Yerel Haberler
Ankara
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:15:05 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 23’ü genel kurul delegesi, 22’si oda ve borsa genel sekreteri olmak üzere toplam 55 kişiye plaket verileceğini kaydederek, 10, 20 ve 30 yıllık hizmet süreleri boyunca TOBB çatısı altında özveriyle çalışanları tek tek kutladığını aktardı. TOBB’un her sene mayıs ayında düzenlediği bu törenin esasında TOBB camiasının kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi ve iltifat nişanesi olduğunu dile getiren Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakarlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda Türkiye’nin de önünü açtıklarını dile getirdi. "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir" TOBB’un 367 ticaret sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odasıyla özel sektörün çatı kuruluşu olarak çok önemli bir misyonu yerine getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, "81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkanlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Gayret samimi, niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hale geliyor. Bugün itibarıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir. Birlik, 2 milyon 634 bin üyesiyle Türkiye’nin ve ekonomimizin lokomotifidir, omurgasıdır, güvencesidir. Halihazırda ihracatımızın yüzde 99’u yani 273 milyar dolarlık kısmı oda ve borsa üyesi firmalarımız tarafından gerçekleştiriliyor. Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde oda ve borsaların hizmet kapasitesinin önemli ölçüde arttığını dile getirerek, "Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimizde ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dahil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırınız. Ülkemizi Küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN’ımızla birlikte sizden ürettiniz. 81 ilimizde 81 okul inşa ettiniz. Asrın felaketinde tüm imkanlarınızı, tüm kaynaklarınızı depremzedelerimiz için sahaya indirdiniz. Afetzedelerimize söz verdiğimiz ve hamdolsun geçtiğimiz yılın Aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettiğimiz 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği verdiniz. Son olarak, Türkiye’nin ilk elektrikli aracı Togg’un hayata geçirilmesini sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen Togg birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. "Biz Türkiye’ye 10 yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor" diyen Erdoğan, bazı kesimlerin eline geçirdikleri her fırsatta kullandığı şeamet tellallığını bugüne kadar kale almadıklarını ve yeni başarılara imza atmayı sürdüreceklerinin altını çizdi. "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" Türk milletine ve Türkiye’ye hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bıraktıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devre aldığımız ilk günden itibaren milletimizin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarımızda taşıdığımızın bilinciyle hareket ettik ve ediyoruz. Son 23 buçuk yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk. Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" ifadelerine yer verdi. "2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık" Bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek milli geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli geliri 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyleyen Erdoğan, "Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız. Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Geçen ay ihracatımız önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdı. Bu rakam aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçti. Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, son 53 ayın en yüksek ihracat artışı oldu. Savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatı güçlü ivmesini korudu ve 166 ülkede ihracatımız artış gösterdi. 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık. Yıllıklandırılmış mal ihracatımız 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldi. 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatımız 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktı. Hizmetler ticareti fazlamız 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bu tutar cari dengemize güçlü bir katkı sağladı. Türkiye, hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6’ncı ülkesi konumuna yükseldi" dedi. "SAHA 2026 fuarında 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı" Savunma ve havacılık ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı. İhracatta yakaladığımız ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinliyoruz. 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladık, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettik. Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken, işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor. Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcılar da son 23 yılda ülkemizde 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptılar. Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar" diye konuştu. "Ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir" Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının her vatandaşlar hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı bildiklerini kaydeden Başkan Erdoğan, "İktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik. Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla, esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle, işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim halindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. "Birileri fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır" Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır. Yani birileri girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır. Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneğiyle şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur. Tam aksine ahilik; dayanışma demektir, yardımlaşma demektir. Hakkın rızasını halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demektir. Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda gerçekleştirdiği konuşmanın ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile plaketleri takdim etti.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:13 Ankara’da "Elde Vefa Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü" sergisi açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye genelindeki 60 müzeden derlenen eserlerle hazırlanan "Elde Vefa Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü" sergisi Ankara Etnografya Müzesi’nde düzenlenen törenle açıldı. Uluslararası Müzeler Konseyi tarafından 2026 yılı için belirlenen ‘Müzeler Bölünmüş Bir Dünya’yı Birleştiriyor’ teması ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca Etnografya Müzesi’nde düzenlenen ‘Elde Vefa Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü’ sergisinin açılış töreni gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı tarafından açılışı gerçekleştirilen sergi, müzelerin yalnızca geçmişi koruyan yapılar olmadığını, aynı zamanda ortak insanlık mirasını görünür kılan önemli kültürel mekanlar olduğunu ortaya koyuyor. "Eserlerin 276’sı, ilk kez ziyaretçiyle buluşuyor" Sergideki eserlerin insanlık tarihinin en eski ifade biçimleri olduğunu ifade eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, "Açılışını yaptığımız "Elde Vefa Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12 bin Yıllık Öyküsü" sergisi, tam olarak bu vizyonun bir yansımasıdır. Sergimizde, Epipaleolitik Dönem’den Osmanlı’nın sonuna kadar uzanan etkileyici bir süreçten, tam 550 takı yer alıyor. Üstelik bu eserlerin 276’sı, ilk kez ziyaretçiyle buluşuyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki 60 müzemizden titizlikle bir araya getirilen bu nadide parçalar, sadece estetik bir zenginlik sunmuyor, medeniyetlerin birbirleriyle nasıl beslendiğini de gözler önüne seriyor. Takılar, insanlık tarihinin en eski ifade biçimleridir. Bir yüzük, bir kolye ya da bir mühür, kimi zaman bir inancı, kimi zaman bir statüyü, kimi zaman da aidiyeti temsil eder. Bu yüzden onlar sadece birer süs eşyası değil, toplumların kültürel kodlarını taşıyan canlı tarihi belgelerdir. Bu sergi bizlere, Anadolu’nun binlerce yıldır farklı kültürlerin nasıl potası olduğunu ve insanlığın aslında tek ve ortak bir hikayeye sahip olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır" açıklamasında bulundu. "Özel müze sayımızın bugün 453’e ulaşmış olması, kültür hayatımız adına gurur vericidir" Özel müzelerin kültürel mirasın korunması ve tanıtımındaki rolüne önem verdiklerini aktaran Bakan Yardımcısı Yazgı, "Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak son çeyrek yüzyılda müzecilikte devrim niteliğinde adımlar attık. Birçok müzeyi yeniden inşa ettik, yeniledik, müzesi olmayan illerimizi müzelere kavuşturduk. Bu süreçte özel müzelerimizin katkısını da çok önemsiyoruz. Bakanlık olarak desteklediğimiz özel müze sayımızın bugün 453’e ulaşmış olması, kültür hayatımız adına gurur vericidir. Bu kararlı çabaların sonucunda, hem devlet hem de özel müzelerimiz, Avrupa Konseyi Müze Ödülü ve Avrupa Yılın Müzesi Ödülü gibi uluslararası arenadaki en saygın ödüllere layık görüldü. İnanıyorum ki müzelerimiz, önümüzdeki yıllarda da yeni başarı hikayeleri yazmaya devam edecektir" diye konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:08 İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, İYİ Parti’den istifa etti İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, partisinden istifa ettiğini açıkladı. İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda partisinden istifa ettiğini bildirdi. Milletvekili Ersin Beyaz yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Aziz Türk Kamuoyuna, 1 Kasım 2017 tarihinde maddi manevi tüm sorumluluğu üstlenerek Kurucu İstanbul İl Başkanı olarak görev aldığım siyasi hayatımdaki İYİ Parti dönemi, ortaya koyduğumuz emek, samimiyet ve irade ile şahsım adına daima kıymetli bir hatıra olarak kalacaktır. Geçmişine, mücadelesine, inandığı değerlere hürmetsizlik etmeyen bir anlayışla siyaset yapmaya gayret ettim. Bundan sonra da aziz milletimize karşı aynı hürmetle siyaset yapmaya devam edeceğim. Bugün gelinen noktada Türkiye’de siyasetin giderek keskinleşen bloklaşma ekseninde yürüdüğü açıktır. Bu tabloda farklı siyasi hatlar arasında