tarihinde açıklanacak. Sınavın geçerlilik süresi, kurumların kendi mevzuatındaki geçerlilik süresi olacak. Ayrıca kurumlar kendilerine uygun geçerlilik süresi belirleyebilecekler. Akademik atamalarda kurumların yurt içi ve yurt dışı uygulamalarında YDS sonuçları kullanılabilecek. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü saat 10.00’a kadar açık tutulacak. Adayların sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgeleri, ÖSYM’nin ‘ais.osym.gov.tr’ adresinde erişime açıldı. Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce, Rusça dillerinde çoktan seçmeli 80 sorudan oluşan testler kullanılacak. Bu diller için sınavda kelime bilgisi, dil bilgisi, çeviri ve okuduğunu anlama soruları bulunacak. Diğer dillerde sınav yabancı dilden Türkçeye ve Türkçeden yabancı dile çeviri şeklinde yapılacak. Yazılı sınavda toplam 8 adet metin parçası bulunacak. YDS’ye 120 bin 790 aday katılacak Pazar günü ülke genelinde uygulanacak sınavla ilgili açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, şunları kaydetti: "20 farklı dilde düzenlenecek sınavda en fazla başvuru İngilizceden geldi. Arapça, Almanca, Fransızca ve Rusça dillerinden gelen başvuru sayıları İngilizceyi takip etti. Sınava toplam 120 bin 790 aday başvuru yaptı. Sınav güvenliğinin ve adaylara uygun sınav ortamının sağlanması amacıyla 17 bin 664 görevli yer alacak. Sınava başvuran 396 engelli aday için uygun sınav ortamı oluşturuldu. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu. Bu kapsamda 981 aday bu haktan yararlandı. Ayrıca hükümlü veya tutuklu olarak bulunan ve sınava başvuran 215 aday YDS uygulamasına katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 54 bina, YDS için sınav binası olarak kullanılacak. Sınava katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim."
03 Nisan 2026 Cuma - 12:46
MHP Grup Başkanvekili Kılıç: "Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, "Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir" dedi. Meclis’te parlamento muhabirleriyle bir araya gelen MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Partisinin Meclis Başkanlığına sunduğu Öğretmenlik Mesleği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkındaki soruya Kılıç, "Şu anda Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda. 2023, 2024 ve 2025’teki öğretmenlerimizin yoğun talepleri üzerine hazırlanmış bir kanun teklifi. Zaten genel başkanımız da birkaç kez konuşmalarında 2023 ve 2024 yılındaki mağdur öğretmenlerimizle ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Onunla da görüşerek böyle bir kanun teklifi hazırladık. Gelişmeleri takip ediyoruz. Süreç işliyor. Olumsuz bir durum yok. Komisyonda bekliyor" cevabını verdi. "Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir" MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in görevden ayrılmasına ilişkin soru üzerine Kılıç, "Her şey normal. Biz partide çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu ilk defa olan bir olay değil ve ilk defa MHP’de olan bir olay da değil. Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir. Zaten İzzet Ulvi Yönter de akademik kariyerine devam edebilmek adına bir müsaade istemişti. Genel başkanımız da uygun gördü. Bunda öyle çok abartacak bir durum, farklı aranacak bir durum söz konusu değil. Her şey söylenebilir ama bunların bizimle alakası yok. Çok sıra dışı bir olay gibi göstermeye gerek yok" dedi. "Bunun üzerinde hakikaten gece gündüz kafa yoruyoruz" "Terörsüz Türkiye" süreci hakkında değerlendirmelerde bulunan Kılıç, "Bu mesele bizim birinci gündemimiz. Bunun üzerinde hakikaten gece gündüz kafa yoruyoruz. Genel başkanımız çok ciddi adımlar atıyor. Bizim önceliğimiz bu. Seçim falan değil. Ayrıca genel başkanımız Komisyon raporu doğrultusundaki yasal düzenlemelerin hızlandırılması noktasında gerek grup toplantılarında, gerekse yaptığı yazılı açıklamalarda bunu ifade ediyor. Biz hala aynı kararlılığımızdayız. Hızlandırılması konusunda görüşmeler gerek basına açık gerekse kulislerde devam ediyor. Bir an önce olmasını istiyoruz" diye konuştu.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:54
