GÜNDEM - 27 Ocak 2026 Salı 14:55

Dışişleri Bakanı Fidan: "Önümüzde hedefler; ’Gümrük Birliği Anlaşması’ nın güncellenmesi, ’Vize Serbestisi Anlaşması’ nın devreye girmesi"

A
A
A

 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Önümüzde aslında birkaç tane hedef var. Bunlardan biri Gümrük Birliği Anlaşmasının güncellenmesi. Diğeri de Vize Serbestisi Anlaşmasının devreye girmesi" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Nol Barrot ile bugün bir otelde düzenledikleri ortak basın toplantısında, Türkiye-Fransa ilişkileri, Türkiye-Avrupa Birliği süreci, Avrupa güvenliği ile bölgesel ve küresel gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alındığını söyledi. Fidan, "Türkiye-Fransa ilişkilerine değindik. Fransa-Avrupa Birliği ilişkilerine, Fransa ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bölgesel ve küresel konuları detaylıca ele alma imkanımız oldu" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesine büyük önem verdiğini vurgulayan Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanlarımızın liderliğinde hem Sayın Macron hem Sayın Erdoğan, gerçekten Türkiye-Fransa ilişkilerinin daha da ileri taşınması için bizlere siyasi direktiflerini vermiş durumdalar" dedi.

İki ülke arasındaki iş birliğini her alanda güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Fidan, "Biz iki ülke arasındaki ticari, ekonomik, siyasi ve diğer alanlardaki ilişkileri nasıl daha iyi taşıyabiliriz diye var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu.
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin de gündemde önemli yer tuttuğunu aktaran Bakan Fidan, "Türkiye Avrupa Birliği konularında da şu anda mevcut olan tıkanıklığı nasıl aşabiliriz, neler yapılabilir, bu konularda da değerli meslektaşımla görüş alışverişinde bulunduk" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, önlerinde somut hedefler bulunduğunu belirterek, "Bunlardan biri Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi. Diğeri de Vize Serbestisi Anlaşması’nın devreye girmesi" dedi.

Avrupa güvenliği konusuna da değinen Bakan Fidan, "Avrupa Güvenliği kapsamında NATO’nun içerisinde Avrupa güvenliğini nasıl ilerletebiliriz, neler yapılabilir, bu konuyla ilgili gerçekten nitelikli görüş alışverişinde bulunduk" şeklinde konuştu.

Türkiye ve Fransa’nın NATO ve Avrupa güvenliği açısından oynadığı role dikkati çeken Bakan Fidan, "İki ülkenin hem NATO’da hem Avrupa güvenliği içinde oynadığı önemli rolü dikkate aldığımızda burada da yapabileceğimiz çok şeyler olabileceğini, bunun için de daha fazla bir araya gelmemiz gerektiğinin altını çizdik" dedi.

Bölgesel ve küresel gelişmelerin de kapsamlı şekilde ele alındığını ifade eden Fidan, "Suriye, Gazze, İran’daki gelişmeler, Akdeniz güvenliği başta olmak üzere Rusya-Ukrayna Savaşı gibi küresel güvenliği ilgilendiren konular çok ciddi vaktimizi aldı" ifadelerini kullandı.

DEAŞ’la mücadelenin kesintisiz sürdürülmesinin de gündemde olduğunu belirten Fidan, Gönüllüler Koalisyonu’nun devam eden çalışmaları, Türkiye’nin bu kapsamdaki katkıları ile Rusya-Ukrayna görüşmelerinde gelinen son aşamanın da ele alındığını söyledi. Fidan, "Burada belirtemediğim daha birçok konu var. Bu durum Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerin konu setinin ne kadar geniş olduğunu da gösteriyor" dedi.