denge kurma arayışıyla hareket eden siyasi yapıların genişleme imkanı daralmakta, toplumsal karşılık üretme kapasiteleri de sınırlanmaktadır. İYİ Parti’nin kuruluşunda taşıdığı güçlü iddianın ve umut dalgasının beklenen etkiyi ortaya koyamadığını üzülerek müşahede etmekteyim. Düşüncelerim, yaşadıklarım ve tecrübelerim şunu göstermektedir ki; Milletimize karşı sorumluluk bilinciyle yürüttüğümüz bu gayret; büyüme iradesi taşımayan yaklaşımların zımni ittifakıyla akamete uğratılmış, teşkilatın dinamizmini harekete geçirecek bir vizyon yerine, pasif bir sürekliliğin yeniden tahkim edilmesi tercih edilmiştir. Dahası, bu durağanlığın, teşkilatın beklentilerinin aksine, merkezi bir tasarrufla da desteklenerek kurumsallaştırılmış olmasıdır. Siyasi atılım yönündeki beklentilerimizle mevcut yaklaşım arasında belirgin bir mesafe oluştuğu, değişen toplumsal ve siyasal ihtiyaçlara cevap verecek yeni bir vizyon yerine mevcut siyasi anlayışın devam ettirilmesine öncelik verildiği kanaatini halkımız görmektedir. Bu tablo karşısında; temsil ettiğimiz değerlerle mevcut işleyiş arasındaki makasın her geçen gün daha da açıldığını müşahede etmek, siyasi sorumluluğum ile şahsi kanaatim arasında derin bir çelişki doğurmuştur. İnandığımız ilkeler ile fiili gerçeklik arasındaki bu uyumsuzluk, İYİ Parti çatısı altındaki siyasi faaliyetlerimi sürdürmemi imkânsız kılmıştır. Bu çerçevede; İYİ Parti üyeliğimden istifa ettiğimi aziz milletimizin ve kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ederim."
Bakan Bolat: "Dış müteahhitlik alanında 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur"
27 Ocak 2026 Salı - 17:09 Bakan Bolat: "Dış müteahhitlik alanında 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Son yıllarda teknik müşavirlik de onu desteklemekte ve başarıyı taçlandırmaktadır. 30 yılda 50 milyar doları aşmışken Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Bolat, Dünyada meydana gelen jeopolitik gelişmelerin, hızla artan korumacılık eğilimlerin ve kritik girdilerin tedarikliğine ilişkin kırılganlıkların küresel sistemin yeniden şekillenmesine yol açtığını belirterek, Davos Zirvesi’nde de liderlerin bu kırılganlıkları itiraf ettiğini dile getirdi. Geçen senenin zor geçen bir dönem olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu ‘Türkiye Yüzyılı Vizyonu’ doğrultusunda daha fazla yatırım, üretim, ihracat ve döviz geliri için ihracatçılar, müteahhitler ve teknik müşavirlerle dünyanın dört bir yanında durmaksızın çalıştıklarını vurgulayan Bolat, üretim ve ihracat alanındaki başarıların ekonomik büyüme, üretim artışı, istihdam artışı gibi alanlara olumlu yansıdığını kaydetti. "Kişi başına milli gelirimiz 18 bin dolar sınırına ulaşmıştır" Bakan Bolat, son 21 çeyrektir ülke ekonomisinin büyümeye devam ettiğini vurgulayarak, 2024 yılında 1,3 trilyon dolar olan milli geliri bu yıl 1,5 trilyon doların üzerinde tamamlayarak yeni bir rekor kırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Dış ticarette, ihracatta cari işlemler dengesinde olumlu artışlar gözlemlendiğini de söyleyen Bolat, "Kişi başına milli gelirimiz 18 bin dolar sınırına ulaşmıştır" dedi. "Müteahhitlik hizmetleri başta olmak üzere tüm hizmet ihracatçıların gayretiyle rekorumuzu yenileyeceğiz" Bolat, 2025 yılındaki ihracat rakamlarında 396 milyar dolarla rekor kırdıklarını hatırlatarak, "Bizlere 410 milyar dolar toplam ihracat hedefini belirlenmişti. Mallarda 282 milyar dolar hizmetlerde de 128 milyar dolar olarak. Mal ihracatı yanında gurur kaynağımız olan hizmetler ihracatında da hamdolsun geçen yılı rekorla kapattık. Bu yılda inşallah sizlerin ve tüm hizmet ihracatçıların gayretiyle rekorumuzu yenileyeceğiz. Bu noktada başta müteahhitlik hizmetleri, turizm sektörü, fuarcılık, taşımacılık, lojistik, bilişim, yazılım hizmetleri, eğitim ve sağlık turizmi, danışmanlık hizmetleri, kültür ve eğlence sektörünü dizi filmleri sayabiliriz" şeklinde konuştu. "Dış müteahhitlik alanında 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur" Dış müteahhitlik alanının Türkiye’nin çok başarılı olduğu bir alan olduğunu işaret eden Bolat, "Son yıllarda teknik müşavirlik de onu desteklemekte ve başarıyı taçlandırmaktadır. 30 yılda 50 milyar doları aşmışken Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur, başarılmıştır. Artık dünyanın 138 ülkesinde yollarıyla, hastaneleriyle, santralleriyle, fabrikalarıyla, stadyumlarıyla karayollarıyla, demir yollarıyla, hızlı tren ağlarıyla Türk müteahhitlerinin eserleri var. Müşavirlikte ilerlememiz, müteahhitlik sektörümüze de katkı yapmaktadır" açıklamasında bulundu. "Müteahhitlik alanında Avrupa’da Türkiye’nin payı yüzde 30 paya yükseldi" Dış müteahhitlik alanında Türkiye’nin payına da değinen Bolat, "Bugüne kadar bağımsız devletler topluluğu ülkelerinde yüzde 43’lük bir payımız vardı. Orta Doğu yüzde 25’ti, Afrika’da yüzde 18, Avrupa yüzde 10’du. Ancak 2025 yılı çok ilginç bir gelişmeyi de beraberinde getirdi. Avrupa’da yüzde 30 paya yükseldi. Orta Doğu yüzde 22’lik paya yükseldi. Burada başta Romanya, Portekiz gibi ülkelerin, İspanya gibi ülkelerin, İngiltere’nin ve diğer Polonya’nın öne çıktığını görmekteyiz. Ama totalde Rusya ve Türkmenistan’ın ilk iki sırada olması devam