Et piyasasını manipüle edip haksız kazanç sağlayan 31 şüpheli adliyeye sevk edildi
Et fiyatlarında usulsüz fiyat artışı yaparak haksız kazanç elde eden ve sağlıksız şartlarda hazırlanmış bozuk etleri piyasaya sürdüğü tespit edilen suç çetesine yönelik operasyonda gözaltına alınan 31 şüpheli, Ankara Adliyesi’ne sevk edildi. Ankara merkezli Balıkesir, Bursa, İstanbul, Kayseri, Kırşehir, Konya ve Sakarya olmak üzere 8 ilde icra edilen eş zamanlı operasyonda, et fiyatlarını manipüle ederek haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 1’i kadın 31 şüpheli gözaltına alınmıştı. Kendilerine karşı çıkan esnafı tehdit ve baskıyla kontrol altına aldıkları ve hijyenik olmayan ortamlarda hazırlanmış bozuk etleri piyasaya sürerek halk sağlığını tehdit ettikleri belirlenen aralarında 5 kamu görevlisinin de olduğu şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi’ne sevk edildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:52
Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır
Omi Enerji tarafından geliştirilen ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemi, konut, seracılık ve hayvancılık sektöründe karşılaşılan yüksek enerji maliyeti ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm getiriyor. Ankara Üniversitesi Teknokent bünyesinde ‘Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı’ etkinliği düzenlendi. Etkinlikte yer alan Omi Enerji firması, dünyanın sürdürülebilir ve ekonomik çözümlerinden biri olan Sığ Jeotermal Enerji teknolojisini tarım, hayvancılık ve konut uygulamaları başta olmak üzere birçok mecrada hayata geçirmeyi hedefliyor. Omi Enerji tarafından modern seracılıkta karşılaşılan yüksek enerji maliyetleri ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm olarak geliştirilen ‘Akıllı Sera Enerji, Homojen Isıtma ve Yapay Zeka Destekli Kontrol Sistemi’ ile birlikte hem enerji tasarrufu hem de üretim verimliliğinde önemli artışlar sağlandığı belirtildi. Türkiye’de bir ilk olarak Omi Enerji tarafından geliştirilen Sığ Jeotermal Enerji sisteminin geleneksel yöntemlerde yalnızca havanın ısıtılması nedeniyle oluşan sıcaklık dengesizliklerini ortadan kaldırmayı hedeflediği ifade edildi. Klasik seralarda ısının üst bölgelerde birikmesi sonucu bitkilerin farklı koşullarda gelişmesi verimi düşürürken, yeni sistemle sera genelinde dengeli bir sıcaklık dağılımının sağlanacağı vurgulandı. Sera içerisine yerleştirilen boru hatları aracılığıyla doğrudan ısı transferi gerçekleştirilirken, aynı zamanda hava da kontrollü ve homojen şekilde ısıtılıyor. Böylece sera içindeki tüm hacimde optimum sıcaklık korunarak, bitkilerin ihtiyaç duyduğu stabil iklim koşullarının oluşturulduğu açıklandı. Bunun yanı sıra bu projenin konut ve hayvancılık sektöründe de ivedilikle kullanılması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji entegrasyonu dikkat çekiyor Sisteme entegre edilen güneş enerjisi altyapısının da enerji bağımsızlığını artırdığı ifade edilirken, yaklaşık bin metrekare alana kurulabilen 200 kilowatt-peak (kWp) gücündeki fotovoltaik sistemin Türkiye koşullarında yıllık ortalama 280-320 megavat-saat (MWh) elektrik üretimi sağlayabildiği belirtiliyor. Üretilen enerjinin ısı pompası, sirkülasyon pompaları ve otomasyon sistemlerinin önemli bir kısmını karşılayarak işletme maliyetlerini ciddi ölçüde düşürdüğünün altı çizilirken, ayrıca sisteme dahil edilen batarya depolama ünitesi sayesinde enerji üretimindeki dalgalanmalar dengelenerek kesintisiz çalışma ve operasyonel güvenliğin sağlandığı ifade edildi. Jeotermal destekle yüzde 30’a varan tasarruf Akıllı sera sisteminde sığ jeotermal kaynaklar ve yüksek verimli ısı pompası teknolojisi birlikte kullanılıyor. Yer altında yıl boyu sabit kalan sıcaklık güvenilir bir enerji kaynağı sunarken, ısı pompası bu enerjiyi kullanılabilir seviyeye taşıyor. Türkiye’de yapılan saha uygulamaları ve akademik çalışmalara göre bu sistemle sera içi hava sıcaklığında ortalama 6-8 derece, toprak sıcaklığında ise 8-12 derece artış sağlanacağı aktarıldı. Ayrıca klasik sistemlere kıyasla yüzde 20 ila 30 arasında enerji tasarrufu elde edilebildiği ifade ediliyor. "Önemli olan yerin içindeki sıcaklığı tespit