Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Uraloğlu: "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur"
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:34:42
Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyonda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, diplomatik misyon temsilcileri, askeri yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı. Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını kazanması ile ilk tanıyan devletin Türkiye olduğunu anımsatan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, "Bu manalı destek sadece diplomatik bir adım değil, tarihin, gönüllerin ve kardeşliğin sesiydi. Bugün Azerbaycan hızla gelişiyor. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri de ulu önder Haydar Aliyev tarafından kurulan sağlam temeller üzerinde, fatih Cumhurbaşkanı İlham Aliyev önderliğinde olumlu şekilde devam ediyor" dedi. "Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız" Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin sıradan bir dostluk olmadığına işaret eden Büyükelçi Memmedov, "Ortak tarihin, ortak hafızanın, ortak acının ve ortak zaferlerin yoğurduğu ebedi bir kardeşliktir. Biz Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız. Biz Bakü’nün kurtuluşu uğrunda Anadolu’dan Kafkasya’ya yürüyen yiğitlerin evlatlarıyız" ifadelerini kullandı. Resepsiyonda konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin "herhangi iki devlet arasındaki münasebetlerin çok ötesinde" olduğunu ifade ederek, iki ülkeyi ortak tarih, kültür, dil ve gönül bağının birleştirdiğini söyledi. Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in "Bir millet, iki devlet" sözünün bugün ilişkilerin özü haline geldiğini belirten Uraloğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün "Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir" anlayışı temelinde şekillenen kardeşliğin her geçen gün daha da güçlendiğini dile getirdi. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderlikleri sayesinde iki ülke ilişkilerinin stratejik ortaklığın da ötesine geçtiğini kaydetti. 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerin müttefiklik seviyesine taşındığını belirten Bakan Uraloğlu, "Türkiye ile Azerbaycan, kötü günde birbirinin yanında duran, birbirine omuz veren, birbirinin gözyaşını silen, sevincine ortak olan iki kardeş ülkedir. İkinci Karabağ Zaferi sürecinde Türkiye’nin, Azerbaycan’ın haklı davasına verdiği güçlü destek nasıl tarih sayfalarında bir gurur vesikası olarak yerini aldıysa, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin ardından Azerbaycan’ın milletimize uzattığı kardeşlik eli de daima gönüllerimizde müstesna bir yere sahip olacaktır. O zor günlerde Azerbaycan halkının gösterdiği dayanışma, aslında aramızdaki kardeşliğin ne kadar derin ve samimi olduğunun en güçlü göstergelerinden biri olmuştur. Karabağ’da yeniden imar ve ihya çalışmalarında ortaya koyduğumuz ortak irade, bölgenin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmektedir" şeklinde konuştu. "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla 2025 yılında açılışı yapılan Laçın Uluslararası Havalimanı’nın Karabağ’ı dünyaya bağlayan önemli kapılardan biri olduğunu ifade ederek, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. İki ülke arasındaki üst düzey temasların her geçen yıl arttığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanları Erdoğan ve Aliyev’in ortaya koyduğu 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşılacağına inandığını belirtti. "Orta Koridor bölgesel refaha katkı sağlayacak" Ulaştırma ve bağlantısallık alanındaki iş birliğinin önemine işaret eden Bakan Uraloğlu, Orta Koridor’un güçlendirilmesi, "Trump Uluslararası Barış ve Refah Koridoru (TRIPP)" girişimi ile Hazar’dan Avrupa’ya uzanan ulaşım ve enerji hatlarının bölgesel refah ve ekonomik entegrasyon açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ve Azerbaycan’ın yalnızca kendi halklarının değil, daha geniş bir coğrafyanın barış ve istikrarına katkı sunduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, iki ülkenin başta Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere uluslararası platformlarda dayanışma içinde hareket ettiğini ifade etti.
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:05
YÖK’ten, "yabancı öğrencilerden alınan öğrenim ücretlerinin Türk öğrencilerden düşük tutulduğu" iddialarına yalanlama
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), vakıf üniversitelerine "yabancı öğrencilerden alınan öğrenim ücretlerinin Türk öğrencilerden düşük tutulması" yönünde talimat verildiği iddiasının asılsız olduğunu açıkladı. YÖK tarafından yapılan açıklamada, "Bazı basın organlarında yer alan, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın vakıf üniversitelerine ‘yabancı öğrencilerden alınan öğrenim ücretlerinin Türk öğrencilerden düşük tutulması’ yönünde talimat verdiği iddiası tamamen asılsızdır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca vakıf yükseköğretim kurumlarında öğrenim ücretleri, ilgili üniversitelerin mütevelli heyetleri tarafından belirlenmektedir. Yükseköğretim Kurulunun vakıf yükseköğretim kurumlarının öğrenim ücretlerini belirleme veya belirli öğrenci grupları için ücret tarifesi oluşturma yönünde bir yetkisi bulunmamaktadır. 19 Aralık 2025 tarihli yasal düzenleme sonrasında ise yalnızca hazırlık ve birinci sınıf dışındaki öğrencilerin öğrenim ücret artışlarına ilişkin Yükseköğretim Kurulu tarafından usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu düzenleme, ücretlerin başlangıç seviyesini belirlemeye değil ara sınıflardaki artış oranlarına ilişkindir" ifadelerine yer verildi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:01
Bakan Çiftçi: "İçişleri Bakanlığı olarak kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak; kaçakçılığın her türüyle olduğu gibi kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelemizi de kararlılıkla sürdürecek, bu topraklara ait olanın yine bu topraklarda muhafaza edilmesi için azimle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Bakan Çiftçi, Konya merkezli 9 ilde düzenlenen tarihi eser kaçakçılığı operasyonlarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Medeniyetimizin hafızasını taşıyan kültür varlıklarımızın korunması, yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda tarihimize, kimliğimize ve milletimizin emaneti olan değerlere sahip çıkma meselesidir. İçişleri Bakanlığı olarak; kaçakçılığın her türüyle olduğu gibi kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelemizi de kararlılıkla sürdürecek, bu topraklara ait olanın yine bu topraklarda muhafaza edilmesi için azimle çalışmaya devam edeceğiz. Bu anlamlı destek ve nezaketleri dolayısıyla Sayın Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ediyor; operasyonu başarıyla gerçekleştiren kahraman emniyet mensuplarımızı bir kez daha tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 21:58
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Ankara’da AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi nedeniyle açılan davada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık doktor ile acil tıp teknikerinin "kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olabilecek şekilde taksirle yaralama" suçundan cezalandırılmasını, hastane müdürünün ise beraatini talep etti.
10 Şubat 2026 Salı - 15:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 3 ülkenin büyükelçisinden güven mektubu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar büyükelçilerini kabul etti. Büyükelçiler kabulde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektuplarını sundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Arjantin Büyükelçisi Pablo Jose Rodriguez Brizuela’yı, Katar Büyükelçisi Faisal Abdullah H.A. Al-Hanzab’ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabulde büyükelçiler, Erdoğan’a güven mektuplarını sundu. Büyükelçiler, büyükelçilerin aileleri ve bazı büyükelçilik mensupları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan takdiminin ardından Erdoğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra büyükelçileri ayrı ayrı kabul etti.
10 Şubat 2026 Salı - 15:10
Ankara’da babası tarafından öldürülen kız çocuğu toprağa verildi
Ankara’da babası tarafından öldürülen 8 yaşındaki Azra Cengiz gözyaşlarıyla toprağa verildi. Ankara’da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, henüz bilinmeyen bir nedenle tartıştığı annesi ile ilk eşinden olan 8 yaşındaki kızı Azra Cengiz’i tabancayla vurarak öldürmüştü. Olayın ardından boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’i de silahla öldüren Cengiz, aynı tabancayla intihar etmişti. Yaşanan olayda hayatını kaybeden Azra Cengiz, Karşıyaka Mezarlığı’ndaki Ahmet Efendi Camii’nde kılınan öğle namazının ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi.
10 Şubat 2026 Salı - 15:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 3 ülkenin büyükelçisinden güven mektubu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar büyükelçilerini kabul etti. Büyükelçiler kabulde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektuplarını sundu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Arjantin Büyükelçisi Pablo Jose Rodriguez Brizuela’yı, Katar Büyükelçisi Faisal Abdullah H.A. Al-Hanzab’ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabulde, büyükelçiler, Erdoğan’a güven mektuplarını sundu.Büyükelçiler, büyükelçilerin aileleri ve bazı büyükelçilik mensupları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan takdiminin ardından Erdoğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra büyükelçileri ayrı ayrı kabul etti.
10 Şubat 2026 Salı - 14:59
AK Parti Genel Başkanvekili Ala: "Toplumu yönetmek için toplumun verilerini alıyorlar"
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Toplumu yönetmek için toplumun verilerini alıyorlar. İnsanımızı yönetmek için insanımızın aklına, gönlüne ve duygularına yönelik faaliyette bulunuyorlar. Bunun şuurunda olmalıyız" dedi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri, AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı’nca düzenlenen ’Klasik Sömürgecilikten Veri Sömürgeciliğine: Dijital Çağda Hegemonya’ başlıklı programa katıldı. "Toplumu yönetmek için toplumun verilerini alıyorlar" AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen programda konuşan Ala, günümüzde verilerin bir güç haline geldiğini, sömürgeciliğin artık verileri toplayarak toplumları yöneten yeni bir biçime dönüştüğünü kaydederek, "Toplumu yönetmek için toplumun verilerini alıyorlar. İnsanımızı yönetmek için insanımızın aklına, gönlüne ve duygularına yönelik faaliyette bulunuyorlar. Bunun şuurunda olmalıyız. Şuurunda olmazsak ne olur? İstanbul Belediyesi’nde olan olur. İstanbul Belediyesi, milletten onlara yardım için aldığı bilgileri ve onlara hizmet götürmek için aldığı bilgileri götürdü yabancılara aktardı. Hangi akılla bunu yaptılar? Bu cehaletten ileri gelmiyor ise ihanettir. Bu toprakların çocukları sömürge olmadı olmayacaktır" ifadelerine yer verdi. "İnsanın insanla ilişkisine dair yeryüzünün kurduğu en büyük uygarlık bu topraklara aittir" Batı’nın insanın tabiatla ilişkisine dair büyük uygarlıklar kurduğunu söyleyen Ala, "Sanayi devrimini onlar gerçekleştirdi. Ama insanın insanla ilişkisine dair yeryüzünün kurduğu en büyük uygarlık bu topraklara aittir ve bize aittir. Biz gittiğimiz yere adalet götürdük. Biz gittiğimiz yere insanlık götürdük. İnsanlığın bizim erdemli dış politikamıza, erdemli duruşumuza, haysiyetli duruşumuza ihtiyacı var. Onun için gece gündüz çalışalım. O kişisel verileri aktaranlar cehaletlerinden yaptılar. Cehaletten yapmadıysalar bu gerçekten bir faciadır ve ihanettir. Çünkü o verileri alanların hangi manipülasyonlara hazırlandıklarını biz tarihten biliyoruz, gelecekte tahmin ediyoruz. Bu kadarını bilemeyenlerin kamu görevi yapabilmeleri mümkün değil. Kamuya hezimetten başka bir hizmet sunmaları da mümkün değil. Bu kadar gaflet içerisinde olunabilir mi" diye konuştu. "Güç bugün hem bilgi ve hem veridir" Dünyada adaletin ve merhametin olmadığının Gazze’de görüldüğünü, insanlığın ve ahlakın olmadığının ise Amerika’da ortaya çıkan dosyalarda görüldüğünü belirten Genel Başkanvekili Ala, "Güç her neyse adaletli bir biçimde kullanılmalıdır. Güç bugün hem bilgi hem veridir. Bunların kontrol edilmesi, bunların insanlığın hizmetine sunulması kıymetli bir birikimi gerektirir. Her yenilik elbette risktir ama her risk, hem fırsattır hem de tehdit. Fırsatlara odaklanan ve onu adil bir biçimde insanlığın hizmetine sunacak olan uygarlığa ihtiyaç var" değerlendirmesinde bulundu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri ise siber alanın ilk ortaya atıldığında adeta bir özgürlük ortamı, bireyin kurumlara ihtiyaç duymadan sesini duyurabildiği yeni bir dünya olarak tanıtıldığını ancak ilerleyen süreçlerde bu teknolojik iyimserlik havasının dağıldığını kaydetti. "Birçok dijital mecranın, faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki mahkeme kararlarını ’kendi kullanımı kararları’ gereği görmezden gelmeye çalıştığını biliyoruz" Yeni gelişen teknolojilerin sadece teknik birtakım çözümlerden ibaret kalmadığını söyleyen İleri, sözlerine şöyle devam etti: "Bu teknolojiler kendi kültürlerini oluşturuyorlar. Zaman içerisinde, bu teknolojiler yaygınlık kazandıkça ister istemez bu yeni kullanım kültürleri toplumları da etkilemeye başlıyor. Bu süreç doğru yönetilmezse, toplumların huzur temellerini dinamitleyebiliyor. Dolayısıyla, çizdiğimiz yol haritalarını bu boyutla da ele alıyoruz. Şunu görmemiz lazım; yeni teknolojiler ile ön plana çıkan mecralar, sadece yanlış uygulamaların alanı haline gelmekle kalmıyor, aynı zamanla kendi iş modellerini, kendi ticaret ağlarını, kendi kavramlarını, adeta kendi hakimiyet bölgelerini de oluşturuyorlar. Nitekim, monopolleşme eğilimi gösteren, bizim verilerimizle, devşirdikleri güçle dünyanın her yanında faaliyette bulundukları devletlerin ve toplumların egemenlik haklarını hiçe sayan kurguların ortaya çıktığını görüyoruz. Birçok dijital mecranın, faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki mahkeme kararlarını dahi ’kendi kullanım kuralları’ gereği görmezden gelmeye çalışmakta olduğunu biliyoruz." "Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nda adil teknoloji anlayışının peşindedir" Türkiye’nin teknolojik alanda liderliğinden bahsederken konunun sadece teknik çalışmaları hayata geçirmekten ibaret olmadığının görülmesi gerektiğine dikkati çeken İleri, "Konu aynı zamanda, yeni dünyanın inşası sürecinde, milletimizin ve medeniyetimizin kodlarına uygun şekilde, algoritmik toplumların gelişmesinde hakkı ve hakkaniyeti merkeze koyan bir teknoloji kültürü ve bu kültür üzerinde yükselecek ekosistemleri oluşturma konusudur. Başka bir deyişle Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nda adil teknoloji anlayışının peşindedir" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 14:55
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İlk raporlara baktığımız zaman partiler arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor"
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye Komisyonu’nun, Meclis’e sunacağı ortak raporuna ilişkin "İlk raporlara baktığımız zaman partiler arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneşi Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu ile görüştü. İkilinin ve heyetlerin görüşmesinin ardından ortak basın açıklaması düzenlendi. Nurlanbek Turgunbek Uulu’nun Meclis Başkanı seçilmesinin ardından ilk ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirmesinin önemli olduğunu ifade eden Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Az evvel gerçekleştirdiğimiz heyetler arası görüşmelerde oldukça verimli müzakerelerde bulunduk. Geçtiğimiz sene arkadaşlarımızla birlikte Kırgızistan’a resmi ziyarette bulunduk. Bu ziyaret vasıtasıyla da bir iade-i ziyaret gerçekleştiriliyor. Türkiye ile Kırgızistan arasında son yıllarda giderek gelişen ilişkileri Parlamentolar arasındaki ilişkilere de yansımasını ve büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. İnşallah daha fazla da geliştirmeye niyetliyiz, kararlıyız. Geçtiğimiz yıl Kırgızistan’da yaptığımız ziyarette iki ülke Parlamentoları arasında bir mutabakat zaptı imzalamıştır. İnşallah bu süreçte de Kırgızistan’da teşekkül etmiş olan Türkiye Dostluk Grubu’nu, Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyacağız. Türkiye ve Kırgızistan Türk dünyasının iki önemli ülkesi olarak hem Türk Devletler Teşkilatı bünyesinde hem de Parlamentolarımızın ortak asamblesi olan TÜRKPA bünyesinde fevkalade yakın bir çalışma dönemine girmişlerdir. Uzunca bir süredir ilişkilerimizi bu iki önemli Türk dünyasının uluslararası kuruluşu nezdinde gayretle bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. Türk dünyasının ilerleyen dönemlerde dünya siyasetinin en önemli merkezlerinden birisi haline gelmeye aday olduğunu belirten Kurtulmuş, "Orta Asya’dan Avrupa’nın içlerine kadar en stratejik bölgelerde, en önemli enerji ve ulaşım haklarının üzerinde bulunan Türk dünyası, 4,5 milyon kilometre karelik yüz ölçümüyle çok zengin yer altı yer üstü kaynaklarıyla ve yaklaşık 300 milyona yakın nüfusuyla dünyanın dikkat çeken merkezlerinden birisidir. Bundan sonraki dönemde dengeler nasıl gelişirse gelişsin, esasında dünyada çok tarafı ve çok merkezli yeni bir siyasal oluşumun ortaya çıkacağı aşikardır. Onun için diyoruz ki; böylesine büyük bir potansiyele sahip olan Türk dünyası, elindeki bu imkanı en iyi şekilde değerlendirmek, aralarındaki iş birliklerini fevkalade güçlü bir şekilde geliştirmek ve bu içinde bulunduğumuz coğrafyanın bütün stratejik, jeostratejik imkanlarını kullanarak çok daha güçlü bir şekilde ileriye doğru ilerlemek mecburiyetindeyiz" dedi. Kurtulmuş’un ardından konuşmasını gerçekleştiren Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneşi Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu, "Bugünkü görüşmelerde belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesi için sadece başkanlar değil de parlamento üyeleri, dostluk gruplarının da çalışmalarını canlandırmak lazım. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Biz istersek, biz birlikte olursak tüm amaçlarımıza ulaşabiliriz" ifadelerini kullandı. "İlk raporlara baktığımız zaman partilerin arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor" İkilinin basın toplantısını ardından Meclis Başkanı Kurtulmuş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Mili Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu hakkındaki soru üzerine Kurtulmuş, "İlk raporlara baktığımız zaman partilerin arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor. Bu toplantılarla uzlaşılacak konular tespit edildi ve aşağı yukarı ana çerçeve ortaya çıkarılmış oldu. Fevkalade disiplinli bir çalışmayla nihai bir noktaya doğru gelindi. Dün akşam itibariyle bu beş arkadaşımıza kişiye özel olmak üzere üzerinde çalıştığımız taslak metini olgunlaştırarak gönderdik. Herhalde önümüzdeki günlerde burada tekrar komisyon, bütün 50 milletvekili arkadaşımızı bir araya getirerek müzakere yapar, oylamayı gerçekleştirir ve komisyon olarak görevimizi tamamlarız, raporumuzu Türkiye Millet Meclisi Başkanlığı’na takdim ederiz" dedi. "Raporun içeriği ile ilgili benim ağzımda bir kelime bile alamazsınız" Bir basın mensubunun "Umut hakkı" tartışmaları ile ilgili soruya Kurtulmuş, "Komisyon raporunda tartışılan konuların ne olduğu herhalde rapor nihai şeklinde ortaya çıktıktan sonra kamuoyuyla paylaşmak en doğrusudur. Dolayısıyla benim ağzımda içerikle ilgili bir kelime bile alamazsınız. İkincisi komisyonun görevi bu raporu hazırlamak, çalışmalarını tamamlamak ve raporu hazırlayarak Türkiye Millet Meclisi’ne sunmaktır. Bu komisyon kendisi yasa yapıcı bir komisyon değildir. Bu komisyon ne yasa hazırlıyor ne Anayasa hazırlıyor. Başından beri bunu ortak bir eğilim olarak söyledim. Komisyonun bu kadar büyük dinlemeler ve uzun tartışmalarla geldiği noktada siyaset olarak biz konuya nasıl yaklaşıyoruz, bunun çerçevesini oluşturmak ve bu çerçevenin içerisinde tabii ki hazırlanmasını öngördüğümüz yasal düzenlemeler de dahil olmak üzere bu çerçeveyi Türkiye Millet Meclisi’nin Genel Kurulu ile paylaşmaktır. Komisyonun vazifesi bellidir. İlk toplantıda kabul ettiğimiz komisyonun çalışma usulü ve esasları ile ilişkin prensipler çerçevesinde de komisyon şimdiye kadar büyük bir olgunlukla, büyük bir fedakarlıkla vazifesini yerine getirmiştir. Çok az kaldı, raporu oyladıktan sonra da komisyonun görevi sona erecektir" diye konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 14:55
Bakan Göktaş: "Çevrim içi dünyada çocuklarımızın güvenliğini ve mahremiyetini her şeyin üzerinde tutuyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Çevrim içi dünyada çocuklarımızın güvenliğini ve mahremiyetini her şeyin üzerinde tutuyoruz" dedi. Bakan Göktaş, Güvenli İnternet Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Bakan Göktaş paylaşımında, "Çevrim içi dünyada çocuklarımızın güvenliğini ve mahremiyetini her şeyin üzerinde tutuyoruz. Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planımız, Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmemiz ve yürüttüğümüz birçok proje bu konudaki kararlılığımızın en somut göstergesi" ifadelerini kullandı. Sosyal medya düzenlemesini kısa sürede hayata geçirmeyi hedeflediklerini aktaran Göktaş, "Çocuklarımızı dijital risklerden korumaya yönelik hazırladığımız Sosyal Medya Düzenlememizi de çok kısa süre içinde hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu vesileyle Güvenli İnternet Günü’nü kutluyor, toplumsal farkındalığın artmasını temenni ediyorum. Hep birlikte daha iyi bir internete" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 14:43
Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor"
AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar" Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."
10 Şubat 2026 Salı - 14:40
Bakan Şimşek ‘Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın sonuçlarını paylaştı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın (ACEME) ardından, konferanstan çıkarılacak temel sonuçları değerlendirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın El-Ula kentinde Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ile Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’na katıldı. Konferansın ilk gününde ‘Borç Kırılganlıkları Yuvarlak Masa Toplantısı’ başlıklı oturuma katılan Şimşek, burada ikili temaslarda bulundu. Şimşek, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Jamshid Kuchkarov, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Sherard Cowper-Coles, Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ile bir araya geldi. Şimşek, Pakistan, Nijerya, Katar ve Suudi Arabistan’ın maliye bakanlarıyla kısa görüşmeler de gerçekleştirdi. Bakan Şimşek konferansın ikinci gününde ise ‘Yükselen Piyasalar İçin Dayanıklılık ve Ekonomik Dönüşüm Yolculuğu’ başlıklı kapanış oturumunda panelist olarak yer aldı. Konferansın bitiminin ardından sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Şimşek, konferanstan çıkarılacak temel sonuçları şu şekilde sıraladı: "Gelişmekte olan piyasalar, küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturmakta ve küresel büyümenin yüzde 70’inden fazlasını yönlendirmektedir. Günümüzün zorlukları artık döngüsel değil. Ticaretin parçalanması, borç ödeme baskıları ve zayıf büyüme yapısal sorunlardır. Fiyat istikrarı büyümenin önünde bir engel değil; sürdürülebilir yüksek büyümenin ön koşuludur. Kurumlar planlardan daha önemlidir. Güvenilirlik duyurulardan değil, uygulamadan gelir. Parçalanmış bir dünyada, uluslararası işbirliği her zamankinden daha önemlidir. Özel sektör öncülüğünde büyüme kilit önem taşıyor: Bürokrasiyi azaltmak, sermaye piyasalarını derinleştirmek ve yönetişimi güçlendirmek gerekiyor. Bölgesel entegrasyon, küresel ticaretin parçalanmasını telafi etmeye yardımcı olabilir. Bağlantıya yapılan yatırımlar karşılığını verir. Gelişmekte olan ülkelerde borç kırılganlığı artıyor. Borç yeniden yapılandırmalarında hız, koordinasyon ve öngörülebilirlik önem taşıyor. Yapay zekâ destekli verimlilik artışları umut verici ancak otomatik değil; beceriler ve yaygınlaşma kritik önem taşıyor. Gelişmekte olan piyasaların artan ağırlığını ve sesini yansıtacak şekilde reforme edilmiş bir küresel yönetim sistemine ihtiyaç vardır."
10 Şubat 2026 Salı - 14:35
DMK Genel Sekreteri Cengiz: "TÜVTÜRK, acilen kamulaştırılmalı"
Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, "Bakanlığı dahi dinlemeden komisyon veya hizmet bedeli adı altında haraç kesen TÜVTÜRK, acilen kamulaştırılmalıdır" dedi. Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) Genel Sekreteri Tuncay Cengiz beraberindekilerle, Ankara’da TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda darp edilerek hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin’e yönelik saldırıyı İvedik TÜVTÜRK araç muayene istasyonu önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti. Burada açıklama yapan Tuncay Cengiz, araç muayene istasyonunda polis memuru Keskin’e yönelik gerçekleştirilen saldırının, toplumun huzuruna vurulan bir darbe olduğunu ifade etti. "TÜVTÜRK, acilen kamulaştırılmalı" Araç muayene işlemleri sadece kamu eliyle yürütülmesi gerektiğini ifade eden Cengiz, "Görevi başında olmayan, sivil kıyafetiyle kendi özel aracının, araç muayene işlemi için buraya gelen polis memuru Melih Okan Keskin kardeşimiz, kalabalık bir çalışan grubu tarafından vahşice darp edilmiş, ne yazık ki beyin kanaması geçirerek şehit olmuştur. Geride gözü yaşlı bir eş, yetim iki çocuk bırakmıştır. Kamu görevlimize yapılan bu saldırı, doğrudan milletimize ve devletimize yapılmıştır. Bu alçaklık, toplumun huzurunu, güven duygusunu ve adalet inancını derinden sarsmıştır. Artık son hadde gelinmiştir. Şikayetler diz boyudur. Özelleştiği 2007 yılından itibaren tekelleşen ve tekelleşmenin verdiği cüretle vatandaşlara sürekli kötü muamele ve eziyet eden, bakanlığı dahi dinlemeden komisyon veya hizmet bedeli adı altında haraç kesen TÜVTÜRK, acilen kamulaştırılmalıdır. Araç muayene işlemleri sadece kamu eliyle gördürülmeli veya rekabeti sağlayacak ve aktif denetlenecek şekilde her bir istasyon kısa sürelerle ayrı ayrı özelleştirilmelidir. Şikayet alınan istasyonlar ise kapatılmalı veya ihalesi iptal edilmelidir" açıklamalarında bulundu. "Sessiz kalmamalıyız, hakkımızı aramalıyız" Kamu görevlilerine yönelik şiddetin caydırıcılığını artıran yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Cengiz, "Kamu görevlilerine yönelik şiddet olaylarının son yıllarda artması tesadüf değildir. Hükümetten ve Meclis’ten beklentimiz; kamu görevlilerine yönelik şiddetin cezalarını ağırlaştıran, caydırıcılığı artıran yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmeli, şiddet eğilim ve olaylarına sıfır tolerans gösterilmelidir. Bütün memur ve kamu görevlileri kardeşlerimize de sesleniyoruz; birbirimize daha çok sahip çıkalım. Bu millet için gece gündüz çalışan bizler, birbirimizin canından, malından ve onurundan da sorumluyuz. Sessiz kalmamalıyız, hakkımızı aramalıyız, ama her zaman hukuk ve demokrasi çerçevesinde kalmalıyız" diye konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 14:35
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’le görüştü
AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı inşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar" Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin." (MMG-
10 Şubat 2026 Salı - 14:00
Ankara’da esnafa silahlı saldırı: 2 yaralı
Ankara’nın Altındağ ilçesi Ulus semtinde yer alan Çantacılar Sokak’ta çıkan silahlı kavgada, esnaf ve oğlu yaralandı. Olay, Ulus semtinde yer alan Çantacılar Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, el arabasıyla sokakta yürüyen M.T. (15) ile otopark çalışanları arasında tartışma yaşandı. Yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Olay yerine gelen ve bölgede esnaf olan M.T.’nin babası Ö.T. ise oğlunun darp edildiğini görerek otopark görevlilerine saldırdı. Otopark görevlileri ve Ö.T. arasındaki kavga büyüyerek silahlı saldırıya dönüştü. Olayda otopark çalışanı bir kişi, M.T. ve Ö.T.’yi bacaklarından vurdu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Silahlı saldırı sonucu yaralanan M.T ve Ö.T., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Öte yandan, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi. "Çocuğa ne diye saldırıyorsunuz?" Yaşanılan olayın, Çantacılar Sokak’taki esnafa mal olmaması gerektiğini ifade eden Ankara Umum Ayakkabıcılar ve Çantacılar Esnaf Odası Başkanı ve aynı zamanda olayın yaşandığı sokakta esnaf olan Hüseyin Uzun, "Olay sonrasında hemen geldim ve müdahale ettim. 2 tane yaralımız var. 15 yaşındaki bir çocuğa otoparkçılardan birisi saldırıyor. Sonra babası geliyor. Çıkan tartışma sonucu hem babasına hem oğluna sıkıyorlar. Çocuğa ne diye saldırıyorsunuz? Buranın tamamı esnaf. Sokağımızın kötü bir şekilde anılmasını istemiyoruz. Esnafımız ve sokağımız dünyada tek. Buradaki esnafa yazık. Biz bunları yapanların gerekli cezayı almasını ve bir daha cezaevinden çıkmamasını istiyoruz" diye konuştu. "Bu güzide sokağın zarar görmesini istemiyoruz" Olayın basit bir nedenden başladığını ve gereksiz büyüdüğünü belirten Uzun, "Bu güzide sokağın zarar görmesini istemiyoruz. Olay çok basit bir tartışmayla çıktı. Çocuk, el arabasıyla giderken dokunmuş. ’Niye dokundun’ diyorlar. Çocuk da ’fark etmedim’ diyor. Ondan sonra çocuğu pataklamaya başlıyorlar. Haliyle babası geliyor. Sonrasında otopark çalışanı çekiyor silahını, ikisinin de ayaklarına sıkıyor. Biz çok üzgünüz. Ben duygusal bir insanım, esnafımı gerçekten çok seviyorum. Burada böyle bir olayın olmasından dolayı çok üzgünüm" şeklinde konuştu. Saldırganlar gözaltında Olayla ilgili polis ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar neticesinde, olayın Ö.T. ve M.T. ile aynı bölgede otopark olarak faaliyet gösteren iş yerinin çalışanları G.T. ve R.Ç. isimli şahıslar arasında otopark meselesinden çıkan tartışma sonucu olduğu öğrenildi. Şüpheli şahısların, polisler tarafından yakalanarak gözaltına alındığı, gerekli adli işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.
10 Şubat 2026 Salı - 13:10
Kahramanmaraş’ı Gaziantep üzerinden Doğu Akdeniz limanlarına bağlayacak hattın proje çalışmaları hızla devam ediyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Nurdağ-Kahramanmaraş Hızlı Tren Hattı’na ilişkin yaptığı açıklamada, "Toplam 49 kilometre uzunluğunda planladığımız hatla hem yolcu hem yük taşımacılığında önemli bir kapasite artışı sağlayacağız" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinden başlayarak Kahramanmaraş’a uzanacak hızlı tren hattına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Nurdağ-Kahramanmaraş Hızlı Tren Hattı’nın, yapımı planlanan 235 kilometrelik Malatya-Narlı-Nurdağı Hızlı Tren Projesi’ne bağlanacağını dile getirdi. Uraloğlu, "Toplam 49 kilometre uzunluğunda planladığımız Nurdağ-Kahramanmaraş hızlı tren bağlantısının proje çalışmalarına devam ediyoruz. Proje çalışmalarını tamamladıktan sonra yatırım programına alarak yapım çalışmalarını başlatmayı hedefliyoruz. Hat ile hem yolcu hem yük taşımacılığında önemli bir kapasite artışı sağlayacağız" açıklamasında bulundu. "Türkiye’nin lojistik ağında daha güçlü bir konuma yükseltmeyi amaçlıyoruz" Söz konusu bağlantının, yapımı süren Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı ile entegre olacağını ifade eden Uraloğlu, "Hattı hem yolcu hem de yük taşımacılığına uygun şekilde inşa edeceğiz, saatte 200 kilometre işletme hızına uygun, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak tasarladığımız hatla Kahramanmaraş’ın üretim potansiyelini daha geniş pazarlara ulaştırmayı ve şehri, Türkiye’nin lojistik ağında daha güçlü bir konuma yükseltmeyi amaçlıyoruz. Nurdağı üzerinden Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı bağlantısıyla Kahramanmaraş’ı, Doğu Akdeniz limanlarına ve ana ticaret koridorlarına entegre etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Ekonomiye ve istihdama katkı Kahramanmaraş Organize Sanayi Bölgelerinde üretilen tekstil, iplik, gıda ve yapı malzemeleri başta olmak üzere birçok ürünün hem Mersin hem de İskenderun limanlarına demiryolu ile taşınmasının hedeflendiğini belirten Uraloğlu, bu sayede lojistik maliyetlerin düşeceğini ve bölge sanayicisinin rekabet gücünün artacağını kaydetti. Bakan Uraloğlu, hattın bölgesel üretim ve ihracat kapasitesini de doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Bölgede üretilen demir ile krom cevherlerinin demiryolu ile İskenderun Limanı’na ulaştırılarak uluslararası pazarlara taşınacağını belirten Uraloğlu, Kahramanmaraş’ın Doğu Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu arasında yük toplama, aktarma ve dağıtım merkezlerinden biri haline geleceğini dile getirdi. Uraloğlu, "Demiryolu altyapısını güçlendirerek sanayi, tarım ve lojistik sektörlerine güç katacağız. Uzun vadede istihdama ve bölgesel kalkınmaya güçlü katkı sağlayacak bir projeyi hayata geçireceğiz. Demiryolunun güçlenmesiyle karayolu üzerindeki ağır taşıt trafiği de azalacak. Bu sayede şehir içi ve bölgesel ulaşım üzerindeki yük hafilerken Kahramanmaraş’ın güçlenen lojistik altyapısı yeni sanayi yatırımlarını ve depo-lojistik tesislerini de şehre çekecek" değerlendirmesinde bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder