Yerel Haberler
Ankara
Bakan Uraloğlu: "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" 15 Mayıs 2026 Cuma - 22:34:42 Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyonda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, diplomatik misyon temsilcileri, askeri yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı. Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını kazanması ile ilk tanıyan devletin Türkiye olduğunu anımsatan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, "Bu manalı destek sadece diplomatik bir adım değil, tarihin, gönüllerin ve kardeşliğin sesiydi. Bugün Azerbaycan hızla gelişiyor. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri de ulu önder Haydar Aliyev tarafından kurulan sağlam temeller üzerinde, fatih Cumhurbaşkanı İlham Aliyev önderliğinde olumlu şekilde devam ediyor" dedi. "Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız" Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin sıradan bir dostluk olmadığına işaret eden Büyükelçi Memmedov, "Ortak tarihin, ortak hafızanın, ortak acının ve ortak zaferlerin yoğurduğu ebedi bir kardeşliktir. Biz Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız. Biz Bakü’nün kurtuluşu uğrunda Anadolu’dan Kafkasya’ya yürüyen yiğitlerin evlatlarıyız" ifadelerini kullandı. Resepsiyonda konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin "herhangi iki devlet arasındaki münasebetlerin çok ötesinde" olduğunu ifade ederek, iki ülkeyi ortak tarih, kültür, dil ve gönül bağının birleştirdiğini söyledi. Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in "Bir millet, iki devlet" sözünün bugün ilişkilerin özü haline geldiğini belirten Uraloğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün "Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir" anlayışı temelinde şekillenen kardeşliğin her geçen gün daha da güçlendiğini dile getirdi. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderlikleri sayesinde iki ülke ilişkilerinin stratejik ortaklığın da ötesine geçtiğini kaydetti. 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerin müttefiklik seviyesine taşındığını belirten Bakan Uraloğlu, "Türkiye ile Azerbaycan, kötü günde birbirinin yanında duran, birbirine omuz veren, birbirinin gözyaşını silen, sevincine ortak olan iki kardeş ülkedir. İkinci Karabağ Zaferi sürecinde Türkiye’nin, Azerbaycan’ın haklı davasına verdiği güçlü destek nasıl tarih sayfalarında bir gurur vesikası olarak yerini aldıysa, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin ardından Azerbaycan’ın milletimize uzattığı kardeşlik eli de daima gönüllerimizde müstesna bir yere sahip olacaktır. O zor günlerde Azerbaycan halkının gösterdiği dayanışma, aslında aramızdaki kardeşliğin ne kadar derin ve samimi olduğunun en güçlü göstergelerinden biri olmuştur. Karabağ’da yeniden imar ve ihya çalışmalarında ortaya koyduğumuz ortak irade, bölgenin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmektedir" şeklinde konuştu. "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla 2025 yılında açılışı yapılan Laçın Uluslararası Havalimanı’nın Karabağ’ı dünyaya bağlayan önemli kapılardan biri olduğunu ifade ederek, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. İki ülke arasındaki üst düzey temasların her geçen yıl arttığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanları Erdoğan ve Aliyev’in ortaya koyduğu 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşılacağına inandığını belirtti. "Orta Koridor bölgesel refaha katkı sağlayacak" Ulaştırma ve bağlantısallık alanındaki iş birliğinin önemine işaret eden Bakan Uraloğlu, Orta Koridor’un güçlendirilmesi, "Trump Uluslararası Barış ve Refah Koridoru (TRIPP)" girişimi ile Hazar’dan Avrupa’ya uzanan ulaşım ve enerji hatlarının bölgesel refah ve ekonomik entegrasyon açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ve Azerbaycan’ın yalnızca kendi halklarının değil, daha geniş bir coğrafyanın barış ve istikrarına katkı sunduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, iki ülkenin başta Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere uluslararası platformlarda dayanışma içinde hareket ettiğini ifade etti.
Batı Şeria’da ilhak girişimine 8 ülkeden İsrail’e net mesaj: "Yasa dışı kararları en güçlü şekilde kınıyoruz"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:18 Batı Şeria’da ilhak girişimine 8 ülkeden İsrail’e net mesaj: "Yasa dışı kararları en güçlü şekilde kınıyoruz" Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da egemenlik dayatmayı ve ilhakı hızlandırmaya yönelik yasa dışı kararlarını "en güçlü şekilde" kınadı. Ortak açıklamada, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığı vurgulanırken, uluslararası topluma İsrail’e karşı sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapıldı. Türkiye, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da hukuka aykırı uygulamalarına ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’da egemenlik dayatmayı, yerleşim faaliyetlerini kökleştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari gerçeklik oluşturmayı amaçlayan karar ve tedbirlerinin "en güçlü şekilde kınandığı" belirtilerek, bu adımların Filistin halkını tehcir etmeyi ve yasa dışı ilhak sürecini hızlandırmayı hedeflediği vurgulandı. Bakanlar, "İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını" yeniden teyit ettiklerini kaydetti. Ortak açıklamada, söz konusu uygulamaların uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "İşgal altındaki Batı Şeria’daki bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz olduğunu ve özellikle 1967’den bu yana Doğu Kudüs dahil işgal edilen Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı karar başta olmak üzere tüm BM Güvenlik Konseyi kararlarının yanı sıra İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki politikaları ve uygulamalarının ve devam eden mevcudiyetinin yasa dışı olduğunu tespit eden ve İsrail işgaline son verilmesinin gerekliliğini teyit eden Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 yılındaki istişari görüşünün açık bir ihlalini teşkil ettiğini vurgulamışlardır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, Batı Şeria’daki tehlikeli tırmandırma ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmayı teminen İsrail’i zorlamaya yönelik çağrılarını yinelemişlerdir. Bakanlar, uluslararası meşruiyet kararlarına dayanan ve Arap Barış Girişimi’ne uygun bir şekilde iki devletli çözüm temelinde Filistin halkının kendi kaderini tayin ve devlet kurma yönündeki meşru haklarının, bölgede güvenlik ve istikrarı sağlayacak adil ve kapsamlı barışa ulaşmanın tek yolu olmaya devam ettiğini vurgulamışlardır."
Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:43 Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi.MHP’nin 57’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl’ programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti."57 yıllık maziyi geride bıraktık"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57’nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir’ diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu."Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır"Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu."Milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır"Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü’yle Kürdü’yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp’e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp’e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu."Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak"Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da Terörsüz Bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi."Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:"Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşma öncesi ve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğine dokunup sevdi.
MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye’ hedefinin pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:37 MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye’ hedefinin pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi.MHP’nin 57’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl’ programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti."57 yıllık maziyi geride bıraktık"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57’nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir’ diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu."Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır"Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu."Milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır"Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü’yle Kürdü’yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp’e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp’e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu."Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak"Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da Terörsüz Bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi."Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:"Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşma öncesi ve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğine dokunup sevdi.
Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:25 Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi.MHP’nin 57’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl’ programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti."57 yıllık maziyi geride bıraktık"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57’nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir’ diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu."Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır"Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu."Milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır"Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü’yle Kürdü’yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp’e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp’e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu."Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak"Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da Terörsüz Bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi."Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:"Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşma öncesi ve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğine dokunup sevdi.
Keçiören Belediye Başkanı Özarslan: "(Özgür Özel hakkında) Bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundum"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:57 Keçiören Belediye Başkanı Özarslan: "(Özgür Özel hakkında) Bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundum" Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile ilgili bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu ve ailesinin de bulunacağını açıkladı. Keçiören Belediye Başkanı Özarslan, CHP’den istifa etmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Özarslan, parti içinde kendisine yönelik baskı, iftira ve tehditler bulunduğunu öne sürerek görevini parti ayrımı gözetmeksizin sürdürmeye devam edeceğini belirtti. Başkan Özarslan, Keçiören halkına hizmet amacıyla yürüttüğü çalışmalara rağmen parti içindeki bazı grupların sistemli algı ve itibarsızlaştırma çalışmaları yürüttüğünü savundu. Özarslan ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından kendisine gönderildiğini iddia ettiği mesajların hakaret ve tehdit içerdiğini öne sürdü. Keçiören halkının emanetini taşıdığını vurgulayan Özarslan, parti üyeliğinden ayrıldığını ancak belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdürerek ilçeye hizmet etmeye devam edeceğini ifade etti. "Keçiören halkına hizmet etmeye devam edeceğiz" Özarslan, CHP tarafından kendisine baskı ve mobbing uygulandığını savunarak, "Görevimizin başındayız. Keçiören halkına hizmet etmeye devam edeceğiz. Biz kimsenin başına baş olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Yine halkımıza hizmete devam edeceğiz. Bize oy veren ya da vermeyen herkese hizmetkarlık sunmaya çalışacağız. Geçmişte nasıl CHP’nin bir belediye başkanı olarak hem AK Parti’nin hem MHP’nin hem İYİ Parti’nin hem de diğer partilerin hizmetkarı olduysak, yine parti gözetmeksizin, herkesin hizmetkarı olmaya devam edeceğiz. Üzerimize inanılmaz bir baskı ve mobbing uygulanmaya başlandı. Bu durum ister istemez rahatsız etse de işimize bakıyorduk ama genel başkan aileme küfür ve hakaret niteliği taşıyan mesajlar attı. Biz de böyle bir ortamda artık CHP’de yer almayacağımızı dün sosyal medya üzerinden yaptığımız basın açıklamasıyla açıkladık. Bizim için sorun yok. Halka hizmet, Hakk’a hizmet anlayışıyla halkımıza hizmete devam edeceğiz" cümlelerine yer verdi. "Bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundum" CHP Genel Başkanı Özel’in kendisine ve ailesine yönelik küfür içerikli mesajlar üzerine bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirten Özarslan, "Seçimlerde bize inanan, bize oy veren tüm seçmenin hakkını ve hukukunu koruyarak hizmet ederek yolumuza devam edeceğiz. Bana atılan küfürlü mesajlar üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e bu sabah itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundum. Bunun yanı sıra ailemin diğer fertleri ‘biz de bulunmak istiyoruz’ dediler. Bakalım önümüzdeki günlerde ne yapacak hep birlikte göreceğiz. Biz Yüce Türk Milleti’nin asil insanlarıyız. Hiçbir kimseye böyle laflar etmeyiz. Edilmesini de uygun görmeyiz. Bu noktada hele ki Atatürk’ün partisi dediğimiz, Cumhuriyet’in kurucu unsuru dediğimiz bir partinin genel başkanının da böylesine hafif bir pozisyonda bulunması gerçekten bizleri üzmektedir" şeklinde konuştu. Özarslan, yoluna bağımsız olarak devam edecek Bir gazetecinin Özarslan’ın CHP’den istifası üzerine ‘hangi partiye geçeceksiniz?’ sorusuna yanıt veren Özarslan, yoluna bağımsız olarak devam edeceğini, fakat gelecekte kendisini ve Keçiören Belediyesi’ni neler beklediğini bilmediği için şu anlık herhangi bir yorumda bulunmak istemediğini açıkladı.
Somali Adalet Bakanı Sheikhali: "Jetlerin dost bir ülkeden geldiğini bilmek, halkımıza büyük bir güven ve huzur verdi"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:37 Somali Adalet Bakanı Sheikhali: "Jetlerin dost bir ülkeden geldiğini bilmek, halkımıza büyük bir güven ve huzur verdi" Somali Adalet ve Anayasal İşler Bakanı Hassan Moallin Muhamoud Sheikhali, "Uzun yıllar bu sesi yalnızca Somali’nin düşmanlarından duyduk. Bu kez jetlerin dost bir ülkeden geldiğini bilmek, halkımıza büyük bir güven ve huzur verdi" dedi. Somali Adalet ve Anayasal İşler Bakanı Hassan Moallin Muhamoud Sheikhali, Milli İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından Ankara’da düzenlenen "Türkiye-Afrika Stratejik Diyaloğu" programının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "İsrail’in uluslararası hukuka ve uluslararası normlara saygı duymadığını göstermektedir" Sheikhali, İsrail’in tutumunun uluslararası hukuk ve normların açık ihlali olduğunu belirterek, bunun yalnızca Somali’ye özgü bir durum olmadığını söyledi. Sheikhali, "Bu, İsrail’in uluslararası hukuka ve uluslararası normlara saygı duymadığını göstermektedir. Bu tutum son 50-60 yıldır sürmektedir. Oysa Somali tek, birleşik, egemen ve bağımsız bir devlettir" dedi. "Amaç, Somali’yi parçalayarak bazı bölgelerini kontrol altına almak" Somali halkının yaşananları bir ihlal olarak gördüğünü ifade eden Sheikhali, ülkesine yönelik bölme girişimlerine dikkati çekerek, "Bu, ‘böl ve yönet’ şeklindeki eski bir taktiktir. Amaç, Somali’yi parçalayarak bazı bölgelerini kontrol altına almaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye, Somali’nin toprak bütünlüğüne desteği ile ön safta yer aldı" Bu süreçte Türkiye’nin rolüne özel vurgu yapan Sheikhali, "Türkiye ve diğer dost ülkeler bu kritik dönemde Somali’nin yanında yer aldı. Türkiye, Somali’nin toprak bütünlüğüne, birliğine ve siyasi bağımsızlığına verdiği desteği açık şekilde ortaya koymuş ve bu konuda ön safta yer almıştır" diye konuştu. Mogadişu semalarında Türk savaş uçakları Son haftalarda Mogadişu semalarında Türk savaş uçaklarının görülmesinin Somali halkı açısından güçlü bir mesaj verdiğini belirten Sheikhali, "Türk jetleri terörle mücadele kapsamında görev yapmaktadır. Bu, geçen yıl Türkiye ile imzaladığımız savunma anlaşmasının doğal bir sonucudur" dedi. "Türkiye’nin kararlılığı sözde değil, eylemde" Türkiye’nin savunma alanındaki taahhütlerini sahada yerine getirdiğini vurgulayan Sheikhali, "Türkiye, savunma anlaşmasını onurlandırmış, en modern askeri ekipmanları Somali’ye getirmiş ve ülkemizi savunmak için fiilen harekete geçmiştir. Bu, Türkiye’nin kararlılığının sözde değil, eylemle olduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı. "Jetlerin dost bir ülkeden geldiğini bilmek, halkımıza büyük bir güven ve huzur verdi" Türk jetlerinin sabah saatlerinde Mogadişu’dan havalanmasının halk üzerinde derin bir etki oluşturduğunu anlatan Sheikhali, "Uzun yıllar bu sesi yalnızca Somali’nin düşmanlarından duyduk. Bu kez jetlerin dost bir ülkeden geldiğini bilmek, halkımıza büyük bir güven ve huzur verdi" dedi. "Stratejik ortaklık artık savunmayı da kapsıyor" Somali halkının gerçek dostluğu bu süreçte net biçimde gördüğünü belirten Sheikhali, "Somali halkı artık stratejik ortaklığın yalnızca insani yardım ve kalkınmadan ibaret olmadığını, ülkenin savunmasını da kapsadığını açıkça görmüştür" diye konuştu. Türkiye’nin Somali’ye desteğinin geçmişine de değinen Sheikhali, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşık 15 yıl önce Somali’ye yaptığı ziyareti hatırlatarak, "O dönemde dünyadan kimse Somali’ye gelmeye cesaret edememişti. Türkiye bu cesareti gösterdi. Bu, gerçek dostluğun temelidir" dedi. "Bugün geldiğimiz nokta tesadüf değil" Türkiye ile Somali arasındaki doğrudan uçuşlara ve savunma iş birliğinin ulaştığı seviyeye de değinen Sheikhali, "Türkiye bugün Somali’de askeri altyapı kurabilecek, üsler ve savunma sistemleri konuşlandırabilecek güven ortamına sahiptir. Bu, ilişkilerimizin geldiği stratejik seviyeyi göstermektedir" ifadelerini kullandı.
Mamak’taki toprak kayması apartmanların yıkılma riskini artırdı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:19 Mamak’taki toprak kayması apartmanların yıkılma riskini artırdı Ankara’nın Mamak ilçesine bağlı Harman Mahallesi’nde meydana gelen toprak kayması, civardaki apartmanların yıkılma riskini artırdı. Olayla ilgili konuşan mağdurlar, durumun devam etmesi halinde yaşadıkları apartmanın arkasındaki üç binanın zemininde ciddi problemler olacağını iddia etti. Olay, dün akşam saatlerinde Harman Mahallesi Ahmet Akbaş Caddesi’ndeki boş arazide meydana geldi. Alınan bilgilere göre, arazide sürekli meydana gelen toprak kaymalarına bir yenisi daha eklendi. Olayla ilgili konuşan mağdur vatandaşlar ise can güvenliklerinin olmadığını söyledi. Yetkililerin durumla yeteri ilgilenmediğini iddia eden mağdurlar, önlem alınmaması ve toprak kaymasının devam etmesi halinde binalarının arkalarındaki üç apartmanın zemininde kayma ve yıkılma ihtimalinin artacağını ifade etti. Sorumlulardan yardım talep eden apartman sakinleri durum nedeniyle uzun zamandır tedirginlik hissettiklerini dile getirdi. "Burası yağış aldıkça zemin yumuşuyor ve heyelan riski oluşuyor" Olayla ilgili konuşan mağdurlardan Yüksel Pilo, "Bu tehlike hep vardı. Durumun farkına vardığımızdan beri bütün resmi makamlara başvuruda bulunduk ama tehlike teşkil etmediğini söylediler. Esas sorun toprak kayması değil. Arkadaki binanın bizim apartmanımızın üzerine çökme riski var. Biz öldükten sonra mı çözüm bulunacak. Olay adeta ben geliyorum diyor. Herkes ’bana ne’ diyor. Birkaç gün önce komşumuzun aracı kullanılamaz hale geldi. Üzerine kaya parçası düşmüş. Burası yağış aldıkça zemin yumuşuyor ve heyelan riski oluşuyor. Üzerimizdeki binanın zemininin kayma riski var, şu anda dört apartman tehlikede. Zorluklarla ancak buradan ev alabildik. Daha iyi yerlerde oturmak isterdik. Herkes sorumluluğu birbirinin üzerine atıyor. Buna bir çözüm bulunsun. Can güvenliğimiz yok ve benzer olaylar daha önce de yaşandı" dedi. "Bizim amacımız bir an önce tedbir alınmasını sağlamak" Mağdurlardan Osman Gedik ise, "Burada sürekli toprak parçalanmaları oluyordu. Önlem almak için tahtadan barikat yapmıştım. Kendimce bir perde yapmıştım ama o bile artık fayda etmiyor. Dün çok büyük bir kaya parçası düşmüş. Arka taraftaki binanın temeli yıkılırsa önce onlar ardından da biz tehlikeye gireceğiz. Orada 40 aile yaşıyor. Yağmurlar devam ediyor ve toprağın tamamen yıkılması durumunda bina temelinde çatlama olacak ve herkes mağdur olacak. Bizim amacımız bir an önce tedbir alınmasını sağlamak. Ekipler geldi ve incelemelerde bulundu. Burada önceden gecekondular vardı. Her yerde taştan yığılmalar var. Belki şu an için yıkılma tehlikesi yok ama tedbir almayacağız, zamanını bekleyeceğiz diye de bir şey yok. Dünden beri tedirginiz" diye konuştu.