edebilmektir" Sığ Jeotermal Enerji hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu ve Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi, bu sistem ile birlikte Türkiye’nin ısınmada dışa bağımlılığının ciddi oranda azalacağını belirtti. Sığ Jeotermal Enerji’nin Türkiye’nin jeopolitik konumuyla doğru orantılı olduğunu ifade eden projenin mimarı Kadıoğlu, "Sığ Jeotermal Enerji’nin esas prensibi şudur; kışın soğuk iklimini yerin içine depolayarak yazın kullanmaktır. Yazın da sıcaklığını yerin içine depolayarak kışın kullanmaktır. Kışın soğuğunu yerin içine depoluyoruz, yazın kullanıyoruz. Yazın sıcağını da yerin içine depoluyoruz ve kışın kullanıyoruz. Bu durum bir bölgenin jeolojik yapısına, bir de bölgenin coğrafi konumuna bağlı olarak değişebilmektedir. Buradaki en önemli husus şudur; yerin içindeki sıcaklığı, sabit bir ısıda nerede gerçekleşiyor onu tespit edebilmektir. Türkiye’de ortalama olarak 70 metrede yerin sabit sıcaklığını, yerin bozulmamış sıcaklığını yakalamak mümkündür. Bu sıcaklık ortalama 10 derecenin üzerindedir. Yani 70 metre derinlikte 10 derecenin üzerindeki bir sıcaklığı rahatlıkla yakalayabiliyoruz" diye konuştu. "Ukrayna savaşında doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi" Ukrayna-Rusya savaşından sonraki süreçlerde Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz akışını kestikten sonra Avrupa’nın bu sistemle ısınma konusunda hiçbir zaman sıkıntı çekmediğini vurgulayan Kadıoğlu, "Ukrayna savaşında doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi. Çünkü Avrupa, sıvı jeotermalden yararlanarak soğutma ve ısıtma ihtiyacını karşıladı. Türkiye, Avrupa’dan daha elverişli bir ortama sahip olmasına rağmen maalesef bu sistem yaygın olarak kullanılmıyor. Amacımız bunu verimli bir şekilde kullanmak ve ülke geneline yaymaktır" şeklinde konuştu. "Avrupa’da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür" Sıvı Jeotermal Enerji sistemi ile birlikte ısınma maliyetinin neredeyse sıfıra ineceğinin altını çizen Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi ise, "Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçecek. En garip tarafı da Sığ Jeotermal Enerji, Avrupa’da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür. En basit ifadeyle ayağımızın altından 100 metreye kadar olan bir yer kabuğunda 14 ila 20 santigrat derecelik bir sıcaklığı dışarıya borular yardımıyla çıkartıp, yapıların ısıtmasında ve soğutmasında kullanılabilen çok basit, ekonomik ve yenilebilir bir projedir" ifadelerine yer verdi. "Sıvı Jeotermal Enerji’yle ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz" Sıvı Jeotermal Enerji’nin doğa dostu bir proje olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu proje hem konutların hem de iş yerlerinin ısıtılmasını, soğutulmasını, çiftçilerin özellikle hayvan refahını sağlayacak olan barınma alanlarının refahında, ısıtmasında ve soğutmasında kullanılır. Seracılık alanlarında da kullanılıyor. Aslında Avrupa bunu 50 yıldır kullanıyor. Çünkü insan bilmediğinden korkar. Burada korkulacak bir şey yok. Enerjimizi kendi kendimize yetecek hale getirebilecek bir potansiyele Anadolu coğrafyası sahiptir. Biz dışa bağımlı durumdayız. Dışa bağımlılığımızı ortadan kaldıracak, ısıtma ve soğutmada doğal gaza ihtiyaç kalmadan Sıvı Jeotermal Enerji’yle birlikte ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz. Kömür konusunun çevreye vermiş olduğu zararlar herkes tarafından biliniyor. Kömürden de, doğal gazdan da, petrolden de, elektrikten de hem daha az maliyetli hem de sürdürülebilir enerji kaynağına sahip olacağız." Düzenlenen ’Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı’ etkinliğine eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkal, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Ruhi Ersoy, Bala Belediye Başkanı Ahmet Buran, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Ankara Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Ankara Ticaret Odası ve Ankara Sanayi Odası yetkilileri ile çok sayıda iş insanı katıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:36