Türkiye ile Fransa arasında sürekli olarak yakın iletişim ve iş birliğinin bulunduğunu dile getiren Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Nol Barrot, "Cumhurbaşkanlarımız her konuda görüşmelerini devam ettiriyor. Benim de Dışişleri Bakanı ile görüşmelerim her zaman devam ediyor. 2 Nisan’da gerçekleştirmiş olduğu ziyaret sonrasında sürekli bir iletişim halindeyiz. Bölgesel ve uluslararası istikrar için bu son derece önemli. Terörle mücadele bizim iş birliğimizin önemli konularından bir tanesi. Ülkelerimiz önemli tehditler karşısında, DEAŞ tehdidi de bunlardan birisidir. Bu kapsamda Suriye’deki gelişmeleri ele aldık. Orada hızlı bir ilerleme olduğunu görüyoruz. Ukrayna desteğimizden bahsettik. Fransa, Türkiye’nin de Gönüllüler Koalisyonuna katılımını desteklemekte ve olumlu bulmakta. Rus saldırılarına karşı baskıyı artırmalıyız" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Gazze’deki ateşkesin garantörlerinden bir tanesi olduğunu aktaran Barrot, "İnsani yardımların insani koridorlar vasıtasıyla ulaştığından emin olmalıyız. New York’taki beyanname kapsamında iki devletli çözüm için Türkiye’nin ve Fransa’nın oynayacak önemli görevleri var. Kafkasya güneyinde ise Fransa, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini desteklemektedir. Bu kapsamda sınırların yeniden açılması, bölgesel etkinliğin artırılması bölgenin refahı için son derece önemli" dedi.
Görüşmede NATO kapsamındaki iş birliğinden de bahsettiklerini dile getiren Barrot, "Temmuz ayında Türkiye, zirveyi ağırlayacak. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ittifakın Grönland’daki tatbikatlarında Fransa olarak katılmaya hazırız. İki ülkemizde küresel konularda önemli görev üstlenecek. Fransa G-7’nin başkanlığını, Türkiye ise COP31’i ağırlayacak. Bu çerçevede iletişimimizi sürdürmemiz son derece elzem. Biyoçeşitliliğin korunması ve iklim değişikliği ile mücadele gibi konulardaki etkinliğimiz son derece önemli. Türkiye-Fransa ortaklığı her aşamada son derece yoğun" diye konuştu.

Bazı durumlarda görüş farklılıklarının olabileceğini fakat her durumda uzlaşı, iş birliği ve dayanışmaya zemininin bulmaya çalıştıklarını kaydeden Barrot, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye’nin 2023 Şubat ayında yaşamış olduğu deprem sonrasında Fransa hemen insani yardımını harekete geçirdi. Yeniden inşa çalışmalarında da 2 yıl gibi kısa süre içerisindeki ilerlemeyi başarı ve takdirle karşıladığımızı ifade etmek isterim. 500 yıllık diplomatik ilişkilerimiz içerisinde önemli meseleleri her zaman ele aldık. Avrupa kıtasını sarsmış olan önemli konuları da her zaman gündemimizde tuttuk. 2026 yılına da bu konular önümüzde yer alan konulardır. Fransa ve Türkiye bunların farkında olarak tüm bu sebeplerden dolayı Dışişleri Bakanı Fidan ile birlikte karşılıklı ortak sorumluluk bilinci çerçevesi içerisinde konuşmaya her zaman devam edeceğiz."

