POLİTİKA - 09 Şubat 2026 Pazartesi 15:25

Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu

A
A
A
Devlet Bahçeli, MHP’nin 57. yıl dönümü programında konuştu

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devle Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir" dedi.


MHP’nin 57’nci kuruluş yıldönümü münasebetiyle, ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde ‘Şanla Şerefle 57. Yıl’ programı düzenlendi. MHP Lideri Bahçeli başta olmak üzere programa çok sayıda partili katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşması ile devam etti.


"57 yıllık maziyi geride bıraktık"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen 57’nci yıla ithafen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeği için teşekkür eden Bahçeli, "Siyasi ve fikri seciyemizin yüksekliği ‘57 yılın mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisidir’ diyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle; insan sever, milletsever, vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne muazzam bağlılığımızla, milli ve manevi değer hükümlerine hasbi ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık maziyi geride bıraktık. 8-9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi. On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik, ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık. Büyük halk ozanımız Yunus, isteyeceksen içinden iste, diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik" diye konuştu.


"Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır"


Milliyetçiliğin binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "Milliyetçilik, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda da ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır. Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir" şeklinde konuştu.


"Milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır"


Biri ikiyle karalamanın, biri ikiye bölmenin ve dağıtmanın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türkü’yle Kürdü’yle Türk milleti muzaffer geçmişini müstakbel geleceğe emin olunuz taşıyacaktır. Bu taşıma ister omuzlarımızda olsun, isterse de ömrümüze mal olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Yine Merhum Gökalp’e göre, milli dayanışmanın üç unsuru vardır. Bunlardan birincisi, vatani ahlakın yüksek olmasıdır. Vatani ahlak, milli mefkurelerden, milli görevlerden oluşmuş ahlak demektir. Gökalp’e göre vatan milli kültürdür. Yani vatan dini, ahlaki, sanatsal güzelliklerin adeta bir müzesi, bir sergisidir. Milli dayanışmanın ikinci unsuru medeni ahlaktır. Bu ahlak milletimizin tüm fertleriyle onlara benzeyen diğer tüm fertleri saygıdeğer tanımaktan ibarettir. O halde vatanımızı, milletimizi nasıl seviyorsak millettaşlarımızı da öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Milli dayanışmayı güçlendirmek için vatani ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur mesleki ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce işbölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, milli birlik ve bağımsızlık ancak milli dayanışmayla var olacaktır" açıklamasında bulundu.


"Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak"


Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanmasının milli dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacağını dile getiren Bahçeli, "Bundan sonra da Terörsüz Bölge hedefine vasıl mümkün olacaktır. Çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil dünyanın ağırlık merkezidir. Bütün gelişmelerin istikamet ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle teçhiz edilmiş bir Türkiye dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarınız, geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşeri ve medeni değerleri kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak, adı, kuruluş ilkeleri ve milli kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasi ve hukuki esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli, Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır" dedi.


"Terörsüz Türkiye’ hedefinin düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle MHP toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ispat etmiştir"


Devlet Bahçeli, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:


"Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda, bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel olursa, buna da gönül rahatlığı içinde hazırdır. 57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun adı da ihanettir. Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegane siyasi irade, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bugüne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır. Haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ve yüksek sorumluluk ve sağduyulu anlayış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir. Şu hususu da tam bir inançla ifade etmeliyim ki; ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir."


MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuşma öncesi ve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen Türk bayrağı motifinde hazırlanmış 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğine dokunup sevdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da muhtarlara bağımlılıkla mücadele eğitimi Çorum Hitit Üniversitesi tarafından mahalle ve köy muhtarlarına yönelik düzenlenen eğitimde, bağımlılıkla mücadele yöntemleri, risk faktörleri ve erken uyarı işaretleri anlatıldı. Hitit Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Bilim İletişimi Ofisi iş birliğinde yerel yöneticilerin bilinçlendirilmesi amacıyla "Çorum Muhtarları İçin Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi Programı" düzenlendi. Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa mahalle ve köy muhtarları katıldı. Programda alanında uzman akademisyenler tarafından yapılan sunumlarda, bağımlılıkla mücadelede erken farkındalığın hayati önem taşıdığı vurgulandı. Muhtarların risk altındaki bireyleri erken tespit ederek ilgili kurumlara yönlendirmesinin kritik rol oynadığı ifade edildi. Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, bağımlılığın yalnızca bireyi değil aileyi ve toplumu da olumsuz etkilediğini belirterek, güçlü bir toplumun eğitimli ve bağımlılıklardan uzak bireylerle mümkün olacağını söyledi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nurcan Baykam ise bilimin rehberliğinde yürütülen çalışmaların önemine değinerek, eğitimlerin muhtarların sahadaki farkındalığını artıracağını ifade etti. Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Selin Özakar Akça, verilen eğitimlerin mahallelerde koruyucu ve önleyici çalışmaların güçlenmesine katkı sağlayacağını dile getirdi. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Zehra Ünal, çocuk ve gençlerin erken dönemde doğru yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Terapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Nur Pehlivan ise bağımlılıkla mücadelede yargılayıcı değil, bilgilendirici bir dil kullanılması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Recep Aydın da muhtarların süreçte "tespit et, bildir ve yönlendir" yaklaşımıyla hareket etmelerinin önemli katkı sağlayacağını belirtti.
İzmir İzmir’de iki kız kardeşin hayatını kaybettiği kazada aranan şüpheli yakalandı İzmir’in Menderes ilçesinde iki kız kardeşin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili aranan şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan şahısların ilk ifadelerinde aracın köprü üzerinde kayarak dere yatağına düştüğünü söyledikleri öğrenildi. Kaza, 6 Şubat’ta akşam saatlerinde Menderes ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 35 CPV 616 plakalı otomobil kontrolden çıkarak dere yatağına devrildi. Tenha bir bölgede gerçekleşen kazada, araçta bulunan Nergiz T. (21) ve kardeşi Balım T. (16) hayatını kaybetti. Kazadan sağ kurtulan ancak haklarında çeşitli suçlardan arama kararı bulunduğu için olay yerinden kaçtıkları iddia edilen D.Y. (28) ve T.D. (33) hakkında jandarma ekipleri çalışma başlattı. Kazanın ertesi sabahı kendi isteğiyle karakola giderek teslim olan D.Y.’nin yer göstermesi üzerine olay yerine giden ekipler, Nergiz T.’nin cansız bedenine araç içerisinde ulaştı. Balım T.’nin cansız bedeni ise aynı gün saat 11.00 sıralarında vatandaşlar tarafından dere kenarında bulundu. Yürütülen soruşturma kapsamında olayın ardından kayıplara karışan firari şüpheli T.D. de, jandarma ekiplerinin takibi sonucu bugün yakalanarak gözaltına alındı. D.Y.’nin ifadesinde, seyir halindeyken aracın köprü üzerinde kaydığını ve dere yatağına düştüklerini söylediği öğrenildi. Jandarmadaki işlemleri devam eden 2 şüphelinin yarın adliyeye sevk edileceği bildirildi.
Muğla Belediyenin çevre kirliliğiyle mücadelesi devam ediyor Bodrum’da doğaya gelişigüzel atılan atıklara karşı belediye ekiplerinin mücadelesi aralıksız sürüyor. Bodrum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, rutin temizlik çalışmalarının yanı sıra kaçak ve izinsiz olarak dökülen çöpler, bahçe atıkları ve hafriyat atıklarıyla da ayrı bir mücadele yürütüyor. Ormanlık alanlar, boş araziler ve yol kenarlarında rastlanan plastik, bahçe ve inşaat atıkları, doğanın kendi dengesiyle baş başa bırakılmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle gelişigüzel ve izinsiz şekilde dökülen bahçe ve hafriyat atıkları, hem belediye ekiplerinin zaman kaybına neden oluyor hem de Bodrum’un doğal yapısına ciddi zarar veriyor. Ayrıca araçlardan atılan tek kullanımlık ürün atıkları da çevre kirliliğinin önemli kaynakları arasında yer alıyor. Yol kenarlarına bırakılan bu atıklar, yağışlarla birlikte dere yataklarına, buradan da doğrudan denize ulaşıyor. Uzmanlar, bu noktada özellikle sürücülerin daha dikkatli ve duyarlı olması gerektiğine dikkat çekiyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, daha temiz bir Bodrum için çalışmalarını 7 gün 24 saat sürdürüyor. Program dışı alanlarda yapılan temizlik çalışmalarıyla çevre kirliliğinin önüne geçilmeye çalışılıyor. Denetim ve temizlik çalışmaları sırasında çöplerin içerisinden çıkan fatura, garanti belgesi ve benzeri evraklar üzerinden çevreyi kirletenler tespit ediliyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, bu tespitleri Zabıta ekiplerine bildirerek gerekli cezai işlemlerin uygulanmasını sağlıyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü yetkilileri, bahçe atıklarının yalnızca belirlenen günlerde ve poşetlenerek çıkarılması gerektiğini, aksi halde ekiplerin temizlik çalışmalarında zorlandığını belirtti. Atıklarını poşetlemeden ve gününde çıkarmayanlara yönelik cezai işlem uygulandığı da ayrıca ifade edildi. Öte yandan ekipler, Bitez sahilinde yağışlar sonrası derelerden denize taşınan ve fırtınayla birlikte yeniden karaya vuran yoğun çöp ve atıkları da kapsamlı bir şekilde temizledi. Sahil hattındaki temizlik çalışmalarının, hava şartlarının uygun olduğu zamanlarda diğer sahillerde de devam edeceği bildirildi. "Bu doğa hepimizin" mesajıyla yapılan çağrıda, çevre kirliliğinin yalnızca bir görüntü sorunu olmadığı; toprağı, suyu, canlı yaşamını ve geleceği tehdit eden ciddi bir problem olduğuna dikkat çekildi. Bodrum Belediyesi yetkilileri, vatandaşları daha duyarlı olmaya davet ederken, gördükleri olumsuzlukları da belediyeye bildirmelerini istedi.