Taklit ve tağşiş listesi güncellendi: Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı güncel ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesine yeni ürünler eklendi. Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesi güncellendi. 2 Nisan tarihli listede farklı illerde faaliyet gösteren firmalara ait birçok üründe mevzuata aykırılıklar tespit edildi. Listenin ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ kısmında, İstanbul Kağıthane merkezli MMİ İlaç Gıda Kozmetik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde bitkisel veya takviye edici olarak pazarlanan The Jestea Capsul (L-Carnitine içeren takviye edici gıda), Diblong (Ginseng macun), Diblong Ginseng Drink For Men (Tutti Frutti aromalı gazlı içecek), Özlex Tea (Orman meyveli içecek) ürünlerde ilaç etken maddesi tespit edildi. Listenin ‘Aynı Değeri Taşımayan Madde Eklenmesi’ kısmında ise, Antalya’nın Alanya ilçesinde faaliyet gösteren Emin Küçük’e ait ‘Köyünden Tereyağı (1 kilogram)’ ürününde yağ oranının düşük olduğu, bitkisel yağ ve süt yağı harici yağ tespiti yapıldığı belirlendi. İzmir’in Bornova ilçesinde Bornova Kapalı Pazar Yeri’nde satış yapan Fatih Koçyiğit’e ait ‘çağ kebabı (pişmiş ürün)’ içerisinde kanatlı eti tespit edildi. Antalya’nın Kepez ilçesinde faaliyet gösteren Volkan Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde de kanatlı eti bulunduğu bildirildi. Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde hizmet veren Miran Lahmacun’a ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana eti+kuzu eti)’ ürününde sakatat (karaciğer) tespit edilirken, aynı ilçede faaliyet gösteren Toki Ocakbaşı’na ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti bulunduğu açıklandı. Yine Kayapınar’da bulunan Müptela Ocakbaşı’na ait ‘çiğ kıyma (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık), Goşto Izgara’ya ait ‘çiğ Adana kebabı harcı (dana+kuzu eti karışık)’ ürününde de benzer şekilde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) tespit edildi. İstanbul’un Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren Tertip Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) bulunduğu belirlenirken, Kartal ilçesindeki Okyanus Lezzet Toplu Yemek Hizmeti’ne ait ‘fırınlanmış kasap köfte’ ürününde deri dokusu tespit edildi. İzmir’in Bornova ilçesinde faaliyet gösteren Gürman Pide’ye ait ‘dana etli lahmacun harcı (çiğ)’ ürününde ise sakatat (kalp) bulunduğu açıklandı. Ordu’nun Fatsa ilçesinde faaliyet gösteren Kervan Kır Pidesi Börek Salonu (Sedat Özenç) ile Candaroğlu Kır Pidesi ve Börek (Tülay Özenç) işletmelerine ait çiğ kır pidesi harçlarında kanatlı eti tespit edildi. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Köfteci Nihat (Nihat Solmaz) işletmesinin dana ve kuzu etinden hazırlanan köftelerinde de kanatlı etine rastlandığı bildirildi. Balıkesir ve İzmir illerindeki bazı firmaların zeytinyağına daha düşük kaliteli yağlar veya tohum yağları karıştırdığı belirlendi. İzmir Torbalı’da Hisaroğulları Tarım Gıda’nın taş baskı natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Balıkesir Edremit’te Bayramoğlu Zeytin Zeytinyağı’na ait sızma zeytinyağına daha düşük kaliteli zeytinyağı karıştırıldığı tespit edildi. Balıkesir Gönen’de Yusuf Ziya Göcen’in pazar tezgahında etiketsiz zeytinyağında tohum yağları karışımı bulundu. Balıkesir Burhaniye’de Ufuk Zeybek’e ait natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde faaliyet gösteren Buğra Bitkisel Yağ firmasına ait ‘Ayvalık Koop’ ve ‘Ayvalık’ markalı natürel sızma zeytinyağlarında tohum yağı karıştırıldığı belirlendi. Bursa Yıldırım’da ise Altıncezve Gıda tarafından üretilen ‘Altıncezve Ehl-i Keyf’ markalı siyah çayda (3 kilogram) gıda boyası tespit edildi. Listenin ‘Temel Özelliği Etkileyen İçerik Eksikliği’ kısmında, Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde faaliyet gösteren Özışık Süt Ürünleri’ne ait ‘Özışık’ markalı tam yağlı taze kaşar peynirinde eritme tuzu tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla düzenli olarak güncellenen listelere ‘guvenilirgida.tarimorman.gov.tr’ adresi üzerinden erişilebiliyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 11:07
Mart ayı enflasyon verileri açıklandı: SSK ve Bağ-Kur emeklisine yazın yüzde 10,03’lük zam kesinleşti
Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisini ilgilendiren mart ayı enflasyon verisiyle birlikte üç aylık zam oranı belli oldu. Emekli maaşlarında yapılacak artış, yılın ilk 6 ayında oluşan enflasyon oranına göre belirleniyor. Milyonlarca emekli alacakları zam için enflasyon rakamlarını takip ediyor. İlk iki ayda açıklanan rakamlara göre enflasyon ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96 oldu. Bu veriler doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 7,95’lik artış kesinleşmişti. Mart ayı verisi ise bu oranı yukarı taşıdı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mart ayı enflasyon verilerine göre aylık artış yüzde 1,94, yıllık yüzde 30,87 olarak açıklandı. Bu verilerle birlikte emeklilerin maaşlarına yansıyacak üç aylık enflasyon farkı da netleşti. Ocak ve temmuz dönemlerinde açıklanan 6 aylık enflasyon verilerine göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, mart ayı verisinin eklenmesiyle temmuz dönemi için şimdiden yüzde 10,03 oranında zammı hak etmiş durumda. Temmuz ayında uygulanacak zam için nisan, mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileri belirleyici olacak. Memur ve memur emeklilerinin 3 aylık enflasyon farkı yüzde 6,07 Mart ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla memurların üç aylık enflasyon farkı netleşti. Bu çerçevede memur ve memur emeklilerinin farkı yüzde 6,07 olarak belirlendi. Bu fark, toplu sözleşme hükümleri çerçevesinde memur maaşlarına yansıyacak.
03 Nisan 2026 Cuma - 09:53
ÜNİPERSEN: "Kütüphaneci, arşivci ve kitap pataloğu unvanları için ilave 1 derece ayrıcalık değil, haktır"
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN), Ardahan Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı kadrosunda teknik hizmetler sınıfında ‘kütüphaneci’ unvanıyla görev yapan üyelerine verilen ilave 1 derecenin geri alınmasına ilişkin işlemin mahkeme kararıyla iptal edildiğini açıkladı. ÜNİPERSEN tarafından yapılan açıklamada, sendika tarafından açılan davada 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/A-4’üncü maddesi kapsamında teknik bilimler lisansiyeri sayılarak verilen ilave 1 derecenin geri alınmasına ilişkin işlemin iptali ile maddi kayıpların tahsilinin talep edildiği belirtildi. Ayrıca mahkemenin dava konusu işlemi hukuka aykırı bularak iptal ettiği ve üyelerinin yoksun kaldığı, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmettiği kaydedildi. Mahkeme kararında idarenin dayanak gösterdiği görüş değişikliğinin personel aleyhine sınırsız biçimde uygulanamayacağının açık şekilde ortaya konulduğu ifade edildi. Dava dosyasında yer alan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 28 Mayıs 2025 tarihli ve 34254 sayılı yazısında da kütüphaneci unvanının teknik bilimler lisansiyeri kapsamında değerlendirilebileceğine işaret edildiği aktarıldı. Açıklamada aynı unvana ilişkin farklı dönemlerde farklı değerlendirmeler yapılmasının sonuçlarının personele yüklenemeyeceği vurgulanarak, "Bu karar yalnızca bir derece işleminin iptali anlamına gelmemektedir. Karar, kütüphaneci, arşivci ve kitap pataloğu unvanlarının teknik hizmetler sınıfında yer aldığını ve teknik bilimler lisansiyeri kapsamında değerlendirilmesi gereken bu unvanlar bakımından ilave 1 derecenin bir ayrıcalık değil, hak olduğunu ortaya koymuştur" denildi. Açıklamada ayrıca kurumların kendi içindeki görüş değişiklikleri, çelişkili yorumları ve sonradan geliştirdikleri daraltıcı değerlendirmelerin personelin kazanılmış haklarını ortadan kaldırmanın aracı olamayacağı belirtilerek, "İdari yorumlardaki çelişkinin bedeli personele ödetilemez. İlave 1 derece bu unvanlar için bir lütuf değil, mevzuattan kaynaklanan kazanılmış bir haktır" ifadelerine yer verildi. ÜNİPERSEN, söz konusu kararın yalnızca kendi üyeleri açısından değil, benzer durumda bulunan kütüphaneci, arşivci ve kitap pataloğu unvanlı kamu görevlileri bakımından da önemli ve yol gösterici nitelikte olduğunu belirtti. Sendika, üyelerinin mali, özlük ve kariyer haklarını hedef alan hukuka aykırı uygulamalara karşı mücadeleyi sürdüreceğini bildirdi.