Oğuzhan Halil Özbek - Muhammed Musab Gümüşer - Tolga Başer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 4. Geleneksel Yıldız Kızlar Voleybol Turnuvası başladı Burhaniye Belediyesi tarafından 4.’sü düzenlenen Geleneksel Yıldız Kızlar Voleybol Turnuvası açılış töreni, Burhaniye Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşti. İl dışından ve çevre ilçelerden toplam 16 takımın katılım sağladığı yaklaşık 250 sporcunun mücadele ettiği turnuva, Midi ve Yıldız Kızlar olmak üzere iki ayrı kategoride gerçekleşiyor. Geleneksel Yıldız Kızlar Voleybol Turnuvası, centilmence rekabetin ve spor heyecanının en güzel örneklerini sergileyecek. Üç gün sürecek turnuvanın açılış törenine, Burhaniye Belediye Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, Burhaniye İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Aslan Alparslan, Burhaniye Belediyesi Özel Kalem Müdürü Muhammed Selcioğlu ile Burhaniye Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Rukiye Güven Köken, sporcular ve sporseverler katıldı. Program, saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı ile başladı. Burhaniye Belediye Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, Burhaniye İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Aslan Alparslan ile Turnuva Tertip Komite Sorumlusu Mehmet Kamil İren, açılış konuşmalarını yaparak sporculara başarı dileklerinde bulundular. Mehmet Kamil İren konuşmasında sporculara başarı dilerken, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Aslan Alparslan da, "Turnuvamıza değişik il ve ilçelerden 16 takım katılıyor. Değişil illerden ve ilçelerden gelen pırıl pırıl gençleri burada görmek geleceğe dair umutlarımızı artırıyor. Sevgili gençler bu turnuvada sadece smaç vurmayacaksınız. Burada dostluklar kuracaksınız. Turnuvamıza destek olan başta Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile Burhaniye Belediyesi olmak üzere tüm paydaşlarımıza, çalışma arkadaşlarıma, hakemlerimize, çocuklarını buraya gönderen velilerimize şükranlarımı sunarım" dedi. Belediye Başkan Yardımcısı Ayten Tuna da, "Tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum. Belediye olarak spora büyük destek veriyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum. Başarılar diliyorum" dedi.
Samsun Samsun’daki yasak ilişki cinayetinde kadın, oğlu ve kocası tutuklandı Samsun’da yasak ilişki yaşadığı sevgilisini boğazını keserek öldürdükten sonra polise teslim olan kadın ile oğlu ve kocası çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 24 Ocak akşamı saat 22.00 sıralarında Canik ilçesi Düvecik Mahallesi’nde Samsun Şehir Hastanesi yolu üzerinde park halinde bulunan 55 ARH 593 plakalı hafif ticari araç içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evlere temizliğe giden evli ve 3 çocuk annesi Gamze S. (38), uzun süredir yasak ilişki yaşadığı evli sevgilisi 4 çocuk babası pazarcı Ferit M. (45) ile buluştu. Taraflar arasında çıkan tartışma cinayetle sonuçlandı. İddiaya göre, Gamze S., yanında getirdiği bıçak ve satırla Ferit M.’nin boğazını kesip ardından satırla boyun bölgesine defalarca vurdu. Olayın ardından Gamze S., cinayette kullandığı bıçak ve satırla birlikte polis merkezine giderek teslim oldu. Olay yerine gelen polis ekipleri, Ferit M.’yi boğazı kesilmiş halde ölü buldu. Olayın ardından Gamze S., eşi Dursun Ali S. (38) ve oğlu Aydın S. (23) Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alındı. Cinayet Bürosundaki sorguları tamamlanan Gamze S., eşi Dursun Ali S. ve oğlu Aydın S., bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Gamze S., maktulle yaklaşık bir yıldır ilişki yaşadığını, ilişkinin ilk dönemlerinde karşılıklı olduğunu ancak daha sonra maktulün kendisine sürekli fiziksel ve psikolojik şiddet uygulamaya başladığını beyan etti. Gamze S., olay günü annesinin evinde bulunduğunu, maktulün evin önüne gelerek cama taş attığını ve daha önceden "camın önündesin" şeklinde mesajlar gönderdiğini söyledi. Camdan baktığında maktulü alkollü halde araç içerisinde gördüğünü, korktuğu için yanına indiğini ve oğlunu da yanına almak istediğini, ancak maktulün çocuğu araca almadığını ifade etti. Şehir Hastanesi tarafına gittiklerinde aralarında tartışma çıktığını, bu sırada maktulün kendisini darbettiğini, çığlık atarak araçtan kaçmaya çalıştığını, maktulün ise "Bizi rezil edeceksin, araca geç, Aydın’ı alacağım" dediğini anlattı. Daha sonra oğlunu arayarak buluşma yerine gittiklerini belirtti. Şüpheli, olayda kullanılan bıçak ve satırın maktulden korktuğu için bu aletleri önceden temin ederek çamaşırlarının altına gizlediğini ve araçta ön koltuğun arkasındaki cebe koyduğunu kabul etti. Oğlunu yoldan aldıktan sonra daha önce tartışma yaşadıkları rampaya çıktıklarını, maktulün elinde alkol şişesi ve biber gazı bulunduğunu, "Bugün ya seni ya çocuğunu öldüreceğim" şeklinde tehditlerde bulunduğunu beyan etti. Araca tekrar bindiklerinde arka koltuğa geçtiğini, maktulün ön koltuktan arkaya uzanarak oğlunun yanında kendisini taciz ettiğini ve öpmeye çalıştığını, kendisini ittiğini, maktulün elindeki şişeyi içmek için kafasına kaldırması üzerine sinirle koltuğun arkasında bulunan bıçağı aldığını söyledi. Maktulü korkutmak amacıyla bıçağı boynuna doğru çektiğini, boğazını kestiğini fark etmediğini, önceki yaşadıklarının etkisiyle satırı da çıkararak eyleme devam ettiğini ifade etti. Bıçak ve satırı saldırıdan önce kolay ulaşabileceği şekilde yerleştirdiğini de belirtti. Gamze S., oğluna zarar gelmesinden korktuğu için onun önüne geçerek eylemi gerçekleştirdiğini, oğlunun maktule yönelik herhangi bir saldırısının olmadığını, olay sırasında sadece babasını aradığını söyledi. Dursun Ali’nin olay sırasında yanlarında olmadığını, eylem devam ederken olay yerine geldiğini, kapıyı açmasıyla maktulün yere düştüğünü beyan etti. Daha sonra bıçak ve satırı ceketinin içine koyarak oğluna verdiğini, oğlunun ve Dursun Ali’nin geldikleri araca bindiklerini, kendisinin teslim olması gerektiği söylenerek karakol yakınında bırakıldığını anlattı. Aydın S., olay esnasında kendisinin de araç içinde olduğunu belirterek, "Maktul annemi tehdit etti. Tehditten sonra annem de benim üzerime oturarak maktule bıçakla ve satırla saldırdı. Ben olayın şokuyla olaya dahil olmadım. Benim şoför ön koltuğunda ayak izim tespit edilmiş ise de ben olayı ayırmak amacıyla koltuğun üzerine basmış olabilirim" dedi. Dursun Ali S. ise, "Olay günü Aydın beni aradı, arkadan Gamze’nin sesi geliyordu, öldürdüm diyordu. Ben de en başta gidebilecekleri yerleri araştırdım. Kendilerini bulamayınca tekrar Aydın’ı aradım. Nerede olduklarını sordum. Araçla bulundukları yere gittim. Aracın ön kapıyı araladığımda maktulün kanlı durumunu gördüm. Beni kan tuttuğu için kötü oldum. Gamze yolda bekledi, kendisine gelmesi için bağırdık, daha sonra araca bindi. Kendisini karakola götürdüm. Ben eve giderken şok etkisindeydim. Kesinlikle eyleme iştirak etmedim. Suçsuzum" diye konuştu. Nöbetçi mahkemeye ifade veren Gamze S., Dursun Ali S. ve Aydın S. tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildiler.
Aydın Tahliye esnasında kiracının ’binayı yakarım’ iddiası ekipleri harekete geçirdi Aydın’ın Nazilli ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tahliye gerginliğinde, "binayı yakarım" iddiası üzerine polis, itfaiye ve sağlık ekiplerini harekete geçirdi. Yüksek kira artışına sitem eden kiracı, "Kardeşlik böyle olmamalı" dedi. Olay, Nazilli Yıldıztepe Mahallesi 80. Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, iki katlı binanın birinci katında yaşayan Azerbaycan uyruklu Z.S. ile ev sahibi A.Y. arasında uzun süredir yaşanan uyuşmazlık yargıya taşındı. Ev kirasının 20 bin TL’ye yükseltilmek istendiği iddiası üzerine anlaşamadıkları ifade eden kiracı Z.S., icra memurları ile eve gelen ev sahibine kapıyı açmadı. Yaşanan gerginlik sırasında Z.S.’nin ’binayı yakarım’ iddiası üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, çevrede güvenlik önlemi aldı. Pencereden bağırarak yaşadıklarını anlatan Z.S., 2021 yılında eve taşındığını belirterek, başlangıçta ev sahibiyle aile ortamı vaadiyle anlaştıklarını söyledi. İki kızının olduğunu dile getiren Z.S., ev sahibinin kızlarını eve kabul etmediğini, su ve elektriğin ortak kullanılacağı söylenmesine rağmen kendisinden fazla ücret alındığını iddia etti. Ev sahibinin kızının kendisinden 20 bin TL talep ettiğini iddia eden Z.S., "85 milyona sesleniyorum, bu ev 20 bin TL eder mi?" diyerek kira artışına sitem etti. Hurdacılık yaparak geçimini sağladığını ve kanuni oturma izninin bulunduğunu ifade eden Z.S., evden çıkması isteniyorsa taşınma masraflarının karşılanması gerektiğini savunarak, "Mahkemenin kararına saygım var, boynumuz kıldan incedir. Ancak benden fazladan alınan paralar iade edilmeli. Mağdur olan benim" dedi. Olay yerine gelen ekiplerle yapılan görüşmelerin ardından kiracı ikna edilirken, kendisine ek süre tanındı.