etmektedir. Aşağı yukarı son 10-15 senedir Türk müteahhitleri dünyanın en büyük 250 firma listesinde hep ikinci sırada yer almaktadır. Ve son 5-6 senedir 40 firmanın üstündeyiz. Bu başarılar Türkiye için bir gurur vesilesidir" diye konuştu. Türk sanayi ve tarım ürünleri ve ulaştırma hizmetleri için yurt dışından övgü dolu sözler işittiklerini kaydeden Bolat, Türkiye’nin bu çerçevede büyük bir tanıtım ve itibar kazandığını dile getirdi. Irak Kalkınma Yolu Projesi’nin Türk müteahhitleri için çok önemli imkanlar sağlayacağını sözlerine ekleyen Bolat, yurt içerisinde ise kentsel dönüşüm projelerinin devam ettiğini ve deprem bölgesindeki 11 vilayetin inşasının da inşaat sektörlerine önemli bir şekilde ivme sağladığını ifade etti. Program, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasıyla devam etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin"
27 Ocak 2026 Salı - 16:28 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin"-"Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça bölgemizde artık çok farklı rüzgârlar esecek"-"Altı yüz bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü"-"Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garanti altına alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz"-"Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliğinin Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’ne katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide büyümenin devam ettiğini ve yükselişin süreceğini söyledi. Suriye konusunda da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de barışın sağlanması ve aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti."Dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye’nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk müteahhitleri aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor. Türk inşaat şirketleri son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır. Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz" diye konuştu.En büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firmasıSektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillediğini söyleyen Erdoğan, listede yer alan firma sayıları itibariyle Türkiye’nin dünyada ikinci olduğunu belirtti. Önceki yıl listede 43 firmanın olduğunu belirten Erdoğan, bu yıl aynı listede 45 firma olduğunu söyledi."Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı"Listeye dair daha detaylı bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:"Bir başka çarpıcı rakam şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösterdi. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. ENR Dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibariyle ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşti. 2017 yılında listeye yalnızca 4 firmamız girebiliyorken, aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardık. Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canı gönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.""Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir"Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan Koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan, bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim: Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon, yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibariyle 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı."2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır"Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performanslarına da yansıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hamdolsun hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak daha Eylül ayında ulaştık. Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefimizi aşarak inşallah 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz. Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum. Geçtiğimiz sene 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" açıklamasında bulundu.Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe, reformların birer birer hayata geçmesiyle Türkiye’nin kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacağını ifade eden Erdoğan, "Bu sayede büyüme birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısacası 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacaktır" dedi."Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık"Büyüme verilerinin öylesine rakamlar olarak görmenin büyük bir haksızlık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek ihracatta, gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var. Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettik. Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık. Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyamızda adeta çıkarma yaptık. Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum; Gazze’de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz" ifadelerini kullandı."Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak"Suriye’nin istikrara ve güvene kavuşmasıyla bunun olumlu etkilerini başta Türkiye olmak üzere tüm komşu ülkelerin doğrudan hissedeceğinin altını çizen Erdoğan, "Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek, inşallah Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi."Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak"Suriye’de artık hayatın normale döndüğünü ve artık refah seviyesinin giderek yükseleceğini söyleyen Erdoğan, "İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken, Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Ekonomik yaptırımlar kalktı, eski rejim döneminde çöken devlet sistemi tekrar toparlandı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. 600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayınladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu topyekun kalkınma seferberliğinin uzun süredir terör örgütlerinin işgal altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yeraltında tünel yapmaya değil, yerüstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacak. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak" dedi."Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur"Suriye’de artık barışın tamamen gelmesi gerektiğini ve Suriyeli çocukların savaş istemediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" diye konuştu."Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz"Türkiye’nin dünyanın neresinde mazlum varsa yardımına koştuğunu söyleyen Erdoğan şu ifadelerin kullandı:"Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD’ımızın, Kızılay’ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor. Suriye hükümeti de en başta Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara olmak üzere bu konuda gerçekten çok büyük bir hassasiyet sergiliyor. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz.""Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı"Suriye’de kalıcı barışın sağlanması için çağrı yapan Erdoğan, "İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum" dedi.Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı. Erdoğan, konuşmasının ardından ödül alan firmaların temsilcilerine ödüllerini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"
27 Ocak 2026 Salı - 16:05 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"- "Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliğinin Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’ne katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide büyümenin devam ettiğini ve yükselişin süreceğini söyledi. Suriye konusunda da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de barışın sağlanması ve aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti."Dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye’nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk müteahhitleri aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor. Türk inşaat şirketleri son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır. Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz" diye konuştu.En büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firmasıSektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillediğini söyleyen Erdoğan, listede yer alan firma sayıları itibariyle Türkiye’nin dünyada ikinci olduğunu belirtti. Önceki yıl listede 43 firmanın olduğunu belirten Erdoğan, bu yıl aynı listede 45 firma olduğunu söyledi."Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı"Listeye dair daha detaylı bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:"Bir başka çarpıcı rakam şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösterdi. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. ENR Dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibariyle ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşti. 2017 yılında listeye yalnızca 4 firmamız girebiliyorken, aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardık. Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canı gönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.""Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir"Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan Koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan, bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim: Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon, yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibariyle 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı."2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır"Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performanslarına da yansıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hamdolsun hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak daha Eylül ayında ulaştık. Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefimizi aşarak inşallah 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz. Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum. Geçtiğimiz sene 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" açıklamasında bulundu.Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe, reformların birer birer hayata geçmesiyle Türkiye’nin kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacağını ifade eden Erdoğan, "Bu sayede büyüme birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısacası 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacaktır" dedi."Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık"Büyüme verilerinin öylesine rakamlar olarak görmenin büyük bir haksızlık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek ihracatta, gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var. Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettik. Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık. Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyamızda adeta çıkarma yaptık. Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum; Gazze’de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz" ifadelerini kullandı."Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak"Suriye’nin istikrara ve güvene kavuşmasıyla bunun olumlu etkilerini başta Türkiye olmak üzere tüm komşu ülkelerin doğrudan hissedeceğinin altını çizen Erdoğan, "Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek, inşallah Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi."Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak"Suriye’de artık hayatın normale döndüğünü ve artık refah seviyesinin giderek yükseleceğini söyleyen Erdoğan, "İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken, Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Ekonomik yaptırımlar kalktı, eski rejim döneminde çöken devlet sistemi tekrar toparlandı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. 600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayınladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu topyekun kalkınma seferberliğinin uzun süredir terör örgütlerinin işgal altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yeraltında tünel yapmaya değil, yerüstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacak. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak" dedi."Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur"Suriye’de artık barışın tamamen gelmesi gerektiğini ve Suriyeli çocukların savaş istemediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" diye konuştu."Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz"Türkiye’nin dünyanın neresinde mazlum varsa yardımına koştuğunu söyleyen Erdoğan şu ifadelerin kullandı:"Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD’ımızın, Kızılay’ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor. Suriye hükümeti de en başta Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara olmak üzere bu konuda gerçekten çok büyük bir hassasiyet sergiliyor. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz.""Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı"Suriye’de kalıcı barışın sağlanması için çağrı yapan Erdoğan, "İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum" dedi.Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı. Erdoğan, konuşmasının ardından ödül alan firmaların temsilcilerine ödüllerini verdi.
Ankara’da eski damadı tarafından öldürülen kadının komşusu: "Sürekli eve gelip rahatsız ettiğini söylüyordu"
27 Ocak 2026 Salı - 15:59 Ankara’da eski damadı tarafından öldürülen kadının komşusu: "Sürekli eve gelip rahatsız ettiğini söylüyordu" Ankara’da eski damadı tarafından kızıyla birlikte saldırıya uğrayan kadın hayatını kaybetti. Saldırgan damat daha sonra intihar ederken, vurduğu eski eşi ise ağır yaralandı. Öldürülen kadının komşusu ise olayla ilgili, "Komşum, eski damadının sürekli evlerinin önüne gediğini ve kendilerini rahatsız ettiğini söylüyordu" dedi. Olay, Altındağ ilçesi Şehit Ömer Halisdemir Bulvarı’nda meydana geldi. İddialara göre, Erkan Bartan (53), boşandığı eşi S. Koçak’ın (53) barışma istediğini reddettiği için ailesiyle birlikte yaşadığı apartmana gizlice girdi. Beklemeye başlayan Bartan, kapıyı açan eski eşi ve onun annesi Ülker Koçak’a (73) tabanca ile ateş ettikten sonra intihar etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Vefat ettiği belirlenen Bartan ile eski kayınvalidesi Koçak’ın cenazeleri çalışmaların ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Ağır yaralanan S. Koçak ise ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye sevk edildi ve hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Saldırgan koca uyuşturucu ticareti nedeniyle hapis cezasına çarptırılmış Cinayetin ardından intihar eden Erkan Bartan’ın yaklaşık 5 sene önce uyuşturucu ticaretinden dolayı hapis cezasına çarptırıldığı ve kısa süre önce tahliye edildiği aktarıldı. Öte yandan, geçen sene boşanan çiftin bir kız çocuklarının olduğu öğrenildi. Olayla ilgili incelemelerin ise devam ettiği aktarıldı. "Komşumuzla çok samimiydik, durumdan şikayetçiydi" Öldürülen Koçak’ın komşusu Tenzile Ünal, olayla ilgili "Komşum, eski damadının sürekli evlerinin önüne geldiğini ve kendilerini rahatsız ettiğini söylüyordu. Bir türlü kızlarını kurtaramadıklarından bahsediyorlardı. Vurulan kadın eşiyle boşanmıştı ama eşi onu rahatsız ediyordu. Hapisten çıkmıştı. Komşumuzla çok samimiydik. Durumdan şikayetçiydi. Saldırganla bir kez apartman toplantısında karşılaşmıştık. Sinirlenip terk etmişti toplantıyı" dedi. Başka bir komşu ise olayın ardından üzüntü duyduklarını belirterek, "Boşanan çiftin araları açıkmış, husumet varmış. Komşularım anlatırdı. Saldırgan barışmak istiyormuş. Komşularımız çok iyi insanlardı. Yıllardır beraber otururduk. Bazen taraflar arasında küçük olaylar yaşanırdı. Saldırganı tanımazdım. Arada sırada ziyarete gelirdi. Olayı duyunca adeta çılgına döndük" ifadelerine yer verdi.
Dışişleri Bakanı Fidan: "Önümüzde hedefler Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, Vize Serbestisi Anlaşması’nın devreye girmesi"
27 Ocak 2026 Salı - 14:47 Dışişleri Bakanı Fidan: "Önümüzde hedefler Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, Vize Serbestisi Anlaşması’nın devreye girmesi" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Önümüzde aslında birkaç tane hedef var. Bunlardan biri Gümrük Birliği Anlaşmasının güncellenmesi. Diğeri de Vize Serbestisi Anlaşmasının devreye girmesi" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Nol Barrot ile bugün bir otelde düzenledikleri ortak basın toplantısında, Türkiye-Fransa ilişkileri, Türkiye-Avrupa Birliği süreci, Avrupa güvenliği ile bölgesel ve küresel gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alındığını söyledi. Fidan, "Türkiye-Fransa ilişkilerine değindik. Fransa-Avrupa Birliği ilişkilerine, Fransa ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bölgesel ve küresel konuları detaylıca ele alma imkanımız oldu" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesine büyük önem verdiğini vurgulayan Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanlarımızın liderliğinde hem Sayın Macron hem Sayın Erdoğan, gerçekten Türkiye-Fransa ilişkilerinin daha da ileri taşınması için bizlere siyasi direktiflerini vermiş durumdalar" dedi. İki ülke arasındaki iş birliğini her alanda güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Fidan, "Biz iki ülke arasındaki ticari, ekonomik, siyasi ve diğer alanlardaki ilişkileri nasıl daha iyi taşıyabiliriz diye var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin de gündemde önemli yer tuttuğunu aktaran Bakan Fidan, "Türkiye Avrupa Birliği konularında da şu anda mevcut olan tıkanıklığı nasıl aşabiliriz, neler yapılabilir, bu konularda da değerli meslektaşımla görüş alışverişinde bulunduk" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, önlerinde somut hedefler bulunduğunu belirterek, "Bunlardan biri Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi. Diğeri de Vize Serbestisi Anlaşması’nın devreye girmesi" dedi. Avrupa güvenliği konusuna da değinen Bakan Fidan, "Avrupa Güvenliği kapsamında NATO’nun içerisinde Avrupa güvenliğini nasıl ilerletebiliriz, neler yapılabilir, bu konuyla ilgili gerçekten nitelikli görüş alışverişinde bulunduk" şeklinde konuştu. Türkiye ve Fransa’nın NATO ve Avrupa güvenliği açısından oynadığı role dikkati çeken Bakan Fidan, "İki ülkenin hem NATO’da hem Avrupa güvenliği içinde oynadığı önemli rolü dikkate aldığımızda burada da yapabileceğimiz çok şeyler olabileceğini, bunun için de daha fazla bir araya gelmemiz gerektiğinin altını çizdik" dedi. Bölgesel ve küresel gelişmelerin de kapsamlı şekilde ele alındığını ifade eden Fidan, "Suriye, Gazze, İran’daki gelişmeler, Akdeniz güvenliği başta olmak üzere Rusya-Ukrayna Savaşı gibi küresel güvenliği ilgilendiren konular çok ciddi vaktimizi aldı" ifadelerini kullandı. DEAŞ’la mücadelenin kesintisiz sürdürülmesinin de gündemde olduğunu belirten Fidan, Gönüllüler Koalisyonu’nun devam eden çalışmaları, Türkiye’nin bu kapsamdaki katkıları ile Rusya-Ukrayna görüşmelerinde gelinen son aşamanın da ele alındığını söyledi. Fidan, "Burada belirtemediğim daha birçok konu var. Bu durum Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerin konu setinin ne kadar geniş olduğunu da gösteriyor" dedi. Türkiye ile Fransa arasında sürekli olarak yakın iletişim ve iş birliğinin bulunduğunu dile getiren Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Nol Barrot, "Cumhurbaşkanlarımız her konuda görüşmelerini devam ettiriyor. Benim de Dışişleri Bakanı ile görüşmelerim her zaman devam ediyor. 2 Nisan’da gerçekleştirmiş olduğu ziyaret sonrasında sürekli bir iletişim halindeyiz. Bölgesel ve uluslararası istikrar için bu son derece önemli. Terörle mücadele bizim iş birliğimizin önemli konularından bir tanesi. Ülkelerimiz önemli tehditler karşısında, DEAŞ tehdidi de bunlardan birisidir. Bu kapsamda Suriye’deki gelişmeleri ele aldık. Orada hızlı bir ilerleme olduğunu görüyoruz. Ukrayna desteğimizden bahsettik. Fransa, Türkiye’nin de Gönüllüler Koalisyonuna katılımını desteklemekte ve olumlu bulmakta. Rus saldırılarına karşı baskıyı artırmalıyız" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Gazze’deki ateşkesin garantörlerinden bir tanesi olduğunu aktaran Barrot, "İnsani yardımların insani koridorlar vasıtasıyla ulaştığından emin olmalıyız. New York’taki beyanname kapsamında iki devletli çözüm için Türkiye’nin ve Fransa’nın oynayacak önemli görevleri var. Kafkasya güneyinde ise Fransa, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini desteklemektedir. Bu kapsamda sınırların yeniden açılması, bölgesel etkinliğin artırılması bölgenin refahı için son derece önemli" dedi. Görüşmede NATO kapsamındaki iş birliğinden de bahsettiklerini dile getiren Barrot, "Temmuz ayında Türkiye, zirveyi ağırlayacak. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ittifakın Grönland’daki tatbikatlarında Fransa olarak katılmaya hazırız. İki ülkemizde küresel konularda önemli görev üstlenecek. Fransa G-7’nin başkanlığını, Türkiye ise COP31’i ağırlayacak. Bu çerçevede iletişimimizi sürdürmemiz son derece elzem. Biyoçeşitliliğin korunması ve iklim değişikliği ile mücadele gibi konulardaki etkinliğimiz son derece önemli. Türkiye-Fransa ortaklığı her aşamada son derece yoğun" diye konuştu. Bazı durumlarda görüş farklılıklarının olabileceğini fakat her durumda uzlaşı, iş birliği ve dayanışmaya zemininin bulmaya çalıştıklarını kaydeden Barrot, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’nin 2023 Şubat ayında yaşamış olduğu deprem sonrasında Fransa hemen insani yardımını harekete geçirdi. Yeniden inşa çalışmalarında da 2 yıl gibi kısa süre içerisindeki ilerlemeyi başarı ve takdirle karşıladığımızı ifade etmek isterim. 500 yıllık diplomatik ilişkilerimiz içerisinde önemli meseleleri her zaman ele aldık. Avrupa kıtasını sarsmış olan önemli konuları da her zaman gündemimizde tuttuk. 2026 yılına da bu konular önümüzde yer alan konulardır. Fransa ve Türkiye bunların farkında olarak tüm bu sebeplerden dolayı Dışişleri Bakanı Fidan ile birlikte karşılıklı ortak sorumluluk bilinci çerçevesi içerisinde konuşmaya her zaman devam edeceğiz." (OHÖ-