ASAYİŞ - 27 Ocak 2026 Salı 15:59

Ankara’da eski damadı tarafından öldürülen kadının komşusu: "Sürekli eve gelip rahatsız ettiğini söylüyordu"

A
A
A
Ankara’da eski damadı tarafından öldürülen kadının komşusu: "Sürekli eve gelip rahatsız ettiğini söylüyordu"

Ankara’da eski damadı tarafından kızıyla birlikte saldırıya uğrayan kadın hayatını kaybetti. Saldırgan damat daha sonra intihar ederken, vurduğu eski eşi ise ağır yaralandı. Öldürülen kadının komşusu ise olayla ilgili, "Komşum, eski damadının sürekli evlerinin önüne gediğini ve kendilerini rahatsız ettiğini söylüyordu" dedi.


Olay, Altındağ ilçesi Şehit Ömer Halisdemir Bulvarı’nda meydana geldi. İddialara göre, Erkan Bartan (53), boşandığı eşi S. Koçak’ın (53) barışma istediğini reddettiği için ailesiyle birlikte yaşadığı apartmana gizlice girdi. Beklemeye başlayan Bartan, kapıyı açan eski eşi ve onun annesi Ülker Koçak’a (73) tabanca ile ateş ettikten sonra intihar etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Vefat ettiği belirlenen Bartan ile eski kayınvalidesi Koçak’ın cenazeleri çalışmaların ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Ağır yaralanan S. Koçak ise ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye sevk edildi ve hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.



Saldırgan koca uyuşturucu ticareti nedeniyle hapis cezasına çarptırılmış


Cinayetin ardından intihar eden Erkan Bartan’ın yaklaşık 5 sene önce uyuşturucu ticaretinden dolayı hapis cezasına çarptırıldığı ve kısa süre önce tahliye edildiği aktarıldı. Öte yandan, geçen sene boşanan çiftin bir kız çocuklarının olduğu öğrenildi.


Olayla ilgili incelemelerin ise devam ettiği aktarıldı.



"Komşumuzla çok samimiydik, durumdan şikayetçiydi"


Öldürülen Koçak’ın komşusu Tenzile Ünal, olayla ilgili "Komşum, eski damadının sürekli evlerinin önüne geldiğini ve kendilerini rahatsız ettiğini söylüyordu. Bir türlü kızlarını kurtaramadıklarından bahsediyorlardı. Vurulan kadın eşiyle boşanmıştı ama eşi onu rahatsız ediyordu. Hapisten çıkmıştı. Komşumuzla çok samimiydik. Durumdan şikayetçiydi. Saldırganla bir kez apartman toplantısında karşılaşmıştık. Sinirlenip terk etmişti toplantıyı" dedi.


Başka bir komşu ise olayın ardından üzüntü duyduklarını belirterek, "Boşanan çiftin araları açıkmış, husumet varmış. Komşularım anlatırdı. Saldırgan barışmak istiyormuş. Komşularımız çok iyi insanlardı. Yıllardır beraber otururduk. Bazen taraflar arasında küçük olaylar yaşanırdı. Saldırganı tanımazdım. Arada sırada ziyarete gelirdi. Olayı duyunca adeta çılgına döndük" ifadelerine yer verdi.



Ankara’da eski damadı tarafından öldürülen kadının komşusu: "Sürekli eve gelip rahatsız ettiğini söylüyordu"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "İBB’nin yasal olmayan ‘kreşlerinde’, başka çocukların da mağdur edildiği bilinmektedir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "İBB’ye ait ruhsatsız ‘çocuk etkinlik merkezinde’ istismar ve şiddete maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir. Söz konusu iddialar bakanlığımıza intikal etmiştir" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda "3 yaşındaki bir yavrumuzun, İBB’ye ait ruhsatsız ’çocuk etkinlik merkezinde’, istismar ve şiddete maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir. Söz konusu iddialar Bakanlığımıza ve yargıya intikal etmiştir. Yargı süreci devam etmekte olup; İBB’nin yasal olmayan bir biçimde işletmeye çalıştığı ‘kreşlerinde’ başka çocuklarımızın da mağdur edildiği benzer vakalar olduğu bilinmektedir. Bu vakaların tamamı Bakanlığımız ve adli makamlar tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, paylaşımında, "Böylesine hassas ve toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir konuda, siyaset üstü bir sorumlulukla hareket edilmesi gerekirken ve iddialar bu kadar ciddiyken, kamuoyunu rahatlatacak açık ve sorumlu bir tutum sergilemek yerine konunun siyasi polemiklere çekilmesi kabul edilemez. Oysa yapılması gereken son derece açıktı: Bu kurumları daha en baştan çocukların güvenliğini esas alan bir anlayışla, hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun biçimde tasarlamak! Çocuklar söz konusu olduğunda hiçbir mazeret, hiçbir tereddüt, hiçbir gecikme kabul edilemez. Sıfır tolerans esastır. En küçük risk bile derhal müdahale sebebidir. Bu vakalar görmezden gelinemez. Üzeri örtülemez. Normalleştirilemez. Bakanlık olarak hiçbir iddiayı yok saymadık, hiçbir vakaya sessiz kalmadık. Bu olayda da yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacak, çocuklarımızın ve ailelerimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz" dedi.