03 Nisan 2026 Cuma - 09:45
Gölbaşı’nda parklar yaza hazırlanıyor
Gölbaşı Belediyesi, havaların ısınmasıyla birlikte vatandaşların yoğun olarak kullandığı park ve yeşil alanlarda kapsamlı temizlik ve bakım çalışmalarına başladı. Havaların ısınmasıyla birlikte vatandaşların özellikle çocuklarıyla birlikte vakit geçirdiği park ve yeşil alanlarda temizlik çalışmaları hız kazandı. Gölbaşı Belediyesi ekipleri, ilçedeki parkları daha temiz ve güvenli hale getirmek için kapsamlı bir çalışma başlattı. Bu kapsamda Alparslan Türkeş Parkı ve Atatürk Sahil Park’ta bulunan oyun grupları ile park alanları belediye ekipleri tarafından detaylı şekilde temizlendi. Oyun grupları tazyikli suyla yıkanarak hijyenik hale getirilirken, park içerisindeki yürüyüş yolları ve ortak kullanım alanları süpürge ve üfleme makineleriyle temizlendi. Temizlik çalışmalarının yanı sıra ilçedeki birçok parkta çocuk oyun grupları da yenilenerek daha güvenli ve modern hale getirildi. Çocukların güvenle oyun oynayabileceği alanlar oluşturulurken, ailelerin de daha temiz ve düzenli ortamlarda vakit geçirebilmesi hedefleniyor. "İlçemizin dört bir yanındaki park ve yeşil alanlarda çalışmalarımız sürecek" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, parkların hem çocuklar hem de aileler için önemli yaşam alanları olduğunu belirterek, "Havaların ısınmasıyla birlikte parklarımız vatandaşlarımızın en çok vakit geçirdiği alanlar haline geliyor. Özellikle çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı ortamlarda oyun oynayabilmesi bizim için büyük önem taşıyor. Bu nedenle ekiplerimiz parklarımızda kapsamlı bir temizlik ve bakım çalışması başlattı. Oyun gruplarını tazyikli suyla yıkayarak hijyenik hale getiriyoruz, yürüyüş yollarını ve ortak kullanım alanlarını da detaylı şekilde temizliyoruz. Temizlik çalışmalarının yanı sıra ihtiyaç duyulan parklarda oyun gruplarını yeniliyor, bakım ve onarım çalışmalarını da gerçekleştiriyoruz. Amacımız Gölbaşı’nda yaşayan her vatandaşımızın daha temiz, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir çevrede hayatını sürdürmesini sağlamak. Bu kapsamda ilçemizin dört bir yanındaki park ve yeşil alanlarda çalışmalarımız planlı şekilde devam edecek" dedi. Odabaşı, planlanan program doğrultusunda ilçedeki diğer park ve yeşil alanlarda da temizlik çalışmalarının devam edeceğinin altını çizdi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 22:51
Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Bükreş’e direkt uçuşlar başladı
AJet, Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Romanya’nın başkenti Bükreş’e düzenlediği uçuşlara başladı. AJet Havayolları, iki başkent arasında haftanın üç günü karşılıklı direkt sefer gerçekleştirecek. TAV Havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan AJet Havayolları’nın Bükreş’e düzenlediği ilk uçuş, törenle uğurlandı. Bugün saat 17.30’da Boeing 737-8 MAX tipi uçakla gerçekleştirilen VF595 sefer sayılı ilk uçuşla yolcular Ankara’dan Bükreş’e hareket etti. Düzenlenen törene Ankara Esenboğa Havalimanı Mülki İdare Amiri Cem Afşin Akbay, Devlet Hava Meydanları İdaresi (DHMİ) Esenboğa Başmüdürü Yücel Karadavut, AJet Havayolları Genel Müdürü Kerem Sarp, TAV Ankara Genel Müdürü Nuray Demirer, ATO Başkanı Gürsel Baran ile havalimanı ve havayolu çalışanları ile diğer davetliler katıldı. AJet Havayolları, Ankara-Bükreş hattında pazartesi, perşembe ve cumartesi günleri olmak üzere haftada üç gün karşılıklı sefer düzenleyecek. TAV Ankara Genel Müdürü Nuray Demirer, "Üç yıl aradan sonra Ankara ile Romanya’nın başkenti Bükreş arasında direkt uçuşların yeniden başlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz. AJet Havayolları’nın iki başkenti birbirine bağlayan bu yeni hattıyla birlikte, Ankara’dan direkt uçuş gerçekleştirilen destinasyonlar arasına bir yenisinin daha eklenmesinden dolayı mutluyuz. Başkent Ankara’yı daha fazla destinasyona bağlamak için paydaşlarımızla iş birliği içinde çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Bu yeni hatla birlikte Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan yurt dışında 28 ülkede 42 şehir, yurt içinde ise 35 destinasyona direkt uçuş bulunuyor. 18 havayoluna hizmet veren havalimanı, 2025 yılında 13 milyon 987 bin 298 yolcuya hizmet verdi. 2026 yılının ilk 2 ayında ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10 büyüyerek 2 milyon 276 bin 348 yolcuya ulaştı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 22:40
Adalet Bakanı Gürlek, Nevşehirli iş adamlarını kabul etti
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehirli iş adamlarıyla bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlıkta kabul ettiği Nevşehirli iş insanlarına şehirde oluşturdukları istihdam için teşekkür etti. Nevşehir denince insanların aklına öncelikle Kapadokya bölgesinin geldiğini belirten Bakan Gürlek, "Nevşehir’in birçok zengin bölgesi var. Özellikle Bims sektörü çok iyi. Organize Sanayi bölgemiz çok iyi. Biz el birliğiyle hep birlikte özellikle İstanbul’daki yatırımcı arkadaşları Nevşehir’e çekmemiz lazım. Organize sanayimizi tanıtmamız lazım" dedi. Diğer bakanlıklarla iş birliği halinde hareket edeceklerine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Burası bizim bölgemiz. Sanayicinin yatırıma sevk edilmesi konusunda ne gerekiyorsa yardımcı olacağız. Bizler de sizin işlerinizi kolaylaştıracağız. Teşvik anlamında bölgeye teşvik getireceğiz, yatırımcı getireceğiz. Gerekirse organize sanayi bölgesinin arttırılmasını sağlayacağız" diye konuştu. Nevşehir’de 33 yıl sonra da bakanlık yapmanın kendisine nasip olduğuna vurgu yapan Bakan Gürlek, şöyle konuştu: "Bize güzel proje getirin. ‘Şunu yapalım, bunu yapalım’ deyin. Yani bize tekliflerle gelin, projelerle gelin. Bizim bölgemizin, insanlarının gerçekten işe ihtiyacı var. Bölgemizin insanlarının tanıtılmaya ihtiyacı var. Bizler de elimizden geldiğince bu sürece katkı da sunacağız. Sürekli istişare halinde olalım. Bir araya gelelim." Bakan olduktan sonra ilk ziyaretini Nevşehir’e yaptığını ifade eden Bakan Gürlek, "Sahayı bizzat yerinde gözlemledim. Sizler de o bölgede elinizden geldiğince iş imkanı sağlayarak insanlara yardımcı oluyorsunuz. Bu yatırımların bölgeye gelmesi konusunda üzerimize ne düşüyorsa yardımcı olacağız. Ankara’da her zaman bir açık kapınız var. Ben o bölgede doğdum, o bölgede yetiştim, o bölgenin suyunu içtim. Üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız" şeklinde konuştu. Bakan Gürlek, farklı sanayi kollarında Nevşehir’e yatırımcı getirilip istihdam sağlanması, şehrin kalkınması ve gelişmesi için çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder